Yerel Haberler
Van
26 Mayıs 2026 Salı - 14:53 Van’da bayram yoğunluğu: Caddeler doldu taştı Van’da Kurban Bayramı dolayısıyla çarşı ve pazarlarda kurulan tezgâhlarda renkli görüntüler oluştu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı öncesi esnaf, tezgâhlarını hazırlayarak bayramlık ürünleri vatandaşların beğenisine sundu. Giyimden şekere, kuruyemişten temizlik ürünlerine kadar birçok çeşidin yer aldığı tezgâhlar, özellikle öğle saatlerinden itibaren yoğun ilgi görüyor. Kentin birçok noktasında kurulan tezgâhlarda bayram alışverişi yapan vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. Öte yandan, kentin en işlek noktalarından biri olan Cumhuriyet Caddesi, vatandaşların alışverişlerini daha rahat yapabilmeleri amacıyla araç trafiğine kapatıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği caddede alışveriş hareketliliği en üst seviyeye ulaştı. "Hem esnafımız hem de halkımız mutlu" Konuya ilişkin konuşan esnaf Ercan Altıntaş, bayram yoğunluğunun geçtiğimiz haftadan itibaren başladığını belirtti. Caddenin kapatılması ve arefe günü itibariyle bu yoğunluğunun üst seviyeye çıktığını ifade eden Altıntaş, "Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılması esnaf için oldukça olumlu sonuçlar doğurdu. Şu anda bayram öncesi yoğun bir hareketlilik yaşanıyor; bu durum hem caddedeki hem de çevredeki esnaflarımız için bayram öncesi güzel bir dönem olduğunu gösteriyor. Bayramdan önceki son bir hafta, esnafı ciddi anlamda olumlu etkileyen bir hareketlilik yaşanıyor. Bu hareketliliğin devam etmesini temenni ediyoruz. Hem esnafımız hem de halkımız şu an oldukça mutlu. İyi bir yoğunluk var; alan da satan da memnun" dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 10:38 Başkan Memet Aslan’dan bayram mesajı Van Organize Sanayi Bölgeyi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Kurban Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, mesajında, "Bayramlar; birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik ikliminin vuku bulduğu zamanlardır. Kaynaşmanın ve paylaşma duygusunun en üst seviyede yaşandığı iklimlerdir. Kurban Bayramı’nın manevi ruhuna uygun kesilen kurbanlar; akrabaya, ihtiyaç sahibine ve mazlumlara ulaştırılarak Halil İbrahim’i bir duygu yaşanır. Birlikte yaşamanın, bir birimizi anlamanın, sabrın ve sebatın ruhumuza işlediği zamanlardır bayramlar. Allah’ın rızası gözetilerek kesilen kurbanların maneviyatı; duygu selini, birliği, beraberliği, paylaşmayı ve kardeşliği bütün hayatımıza yansıtacaktır. Cenab-ı Allah, kurbanı imkanı olan biz Müslümanlara farz kılmıştır. Oysa ki Rabbimizin kestiğimiz kurbanlara ihtiyacı yoktur. Tamamen kullarının gönül dünyasını zenginleştirmek, sabır ve sebat üzerine ayaklarını sabit kılmak, hamd ve şükür duygusunu kalplerine yerleştirmek, dayanışma ve paylaşma hasletini kalplerine oturtmaktır. Cenab-ı Allah’tan dileğimiz bu Kurban Bayramı’nın İslam coğrafyası, özellikle Gazze, Filistin ve tüm insanlık için bir milat olmasıdır. Zulmün, adaletsizliğin, çatışmaların, savaşların, sürgünlerin olmadığı, çocukların, kadınların, yaşlıların açlığa, sefalete mahkum olmadıkları bir dünya temennisiyle tüm insanlığın Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi
19 Mayıs 2026 Salı - 14:41 Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, dünyanın farklı ülkelerinde objektifine yansıyan rögar kapağı fotoğraflarından oluşan sıra dışı sergisini Akdamar Adası’nda sanatseverlerin beğenisine sundu. Akademisyen kimliğinin yanı sıra yönetmen ve fotoğrafçı yönüyle de tanınan Prof. Dr. Adnan Tönel, herkesin günlük yaşamda fark etmeden üzerinden geçtiği rögar kapaklarını "bilinmeyen dünyanın kapısı" olarak tanımlıyor. Tönel’e göre farklı ülke ve kültürlere ait olsalar da kapakların altındaki dünya "eşitliği" temsil ediyor. Bu bakış açısı, sanatçının Akdamar Adası’nda açtığı serginin de temelini