Yerel Haberler
Van
Çaldıran Müftülüğünden öğretmenlere "Geçmiş Olsun" çiçeği 21 Nisan 2026 Salı - 10:47:21 Van’ın Çaldıran İlçe Müftülüğü, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırının ardından eğitim camiasına destek olmak amacıyla okulları ziyaret ederek öğretmenlere çiçek takdim etti. Okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, tüm Türkiye’de olduğu gibi Van’ın Çaldıran ilçesinde de derin üzüntüyle karşılandı. Çaldıran İlçe Müftülüğü, şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını belirtmek ve öğretmenlerin yanında olduklarını hissettirmek adına kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Programa; Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban, Milli Eğitim Şube Müdürleri, din görevlileri ve ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesi kapsamında eğitim gören öğrenciler katıldı. Heyet, okulları tek tek dolaşarak öğretmenlerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında öğretmenlere hitaben duygusal ve kapsayıcı bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, eğitimin ve eğitimcinin kutsallığına vurgu yaptı. Müftü Geylani, "Kıymetli öğretmenlerimiz, bugün burada sadece bir protokol ziyareti için değil, gönül köprülerimizi pekiştirmek ve acınızı paylaştığımızı bizzat ifade etmek için bulunuyoruz. Kahramanmaraş’ta meslektaşlarınıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı, sadece eğitim camiasına değil, milletimizin geleceğine ve huzuruna yapılmıştır. Bugün yanımızda getirdiğimiz ÇEDES projesi öğrencileriyle aslında şu mesajı vermek istiyoruz; sizlerin yetiştirdiği bu pırıl pırıl nesiller, değerlerine sahip çıkarak şiddetin karşısında, sevginin ve saygının yanında duracaktır. Bizim inancımızda ’Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ düsturu esastır. Sizler, cehaletin karanlığına karşı irfan meşalesini taşıyan kahramanlarsınız. Bir öğretmene kalkan el, aslında toplumun vicdanına uzanmış demektir. Bizler din görevlileri olarak, her zaman sizlerin yanındayız. Camilerimizle okullarımız, minberlerimizle kürsüleriniz birdir; hedefimiz ise ahlaklı ve donanımlı nesiller yetiştirmektir. Bu vesileyle, yaşanan bu üzücü olay nedeniyle tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, şiddetin her türlüsünü bir kez daha lanetliyorum" dedi. Programın en anlamlı anları ise ÇEDES projesi öğrencilerinin öğretmenlerine çiçek takdim ettiği anlar oldu. "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" projesi kapsamında milli ve manevi değerleri benimseyen öğrenciler, öğretmenlerine sarılarak "Her zaman yanınızdayız" mesajı verdiler. İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Zor zamanlarda kenetlenmek bizim en büyük gücümüzdür. Müftülüğümüzün ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu hassasiyeti, öğretmenlerimize büyük moral olmuştur. Bizleri bu anlamlı günde yalnız bırakmayan müftümüze, ekibine ve sevgili öğrencilerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Program boyunca ilçedeki okullar tek tek ziyaret edilerek öğretmenlere çiçekler sunuldu. Eğitimciler, bu anlamlı jestin kendilerini çok duygulandırdığını ifade ederek, kurumlar arası dayanışmanın ve öğrencilerin gösterdiği vefanın her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirttiler.
