Yerel Haberler
Van
Üroloji Uzmanı Dr. Şığva: "Taş hastalığı böbrek kaybına yol açıyor"
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:47 Üroloji Uzmanı Dr. Şığva: "Taş hastalığı böbrek kaybına yol açıyor" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva, bölgede taş hastalıklarına bağlı böbrek kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, "Ağrım geçti diyerek doktora gelmemezlik yapmamak lazım. Taşlar enfeksiyon ve tıkanma yoluyla böbrek yetmezliğine neden olabiliyor" dedi. Dünya genelinde her yıl 12 Mart’ta kutlanan Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva, böbrek sağlığının hayati önemine ve bölgedeki taş hastalığı riskine dikkat çekti. Böbreklerin vücudun süzgeci olduğunu ve hayati organların başında geldiğini ifade eden Dr. Şığva, "Böbreklerimiz, vücudumuzdaki diğer tüm organlar gibi en önemli hayati işlevlerden birini üstlenmektedir. Günümüzde dünyada böbrek hastalıklarıyla mücadele eden kişi sayısı 800 milyona ulaşmış durumdadır. Maalesef ülkemizde de 11-12 milyon civarında böbrek hastası mevcuttur. Bu veriler, yaklaşık her 6-7 kişiden birinin böbrek hastalıklarıyla uğraştığını göstermektedir. Böbreklerimizin ana görevi, vücudumuzda bir süzgeç işlevi görmektir. Dolayısıyla böbreklerimiz çevresel her faktörden etkilenebilmektedir. Hava kirliliği genellikle akciğerlerle ilişkilendirilse de, solunan kirli hava akciğerlerden kana karıştıktan sonra maalesef böbreklerimizde kalıcı hasarlara neden olabilmektedir" diye konuştu. "Ancak içtiğimiz her suyun böbreğe iyi geldiği söylenemez" Sağlıklı böbrek için en kritik unsurlardan birinin içilen sular olduğunu dile getiren Şığva, "Dünyadaki katı atıklar, hava ve çevre kirliliği sonucunda sağlıklı suya ulaşım oldukça zorlaşmıştır. Bu nedenle kaliteli suları tüketmemiz gerekmektedir. Sağlıklı bir bireyde, özellikle kadınlarda günde 2-2.5 litre, erkeklerde ise 2.5-3 litre su tüketilmesini tavsiye etmekteyiz. Ancak su tüketiminin kısıtlanması gereken özel durumlar da mevcuttur. Özellikle kalp yetmezliği ve ileri derece böbrek yetmezliği gibi durumlarda sıvı kısıtlaması uygulanmaktadır. Bu tür durumlarda hastalarımızı ilgili uzmanlara yönlendiriyoruz" şeklinde konuştu. "Böbrek hastalıkları çok sinsi ilerleyebilmektedir" Genellikle böbrek hastalıklarının çok sinsi şekilde ilerlediğini ifade eden Şığva, sözlerini şöyle sürdürdü: "En yakınımızdaki aile hekimine giderek yapılacak basit bir kan ve idrar tahliliyle böbrek sağlığımızın ne durumda olduğunu ve bir rahatsızlık olup olmadığını öğrenmek mümkündür. Bölgemiz özelinde Van ve çevre illerini değerlendirdiğimizde ürolojide en sık karşılaştığımız sorunların başında taş hastalıkları gelmektedir. Hastalarımız genellikle taşın sadece ağrı yaptığını düşünmektedir ancak taşlar enfeksiyonlara, tıkanmalara ve ‘nefron’ dediğimiz böbrek çalışma hücrelerinin kaybına yol açarak böbrek yetmezliğine sebep olabilmektedir. Dolayısıyla taş hastalığını hafife almamak, ‘ağrım geçti’ diyerek doktor kontrollerini aksatmamak gerekir. Maalesef bu bölgede taş kaynaklı çok fazla böbrek kaybı yaşanmakta ve bu organları ameliyatla almak zorunda kalmaktayız."
