Yerel Haberler
Van
Van’da 2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvanı tedavi edildi
17 Nisan 2025 Perşembe - 10:06 Van’da 2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvanı tedavi edildi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvanı tedavi edilerek doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Van ve çevresinde yaralanan veya yuvasından düşen birçok kanatlı ve memeli yaban hayvanı merkezde şifa buluyor. Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri, jandarma, polis ve vatandaşların desteğiyle merkeze getirilen hayvanlar, burada özenle tedavi ediliyor. 2025 yılının ilk çeyreğinde merkeze ulaşan 70 hayvandan büyük bir kısmı rehabilitasyon süreçlerini başarıyla tamamlayarak doğal yaşam alanlarına bırakıldı. "2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvan özgürlüğüne kavuştu" Doğadan gelen yaban hayvanlarını muayenelerini yaptıktan sonra medikal tedavilerine başladıklarını ifade eden Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, daha sonra bireysel olarak kafeslere koyduklarını söyledi. Burada dar alanda belli bir süre kaldıktan sonra daha büyük alanlara aldıklarını ifade de eden Aslan, "Bu alanlarda belli bir süre kaldıktan sonra doğaya yaşayacak gibi merkezin bahçeye bırakıyoruz. Bazı hayvanlarımız doğaya dönemeyecek şekilde yaralanıyor. Onları da merkezimizin bahçesinde misafir ediyoruz. Merkezimizde bazen 30’a yakın hayvan tedavi olurken, bazı günlerde de hiç olmayabiliyor. Şu an itibarı ile 15 yaban hayvanına bakım ve rehabilitasyonunu yapıyoruz. Merkezimize eski dönemlerde yaklaşık bin civarında yaralı yaban hayvanı gelirdi. Şu an bu sayı düşmekte. Bu vatandaşlar arasında bilinçlenme ve algınının artmasına bağlı olarak sayıda düşüş var. 2025’in ilk çeyreğinde yaklaşık 70’e yakın yaban hayvanı geldi. Bunlardan 20’sini DKMP ekiplerine teslim ettik. Bunların içerişinde toy kuşu, yılan kartalı, yırtıcı kuşları, tilki gibi memelilerinde tedavileri tamamlanıp yetkililere teslim ediyor. Geri kalan yaban hayvanların ise tedavi ve rehabilitasyon süreçleri devam ediyor. Sağlıklarına kavuşanları peyderpey doğal yaşam alanlarına bırakacağız" dedi.
Van’da 2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvanı tedavi edildi
17 Nisan 2025 Perşembe - 10:04 Van’da 2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvanı tedavi edildi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, 2025 yılının ilk çeyreğinde 70 yaban hayvanında 30’u tedavi ederek yeniden özgürlüğüne kavuşturdu. Van ve çevresinde yaralanan veya yuvasından düşen birçok kanatlı ve memeli yaban hayvanı merkezde şifa buluyor. Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri, jandarma, polis ve vatandaşların desteğiyle merkeze getirilen hayvanlar, burada özenle tedavi ediliyor. 2025 yılının ilk çeyreğinde merkeze ulaşan 70 hayvandan büyük bir kısmı rehabilitasyon süreçlerini başarıyla tamamlayarak doğal yaşam alanlarına bırakıldı. "2025 yılının ilk çeyreğinde 30 yaban hayvan özgürlüğüne kavuştu" Doğadan gelen yaban hayvanlarını muayenelerini yaptıktan sonra medikal tedavilerine başladıklarını ifade eden Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, daha sonra bireysel olarak kafeslere koyduklarını söyledi. Burada dar alanda belli bir süre kaldıktan sonra daha büyük alanlara aldıklarını ifade de eden Prof. Dr. Lokman Aslan, "Bu alanlarda belli bir süre kaldıktan sonra doğaya yaşayacak gibi merkezin bahçeye bırakıyoruz. Bazı hayvanlarımız doğaya dönemeyecek şekilde yaralanıyor. Onları da merkezimizin bahçesinde misafir ediyoruz. Merkezimizde bazen 30’a yakın hayvan tedavi olurken, bazı günlerde de hiç olmayabiliyor. Şuan itibarı ile 15 yaban hayvanına bakım ve rehabilitasyonunu yapıyoruz. Merkezimize eski dönemlerde yaklaşık bin civarında yaralı yaban hayvanı gelirdi. Şuan bu sayı düşmekte. Bu vatandaşlar arasında bilinçlenme ve algınının artmasına bağlı olarak sayıda düşüş var. 2025’in ilk çeyreğinde yaklaşık 70’e yakın yaban hayvanı geldi. Bunlarda 20’sini DKMP ekiplerine teslim ettik. Bunların içerişinde toy kuşu, yılan kartalı, yırtıcı kuşları, tilki gibi memelilerinde tedavileri tamamlanıp yetkililere teslim ediyor. Geri kalan yaban hayvanların ise tedavi ve rehabilitasyon süreçleri devam ediyor. Sağlıklarına kavuşanları peyderpey doğal yaşam alanlarına bırakacağız" dedi. (EKİP-ŞAK-
