Yerel Haberler
Tunceli
Deprem Haftası’nda Tunceli’de afet farkındalığı seferberliği 06 Mart 2026 Cuma - 15:16:11 Tunceli’de Deprem Haftası kapsamında okullarda ve kent merkezinde afet farkındalığını artırmaya yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Tunceli’de 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında afet farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. AFAD Tunceli İl Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar çerçevesinde Munzur Üniversitesi’nde gönüllülük standı açılarak, öğrenciler Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gönüllüsü olmaya davet edildi. İl genelindeki okullarda Milli Eğitim Bakanlığı Okul Tabanlı Afet Eğitimi Programı (OKUB) kapsamında öğrencilere yönelik afet farkındalığı tanıtımları gerçekleştirilirken, sahada da kapsamlı bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. ANDA, TÜGVA ve MUDAK ekipleriyle birlikte kent merkezinde vatandaşlara afet farkındalığı broşürleri dağıtılarak, toplumda afet bilincinin artırılması hedeflendi. Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca Munzur Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik afet farkındalığı eğitimi düzenlenerek, arama kurtarma ekipmanları ve barınma çadırları tanıtıldı. "Artık ülkemizde bir afet kültürünün oluşması gerekiyor" AFAD Tunceli Afetlere Müdahale Şube Müdürü Özgür Aydoğdu, afet farkındalığı çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Bugün Tunceli Munzur Üniversitesi’nde afet farkındalık eğitimlerimiz başlamış bulunmakta. 1-7 Mart Deprem Haftası boyunca Tunceli ilimizde çeşitli faaliyetler yürüttük. Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile birlikte okullarımızda afet farkındalık eğitimleri, deprem eğitimleri, arama kurtarma, araç ve gereçlerin tanıtımlarını yaptık. Bugün de Munzur Üniversitesi’nde Afet Yönetimi öğrencileri ve tüm üniversite öğrencilerine hem barınma çadırımızı, hem arama kurtarma malzemelerini tanıttık. Gönüllülüğümüzün ne kadar önemli olduğunu dile getirdik. Ülkemiz afet bakımından birinci derecede deprem bölgesi. Tunceli ilimiz de aynı şekilde deprem bölgesi. Artık ülkemizde bir afet kültürünün oluşması gerekiyor. İnsanlarımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Afet anında hangi doğru davranışları yapmaları gerektiğini, iletişim zincirlerinin nasıl kullanıldığını, bölge dışı bağlantı kişilerine nasıl ulaşmaları gerektiği konusunda bilgiler verdik. Çok verimli geçti. Öğrencilerimiz bu konuda bayağı duyarlı" ifadelerini kullandı. Farkındalık eğitimlerinin özellikle öğrenciler üzerinden yaygınlaştırılmasının önemine değinen Aydoğdu, "Geleceğin yöneticileri, şehir planlayıcısı, mühendisleri, bu sıralardan çıkacak. O yüzden eğitim yaşını ne kadar aşağı çekersek, aşağıdan yukarıya doğru gidersek o kadar faydalı oluyor. Yetişmiş bireyler afet kültürünü kendi hayatlarına empoze etmeleri konusunda biraz zorluk yaşayabiliyorlar. Ama öğrenciler buna çok açık ve öğrenciler her yerde. Bugün Tunceli’de olan bir öğrenci yarın Çanakkale’de, İstanbul’da farklı bir yerde hayatına devam edebiliyor. Bu eğitimi aldıktan sonra orada da hayatına katabiliyor ve çevresindeki insanlara faydalı olabiliyor" dedi. Acil Yardım ve Afet Yönetimi 4’üncü sınıf öğrencisi Dilan Eren, "2011 Van depremini yaşadıktan sonra bu bölüme isteyerek ve araştırarak, tamamen gönüllü olarak geldim. 