Yerel Haberler
Van
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Van Gölü’nde görsel şölen: Günbatımı ve güneş huzmeleri büyüledi Van’da gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş ışınları, Van Gölü üzerinde eşsiz manzaralar oluşturdu. Gökyüzünde oluşan kızıl ve turuncu tonlar görenleri hayran bırakırken, güneşin göl yüzeyine yansıyan huzmeleri adeta görsel şölen sundu. Doğal güzellikleri ve eşsiz coğrafyasıyla her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Van Gölü, bu akşam üstü güzel bir manzaraya sahne oldu. Gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş huzmeleri, Van Gölü’nün mavi sularıyla birleşerek adeta bir görsel şölen sundu. Kentte gün boyunca etkisini sürdüren bulutlu hava, güneşin batışıyla birlikte yerini büyüleyici görüntülere bıraktı. Güneş ışıklarının bulutların arasından huzme şeklinde süzülerek Van Gölü’nün yüzeyine yansıması kartpostallık manzaralar ortaya çıkardı. "Bulutların arasından süzülen ışık demetleri" Akşam saatlerinde etkili olan parçalı bulutlar arasında beliren güneş ışıkları, Van Gölü’nün maviliğiyle birleşince ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Sahil kesiminde bulunan vatandaşlar ve doğa fotoğrafçıları bu eşsiz anları cep telefonu ve kameralarıyla kayıt altına aldı. Özellikle bulutların arasından süzülen ışık huzmelerinin göl yüzeyinde oluşturduğu yansımalar, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gün batımının oluşturduğu renk cümbüşü kısa sürede sosyal medyada da büyük ilgi gördü. Van Gölü’nde oluşan eşsiz gün batımı manzarası, kentin doğal güzelliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:46 Van Gölü’nde görsel şölen: Günbatımı ve güneş huzmeleri mest etti Van’da gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş ışınları, Van Gölü üzerinde eşsiz manzaralar oluşturdu. Gökyüzünde oluşan kızıl ve turuncu tonlar görenleri hayran bırakırken, güneşin göl yüzeyine yansıyan huzmeleri adeta görsel şölen sundu. Doğal güzellikleri ve eşsiz coğrafyasıyla her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Van Gölü, bu akşam üstü güzel bir manzaraya sahne oldu. Gün batımı sırasında bulutların arasından süzülen güneş huzmeleri, Van Gölü’nün mavi sularıyla birleşerek adeta bir görsel şölen sundu. Kentte gün boyunca etkisini sürdüren bulutlu hava, güneşin batışıyla birlikte yerini büyüleyici görüntülere bıraktı. Güneş ışıklarının bulutların arasından huzme şeklinde süzülerek Van Gölü’nün yüzeyine yansıması kartpostallık manzaralar ortaya çıkardı. "Bulutların arasından süzülen ışık demetleri" Akşam saatlerinde etkili olan parçalı bulutlar arasında beliren güneş ışıkları, Van Gölü’nün maviliğiyle birleşince ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Sahil kesiminde bulunan vatandaşlar ve doğa fotoğrafçıları bu eşsiz anları cep telefonu ve kameralarıyla kayıt altına aldı. Özellikle bulutların arasından süzülen ışık huzmelerinin göl yüzeyinde oluşturduğu yansımalar, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gün batımının oluşturduğu renk cümbüşü kısa sürede sosyal medyada da büyük ilgi gördü. Van Gölü’nde oluşan eşsiz gün batımı manzarası, kentin doğal güzelliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:09 Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "sessiz katil" olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu. Dünya genelinde ve Türkiye’de her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon, modern çağın en yaygın ancak en sinsi sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve tüm damar sisteminde ağır tahribatlara yol açan bu hastalık, kontrol altına alınmadığında kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor. Hipertansiyonun bu tehlikeli seyrine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 17 Mayıs, "Dünya Hipertansiyon Günü" olarak kutlanıyor. İHA muhabirine konuşan Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının yüksek seyretmesi hali olduğunu belirtti. Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye’de oldukça sık görüldüğünü ifade eden Başhekim Sarıkaya, "Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 30’unu etkilemektedir. Hipertansiyon sessiz bir seyir gösterdiği için uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve damar yapılarının olduğu her organı etkilemektedir. Kalp krizlerinin en sık nedeni olmasının yanı sıra; inmelerin, böbrek yetmezliklerinin ve atardamar hastalıklarının da en önemli nedenlerinin başında gelmektedir" dedi. "Diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım" Hastaların genellikle hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını dile getiren Sarıkaya, "Hastalığın ilk belirtileri doğrudan beyin kanaması, kalp krizi veya aort diseksiyonu dediğimiz damar çatlaması gibi ciddi durumlar olabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşmamak için, özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ve 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka belli aralıklarla tansiyon takibi yapması gerekmektedir. İleride tansiyon hastası olmak istemiyorsak, hastalık henüz ortaya çıkmadan bazı diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım. Özellikle tuz kullanımı, ülkemiz ve bölgemiz için vurgulanması gereken önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tuzun azaltıldığı bir diyet, bizi hipertansiyona karşı korumaktadır" diye konuştu. "Hipertansiyonu ‘sessiz katil’ olarak adlandırıyoruz" Hipertansiyonun erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erken dönemde teşhis koyup ilaçlarla kontrol altına aldığınızda, hayati riskleri neredeyse yok denecek düzeye düşürebiliyorsunuz. Bu nedenle tansiyonumuzu ölçelim, kurallara uyalım, diyetimize dikkat edelim ve tedavimizi aksatmayalım. Hipertansiyonu, bu sessiz ve sinsi ilerleyişinden dolayı ‘sessiz katil’ olarak da adlandırıyoruz. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü, her yıl tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve erken tanıyı vurgulamak için kaydedilmektedir. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı günde tansiyonlarını ölçmeye davet ediyoruz."
Van’da hastane yoğunluğunu azaltacak yeni sistem hayata geçiyor
30 Aralık 2024 Pazartesi - 12:34 Van’da hastane yoğunluğunu azaltacak yeni sistem hayata geçiyor Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Sağlık Bakanlığı’nın birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek ve sağlık hizmetlerini daha etkin hale getirmek için önemli düzenlemeler yaptığını söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın yeni hasta yönlendirme sistemi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bu sistem sayesinde hastalar, aile hekiminden başlayarak hastaneye veya sağlıklı yaşam merkezine kadar tüm sağlık hizmetleri sürecini daha iyi anlayabilecekler. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerle aile hekimlerinin yetkileri artırıldı. Artık aile hekimleri; kalça ultrasonu, akciğer grafisi ve basit kan tahlillerini doğrudan talep edebilecek. Böylece hastalar, bu işlemler için ikinci basamağa yönlendirilmeden doğrudan hizmet alabilecek. “Antibiyotik yazım oranları düştü” Konuya ilişkin konuşan İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun; birinci, ikinci ve üçüncü basamağın bir bütün halinde çalışmasını sağlamak amacıyla çalışmalarının tüm hızla devam ettiğini belirtti. Yeni düzenlemelerle birlikte aile hekimlerinin kronik hastalık takibini artırdıklarını ifade eden İl Müdürü Tosun, “Ayrıca akılcı ilaç uygulamaları sayesinde antibiyotik yazım oranları düştü ve ilaç kullanımında daha dengeli bir süreç sağlandı. PPI ve Nonsteroid Antiinflamatuvar gibi ilaçların yine ortalamalarına yakın bir şekilde yazıldığını hep beraber gözlemledik. Ödeme yönetmeliği değiştikten sonraki asıl amaç kronik hastalık takiplerini arttırarak ve kişilerin hastalanmadan ikinci ve üçüncü basamağa ihtiyaç olmadan tedavi edici sağlık hizmetlerini herhangi bir ihtiyacı oluşmadan sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamaktı. Sağlık Bakanlığımızın son dönemde yaptığı düzenlemeyle artık birinci basamakta yapılan takip ve tedavilerin ikinci basamağa entegrasyonu sağlandı. Bu şekilde birinci basamakta yapılması gereken, takip edilmesi gereken bazı tetkik, ultrason, röntgen gibi işlemler artık ikinci basamaktaki herhangi bir doktora muayene olmadan direkt birinci basamaktan yapılan istemlerle çekilebilecek” dedi. “Hasta yoğunluğunun önüne geçilecek” Her bebeğe yapılması gereken kalça ultrasonu taramaları artık aile hekimleri tarafından talep edilebileceğini dile getiren Tosun, “Hasta ikinci basamağa yönlendirilip ikinci basamakta gerekli işlemler yapıldıktan sonra tekrar hasta birinci basamağa dönüyordu. Bu da ikinci ve üçüncü basamakta gereksiz bir hasta yoğunluğuna neden olmaktaydı. Artık karşı ultrasonu, basit akciğer grafisi, basit kan tahlilleri gibi tetkikleri direkt birinci basamaktaki aile hekimi takip etmek istediğinde istemlerini yapabilecek. Bu da hastane sistemlerine düşecek. Hastanede herhangi bir hekime uğramadan direkt ilgili görüntüleme ünitelerinde veya laboratuvarlara gidip kan vermeleri direkt aile hekimlerinin ekranlarına düşecek. Bu şekilde ikinci ve üçüncü basamaktaki yoğunluğu da bir nebze azaltmak ve aile hekimlerinin de takiplerini daha net bir şekilde sistem üzerinden yapmasını sağlanması hedeflenmektedir” diye konuştu. “Sağlık tamamen bir bütün haline gelecek” Sağlık Bakanlığı’nın temel hedefinin hastaları hastalanmadan takip etmek olduğunu belirten Dr. Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yine birinci basamaktan muayene olan hastaların ikinci ve üçüncü basamağa sevk edildiğinde hekimin ne düşündüğüne dair bilgi notları sisteme işlenebilecek. Bu da ikinci, üçüncü basamağa giden hastayı direkt ne amaçla sevk edildiğini ikinci, üçüncü basamaktaki hekimlerimiz ekranlarında görebilecekler. Bu şekilde sağlık tamamen bir bütün haline gelecek. Birinci, ikinci ve üçüncü basamaktaki hekimler daha işbirliği halinde çalışıp hastalara daha faydalı olabilecekler. Bu yeni dijital entegrasyonla İnşallah hastanelerimizin de yoğunluğu bir miktar azalacak. Birinci basamakta yapılan takipler de daha kaliteli daha efektif hale gelecek. Amacımız Sağlık Bakanlığı olarak insanları hastalandırmadan, sağlıklı bir şekilde takip ve tedavilerini yapıp, tedavi edici sağlık hizmetlerine ihtiyacı olmadan sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamaktır.”
Van’da moda tasarım öğrencileri ihtiyaç sahibi olanlar için dikiyorlar
30 Aralık 2024 Pazartesi - 09:17 Van’da moda tasarım öğrencileri ihtiyaç sahibi olanlar için dikiyorlar Van’da Vestel Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarım Bölümü öğrencileri, ihtiyaç sahipleri için elbiseye dikiyor. İpekyolu ilçesine bağlı Vestel Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde eğitim gören moda tasarım öğrencileri, ihtiyaç sahibi olanlar için elbise dikiyor. Bir yandan eğitim alan bir yandan da meslek öğrenen öğrenciler, öğrendiklerini ihtiyaç sahibi olanlar için değerlendiriyorlar. Temin ettikleri kumaşları elbiseye dönüştüren öğrenciler, bu elbiseleri sevgi evleri veya huzur evlerinde kalanlara ya da okullarda okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilere veriyor. Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamada bulunan Moda Tasarım Bölümü Öğretmeni Hacer Gündağ; 9, 10, 11 ve 12’nci sınıf olmak üzere alanlarında 100’e yakın öğrencinin bulunduğunu ifade ederek, “Alanımızda daha çok tekstile yönelik eğitimler veriliyor. Moda tasarım adı altında tasarımdan tekstil mühendisliğine kadar meslekler edindiriyoruz” dedi. Okulda sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde ihtiyaç sahibi olanlar için elbise diktiklerini belirten Gündağ, “Kumaşları öğrenciler tedarik ediyorlar. Durumu iyi olmayan öğrencilerimize de biz destek sağlıyoruz. Burada çıkan elbiseler genellikle sevgi evlerine, huzur evlerine veya bazı okullardaki ihtiyaç sahibi öğrencilere gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. Öğrencilerin bu proje sayesinde yardımseverlik duygusunu kazandıklarını aktaran Gündağ, “Hem yardımı alanlar hem de öğrencilerimiz mutlu oluyorlar ve öğrencilerimiz gelecekteki projelerde de yer almak istiyorlar” diye konuştu. Projede yer alan öğrenciler ise ihtiyaç sahibi olanlar için bir şeyler üretmenin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Yeşilova’dan Etüt Van ziyaretleri
29 Aralık 2024 Pazar - 16:41 İlçe Milli Eğitim Müdürü Yeşilova’dan Etüt Van ziyaretleri Van’ın İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova, Etüt Van Projesi kapsamında Mehmetçik Selen Ortaokulunu ziyaret etti Van Valiliği himayelerinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen Etüt Van Projesi aralıksız devam ediyor. Eğitimin kalitesini artırmak ve öğrencilerin akademik başarılarını desteklemek amacıyla yürütülen projeyi yerinde incelemek isteyen İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova, Mehmetçik Selen Ortaokulunu ziyaret etti. Ziyaret sırasında okulun genel durumu, proje kapsamındaki faaliyetler ve öğrenci kazanımları hakkında yetkililerden bilgi alan Yeşilova, sınıfları tek tek gezerek öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi. Etüt Van Projesi’nin öğrencilerin akademik başarılarına ve kişisel gelişimlerine sağladığı katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşilova, öğrencilerin proje sayesinde derslere olan ilgilerinin arttığını ve hedeflerine ulaşma konusunda daha motive olduklarını söyledi. Etüt Van Projesi’nin yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerini de desteklediğini ifade eden Yeşilova, bu tür projelerin orta ve uzun vadede eğitim kalitesine önemli katkılar sunacağını vurguladı. Ziyaretleri sırasında okul yönetimi ve öğretmenlere projeye verdikleri destekten ötürü teşekkür eden Yeşilova, projeye ilişkin gelişmelerin yakından takip edileceğini belirtti.