oluşturuyor. Projenin ortaya çıkış hikâyesinin 1997 yılına dayandığını belirten Tönel, bir öğrencisinin kendisine hediye ettiği rögar kapağı fotoğrafının bu süreci başlattığını söyledi. Daha sonra farklı ülkelerde gördüğü rögar kapaklarını fotoğraflamaya başlayan Tönel, yıllar içinde farklı kıtalardan çok sayıda kareyi arşivine ekledi. Zamanla büyüyen koleksiyon; İstanbul Nişantaşı’ndaki eGale’de, TBMM Beylerbeyi Sarayı’nda, İFSAK’ta ve Bursa’daki 17. Fotoğraf Günleri’nde sanatseverlerle buluştu. Akdamar Adası’nda açılan son sergide ise yeni ülkelerden örnekler de yer aldı. Fotoğrafların yalnızca estetik yönüyle değil, tarihi ve toplumsal izleriyle de dikkat çektiğini ifade eden Tönel, "Antik Yunan’dan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte rögar kapakları yalnızca teknik bir nesne değil, aynı zamanda günlük yaşamın tanığı olmuş. Antik dönemde benzer kapakların, insan yaşamını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı biliniyor" dedi. Rögar kapaklarının toplumların kültürel hafızasını taşıyan objeler olduğunu kaydeden Tönel, şunları söyledi: "Rögar kapaklar benim için; alt ve üstün, kayboluşun, pandoranın, ötekinin, geleceğin, büyünün, gizemin geri dönüştürülmüş haldeki kapıları gibi. Bu eserler gerçekten çığır açıcı olabilir. Rögar kapakları yalnızca mühendislik ürünü değil, aynı zamanda toplumların sosyal yapısını da yansıtan objeler. Farklı şehirlerdeki rögar kapaklarının çeşitliliğine rağmen ‘altındaki dünyanın eşit’ olduğunu söyleyebiliriz. Kapaklar, üzerindeki semboller, yazılar ve işaretlerle de şehirlerin kimliğini taşıyor." Türkiye’de eski dönemlere ait rögar kapaklarının önemli bir kültürel değer taşıdığına dikkat çeken Tönel, 1930’lu yıllardan kalan bazı örneklerin müzayedelerde satıldığını belirtti. Osmanlı döneminden kalan rögar kapaklarının Topkapı Sarayı’nda bulunduğunu ifade eden Tönel, günümüzde ise standartlaşmanın ön plana çıktığını söyledi. Yurt dışında rögar kapaklarının bir statü unsuru olarak görüldüğünü belirten Tönel, "Prag’da Saray bölgesindeki rögarla Franz Kafka’nın evinin sokağındaki rögar kapakları aynı değerde ve tasarımda değil. Saray için üretilmiş olanlar aristokrasiyi göstermek adına özenle oluşturulmuş" diye konuştu. Kıbrıs’ta çektiği fotoğraflardan da örnek veren Tönel, Rum tarafındaki kapaklarda Yunan harfleri ve sembollerin, Türk tarafında ise farklı işaretlerin yer aldığını kaydetti. Bu ayrışmanın sembolik anlam taşıdığını ifade eden Tönel, "Ama bu çeşitliliğin altında aynı su, aynı kanalizasyon sistemi bulunuyor" dedi. Tönel ayrıca Almanya’nın Münih kentinde rögar kapaklarının reklam amacıyla kullanıldığını ve pazarlama aracı haline getirildiğini söyledi. Rögar kapaklarının geçmişinin Antik Yunan’a kadar uzandığını dile getiren Tönel, bu yapıların yalnızca şehir düzeni için değil, bazı dönemlerde savunma amacıyla da kullanıldığını anlattı. Fransız Devrimi sırasında sokak çatışmaları ve barikatlarda rögar kapaklarının savunma aracı olarak kullanıldığını belirten Tönel, bu yönüyle kapakların siyasi tarihte de iz bıraktığını ifade etti. Bazı rögar kapaklarının adeta bir sanat eseri gibi tasarlandığını söyleyen Tönel, özellikle Avrupa şehirlerinde desenli ve özgün kapakların kent kimliğine katkı sunduğunu belirtti. Türkiye’de ise kapakların genellikle standart üretildiğini kaydeden Tönel, artan metal fiyatları nedeniyle yaşanan rögar kapağı hırsızlıklarının da geçmişin estetik mirası ile günümüz ekonomik gerçekleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu söyledi. Rögar kapaklarının yazarlara, yönetmenlere ve farklı sanat dallarına ilham verecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tönel, "Rögar kapaklarının hem geçmişe tanıklık eden hem de günümüzün sıradanlığı içinde gözden kaçan ayrıntılar olduğunu düşünüyorum. Unutulmamalı ki rögarlar bölünmüş bir dünyayı birleştiriyor" dedi.