4 yıldır çeşitli gönüllü faaliyetlerine, çeşitli eğitimlere katılarak kendime farkındalık kazandırdım ve çevremin bu konudaki farkındalığını artırmak istiyorum. 1-7 Mart Deprem Farkındalık Haftası olduğu için Munzur Üniversitesi’nde öğrenci arkadaşlara, personellere farkındalık eğitimi verdik. Bu farkındalıkların önemini 6 Şubat 2023 depreminde de gördük. O yüzden bu farkındalıkları artırmak çok kıymetli. Ayrıca gönüllülük gerçekten gönülden gelen bir şey, tamamen ihtiyacımız olan bir şey. Her şehirde personel yetmeyebiliyor ama gönüllülerin burada çok kıymetini görüyoruz" şeklinde konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:41 Uzman desteğiyle sağlıklı yaşam: 36 kilo verdiler Tunceli Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen multidisipliner program kapsamında iki hasta, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite desteğiyle toplam 36 kilo verdi. Tunceli Sağlıklı Hayat Merkezi’nde obeziteyle mücadele kapsamında yürütülen multidisipliner çalışmalar, hastaların yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Merkezde görevli Diyetisyen Ezgi Böler, obezitenin yalnızca kilo fazlalığından ibaret olmadığını, birçok sistemik sağlık sorununa yol açabildiğini belirterek tedavi sürecinde bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti. Diyetisyen, fizyoterapist ve psikologlardan oluşan ekiplerin birlikte yürüttüğü programlarda hastaların beslenme alışkanlıkları düzenlenirken fiziksel aktivite düzeyleri artırılıyor, sürecin psikolojik boyutu da yakından takip ediliyor. Dahiliye hekimi yönlendirmesiyle merkeze başvuran hastalardan Ezgi Tuğral 3 ayda 16 kilo, Aynur Cesur ise 5 ayda 20 kilo vererek sağlıklı yaşam yolculuklarında önemli bir başarı elde etti. 5 ayda 20 kilo veren Aynur Cesur, "Kilolarımdan rahatsız olunca zayıflamaya karar verdim. Bunun için özel bir diyetisyene ücret ödemektense devletimizin bize sunduğu imkanların olduğunu bildiğim Sağlıklı Hayat Merkezi’ne geldim. Hocamızın desteği ve kendimin de azmiyle 5-6 aylık süreçte 20 kilodan fazla verdim. Daha vermeye devam edeceğim" dedi. 29 yaşında ve kısa sürede yaklaşık 16 kilo zayıflayan Ezgi Tuğral "Buraya başlama sürecimde kendimi bayağı yorgun, halsiz, bitkin hissediyordum. Normal kilomun oldukça üstündeydim. Bu da yaşantımı kısıtlıyordu. Dahiliye polikliniğine gidip kan tahlili yaptırdım, insülin direncimin yüksek olduğunu söyledi. Onların yönlendirmesiyle Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdum. Ağustos ayından ekim ayına kadar yaklaşık 16 kilo verdim. Hayat düzenim güzelleşti. Bol bol yürüyüş yapıyorum, sağlıklıyım, kendimi daha dinç hissediyorum. Arkadaşlarım da inanamadı bu halime" şeklinde konuştu. Diyetisyen Ezgi Böler, "Obezite vücutta aşırı yağ birikimi demektir. Günlük alınan kalorinin harcanan kaloriden fazla olmasıyla beraber ortaya çıkar. Obezitenin neden olduğu durumların başında hastalıklar geliyor. Kronik hastalıkların en bilindik nedeni maalesef obezite. Kalp rahatsızlığı, troid fonksiyon bozuklukları şeker hastalığı gibi birçok hastalığın başında obezite problemi geliyor. Obezite bir irade rahatsızlığı değil, maalesef kronik bir rahatsızlık haline geldi. Vücut kitle indeksi yüzde 30’un üzerinde olan bireylere obezite tanısı koyabiliyoruz. Obezite tedavisi için dahiliye hekimine gidip kan tahlili yaptırdıktan sonra Sağlıklı Hayat Merkezi’nde diyetisyene başvurup detaylı yağ-kas ölçülerini yaptırıp dengeli bir beslenme programıyla obezite sorunundan kurtulabilirsiniz" diye konuştu.
