Yerel Haberler
Van
01 Mart 2026 Pazar - 12:14 Bahçesaraylılar açtıkları kar tünelleriyle günlük hayatlarını sürdürüyor Van’ın Bahçesaray ilçesinde her yıl kış aylarında tanıklık edilen zorlu yaşam mücadelesi, 2026 kışında da çarpıcı görüntülere sahne oluyor. Kar kalınlığının yer yer evlerin boyunu aştığı ilçede vatandaşlar, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kardan tüneller kazarak kendilerine "yaşam koridorları" oluşturuyor. Türkiye’nin en çetin kış şartlarının yaşandığı Van’ın Bahçesaray ilçesinde, yoğun kar yağışı ve tipi hayatı durma noktasına getirdi. Kar kalınlığının yerleşim yerlerinde 3-4 metreyi, yüksek kesimlerde ise 5 metreyi bulduğu ilçede vatandaşlar, evlerinden dışarı çıkabilmek için kardan tüneller kazıyor. "Evler kar altında kaldı, ulaşım tünellerle sağlanıyor" Özellikle yüksek rakımlı mahalle ve mezralarda tek katlı evlerin tamamen karla kaplanması üzerine mahalle sakinleri çareyi "kar tünelleri" açmakta buldu. Dış dünya ile bağlantısı kesilen vatandaşlar; ahırlara ulaşmak, komşularına gitmek ve ana yollara erişmek için metrelerce uzunlukta tüneller oluşturdu. Görüntüleri kutupları andıran bu tüneller, sadece bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda dondurucu soğuktan korunmak için de bir sığınak görevi görüyor. Van’ın yüksek rakımlı ilçesi Bahçesaray’da etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, hayatı olumsuz etkiledi. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi aştığı bölgede vatandaşlar, evlerinden çıkabilmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kar tünelleri açtı. İlçeye bağlı Çatbayır Mahallesi sakinleri, sabahın erken saatlerinde küreklerle çalışarak evlerinin kapısına kadar dayanan karı temizliyor. Açılan dar tüneller sayesinde ahırlara ulaşan besiciler, hayvanlarının bakımını aksatmadan sürdürüyor. Kar tünelleriyle adeta beyaz bir labirenti andıran mahallelerde, hayat tüm zorluklara rağmen devam ediyor. Çığ riski devam ediyor Van-Bahçesaray kara yolunun çığ riski nedeniyle yaklaşık 3 aydır ulaşıma kapalı. İlçe sakinleri bu zaman zarfında Van’a ulaşımlarını Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden sağlıyor. Bölge halkı, yıllardır süregelen bu ulaşım sorununun kalıcı olarak çözülmesi için modern çığ tünellerinin bir an önce tamamlanmasını bekliyor.
Van Gölü Havzası, Türkiye’nin en fazla sulak alanına ev sahipliği yapıyor
04 Kasım 2025 Salı - 09:49 Van Gölü Havzası, Türkiye’nin en fazla sulak alanına ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin en büyük kapalı havzası olan Van Gölü Havzası, sahip olduğu zengin sulak alan varlığıyla birçok kuş ve yaban hayvanı türüne ev sahipliği yapıyor. Van Gölü Havzası, sahip olduğu geniş sazlıklar, göller ve deltalarla yalnızca Van için değil, tüm ülke ekosistemi için büyük önem taşıyor. Bölge; kuşların göç rotaları üzerinde bulunması, beslenme ve üreme alanı oluşturması bakımından da dikkati çekiyor. Bölgedeki bu doğal çeşitlilik, hem ekolojik dengenin korunmasında hem de nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin yaşamını sürdürmesinde önemli rol oynuyor. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’nın Türkiye’nin en fazla sulak alanına sahip bölgesi olduğunu belirtti. Sulak alanların doğanın rahimleri olduğunu ve bu alanları korudukça doğanın dengesinin de canlı kaldığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Bu sulak alan zenginliği, bölgenin yaban hayatı açısından da son derece zengin olmasını sağlıyor. Sulak alanlarda yaşayan çok sayıda kuş ve diğer canlı türleri, bölgenin ekolojik çeşitliliğini artırıyor. Bu durum, aynı zamanda Van YYÜ Yaban Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’ne gelen hasta yaban hayvanı sayısının da artmasına neden oluyor. Sulak alanlar, doğanın rahimleridir. Bu alanlar, ekolojik denge içerisinde sürekli canlı üreten bir sistemdir. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bazı kuş türleri de bu bölgelerde kendilerini güvende hissederek üreme imkânı buluyor. Ancak bu alanların kolay ulaşılabilir olması, zaman zaman insanların aşırı ilgisine ve olumsuz müdahalelere neden olabiliyor" dedi. "Sazlık alanlar kuşların evleridir" Yaban hayatının korunması için sazlık alanlarda duyarlı davranmanın önem taşıdığını dile getiren Aslan, "Sazlıkları yakmamak, ateş yakmamak, yüksek ses çıkarmamak ve avlanmamak gibi basit önlemler bile bölgedeki tür çeşitliliğinin artmasına katkı sağlayabilir. Doğa Koruma ve Milli Parklar, avlanma alanlarını ve serbest avlanabilecek türleri düzenli olarak duyuruyor. Bu nedenle, cezai durumlarla karşılaşmamak ve doğaya zarar vermemek için, av yapmadan önce avın nerede ve hangi türler için serbest olduğunu öğrenmek gerekiyor. Örneğin, bu yıl Edremit sazlığında, havaalanı yakınlarında nadir görülen dik kuyruk türü gözlemlendi. Bunun yanı sıra uzun zamandır görülmeyen farklı kuş ve balık türleri de bu bölgede tespit edildi. Eğer bu alanlar tahrip edilmezse; kazlar, ördekler, karabataklar ve daha birçok türden oluşan yaklaşık 250 farklı canlı türü belirli dönemlerde bu bölgede görülebilecek" diye konuştu.
