Yerel Haberler
Van
01 Mart 2026 Pazar - 12:14 Bahçesaraylılar açtıkları kar tünelleriyle günlük hayatlarını sürdürüyor Van’ın Bahçesaray ilçesinde her yıl kış aylarında tanıklık edilen zorlu yaşam mücadelesi, 2026 kışında da çarpıcı görüntülere sahne oluyor. Kar kalınlığının yer yer evlerin boyunu aştığı ilçede vatandaşlar, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kardan tüneller kazarak kendilerine "yaşam koridorları" oluşturuyor. Türkiye’nin en çetin kış şartlarının yaşandığı Van’ın Bahçesaray ilçesinde, yoğun kar yağışı ve tipi hayatı durma noktasına getirdi. Kar kalınlığının yerleşim yerlerinde 3-4 metreyi, yüksek kesimlerde ise 5 metreyi bulduğu ilçede vatandaşlar, evlerinden dışarı çıkabilmek için kardan tüneller kazıyor. "Evler kar altında kaldı, ulaşım tünellerle sağlanıyor" Özellikle yüksek rakımlı mahalle ve mezralarda tek katlı evlerin tamamen karla kaplanması üzerine mahalle sakinleri çareyi "kar tünelleri" açmakta buldu. Dış dünya ile bağlantısı kesilen vatandaşlar; ahırlara ulaşmak, komşularına gitmek ve ana yollara erişmek için metrelerce uzunlukta tüneller oluşturdu. Görüntüleri kutupları andıran bu tüneller, sadece bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda dondurucu soğuktan korunmak için de bir sığınak görevi görüyor. Van’ın yüksek rakımlı ilçesi Bahçesaray’da etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, hayatı olumsuz etkiledi. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi aştığı bölgede vatandaşlar, evlerinden çıkabilmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kar tünelleri açtı. İlçeye bağlı Çatbayır Mahallesi sakinleri, sabahın erken saatlerinde küreklerle çalışarak evlerinin kapısına kadar dayanan karı temizliyor. Açılan dar tüneller sayesinde ahırlara ulaşan besiciler, hayvanlarının bakımını aksatmadan sürdürüyor. Kar tünelleriyle adeta beyaz bir labirenti andıran mahallelerde, hayat tüm zorluklara rağmen devam ediyor. Çığ riski devam ediyor Van-Bahçesaray kara yolunun çığ riski nedeniyle yaklaşık 3 aydır ulaşıma kapalı. İlçe sakinleri bu zaman zarfında Van’a ulaşımlarını Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden sağlıyor. Bölge halkı, yıllardır süregelen bu ulaşım sorununun kalıcı olarak çözülmesi için modern çığ tünellerinin bir an önce tamamlanmasını bekliyor.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 20:08 Bakan Göktaş: "28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün Türkiye, demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan kararlı yürüyüşünü sürdürüyor. Ve ülkemiz bir daha asla eski karanlık günlerine dönmeyecek. Milletimizle el ele vererek, 28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Van Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Edremit Sosyal Hizmet Merkezi açılış töreninde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu rahmet ikliminin şehrimize, ülkemize ve tüm İslam âlemine hayır ve bereket getirmesini diliyorum. Bugün ülkemize değer katan, her bireyin hayatına dokunan güçlü hizmetlerimize bir yenisini eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Eşsiz güzelliklerle dolu Van şehrimizde yeni İl Müdürlüğümüz ve Sosyal Hizmet Merkezimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu anlamlı günde bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni hizmet