9 yaşındaki engelli Ege’ye tekerlekli sandalye sürprizi
09 Kasım 2024 Cumartesi - 11:42 9 yaşındaki engelli Ege’ye tekerlekli sandalye sürprizi Tunceli’de doğuştan zihinsel ve ortopedik engelli olan 9 yaşındaki Umut Ege Balcı’ya tekerlekli sandalye hediye edildi. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfettin Özdemir ve ekibi, Tunceli Bedensel Engellileri Destekleme Derneği Başkanı Ali Arslan, Türk Kızılay Tunceli Şubesi çalışanları ve gönüllülerle iş birliği yaparak, Pülümür ilçesine bağlı Kovuklu köyünde yaşayan 9 yaşındaki engelli birey Umut Ege Balcı ve ailesini ziyaret etti. Ziyarette Ege Umut Ege’ye tekerlekli sandalye hediye edilirken aileye de giyim ve gıda desteğinde bulunuldu. İl Müdürü Özdemir, “Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak, sosyal hizmetlerin her alanda erişilebilir ve etkili olmasına büyük önem veriyoruz. Arz odaklı hizmet anlayışımızla, toplumun her kesimine ulaşmayı hedefliyoruz. Engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata katılımlarını artırmak amacıyla yürüttüğümüz projelerle her zaman yanlarındayız. Bu tür destekler, fiziksel yardımların ötesinde, onların toplumsal yaşama daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak adına da önemlidir” dedi. Ziyarette Umut Ege ve ailesine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Aktaş ile Tunceli Valisi Bülent Tekbıykoğlu’nun selamlarını ileten Özdemir, “Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş ve Valimiz Bülent Tekbıykoğlu’nun bu anlamlı çalışmamıza olan destekleri bizim için çok kıymetli. Onların selamlarını iletmekten büyük onur duyuyorum. Bu tür iş birlikleri ve dayanışmalar, toplumun ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkili çözümler üretebilmemizi sağlıyor” diye konuştu. Türk Kızılay Tunceli Şubesi ve Tunceli Bedensel Engellileri Destekleme Derneği ile yapılan iş birliğinin önemine de değinen Özdemir, “Halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak için birlikte hareket etmek büyük bir güçtür. Engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak, toplumsal hayatta daha aktif rol almalarını sağlamak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu tür ziyaretler ve vatandaşlarımızla kurduğumuz güçlü bağlar, her zaman halkımızın yanında olacağımızın bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Umut Ege’nin annesi Senem ile babası Erdal da destek ve duyarlılıklarından ötürü ilgililere teşekkür etti.
Deprem uzmanlarının uyardığı kentte kapı kapı dolaşarak vatandaşları bilgilendiriyorlar
07 Kasım 2024 Perşembe - 09:54 Deprem uzmanlarının uyardığı kentte kapı kapı dolaşarak vatandaşları bilgilendiriyorlar Deprem uzmanlarının uyardığı Tunceli’de Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’nun talimatı ile AFAD, JAK, PAK, MEB AKUB ve Munzur Üniversitesi AFAD gönüllülerinden oluşan ekip, ilçeleri gezerek vatandaşları afetlere karşı bilgilendiriyor. Tunceli AFAD, JAK, PAK, MEB AKUB ve Munzur Üniversitesi AFAD gönüllülerinden