Van’da taze otlu peynir sezonu başladı: Bereketli yağışlar yüzleri güldürdü
19 Mayıs 2026 Salı - 14:13 Van’da taze otlu peynir sezonu başladı: Bereketli yağışlar yüzleri güldürdü Van’ın tescilli lezzeti olan coğrafi işaretli taze otlu peynir, bu yıl etkili olan yoğun yağışların ardından sezonu erken açarak tezgahlardaki yerini aldı. Van’da yüksek kesimlerde yetişen mendi, heliz, sirmo, siyabo ve kekik gibi endemik bitkilerin karışımıyla hazırlanan, bölgenin asırlardır vazgeçilmez geleneksel lezzeti otlu peynirde yeni sezon hareketliliği başladı. Kış ve ilkbahar aylarında bölgede etkili olan yoğun yağışlar, hem peynirin erken piyasaya çıkmasını sağladı hem de meralardaki bolluk sayesinde peynirin yağ oranını ve kalitesini artırdı. Tarihi Peynirciler Çarşısı’nda taze otlu peynir, kalitesine göre kilogramı 350 ile 400 lira arasındaki fiyatla satışa sunuluyor. "Nefis bir tadı var" İHA muhabirine konuşan Tarihi Peynirciler Çarşısı esnafı Hazar Keremoğlu, bu yıl yaşanan yoğun yağışların üretime olumlu yansıdığını belirtti. Keremoğlu, "Bu yıl maşallah diyelim, yağışlar çok yoğundu. Yağışlardan dolayı peynirimiz bu sene erken de çıktı. Hem çok yağlı hem de çok güzel, nefis bir tadı vardır. Köylü hemşehrilerimiz yaylalara gitmeye başladı. Yaylalarda üretilen yoğun otlu peynir daha yağlı ve güzel oluyor yani daha mükemmel bir peynir elde edebiliyoruz. Fiyatlarda geçen seneye göre fazla bir fark yoktur. Geçen sene malum 250-300 liraydı, bu sene de 350-400 lira arasında bir fiyat var. Kaliteli peynir, tadına ve görüntüsüne bakarak, bir de yağ oranından anlaşılır. Çünkü yağsız oldu mu o peynirin bir kalitesi yoktur, yoğun yağlı olduğu zaman o peynir kalitelidir" dedi. "Bu sene bereketli bir yağış vardı" Çarşıda 27 yıldır peynircilik yapan esnaf Mehmet Nar ise, bereketli yağışların piyasaya bolluk getirmesini beklediklerini ifade ederek, "Bu sene bayağı güzel, bereketli bir yağış vardı. İnşallah bu yağışın peynirimize ve bütün gıdalara güzel bir bereketi olur. İnşallah bu sene peynir bayağı bol olur da halkımız da rahat bir şekilde tüketir, alımını da kolaylıkla yapar. İnşallah fiyatlar biraz düşer, uygun olur biz de satışımızı sunarız" diye konuştu. "Peynirin kaynatılmış sütten yapılması gerekiyor" Tüketicilere taze peynir alırken dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında da bilgi veren Nar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Otlu peynir ilk etapta taze çıktığı zaman malum ıslaktır. Kıvama gelmesi, kendini tutması için tuzla bekletilmesi lazım. Bunun bir 1-1,5 aylık süreci var. Şu an alırken otuna dikkat ediyoruz, yeşilimsi, taze otu tercih ediyoruz. O, peynire daha güzel bir aroma veriyor. Peynirin koyun sütünden olmasını tercih ediyoruz. İnek sütünü çok fazla tüketmiyoruz, almıyoruz. Koyun sütünden olsa daha iyi olur. Bir de tuz kıvamı önemli, çok aşırı tuzlu da olmayacak, çok tuzsuz da olmayacak, buna dikkat ediyoruz. Özellikle en önemli konulardan biri de peynirin kaynatılmış sütten yapılması gerektiğidir. Çünkü kaynatılmış süt olmazsa peynirde brucella tehlikesi olur ki o da bu pazarda çok satılmaz. Çünkü bütün esnaf bu konuda bilinçlidir."