Uzmanlardan bahar güneşi uyarısı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 10:31 Uzmanlardan bahar güneşi uyarısı Lokman Hekim Van Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yeşilova, ilkbahar mevsimi ile birlikte artan güneş ışınlarının cilt üzerinde zararlı etkiler bırakabildiğini ifade ederek, "Güneşe aşırı maruz kalmak, cilt kanserinin en yaygın türlerinden biri olan melanoma neden oluyor" dedi. Lokman Hekim Van Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yeşilova, ilkbahar mevsimi ile birlikte artan güneş ışınlarının insan cildi üzerindeki etkilerine değindi. İlkbahar mevsiminin, doğanın uyanışı ve uzun kış günlerinin ardından güneşin daha güçlü bir şekilde kendini göstermeye başladığı bir dönem olduğunu ifade eden Yeşilova, birçok kişinin, kışın gri ve soğuk havasından sonra güneşin ısısına özlem duyduğu için baharla birlikte kendini güneşin sıcaklığına bıraktığını söyledi. İnsanların güneşin tadını çıkarırken aynı zamanda bu mevsimle birlikte artan güneş ışınlarına karşı dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Yeşilova, "Bu mevsimde artan güneş ışınları, cildimiz için pek de dostane sayılmaz. İlkbahar güneşi, genellikle kışın solgunlaşmış cilt üzerinde daha fazla zararlı etkiye sahiptir. Özellikle güneşin zararlı ışınları, ciltte tahribat oluşturduğu için kızarıklıklara, lekelere ve yanıklara neden olur. Ayrıca UVA ışınlarının ciltte erken yaşlanmaya ve uzun vadede cilt kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu da artık net bir şekilde biliyoruz. Bu yüzden, ilkbahar güneşiyle her buluştuğunuzda cilt sağlığınızı korumak için önlem almanız oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı. "Cildimiz için tehlikeli süreç başladı" Güneşin keyfini güvenli bir şekilde çıkarabilmek için cildin doğru şekilde korunmasının, sağlıklı bir yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yeşilova, "Kış boyunca hassaslaşan cildimiz, şu anda ilkbahar güneşine karşı oldukça savunmasız. Ozon tabakasının incelmesi gibi ciddi bir sorun nedeniyle de artık bizim bildiğimiz güneş yok ve UV ışınları, bize çok daha fazla zarar verebiliyor. Bu nedenle kış aylarında kullanmayı ihmal ettiğiniz güneş koruyucularınızı yeniden gün yüzüne çıkarmanın tam vakti. Çünkü cildimiz için tehlikeli süreç artık başladı. Zira, cildinizi güneşe karşı savunmasız bıraktığınız her gün, cilt kanseri gibi ciddi bir hastalığa yakalanma riskinizi artırıyor" diye konuştu "Güneşe aşırı maruz kalmak, cilt kanserinin en yaygın türlerinden biri olan melanoma neden oluyor" Güneşin zararlı ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerinden korunmak, sadece yaz aylarında değil, ilkbaharda da titizlikle uygulanması gereken bir konu olduğunu dile getiren Yeşilova, "Öncelikle UV ışınlarının cilt hücreleri üzerinde oluşturduğu hasar, zamanla cilt kanseri riskini artırabiliyor. Özellikle güneşe aşırı maruz kalmak, cilt kanserinin en yaygın türlerinden biri olan melanoma neden oluyor. Bunun dışında güneş ışınları ciltteki kolajen ve elastin üretimini engelleyerek, cildin erken yaşlanmasına yol açıyor. Bu da ince çizgiler, kırışıklıklar ve sarkmalar gibi yaşlanma belirtilerini beraberinde getiriyor. Birçok kişinin kâbusu haline gelen ve tedavisi de oldukça zor olan güneş lekeleri ise ayrı bir dert. Çünkü güneşe maruz kalmak, özellikle hassas ciltlerde, koyu lekelerin ve çillerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu süreçte ayrıca cildinize ciddi zarar veren sorunların başında gelen güneş yanıklarına da dikkat edilmeli. Unutmayın, güneş sadece yazın değil, artık her mevsim cildimizi tehdit ediyor" dedi. "Bol su içmek, erken yaşlanma ve kuruluk gibi sorunların önüne geçebilir" Açıklamalarında ilkbahar güneşinden korunmak için alınacak önlemlere de değinen Prof. Dr. Yavuz Yeşilova, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlkbahar güneşi, genellikle ılıman ve rahatlatıcı olsa da UV ışınları cildinize zarar verebilir ve uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir. İlkbahar güneşinden korunmak için alabileceğiniz bazı temel önlemler öncelikle güneş kremi kullanmak, cildinizi güneşin zararlı ışınlarından korumanın en etkili yolu yüksek koruma faktörlü (SPF) güneş kremi kullanmaktır. SPF 30 veya üzeri bir güneş kremi, cildinizi UVB ışınlarının zararlarından korur. Güneşe çıkmadan en az 15-20 dakika önce kremi cildinize uygulayın ve her iki saatte bir tazeleyin. Yine güneşin en güçlü olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıda bulunmamaya özen gösterin ya da gölgelerde zaman geçirmeye çalışın. Çünkü bu saatlerde UV ışınlarının etkisi çok daha yoğundur. Uzun kollu gömlekler, geniş kenarlı şapkalar ve UV korumalı gözlükler, doğrudan güneş ışınlarından korunmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, güneşe doğrudan maruz kalmamak için şemsiye veya tenteler gibi gölgelik alanlarda vakit geçirmek de iyi bir tercihtir. İlkbahar ayları ile birlikte cilt bakım ürünlerinizde de değişiklikler yapabilirsiniz. Özellikle kışın kullandığınız nemlendiricilerin yerine cilt tipinize uygun olan daha hafif ve su bazlı olanlara geçmeniz cildinize tazelik getirecektir. Çünkü güneşin etkisinin arttığı dönemlerde cildinizin kurumasını ve hasar görmesini engellemek için düzenli olarak nemlendirici kullanmanız oldukça önemlidir. Ayrıca, cilt tipinize uygun temizleyicilerle gün sonunda cildinizi iyice temizlemeyi unutmayın. Cildimiz ayrıca güneşin etkisiyle daha fazla su kaybeder. Bu nedenle, cildin nem dengesini korumak için bol su içmeye özen gösterin. Cildinizin su kaybını önlemek, erken yaşlanma ve kuruluk gibi sorunların önüne geçebilir."
Van’da ’Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi’ başladı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 09:46 Van’da ’Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi’ başladı Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ve sağlıklı yaşam bilincini artırmayı hedefleyen "Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Projesi" Van’da uygulanmaya başlandı. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde hayata geçirilen SAHA Projesi kapsamındaki eğitimler, Van İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde başladı. Programla koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, aile hekimliği sisteminin desteklenmesi ve toplumun genel sağlık bilincinin artırılması hedefleniyor. Vatandaşların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesini amaçlayan eğitimler, alanında uzman isimler tarafından verilerek katılımcılara güncel ve doğru bilgiler sunuluyor. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu eğitimlere, vatandaşlar bağlı bulundukları Sağlıklı Hayat Merkezleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri ya da Toplum Sağlığı Merkezlerine başvurarak kayıt yaptırabiliyor. İlk dersi Sağlık Bakanı Memişoğlu verdi SAHA Projesi’nin ilk dersi, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Eğitime katılan vatandaşlar, sağlık alanındaki yeni vizyonu ve bireysel sağlık yolculuklarında izlemeleri gereken adımları daha iyi kavrama fırsatı buldu. "Aile hekimim her tür tahlilimi yapabiliyor" Eğitime katılan vatandaşlardan Seyfettin Şayak, programdan büyük fayda sağladığını belirtti. Şayak, "Sağlık Bakanımızın, ‘Biz hastalık bakanlığı değil sağlık bakanlığıyız’ sözleri beni çok etkiledi. Burada öğrendim ki Sağlıklı Hayat Akademisi isimli bir program başlatılmış ve bu program sayesinde insanlar hastalanmadan doktora gitmeli, aile hekimlerinden bilgi almalı. Bu eğitimde ilk gitmem gereken yerin aile hekimim olduğunu öğrendim. Çünkü aile hekimim beni tanıyor, geçmişimi biliyor ve her türlü tahlilimi yapabiliyor. Hatta röntgenimi bile çekebiliyormuş. Eğer bir sorun tespit edilirse beni takibe alıyor ve gerekirse uzman hekime yönlendiriyormuş" dedi. Van’da İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçe sağlık müdürlükleri bünyesinde kurulan sağlıklı yaşam merkezlerinde sunulan hizmetlere de değinen Şayak, "Bu merkezlerde ücretsiz olarak psikolog, diyetisyen, fizyoterapist ve çocuk gelişim uzmanı hizmet veriyor. Ayrıca gebelere yönelik bilgilendirme eğitimleri düzenleniyor. Sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaşlanmak adına çok kıymetli bilgiler edindim" ifadelerini kullandı. "Eğitime dahil olduğum için çok mutluyum" Bir diğer katılımcı Leyla Güçlü ise sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çabaların önemli olduğunu vurgulayarak, "Eğitime dahil olduğum için çok mutluyum. Sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla kurulan bu akademide, sağlıklı hayat merkezlerinde psikolog, sosyolog, fizyoterapist ve diyetisyen gibi uzmanların hizmet verdiğini öğrendim. Tüm bu hizmetlerden vatandaş olarak ücretsiz yararlanabiliyoruz. Başta Sağlık Bakanımız olmak üzere, İl Sağlık Müdürümüz ve ilçe sağlık müdürlerimize verdikleri kıymetli eğitim için teşekkür ederim" şeklinde konuştu.