Yerel Haberler
Tunceli
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:42 Tunceli’de "Menopoz Okulu" hizmete başladı Tunceli’de kadınlara ücretsiz tarama, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulan "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli’de menopoz dönemindeki kadınların bu süreci daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmelerini sağlamak amacıyla "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen program kapsamında vatandaşlar kurum araçlarıyla ikametgahlarından alınarak merkeze ulaştırılıyor, burada gerekli sağlık taramaları yapıldıktan sonra dört oturumdan oluşan eğitim programına katılıyor. Ovacık ilçesinden davet edilen kadınların da taramaları tamamlanarak eğitim süreci başlatıldı. Program; SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, Diyetisyen Ezgi Böler, Psikolog Ebru Murat ve Fizyoterapist Sami Yıldırım eşliğinde yürütülüyor. Eğitimlerde menopozun fizyolojisi, sık görülen semptomlar, kemik sağlığı, kardiyovasküler riskler, beslenme, fiziksel aktivite, ruh sağlığı ve gerektiğinde tedavi seçenekleri ele alınıyor. Menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını belirten SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, "Menopoz, kadın yaşamının doğal ve fizyolojik bir dönemidir. Ancak bu süreç yalnızca hormonal değişimlerden ibaret değildir; fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezi olarak her zaman yanınızdayız" şeklinde konuştu. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise yaptığı değerlendirmede, "Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde birçok alanda ücretsiz danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı düzenli taramalarını yaptırmak ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Engelli gencin çocukluk hayali Tunceli’de hayat buldu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:56 Engelli gencin çocukluk hayali Tunceli’de hayat buldu Devlet koruması altında olan engelli gencin polis olma hayali, Tunceli’de bir günlüğüne gerçeğe dönüştü. Polis üniforması giyerek ekiplerle birlikte göreve çıkan, şehir merkezinde devriye atıp uygulama noktalarında vatandaşların kimliklerini kontrol eden ve telsizden anons geçen engelli genç, büyük mutluluk yaşadı. Tunceli Bedri Es Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nde koruma altında bulunan 20 yaşındaki engelli Aziz Ağırman, polis olmayı hayal ediyordu. Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanlığı kararıyla Tunceli’ye atanan İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, Ağırman’ın hayalini öğrendikten sonra Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü ile görüşerek özel bir etkinlik planladı. Hazırlıkların ardından Aziz Ağırman için unutulmaz bir gün düzenlendi. Etkinlik kapsamında Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret eden Ağırman, ilk olarak Emniyet Müdürü Demiralay tarafından ağırlandı. Daha sonra polis üniforması giyerek ekiplerle birlikte göreve çıkan Ağırman, şehir merkezinde devriye attı, uygulama noktalarında vatandaşların kimliklerini kontrol etti, ekip otosuna binerek sirenleri çalıştırdı ve telsizden anons geçti. Günün ilerleyen saatlerinde motosiklete de binen Aziz’in mutluluğu ve yüzündeki gülümseme, gerçekleştirdiği hayalin ne kadar değerli olduğunu gözler önüne serdi.
