Yerel Haberler
Van
13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:40 Van’da 25 dakika kalbi duran hasta bypass ameliyatıyla kurtarıldı Van’ın Erciş ilçesinde göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede kalbi duran ve 25 dakika süren kalp masajıyla hayata döndürülen 58 yaşındaki Harbi Dağlarer, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan riskli bypass ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Erciş ilçesinde yaşayan 5 çocuk babası Harbi Dağlarer (58), göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği sağlık merkezinde anjiyo işlemi sırasında "kardiyak arrest" (kalp durması) yaşadı. Yaklaşık 25 dakika boyunca kalp masajı yapılan Dağlarer, müdahalenin ardından kalbinin yeniden çalıştırılmasıyla acil bypass ameliyatı için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezine sevk edildi. 5 gün komada kaldı Hastaneye getirildiğinde bilinci kapalı ve koma halinde olan hasta, 5 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde takip edildi. Düşük kalp kasılma oranı nedeniyle yüksek riskli görülen operasyonda, hastanın 4 damarına bypass, 2 damarına ise endarterektomi işlemi uygulandı. Ameliyat sonrası hızla toparlanarak aynı gün solunum cihazından ayrılan ve ikinci gün servise alınan hasta, taburculuk aşamasına geldi. "25 dakika boyunca kalp masajı uygulandı" Konuya ilişkin konuşan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tahir Olgaç, hastanın durumunun oldukça kritik olduğunu belirtti. Hastanın komadan çıkıp bilinci yerine geldikten sonra ameliyat kararı aldıklarını ifade eden Op. Dr. Olgaç, "Göğüs ağrısı şikayetiyle dış bir merkeze başvuran hastaya acil koroner anjiyografi yapıldı. İşlem esnasında ‘kardiyak arrest’ olarak adlandırılan kalp durması gerçekleşen hastaya, yaklaşık 25 dakika boyunca kalp masajı uygulandı. Müdahalenin ardından kalbi yeniden çalıştırılan hasta, acil bypass ameliyatı ihtiyacı nedeniyle merkezimize sevk edildi. Merkezimize getirildiğinde bilinci kapalı ve koma halinde olan hasta, yaklaşık 5 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde takip edildi. Komadan çıkıp bilinci yerine geldikten sonra hastamız için ameliyat kararı alındı. Bu süreçte hastayı psikolojik olarak operasyona hazırlamaya başladık. Kalp kasılma oranı normal bir bireyde yüzde 55-60 civarındayken, hastamızda bu oran yüzde 25-30 seviyelerindeydi. Bu durum, ameliyatı bizim açımızdan oldukça yüksek riskli bir kategoriye taşıyordu" dedi. Tüm riskleri göze alarak gerçekleştirilen operasyonda 4 damar bypass ameliyatı yapıldığını dile getiren Olgaç, "Ayrıca 2 damarına da endarterektomi işlemi uygulandı. Başarıyla sonuçlanan ameliyatın ardından yoğun bakıma alınan hasta, aynı gün uyandırılarak solunum cihazından ayrıldı. Yoğun bakımdaki ikinci gününde servise çıkarılan hastamız, bugün itibarıyla taburculuk seviyesine gelmiş bulunmaktadır" diye konuştu. "Kendi mezarımı gördüğümü hatırlıyorum" Yaşadığı süreci "Öbür dünyaya gidip gelmek" olarak nitelendiren Harbi Dağlarer ise operasyonu gerçekleştiren ekibe teşekkür etti. Dağlarer, "Tahir Olgaç hocamıza çok teşekkür ederim, beni Allah’ın izniyle kurtardı. Kalbim durduğu anları, hatta kendi mezarımı dahi hatırlıyorum. O an sanki mezarlığa doğru gidiyordum ve kendi mezarımı gördüm. Çok şükür şu an iyiyim" şeklinde konuştu.
Uzmanından ailelere uyarı: İşitme testini ihmal etmeyin
03 Mart 2026 Salı - 12:06 Uzmanından ailelere uyarı: İşitme testini ihmal etmeyin Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, "Dünya Kulak ve İşitme Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, işitme kaybının tedavi edilebilir olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşamak zorunda kaldığını belirten uzmanlar, çocukluk çağı işitme kayıplarının büyük bölümünün erken tanı ve basit önlemlerle önlenebileceğine dikkat çekerek, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla toplumsal farkındalık çağrısında bulundu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, işitme kaybının; eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın pek çok alanını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 5-19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşadığını ifade eden Dr. Tarık, "3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle işitmenin önemini vurgulamak ve toplumda işitme kayıpları konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. İşitme kayıpları bilinenin aksine tedavi edilebilir bir duyu kaybıdır. Bu sebeple başvuran hastaların işitme testlerinin yapılması ve işitme kayıplarının derecelendirilmesiyle medikal tedavi, cerrahi tedavi veya işitmeye yardımcı cihazlar aracılığıyla tedavi seçenekleri sunabilmekteyiz" dedi. Çocukluk çağı işitme kayıplarının ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Kavak, "Çocukluk çağında erken tanı koymak ve tedaviye başlamak; çocukların zihinsel gelişimleri, zeka gelişimleri, sosyal ve dil becerileri açısından büyük önem arz etmektedir. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen Ulusal İşitme Tarama Programı bu noktada son derece kıymetlidir" diye konuştu.
