Yerel Haberler
Van
Prof. Dr. Çelik: "Obezite artık kozmetik bir sorun değil kronik bir hastalıktır" 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:59:13 Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, obezitenin artık estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun çağın en korkutucu salgını haline geldiğini söyledi. Avrupa Obezite Günü dolayısıyla dünya genelinde ve Türkiye’de artış gösteren kilo problemleri, modern toplumların en büyük sağlık tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sadece fiziksel değil, psikososyal etkileriyle de bireylerin yaşam kalitesini düşüren obezite, küresel ölçekte bir pandemi halini alırken, uzmanlar bu durumun kronik bir hastalık olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulunuyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde yaklaşık 7 yıldır faaliyette olan Van Obezite Merkezi, bölgedeki obezite ile mücadelede lokomotif rolü üstleniyor. Günümüze kadar 2 binden fazla danışanın sağlık hizmeti aldığı merkezde, başvuranların yüzde 60’ı başarılı bir şekilde kilo vermeyi başardı. Merkezde takip edilen hastaların 200’ü ise cerrahi yöntemlerle tedavi edilerek sağlığına kavuştu. "Obezite, sadece biyolojik nedenlerle açıklanacak bir durum değil" İHA muhabirine konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, günümüzde obezitenin ciddi bir salgın halini aldığını belirtti. Prof. Dr. Çelik, "Günümüzde, çağımızın en önemli salgınlarından biri obezitedir. Obezite artık estetik ya da kozmetik bir sorun olarak algılanmıyor, algılanmamalıdır da. Halen estetik amaçlarla obezite tedavisine başvuran ya da bu şekilde düşünen insanlar var; ancak bu kesinlikle yanlıştır. Çünkü obezite; kanserden şeker hastalığına, tansiyona kadar birçok hastalığın ana nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca obezite, sadece biyolojik nedenlerle açıklanacak bir durum da değildir; psikolojik ve sosyolojik yönleri olan, ’multifaktöriyel’ dediğimiz bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu, sadece şu ilaçla ya da şu ameliyatla düzelecek biyolojik bir problem değildir; psikolojiyi ve sosyal desteği de gerektiren, birçok bölümü ilgilendiren bir hastalıktır. Bu nedenle obeziteyle mücadele de birçok alanı kapsamaktadır" dedi. "Bu bir suçluluk durumu değil, bir hastalıktır" Eskiden insanların açlıktan vefat ettiğini günümüzde ise aşırı kilodan dolayı sağlığını kaybedenlerin sayısının daha fazla olduğuna dikkat çeken Çelik, "Bunları, obezitenin ne kadar ciddi bir problem haline geldiğini vurgulamak için söylüyorum. Öte yandan, obez popülasyondaki insanları suçlamamamız gerekiyor. Bu bir suçluluk durumu değil, bir hastalıktır. Dolayısıyla hastalıkla daha akılcı yöntemlerle mücadele etmemiz gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde obezite oranı yüzde 30-31 civarında gözüküyor. Van ilimizde de maalesef obezite yüksek oranda seyrediyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, İl Sağlık Müdürlüğümüzün de katkılarıyla 2019 yılında kurduğumuz Obezite Merkezimiz, şu anda 2 bine yakın danışanıyla aktif hizmet vermeye devam ediyor. Buraya gelen danışanlarımızın çok başarılı bir şekilde tedavi olduklarını ve verilerimize göre ciddi kilo kaybı sağladıklarını biliyoruz" diye konuştu. Obezitenin çok inatçı bir hastalık olduğunu, kilo verdikten sonra tekrar kilo almalarının mümkün olduğunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kilo verip tekrar geri almak, hastaların yüzde 60’ında izlediğimiz bir durumdur. Ameliyat ettiğimiz hastalarda bile 2-3 yıl sonra bir kısmının geri kilo aldığını görüyoruz. Bu durum şunu gösteriyor: Obezite sadece mideyi küçülterek, bir hap alarak ya da bir iğne yaparak çözülecek bir konu değildir. Bu bir kozmetik sorun değil; şeker hastalığı gibi ömür boyu mücadele gerektiren kronik bir sağlık sorunudur. Şayet iyi donanımlı bir merkezde takip edilirse, hastaların tekrar kilo alma oranı azalacaktır."
