Yerel Haberler
Van
03 Mart 2026 Salı - 12:06 Uzmanından ailelere uyarı: İşitme testini ihmal etmeyin Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, "Dünya Kulak ve İşitme Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, işitme kaybının tedavi edilebilir olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşamak zorunda kaldığını belirten uzmanlar, çocukluk çağı işitme kayıplarının büyük bölümünün erken tanı ve basit önlemlerle önlenebileceğine dikkat çekerek, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla toplumsal farkındalık çağrısında bulundu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, işitme kaybının; eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın pek çok alanını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 5-19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşadığını ifade eden Dr. Tarık, "3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle işitmenin önemini vurgulamak ve toplumda işitme kayıpları konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. İşitme kayıpları bilinenin aksine tedavi edilebilir bir duyu kaybıdır. Bu sebeple başvuran hastaların işitme testlerinin yapılması ve işitme kayıplarının derecelendirilmesiyle medikal tedavi, cerrahi tedavi veya işitmeye yardımcı cihazlar aracılığıyla tedavi seçenekleri sunabilmekteyiz" dedi. Çocukluk çağı işitme kayıplarının ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Kavak, "Çocukluk çağında erken tanı koymak ve tedaviye başlamak; çocukların zihinsel gelişimleri, zeka gelişimleri, sosyal ve dil becerileri açısından büyük önem arz etmektedir. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen Ulusal İşitme Tarama Programı bu noktada son derece kıymetlidir" diye konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 11:40 Van Gölü Havzası’nda 2026 su ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, ocak ve şubat aylarında kar şeklinde ve düşük yoğunlukta gerçekleşen yağışların toprağa sızarak yeraltı su kaynaklarını beslediğini, bu sayede 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını söyledi. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle belirgin şekilde su kaybı yaşarken, yağış rejimindeki düzensizlikler ve özellikle kış aylarında kar yağışının azalması göl seviyesinde ciddi çekilmelere neden olmuştu. Son olarak 2025 yılında da yeterli düzeyde yağış alınamaması, hem yüzey sularını hem de yeraltı su rezervlerini olumsuz etkilemişti. Ancak 2026 yılının ocak ayı itibarıyla rekor seviyede etkili olan ve uzun süreli devam eden yoğun kar yağışı, toprağın suyla buluşmasını sağlayarak yüzey akışını artırdı, yeraltı su kaynaklarını besledi ve havza genelinde su bilançosuna olumlu katkı sundu. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını belirtti. Yağışların bahar aylarına kadar devam etmesi halinde su bilançosunun daha da güçleneceğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, "Şunu rahatlıkla diyebiliriz, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu su büyük ölçüde karşılandı. Çünkü bu düşen yağış hem kar şeklinde olması hem de sağanaklar değil, daha düşük bir yoğunlukta yere düşmesi nedeniyle toprakla buluşmasını, zemine sızmasını sağladı. Yeraltı su kaynakları bundan beslendi. Bu özellikle bizim beklediğimiz; esasında mart, nisan ve son yıllarda mayısa da kayan yağışlarla da birleşirse ki uzun yıllık veriler bize bu aylarda da yağışların gerçekleşeceğini gösteriyor; bunlarla birleşirse havza gerçekten 2026 yılının ihtiyaç duyduğu yağışı karşılamış oluyor" dedi. "2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak" İhtiyarşahap Dağları ile kuzey, doğu ve batıdaki dağlık alanlara düşen yağışların Van Gölü’nü büyük ölçüde etkilemediğini dile getiren Alaeddinoğlu, "Daha çok doğuya düşen yağışlar Van Gölü’nü ve diğer gölleri besliyor. Çünkü göller de akarsular da büyük ölçüde doğuya yönelik ve doğudan gelen yağışların ortaya çıkardığı hem yüzey akışı hem yeraltı suları hem de yeraltından kaynaklar şeklinde havzayı besleyen yağışlarla bizim en çok ilgilendiğimiz alan burasıdır. Çünkü burası hem nüfusun en yoğun yaşadığı yer hem uzun yıllık verilerde yağışın en az düştüğü alan hem de tarımsal faaliyetin gerçekleştirildiği alandır. Bu yıl yağışın buraya düşmesi şüphesiz havza açısından çok değerli ve önemli. Bu muhtemelen 2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak. Yani hem çiftçinin hem de içme suyunun büyük ölçüde karşılanacağı bir yıl olacaktır" diye konuştu. "Geleceği planlarken sadece 2026’yı düşünmemeliyiz" Sadece 2026’nın düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Alaeddinoğlu; 2030, 2050 ve 2100 yıllarının da planlanması gerektiğini belirtti. Havzanın kapalı bir havza olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, "Havzanın tamamının geleceğine ilişkin su bilançosu ne olacak? Havzaya düşen su; havzanın içme, kullanma ve tarımsal su ihtiyacını hangi ölçüde karşılayacak? Bu bilgilere sahip olmamız lazım. Bizim ısrarla yıllardır ifade ettiğimiz, havzada bir su yönetimi oluşturulmasıdır. Kimin ne ekeceği üzerinden, şehrin ne kadar içme suyuna ihtiyaç duyduğu sorularının tamamına açıklık getirecek bir yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması gerekiyor" dedi.