Van Gölü Havzası’nda 2026 su ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı
03 Mart 2026 Salı - 11:40 Van Gölü Havzası’nda 2026 su ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, ocak ve şubat aylarında kar şeklinde ve düşük yoğunlukta gerçekleşen yağışların toprağa sızarak yeraltı su kaynaklarını beslediğini, bu sayede 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını söyledi. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle belirgin şekilde su kaybı yaşarken, yağış rejimindeki düzensizlikler ve özellikle kış aylarında kar yağışının azalması göl seviyesinde ciddi çekilmelere neden olmuştu. Son olarak 2025 yılında da yeterli düzeyde yağış alınamaması, hem yüzey sularını hem de yeraltı su rezervlerini olumsuz etkilemişti. Ancak 2026 yılının ocak ayı itibarıyla rekor seviyede etkili olan ve uzun süreli devam eden yoğun kar yağışı, toprağın suyla buluşmasını sağlayarak yüzey akışını artırdı, yeraltı su kaynaklarını besledi ve havza genelinde su bilançosuna olumlu katkı sundu. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını belirtti. Yağışların bahar aylarına kadar devam etmesi halinde su bilançosunun daha da güçleneceğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, "Şunu rahatlıkla diyebiliriz, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu su büyük ölçüde karşılandı. Çünkü bu düşen yağış hem kar şeklinde olması hem de sağanaklar değil, daha düşük bir yoğunlukta yere düşmesi nedeniyle toprakla buluşmasını, zemine sızmasını sağladı. Yeraltı su kaynakları bundan beslendi. Bu özellikle bizim beklediğimiz; esasında mart, nisan ve son yıllarda mayısa da kayan yağışlarla da birleşirse ki uzun yıllık veriler bize bu aylarda da yağışların gerçekleşeceğini gösteriyor; bunlarla birleşirse havza gerçekten 2026 yılının ihtiyaç duyduğu yağışı karşılamış oluyor" dedi. "2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak" İhtiyarşahap Dağları ile kuzey, doğu ve batıdaki dağlık alanlara düşen yağışların Van Gölü’nü büyük ölçüde etkilemediğini dile getiren Alaeddinoğlu, "Daha çok doğuya düşen yağışlar Van Gölü’nü ve diğer gölleri besliyor. Çünkü göller de akarsular da büyük ölçüde doğuya yönelik ve doğudan gelen yağışların ortaya çıkardığı hem yüzey akışı hem yeraltı suları hem de yeraltından kaynaklar şeklinde havzayı besleyen yağışlarla bizim en çok ilgilendiğimiz alan burasıdır. Çünkü burası hem nüfusun en yoğun yaşadığı yer hem uzun yıllık verilerde yağışın en az düştüğü alan hem de tarımsal faaliyetin gerçekleştirildiği alandır. Bu yıl yağışın buraya düşmesi şüphesiz havza açısından çok değerli ve önemli. Bu muhtemelen 2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak. Yani hem çiftçinin hem de içme suyunun büyük ölçüde karşılanacağı bir yıl olacaktır" diye konuştu. "Geleceği planlarken sadece 2026’yı düşünmemeliyiz" Sadece 2026’nın düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Alaeddinoğlu; 2030, 2050 ve 2100 yıllarının da planlanması gerektiğini belirtti. Havzanın kapalı bir havza olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, "Havzanın tamamının geleceğine ilişkin su bilançosu ne olacak? Havzaya düşen su; havzanın içme, kullanma ve tarımsal su ihtiyacını hangi ölçüde karşılayacak? Bu bilgilere sahip olmamız lazım. Bizim ısrarla yıllardır ifade ettiğimiz, havzada bir su yönetimi oluşturulmasıdır. Kimin ne ekeceği üzerinden, şehrin ne kadar içme suyuna ihtiyaç duyduğu sorularının tamamına açıklık getirecek bir yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması gerekiyor" dedi.