21 Nisan 2026 Salı - 10:38 Van Gölü Havzası’ndaki yaban hayatı emin ellerde Van ve çevresinde yaralanan ya da kaçak avcıların elinden kurtarılan yaban hayvanları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi edilerek yeniden doğaya bırakılıyor. Van ve çevresinde yaralanan veya yuvasından düşen birçok kanatlı ve memeli yaban hayvanı, merkezin sunduğu ileri derece tedavi imkanlarıyla hayata tutunuyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri, jandarma, polis ve vatandaşların desteğiyle merkeze ulaştırılan hayvanlar, kapsamlı bir rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden doğal habitatlarına kazandırılıyor. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’ndaki tüm yaban hayvanlarının sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini belirtti. Prof. Dr. Aslan, "Merkezimizde; yaralı ve güçten düşmüş yaban hayvanlarını tedavi ederek yeniden doğaya kazandırmanın yanı sıra, sınır ticareti yoluyla ya da av sezonu dışında kanunsuz şekilde yakalanan ve ticareti yapılan hayvanları da misafir ederek rehabilitasyon süreçlerini yönetmekteyiz. Son yıllarda ticareti yapılan ve CITES belgesi bulunmayan hayvanları da merkezimizde ağırlayarak, bu hayvanların tekrar doğaya kazandırılması veya DKMP 14. Bölge Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde uygun hayvanat bahçelerine nakledilmesi için gerekli süreçleri yürütmekteyiz. Bölgedeki tek merkez olma özelliği taşıyan kurumumuza, bu kapsamda yılda en az birkaç defa hayvan girişi olmaktadır" dedi. "Tür ayırımı yapmaksızın doğaya kazandırıyoruz" Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında el konulan kekliklerden, memeli ve yırtıcı türlere kadar geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini dile getiren Aslan, "Doğadan yasa dışı yollarla toplanan keklikler başta olmak üzere; memeli, kanatlı ve yırtıcı tüm türlerin rehabilitasyonunu merkezimizde tamamlayarak yeniden doğal yaşam alanlarına dönmelerini sağlamaktayız" diye konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 09:35 Van’da iki mevsim bir arada: Bir yanda bahar, diğer yanda kış Van’da ilkbaharın gelişiyle birlikte meyve ağaçları çiçek açarak doğayı renklendirmeye başladı. Kent merkezinde ve alçak kesimlerde badem, kayısı ve erik ağaçlarının açan çiçekleri baharın yüzünü gösterirken, yüksek rakımlı ilçelerde ise kış mevsimi etkisini sürdürüyor. Özellikle Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde kar örtüsü halen yer yer kalınlığını korurken, soğuk hava ve zaman zaman etkili olan kar yağışı bölgeyi adeta kış ortasındaymış gibi gösteriyor. Dağlık alanlarda beyaza bürünen manzaralar ile kent merkezindeki çiçek açmış ağaçlar, aynı il sınırları içinde iki farklı mevsimin yaşandığını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, Van’ın coğrafi yapısı ve rakım farklarının bu tür mevsimsel zıtlıkların yaşanmasına neden olduğunu belirtiyor. Baharın etkisini artırmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde yüksek kesimlerde de karların erimesi ve doğanın uyanmaya başlaması bekleniyor. "Merkezde bahar coşkusu, yüksek kesimler kış" Van Gölü havzasında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte doğa uyandı. Kent merkezinde ve göl kıyısındaki yerleşim yerlerinde: çiğdemler, kayısı ve badem ağaçları beyaz ve pembe çiçekleriyle görsel bir şölen sunuyor. Çatak ve Bahçesaray’da kış mevsimi hakim. Van merkeze sadece onlarca kilometre uzaklıktaki Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde ise manzara tamamen farklı. Bu bölgelerde: kar kalınlığı yüksek kesimlerde yer yer bir metreyi buluyor.
Van’da 3. meyve şenliği düzenlendi
