Yerel Haberler
Tunceli
20 Nisan 2026 Pazartesi - 08:59 Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını ihraç polis memuru Gökhan Ertok’a kimin talimatı ile gönderdiği sorusu üzerine ifadesinde, "Ben bu konuyu ayrıntılı ve uzun uzun anlatmak istiyorum. Doku ailesi arama çalışmaları sürerken yukarıda da belirttiğim üzere vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de ismini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlıdır. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum, şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında vali bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini‘ söyledi. Gülistan’ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yoktur. Konusu da geçmemiştir. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan’a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ’Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?’ tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘Zarfı gönderdim, teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp, vali beye ’Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu. Zarfın büyüklüğü A4 ölçüsünde idi" dedi. Eroğlu ifadesinde şunları söyledi: "Burada şu kısımdan da bahsetmek istiyorum. Ya bu SIM kartı gönderdikten sonra ya da göndermeden önce vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara’ demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok’u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın’ dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı. Ama diğer arkadaşları hatırlamıyorum. Bu konumlardan biri tam nokta olarak hatırlamıyorum ama Atatürk Mahallesi’nde bulunan Öğretmenevi’nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge idi. Binaların arasında bir yerdi. Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük. Diğer bildirilen nokta ise Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu’nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, ’Bir şey yok sayın valim’ dedikten sonra o da ‘Tamam’ dedi ve biz de dönüşe geçtik. Benim bahsettiğim bu hususlara ilişkin görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor. Gökhan Ertok ile iletişimim; 2017’den itibaren sosyal medya üzerinden vali beye hakaret ve küfür olaylarında şahısların tespit edilerek, vali beyin dava açması amacıyla yardım aldığımız kişidir. Gökhan Twitter’dan konum çıkartabileceğini söylüyor ve birkaç olayla ilgili de bize tweet atıldığı konumları tespit ederek göndermişti. Ben bu Gökhan Ertok ile vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim." "Vali beyin talimatı ile gönderdim" Gökhan Ertok’a SIM kartı kimin talimatıyla gönderdiği sorusu üzerine Eroğlu, "Yukarıda da bu sorunun cevabı bulunmakta olup, vali beyin talimatı ile gönderdim" cevabını verdi. "Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" Telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku’nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği belirtilerek, Şükrü Eroğlu’na bu bölgeye neden gittiği soruldu. Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Ayriyetten hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" dedi.
Tunceli’de Müzik Köyü etkinliği başladı
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:36 Tunceli’de Müzik Köyü etkinliği başladı Tunceli’nin Pülümür ilçesinde bu yıl da müzik dolu günler başladı. Pülümür Belediyesine bağlı Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi, ev sahipliğinde düzenlenen Müzik Köyü etkinliği, yurt içi ve yurt dışından gelen müzisyenleri bir araya getiriyor. Etkinlik kapsamında çeşitli atölye çalışmaları, paneller, konserler gerçekleştiriliyor. Etkinliklerle, katılımcılar, hem farklı müzik disiplinlerini tanıma hem de kültürel etkileşim sağlama imkanı buluyor. Beş gün sürecek Müzik Köyü, Tunceli’nin kültürel hayatına katkı sunarken, aynı zamanda bölgenin sanatsal potansiyelini de gözler önüne serecek. Etkinliğe ilişkin konuşan Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, "Müzik Köyünün bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği etkinliğe ev sahipliği yapmaktayız Pülümür Belediyesi olarak. Müzik Köyü, iki arkadaşımızın kurduğu 10 yıllık geçmişi olan sanatçıların kendi alanında etkin ve yetkin olan sanatçıların bir araya getirdikleri katılımcıları da dünyanın ve yurdumuzun değişik yerlerinden, illerinden oluşturduğu bir ekip çalışması. Biz de bunun mekan ve teknik destek olarak altyapısında kendilerine yardımcı olarak projenin bir paydaşı olduk. Çok keyifli bir çalışma. Değişik kültürlerin, enstrümanların; değişik illerin bir araya geldiği çok keyifli sonuçların çıktığı bir çalışma. İkincisi yapılıyor ilçemizde. Geçen yıl yapılırken tekrar görüştüğümüzde katılımcıların arasında yaptıkları anket çalışmasında Pülümür’ün öne çıktığı bize söylendi. Biz de bundan memnuniyet duyduk. Alandayız. Çok renkli geçiyor. Dediğim gibi hem farklı enstrümanların çalınıyor olması ve bunlara duyulan ilgi ayrıca değişik bölgelerden insanların katılması hem ilçe halkımız hem de bölgemizde bu tür kültürel faaliyetlerin yaşanması çok değerli" dedi. Cemal Süreya’nın Pülümürlü olduğunu hatırlatan Başkan Tosun, "Cemal Süreya’nın da ilçemizde doğmuş olması çok önemli. Adını verdiğimiz ve projeyi yaparken de bu tür etkinliklere ev sahipliği yapması projemizin ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu ortaya koyuyor. Bu mekanı doldurmak, bu tür etkinliklerle aktif hale getirmek hem mekan açısından hem de Cemal Süreya adına önemli. Burayı aktif hale getirmek batıya sıkışmış kültürel faaliyetlerin küçük yerlerde öne çıkması açısından da son derece önemli. Önümüzdeki yıllarda buna benzer faaliyetlere ev sahipliği yapmak isteriz. Bu konudaki çabamız devam edecektir" diye konuştu. Müzik Köyü Proje Koordinatörü Aytaç Gökdağ ise "Müzik Köyü, 11. Yılında geçen sene olduğu gibi bu sene de Anadolu’nun, Tunceli’nin en güzel köşelerinden Pülümür’de. Bu kapsamda Türkiye’den ve yurtdışından 9 sanatçı 5 gün boyunca farklı müzik disiplinleri ve geleneklerine dair atölyeler, seminerler, konserler gerçekleştirecek. Ve bu etkinliklerin hepsini halkla birleştirerek gerçekleştireceğiz. Niçin Pülümür’deyiz. Çünkü Pülümür özellikle çok kültürlülüğün müzikle uyumunu ortaya koyma açısından çalıştığımız mottoya çok uygun. Bir de geçtiğimiz yıl buradan çok güzel hatıralarla ayrıldı. O nedenle buradaki bu bağımsız yapı olan Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi ile dayanışmamızı sürdürmek istiyoruz. Umuyorum önümüzdeki süreçte de Pülümür’de programlarımızın en azından bir bölümünü gerçekleştirebileceğiz" şeklinde konuştu.