binamızın Van için hayırlı olmasını diliyorum " dedi. "Yaptığımız 45,7 milyar liralık yatırım ve desteklerle Van’ı güçlü bir hizmet altyapısına kavuşturduk" Vatandaşlarımızın huzurunu büyüten, her bireyin güven içinde yaşamasını sağlayan bir anlayışla hizmetlerini sürdürdüklerini ifade eden Bakan Göktaş, "Bakanlık olarak, toplumun tüm kesimlerini kuşatan güçlü bir destek ağı kuruyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve milletine adanmış vizyonu doğrultusunda, sosyal devletin şefkat elini her haneye ulaştırıyoruz. Bu kapsamda Bakanlık olarak yaptığımız 45,7 milyar liralık yatırım ve desteklerle Van’ı güçlü bir hizmet altyapısına kavuşturduk. 2023 yılında 13 ilçede açılışını gerçekleştirdiğimiz. 100 Aile Destek Merkezi ile destek ağımızı daha da yaygınlaştırdık. Yine aynı yıl içinde Başkale Sosyal Hizmet Merkezi ile Vanlı kardeşlerimizin sosyal hizmetlere daha kolay erişimini sağladık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni il müdürlüğü binamız ve sosyal hizmet merkezimizle hizmet zincirine bir halka daha ekledik. Böylece çocuklarımızdan büyüklerimize, kadınlardan engelli kardeşlerimize kadar herkesin ihtiyaç anında daha hızlı yanında olacağız. Çok yakında hizmete sunacağımız çocuk evleri sitemiz ile engelsiz yaşam bakım ve rehabilitasyon merkezimizle, iki yeni güvenli adres daha kazandıracağız. Van’ın güzel insanları için, yeni eserler, yeni hizmetler sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Bakan Göktaş, "Bugün açılışını yaptığımız bu yeni hizmet binasını, Van’da aileyi güçlendiren, dayanışmayı büyüten bir "ilk temas noktası" olarak görüyoruz. Çünkü aile güçlü olduğunda; çocuğumuz daha güvende, gencimiz daha umutlu, yaşlımız daha huzurlu, kadınlar daha iyi imkanlara kavuşur. Burası, rehberlikten sosyal desteğe, koruyucu-önleyici hizmetlerden sahadaki koordinasyona kadar tüm hizmet süreçlerini hızlandıran bir merkez olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2026-2035 "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonuyla 81 ilimizde olduğu gibi Van’da da her haneye ulaşan, bir hizmet anlayışıyla çalışacağız. Aile kurumunu ve nüfus yapımızı koruyan, kuşaklar arası bağı güçlendiren uygulamaları kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" 28 Şubat’a da değinen Bakan Göktaş, "Bugün 28 Şubat, 29 yıl önce milletimizin inancına, değerlerine ve özgür iradesine yönelen vesayetçi bir anlayışın ülkemize ağır bedeller ödettiği bir süreci yaşadık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde bu vesayetçi düzenle etkili bir mücadele yürüttük. Bugün Türkiye, demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan kararlı yürüyüşünü sürdürüyor. Ve ülkemiz bir daha asla eski karanlık günlerine dönmeyecek. Milletimizle el ele vererek, 28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla sözlerime son verirken tüm 28 Şubat mağdurlarını hürmetle yâd ediyorum. Yeni hizmet binamızın şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İl Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezimizin Van için, bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Van semalarında bulut ve ışık şöleni: Gündüz bulutların dansı, akşam büyülü manzaralar
