Yerel Haberler
Van
05 Mart 2026 Perşembe - 14:01 Van’da obeziteyle mücadele meyvelerini veriyor: 9 bin kişi zayıfladı Van İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Sağlıklı Hayat Merkezlerine (SHM) son bir yıl içerisinde başvuran 9 bin vatandaş, uzman diyetisyenler eşliğinde toplam 28 bin kilo verdi. Van’da fazla kiloya bağlı sağlık sorunları yaşayan vatandaşlar, Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak sağlıklı yaşama adım atıyor. İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde hizmet veren merkezlerde, vatandaşlar diyetisyen kontrolünde kişiye özel hazırlanan programlarla fazla kilolarından kurtuluyor. Uzmanlar eşliğinde yürütülen süreç sayesinde bir yıl içinde başvuru yapan 9 bin kişi, toplamda 28 bin kilo vererek daha sağlıklı bir hayata kavuştu. Merkezlerde sunulan ücretsiz danışmanlık hizmetinden faydalanan vatandaşlar, aldıkları profesyonel destekle hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyileşme kaydederken, merkezlerden memnuniyetle ayrılıyor. Konuya ilişkin konuşan Tuşba Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Aysu İlhan, danışanlarının aile hekimliğinden ya da hastaneden yönlendirildiğini belirtti. Danışanlarının analizlerini alıp uygun diyet programlarıyla süreci yürüttüklerini ifade eden Diyetisyen İlhan, "Kişiye özel olarak; eğer zayıflamak için geldiyse zayıflamaya yönelik; kolesterolü yüksekse ve kilosu fazlaysa hem kolesterol düşürücü hem de zayıflamaya yönelik; şekeri veya tansiyonu varsa da bunlara yönelik programlarla süreci ilerletiyoruz. Danışan potansiyelimizde genellikle obez bireylerin başvurusu daha fazla ancak son dönemde aile hekimlerinin de desteğiyle birlikte kronik hastalıkları olan danışanlarımızın sayısı da oldukça arttı. Gelen kişilerin uyumu gayet güzel; başladığımız süreci başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Üst katımızda bir fiziksel aktivite salonumuz var. Fizyoterapist arkadaşlarla süreci koordineli olarak yürüttüğümüzde çok daha iyi sonuçlar alıyoruz" dedi. "Her 100 danışandan yaklaşık 70’i obezite şikayetiyle geliyor" Van’da bulunan Sağlıklı Hayat Merkezlerine bir yıl içinde yaklaşık 9 bin başvurunun yapıldığını hatırlatan İlhan, "Danışanlarımızla toplamda 28 bin kilo vermiş bulunuyoruz. Başvuran her 100 danışandan yaklaşık 70’i obezite şikayetiyle geliyor. Herkesi Sağlıklı Hayat Merkezlerimize bekliyoruz; burası tamamen ücretsiz bir sağlık merkezi. Danışanlarımız diyetisyen, fizyoterapi ve psikolog hizmetlerinden faydalanabilirler. Biz buradayız, onları bekliyoruz; yardım almaktan çekinmesinler" diye konuştu. "1,5 ayda 11 kilo vermeyi başardım" Bir buçuk ay önce SHM’ye başvuran 5 çocuk annesi 29 yaşındaki Dilek Tuncer ise spor yaparak ve diyet programına uyarak süreçte 11 kilo verdiğini ifade etti. Kilo ve kolesterol sorunun olduğunu dile getiren Tuncer, "Diyetisyen hocamızın desteğiyle beraber sürece başladık ve gayet iyi ilerledik. 1,5 ayda tam 11 kilo verdim. Egzersizlerimi aksatmadan yapıyorum; haftanın iki günü, salı ve perşembe günleri gelip sporumu da yapıyorum. Her hafta ya da on günde bir gelerek diyet listemi güncelliyor ve harfiyen uyguluyorum. Bol bol su içerek, yeşillik ve salatalık gibi gıdalar tüketerek 1,5 ayda 11 kilo vermeyi başardım. Bu süreçte hiçbir şekilde zorlanmadım; çünkü beni zorlayacak bir kısıtlama yoktu. Günlük yaşamımda tükettiğim gıdaları sadece porsiyon olarak azaltmam gerekiyordu. Süreç boyunca ağzıma ekmek sürmedim ve şekerli hiçbir gıda tüketmedim. Canım tatlı çektiği zamanlarda bir adet hurma yiyordum. Keten tohumunu sürekli suyla birlikte tükettiğim için tatlı ihtiyacı da duymuyordum" şeklinde konuştu. "Kilo verdikten sonra topuk dikeni sorunum kalmadı" 6 ay önce SHM’ye başvuran 4 çocuk annesi Ayten Züngür (34) de bu süreçte 13 kilo verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Düzenli ilaç kullanan bir tansiyon hastasıyım. Doktorlarımın tavsiyesi üzerine Sağlıklı Hayat Merkezine başvurdum. Burada diyetisyenlerin yönlendirmesiyle kilo verdim. 80 kiloya yakındım, şu an 67 kiloya düşmüş durumdayım. Benim topuk dikeni sorunum ve buna bağlı yürüme problemlerim vardı. Çarşıya, pazara veya markete gittiğimde yürüyemiyor; gidip gelirken nefes nefese kalıyordum. Kilo verdikten sonra topuk dikeni sorunum da kalmadı. Çok şükür şu an çok iyiyim ve çok sağlıklıyım; hiçbir sorunum kalmadı."
