Yerel Haberler
Van
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:18 Van’da kışın uzaması semaver ve mangal sezonunu geciktirdi Van’da bu yıl kış mevsiminin uzun sürmesi ve havaların geç ısınması, kentin tarihi Sobacılar Çarşısı’ndaki yaz sezonunu geciktirdi. Geçtiğimiz yıla oranla sezonu biraz daha geç açan çarşı esnafı, havaların ısınmasıyla birlikte semaver ve mangal imalatına yoğunluk verdi. Kış aylarında soba üretimi ve tamiratıyla bölge halkına hizmet veren çarşı esnafı, baharın gelişiyle birlikte üretim bandını semaver ve mangala çevirdi. Bölgede soğuk havanın etkisini yitirmesiyle birlikte sezonun ilk ürünlerini tezgahlarına indiren imalatçılar, piknikçilerin ve yaylacıların taleplerini karşılamak için yoğun mesai harcıyor. İHA muhabirine konuşan imalatçı Ferdi Akcan, bu yıl kış mevsiminin uzun sürdüğünü belirtti. Akcan, "Bu sene kışımız biraz uzun sürdü, havalar geç ısındı. Ondan dolayı sezonu biraz geç açıyoruz ama imalatımız devam ediyor. Yalnız bu sene yaz herhalde biraz geç gelecek. Yine de Allah’a çok şükür imalatımız devam ediyor; satışlarımız da yavaş yavaş açılır inşallah. Geçen yıl bu zamanda işlerimiz açılmıştı; çünkü geçen sene bu vakitlerde havalar ısınmıştı. Şimdi havalar ısınmadığı ve piknik sezonu açılmadığı zaman bu durum bizim satışlarımızı da engelliyor tabii" dedi. Kışın hem soba tamiratı yaptıklarını hem de köylü sobası denilen ’tezek sobası’ üretimi yaptıklarını hatırlatan Akcan, "Yazın ise semaver ve mangal üretiyoruz. Bunların yanı sıra davlumbaz, oluk ve boru işlerini de yapıyoruz. Günde yaklaşık 15 semaver üretiyoruz. Mangal sayısı ise değişiyor; büyük mangal olduğu zaman günde 10 tane, küçük mangal olduğu zaman ise 100 civarına çıkabiliyor. Buradaki köylü kesimi yaylaya çıktığı zaman da semaveri tercih ediyor" diye konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 14:49 Bahçesaray’da su taşkını tehlikesi Van’ın Bahçesaray ilçesinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların hızla erimesi, ilçe merkezinde su baskını riskini en üst seviyeye çıkardı. Bahçesaray ilçesinde etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerdeki kar örtüsünün hızla erimesi, su baskını riskini beraberinde getirdi. Bahçesaray ilçesine bağlı Çatbayır Mahallesi’nden geçen Çatbayır deresi, son günlerde etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte debisini artırdı. Su seviyesindeki hızlı yükseliş bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin etti. Dere üzerinde taşkın riskini önlemek için yapılan 4 adet bentten birinde patlama yaşanınca ilçede tedirginlik yaşandı. Kaymakamlık mahalle yolunu ulaşıma kapatırken, ilçeye Afet Acil Durum (AFAD) Van İl Müdürlüğü, Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü ile ilgili kurum personeli sevk edildi. Çatbayır Mahallesi muhtarı Eyüp Kayan, "Yoğun bir yağmurdan sonra Çatbayır deresi coştu. Dün akşam su tesfiyesi benderinden bir tanesi patladı. Çok şükür ilçe merkezine zarar vermedi. Ama önlemleri erken aldık. Mahalledeki tehlikeli alanları boşalttık. Şu an halen tehlike var. Bentlerinin patlama ihtimali var. O yüzden tedbirli olmak lazım. Vatandaşlarımızı tekrardan uyarıyoruz. Şuan