Engelli gencin çocukluk hayali Tunceli’de hayat buldu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:51 Engelli gencin çocukluk hayali Tunceli’de hayat buldu Devlet koruması altında olan engelli genç Aziz Ağırman’ın polis olma hayali, Tunceli’de bir günlüğüne gerçeğe dönüştü. Polis üniforması giyerek ekiplerle birlikte göreve çıkan, şehir merkezinde devriye atıp uygulama noktalarında vatandaşların kimliklerini kontrol eden ve telsizden anons geçen engelli genç, büyük mutluluk yaşadı. Tunceli Bedri Es Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nde koruma altında bulunan 20 yaşındaki engelli Aziz Ağırman, polis olmayı hayal ediyordu. Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanlığı kararıyla Tunceli’ye atanan İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, Ağırman’ın hayalini öğrendikten sonra Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü ile görüşerek özel bir etkinlik planladı. Hazırlıkların ardından Aziz Ağırman için unutulmaz bir gün düzenlendi. Etkinlik kapsamında Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret eden Ağırman, ilk olarak Emniyet Müdürü Demiralay tarafından ağırlandı. Daha sonra polis üniforması giyerek ekiplerle birlikte göreve çıkan Ağırman, şehir merkezinde devriye attı, uygulama noktalarında vatandaşların kimliklerini kontrol etti, ekip otosuna binerek sirenleri çalıştırdı ve telsizden anons geçti. Günün ilerleyen saatlerinde motosiklete de binen Aziz’in mutluluğu ve yüzündeki gülümseme, gerçekleştirdiği hayalin ne kadar değerli olduğunu gözler önüne serdi. (FD-CK-
Tunceli’nin 33 yıllık tapu sorunu çözülüyor
23 Eylül 2025 Salı - 10:12 Tunceli’nin 33 yıllık tapu sorunu çözülüyor Tunceli’de 1992 yılından beri yaşanan mülkiyet sorunu çözülüyor. AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bir buçuk, 2 ay içinde tapuların dağıtılacağını düşünüyoruz. 1992 yılında yapılan afet konutlarının tapularını alacaklar" dedi. Tunceli’de 1992 yılında inşa edilen afet konutlarının tapularının hala verilmemesi nedeniyle yaşanan mülkiyet sorunu 33 yıl sonra çözüme kavuşuyor. Yıllardır evlerinde oturmalarına rağmen tapularına kavuşamayan vatandaşların belirsizliği sona eriyor. Çalışmaların özellikle Pülümür ilçesinde yoğunlaştığını belirten AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya, bazı köylerde tapu teslimlerinin başladığını, kalan köylerde de kısa süre içinde hak sahiplerine belgelerin ulaştırılacağını açıkladı. Kaya, bir buçuk iki ay içerisinde tapuların dağıtılacağını duyurdu. "Umuyorum ki vatandaşlarımız tapusuna bir an önce kavuşur" AFAD İl Müdürü Veysi Kaya, "Geldiğim zaman değerli çalışma arkadaşlarımdan, şube müdürlerinden brifing aldım. Vatandaşlarımızın mülkiyet sorunu olduğunu, bunun yoğun olarak Pülümür’de yaşandığını söylediler. 1992 yılında yapılan afet konutlarının hala verilmediğini duyunca bu konuda bir çalışma yapalım istedik. Başkanlığımızdan destek aldık ve bu çalışmayı hızlandırdık. Hali hazırda İl Özel İdaresi Genel Meclisinde 3 köyümüz geçti, 8 köyümüzün de 1 Ekim’de geçmesini umut ediyoruz. Umuyorum ki vatandaşlarımız tapusuna bir an önce kavuşur. 1992 yılında mülkiyet sorunu biraz sıkıntılı. Tapuda da görünmeyince istediğin kadar senin olsun, tapunu elinde görmek istiyorsun" dedi. Mülkiyet sorununun Pülümür ile sınırlı olmadığını, kent genelinde de yaşandığını ifade eden Müdür Kaya, kısa sürede Tunceli’yi bu kronik sorunlardan kurtaracaklarını belirtti. Kaya, "Umut ediyorum ki vatandaşlarımız için bundan sonra bir hamlemiz daha olacak. Pülümür nezdinde 11 köyümüz bittikten sonra Tunceli genelindeki aynı problemi de çözeceğiz. Bir buçuk, 2 ay içinde tapuların dağıtılacağını düşünüyoruz. 1992 yılında yapılan afet konutlarının tapularını alacaklar. Dediğim gibi vatandaş tedirgin oluyor, olaya ‘tamam ben burada oturuyorum ama burası sonuç itibariyle benim değil’ gözüyle bakıyorlar. Bizim elimizde yeterli done ve belgeler var. En kısa sürede onları bu kronik problemlerden kurtaracağımızı düşünüyorum. Valimizin liderliğinde bununla ilgili hızlı adım atıyoruz" şeklinde konuştu.