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:15 Van’da 3. meyve şenliği düzenlendi Van’da Muradiye Bendimahi Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen geleneksel 3. meyve şenliği yoğun ilgi gördü. ‘Yerli Malı Haftası’ etkinlikleri kapsamında Muradiye Bendimahi Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesindeki etkinlikte öğrenci ve öğretmenler tarafından hazırlanan meyve tabakları ikram edilirken, renkli görüntüler oluştu. Okul Müdürü Hasan Ebrem, etkinliğin birlik ve beraberliği pekiştirmeyi amaçladığını belirterek, "Üçüncü geleneksel meyve şenliğimizi gerçekleştirdik. Bu etkinlikle, Bendimahi Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak öğretmen, öğrenci ve tüm paydaşlarımızla bir aile olduğumuzu göstermek istedik. Öğretmenliğin sadece ders anlatmaktan ibaret olmadığını, paylaşma ve yardımlaşmanın da ne kadar önemli olduğunu öğrencilerimize aktarmayı hedefledik. Meyve şenliğimizi özellikle aralık ayında kutlanan Yerli Malı Haftası ile birleştirerek öğretmenlerimizin kendi imkânlarıyla hazırladıkları meyve tabaklarını sınıflara servis etmesiyle güzel bir ortam oluştu. Bu etkinlik, öğrencilerimiz arasında sosyal yardımlaşma ve dayanışma bilincini de pekiştirdi. Katkı sunan tüm öğretmenlerimize ve Bendimahi ailesine teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğe katılan öğrenciler ise meyve şenliğinin kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, "Okulumuzda düzenlenen Meyve Şenliği bizi çok mutlu ediyor. Yerli Malı Haftası ile birlikte kutlanan bu etkinlikte çeşitli aktiviteler yapıyoruz. Kâğıtlardan meyveler hazırlayıp okulumuza asıyoruz. Hem eğleniyoruz hem de paylaşmayı öğreniyoruz. Başta okul müdürümüz olmak üzere tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Meyve Şenliği’ne öğretmenler, veliler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Van’da binlerce ton kapasiteli tesislerde alabalık sağımı başladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:56 Van’da binlerce ton kapasiteli tesislerde alabalık sağımı başladı Van’da yıllık yaklaşık 2 bin 550 ton alabalık üretiminin gerçekleştirildiği tesislerde, yavru alabalık elde edilmesi için kış aylarını kapsayan sağım çalışmalarına başlandı. Van’ın Gürpınar, Çatak, Erciş, Muradiye, Bahçesaray ve Gevaş ilçelerinde akarsu ve barajlara kurulan alabalık üretim tesislerinin 11’inde yıllık yaklaşık 55 milyon adet yavru alabalık üretimi yapılıyor. Aralık, Ocak ve Şubat aylarını kapsayan sağım döneminde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi ekipleri sahada aktif olarak görev alıyor. Ekipler, tesislerde gerçekleştirilen alabalık sağımlarına katılarak üreticilere hem teorik hem de uygulamalı bilgilendirmelerde bulunuyor. Bu kapsamda ekipler, Gevaş ilçesinde bulunan Kırkçeşme Alabalık Tesisinde yürütülen alabalık sağım çalışmalarına katılarak, üreticilere alabalık sağımı ile yumurta ve yavru bakımı konularında eğitim verdi. Sahada yürütülen çalışmalar kapsamında tesisler düzenli olarak denetlenirken, üreticilerin karşılaştığı eksikliklerin giderilmesine de destek sağlanıyor. "55 milyon yavru alabalık üretimi yapılmaktadır" Konuya ilişkin konuşan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir, Van’da 39 alabalık tesisinin bulunduğunu, bu tesislerin projedeki tam kapasitelerinin yaklaşık 3 bin 930 ton olduğunu belirtti. Yıllık yaklaşık 2 bin 550 ton alabalık üretiminin gerçekleştiğini ifade eden Şube Müdürü Demir, "Bu işletmelerin 11 adedin de yaklaşık 55 milyon yavru alabalık üretimi yapılmaktadır. İlimizde Aralık, Ocak ve Şubat aylarında alabalık sağımı yapılmaktadır. Bu aylarda tesislerimizde alabalık sağımlarına katılarak, hem teorik hem de uygulamalı olarak üreticilerimize bilgi verilmektedir. Bugün Gevaş ilçemizde bulunan Kırkçeşme Alabalık Tesisinde alabalık sağımına katılım sağlayarak üreticilerimize alabalık sağımı, yumurta ve yavru bakımı konularında bilgilendirmelerde bulunduk" dedi. Van Valiliği Vizyon Projeleri kapsamında, Bahçesaray ilçesinde iki müteşebbis tarafından toplam 400 milyon adet yumurta ve yavru alabalık üretimine yönelik başvuruda bulunulduğunu dile getiren Demir, "Söz konusu tesislerin faaliyete geçmesiyle birlikte ilimizin yumurta ve yavru alabalık üretiminde önemli merkezlerden biri haline gelmesi planlanmaktadır. Yürütülen saha çalışmalarıyla üreticilerin teknik bilgi düzeyinin artırılması ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi hedeflenmektedir" diye konuştu. Alabalık sağım çalışmalarına Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir’in yanı sıra Gevaş İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yakup Ayten, personeller ve tesis çalışanları katıldı.