Van Gölü Havzası, Türkiye’nin en fazla sulak alanına ev sahipliği yapıyor
04 Kasım 2025 Salı - 09:45 Van Gölü Havzası, Türkiye’nin en fazla sulak alanına ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin en büyük kapalı havzası olan Van Gölü Havzası, sahip olduğu zengin sulak alan varlığıyla birçok kuş ve yaban hayvanı türüne ev sahipliği yapıyor. Van Gölü Havzası, sahip olduğu geniş sazlıklar, göller ve deltalarla yalnızca Van için değil, tüm ülke ekosistemi için büyük önem taşıyor. Bölge; kuşların göç rotaları üzerinde bulunması, beslenme ve üreme alanı oluşturması bakımından da dikkati çekiyor. Bölgedeki bu doğal çeşitlilik, hem ekolojik dengenin korunmasında hem de nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin yaşamını sürdürmesinde önemli rol oynuyor. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’nın Türkiye’nin en fazla sulak alanına sahip bölgesi olduğunu belirtti. Sulak alanların doğanın rahimleri olduğunu ve bu alanları korudukça doğanın dengesinin de canlı kaldığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Bu sulak alan zenginliği, bölgenin yaban hayatı açısından da son derece zengin olmasını sağlıyor. Sulak alanlarda yaşayan çok sayıda kuş ve diğer canlı türleri, bölgenin ekolojik çeşitliliğini artırıyor. Bu durum, aynı zamanda Van YYÜ Yaban Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’ne gelen hasta yaban hayvanı sayısının da artmasına neden oluyor. Sulak alanlar, doğanın rahimleridir. Bu alanlar, ekolojik denge içerisinde sürekli canlı üreten bir sistemdir. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bazı kuş türleri de bu bölgelerde kendilerini güvende hissederek üreme imkânı buluyor. Ancak bu alanların kolay ulaşılabilir olması, zaman zaman insanların aşırı ilgisine ve olumsuz müdahalelere neden olabiliyor" dedi. "Sazlık alanlar kuşların evleridir" Yaban hayatının korunması için sazlık alanlarda duyarlı davranmanın önem taşıdığını dile getiren Aslan, "Sazlıkları yakmamak, ateş yakmamak, yüksek ses çıkarmamak ve avlanmamak gibi basit önlemler bile bölgedeki tür çeşitliliğinin artmasına katkı sağlayabilir. Doğa Koruma ve Milli Parklar, avlanma alanlarını ve serbest avlanabilecek türleri düzenli olarak duyuruyor. Bu nedenle, cezai durumlarla karşılaşmamak ve doğaya zarar vermemek için, av yapmadan önce avın nerede ve hangi türler için serbest olduğunu öğrenmek gerekiyor. Örneğin, bu yıl Edremit sazlığında, havaalanı yakınlarında nadir görülen dik kuyruk türü gözlemlendi. Bunun yanı sıra uzun zamandır görülmeyen farklı kuş ve balık türleri de bu bölgede tespit edildi. Eğer bu alanlar tahrip edilmezse; kazlar, ördekler, karabataklar ve daha birçok türden oluşan yaklaşık 250 farklı canlı türü belirli dönemlerde bu bölgede görülebilecek" diye konuştu. (YLM-MSA-Y)
Van’da gümrük kaçakçılığı operasyonu
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:35 Van’da gümrük kaçakçılığı operasyonu Van’da jandarma ekiplerince yürütülen gümrük kaçakçılığı operasyonlarında kaçak sigara ve malzemeler ele geçirildi. Van Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmaların devam ettiği belirtildi. Açıklamada, "Başkale ilçesi Çamlık Mahallesi mevkisinde icra edilen yol arama ve kontrol faaliyeti neticesinde piyasa fiyatı 1 milyon 100 bin TL olan gümrüksüz ve sağlık belgesiz kaçak gıda maddesi olan 850 kilogram İran fıstığı ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheli Ö.S. (28) hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre adli işlem yapılmıştır. Çamlık Mahallesi mevkisinde icra edilen yol arama ve kontrol faaliyeti neticesinde bir kamyonun motor bölümüne ve çeşitli yerlere gizlenmiş bin 480 paket gümrüksüz kaçak sigara ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheliler A.Ç. (36), A.Ş. (40), Ö.A. (30) hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre adli işlem yapılmıştır. Çamlık Mahallesi mevkisinde icra edilen yol arama ve kontrol faaliyeti neticesinde 142 parça gümrüksüz kaçak eşya ve malzeme ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheli 2 şahıs hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre adli işlem yapılmıştır. İpekyolu ilçesi Erçek Mahallesi mevkisinde icra edilen yol arama ve kontrol faaliyeti neticesinde bin 461 paket gümrüksüz kaçak sigara ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheli 6 şahıs hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre adli işlem yapılmıştır" denildi.