Başkan Memet Aslan’dan 19 Mayıs mesajı
19 Mayıs 2026 Salı - 10:39 Başkan Memet Aslan’dan 19 Mayıs mesajı Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Memet Aslan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, mesajında, 19 Mayıs 1919 gününün Anadolu coğrafyasındaki halkların diriliş günü olduğunu belirterek, "Zulüme ve işgale karşı başkaldırı sembolüdür. 1. Dünya Savaşı’nda hezimet yaşayan Osmanlı Devleti sahip olduğu toprakların birçoğunu kaybetti. İşgalci güçler yüzyıllardır hayal ettikleri gün onlar için gelmişti. Anadolu topraklarını çepeçevre saran işgalciler, Osmanlının elinde kalan son İslam topraklarını işgal etmek için harekete geçtiler. Mebusan Meclisi işgal edilmiş, hükümet tamamen onların kontrolüne geçmişti. Batılı güçler İstanbul açıklarına donanmalarını çektiler. Son darbeyi vurmak için tüm hazırlıklarını yaptılar. İşte tam burada vatanını ve milletini düşünen, bu işgali ve zulmü kabul etmeyen subaylar, aydınlar, vatanseverler harekete geçti. İstanbul’da örgütlenme imkanı bulamayan Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuracak, dünya tarihini sarsacak boyuttaki kurtuluş mücadelesini bir vapurun yolculuğundan başlatmıştır. Vatanın ve ülkenin durumunu Mustafa Kemal Atatürk Nutkunda; ‘Ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Hükümet, güçsüz, onursuz, korkak. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış. Başsız kalmış olan ulus, karanlık ve belirsizlik içinde olup bitecekleri bekliyor. Komutanlar ve subaylar, genel savaşın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, yurdun parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri kan ağlıyor, kurtuluş yolu aramakta. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmış son olarak, bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmakta. Böyle bir ulus, esir yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir. Öyleyse ya bağımsızlık, ya ölüm!’ diye özetlemişti. Evet esaret altında yaşamaktansa ölmek daha evladır. O halde ‘ya istiklal, ya ölüm.’ Bu şiarla Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu halklarını bilinçlendirmek, onları örgütlemek ve düzenli bir çalışma programı hazırlamakla yola koyuldu. Anadolu’nun birçok yerinde toplantılar, kongreler ve tamimler düzenleyerek işgale karşı ortaya konacak mücadelenin ana portresi çizildi. Düzensiz güçler tek çatı altında toplanarak koordinasyon sağlandı. İdari, askeri ve ekonomik tedbirler alınarak işgale karşı yekvücut olma yolunda adımlar atıldı. Bağımsızlığını, özgürlüğünü, vatan ve millet sevgisini hiçbir şeye değiştirmeyen Anadolu halkları, yeni bir önderlikle eşi benzeri olmayan bir mücadele örneği sergileyerek vatanını işgalcilerden temizlemiştir. Bu duygularla milletin birliği ve bütünlüğü, vatanın kurtuluşu ve bölünmez bütünlüğü, halkın özgürlüğü ve bağımsızlığı için kendilerini feda eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle minnetle yad ediyorum. Gazilerimize sağlık, afiyet diliyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Şehit polis memuru tekbirlerle toprağa verildi
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:41 Şehit polis memuru tekbirlerle toprağa verildi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde silahlı kavga ihbarına müdahale eden polis ekiplerine ateş açılması sonucu şehit olan Vanlı polis memuru Emrah Koç’un cenazesi, memleketi Van’da tekbirler ve gözyaşları arasında toprağa verildi. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki bir iş merkezinde silahlı kavga ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen sivil asayiş ekiplerine bir şahıs tarafından açılan ateş sonucu Van’ın Çaldıran ilçesi nüfusuna kayıtlı polis memuru Emrah Koç, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede şehit olmuştu. Çorlu Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından şehit Koç’un cenazesi, askeri uçakla Van Jandarma Hava Grup Komutanlığı’na getirildi. Burada düzenlenen törenin ardından şehidin tabutu cenaze aracıyla Çaldıran ilçesine bağlı Kuskunkıran Mahallesi’ne getirildi. Burada şehit, İçişleri Bakan Yardımcı Ali Çelik, Van Valisi Ozan Balcı, Van Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Van İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu, yakınları, polis, askeri erkan ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Şehit Koç’un cenazesi, törenin düzenleneceği alan meslektaşlarının omuzunda tekbirlerle getirildi. Din görevlisi tarafından alanda toplanan kalabalıktan helallik alındıktan sonra cenaze namazı kılındı. Namazdan sonra annesi ve yakınları şehidin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Koç’un cenazesi, tekbirler eşliğinde mahalle mezarlığına defnedildi.
Şehit polis memurunun cenazesi Van’a getirildi
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:09 Şehit polis memurunun cenazesi Van’a getirildi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde silahlı kavga ihbarına müdahale eden polis ekiplerine ateş açılması sonucu şehit olan polis memuru Emrah Koç’un cenazesi, askeri uçakla memleketi Van’a getirildi. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir iş merkezinde silahlı kavga ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen sivil asayiş ekiplerine bir şüpheli tarafından açılan ateş sonucu Van’ın Çaldıran ilçesi nüfusuna kayıtlı Emrah Koç ile Samsunlu Erkan Tütüncüler ağır yaralanmıştı. Yaralı polis memurları, kaldırıldıkları hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu. Öğlen saatlerinde Çorlu Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından şehit polis memuru Koç’un cenazesi, askeri uçakla Van Jandarma Hava Grup Komutanlığı’na getirildi. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Van Valisi Ozan Balcı, Van Asayiş Kolordu Komutanı Tümgenerel Ünsal Bulut, Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Van İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu, şehidin yakınları, polis ve askeri erkan tarafından karşılandı. Vanlı şehit Koç’un Türk bayrağına sarılı tabutu, askeri uçaktan alınarak tören alanına getirildi. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından şehidin öz geçmişi okundu. Okunan duanın ardından şehidin cenazesi, cenaze aracı ile defnedilmek üzere Çaldıran ilçesine uğurlandı.
Muradiye’de 630 kilo inci kefali ele geçirildi
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:42 Muradiye’de 630 kilo inci kefali ele geçirildi Van’ın Muradiye ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen denetimlerde, kaçak avlandığı belirlenen 630 kilogram inci kefali ele geçirildi. Olayla ilgili 1 kişiye 16 bin 106 TL idari para cezası uygulandı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin korunmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Van İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefalinin kaçak avlanmasının önlenmesine yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, Van İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi ile Muradiye İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Karahan Mahallesi’nde önleyici kolluk devriyesi gerçekleştirildi. Devriye sırasında Bendimahi Köprüsü altında şüpheli hareketlilik fark eden ekipler, S.R.A. isimli şahsı takibe aldı. Yapılan kontrolde, şahsın yumurtlama döneminde avlanması yasak olan inci kefallerini fileli kepçe yardımıyla dereden topladığı tespit edildi. Şahsın yanında ve çuvallar içerisinde yapılan incelemelerde 630 kilogram canlı ve cansız inci kefali balığı, 2 adet fileli kepçe ile 1 adet balıkçı tulumu ele geçirildi. Ele geçirilen balıklar ve av malzemeleri muhafaza altına alınırken, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet ettiği belirlenen şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı. Kaçak avcıya yasak dönemde avlanmaktan dolayı 16 bin 106 TL idari para cezası kesildi. Van İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, yasak dönemde avcılık faaliyetlerinin önlenmesi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.