Van’da "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı" düzenlendi
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:06 Van’da "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı" düzenlendi AB Türkiye Delegasyonu Desteği ile Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Van İl Koordinatörlüğü ve TOBB Van Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğinde ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Kadın Çiftçiler Yılı’ kapsamında ‘Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı’ düzenlendi. İftar yemeği ile başlayan program panel ile devam etti. M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Kadın Girişimci Elif Baytar, "Bugün burada emekleriyle hayatı güzelleştiren, üreten, çalışan ve mücadele eden tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Ben çalışan bir kadınım, üreten bir kadınım. Hayatın içinde olabilmek, emek veren milyonlarca kadından yalnızca biriyim. Hayatın içinde karşımıza çıkan maalesef sorunlar olabiliyor. Bunları vazgeçirtmeye çalışıyoruz hayatımızda ama çok da başarılı olabileceğimizi düşünüyorum birlik olursak" dedi. "Tarih boyunca kadınlar; azimleriyle, emekleriyle ve hayatın her alanında var oldular, olmaya da devam edecekler" diyen Baytar, şöyle devam etti: "Tarlada, fabrikada, okulda, laboratuvarlarda, ofislerde nerede emek varsa orada kadınların izi vardır. Ancak biliyoruz ki kadınların verdiği mücadele sadece üretmek için değil, aynı zamanda eşitlik, adalet ve saygı için verilen bir mücadeledir. Kadınların emeğinin görünüyor olduğu, fırsatların eşit olduğu ve her kadının kendini özgürce ifade edebildiği dünya hepimizin ortak bir hayalidir. Unutmayalım ki; güçlü kadınlar, güçlü toplumlar demektir. Kadınların emeği, bilgisi ve cesareti ile şekillenen bir gelecek hepimizin ortak kazanımı olacaktır. Bu anlamlı günde hayatın her alanında emek veren, üreten ve ilham olan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum." Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Semra Odabaşı ise "Bugün sadece takvimdeki bir günü işaretlemek için bir arada değiliz. Bugün emeği ile dünyayı güzelleştiren, zekasıyla ekonomiyi yükselten ve yön veren, cesaretle yürüyen, bugünkü gücümüzü kullanmak istersek ki öyledir bunun için buradayız zaten. Her gün bizimdir ve biz her günü gerçekten kendimiz için, ülkemiz için, dünya için son derece dikkatli kullanmak zorundayız ve her güne adımızı yazmak zorundayız. Ben sizi bu anlamda tek tek kutluyorum ve alkışlıyorum o iradedeki kadınlardan da gurur duyuyorum, hepinizi alkışlıyorum" ifadelerini kullandı. "Hepimizin üzüldüğünü, hareket alanlarımızın kısıtlandığını biliyoruz ve bunu kabul etmiyoruz" diyen Odabaşı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çünkü biz bu değiliz aslında. Biz özüyle, sözüyle bir bütünüz ve kadın olarak da doğanın en güzel varlıklarından biriyiz. Bunun içinde ben her gün yüce rabbime şükrediyorum. Çünkü anneyim ve iyi bir eşim. Sizlerde kendinizle gurur duyabilirsiniz. Sizlerde bu toplumun cefasını çeken kişilersiniz. Ama her şeyden önce akıllı insanlarsınız. Çünkü aklınızı kullanarak ekonomiyi zaten çözdük. Ama yollarımızın açılması gerekiyor. Bunun içinde tabi ki ilgili, yetkili her kim varsa onları da göreve çağırmaktan hiç geri duymuyoruz. Biz sabırlıyız ama kadın olarak da