yol kapalı, araçla gidemiyoruz. Buraya kadar yaya geldik. O konuda zaten kaymakam bey gerekli talimatı vermiş. Biz de vatandaşları uyardık. O konuda güvenliğimizi alıyoruz. Allah beterinden korusun. Mahallemde şu an sıkıntı yok, sadece yollar kapalı. Bir hastamız vardı. Sağ olsun mahalle sakinleri ile beraber hastayı belli bir yere sırtımızla taşıdık. Ondan sonra ambulansa aktardık. Mahalle yollarımız kapalı, öğrencileri getirmedik. Şu an tek yapabileceğimiz vatandaşlarımıza bu konuda duyarlı olmalarını istiyoruz. Çünkü yollar kapalı, aynı zamanda tehlike devam ediyor" dedi. Bölgeye giderek incelemelerde bulunan AK Parti Bahçesaray İlçe Başkanı Cumali Sabırlı, "Şuan İslam Mahallesi ile Çatbayır Mahallemizin ortak geçiş noktası olan bölgedeyiz. Çatbayır’dan başlayıp Bahçesaray ilçe merkezinden geçip büyükdere ile birleşiyor. 2015 yılında çarşı merkezine büyük bir sel geldi. Çarşı merkezinde birçok esnafımızın zarar görmesine sebep oldu. Ama o zaman devlet büyüklerimiz bu dere yatağında set bentleri yaptılar. Yukarı Çatbayır Mahallesi girişinden çıkışına kadar tedbirler almışlardı. Çünkü aşırı yağışlardan dolayı, kar yağışlarından dolayı burası tamamen dolmuştu. Dün gece bentlerden biri patladı. Allah’a şükürler olsun herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Şu anki tedbir amaçlı dün geceden beri AFAD ekibi, Devlet Su İşleri ekiplerimiz burada mevcut. Şu an bu yol kapalı. Gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra trafiğe açılacaktır" dedi.
Van-Çatak yolunda 5. gün: Geçişler sadece acil ve öncelikli araçlara açık
04 Ocak 2026 Pazar - 16:46 Van-Çatak yolunda 5. gün: Geçişler sadece acil ve öncelikli araçlara açık Van-Çatak kara yolu 5 gün önce düşen çığdan dolayı ulaşıma kapanırken, ekiplerin yoğun çalışması sonucu geçici olarak tek şeritli koridor şeklinde ulaşıma açıldı. Güzergâhta geçişler yalnızca öncelikli araçlar ile acil durumlar kapsamında kontrollü olarak sağlanıyor. Van-Çatak yolu, 5 gün önce düşen çığdan dolayı ulaşıma kapandı. Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Görentaş Bakımevi ekipleri bölgede yoğun bir çalışma yürütüyor. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yol, geçici olarak tek şeritli koridor şeklinde ulaşıma açılarak güzergâhta geçişler yalnızca öncelikli araçlar ile acil durumlar kapsamında kontrollü olarak sağlanıyor. Sivil araçlara geçiş halen verilmiyor Van yönünden gelen araçlar, ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan Görentaş Jandarma Kontrol Noktası’ndan durdurulurken, Çatak ilçe çıkışında da jandarma ve emniyet ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Diğer araçların ilçe giriş ve çıkışlarına izin verilmiyor. Olumsuz hava şartları ve yaşanan riskler nedeniyle Van-Çatak kara yolu 5’inci gününde de trafiğe kapalı olmayı sürdürüyor. İlçede yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle enerji, geçici olarak Pervari bölgesi üzerinden sağlanmaya başlandı. Öte yandan, muhtemel aksaklıkların önüne geçilmesi amacıyla ilçeye mobil jeneratör sevk edildi. Yetkililer, yolun tamamen ulaşıma açılması için ekiplerin sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü bildirdi.