Zorlu göçün durağı Erçek Gölü
03 Kasım 2025 Pazartesi - 10:42 Zorlu göçün durağı Erçek Gölü Türkiye’nin önemli sulak alanlarından ve kuş cennetlerinden biri olan Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da göçmen kuşlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Son günlerde, göç yolculuğundaki küçük sakarcalar (Mergellus albellus) türü kuşlar, uzun ve zorlu yolculuklarına kısa bir ara vermek için Erçek Gölü’nü tercih etti. Göç yolculuklarını sürdüren küçük sakarca kazları, Van’ın doğusunda yer alan 114 kilometrekare yüzey alanı ve bin 808 rakımı ile Erçek Gölü’nde mola verdi. Her yıl binlerce göçmen kuşa ev sahipliği yapan göl, son günlerde sakarca kazlarının zarif görüntüleriyle renkleniyor. Türkiye’de bulunan 453 kuş türünün yarısı Erçek Gölü havzasında varlığını sürdürmektedir. Sadece yerel türler değil ayrıca Flamingolar gibi göçmen kuşların da konaklama ve üreme alanı olan zengin bir doğal ortam ve doğal bir kuş cennetidir. "Zorlu göçün durağı Erçek Gölü" Kış aylarını sıcak güney bölgelerde geçiren ve üremek için kuzeye doğru ilerleyen küçük sakarcalar, binlerce kilometrelik göç rotalarında beslenme ve dinlenme ihtiyacı duyuyor. Erçek Gölü’nün zengin biyoçeşitliliği, özellikle de yeterli besin kaynağı sunması, bu narin göçmenler için ideal bir mola yeri sunuyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilendiğini ifade eden Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Ekolojik denge ve doğal hayatın devamı için kurumlarla iş birliği yaparak doğal hayatın yaban hayvanlarının ve yabani hayatın devam etmesi için çalışmalar yürütülüyor. Bu vesileyle Van Gölü havzasında sulak alanların zengin olması münasebetiyle çok birçok türü de sulak hayvanı, hem yerleşik hem de göçmen kuşlar buradan gelip bize selam verip ondan sonra geçmekte. Yaz mevsiminde Allı turnaları görürken şimdi kasım ayında ise kazları da görmek de mümkün oldu. Kışın buraya kışlamaya gelen ya da göç yolunda dinlenmek isteyen burayı dinlenme tesisi gibi kullanan hayvanlar mevcut. Ama şimdi Erçek Gölü’nde, Van Gölü’nün sulak alanında sakarca kazlarını görmek mümkün. Çok sayıda gelirler. Her sene sayıları artarak geliyor. Eğer biz buraları bozmazsak, buralardaki güvenliği ve gıdayı ortadan kaldırmazsak, güvenliği sağlarsak artık kazlar da kış ayında Van Gölü havzasında bulunan ördeklerimizi, su tavuklarımızı, diğer türlerimizi görürken bunların içerisinde göçmen olarak bize gelip giden kuşlardan da sakarca kazlarını sıkça göreceğiz" dedi. "Her yok oluş, her kayıp yeni bir hayatın başlangıcıdır" Prof. Dr. Aslan, "Van Gölü havzası elinde bulunan doğal mirasını yok etmez, bunu gelecek nesillere aktarırsak ya da bu çalışmalara devam eder, korunan alanları arttırırsak, korunan alanlarda güvenliği sağlarsak bu ses güvenliği de olabilir. Yol güvenliği de olabilir. Gıda güvenliği de olabilir. Bu güvenliği sağlarsak artık hayvanları araştırmak için çok fazla mesai harcamaya gerek yok. Hem üreme yerlerini, hem beslenme yerlerini buraya yaparlar. 250’den fazla olan kuş türü sayımız, yaban hayvanları sayımız 300’e çıkar. Sulak kalanları yok etmemek şartıyla gelecek nesillere gıda ve güvenliği artırdığımız zaman sakarca kazları gibi eskiden gelen pelikanlardan tutun Allı turnalardan, ördeklerden, leyleklerden her tür hayvanı görmek mümkün olacak. Her yok oluş, her kayıp yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu doğada bir kıyı şeridi kayboluyorsa yeni sulak alanlar açılıyor. Yeni sulak alanlar açılıyorsa yeni ekosistem oluşuyor. Yeni ekosistemde korursak güvenliği yeni türler, yeni misafirler göreceğiz. Eski misafirlerimiz de burayı hemen terk etmezler. Bizim önemli olan buraları korumak. Medeni toplum birbirinin şerrinden emin olduğu toplumdur. Tabiat hep birlikte yaşamak ile güzel" diye konuştu.