sabrımız her zaman en üst seviyededir. Sizlerin bu toprakların hem tarihini taşıyan hem de geleceğini tasarlayan modern zaman öncülerisiniz. Yolunuz açık, fikirleriniz ve bereketli cesaretiniz daim olsun." Son olarak konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ise şunları söyledi: "Odamız AB Bilgi Merkezi organizasyonuyla bugün sizleri aynı sofrada buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün pazar gününe denk gelmesi nedeniyle etkinliğimizi bugün gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Dünya Kadınlar Günü’yle birlikte Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Kadın Çiftçiler Yılı’nı böyle anlamlı bir buluşmayla kutlamak bizim için çok kıymetli. Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması sadece bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da temel anahtarlarından biridir. Oda olarak kadınların ister kırsalda ister kentte girişimci olmalarını çok önemsiyoruz. Bu doğrultuda hem odamız hem de AB Bilgi Merkezimiz tarafından kadınlara yönelik eğitimler, programlar ve etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma programlarından biri olan IPARD da tam olarak bu dönüşümü destekleyen önemli araçlardan biridir. Programın özünde tarım ve kırsal kalkınmada dönüşüm vardır; Türkiye’nin tarım sektörünü modernleştirmesine ve kırsal kalkınmayı güçlendirmesine katkı sağlamayı amaçlar. IPARD yalnızca bir finansman mekanizması değil, aynı zamanda kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımıdır. Program; küçük aile işletmelerinden kadın ve genç çiftçilere kadar geniş bir kesimi destekleyerek kırsal istihdamı artırmayı ve özellikle kadınlar ile gençlerin kırsalda bir gelecek görmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir." "Bizim medeniyetimizde toprak ’ana’dır, emek ise kutsaldır" diyen Takva, "Sizler hem toprağa analık yapıyor hem de alnınızın teriyle bu şehrin ekonomisine can veriyorsunuz. Şunu bilmenizi isterim ki; sizlerin tarlada, atölyede veya mutfakta sergilediğiniz o azim, Van’ın kalkınma hikayesinin en temel yapı taşıdır. Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak vizyonumuz net, kadının ekonomideki yerini ’yardımcı figür’ olmaktan çıkarıp, ’oyun kurucu’ haline getirmektir. Bu doğrultuda sadece sözle değil, somut adımlarla yanınızda duruyoruz. Kuruluş çalışmalarını titizlikle yürüttüğümüz Van TSO Kadın Kooperatifi, bu vizyonun en somut meyvesidir. Bu kooperatif; sizin evinizde, bahçenizde bin bir emekle ürettiğiniz ürünlerin hak ettiği değeri bulacağı, pazara açılacağı ve emeğinizin kazanca dönüşeceği kurumsal bir çatı olacaktır. Biz bu çatıyı sadece bir ticaret merkezi olarak değil, bir dayanışma kalesi olarak inşa ediyoruz. Bildiğiniz üzere şehrimizin sosyal ve ekonomik canlılığı için büyük önem taşıyan Shopping Fest hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyordu. Bu festivalde en büyük önceliğimizi kadın üreticilerimize vermiştik. Kent meydanının en güzel noktalarını, kadın kooperatiflerimize ve bireysel kadın üreticilerimize ücretsiz stant olarak tahsis etme kararı aldık. Amacımız, Van halkının ve dışarıdan gelen misafirlerimizin sizin el emeğinizle doğrudan buluşmasını sağlamaktı. Ancak, içinde bulunduğumuz süreç ve hepimizi derinden etkileyen mevcut olaylar nedeniyle etkinliğimizi daha coşkulu ve