Tunceli’de kadınların kurduğu sofrada hem gelenek hem de sağlık var
21 Eylül 2025 Pazar - 10:41 Tunceli’de kadınların kurduğu sofrada hem gelenek hem de sağlık var Tunceli’de 7 kadın girişimcinin kurduğu Zembul Kadın Kooperatifi, yöresel yemeklerle birlikte çölyak hastalarına uygun glütensiz lezzetler de sunuyor. Tunceli’de 7 kadının girişimiyle kurulan Zembul Kadın Kooperatifi, kentin mutfak kültürünü yaşatmak ve kadınların üretime katılımını artırmak amacıyla 2020 yılında resmi olarak faaliyete geçti. Kooperatif, hem kente özgü yemekleri tanıtarak yerel lezzetlerin korunmasını sağlıyor hem de glütensiz mutfakla çölyak hastalarının ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunuyor. Kooperatif çatısı altında hazırlanan ürünler, Tunceli’nin özgün yemeklerini geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflerken, aynı zamanda sağlık odaklı bir yaklaşımı da beraberinde getiriyor. Glütensiz üretim, özellikle çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği alternatifler oluşturuyor. Kadınların emeğiyle büyüyen kooperatif, bugün 11 kişiye istihdam sağlıyor. Yerel yemeklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışan kooperatif üyeleri, hem kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor hem de kadın dayanışmasının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. "Kendiliğinden gelişen bir süreç oldu" Kadınların kooperatifi kurmadan önce yaklaşık bir yıl birlikte çalıştığını, bu sayede hem birbirlerini hem de yaptıkları işi daha iyi tanıdıklarını ifade eden Zembul Kadın Kooperatifi Başkanı Yıldız Gündüz, 7 kişi olarak kurdukları kooperatifin kuruluş dönemini anlattı. Başkan Gündüz, "Biz kooperatifi kurmadan önce kadınlarla birbirimizi tanımayı tercih ettik. 2019’da başladık, 2020 yılının Ocak ayına kadar bir çalışma yürüttük. Bu çalışma neticesinde kimin bu yapı içerisinde hangi işi yapabileceğine, nasıl çalışacağına, yetenek alanına ve en önemlisi neler yapmak istediğine baktık. Üretmek istiyor mu, çalışmak istiyor mu? Önünde bir engel var mı? Bu noktalarda ortaklaştık. Kendiliğinden gelişen bir süreç oldu. Zamanla kimin hangi işi yapabildiğini kendimiz de gördük, o da kendini gördü. Kendinin hangi yeteneklere sahip olduğunu bilmeden bir evin içerisinde zaman geçiren, bir işletmeye gidip gelen, aslında iletişim yeteneği yüksek olmasına rağmen mutfakta çalışan bir kadınla da karşılaştık. Çok iyi tatlı yapmasına rağmen bunu bilmeden sadece temizlik alanında çalışan bir kadınla da karşılaştık. En nihayetinde bu karşılaşmalar bizi ’Zembul’ noktasına taşıdı. O yapının içerisinden bir aşçı çıktı, bir hamur ustası çıktı, bir tatlıcı, bir yönetici, bir pazarlamacı, bir servis elemanı çıktı. Yani o yapı 7 kişilik bir ana kadroyla Zembul Kadın Kooperatifini kurdu" dedi. "İmkansızlıkların imkana dönüştüğü bir yer oldu" Kooperatif çatısı altında yöresel yemeklerin yanı sıra çölyak hastalarına ve glüten hassasiyeti sorunu yaşayan vatandaşlara da hizmet ettiklerini belirten Başkan Gündüz, "Çölyak hastaları için her şey parasal temelde değil. Ama bu toplumda yaşayan bir rahatsızlığı olan çölyak hastaları ve glüten alerjisi olanlar için de üretime geçmeye başladık. Atıl olan alanlarımızın hepsini kendimize ve topluma faydalı olacak şekilde nasıl revize edeceğimizi ve bu noktada neler yapabileceğimizi çok düşündük. O alanlarda eğitimler aldık. Bugün bir çocuğun glüten alerjisi varsa ailesiyle yemeğe çıkamıyor. Ailesi de onun için özel bir mutfak kurmak zorunda. Herkesin böyle bir imkanı yok ve bu ürünlere ulaşmak gerçekten çok zor. Her anne evde her ürünü yapamaz. Dolayısıyla biz bu noktada böyle bir rahatsızlığı olan insanlar için bir mutfak