11 Kasım 2025 Salı - 10:31 Van semalarında bulut ve ışık şöleni: Gündüz bulutların dansı, akşam büyülü manzaralar Van’da gökyüzü gün boyu görsel bir şölen sundu. Gündüz saatlerinde gökyüzünde hareket eden bulutlar, zaman zaman şehrin üzerini kaplayarak eşsiz manzaralar oluşturdu. Gün batımına doğru bulutların arasından süzülen güneş ışınları, gökyüzünü kızıl ve turuncu tonlara boyadı. Doğa harikası manzaralara ev sahipliği yapan Van, son günlerde gökyüzünde sergilenen eşsiz güzelliklerle adından söz ettiriyor. Gündüzleri bulutların gökyüzündeki etkileyici hareketleri, adeta bir ressamın fırçasından çıkmışçasına sürekli değişen tablolar sunarken, akşamları ise şehir görsel bir ışık şölenine sahne oluyor. "Gündüzün sanat eseri: Bulutların büyüleyici dansı" Van semaları, gün içinde farklı şekiller alan, hızla ilerleyen bulut oluşumlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle Van Gölü üzerinde oluşan ve yansımasıyla ikiye katlanan bu manzaralar, fotoğraf tutkunlarının ve doğaseverlerin akınına uğruyor. Gökyüzündeki bu dinamik hareketlilik, şehre mistik ve huzurlu bir atmosfer katıyor. Vatandaşlar, gökyüzünün her an değişen bu yüzünü hayranlıkla izliyor. "Gecenin gizemi: Muhteşem ışık şöleni" Güneş battıktan sonra ise Van, bu kez akşam ışıklarıyla büyüleyici bir manzaraya bürünüyor. Van Gölü’nün sakin sularına yansıyan şehir ışıkları, gökyüzündeki ay ve yıldızlarla birleşerek adeta bir görsel ziyafet sunuyor. Özellikle Van Kalesi ve çevresinde, göl manzarasıyla bütünleşen bu ışıklar, ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatıyor. Van, gündüz ve gece sunduğu bu iki farklı ama aynı derecede büyüleyici manzarayla izleyenlere eşsiz bir destinasyon olmaya devam ediyor. Bu görsel şölen, Van’ın doğal ve kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Erçek Gölü’nün yeni misafirleri küçük sakarcalar havadan görüntülendi
11 Kasım 2025 Salı - 10:27 Erçek Gölü’nün yeni misafirleri küçük sakarcalar havadan görüntülendi Türkiye’nin önemli sulak alanlarından ve kuş cennetlerinden biri olan Erçek Gölü’nün yeni misafirleri küçük sakarcalar havadan görüntülendi. Son günlerde, göç yolculuğundaki küçük sakarcalar (Mergellus albellus) türü kazlar, bu sıralar Van’da bulunan Erçek Gölü’nde misafir oluyor. Göç yolculuklarını sürdüren küçük sakarca kazları, Van’ın doğusunda yer alan 114 kilometrekare yüzey alanı ve bin 808 rakımı ile Erçek Gölü’nde mola verdi. Gölge ve çevresinde konaklayan yüzlerce küçük sakarca kazı dron ile net bir şekilde kayıt altına alındı. Zarif görüntüleri ile Erçek Gölü’ne renk katan küçük sakarca kazları görsel şölen oluşturdu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Gölü havzası sulak alan yönünden zengin olması münasebetiyle birçok suda yaşayan hayvanlar Van Gölü havzasını tercih etmektedir. Bazı kuzey ve batıda daha soğuk iklimde olan bazı türler de buraya yazlık gibi kışlamaya ve serin yere gelmekte. Bunlardan da en çok bu mevsimde sakarca kazları görülmekte. Buralara gelmeleri bulundukları yerlerin dağa soğuk olmasından dolayı burada beslenmeye ve yağlanıp tekrar o bulundukları yerde bahar mevsimi geldiğinde üremek için geri dönecekler. Mevsimin sonuna doğru burayı terk edip esas üreme yerlerine, Rusya’ya, Sibirya’ya doğru yollarına devam edecekler. Ama sayıları bu sene çok fazla. Eskiden sadece Erçek Gölü ve çevresinde görülürken şimdi Gevaş’ta diğer sulak alanlarda bolca sakarca kazı görmek mümkün" dedi.