Eczacılık fakültesi öğrencileri beyaz önlükle mesleğe ilk adımlarını attılar
29 Aralık 2024 Pazar - 10:53 Eczacılık fakültesi öğrencileri beyaz önlükle mesleğe ilk adımlarını attılar Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eczacılık Fakültesi öğrencileri beyaz önlükle mesleğe ilk adımlarını attılar. Eczacılık Fakültesi’nde, geleneksel hale getirilen beyaz önlük giyme töreni düzenlendi. Nihat Bayşu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen tören, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Eczacılık mesleğinin tarihi kökenlerine ve mesleğin etik değerlerine dikkat çekilen törende, ayrıca mesleğin, binlerce yıllık bilgeliğin aktarımıyla şekillendiği, dürüstlük, temizlik, alçakgönüllülük ve sorumluluk gibi değerleri temsil ettiği vurgulandı. Beş yıllık yoğun bir eğitim sürecinin ardından öğrencilerin, geleceğin nitelikli eczacıları olarak topluma hizmet edecekleri ifade edildi. Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Yardım, konuşmasında fakültenin gelişimi ve öğrencilere olan beklentilerini ifade ederek, “2011 yılında kurulan fakültemizde, 28 akademik ve 10 idari personelimizle 473 öğrencimizi mesleğe hazırlıyoruz. Beyaz önlük, saflığın, iyi niyetin ve temizliğin bir simgesidir. Sizlerden beklentimiz, meslek hayatınız boyunca etik değerlere bağlı kalmanız, güvenilir bir eczacı olmanız ve her zaman daha iyiyi hedeflemenizdir” dedi. Öğrencilerinin beyaz önlüklerini giymeleri ile devam eden tören, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile sona erdi. Törene, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Yardım’ın yanı sıra 38. Bölge Van-Bitlis-Hakkâri Eczacı Odası İkinci Başkanı Sabriye Şen, fakülte akademisyenleri, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Van YYÜ’de “Geleceği Şekillendiren Adımlar” paneli
29 Aralık 2024 Pazar - 10:47 Van YYÜ’de “Geleceği Şekillendiren Adımlar” paneli Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (YYÜ), "Geleceği Şekillendiren Adımlar” paneli gerçekleştirildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kalite Koordinatörlüğü, Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi, Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı iş birliğiyle “Geleceği Şekillendiren Adımlar” paneli gerçekleştirildi. Mühendislik Fakültesi Turan Haydaroğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Halil İbrahim Özok üstlendi. Panelistler arasında Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörü Doç. Dr. Hilal Çelik Kazıcı, Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Şehnaz Nigar Çelik, Kalite Koordinatör Yardımcısı Gaye Zeynep Çenesiz ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Vedat Atay yer aldı. Panelde, öğrenci toplulukları başta olmak üzere tüm katılımcılara, 2025 yılı için planlanan proje imkanları, kalite süreçleri, uluslararası fırsatlar ve topluluk faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. Etkinlik boyunca, lisans projelerinden kültürel etkinliklere kadar pek çok konu ele alındı ve öğrencilerden gelen sorular yanıtlandı. Panelin kapanış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenay Baydaş, etkinliğin başarılı bir başlangıç olduğunu belirterek , “Bundan sonraki süreçte öğrencilerle buluşmaların artırılarak devam edeceğine ve diğer birim yöneticileri ile çalışanlarının da bu süreçlerde aktif rol oynayacağına inanıyorum. Bu panelin bir başlangıç olduğunu ve seri olarak devam edeceğini düşünüyorum. Koordinatörlüklerimize, çalışanlarımıza ve tüm öğrencilere katılımları için teşekkür ediyorum” dedi. Panel, akademisyen ve çalışanlara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle son buldu.