kurduk. Bugün çocuğu çölyak olan bir anne de gelip burada çocuğuyla birlikte hamburger yiyebiliyor. Çölyak olan ve olmayan aynı masada oturabiliyor. Zembul da bu yüzden imkansızlıkların imkana dönüştüğü bir yer oldu" diye konuştu. "Yemeğimizin porsiyonu küçüktür ama paylaşmadaki gücü büyüktür" Tunceli’nin yemek kültürünün korunmasına verdikleri önemi anlatan Kooperatif Başkanı Gündüz, atalarından aldıkları bilgileri masalarına eklediklerini, her kesimden insana hitap etiklerini ifade etti. Başkan Gündüz, "Kendi mutfaklarımızda doyduğumuz, çocuklarımızı doyurduğumuz bir yemeğimiz vardı. Yemek, kültürümüzün çok önemli bir parçası. Dolayısıyla en iyi bildiğimiz işi Zembul’un mutfağına koyduk. Tunceli çokça turizme açılan ve turizmin odak alanına alındığı bir şehir. Şehirde turizm vizyonunun olduğunu ifade eden birçok noktamız var. Bölge planlarımız, toplantılarımız ve ekonomi çalıştaylarımızın hepsinde bunu duyduk ve deneyimledik. Ancak bu turizmin de bir adı vardı, kültür ve doğa turizmiydi. Doğa zaten vardı, buralardaydı. Kültür de vardı ama o kültürün korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması gibi bir durum söz konusu. Biz kadınlar olarak yüzyıllardır mutfağımızda olan, atalarımızdan aldığımız yemekleri bu noktada sahiplendik. Yemeklerle tekrardan kucaklaştık. Mutfaklardan kokusu çıkan, damaklardan tadı giden yemeği bir noktada tekrar sofralara taşıdık. Bugün 7’den 70’e herkesin Zembul’e gelip bu yemekleri yediğini görüyoruz. Bunu da masalarımıza baktığımızda fark ediyoruz. Her kesimden insana bu yemekleri yedirdiğimiz için çok mutluyuz. ’Yemeğimizin porsiyonu küçüktür ama paylaşmaktaki gücü büyüktür’ diyoruz. Dolayısıyla yemeğimize sahip çıktık. Yemeği iyi yapıyorduk ve iyi yapmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Tunceli’de girişimci kadınların ellerindeki imkanlarla yetinmediğini, sık sık çeşitli alternatif arayışına girdiklerini ve kentteki kadın girişimciliğin çok iyi bir noktada olduğunu belirten Başkan Gündüz, "Kadın zaten girişimci doğmuş, ben böyle görüyorum. Çünkü üreticilik özelliğini yaşamın her alanında kullanıyor. Biz de böyle bir noktadayız. Bir şeyi yapmak istiyoruz ve onun yöntemini bulmaya çalışıyoruz. Elimizdeki imkanlara sığınarak değil, alternatif geliştirme noktasında çok detaylı düşünen, kafa yoran kadın yapısı hakim Tunceli’de. Tunceli’deki kadın girişimciliğin çok iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadınlar burada çok girişimci" ifadelerini kullandı.
Kadınların kurduğu sofrada hem gelenek hem de sağlık var
21 Eylül 2025 Pazar - 10:32 Kadınların kurduğu sofrada hem gelenek hem de sağlık var Tunceli’de 7 kadın girişimcinin kurduğu Zembul Kadın Kooperatifi, yöresel yemeklerle birlikte çölyak hastalarına uygun glütensiz lezzetler de sunuyor. Tunceli’de 7 kadının girişimiyle kurulan Zembul Kadın Kooperatifi, kentin mutfak kültürünü yaşatmak ve kadınların üretime katılımını artırmak amacıyla 2020 yılında resmi olarak faaliyete geçti. Kooperatif, hem kente özgü yemekleri tanıtarak yerel lezzetlerin korunmasını sağlıyor hem de glütensiz mutfakla çölyak hastalarının ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunuyor. Kooperatif çatısı altında hazırlanan ürünler, Tunceli’nin özgün yemeklerini geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflerken, aynı zamanda sağlık odaklı bir yaklaşımı da beraberinde getiriyor. Glütensiz üretim, özellikle çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği alternatifler oluşturuyor. Kadınların emeğiyle büyüyen kooperatif, bugün 11 kişiye istihdam sağlıyor. Yerel yemeklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışan kooperatif üyeleri, hem kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor hem de kadın dayanışmasının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. "Kendiliğinden gelişen bir süreç oldu" Kadınların kooperatifi kurmadan önce yaklaşık bir yıl birlikte çalıştığını, bu sayede hem birbirlerini hem de yaptıkları işi daha iyi tanıdıklarını ifade eden Zembul Kadın Kooperatifi Başkanı Yıldız Gündüz, 7 kişi olarak kurdukları kooperatifin kuruluş dönemini anlattı. Başkan Gündüz, "Biz, kooperatifi kurmadan önce kadınlarla birbirimizi tanımayı tercih ettik. 