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:44 Trabzon’dan Van’a gönül köprüsü Trabzon’un Çaykara Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, Van’ın Özalp Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek anlamlı bir kardeş okul buluşmasına imza attı. Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde bulunan Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, Özalp ilçesine bağlı Yukarı Dönerdere Mahallesi’nde bulunan Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek anlamlı bir kardeş okul buluşmasına imza attı. Çaykara Kaymakamlığı ve Çaykara Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında öğrenciler ve öğretmenler Yukarı Dönerdere Mahallesi’nde sıcak bir şekilde karşılandı. Program düğün salonunda verilen yemekle başladı. Misafir öğrenciler ilk olarak Yukarı Dönerdere İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle bir araya gelirken, daha sonra Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluşarak iki okul arasında gönül köprüsü kurulması sağlandı. Program kapsamında canlı bağlantıyla öğrencilere hitap eden Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz, kardeş okul projesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencilerini Uzungöl’de misafir etme sözü verdi. Trabzon’dan gelen öğrencilere ev sahipliği yapmaktan onur duyduğunu ifade eden Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencilerinden Aslı Yatar, "Okulumuza gelen kardeş okul öğrencilerinden çok memnun olduk. Bizler de haziran ayında Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl Mahallesi’ne gitmek istiyoruz. Kaymakam bey bize bu sözü verdi. İnşallah biz de oraya gidip kardeşliğimizi daha da güçlendireceğiz" dedi. Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Murat Özbay ise yaptığı konuşmada ziyaretin anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gezimizin ilk durağı olan Yukarı Dönerdere Mahallesi ve okullarını ziyaret ettik. Bu ziyaretimize öncülük eden başta Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz’a, Çaykara Belediye Başkanı Hanifi Tok’a, Çaykara İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve okul müdürümüze teşekkür ederiz. Gerçekten burada köklerimizle buluştuk, tanıştık ve kaynaştık. Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni kardeş okulumuz olarak benimsedik. Söz verdik, söz aldık. İnşallah bu kardeşliği en kısa sürede daha da pekiştirmek istiyoruz" dedi. Düzenlen karşılama töreninde bir konuşma yapan ve mahallenin kuruluşu hakkında bilgiler veren Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Genel, "Sizleri burada görmekten çok memnun olduk. İçinizden mutlaka birileri ileride buraya gelip görev yapacaktır" ifadelerini kullandı. Gerçekleşen ziyaretin, Trabzon ile Özalp arasında eğitim ve gönül bağı oluşturduğu, öğrenciler arasında uzun yıllar sürecek dostlukların temelini attığı belirtildi.
Van’da Ramazan ayının ilk mukabelesi manevi atmosferiyle başladı
01 Mart 2025 Cumartesi - 15:21 Van’da Ramazan ayının ilk mukabelesi manevi atmosferiyle başladı Van’daki camilerde Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okunması olarak bilinen mukabele geleneği manevi atmosferiyle başladı. İslam dünyasında 14 asırdır süren mukabele geleneği, Van’da bu yıl yoğun katılımla gerçekleşiyor. Hazreti Ömer Camii İmam Hatibi M. Emin Akan’ın tilavetiyle vatandaşların büyük bir özlemle takip ettiği mukabele, Ramazan ayında her gün öğle ve ikindi namazından sonra gerçekleştiriliyor. Vatandaşın ilgisiyle devam eden mukabele geleneğinde cami imam hatipleri ile hafızların tilaveti, caminin kubbesinden hoş bir seda olarak yükseliyor. "Mukabele geleneği asırlardır sürüyor" İHA muhabirine konuşan imam hatip M. Emin Akan, Ramazan ayının Kur’an-ı Kerim’in vahyedilmeye başlandığı mübarek bir ay olduğunu belirtti. Akan, "Mukabele geleneği de bu ilahi vahiy sürecine dayanır. Hazreti Cebrail, Ramazan ayında Hazreti Peygamber’e Kur’an’ı okur, o da Hazreti Cebrail’e karşılık verirdi. Bu karşılıklı okuma geleneği, İslam ümmeti tarafından asırlardır sürdürülmektedir. Elhamdülillah, bugün de camilerimizde ve evlerimizde mukabele geleneğini yaşatıyoruz. Bizler de Hazreti Ömer Camii’nde öğle ve ikindi namazlarından sonra cemaatimizle birlikte mukabeleyi sürdürüyor, hatimle teravih namazı kılarak Ramazan’ın manevi bereketini paylaşıyoruz. Ramazan ayının en büyük hikmetlerinden biri, feyiz ve bereketiyle donanmaktır. Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirildiği ve orucun farz kılındığı ay olarak Ramazan, müminler için büyük bir fırsattır" dedi. (YLM-ATL
Van’ın Özalp ilçesinde yolda mahsur kalanlar ekipler tarafından kurtarıldı
01 Mart 2025 Cumartesi - 11:39 Van’ın Özalp ilçesinde yolda mahsur kalanlar ekipler tarafından kurtarıldı Van’ın Özalp ilçesine tipinden dolayı yolda mahsur kalan 2 kişi belediye ekipleri tarafından kurtarıldı. Doğu Anadolu Bölgesi’ni son bir haftadır etkisi altına alan soğuk hava hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Hava sıcaklığının gece saatlerinde eksi 25 dereceye kadar düştüğü bölgede, yolların karla kaplanması nedeniyle ulaşımda zaman zaman aksaklıklar yaşanıyor. Kırsal mahallere hizmet götürmeye çalışan beyaz eşya yetkili servisi çalışanı Yılmaz Terzioğlu yönetimindeki kamyonet yoğun tipi nedeniyle yolda mahsur kaldı. Kendi çabaları ile kaldığı yerden çıkamayan Terzioğlu, durumunu Van Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı’na bildirdi. Kısa sürede bölgeye giden Ulaşım Daire Başkanlığı’na bağlı Özalp Şantiye Şefliği ekipleri yolu açarak vatandaşlar kurtarıldı. Bölgede uzun yıllardır görev yaptığını ancak bu denli aşırı bir soğukla ilk kez karşılaştığını belirten Terzioğlu, "Araçlarımızın yakıtlarını eksiksiz dolduruyoruz ancak hava şartları nedeniyle vatandaşlara ulaşmakta güçlük çekiyoruz. Yine de talepleri yerine getirmek zorundayız. Kurulum servisiyiz ve her ne olursa olsun gitmek zorundayız. Bugün de sabah saatlerinde Molla Topuz Mahallesi’ne giderken yol açık olmasına rağmen tipiden dolayı araçlarımız yolda kaldı. Van Büyükşehir Belediyesi’nin gönderdiği greyder sayesinde kurtulduk" dedi.
Muradiye Şelalesi beyaz gelinliğini giydi
01 Mart 2025 Cumartesi - 10:03 Muradiye Şelalesi beyaz gelinliğini giydi Van’ın Muradiye ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve bir kısmı buzla kaplanan Muradiye Şelalesi, kartpostallık görüntülerin ortaya çıkmasına neden oldu. Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan ve doğal güzelliği ile adeta kartpostallık görüntü sunan kentin simgelerinden biri olan Muradiye Şelalesi yazın ayrı kışın ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Van merkeze 80 kilometre uzaklığında yer alan ve Bendimahi Çayı üzerinde bulunan Muradiye Şelalesi geçtiğimiz günlerde yağan yoğun kar yağışı sonucu beyaz örtüsüne bürünerek ziyaretçilerini kendine hayran bıraktı. Tendürek Dağı’ndan beslenen ve yaklaşık 20 metre yüksekten dökülen şelale son yağışlarla debisini artması ile görsel şölen sunarak doğaseverleri cezbetmeye devam ediyor. "Eşsiz manzarası görenleri hayran bıraktı" Doğa tutkunlarını ve fotoğraf meraklılarını hayran bırakan ve büyüleyici kareler sulan Muradiye Şelalesi dronla görüntülendi. Şelale çevresinde bulunan mesire alanı, yürüyüş yolları ve kar altında kalan ağaçlar doğaseverlere farklı atmosfer sunmaya devam ediyor. Şelaleyi ziyaret eden ve İHA muhabirine konuşan Adem Bozak, ’’Her mevsim olduğu gibi bu mevsimde de şelalemiz apayrı bir güzelliği var. Özellikle kışın şelalenin donmuş halini izlemek için geliyorum. Bu senede bugüne nasip oldu geldim gördüm. Doğa severleri ve yakında olan, imkanı olan herkesin gelip şelaleyi bu şekilde görmesini tavsiye ediyorum’’ dedi.