Vanlı sporcu Evin Erginoğuz, Türkiye’ye altın madalya getirdi
10 Kasım 2025 Pazartesi - 22:33 Vanlı sporcu Evin Erginoğuz, Türkiye’ye altın madalya getirdi Vanlı milli boksör Evin Erginoğuz, Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde düzenlenen 6. İslami Dayanışma Oyunları’nda altın madalya kazandı. 23 yaşındaki milli sporcu Evin Erginoğuz, 60 kilo kategorisinde rakiplerini mağlup ederek şampiyonluk kürsüsüne çıktı. Yaklaşık 9 yıldır boks yapan ve kariyerinde 5 Türkiye şampiyonluğu bulunan Erginoğuz, elde ettiği bu başarıyla hem Van’a hem de Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı. Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Yalçın Özdemir, antrenörü Ayhan Öz ve Eminpaşa Mahallesi’nde yaşayan Erginoğuz’un ailesi, Evin’in final müsabakasını televizyondan büyük bir heyecanla takip etti. Özdemir: "Böylesine milli sporcuların yetişmesi gerçekten nadir bir durum" İHA muhabirine konuşan Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Yalçın Özdemir, sporcunun çok güzel ve başarılı bir maç çıkardığını ifade ederek, "Karşılaşmayı ailesi ve hocasıyla birlikte izledik, onunla gurur duyuyoruz. Gerçekten çok disiplinli çalışan bir sporcu. Gerek hocalarının gerekse ailesinin verdiği destekle, bu sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte Olimpiyat adayı olarak gördüğümüz Evin, bugün sergilediği performansla bunu fazlasıyla hak etti. Biz kurum olarak, il müdürlüğü ve bakanlık olarak bu tür sporcularımızı destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Ailesine de ayrıca teşekkür ediyorum; çünkü çocuklarını spora yönlendirmeleri ve desteklemeleri bizim için çok büyük bir şans. Böylesine milli sporcuların yetişmesi gerçekten nadir bir durum. Evin de bu nadir örneklerden biri; bizim gözbebeğimiz. Olimpik bir branşta mücadele ediyor ve bundan sonraki süreçte de kendisine başarılar diliyorum" dedi. Öz: "Hepimize büyük bir gurur yaşattı" Antrenörü Ayhan Öz ise milli sporcusu Evin’in İslami Dayanışma Oyunları’nda ülkeyi başarıyla temsil ettiğini dile getirerek, "Onunla gurur duyuyoruz. Evin, yaklaşık 9 yıldır boks sporuyla uğraşan, son derece disiplinli bir sporcumuz. Bugüne kadar 5 kez Türkiye Şampiyonu olan Evin, birçok uluslararası organizasyonda da ülkemizi temsil ederek dünya ve Avrupa şampiyonalarında önemli başarılar elde etti. Bu kez ise final oynayarak hepimize büyük bir gurur yaşattı. Bundan sonraki asıl hedefimiz, 2028 Olimpiyatları’nda Evin’i ringde görüp İstiklal Marşı’mızı dinlemek ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesini sağlamak. Bu süreçte emeği ve desteği bulunan ailesine, antrenörlerine ve İl Müdürümüze yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ruhevza Erginoğuz: "Kızım Evin ile gurur duyuyoruz" Kızının başarısından gurur duyduğunu ifade eden anne Ruhevza Erginoğuz da "Gerçekten anlatamıyorum, kelimeler yetmiyor. Allah Evin’e daha büyük başarılar nasip etsin inşallah. Hepimizin çocuklarına da aynı şekilde nice başarılar diliyorum. Bu süreçte emeği geçen hocamıza da çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çok gururluyuz, çok mutluyuz" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Lokman Aslan: "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 11:30 Prof. Dr. Lokman Aslan: "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’nda yaşanan su çekilmesi, sazlık yangınları ve ekosistem tahribatına dikkat çekerek, sulak alanların yeniden tanımlanması ve yönetim sisteminin günümüz şartlarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Sonbahar dönemiyle birlikte artan sazlık yangınlarına dikkat çeken Prof. Dr. Lokman Aslan, sulak alanların doğanın sürekliliği için taşıdığı önemi anlattı. Aslan, "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir. Canlılığı