2019’da başladık, 2020 yılının Ocak ayına kadar bir çalışma yürüttük. Bu çalışma neticesinde kimin bu yapı içerisinde hangi işi yapabileceğine, nasıl çalışacağına, yetenek alanına ve en önemlisi neler yapmak istediğine baktık. Üretmek istiyor mu, çalışmak istiyor mu? Önünde bir engel var mı? Bu noktalarda ortaklaştık. Kendiliğinden gelişen bir süreç oldu. Zamanla kimin hangi işi yapabildiğini kendimiz de gördük, o da kendini gördü. Kendinin hangi yeteneklere sahip olduğunu bilmeden bir evin içerisinde zaman geçiren, bir işletmeye gidip gelen, aslında iletişim yeteneği yüksek olmasına rağmen mutfakta çalışan bir kadınla da karşılaştık. Çok iyi tatlı yapmasına rağmen bunu bilmeden sadece temizlik alanında çalışan bir kadınla da karşılaştık. En nihayetinde bu karşılaşmalar bizi ‘Zembul’ noktasına taşıdı. O yapının içerisinden bir aşçı çıktı, bir hamur ustası çıktı, bir tatlıcı, bir yönetici, bir pazarlamacı, bir servis elemanı çıktı. Yani o yapı 7 kişilik bir ana kadroyla Zembul Kadın Kooperatifini kurdu" dedi. "İmkansızlıkların imkana dönüştüğü bir yer oldu" Kooperatif çatısı altında yöresel yemeklerin yanı sıra çölyak hastalarına ve glüten hassasiyeti sorunu yaşayan vatandaşlara da hizmet ettiklerini belirten Başkan Gündüz, "Çölyak hastaları için her şey parasal temelde değil. Ama bu toplumda yaşayan bir rahatsızlığı olan çölyak hastaları ve glüten alerjisi olanlar için de üretime geçmeye başladık. Atıl olan alanlarımızın hepsini kendimize ve topluma faydalı olacak şekilde nasıl revize edeceğimizi ve bu noktada neler yapabileceğimizi çok düşündük. O alanlarda eğitimler aldık. Bugün bir çocuğun glüten alerjisi varsa ailesiyle yemeğe çıkamıyor. Ailesi de onun için özel bir mutfak kurmak zorunda. Herkesin böyle bir imkanı yok ve bu ürünlere ulaşmak gerçekten çok zor. Her anne evde her ürünü yapamaz. Dolayısıyla biz bu noktada böyle bir rahatsızlığı olan insanlar için bir mutfak kurduk. Bugün çocuğu çölyak olan bir anne de gelip burada çocuğu ile birlikte hamburger yiyebiliyor. Çölyak olan ve olmayan aynı masada oturabiliyor. Zembul da bu yüzden imkansızlıkların imkana dönüştüğü bir yer oldu" diye konuştu. "Yemeğimizin porsiyonu küçüktür ama paylaşmadaki gücü büyüktür" Tunceli’nin yemek kültürünün korunmasına verdikleri önemi anlatan Kooperatif Başkanı Gündüz, atalarından aldıkları bilgileri masalarına eklediklerini, her kesimden insana hitap etiklerini ifade etti. Başkan Gündüz, "Kendi mutfaklarımızda doyduğumuz, çocuklarımızı doyurduğumuz bir yemeğimiz vardı. Yemek, kültürümüzün çok önemli bir parçası. Dolayısıyla en iyi bildiğimiz işi Zembul’un mutfağına koyduk. Tunceli çokça turizme açılan ve turizmin odak alanına alındığı bir şehir. Şehirde turizm vizyonunun olduğunu ifade eden birçok noktamız var. Bölge planlarımız, toplantılarımız ve ekonomi çalıştaylarımızın hepsinde bunu duyduk ve deneyimledik. Ancak bu turizmin de bir adı vardı, kültür ve doğa turizmiydi. Doğa zaten vardı, buralardaydı. Kültür de vardı ama o kültürün bir de korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması gibi bir durum söz konusu. Biz kadınlar olarak yüz yıllardır mutfağımızda