Yerel Haberler
Van
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:30 Van canlı hayvan pazarında Kurban Bayramı hareketliliği başladı Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Van’da, Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte canlı hayvan pazarında hareketlilik başladı. Besiciler, bin bir emekle yetiştirdikleri kurbanlıkları görücüye çıkarırken, bu yıl fiyatlarda geçen yıla oranla büyük bir artış yaşanmadığını ve bayramdan umutlu olduklarını ifade etti. Van’ın İpekyolu ilçesinde kurulan canlı hayvan pazarında küçükbaş hayvanlar 15 bin liradan başlayan fiyatlarla alıcı bulurken, büyükbaş hayvanların fiyatları ise 200 bin lira ile 500 bin lira arasında değişiyor. "Bayrama 3 gün kala yoğunluk bekliyoruz" Kurban Bayramı’na sayılı günler kala alıcılarla sıkı pazarlıkların başladığını belirten besici Celal Meydan, pazara getirdiği danayı 400 bin liraya satışa sunduğunu söyledi. Bayramın yaklaşmasıyla hareketliğin yaşandığını ifade eden Meydan, "Ben 400 bin liraya satışa sundum ama 300 bin lira teklif edenler var. Ortada 100 bin liralık bir fark var. Bugün 20’ye yakın kişi sordu ama henüz alan olmadı. Bizler bayrama 3 gün kala yoğunluk yaşanmasını bekliyoruz. Kaliteli hayvan burada her zaman satılıyor, bu pazarda da her zaman kaliteli hayvan mevcuttur. Şu an büyükbaş hayvanlar 200 bin liradan 500 bin liraya kadar alıcı buluyor. Şu an 415 bin lira ile en yüksek fiyata satışı ben gerçekleştirdim" dedi.
Gevaş fasulyesi ve Sıhke kavunu denetimlerden başarıyla geçti
23 Ekim 2024 Çarşamba - 12:06 Gevaş fasulyesi ve Sıhke kavunu denetimlerden başarıyla geçti Van Ticaret Borsası (VANTB) tarafından coğrafi işaret tescil belgesi alınan Gevaş fasulyesi ve Sıhke kavunu, yapılan denetimlerden başarıyla geçti. Van Ticaret Borsası (VANTB), Van’a katma değer sağlayan yöresel ürünleri tescillemeye devam ediyor. VANTB tarafından 2023 yılında tescillenen Gevaş fasulyesi ve Sıhke kavunu, yapılan denetimlerden başarıyla geçti. Kent ekonomisi için büyük önem taşıyan Gevaş fasulyesi ve Sıhke kavunu, Van’ın olmazsa olmaz ürünleri arasında yer alıyor. Yapılan denetimler ve coğrafi işaret tescilleriyle ilgili konuşan VANTB Başkanı Nayif Süer, “2023 yılında tescillediğimiz ve denetimlerden geçen Gevaş fasulyesi ile Sıhke kavunu şehrimize değer katıyor. İlimizin değerlerini sahiplenmeye devam edeceğiz” dedi. Tescilli ürünlerin denetimden başarıyla geçtiğini vurgulayan Başkan Süer, “Van Ticaret Borsası, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Sebze Yetiştirme ve Islahı Ana Bilim Dalı, Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gevaş İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gevaş Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Organik Tarım Programı ve Başkale Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Organik Tarım Programı hocalarından oluşan heyetimiz, Gevaş’ta denetim yaptı. Kırsal mahallelerdeki tarlalarda yapılan ve tüm teknik detayların incelendiği Gevaş fasulyesi denetimden geçti. VANTB olarak, Van YYÜ ile Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden oluşan heyetimizin yaptığı incelemelerde Sıhke kavunu da denetimlerden geçmiştir” ifadelerini kullandı. Gevaş ilçesinde yılda yaklaşık 12 bin ton üretilen Gevaş fasulyesinin bölge ticaretinde yerini alması gerektiğini belirten Süer, “Damak tadına hitap eden Gevaş fasulyesi, vazgeçilmez bir değerdir. Zamanı beklenen ve yetiştiğinde sofralarımızı süsleyen Gevaş fasulyesini korumaya devam edeceğiz. Taze tüketime uygun, kılçıksız, etli, sulu ve gevrek olmasıyla damakta eşsiz bir tat bırakan Gevaş fasulyesi, ilçe ve Van ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Üretim yapan ve emek veren çiftçilerimizin yanındayız. Gevaş fasulyesinin daha fazla piyasa bulması ve tanıtılması için sahipleneceğiz. Geniş bir pazar ağına ihtiyaç vardır. Gevaş fasulyesi bir marka olmalıdır Böylece çiftçilerimiz emeğinin karşılığını alır ve daha fazla ekim gerçekleşebilir. Bu konuda ilgili kurumlarımızdan destek talep ediyoruz” diye konuştu. “İlimizin değerlerini sahiplenmeye devam edeceğiz” diyen Başkan Süer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Van Ticaret Borsası olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile birlikte, tohum ıslah çalışmaları yürütüyoruz. Bu kapsamda çiftçilerimize tohum dağıttık ve ekim alanını genişletiyoruz. Sıhke kavunu, dünyada eşi benzeri olmayan bir ürünümüzdür ve piyasasını canlandırmak adına çiftçilerimiz ile birlikte hareket ediyoruz. Çiftçilerimizin desteğiyle Sıhke kavununun üretimini artıracağız. Sıhke kavunu, bölgeye adapte olmuş, yüksek rakımda yetişebilen, güçlü kök ve bitki yapısına sahip bir kavun çeşidimizdir. Van’ın önemli lezzetleri arasında yer alan ve özellikle diyabet-şeker hastalarının rahatlıkla tüketebileceği Sıhke kavununu koruma altına aldık.”
