Yerel Haberler
Van
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:42 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:41 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:17 Vanlı Anne: "Bu bayrak için ölün" Evlat nöbetindeki Vanlı anne Nazlı Sancar, dağdaki çocuklara seslenerek, "Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün" dedi. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerindeki Türk bayraklarıyla DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar sessiz bir şekilde yürüyen ve tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirten aileler, çocuklarına ‘teslim olun’ çağrısında bulundu. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, 2019’dan beri evlat mücadelesi verdiklerini belirterek, "2019’dan beri biz bu kapıda hakkımız olan evlatlarımızı istedik. Başka bir şey istemedik. Bu süreç başladığı için biz mutlu olduk. Sonsuza kadar da Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli Beyefendinin arkasındayız. Çocuklarımız götürdüğü gün zaten biz ölmüşüz, çocuklarımız ölmüştü. Hem bizim hayallerimizi çaldılar, hem bizim çocuklarımızın hayallerini çaldılar. Onların kalemlerini kırdılar. 2019’dan beri biz bu kapıdan ayrılmadık, ayrılmaya da niyetimiz yoktu. Son nefese kadar biz haklı mücadelemizden devam ediyoruz" dedi. "Acılı anne ve babalar olarak biz sadece hakkımız olan evlatlarımızı bekliyoruz" diye Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çocuklarımızın yolunu gözlüyoruz. Biz buradan kalkmayacağız. Hakkımız olan evlatlarımızı almayana kadar. Çünkü biz bu kapıda kaybettik. Biz çocuklarımızı almadan bu kapıda ayrılmayacağız. Bütün dağdaki çocuklara çağrımdır; beni doğuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. Ceza yok, bir şey yok. Gelin kaldığınız yerden yine hayatınıza devam edin. Anne ve babaları artık üzmeyin. Yıllardır sizin peşinizdeyiz. Yıllardır gözyaşları döküyoruz. Son nefese kadar da biz sizin arkanızdayız, sizin yanınızdayız. Demeyin ‘biz dağdayız, artık bizim ailelerimiz bizi kabul etmiyor’ diye, asla öyle bir şey yoktur. Bütün anne ve babalar olarak sizin yolunuzu gözlüyoruz. Sizi bekliyoruz. Ne olur beni duyuyorsanız, beni görüyorsan gelin devlet güçlerimize teslim olun. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin." Dağdaki çocuklara seslenen anne Nazlı Sancar, "Orada hayat yoktur. Özgünlük varsa burada var. Ne varsa burada var. Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün. Onlar için kendinizi öldürmeyin. Sizi kandırıyorlar. Sizi dağlarda, mağaralarda fare gibi çürütüyorlar. Ne olur? Beni duyuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. O sizin yeriniz değil. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin" diye konuştu.
Bahçesaray’da çamurla mücadele: Vatandaşlar araçlarını iple çekerek ilerliyor
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:13 Bahçesaray’da çamurla mücadele: Vatandaşlar araçlarını iple çekerek ilerliyor Van’ın Bahçesaray ilçesinde etkili olan olumsuz hava ve yol şartları, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmaya devam ediyor. Temel ihtiyaçlarını karşılamak için yola çıkan vatandaşlar, çamura saplanan araçlarını kendi imkanlarıyla kurtarmaya çalışıyor. Bahçesaray ilçesinde ağır kış şartlarının ardından yumuşayan toprak ve bitmek bilmeyen yol sorunları, bölge halkını canından bezdirdi. Özellikle kış aylarında yağışların etkisiyle çamurla kaplanan yollar mezralara ulaşımı güçleştiriyor. Yumuşayan zemin ve uzun süredir çözüm bekleyen yol sorunları, Güneyyamaç Mahallesi’ne bağlı Özbeyli mezrası sakinlerini zor durumda bırakıyor. Temel ihtiyaçlarını karşılamak için ilçeye gitmeye çalışan vatandaşlar, yolun büyük bir bölümünün çamurla kaplı olduğu bölgede araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, birçok araç dakikalar içinde kara saplanır gibi çamura gömülüyor. Araçların ilerleyememesi üzerine vatandaşlar, çamura saplanan araçlarını iplerle çekerek kurtarmaya çalışıyor. Zaman zaman imece usulüyle bir araya gelen mahalle sakinleri, hem kendi araçlarını hem de yolda kalan diğer sürücülere yardım ediyor. Yaşanan zorluklara rağmen günlük ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduklarını belirten vatandaşlar, yol sorununun bir an önce çözülmesini istiyor. Özellikle hasta, yaşlı ve öğrencilerin ulaşımında ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden mahalle halkı, yetkililerden kalıcı çözüm bekliyor. Bölgedeki çamur ve ulaşım sorunu, Bahçesaray’da kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların her yıl karşılaştığı sorunlardan biri olarak dikkat çekiyor. Vatandaşlar, yolların iyileştirilmesi ve ulaşımın daha güvenli hale getirilmesi için çalışmaların hızlandırılmasını talep ediyor.