Uzmanlardan Ramazan ayı tavsiyeleri
28 Şubat 2025 Cuma - 11:44 Uzmanlardan Ramazan ayı tavsiyeleri Van’da, Ramazan ayında sıklıkla karşılaşılan bilinçsiz beslenme alışkanlıklarının farklı şikâyetlere davetiye çıkarabildiğini ifade eden uzmanlar, vatandaşlara tavsiyelerde bulundular. Oruç tutmanın İslam dininin getirdiği farzlardan bir tanesi olduğunu belirten uzmanlar, bir ay kadar süren bu sürede beslenme programının biraz daha dikkat gerektirdiğini söylediler. Ramazanda beslenme ile ilgili vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Diyetisyeni Funda Budak, uzun süreli açlık sonucu birden ve fazla yemek yemenin beraberinde birçok sorunu ortaya çıkarabileceğini vurgulayarak, ‘‘Yapılan çalışmalar sonucu açlık sonrası hızlı ve fazla yemek yemenin kalp krizi riskini arttırdığını göstermiştir. Uzun süren açlık sonrası yaklaşık 12 saat metabolizma az enerji harcar, vücut hareketlerinde yavaşlama oluşur, bazal metabolizma hızı düşer. Bu nedenle Ramazan ayında doğru beslenme programı uygulanmazsa kilo alma kaçınılmaz olur" dedi. "Sahursuz bir Ramazan düşünülemez" Oruç tutanların genelde çok yedikleri için hazmedemediklerini ve fazla kilo sorunu nedeniyle kendilerine başvurduğunun altını çizen Budak, "Ramazan ayımızı küçük püf noktaları ile sorunsuz geçirmemiz mümkündür. Genelde 5 ya da 6 öğün olan beslenme sayımız, Ramazan ayında 2 ya da 3’e düşmektedir. Bunun sonucunda kişilerin beslenme şekilleri de değişmiş olur. Bu mübarek ayda öğünlerimiz 4 ya da 5 olacak şekilde düzenlenmelidir. Sahursuz bir Ramazan düşünülemez. Mutlaka sahura kalkılmalıdır. Zira açlık zamanı uzar ve bunun sonucunda hem kan şekerinde problemler oluşur hem de açlık hissinin daha çok artması ile iftarda tıka basa yeme durumu meydana gelir" ifadelerini kullandı. "Sahurda hafif bir kahvaltı en idealidir" Sahurda hafif bir kahvaltının en ideal olduğunu belirten Budak, "Sahurda çay ya da süt, peynir, zeytin, domates, salatalık, birkaç ceviz içi, yumurta, kepekli ekmekten oluşan hafif bir kahvaltı en ideal olanıdır. İftarda birden karın doyurmak sakıncalıdır. Mutlaka yemek araları verilmelidir. İftarı bir bardak su ve yanında bir zeytin ya da hurma ile açtıktan sonra 1 kase çorba içip, 15 dakika kadar beklenilmelidir. Sonuçta tokluk merkezimiz bu süreç içerisinde uyarılacaktır ve aşırı açlık hissi biraz daha bastırılacaktır. 15 dakika sonra ana yemek (ızgara et, köfte, tavuk, kuru baklagil, etli ya da etsiz sebze yemekleri, pilav, makarna, erişte, salata, yoğurt, ayran, cacık gibi besinlerden oluşan yemekler daha idealdir) küçük porsiyonlar halinde tüketilebilir. Ekmeğin mutlaka kepekli ekmek olmasına özen gösterilmelidir. Lif oranı zengin besinlerin tüketimi ile kabızlık problemi de önlenmiş olur. Yine midenin tıka basa doldurulmamasına özen gösterilmelidir. Yemekler iyi çiğnenerek, yavaş yavaş yenmelidir. Bu öğünden sonra da bir buçuk saatlik bir öğün arası verilmelidir. İftar sofralarının vazgeçilmezi olan tatlılarımızın baklava, şöbiyet, sargı burma, kadayıf gibi ağır hamur tatlıları yerine sütlaç, güllaç, komposto puding, muhallebi gibi hafif tatlılardan oluşması tercih edilmelidir. Tercihen bu tatlıların yapımında yapay tatlandırıcılardan faydalanılabilir. Ana yemek tüketiminden bir buçuk saat geçtikten sonra üçüncü öğünümüz hafif bir sütlü tatlı ya da meyve yiyerek geçirilebilir. Bunun yanında Ramazan ayında su tüketimi de oldukça özen gösterilmesi gereken diğer bir durumdur. Gün içindeki su kaybını mutlaka sahurda ve iftar sonrası bol bol içerek telafi etmek gerekir" diye konuştu. Bazı özel durumlarda oruç tutulmasının sağlık açısından risk oluşturduğunu da sözlerine ekleyen Budak, "Hipoglisemi ve diyabet hastalığı gibi uzun süre aç kalması sakıncalı olanlar, karaciğer yetmezliği, böbrek hastalığı, psikolojik bozukluklar, akli dengesizlikler, hipertansiyon, gelişme çağındaki çocuklar, gebe ve emziren annelerin oruç tutması risk oluşturur. Ben bu çerçevede tüm halkımıza ve İslam alemine hayırlı Ramazanlar diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Başkan Aslan’dan Ramazan ayı mesajı
28 Şubat 2025 Cuma - 11:40 Başkan Aslan’dan Ramazan ayı mesajı Van Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Ramazan ayı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Mesajında, Ramazan ayına ulaşmanın derin hazzını yaşadıklarını ifade eden Başkan Aslan, İradeleri rahmet ve merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak, hayat kitabımız Kur’an’ı Kerim’in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan Ramazan ayının hazzını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı Ramazan ayı, eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliği ile insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleri ile daima taze ve yeni kalan Kur’an’ın indirildiği bir aydır. Ramazan, İslam’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Resul’ünün ‘inanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır’ müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır. Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak nefsini terbiye ederek, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır. Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bugünlerde iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dini duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekat ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile Ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur" dedi. Mesajında, Ramazan ayının tüm insanlığa barış ve huzur getirmesi dileklerinde de bulunan Aslan, "Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, Ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, Ramazan ayını sadece dini değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir. Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, Ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin, yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla paylaşıldığı bir ay olması için bu maneviyatı bütün benliğimizle yaşamalıyız. Bu duygularla Ramazan ayının ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğine, yeryüzündeki tüm mazlum ve kimsesizlerin kurtuluşuna, insanlığın barışı ve huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim" ifadelerini kullandı.