Van YYÜ’de raylı sistem semineri
29 Aralık 2024 Pazar - 10:14 Van YYÜ’de raylı sistem semineri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde (YYÜ) raylı sistem çalışmaları çerçevesinde ‘Kent İçi Raylı Sistem’ semineri düzenlendi. Van YYÜ, Zeve Kampüsü’nün ulaşım altyapısını güçlendirme çalışmaları çerçevesinde “Kent İçi Raylı Sistem” semineri gerçekleştirildi. Demiryolu ve Raylı Sistem Uzmanları Şeyhmuz Oktar ile Levent Durusoy’un konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, Prof. Dr. Nihat Bayşu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Seminere, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin yanı sıra üniversitenin farklı bölümlerinden çok sayıda öğrenci ve akademisyen ilgi gösterdi. Etkinliğe katılan Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, kampüsün gelişimi ve ulaşım altyapısıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında üniversitenin 2019 yılında gerçekleştirilen master planına değinen Şevli, bu plan kapsamında 2020’den itibaren hayata geçirilen ana ulaşım projelerini anlattı. OSB Kavşağı’ndaki yeni yol çalışmaları ve kampüsün ana girişindeki düzenlemeler ile Erciş Yolu’na yapılması planlanan bağlantılar hakkında bilgi veren Şevli, hastane ve üniversite içindeki farklı bölgelerin ulaşım hatlarının ayrılmasının amaçlandığını vurguladı. Minibüsler ve otobüsler için ayrı hatların oluşturulmasına yönelik altyapı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Rektör Şevli, “Özellikle büyük ve geniş alana yayılan kampüste, kış aylarında yürümek zorlaştığı için raylı sistem projelerini gündeme aldık. Kampüs içerisinde bir nostaljik tramvay ya da hafif raylı sistem planlıyoruz. Bu proje, Taksim-Beyoğlu’ndaki nostaljik tramvay modeliyle benzer olabilir. Şu anda projelendirme çalışmalarını sürdürüyoruz ve yakın zamanda daha somut adımlar atmayı planlıyoruz” dedi. Şehir ve kampüs arasındaki mesafeleri kısaltmak adına raylı bir ulaşım hattının değerlendirildiğini belirten Şevli, üniversitenin ‘Sağlık Adası’ olarak adlandırılan yeni alanlarında, Diş Hekimliği Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Hayvan Hastanesi gibi birimlerin bir araya getirileceğini de sözlerine ekledi. Seminer kapsamında sunumunu gerçekleştiren Raylı Sistem Uzmanı Şeyhmuz Oktar ise kent içi ulaşımda toplu taşımanın önemine ve raylı sistemlerin avantajlarına değindi. Oktar, raylı sistemlerin tarihi gelişimini anlatarak, çevre dostu, güvenli ve konforlu olması, düşük maliyetli ve yüksek yolcu kapasitesine sahip olması gibi yönleriyle toplu taşımada öncelikli bir çözüm sunduğunu vurguladı. Toplu taşımaya geçişin bireysel araç kullanımı ve bunun çevresel etkilerini azaltmadaki rolüne dikkat çeken Oktar, Türkiye’deki raylı sistemlerin mevcut durumu ve şehirler bazında kullanım oranları hakkında bilgiler verdi. Raylı Sistem Uzmanı Levent Durusoy da, raylı taşımacılığın tarihi gelişiminden, ekonomik ve çevresel avantajlarından bahsetti. Büyük şehirlerde tramvay ve metro projelerinin trafik sorunlarını çözmedeki etkilerini örneklerle açıklayan Durusoy, üniversite içinde raylı sistem kurma fikrinin hem güvenli hem ekonomik hem de çevre dostu bir çözüm sunduğunu belirtti. Üniversitedeki ziyaret sırasında raylı sistem güzergâhları üzerinde inceleme yaptıklarını da paylaşan Durusoy, üniversite ve şehirde raylı sistemlerin yaygınlaştırılmasının faydalarını vurgulayarak, insanların sıcak ve güvenli bir ortamda seyahat edebileceği bir ulaşım altyapısının önemini dile getirdi. Seminer, öğrencilerin ve akademisyenlerin sorularıyla interaktif bir hale gelmesinin ardından son buldu.