Van’ın asırlık lezzeti otlu peynir kışlık küplerde tüketiciyle buluşuyor
22 Ekim 2024 Salı - 12:46 Van’ın asırlık lezzeti otlu peynir kışlık küplerde tüketiciyle buluşuyor Van’da asırlardır sofraları süsleyen, yüksek kesimlerde yetişen endemik bitkilerle yapılan tescilli otlu peynir, kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor. Özel lezzeti ve eşsiz aromasıyla bilinen Van otlu peynir, kentin vazgeçilmez tatları arasında yer almaya devam ediyor. Van’ın yüksek dağlarında toplanan çeşitli otların taze sütle buluşmasıyla üretilen otlu peynir, özellikle kışlık hazırlıkların vazgeçilmezlerinden biri haline geliyor. Yaz aylarında özenle hazırlanan peynirler, Haziran ayından itibaren toprak altında yaklaşık 6 ay boyunca bekletilerek olgunlaşıyor ve “küp peyniri” olarak kış aylarında tüketilmek üzere piyasaya sunuluyor. Yüksek kaliteli otlu peynir, geleneksel yöntemlerle üretilip toprak altında bekletildikten sonra, kalitesine göre 300 ila 400 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. “Dinlenmiş eski peynir daha lezzetli olur” İHA muhabirine konuşan esnaf Tarık Ayan, salamura peyniri sezonunun bittiğini ve küp peynir sezonun başladığını söyledi. İlkbahar aylarında üretilen peynirin küp halinde toprağa gömüldüğünü ve havaların soğumaya başladığı bu dönemlerde çıkarıldığını ifade eden Ayan, “Otlu peynir Van’ın Özalp, Çatak ve Gürpınar taraflarından bize getiriliyor. İlkbahar aylarında üretiliyor, biraz dinlendikten sonra küp halinde toprağa gömülüyor. Bu mevsimde de toprak altında çıkarılıyor. Eski dinlenmiş peynir, her zaman taze peynire göre daha lezzetli olur. 4 çeşit ot kullanılıyor. Bunlar; dağ kekiği, sirmo, mendi ve heliz otlarıdır. Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz, otlu peyniri tadan bir daha tadıyor” dedi.
Van’da çocuk ve yenidoğan yoğun bakımlarının kapasitesi artırıldı
21 Ekim 2024 Pazartesi - 15:48 Van’da çocuk ve yenidoğan yoğun bakımlarının kapasitesi artırıldı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, çocuk ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerine eklenen yeni yatak ve kuvözlerle kapasitesini artırarak bölgenin önemli sağlık merkezi olma yolunda ilerliyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaklaşık 3 milyon hastaya hizmet veren Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, çocuk ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde gerçekleştirdiği kapasite artırımıyla sağlık hizmetlerini daha da geliştirdi. Hastaneye eklenen yeni yatak ve kuvözlerle özellikle yenidoğan bakımında önemli bir aşama kaydedildi. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hastaneyi bölgenin ileri sevk merkezi yapmak için çalışmalara hız verdiklerini söyledi. Özellikle yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki kuvöz sayısını 64’ten 105’e çıkardıklarını belirten Sarıkaya, “Göreve geldiğimizden bu yana kuvöz sayısını aşamalı olarak artırdık ve şu anda 72 üçüncü basamak yoğun bakım kapasitesine ulaştık. İlimiz, doğurganlık oranlarının yüksek olduğu bir yer olduğu için yenidoğan bebek sayımız da fazla. Şu anda hem kendi hastanemizin hem de bölgenin yenidoğan sevk merkeziyiz. Bu durumda neredeyse tüm sevkleri karşılayacak durumdayız. Hastanemizden de sevk oranları oldukça düşüktür” dedi. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin oldukça hassas ve kritik alanlar olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Yenidoğan uzmanları, çocuk uzmanları alanında yetişmiş hemşire arkadaşlar, klinik destek uzmanları ve temizlik personeli hepsinin ayrı eğitimlerden geçirerek bu hizmeti sunmaktalar. Bu yüzden çok hassas, çok kritik alanlardır. Biz de hastane olarak tüm kuralları çok uygun bir şekilde uygulayarak, uygun bir ortam oluşturduk” diye konuştu. Yenidoğan uzmanı Dr. Mahmut Çelik ise yeni açılan alanların bölge için önemli bir ihtiyaç olduğunu dile getirerek hastane yönetimine teşekkür etti.