Başkan Memet Aslan’dan Regaip Kandili mesajı
25 Aralık 2025 Perşembe - 09:30 Başkan Memet Aslan’dan Regaip Kandili mesajı Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Regaip Kandili nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, mesajında, "Halk arasında ‘Üç Aylar’ diye bilinen Receb, Şâban ve Ramazan ayları, Yüce Allah’ın müminlere ikram ettiği faziletli bir zaman dilimidir. Yapılan dua ve ibadetlerin büyük mükâfatla karşılık bulduğu, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği kutlu bir mevsimdir. Kısaca üç aylar, günahlardan arınma, sevaplarla bezenme mevsimidir. Böyle değerli bir zaman dilimi olan üç ayları Regaib Gecesi ile karşılıyoruz. Resulullah (s.a.s) ‘Beş gece vardır ki, onda yapılan dua geriye çevrilmez; Recep ayının ilk, Şaban ayının on beşinci, Cuma, Ramazan ve Kurban Bayramı geceleridir’ (Abdurrezzak, el-Musannef, IV, 317) buyurmuştur. Hadis-i şerifinde haber verilen beş geceden biri Receb ayının ilk Cuma gecesi yani Regaib Gecesidir. Regaib Gecesi’nde isteklerimizi, arzularımızı gözden geçirmeliyiz. İsteklerimiz, arzularımız neler? Yönelişimiz neye ve kime? Neyi istiyoruz? Rabbimiz ‘Ve yalnız Rabbine yönel’ (İnşirah, 94/8) buyurarak yönelişlerin kendine olmasını istiyor. Her işte, çalışmada, gayrette her mekânda ve zamanda Allah’ın rızasını istemeli, O’na yönelmeliyiz. Regaip Kandili istekleri, arzuları, yönelişleri gözden geçirme vaktidir. Regaip Gecesine has bir namaz olmamakla birlikte, gecenin ihya edilmesi esastır. Sünnet olan nafile ibadetlerle, kaza namazı kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, gecemizi bereketlendirmeye çalışalım. Regaip Kandili’nin gündüzünde bir gün öncesi veya sonrası ile nafile oruç tutmaya gayret edelim. Receb ayı girdiğinde Peygamber Efendimizin (s.a.s.) yaptığı duaya gönülden amin diyoruz, ‘Allah’ım! Receb ve Şâban’ı hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan’a ulaştır...’ Acısı ve tatlısıyla, hüznü ve sevinciyle miladi bir yılı daha geride bırakıyoruz. Böyle bir gecede dinimizin hoş görmediği şeylerden uzak duralım. Farklı din ve kültürlerin etkisinde kalarak çam ağacı ile yapılan süslemeler, eğlence adı altında alkol ve kumar gibi haramlara yönelmek; İslam’ın özüne, ibadetlerin ruhuna yakışmamaktadır. Müslüman bir toplumda böylesi haramlar asla hayat bulamaz. Yılbaşı, insanlık için bir muhasebe, bir murakabe ve bir tefekkür vakti olmalıdır. Geçen bir yılın karla mı, zararla mı kapatıldığının hesap edileceği an olmalıdır. Yüce Rabbimiz hata ve kusurlarımızı geçmişte bırakıp, yeni yılda hayır ve güzelliklerle donanmayı bizlere nasip eylesin. Mübarek Regaip gecemizin başta Gazze ve Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara huzur, barış ve sükunet getirmesini yüce Mevla’dan niyaz ediyor, İslam aleminin Regaip Kandili’ni kutluyorum" dedi.
Van’da köylülerin kış eğlencesi ’köse-gelin’ geleneği yaşatılıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 08:59 Van’da köylülerin kış eğlencesi ’köse-gelin’ geleneği yaşatılıyor Van’ın Saray ilçesinde unutulmaya yüz tutan "köse-gelin" geleneğini yaşatan vatandaşlar, hem kış gecelerinde eğlenceli vakit geçiriyor hem de yardımlaşmanın güzel örneğini sergiliyor. Yörede asırlardır oynanan ancak son yıllarda unutulmaya yüz tutan "köse-gelin" geleneği, Saray ilçesi Kekikdüzü Mahallesi’nde yaşayanlar tarafından sürdürülüyor. Soğuk havanın etkili olduğu bugünlerde üzerine bağladığı ot ve yünle hazırlanan kostümün içine giren "köse", mahalledeki evleri dolaşıp un, şeker, yağ, bakliyat gibi gıda maddeleri ve para topluyor. Mahalle sakinler aslında bu geleneğin koyun-koç katımının yüz gün sonra yapıldığı açıkladı. Mahalle Muhtarı M. Salih Özgür, unutulmaya yüz tutan bu geleneğin mahallerinde her yıl yapıldığını belirterek, "Atalarımızdan gördük ve sürdürüyoruz" dedi. Her yıl bu geleneği canlandırmaya çalıştıklarını ifade eden Celil Öztürk ise "Bu oyunu gençler olarak ata ve babamızdan öğrendik ve gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Toplanan gıda malzemeleri köse ve eşi tarafından ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Yardımlaşmanın güzel bir örneği olan bu geleneğimizi sürdürmek istiyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla koyun sürüsüne koç katımının yüzüncü günü ve anne karnındaki kuzuya can gelmesi olarak yapılan bu gelenek, bölgeden bölgeye değişik adlarla da yapılıyor" ifadelerini kullandı.