oluşan ekip, ilçe ilçe gezerek vatandaşlara teorik ve pratik bilgiler veriyor. Çemişgezek ilçesine giden ekipler, okullar, kamu kurumları, esnaf ve ilçe sakinlerine afet öncesi, afet sırası ve afet sonrasında doğru davranış hareket tarzı, afet farkındalık ve diğer afetler hakkında eğitimler verdi. ’’Afetlerde bekleyen değil, afetlerde harekete geçen ol’’ Tunceli AFAD Saha Koordinatörü Özgür Aydoğdu, "Tunceli Valimiz Bülent Tekbıyıkoğlu’nun talimatlarıyla ’Afete Hazır İlçe’ çalışmaları çerçevesinde 7 ilçemizde programlar gerçekleştirmekteyiz. Bizler ilçelerimizi gezerken çalınmadık kapı, ziyaret edilmedik esnaf kalmayacak şekilde bütün esnaflarımızı, okullarımızı, kamu kurum binalarını gezip, afetler hakkında bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Afet öncesinde, sırasında ve sonrasında nasıl davranmamız gerektiğini anlattık ve sonrasında tatbikatlar gerçekleştirdik. Böylelikle afet kültürü, afet bilinci kültürü oluşturmuş olacağız. Bu anlamda yine valimizin destekleriyle birlikte ilçelerimizde afet müdahale konteynerleri kurulup, muhtemel afetlerde ilçelerimizde görev yapan gönüllerimizle birlikte ilk sıfırıncı dakikadan itibaren müdahale kapasitesini geliştirmek adına böyle de bir çalışma yaptık. Bu çalışmayı hem il merkezimizde hem de ilçelerimizde yürütmeye devam ediyoruz. Valimizin başlatmış olduğu ve mottomuz olarak kabul ettiğimiz ’Afetlerde bekleyen değil, afetlerde harekete geçen ol’ sloganıyla bütün ilçelerimizde bu oluşumu devam ettireceğiz" dedi. ’’Herkesi AFAD gönüllülüğüne teşvik ediyoruz’’ AFAD gönüllüsü Elif Nisa Şen, "Ben AFAD gönüllüsüyüm. AFAD ekibiyle ve AFAD gönüllüleri ile beraber Çemişgezek ilçesine geldik. Esnaf ve halkla konuştuk. Üç tane okul gezdik, kaymakamlığa uğradık ve afetlerle ilgili eğitimler verdik, tatbikatlar yaptık. Herkesi AFAD gönüllülüğüne de teşvik ediyoruz ve sizleri de AFAD gönüllüsü olmaya çağırıyorum. Ne kadar çok insana ulaşırsak o kadar iyi" diye konuştu. Gönüllülerden Leyla Aslan ise, "Ben Tunceli AFAD gönüllüsüyüm. Bu sene gönüllü oldum. Bugün Çemişgezek’te afetlere karşı halkı bilinçlendirdik. Sadece halkı değil, öğrencilerimizi, kamu personellerini, ayrıca birçok kamu çalışanını bilinçlendirdik. Çemişgezek halkımız bu konuda çok bilinçliydi. Biz de ekstra gelip onlara destek olmaya çalıştık. Herkes birer AFAD gönüllüsü olabilir. Aslında hepimiz birer gönüllüyüz. Kapı kapı gezdik, vatandaşlarımızı kapı kapı bilinçlendirdik. Depremde neler yapılır, neler yapılmaz, deprem çantasına ne girer. Etkili bir çalışma oldu’’ şeklinde konuştu. AFAD gönüllüsü Zeynep Ergin, "Bugün Tunceli AFAD personeliyle beraber Tunceli’nin ilçesi olan Çemişgezek’e geldik. Okullar başta olmak üzere birçok kuruma uğradık ve belirli tatbikatlar ve eğitimler vererek çok güzel bilgiler edindik, bilgiler verildik. Bu çerçevede kapı kapı gezerek vatandaşları bilinçlendirdik. Çok güzel bilgiler verdiğimizi düşünüyorum. Herkesi AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyorum’’ dedi.