olan, atalarımızdan aldığımız yemekleri bu noktada sahiplendik. Yemeklerle tekrardan kucaklaştık. Mutfaklardan kokusu çıkan, damaklardan tadı giden yemeği bir noktada tekrar sofralara taşıdık. Bugün 7’den 70’e herkesin Zembul’e gelip bu yemekleri yediğini görüyoruz. Bunu da masalarımıza baktığımızda fark ediyoruz. Her kesimden insana bu yemekleri yedirdiğimiz için çok mutluyuz. ‘Yemeğimizin porsiyonu küçüktür ama paylaşmaktaki gücü büyüktür’ diyoruz. Dolayısıyla yemeğimize sahip çıktık. Yemeği iyi yapıyorduk ve iyi yapmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Tunceli’de girişimci kadınların ellerindeki imkanlarla yetinmediğini, sık sık çeşitli alternatif arayışına girdiklerini ve kentteki kadın girişimciliğin çok iyi bir noktada olduğunu belirten Başkan Gündüz, "Kadın zaten girişimci doğmuş, ben böyle görüyorum. Çünkü yaratıcılık özelliğini yaşamın her alanında kullanıyor. Biz de böyle bir noktadayız. Bir şeyi yapmak istiyoruz ve onun yöntemini bulmaya çalışıyoruz. Elimizdeki imkanlara sığınarak değil, alternatif geliştirme noktasında çok detaylı düşünen, kafa yoran kadın yapısı hakim Tunceli’de. Tunceli’deki kadın girişimciliğin çok iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadınlar burada çok girişimci" ifadelerini kullandı.
Uzm. Dr. Bilgiç: "Sarı serumun hastane dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:15 Uzm. Dr. Bilgiç: "Sarı serumun hastane dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum" Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, "Ben hastalarıma tedavimde böyle bir yöntem uygulamıyorum. Vatandaşların bu serumu temin edip hastane acilleri dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum. Bu ilaca karşı bir alerji geliştiğinde özellikle anaflaksik şok dediğimiz tablo oluştuğunda ve hemen müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir" dedi. Geçtiğimiz kış aylarında gündeme gelen ve halk arasında "sarı serum" olarak bilinen vitamin içerikli serumlar, bilinçsiz kullanıldığında sağlık açısından ciddi tehlikelere yol açıyor. Hastane ortamı dışında uygulandığında ani alerjik reaksiyonlara ve ölümlere yol açabilen bu serumun bilinçsizce kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, vatandaşların bu tür yöntemlerden uzak durması gerektiğini vurguladı. Bilgiç, ayrıca sonbahar ve kış aylarıyla birlikte artması beklenen grip vakalarına da dikkat çekerek, hem bağışıklık sistemini güçlü tutmanın hem de aşı ile korunmanın önemine değindi. "Hastane acilleri dışında yaptırılmasını kesinlikle önermiyorum" Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, kendi hastalarının tedavisinde de sarı serumu kullanmadığını belirtti. Sarı serumun içeriğinde bulunan vitaminlerin hastalanmadan önce, bağışıklık kazanmak amacıyla alınması gerektiğini ifade eden Dr. Bilgiç, "B vitamini ve diğer vitaminlerin alerjen etkisi yüksek. Ben hastalarıma tedavimde böyle bir yöntem uygulamıyorum. Vatandaşların bu serumu temin edip hastane acilleri dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum. Bu ilaca karşı bir alerji geliştiğinde özellikle anaflaksik şok dediğimiz tablo oluştuğunda ve hemen müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir. Ayrıca bu vitamin takviyelerini hastalık oluştuktan sonra değil de hastalık oluşmada önce alınması ve bağışıklığın güçlendirilmesi, hastalıktan korunmada çok daha etkilidir" diye konuştu. "Hastalıktan korunmanın en önemli yöntemlerinden biri aşıdır" Dr. Zeynep Bilgiç, önümüzdeki günlerde gribal enfeksiyon vakalarında artış beklendiğini, grip aşısının bu noktada oldukça önemli olduğunu ifade etti. Dr. Bilgiç, "Kuzey Yarım Küre’deki tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ekim