05 Mart 2026 Perşembe - 12:42 Vanlı anne: "Artık çocuklarımızı gömmeyelim, silahlarımızı gömelim" Vanlı anne Nazlı Sancar, bayramın yaklaştığını belirterek, "Bayram geliyor, içimiz buruk, gözlerimiz yaş, bir yanımız eksik. Artık çocuklarımızı gömmeyelim, silahlarımızı gömelim" dedi. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerindeki Türk bayraklarıyla DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar sessiz bir şekilde yürüyen ve tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirten aileler, çocuklarına ‘teslim olun’ çağrısında bulundu. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, 14-15 yıldır evladından ayrı olduğunu belirterek, "Artık yeter diyoruz. Bayram geliyor, içimiz buruk, gözlerimiz yaş, bir yanımız eksik. Artık çocuklarımızı gömmeyelim, silahlarımızı gömelim. Yeter diyoruz artık. Bir kardeşlik olsun. Artık anneler ağlamasın. Babalar ağlamasın. Bu ülkeye artık şehit gelmesin. Artık çocuklar dağa gitmesin. Bütün dağdaki çocuklara da sesleniyorum. Gelsin devlet güçlerimize teslim olsunlar. Devlet onlara kucak açmış. Cezaevi yok, bir şey yok. Hiç ceza yok, hiçbir şey yok. Gelin kaldığı yerden yine hayatınızı devam edin" dedi. Kızı Şeyma’ya da seslenen Nazlı Sancar, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Şeyma kızım eğer beni duyuyorsan, beni görüyorsan yıllardır ben senin peşindeyim. Ben senin peşini bırakmamışım. Bırakmam da kızım. Seni zorla götürmüşler kızım. Ne olur geri dön kızım. Bu senin yerin değil. Gel kaldığın yerde yine hayatına devam et kızım. Yeter artık, ben artık hastayım, ben kör oldum. Seni o katilere bırakmam kızım. Ne olur onların silahını, onların o kirli kıyafetini onların yüzüne fırlat. Gel kızım, gel devlet güçlerimize teslim ol. Sen bu bayrağın altına doğmuşsun, bu bayrağın altına yine öl. Ölüm Allah’ın emridir kızım ama katilin elinde ölmeyin kızım. Ne olur gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu katilleri niye dinliyorsun kızım? Kendi çocuklarını özel okullarda okutuyorlar, sizin kaleminizi kırıyorlar. Kalemin yerine sizin elinize silah veriyorlar. Ne olur Şeyma; hasretle, özlemle seni bekliyorum" diye konuştu.
Geleneksel Van lezzeti: Kışlık küp otlu peyniri tezgâhlardaki yerini almaya başladı
16 Eylül 2025 Salı - 12:38 Geleneksel Van lezzeti: Kışlık küp otlu peyniri tezgâhlardaki yerini almaya başladı Van’ın tescilli kışlık küp otlu peyniri kış aylarında tüketilmek üzere tezgahtaki yerini almaya başladı. Kentin asırlardır sofralardaki yerini koruyan ve kentin tescilli lezzetleri arasında bulunan otlu peyniri, kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor. Van’ın yüksek kesimlerinde yetişen endemik otların taze sütle buluşmasıyla üretilen otlu peynir, hem özel aroması hem de eşsiz tadıyla kentin vazgeçilmez tatları arasında yer almaya devam ediyor. Geleneksel yöntemlerle özenle hazırlanan peynirler, mayıs ve haziran ayından itibaren toprak altında 8 ay ile 1,5 yıla kadar bekletiliyor. Toprağın nemini ve kokusunu alan peynir olgunlaşarak kıvamına ulaşıyor. Bu sürecin ardından "küp peyniri" adıyla piyasaya sunulan otlu peynir, kışlık hazırlıkların en önemli gıda ürünlerinden biri haline geliyor. Yüksek kaliteli otlu peynirin fiyatı ise kalitesine göre 450 ila 500 TL arasında alıcı buluyor. "Toprak altına gömülü peynir sofraları süslüyor" İHA muhabirine konuşan 27 yıllık peynirci Mehmet Nar, mevsimsel olarak Van peynirinde çeşitlilik görüldüğünü belirtti. Mayıs-haziran aylarında "taze peynir" olarak bilinen yumuşak peynir tüketildiğini ifade eden Nar, "Haziran-eylül döneminde salamura peynir ön plana çıkarken, eylülden mart-nisana kadar da toprak altına gömülü peynir sofraları süslüyor. Aslında ‘Van peyniri’ denildiğinde akla genellikle toprak altında bekletilen peynir geliyor. En özel ve makbul olan da bu peynir kabul ediliyor. Çünkü yaklaşık 8 ay ile 1,5 yıla kadar toprak altında kalan peynir, toprağın nemini ve kokusunu alıyor. Bu süreçte peynir, örneğin 50 kilodan 40 kiloya kadar düşerek kıvamına ulaşıyor ve en lezzetli halini alıyor. Mayıs-haziran aylarında halk bu peyniri hazırlamaya başlıyor. Gömmeler ise isteğe göre sulu veya susuz yapılıyor" dedi. "Peynire erişim her geçen yıl zorlaşıyor" Peynirin kalitesinde en önemli unsurun gösterilen özen olduğu vurgulayan Nar, "Mayası, yapılışı, kullanılan otları ve sütün süzülmesi dikkatle yapıldığında kalite daima yüksek oluyor. Temiz ve özenli yapan kazanır, hile yapan ise hem zarar eder hem de esnaf ondan bir daha almaz. Fiyatlara bakıldığında mayıs-haziran döneminde Van halkına toptan 300 ile 380 lira arasında satılan peynirin, küp olarak 450 ile 500 lira arasında olması bekleniyor. Fiyatların yüksek bulunmasına rağmen üretim azalması ve talebin artması nedeniyle peynire erişim her geçen yıl zorlaşıyor. Eskiden vatandaşımız 4-5 kilo peynir alırdı. Günümüzde ise alımlar 1 kilo ile 1,5 kilo seviyelerine kadar düştü" diye konuştu.