daha güvenli bir ortamda gerçekleştirmek adına ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık. Buradan tekrar vurgulamak isterim, bu sadece bir zamanlama değişikliğidir; sözümüz bakidir. Şartlar uygun olduğunda, o meydan yine sizin renklerinizle, sizin ürünlerinizle dolacak. Biz tüm hazırlıklarımızı tamamladık, yeni tarihi en kısa sürede sizlerle paylaşacağız. Bununla beraber kurumsal inisiyatif alarak kadın kooperatiflerinin oda iş ve işlemlerinde harç muafiyeti sağladık. Ayrıca aidatlardan da muaf hale getirdik. ’Sürdürülebilir Gelecek’ dediğimiz kavram, ancak sizlerin üretimiyle mümkün olabilir. Geleneksel bilgiyi modern girişimcilikle birleştiren kadınlarımız, Van’ın yarınlarını inşa ediyor. Biz de Van TSO olarak; hibe desteklerinden mentorluğa, markalaşmadan dijital pazarlamaya kadar her adımda sizin yol arkadaşınız olmaya devam edeceğiz. Odamızın kapıları, üretmek isteyen her kadınımıza sonuna kadar açıktır. Bu vesileyle; toprağı bereketlendiren, sofralarımıza aş olan, emeğiyle Van’ın çehresini değiştiren tüm kadın üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum. Katılımınız için hepinize bir kez daha teşekkür ediyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutluyorum. İftarımızın birliğimizi daim kılmasını diliyor, yaklaşan Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
Zernek Barajı’nın buzları çözülmeye başladı
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:38 Zernek Barajı’nın buzları çözülmeye başladı Van’da çetin geçen kış mevsiminin devam ettiği bu günlerde havaların ısınmaya başlamasıyla yüzeyi tamamen donan Zernek Barajı’nın buzları çözülmeye başladı. Van’ın Gürpınar ilçesindeki 104 milyon metreküp su kapasiteli Zernek Barajı dondurucu soğukların etkisini kaybetmeye başlamasıyla buzlarını çözmeye başlıyor. Kış boyunca etkili olan dondurucu soğukların etkisini kaybetmeye başlayan soğuk hava, baraj yüzeyinde oluşan kalın buz tabakasının büyük bir bölümü çözüldü. Baraj yüzeyinde yer yer açılan su alanları, kışın sert yüzünü geride bırakıp baharın gelişini işaret ediyor. "Zernek Barajı’ndaki dev buz kütleleri çözülmeye başladı" Van-Hakkari karayolu üzerinde bulunan ve sulama amaçlı kullanılan Zernek Barajı, bu yıl çetin geçen kış şartlarının ardından bahar yüzünü gösterdi. Kış boyunca kalın buz tabakasıyla kaplanarak bölgeye gelen doğa fotoğrafçıları ve ziyaretçiler için farklı manzaralar oluşturan Zernek Barajı, son günlerde etkisini kaybeden soğuk havadan dolayı baraj yüzeyinde buzların erimesine neden oldu. Buzlar çözülmeye başlayınca, barajda kurulu bulunan balık üretim kafesleri de yeniden görünür hale geldi. Kış boyunca buz tabakası altında kalan kafeslerin etrafındaki buzların erimesiyle birlikte su yüzeyi açıldı. Bölgedeki balık yetiştiricileri ise buzların çözülmesiyle birlikte üretim faaliyetlerine yeniden devam edecek. Zernek Barajı, Van’ın Gürpınar ilçesinde Hoşap Çayı üzerinde, sulama ve elektrik enerjisi üretimi amacıyla 1980-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Toprak ve kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 2 milyon 100 bin metreküp, akarsu yatağından yüksekliği 80 metre, normal su kotunda göl hacmi 104 hektometre küp, normal su kotunda göl alanı 5,16 kilometrekaredir. Baraj 11 bin 300 hektarlık bir alana sulama hizmeti veriyor.