besleyen, ekosisteme denge kazandıran en temel yaşam alanlarıdır. Ancak iklim değişikliği, meteorolojik olaylar ve nüfus baskısı bu alanları her geçen yıl daha fazla tehdit ediyor" dedi. "Su çekilmesi ve yangınlar artıyor" Eskiden hem insan hem hayvan yaşamının merkezinde olan sulak alanların, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanım amacını yitirdiğini dile getiren Aslan, bu değişimin ekolojik dengeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Sonbahar aylarında bile yaz sıcaklarının etkisini sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, Van Gölü Havzası’nda suların ciddi oranda çekildiğine dikkat çekti. Aslan, "Yağış azlığı, sazlık bitkilerin kurumasına neden oldu. Bu durum, en ufak bir kıvılcımla büyük yangınların çıkmasına zemin hazırlıyor" ifadelerini kullandı. "Yönetim anlayışını değiştirmeliyiz" Eskiden hayvanların otladığı, suyla dengede kalan bu alanların artık kurak bir yapıya büründüğünü belirten Aslan, Nehil Sazlığı’nda çıkan yangının da bu ekolojik değişimin sonucu olduğunu ifade etti. Sulak alanların korunması için artık sadece yasaklarla değil, aktif yönetim modelleriyle hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Artık 1960’ların sulak alan yönetimiyle devam edemeyiz. Meteorolojik veriler, yerel şartlar ve bilimsel analizlerle her bölgeye özgü yönetim planları oluşturulmalı. Bu kararlar yerel merciler tarafından alınmalı ve titizlikle uygulanmalıdır" diye konuştu. Son dönemde yaşanan Nehil Sazlığı yangınının, yaban hayatına bahar dönemindeki kadar zarar vermediğini ifade eden Aslan, yine de kaybedilen habitatların gelecekte büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Aslan, "Göçmen kuşlar bu dönemde üreme sürecini tamamlayıp göç etti. Ancak bu alanlar yeniden sazlık hale getirilmezse kalıcı bir habitat kaybı yaşanabilir" dedi. "Doğayı dinlemenin zamanı geldi" Prof. Dr. Lokman Aslan, küresel ısınmanın etkilerinin her geçen yıl arttığını hatırlatarak, şu uyarıda bulundu: "İklimin bu kadar değiştiği bir dönemde, sulak alanlarda daha fazla yangın ve kayıp yaşanabilir. Bu nedenle, sulak alan yönetimi yenilenmeli, doğayı dinleyen bir anlayışla hareket edilmelidir."
Van’ın sonbahar güzelliği: Van Kalesi ve Atatürk Kültür Parkı ziyaretçilerin gözdesi oldu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:51 Van’ın sonbahar güzelliği: Van Kalesi ve Atatürk Kültür Parkı ziyaretçilerin gözdesi oldu Van’da sonbahar mevsimiyle birlikte kent adeta renk cümbüşüne büründü. Şehrin tarihi simgelerinden Van Kalesi ve çevresindeki alanlar, sararan yaprakların oluşturduğu manzaralarla görsel bir şölen sunuyor. Tarihi ve doğal güzellikleriyle Doğu Anadolu’nun incisi olan Van, sonbaharın gelmesiyle birlikte kartpostallık manzaralara sahne oluyor. Şehrin sembollerinden Van Kalesi ve hemen yanı başında bulunan Atatürk Kültür Parkı, sarı, kızıl ve kahverengi tonlarına bürünen ağaçlarıyla ziyaretçilerini etkiliyor. "Tarih ve doğanın eşsiz buluşması" Urartu döneminden kalma binlerce yıllık tarihiyle ayakta duran Van Kalesi, sonbahar renkleriyle daha da görkemli bir hal aldı. Kaleye tırmanan yerli ve yabancı turistler, zirveden hem Van Gölü’nün eşsiz mavisini hem de çevreyi saran sararmış ağaçların oluşturduğu görsel şöleni izleme fırsatı buluyor. Özellikle gün batımı saatlerinde kale ve gölün bütünleşmesi, fotoğraf tutkunları için unutulmaz kareler sunuyor. "Kültür parkı sonbahar renkleriyle canlandı" Van Kalesi’nin eteklerinde uzanan Atatürk Kültür Parkı ise, şehir merkezinin yanı başında bir doğa harikası. Sonbaharın gelişiyle birlikte ağaçların yaprak dökümü, parktaki yürüyüş yollarını rengarenk bir halıya çevirdi. Parkın yenilenen yürüyüş yolları ve düzenlemeleri de ziyaretçilerin keyifli vakit geçirmesine imkan tanıyor.