Gezgin öğretmen Zernek Barajı’ndan Van Gölü mesajı
03 Mart 2026 Salı - 10:50 Gezgin öğretmen Zernek Barajı’ndan Van Gölü mesajı Van’da gerçekleştirdiği sıra dışı etkinliklerle tanınan gezgin ve maceracı öğretmen, bu kez dondurucu soğuklara aldırış etmeden Zernek Barajı kıyısından temiz bir Van Gölü için çağrıda bulundu. Kış mevsiminin etkisini yoğun şekilde hissettirdiği bölgede, soğuk havaya rağmen dondurucu sulara olan tutkusuyla tanınan ’buz adam’ lakaplı gezgin öğretmen Muhammed Türken, doğayla iç içe gerçekleştirdiği etkinlikle hem sağlıklı yaşama dikkat çekti hem de Van’ın doğal güzelliklerini tanıttı. Daha önce Van Gölü’nün soğuk sularında yüzerek kış turizmine vurgu yapan maceracı öğretmen Türken, beraberinde fizyoterapist Çiğdem Beydüz ile birlikte eksi 8 derece sıcaklıkta Zernek Barajı’ndan Van Gölü çağrısı yaptığı. İlk önce şişme botla barajda dolaşan öğretmen Türken ve fizyoterapist Beydüz, daha sonra buz üzerine çıkarak "Van Gölü kirlenmesin mavi kalsın" sloganı atarak vatandaşları gölü ve doğayı kirletmemeleri konusunda duyarlılığa davet ettiler. "Van Gölü kirlenmesin mavi kalsın" Geçtiğimiz hafta Zernek Barajı’na girdiğini ifade eden ‘buz adam’ lakaplı gezgin öğretmen Muhammed Türken, Bu hafta daha anlamlı bir şey için girmek istedim. Bildiğimiz üzere çok büyük bir problemle karşı karşıyayız. Küresel ısınma ve küresel ısınmadan dolayı da şu an dünyada kuraklık baş göstermeye başladı. Bundan dolayı da derelerimiz, akarsularımız, göllerimiz, denizlerimiz kurmaya başladı. Bulunduğumuz coğrafyada da muhteşem bir güzelliğe sahibiz. Van Gölü. Buradan herkesi Van Gölü’ne sahip çıkmaya davet ediyorum. Lütfen, Van Gölü’nü kirletmeyelim. Van Gölü temiz kalsın. Van Gölü kirlenmesin, mavi kalsın" dedi.
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler kontrollü sürüyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:09 Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler kontrollü sürüyor İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın 3’üncü gününde Türkiye-İran sınırındaki gümrük kapılarında geçişler kontrollü şekilde devam ediyor. Türkiye-İran hattında bulunan Ağrı’daki Gürbulak, Van’daki Kapıköy ve Hakkari’deki Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durumun söz konusu olmadığı bildirildi. Her üç gümrük kapısında ticari yük geçişlerinin İran tarafı ile koordinasyon içerisinde kontrollü olarak sürdürüldüğü belirtildi. "Günübirlik yolcu geçişleri durduruldu" Öte yandan, günübirlik yolcu geçişlerinin karşılıklı olarak durdurulduğu öğrenildi. İran’ın kendi vatandaşlarının Türkiye üzerinden ülkesine girişine izin verdiği, Türkiye’nin ise kendi vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının İran’dan ülkeye girişlerine müsaade ettiği kaydedildi. Van’daki Kapıköy Gümrük Kapısı’nda ise giriş ve çıkışların kontrollü şekilde sürdüğü, kapıda herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı gözlendi. "Bir ’kaçma’ durumu yok" Saldırıların ardından Türkiye’den ülkesine dönen İranlı öğrenci Aziz Şehler, sınırda herhangi bir panik havasının olmadığını belirtti. Mecbur kaldığı için geçici olarak ülkesinden ayrıldığını ifade eden Şehler, "Gördüğünüz diğer insanlar da mecburen geliyorlar; ya işleri vardır ya da benzer durumlar söz konusudur. Ancak bir ’kaçma’ durumu olmadığını özellikle belirtmek isterim. Ben küçük bir şehirden geliyorum ve bizim orada pek bir hareketlilik yok. Bize en yakın olan Tebriz ve Urmiye gibi yerleri bombalamışlar ama daha çok askeri bölgeleri hedef almışlar. Doğalgaz depoları gibi yerlere dokunmamışlar; biz de süreci yakından takip ediyoruz" dedi. "Vatanımı savunmaya gidiyorum" Ailesinin İran’da olduğunu ve ülkesine destek olmak amacıyla yola çıktığını ifade eden bir diğer yolcu ise "İran’a vatanım için, vatanımı savunmaya ve yardım etmeye gidiyorum. Oradaki durum ne olursa olsun, biz arkadaşlarımıza yardım etmek için gidiyoruz." Sınır kapısına siyah bayrak asıldı Diğer yandan, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğinin duyurulmasının ardından Kapıköy Gümrük Kapısı’na siyah bayrak asıldığı görüldü. Sınır hattındaki güvenlik önlemleri ise artırıldı.