Zorlu coğrafyada yoğun mesai: Sınırdaki karakollar ve yerleşim yerleşim yerlerine ulaşım sağlanıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:27 Zorlu coğrafyada yoğun mesai: Sınırdaki karakollar ve yerleşim yerleşim yerlerine ulaşım sağlanıyor Türkiye’nin en soğuk ilçesi olan Çaldıran’da mart ayında karla mücadele çalışmasını sürdürüyor. Ekipler tipiye rağmen metrelerce karı temizleyerek, mahalle yolları ve hudut hattında yoğun bir çalışma yürütüyor. Türkiye’nin en soğuk ilçesi olan Çaldıran’da kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu 2 bin rakımlı İran sınırına yakın mahalle ve karakol yollarında kar temizleme çalışmasını sürdürüyor. Kent merkezine 123 kilometre, Çaldıran ilçe merkezine ise 20 kilometre uzaklıkta bulunan Alakaya Mahallesi ile Türkiye - İran sınırında bulunan Hangedik Karakol yolunda karla mücadele çalışması büyük bir titizlikle yürütülüyor. İş makinelerinin yetersiz kaldığı noktalarda kar savurma araçlarının devreye alındığı çalışma, zorlu coğrafya şartları ve tipiye rağmen devam ediyor. "İran sınırındaki karakollarda karla mücadele" Başkale, Çaldıran ve Saray ilçelerinde İran sınırının sıfır noktasındaki yerleşim yerleri ve hudut hattında yoğun bir mesai harcıyor. 13 ilçe ve yaklaşık 6 bin kilometre yol ağında başarılı bir karla mücadele çalışması gerçekleştirerek, yolların büyük bir kısmını ulaşıma açık hale getirdi. Ekipler, kent genelinde ulaşıma kapalı olan 25 mahalle ve 15 mezra yolunda ise çalışmalarına aralıksız bir şekilde devam ediyor.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Türkiye dünyanın en güvenli limanlarından biridir"
10 Mart 2026 Salı - 20:09 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Türkiye dünyanın en güvenli limanlarından biridir" AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin bir istikrar adası ve dünyanın en güvenli limanlarından biri olduğunu söyledi. Bir dizi program için Van’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, düzenlenen "Vefa İftarı" programına katıldı. Programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Tuncer, AK Parti’nin 24 yıllık sürecini bir ihya ve inşa süreci olarak tanımladı. Genel Başkan Yardımcısı Tuncer, "AK Parti çatısı altında yürüttüğümüz bu kutlu yürüyüş, aslında bir ihya ve inşa sürecidir. 24 yıldır şehirler kurarken, yollar açarken, köprüler inşa ederken; aynı zamanda gönül köprüleri de kurduk. Şefkati, merhameti ve vefayı ilmek ilmek ördük. Yeniden dönüşen temelleri, millet olma bilincini ve ortak duygusunu gönül sofralarına taşıdık. Çünkü biz, bir olmanın gücünden beslenen büyük bir milletiz. Kriz anlarında kenetlenen, zorluklarda omuz omuza veren bir milletiz" dedi. Farklılıkları çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olarak gören bir medeniyetin evlatları olduklarını dile getiren Tuncer, "Bu milletin her bir ferdi, bu büyük yapının kilit taşıdır; her bir vatandaşımız bu ülkenin ortak hikayesinin vazgeçilmez kahramanıdır. Etrafımızda yaşanan çatışmalara ve savaşlara baktığımızda, bunun kıymetini bir kez daha anlıyoruz. Türkiye’miz bugün dünyanın istikrar adası ve en güvenli limanlarından biridir" diye konuştu.
Van TSO’dan ‘Outlet Fest’ açıklaması
10 Mart 2026 Salı - 17:41 Van TSO’dan ‘Outlet Fest’ açıklaması Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), 12-29 Mart tarihlerinde düzenlenmesi planlanan "Outlet Fest" organizasyonun Van’ın gerçeğinde yerel esnafa ağır darbe vurabilecek bir girişim olduğunu duyurdu. Van TSO’dan yapılan yazılı açıklamada, 12-29 Mart 2026 tarihlerinde Van Expo Fuar Merkezi’nde yapılması planlanan "Outlet Fest" etkinliğine ilişkin yerel ekonominin can damarı olan esnaf ve tüccarın sesini duyurmak, endişelerini dile getirmek amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Açıklamada, "Outlet Fest, dışarıdan bakıldığında ‘büyük indirim, ünlü marka’ diye cazip gösterilse de Van’ın gerçeğinde yerel esnafımıza ağır darbe vurabilecek bir girişimdir. Biz bunu iyi niyetli bir ticari faaliyet olarak değil, daralmış pazarımızı daha da daraltan, ailelerimizin geçim kapılarını tehdit eden bir tehlike olarak görüyoruz. Daha önce Van Valimiz ile yaptığımız görüşmede ve vali yardımcımız başkanlığında gerçekleştirdiğimiz toplantıda ortak görüş olarak; İran’daki ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaten İranlı misafirlerimiz büyük oranda gelmiyor. Ramazan Bayramı öncesi dönem, Van tüccarı ve esnafı için yılın en kritik, en sınırlı kazanç fırsatı olan zaman dilimidir. Tam bu hassas dönemde büyük markaların dev indirimlerle Van’a gelmesi, mahalle esnafından butiğe, ayakkabıcıdan tekstilciye kadar tüm esnafımızın müşteri kitlesini çekip götüreceği kanısına varılmıştır. Van’ın ekonomisi büyük zincirlerden değil, alın terinden, aile işletmelerinden, nesilden nesile aktarılan emekten yükselir. Kısa vadede ‘ucuz alışveriş’ keyfi yaşatırken, uzun vadede binlerce Vanlı ailenin ekmeğiyle oynanmasına göz yumamayız. Biz Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak her zaman üyelerimizin yanında olduk, bugün de dimdik yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle açık ve net çağrımızdır. Yetkililerden ve organizatörlerden talep ediyoruz; Outlet Fest etkinliğinin bu tarihlerde yapılmamasını ya da en azından Van ekonomisine ve yerel esnafa zarar vermeyecek, yerli tüccarımızı koruyacak, bir tarihe ertelenmesini istiyoruz. Van’ın geleceği, güçlü bir yerel ekonomiyle mümkündür. Bu çağrımızın dikkate alınmasını umuyor, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet ediyoruz" denildi.