Van’da koruyucu sağlık hizmetleri güçleniyor
28 Şubat 2025 Cuma - 10:19 Van’da koruyucu sağlık hizmetleri güçleniyor Van İl Sağlık Müdürlüğü, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak ve vatandaşları sağlıklı bir yaşama teşvik etmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa yönelik risklerden bireyleri ve toplumu korumak, sağlıklı yaşam tarzını teşvik etmek, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek ve bu hizmetlere erişimi kolaylaştırmak amacıyla Van’ın üç ilçesinde Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) kuruldu. Van İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde hizmet veren sağlıklı hayat merkezleri, aile hekimliği hizmetlerini destekleyerek sağlık hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Bu merkezlerde kanser taramaları başta olmak üzere beslenme danışmanlığı, fizyoterapist, çocuk gelişimi, ruh sağlığı, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri, bebek dostu programları, gebe sağlığı danışmanlığı ve SMA taramaları gibi birçok alanda ücretsiz sağlık hizmeti sunuluyor. Kentte hâlihazırda 3 ilçede hizmet veren sağlıklı hayat merkezlerinin sayısının artırılması hedefleniyor. Yapımı devam eden 2 yeni merkezin tamamlanmasıyla birlikte, toplamda 5 sağlıklı hayat merkezi vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti verecek. "Van’da yeni SHM’ler kuruluyor" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturan birinci basamak sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini belirtti. İl Sağlık Müdürü Tosun, "Şu anda ilimizde üç sağlıklı hayat merkezi bulunmaktadır: Erciş, Tuşba ve İpekyolu ilçelerinde. İnşallah yapımı devam eden iki sağlıklı hayat merkezimizin de tamamlanmasıyla birlikte toplamda beş merkeze ulaşmayı hedefliyoruz. Kısa ve orta vadede bu beş sağlıklı hayat merkezi yatırım planlarımız arasında yer almakta olup, önümüzdeki bir iki yıl içerisinde tamamlanarak hizmete sunulması planlanmaktadır" dedi. "Vatandaşları sağlıklı bir yaşama yönlendiriyoruz" Sağlıklı hayat merkezlerinde ücretsiz kanser taramaları yapıldığını hatırlatan Tosun, "Ön tanı konulan hastalarımızın hastanelere yönlendirilmesi, randevularının alınması ve takipleri bu merkezler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra merkezlerimizde psikolog, çocuk gelişimci, beslenme uzmanı, diyetisyen ve fizyoterapist gibi sağlık profesyonelleri görev yapmakta, ayrıca spor salonlarımız hizmet vermektedir. Bu merkezlerimize başvuran vatandaşlarımızı sağlıklı bir yaşama yönlendirmeyi ve hastalanmalarını önlemeyi amaçlamaktayız" diye konuştu. Son bir yılda sağlıklı hayat merkezlerine yapılan başvurularda ciddi bir artış yaşandığını vurgulayan Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sizlerin desteği ve tanıtımlarıyla, sivil toplum kuruluşları ve kurum amirlerimizle iş birliği içinde, bu merkezleri hastaneler kadar aktif kullanılan sağlık birimleri haline getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız, Van halkını hastalanmadan sağlıklı bir yaşama teşvik etmektir."