İzmit’te "Felç olursun, masada kalırsın" denilen hasta Lokman Hekim Van Hastanesinde sağlığına kavuştu
21 Ekim 2024 Pazartesi - 09:49 İzmit’te "Felç olursun, masada kalırsın" denilen hasta Lokman Hekim Van Hastanesinde sağlığına kavuştu İzmit’te 1,5 yıl önce glomus tümörüne yakalanan ve doktorların "masada kalırsın, felç olabilirsin" dediği hasta, Lokman Hekim Van Hastanesinde geçirdiği başarılı ameliyat sonucu sağlığına kavuştu. İzmit’te ikamet eden ve 1,5 yıl önce glomus tümörüne yakalanan Sabit Koyuncu (49), birçok hastaneye başvurdu. Gittiği hastanelerdeki doktorların "masada kalırsın, felç olabilirsin" demesi üzerine arayışa geçen Koyuncu, sosyal medyada Lokman Hekim Van Hastanesi’nde başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı. Daha sonra Lokman Hekim Van Hastanesine gelen Koyuncu, burada geçirdiği başarılı ameliyat sonucu sağlığına kavuştu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Halil Başel, Sabit Koyuncu’ ya yaklaşık 1,5 yıl önce glomus tümörü tanısı konduğunu ancak bir takım olumsuzluklardan dolayı ameliyatının yapılamadığını ifade ederek, “Bize geldiğinde glomus tümörü yerleşim yeri olarak biraz yukarıya yerleşmiş. Normal glomus karotikum değil de glomus vagale dediğimiz ve yukarı yerleşimi olanlar. Önceden bir de anjiyo yapıp tümörün içerisine kemoembolizasyon yapmışlar. Kemoembolizasyon yapılmasının sebebi tümörün büyümesini durdurmak için ama en son gördüğümüz filmde yaklaşık 3,5 santimdi. Burada tekrar film çektirdik ve yaklaşık 6 santime yakın çıktı. Yani ona da bir etkisi olmamıştı. Ayrcıa bu tümörün çevre dokulara yapışmasına yol aştığı için işimizi daha da zorlaştırdı. Geldiği gün testlerini yaptık. Ameliyata engel bir durum yoktu. Oldukça zor ve sıkıntılı bir ameliyattı ama herhangi bir komplikasyon oluşmadan gerçekleştirdik” dedi. Gittiği hastanelerde doktorların Sabit Koyuncu’yu korkuttuğunu belirten Başel, “Kendisini orada ‘Masada kalırsın, felç olursun’ gibi şeyler de söylenmiş. Tabi bu tür tümörlerin ameliyatları zordur ve komplikasyonları fazladır ama çok yaptığımız için sonuçlarımız iyi. Bir haftada aynı hastalıktan 3 tane ameliyat yapıyoruz. Bu 3 ameliyat, birçok hekimin hayatında gördüğü sayı kadar. Bir hekimin meslek hayatında gördüğü sayı 2-3 tür, biz onu bir haftada yapıyoruz. O yüzden sonuçları da iyi oluyor” ifadelerini kullandı. 1,5 yıl önce gittiği hastanede glous tümörü tespit edildiğini anlatan Sabit Koyuncu isimli hasa da, Kalp damarlarında bir darlık olduğu için tedavi ertelendi. Şikâyetlerim devam etmeye başlayınca ameliyat kararı aldım. Bu konu ile ilgili araştırmamla hocama ulaştım. Eline sağlık başarılı bir ameliyat yaptı. Kalan ses kısıklığı haricinde bir komplikasyon oluşmadı. Ameliyattan önce de zaten sesim bir miktar kısılmıştı. Bu kadarına şükür diyorum. Psikolojik olarak rahatladım” dedi. Türkiye’de bu tür ameliyatları yapan doktorların olmasının önemli olduğuna dikkat çeken Koyuncu, “Gittiğiniz kurumlarda bu tür ameliyatları yapabilecek insan sayısı az. Nadir doktorlar yaptığı için insanlar da korkuyor. İlk etapta ‘felç olursun ya da yüzünün bir bölümünde sakatlık gibi şeyler söylendi. Tabi bunlar ameliyat öncesi insanı ürkütüyor. Derdi ötelemiş oluyoruz ama ben anladım ki glomus tümörünün iyi bir cerrah tarafından tedavisi yapılabiliyor. Korkmasınlar. Benim birçok hastalığım daha da vardı. Korkum daha da katlanmıştı ama çok şükür şu an iyiyim. Nasipse bir iki gün içinde evime döneceğim. Ben bu anlamda hocama ve hastane personeline teşekkür ediyorum” diye konuştu.