Geleneksel Van lezzeti: Kışlık küp otlu peyniri tezgâhlardaki yerini almaya başladı
16 Eylül 2025 Salı - 12:26 Geleneksel Van lezzeti: Kışlık küp otlu peyniri tezgâhlardaki yerini almaya başladı Yüksek dağlardan toplanan endemik otlarla hazırlanan Van’ın tescilli kışlık küp otlu peyniri, toprak altında olgunlaştırıldıktan sonra tezgahlardaki yerini almaya başladı. Kentin asırlardır sofralardaki yerini koruyan ve kentin tescilli lezzetleri arasında bulunan otlu peyniri, kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor. Van’ın yüksek kesimlerinde yetişen endemik otların taze sütle buluşmasıyla üretilen otlu peynir, hem özel aroması hem de eşsiz tadıyla kentin vazgeçilmez tatları arasında yer almaya devam ediyor. Özenle hazırlanan peynirler, Mayıs ve Haziran ayından itibaren toprak altında bekletilerek olgunlaştırılıyor. Bu sürecin ardından "küp peyniri" adıyla piyasaya sunulan otlu peynir, kışlık hazırlıkların en önemli gıda ürünlerinden biri haline geliyor. Geleneksel yöntemlerle üretilip toprak altında olgunlaştırılan yüksek kaliteli otlu peynirin fiyatı ise kalitesine göre 450 ila 500 TL arasında alıcı bulabiliyor. "Toprak altına gömülü peynir sofraları süslüyor" İHA muhabirine konuşan 27 yıllık peynirci esnafı Mehmet Nar, mevsimsel olarak Van peynirinde çeşitlilik görüldüğünü belirtti. Mayıs-haziran aylarında "taze peynir" olarak bilinen yumuşak peynir tüketildiğini ifade eden Nar, "Haziran-eylül döneminde salamura peynir ön plana çıkarken, eylülden mart-nisana kadar da toprak altına gömülü peynir sofraları süslüyor. Aslında ‘Van peyniri’ denildiğinde akla genellikle toprak altında bekletilen peynir geliyor. En özel ve makbul olan da bu peynir kabul ediliyor. Çünkü yaklaşık 8 ay ile 1,5 yıla kadar toprak altında kalan peynir, toprağın nemini ve kokusunu alıyor. Bu süreçte peynir, örneğin 50 kilodan 40 kiloya kadar düşerek kıvamına ulaşıyor ve en lezzetli halini alıyor. Mayıs-haziran aylarında halk bu peyniri hazırlamaya başlıyor. Gömmeler ise isteğe göre sulu veya susuz yapılıyor" dedi. "Peynire erişim her geçen yıl zorlaşıyor" Peynirin kalitesinde en önemli unsurun gösterilen özen olduğu vurgulayan Nar, "Mayası, yapılışı, kullanılan otları ve sütün süzülmesi dikkatle yapıldığında kalite daima yüksek oluyor. Temiz ve özenli yapan kazanır, hile yapan ise hem zarar eder hem de esnaf ondan bir daha almaz. Fiyatlara bakıldığında mayıs-haziran döneminde Van halkına toptan 300 ile 380 lira arasında satılan peynirin, küp olarak 450 ile 500 lira arasında olması bekleniyor. Fiyatların yüksek bulunmasına rağmen üretim azalması ve talebin artması nedeniyle peynire erişim her geçen yıl zorlaşıyor. Eskiden vatandaşımız 4-5 kilo peynir alırdı. Günümüzde ise alımlar 1 kilo ile 1,5 kilo seviyelerine kadar düştü" diye konuştu. (YLM-MSA-Y)