İran’daki Vanlı öğrencilerden yetkililere çağrı: Eğitimimize Türkiye’de devam etmek istiyoruz
10 Mart 2026 Salı - 12:32 İran’daki Vanlı öğrencilerden yetkililere çağrı: Eğitimimize Türkiye’de devam etmek istiyoruz ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yurda dönen Türk öğrenciler, Türkiye’de eğitimlerine devam edebilmek için yetkililerden çözüm bekliyor. İran’ın farklı kentlerindeki üniversitelerde eğitim gören Vanlı öğrenciler adına konuşan Yusuf İnanç, savaş ortamı ve güvenlik risklerinin artması nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını söyledi. Tahran’daki tıp fakültelerinde eğitim gördüklerini belirten İnanç, "İran’daki savaş ortamı nedeniyle eğitimimizi yarıda bırakıp Türkiye’ye dönmek zorunda kaldık. Şu an ne olacağı belli değil ve iletişime geçebileceğimiz bir muhatap da bulamıyoruz" dedi. "Geleceğimiz belirsiz" Kendisi gibi Tahran’daki tıp bilimlerinde eğitim gören yaklaşık 20 Vanlı öğrencinin bulunduğunu ifade eden İnanç, yaşadıkları belirsizliğin kendilerini endişelendirdiğini dile getirdi. İnanç, "Biz bu ülkenin öğrencileriyiz. Geleceğimizin ne olacağı belli değil. Türkiye’ye dönmek zorunda kaldık. Eğitimimize Türkiye’de devam edebilmek için yetkililerden çözüm bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Yatay geçiş hakkı istiyoruz" İran’da yaklaşık 600 Türk öğrencinin savaş nedeniyle mağdur olduğunu belirten İnanç, daha önce benzer durumlarda uygulanan yatay geçiş hakkının kendilerine de tanınmasını talep etti. İnanç, "Savaş mağduruyuz. Daha önce Ukrayna’daki savaş döneminde ve pandemi sürecinde benzer mağduriyet yaşayan öğrencilere yatay geçiş hakkı tanındı. Biz de aynı şekilde ülkemizde eğitimimize devam etmek istiyoruz" diye konuştu. "Yasal hakkımızı kullanmak istiyoruz" Tahran’daki tıp birimlerinde eğitim gören bir diğer öğrenci Sabri Yusuf İlci de Türkiye’de öğrenimlerine devam etmek istediklerini belirtti. İlci, "Türkiye’de yasal haklarımızı kullanmak istiyoruz. Ukrayna savaşında öğrenciler Türkiye’ye yatay geçiş yaparak eğitimlerine burada devam etti. Biz de aynı şekilde Türkiye’de eğitimimize devam etmek istiyoruz" dedi. İran’daki Vanlı öğrenciler, yetkililerden mağduriyetlerinin giderilmesi ve eğitimlerine Türkiye’de devam edebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını beklediklerini ifade etti.