Eski ilgi olmaması nedeni ile 73 yıllık mesleğine son verdi
05 Kasım 2024 Salı - 10:07 Eski ilgi olmaması nedeni ile 73 yıllık mesleğine son verdi Tunceli’nin Hozat ilçesinde 1951 yılından bu yana terzilik yapan Hıdır Akyar (87) hem ilerleyen yaşı hem de iş olmaması nedeniyle 73 yıllık mesleğine veda etmeye hazırlanıyor. Akyar, yaklaşık yarım asır önce satın aldığı dikiş makinesi ve makas ile diğer malzemeleri çocuklarına hatıra olarak bırakacağını söyledi. Tunceli’nin Hozat ilçesinde 1951 yılında ağabeyinin yanında terzilik yapmaya başlayan Hıdır Akyar, bu mesleği tam 73 yıl aralıksız sürdürdü. Akyar’ın terzilik yaptığı yıllarda ilçede 17 terzi bulunurken bu sayı tekstil sektörünün gelişmesiyle birlikte 3’e kadar düştü. Akyar da hem yaşının ilerlemesi hem de terziliğe rağbetin azalması nedeniyle yıl sonuna doğru mesleğine veda edeceğini söyledi. 1951 yılında ağabeyinin yanında başladığı işi bugüne kadar sürdürdüğünü söyleyen Akyar, “Terziliğe başladığım yıllarda işler çok iyiydi. 1960’lı yıllarda terziler çoğaldı ve tam 17 terzi oldu. 1960’lı yıllara kadar ormanın, postanenin, askeriyenin elbiseleri parça olarak geliyordu biz burada onları dikiyorduk. Yine vatandaşlar takım elbise, pantolon, gömlek yaptırıyorlardı. Herkes istediğini yaptırıyordu fakat şimdi kimse bunları yaptırmıyor artık hazır konfeksiyon ürünleri kullanılıyor” dedi. O dönem mesleği ilginin de olduğunu belirten Akyar, okul tatillerinde işi öğrenmek için en az 5 öğrencinin yanlarına geldiğini ifade etti. İlçedeki terzi sayısının zamanla 3’e kadar düştüğünü dile getiren Hıdır Akyar, “Bu 3 terzi de şu anda tamirat yapıyor. Terzilik öldü. Tunceli’de, Elazığ’da iş yok, genelde oturuyorlar. Nice terziler dükkanlarını kapattı, ben kapatmışım çok değil” diye konuştu. Dikiş makinesi ve makas gibi malzemeleri yarım asırdan fazladır kullandığını söyleyen Akyar, mesleği bırakmasının ardından bu malzemeleri de çocuklarına hatıra olarak bırakacağını ifade etti. Düzenli olarak terzi Akyar’ı ziyaret ettiğini söyleyen ilçe sakinlerinden Ali Ekber Çakmak ise ’’Ben, 1960’lı yıllarda ilkokula gittiğimde babam önlüklerimizi Hıdır abiye diktiriyordu. Kendisini o yıllardan biliyorum. Eskiden buranın duvarları takım elbise, ceketlerle dolu olurdu. Konfeksiyon işi çıkınca Hıdır abinin mesleğinde de azalma olduğu gibi meslek değersizleşti. İnsanlar terzileri artık yak bir söküğü diktirmek, paça kısaltmak ya da yama yapmak için tercih ediyorlar” şeklinde konuştu.
’’Bağışlanan her organ, yaşama tutunan bir insandır’’
03 Kasım 2024 Pazar - 13:28 ’’Bağışlanan her organ, yaşama tutunan bir insandır’’ Organ Bağışı Haftası nedeniyle açıklamalarda bulunan Tunceli Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Birten Gökalp, bağışlanan her organın yaşama tutunan bir insan olduğunu söyledi. Tunceli Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Birten Gökalp, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu. Organ bağışı için 18 yaşını doldurmuş olmak, akli dengesinin yerinde olması ve iki şahit huzurunda bağış formunun doldurulması gerektiğini kaydeden Gökalp, bunların yanı sıra kişinin öldükten sonra aile izninin de olması gerektiğini belirtti. Bağışlanabilecek organlar hakkında bilgi veren Gökalp, “Kalp, böbrek, karaciğer, akciğer, pankreas, ince ve kalın bağırsak, üst ve alt ekstremite, üst ve alt solunum yolları ve kornea bağışlanabilir. Diyanet İşleri Başkanlığı da 6 Mart 1980 tarihinde organ bağışının caiz olduğunu ilan etmiştir’’ dedi. Organ bağışının önemine vurgu yapan Gökalp, “Her yıl binlerce insan organ nakli beklerken hayatını kaybediyor. Her yıl nakil olabilecek binlerce organ, nakil bekleyenlerin umutlarıyla birlikte toprağa gömülüyor. Dünyada her on dakikada bir kişi, organ yetmezliğine girebiliyor ve yine her 17 dakikada bir kişi, organ yetmezliği yüzünden hayatını kaybediyor. Unutmayalım ki bağışlanan organ, yaşama tutunan bir insandır” şeklinde konuştu.