Van Kedi Villası’nda bu yıl 120 yavru dünyaya geldi
24 Aralık 2025 Çarşamba - 15:10 Van Kedi Villası’nda bu yıl 120 yavru dünyaya geldi Her yıl yerli ve yabancı on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Van Kedi Villası’nda bu yıl toplam 120 yavru dünyaya geldi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nce yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye’nin milli ırkı olarak tescillenen Van kedilerinin neslinin korunması ve orijinalliğinin sürdürülmesi amacıyla kontrollü üretim çalışmaları titizlikle devam ediyor. Senkronize doğum yöntemiyle gerçekleştirilen doğumların büyük bölümünün, genetik özellikleri yüksek ve orijinale yakın yavrulardan oluştuğu belirtildi. Cana yakın tavırları, ipeksi beyaz tüyleri, biri mavi biri kehribar ya da her ikisi de mavi olabilen göz yapıları ve suya olan ilgileriyle bilinen Van kedileri, yalnızca Van’ın değil Türkiye’nin de önemli sembolleri arasında yer alıyor. Ünü yurt dışına da taşan Van kedileri, Van Kedi Villası’nı ziyaret eden turistlerin en fazla ilgi gösterdiği canlılar arasında bulunuyor. "Orijinalliğe çok yakın yavrular oldu" İHA muhabirine konuşan Van Kedisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, merkezdeki doğumların üç parti halinde gerçekleştirildiğini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl yeni yavru doğumu açısından 100 hedefi koyduklarını ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Bu yıl ise yaklaşık 120 yavru elde ettik. Bunların yaklaşık 99-100’ü orijinalliğe çok yakın yavrular oldu. Bu yıl satıştan ziyade yavruların büyük bir bölümünü merkezin kendi ihtiyaçları için ayırmak durumunda kaldık. Bu nedenle 2025 yılı, Van Kedisi Araştırma Merkezi açısından kendi kedi sayısının yenilenmesi bakımından oldukça verimli bir yıl olarak geçti" dedi. "Süreç, her isteyene kedi verme şeklinde ilerlemiyor" Ücretli sahiplendirme konusunda da çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Kaya, "İhtiyaç fazlası yavruları, belirli kriterler çerçevesinde hayvanseverlere ve kedi beslemek isteyen ailelere sahiplendiriyoruz. Ancak bu süreç, her isteyene kedi verme şeklinde ilerlemiyor. Van kedisinin kıymetini bilecek, ona iyi bakabilecek ve kesinlikle sokağa terk etmeyecek aileler tercih ediliyor. Bu şartlar sağlandığında, elimizde ihtiyaç fazlası kedi varsa sahiplendirme yapıyoruz. Ancak 2025 yılında sahiplendirme oranı önceki yıllara göre biraz daha düşük kaldı" diye konuştu. "Temel önceliğimiz Van kedisinin orijinalliğini korumaktır" "Her eve bir Van kedisi" projesinin tüm Türkiye’yi kapsayan ve uzun vadeli bir hedef olduğunu söyleyen Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye genelinde milyonlarca haneyi düşündüğümüzde, bu slogan bir vizyonu ifade ediyor. Yılda yalnızca bir Van kedisi bile sahiplendirmiş olsak, bu hedef doğrultusunda ilerleme kaydetmiş oluruz. Bu hedef; bize araştırma, geliştirme ve ıslah konusunda şevk veren bir motivasyon kaynağıdır. Bu hedeften kesinlikle sapma söz konusu değildir. Ancak süreç yavaş ve kontrollü ilerlemek zorundadır. Çünkü temel önceliğimiz Van kedisinin orijinalliğini korumaktır. Hızlı gitmek gibi bir niyetimiz yok; önemli olan, bütünlüğü bozmadan ve genetik yapıyı koruyarak ilerlemektir."