Yerel Haberler
Van
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:07 Ramazanla öğreniyorum projesi ödül töreni yapıldı Van’ın Özalp ilçesinde "Ramazanla Öğreniyorum" projesi kapsamında dereceye giren 200 öğrenci, düzenlenen görkemli bir törenle ödüllerine kavuştu. Özalp Kaymakamlığı, İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen "Ramazanla Öğreniyorum" projesinin ödül töreni, Özalp Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplam bin 300 öğrencinin katılım sağladığı projede, hem akademik hem de manevi eğitim bir araya getirildi. İlçe protokolünün ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Törenin ilerleyen saatlerinde Emek İlköğretim Okulu öğrencilerinden oluşan koro, seslendirdikleri ilahilerle katılımcılara duygulu anlar yaşattı. Törende konuşan Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut, eğitimin çok yönlü olması gerektiğine dikkat çekerek, "Derdimiz ve gayemiz çocuklarımızın çift kanatlı yetişmesidir. Maalesef tek kanatla kuş uçmuyor. Çocuklarımıza akademik eğitimlerinin yanında manevi eğitimin de verilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu bu proje ile bir kez daha gördük. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim. Proje Koordinatörü Hakan Zorlu, projenin kapsamı ve sonuçları hakkında bilgi vererek sürecin detaylarını paylaştı. Zorlu, projeye toplamda bin 300 öğrencinin katıldığını, yapılan yazılı ve uygulamalı sınavlar sonucunda 200 öğrencinin dereceye girmeye hak kazandığını belirtti. Dereceye giren öğrencilere proje kapsamında başarılı olan öğrencilere 50 adet bisiklet, 4 adet gram altın toplam 200 bin Türk lirası ödülü verildi. Program ödüllerini takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:07 Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi. Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor. İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, "İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir" dedi. "Çölyak hastalığının tedavisi basittir" Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, "Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır" diye konuştu. "Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir" Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli."
Bilim insanlarından kritik uyarı: İzmir ve çevresi için ‘tsunami’ tehlikesi
06 Şubat 2025 Perşembe - 22:13 Bilim insanlarından kritik uyarı: İzmir ve çevresi için ‘tsunami’ tehlikesi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Yunanistan’ın Santorini Adası çevresindeki deprem fırtınalarına dikkat çekerek, "Bölgede 7’den büyük bir deprem meydana gelirse, İzmir ve çevresi için ciddi bir tsunami riski söz konusudur" dedi. Ege Denizi’nde son dönemde artan sismik hareketlilik, bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Ege Denizi’nde meydana 500’den fazla deprem fırtınası, bilim insanlarını bölgedeki sismik hareketlilik ve tsunami riski konusunda uyarılarda bulunmaya yönlendirdi. Uzmanlara göre, bu depremler volkanizmayla ilişkili olup, uzun süre devam edebilecek bir deprem fırtınasının parçası olabilir. Ancak asıl endişe verici senaryonun bu hareketliliğin Amorgos fayını tetikleyerek büyük bir depreme yol açma ihtimali olarak belirtiliyor. 