Vanlı dağcılardan Nemrut Kalderası’nda 12 saatlik zorlu yürüyüş
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:11 Vanlı dağcılardan Nemrut Kalderası’nda 12 saatlik zorlu yürüyüş Van Rota Doğa Sporları Kulübü’ne üye dağcılar, Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut Krater Gölü’nün çanak kısmını 360 derece yürüyerek eşsiz manzarayı her yönüyle izledi. Avrupa Komisyonu’nun Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan ve dünyanın ikinci büyük kalderası olarak bilinen Nemrut Krater Gölü, her mevsim doğaseverlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Her hafta Van’ın farklı bölgelerinde etkinlikler düzenleyerek doğa bilincini artırmayı hedefleyen Rota Doğa Sporları Kulübü, bu hafta 15 kişilik ekibiyle kalderanın çanak kısmında 12 saat süren bir yürüyüş gerçekleştirdi. Van Gölü Havzası’nın tanıtımına katkı sağlamayı amaçlayan kulüp üyeleri, yürüyüş boyunca bölgenin doğal güzelliklerini her yönüyle gözlemleyerek keyifli anlar yaşadı. Konuya ilişkin bilgi veren Rota Doğa Sporları Kulübü yöneticilerinden Sedat Karacan, geçtiğimiz hafta 21 kişilik bir ekiple Süphan Dağı zirvesinde olduklarını hatırlattı. Karacan, "O gün yoğun kış şartları yaşanıyordu. Bugün 15 kişilik ekibimizle Nemrut Kalderası’nın çanak kısmını 360 derece yürüdük. Amacımız çevreyi, özellikle Van Gölü Havzası’nı ve Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut Kalderası’nı tanıtmak," dedi. Ekosistemin korunmasına da dikkat çeken Karacan, "Yürüyüş esnasında ayılarla karşılaştık; bu da bölgedeki zengin yaban hayatının göstergesi. Ne yazık ki aşağıda avcılarla da karşılaştık. Bu duruma mutlaka ‘dur’ denilmeli, gerekli müdahaleler yapılmalı" ifadelerini kullandı. Kış mevsimi boyunca doğa yürüyüşlerinin devam edeceğini belirten Karacan, etkinliğe katılan tüm ekibe teşekkür etti.
Urartu mirasına kültür yolculuğu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 08:38 Urartu mirasına kültür yolculuğu Van Gölü Aktivistleri Derneği tarafından yürütülen "Şehir Okumaları" programı kapsamında Gürpınar ilçesinde yer alan Urartu’dan günümüze kalan tarihi yapılar ziyaret edilerek, bölgenin binlerce yıllık geçmişi incelendi. Program kapsamında şehir okuyucuları, Van’ın tarih boyunca stratejik ve kültürel öneme sahip üç büyük kalesi olan Çavuştepe, Hoşap ve Zernek kalelerini ziyaret etti. Katılımcılar ayrıca, geçmişte Van’ın un üretiminde merkezi konumda olan Kırk Değirmen köyünü gezerek, bölgedeki tarihi değirmenlerin kalıntılarını inceledi. Etkinliğin en dikkat çekici duraklarından biri ise Urartu uygarlığının en büyük mühendislik miraslarından biri olan Şamran Kanalı oldu. Katılımcılar, kanalın başlangıç noktasını keşfederek, antik dönem su yönetimi ve tarımsal sistemler hakkında bilgi aldı. Ziyaretin bilimsel yönüne katkı sağlayan Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, Çavuştepe Kalesi gezisinde gruba eşlik etti. Çavuşoğlu, Urartu’nun kent planlaması, ticaret yolları, tarım ve zanaat faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler vererek, Urartuların Anadolu medeniyetleri içindeki yerini anlattı. Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Dr. Erdoğan Özel, Şehir Okumaları programının amacına değinerek, "Şehir okumalarında bilinçli kent aktivizmi oluştururken, şehre hâkim olmayı ve onu en iyi şekilde tanımayı önemsiyoruz. Çünkü bir şehri korumanın ilk adımı, o şehri anlamaktır" dedi.