ayıyla birlikte grip vakalarında bir artış bekliyoruz. Hastalığın doğal seyri sürecinde sonbahar ve kış aylarında hastalıkta mevsim normallerinde bir artış bekleniyor. Bu hastalıktan korunmak için yapabileceğimiz en önemli şey kişisel hijyeni sağlamak. Covidle birlikte özellikle daha çok önemini fark ettiğimiz el yıkama, kalabalık ortamlarda maske kullanılması, hasta kişilerden uzak durulması, kalabalık ortamlarda mümkün olduğunca uzun vakit geçirilmemesi gerekiyor. Ayrıca dengeli ve yeterli beslenme, özellikle C vitamini bakımından zengin turunçgillerin ve yeşil yapraklı bitkilerin tüketilmesi önemli. Probiyotikler olarak değerlendirdiğimiz ev yapımı yoğurt tüketimi, soğan ve sarımsak tüketimi, yeterli protein alımı ve iyi bir bağışıklık sistemi için iyi bir uyku bu hastalıkların önlenmesinde basit gibi görünen ama oldukça önemli önlemlerdir. Ayrıca hastalığa yakalanmayı yüzde yüz engellemese de hastanede yatış ve ölüm oranlarını yüzde 70 oranında azaltan oldukça etkili bir aşı mevcut. Bu aşı da belirli endikasyonlarda belirli gruplara Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak sunulmaktadır. Kişiler, sezon açıldıktan sonra e nabız sistemlerini kontrol ettiklerinde aşılarının tanımlı olduğunu görebilirler. Aile hekimlerine ya da enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvurarak aşının reçete edilmesini sağlayabilirler. Hastalıktan korunmanın en önemli yöntemlerinden biri de aşıdır" şeklinde konuştu.
TTSO: "Ulukale dutu, geçimdir, emektir, gelecektir"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:38 TTSO: "Ulukale dutu, geçimdir, emektir, gelecektir" Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) tarafından yapılan açıklamada, "Ulukale dutunun da destek kapsamına alınması için Tarım Bakanlığımızın desteğini bekliyoruz. Çünkü Ulukale Dutu, geçimdir, emektir, gelecektir" dedi. Türkiye’deki en önemli dut üretim merkezlerinden olan Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde coğrafi işaretli Ulukale dutu, kar yağışı ve don sebebiyle büyük zarar gördü. Zirai dondan etkilenen belirli ürünler Cumhurbaşkanlığı kararıyla destek kapsamına alındı, ancak Tunceli’nin coğrafi işaretli ürünü olan Ulukale Dutu destek kapsamında değerlendirilmedi. TTSO, 2025 yılında yaşanan zirai don felaketinin üreticilere ağır kayıplar yaşattığını vurgulayarak destek çağrısında bulundu. TTSO tarafından konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada, "Ulukale dutu, sadece bir meyve değil; Tunceli’nin simgesi, yüzlerce ailemizin geçim kaynağı, ilimizin en önemli tarımsal ürünüdür. Aynı zamanda kurulmakta olan paketleme tesisi ile gıda sanayimizin gelişmesi için büyük umutlarımızı bağladığımız bir üründür. Ancak bu desteğin sağlanmaması, zaten gelişmekte olan Tunceli tarımsal ürün ve gıda sanayisine büyük bir darbe vuracak, insanlarımızı tarımsal üretimden uzaklaştıracaktır. Üreticilerimizin mağduriyetinin giderilmesi ve Ulukale Dutunun da destek kapsamına alınması için Tarım Bakanlığımızın desteğini bekliyoruz. Çünkü Ulukale dutu, geçimdir, emektir, gelecektir" ifadeleri yer aldı. Öte yandan, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, Ulukale dutunun destek kapsamına alınması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na da mektup gönderdi. Söz konusu mektupta Ulukale dutunun kentin simgesi ve önemli bir gelir kaynağı olduğunu vurgulayan Coşkun, kurulacak paketleme tesisi ile dutun katma değerinin artırılmasının hedeflendiğini hatırlattı. Coşkun, destek sağlanmamasının sadece bu yılki ürün kaybı anlamına gelmeyeceğini, aynı zamanda kentin tarımsal ürün ve gıda sanayisine büyük bir darbe vuracağını kaydetti.