1950’li yıllarda bölgede 7’den büyük bir depremin meydana geldiğini hatırlatan araştırmacılar, benzer büyüklükte bir sarsıntının İzmir ve çevresinde ciddi bir tsunami riski oluşturabileceği konusunda uyarıyor. "Volkanizmayla ilişkili olduğunu açıkça söyleyebiliriz" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Prof. Dr. Serkan Öztürk ile birlikte 2024 Kasım ayında yayımladıkları bilimsel çalışmada, Ege Denizi’ndeki depremlerle ilgili öngörülerde bulunduklarını belirtti. Bilimsel çalışmada bölgede beklenen depremler konusunda önemli tespitlerde bulunduklarını ifade eden Alkan, "Nitekim şu an itibarıyla 500’den fazla deprem meydana geldi ve sarsıntılar devam ediyor. Depremlerin en büyüğü 5.1 büyüklüğünde olup, sığ derinlikte ve normal fay mekanizmasına sahip. Tüm bu parametreleri bir araya getirdiğimizde, depremlerin volkanizmayla ilişkili olduğunu açıkça söyleyebiliriz" diye konuştu. "İzmir ve çevresi için ciddi bir tsunami riski söz konusudur" Afrika plakasının kuzeye doğru hareketiyle Santorini ve çevresindeki 5 sismik kuşaktan biri olan Amorgos fay hattında yoğunlaştığını gözlemlendiğini dile getiren Alkan, "Depremler, kalderanın tam merkezinde değil, kuzeydoğusuna doğru, Amorgos fay hattı boyunca yoğunlaşmış durumda. Bu depremlerin büyük ölçekli olmaması ve belirli bir aralıkta sıkışmış olması, nispeten olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu tür deprem fırtınalarının 1-2 yıl boyunca sürebildiğine dair literatürde güncel örnekler mevcuttur. Asıl endişe verici olan nokta, bu volkanik kaynaklı deprem fırtınasının Amorgos fayını tetikleyerek büyük bir depreme yol açma ihtimalidir. Tarihe baktığımızda 1950’li yıllarda bu bölgede 7’den büyük bir deprem meydana gelmiştir. Eğer benzer büyüklükte bir deprem yaşanırsa, İzmir ve çevresi için ciddi bir tsunami riski söz konusudur. Özellikle kıyı bölgelerinde büyük yıkımlar meydana gelebilir. Bu nedenle, devletimizin ilgili kurumlarının önleyici tedbirler alması hayati önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Türkiye’nin kıyı bölgelerinde tsunami tehlikesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü. Bu büyük depremler, 11 ilimizi doğrudan etkileyerek ciddi yıkımlara ve kayıplara yol açtı. Benzer şekilde, İzmir ve çevresinde 2020’de de bir deprem yaşanmıştı. Eğer mevcut deprem fırtınası, tektonik hareketlerle büyük bir depreme ve ardından bir tsunamiyi tetiklerse, muhtemel can ve mal kaybı oldukça yüksek olabilir. Bu nedenle, riskleri göz ardı etmeden gerekli önlemleri almak büyük önem taşımaktadır."
Van’da iki öğrencili okulda eğitim başladı
06 Şubat 2025 Perşembe - 18:00 Van’da iki öğrencili okulda eğitim başladı Van’ın Gevaş ilçesindeki Doruklu mezrasında bir öğretmen ve iki öğrencili okulda eğitim başladı. Daldere Mahallesi’ne bağlı Doruklu mezrasında iki yıldır tek başına eğitim alan 8 yaşındaki Zilan Patır, bu yıl okula başlayan yeni arkadaşıyla eğitim hayatına devam ediyor. Gevaş ilçesine 80 kilometre mesafede bulunan Daldere Mahallesi’ne bağlı Doruklu mezrasında iki yıldır tek öğretmen ve tek öğrenci ile eğitim yapılırken bu yıl öğrenci sayısı ikiye çıktı. Daldere bölgesinde 7 yıldır ücretli öğretmenlik yaptığını aktaran Cihan Yakut isimli öğretmen, "Bu mezrada benim üçüncü senem. Daha önce tek öğrencim vardı. İki yıl boyunca okula tek başına gelip gitti. Bu sene Barış Arvas, birinci sınıfa başladı. İki öğrencim de çok zeki ve ikisini de çok seviyorum" dedi. Doruklu mezrasının Van’a 80 kilometre uzakta olduğunu belirten Yakut, "Çok zorlu şartlarda görev yapıyoruz. Daldere bölgesindeki birçok köyde internet ve şebeke yok. Ulaşım zor. Birilerinin artık sesimizi duyması ve yardım etmesi gerekiyor. Hem çocukların eğitimi için hem vatandaşlar için internet ve şebeke lazım. Devlet büyüklerimizden bu konuda yardımcı olmalarını istiyoruz. Okulumuz köye uzak olduğu için daha önce sosyal medya üzerinden bir konteyner çağrısında bulunmuştum. Ankara’da bir polis memuru ekibiyle birlikte bize bir konteyner gönderdi. Ben polis memuru ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Eğitime verilen önem için buradayız. Biz olmasak buraya pek kimse gelmez. Hem elektrik hem şebeke hem ulaşım sıkıntımız inşallah son bulur" ifadelerini kullandı. Bu sene üçüncü sınıfa başladığını belirten 9 yaşındaki Zilan Patır ise "İki yıl boyunca tek başımaydım. Artık bir arkadaşım var. Onunla çok iyi vakit geçiriyorum. Büyüyünce ana sınıf öğretmeni olmak istiyorum" dedi. Birinci sınıfa başlayan Barış Arvas da, "Zilan arkadaşımı ve öğretmenimi çok seviyorum. Büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Van’da "120 kahraman çocuk" anısına yürüyüş düzenlendi
06 Şubat 2025 Perşembe - 12:24 Van’da "120 kahraman çocuk" anısına yürüyüş düzenlendi Van’da 1. Dünya Savaşı’nda Hoy cephesine cephane taşıdıktan sonra dönüş yolunda soğuktan donarak şehit düşen 120 kahraman çocuk için yürüyüş düzenlendi. Van-Şişli Öğretmenevi önünde başlayan yürüyüş, Maraş Caddesi’ndeki Kurtuluş Parkı’nda bulunan 120 Vanlı Çocuk Anıtı’na kadar sürdü. Burada saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan Van Milli Eğitim Müdürü Nurettin Aras, 1. Dünya Savaşı sırasında Hoy cephesinde erzağın bitmesi nedeniyle Van’dan yaşları 12 ila 17 arasında değişen 120 çocuğun cepheye erzak taşıdığını hatırlatarak, "12-17 yaşları arasında öğrencisi bulunan tüm okullara haber gönderilir. Kısa süre içinde yaşları küçük, yürekleri büyük 120 Vanlı çocuk bu göreve gönüllü olur. Çocuklara gidiş gelişlerinde öncülük edecek ve başlarında bulunmak üzere 2 öğretmen ve 18 asker de kafileye katılır. Kafile dualar ve gözyaşları ile uğurlanır. Yol uzun, hava ise çok soğuk. Bu karlı, yamaçlı dağ yolunda günler, geceler boyu yürünür. Zorlu kış şartları altında yapılan bu yolculuktan sonra cepheye sağ salim ulaşılır. 120 isimsiz kahraman, emanetleri cephedekilere teslim ederek görevlerini başarıyla yerine getirir. Kafile, Van’a dönmek üzere yola çıkar. Kar yağışı başlamıştır. Dinmek bilmeyen kar yağışı şiddetini arttırarak tipiye dönüşür. Adım atmak imkânsızlaşır. Zaman geçtikçe yol uzar, umutlar tükenmeye başlar ve sonunda nefesler kesilir, ayaklar işlemez olur. Dondurucu soğuk karşısında savunmasız ve çaresiz kalan 120 kahraman Vanlı çocuk, 18 asker, 2 öğretmen beyaz karlar üzerinde soğuğa teslim olur. Felâketin duyulması üzerine olay yerine gelenler kimi çömelmiş, kimi uzanmış ve birbirine tutunmuş 80 çocuk, 8 asker ve 2 öğretmenin cansız bedenlerini karlar altından çıkarırlar. Hayat belirtileri gösteren 40 çocuk ve 10 asker Van’a getirilir. Doktorların yoğun çabaları ile 10 asker ve 40 çocuktan 22’si kurtarılır. Bu olay vatanı için yaşına bakmaksızın canını veren çocuklarımızın adını isimsiz kahramanlar olarak tarihe yazdırmıştır. Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 110 yıl önce tarihin dilinden düşmeyecek bir destan yazan başta 120 kahraman çocuğumuz olmak üzere vatanımız uğruna canını seve seve veren tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, ülkemizin dört bir yanında hainlerle mücadele eden kahraman vatan evlatlarımıza yüce Allah’tan güç kuvvet diliyoruz" dedi. Duaların okunmasının ardından tören, 120 gencin anıtına karanfil bırakılmasıyla son buldu. 120 kahraman çocuk için anıta karanfil bırakan öğrenciler, çok duygulu anlar yaşadıklarını ifade ederek, "Onlar bu vatan için donarak şehit oldular. Bizler de bu vatanı canımız pahasına koruyacağız" dediler. Programa Van Valisi Dr. Ozan Balcı, İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Aras, Tuşba İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhlis Ceylani, İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova, öğretmen ve öğrenciler katıldı.