Prof. Dr. Lokman Aslan’dan kritik uyarı: "Yaban hayatına müdahale merhamet değil tehlikedir"
04 Ocak 2026 Pazar - 11:51 Prof. Dr. Lokman Aslan’dan kritik uyarı: "Yaban hayatına müdahale merhamet değil tehlikedir" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, yaban hayatına yönelik bilinçsiz müdahalelerin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek, "Yaban hayatına müdahale merhamet değil tehlikedir" dedi. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Lokman Aslan, yerkürenin oluşumundan bu yana canlıların kendi ekosistemleri içerisinde yaşamını sürdürdüğünü vurgulayarak, insanoğlunun doğanın bir parçası olarak geliştiğini ve zamanla bu dengeye müdahale etmeye başladığını ifade etti. İnsanoğlunun hayvanları evcilleştirerek tarım ve sanayi toplumuna geçiş yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Aslan, makine gücünün artmasıyla hayvanlara olan ihtiyacın azaldığını ancak bunun doğayla temasın tamamen kopması anlamına gelmediğini söyledi. "Yaban hayatı dediğimiz şey, insan eli değmemiş, kendi döngüsü içinde yaşayan bir sistemdir" diyen Aslan, hayvanların doğada iklimi, tehlikeyi ve gıda dengesini sezerek kendi tedbirlerini alabildiğini vurguladı. Yolların açılması, ağaçların kesilmesi, sulak alanların yok edilmesi ve arıtılmadan doğaya bırakılan atıkların ekosistemi geri dönülmez şekilde bozduğunu belirten Aslan, "Ne kadar yardım ederseniz edin, eğer doğayı tahrip ediyorsanız orada sağlıklı bir habitat oluşturamazsınız" ifadelerini kullandı. Yaban hayvanlarının beslenmesi veya nakledilmesi gibi konuların bireysel merhametle değil, bilimsel ve kurumsal kararlarla yapılması gerektiğinin altını çizen Aslan, Türkiye’de bu süreci yönetecek yasal altyapının ve kurumların hazır olduğunu belirtti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün, bilimsel kurullarla birlikte muhtemel krizleri yönettiğini kaydeden Aslan, gelişi güzel müdahalelerin ileride daha büyük sorunlara yol açabileceğini söyledi. Çöplerin kontrolsüz bırakılması ve hazır gıdaya ulaşan yaban hayvanlarının insanla temas etmeye başlamasının biyogüvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade eden Aslan, "Tilkinin, ayının, çakalın şehir merkezine yaklaşması, doğal bariyerlerin ortadan kalktığını gösterir" dedi. Kırsal alanların boşalmasıyla birlikte hayvancılığın azalmasının, yaban hayvanlarının doğal besin zincirini de zayıflattığını söyleyen Aslan, bu durumun yaban hayvanlarını yerleşim alanlarına yönelttiğini belirtti. Aslan, "Biyolojik düşman kalmadı, doğal gıda azaldı. Bu da yaban hayvanlarını şehre yaklaştırdı" diye konuştu. Gerekli önlemler alınmazsa zoonoz hastalıkların önümüzdeki yıllarda büyük bir tehdit hâline geleceğini vurgulayan Aslan; Covid-19, kuş gribi ve domuz gribi gibi salgınların farklı isimlerle devam edebileceğini ifade etti. Yaban hayvanlarının bilinçsiz şekilde beslenmesinin onları avlanmaktan uzaklaştırdığını ve saldırgan davranışlara yol açabildiğini de dile getiren Aslan, Nemrut Krater Gölü çevresinde yaşanan ayı saldırılarını örnek gösterdi. Aslan, "Beslenen hayvan avlanmayı unutuyor, insanı gıda kaynağı olarak görmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. Çaldıran-Tendürek hattında çöplüklerin yaban hayvanlarını karayollarına çektiğini anlatan Aslan, çöplüklerin yerinin değiştirilmesiyle hem hayvan ölümlerinin hem de trafik kazalarının ciddi oranda azaldığını söyledi. Vatandaşların iyi niyetle yaptığı beslemelerin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini de belirten Aslan, "Poşetle yiyecek taşıyan insanlara saldıran hayvanlar, aslında kendince hakkını savunuyor. Çünkü biz onu buna alıştırdık" ifadelerini kullandı. Mevcut şartlarda yaban hayvanlarının doğal ortamlarında yeterli gıdaya sahip olduğunu vurgulayan Aslan, bireysel besleme girişimlerinin hem hastalık taşınmasına hem de genetik ve davranışsal bozulmalara yol açtığını söyledi. Nemrut Krater Gölü’ndeki bazı ayıların, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde bilimsel yöntemlerle başka habitatlara nakledildiğini aktaran Aslan, bu tür uygulamaların ancak uzmanlar tarafından yapılması gerektiğini belirtti. Konuşmasının sonunda çevre temizliğinin yalnızca çöp atmamakla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Lokman Aslan, sulak alanların korunması ve doğal yapıya müdahale edilmemesi gerektiğini ifade etti. Aslan, "Yaban hayatı, çiftlik hayvanları ve insan sağlığı bir bütündür. Bu denge korunursa sağlıklı gıda, huzurlu toplum ve sürdürülebilir bir gelecek mümkün olur" dedi.