30 yıllık emek: Van kedilerine bir ömür adadı
17 Ekim 2025 Cuma - 09:48 30 yıllık emek: Van kedilerine bir ömür adadı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) bünyesindeki Kedi Evi Villasında yaklaşık 30 yıldır Van kedilerinin bakımını üstlenen Mehmet Atar Bayır, ömrünü bu özel türün korunmasına adadı. Kentle özdeşleşen Van kedileri; beyaz ipeksi tüyleri, farklı renkli gözleri, suyu sevmesi ve asil yürüyüşleriyle dikkat çekiyor. Nesli tehlike altına girince, Van YYÜ yaklaşık 30 yıl önce bu değerli ırkı koruma altına almak için kapsamlı bir çalışma başlattı. İlk yıllarda Veteriner Fakültesinin bodrum katında başlayan bakım süreci, daha sonraki yıllarda kurulan Kedi Evi Villası’yla daha modern bir yapıya kavuştu. Kedi evinin ilk gününden beri burada görev yapan 43 yaşındaki Mehmet Atar Bayır, kedilerle arasında derin bir bağ kurdu. Onların her biriyle birebir ilgilenen Bayır, bakım, beslenme ve temizlik süreçlerini titizlikle yürütüyor. "İlk etapta 30 kediyle bu işe başladık" İHA muhabirine konuşan Van Kedi Villası Hayvan Sorumlusu Mehmet Atar Bayır, ilk olarak Veteriner Fakültesi’nin bodrum katında bu işe başladığını belirtti. Başladıkları ilk yıllarda sokaklardan kedileri topladıklarını ifade eden Bayır, "O zamandan beri Van kedileriyle ilgileniyorum. Yaklaşık 30 yıl oldu kedilerle beraberim. Van kedisinin nesli tükenmek üzereydi. Bu çalışma bir doktora projesiydi ve bu proje sayesinde Van kedisine sahip çıkıldı. Her türlü canlıyla ilgilenmek zordur tabii ki. Van kedisinin de kendine has meşakkati, ayrı bir zorluğu vardır. Ancak bir işi severek yaptığınızda her şey insana daha kolay geliyor. Ben sabah işe geldiğimde önce kedilerin arasında dolaşırım. Herhangi bir sıkıntıları, hastalıkları var mı diye kontrol ederim. Bir problem varsa üstlerime bildiririm, yoksa rutin bakımlarına geçeriz. Temizlik, göz bakımı ve genel sağlık kontrollerini hayvan sağlığı personelimizle birlikte yaparız" dedi. "Ömrüm yettikçe Van kedilerine bakmaya devam edeceğim" Van kedisinin dünyaca ünlü bir ırk olduğunu hatırlatan Bayır, "Bu ırkı korumak ve bizden sonraki nesillere aktarmak için elimizden gelen tüm imkânları kullanıyoruz. Zaman zaman zor ve sıkıntılı dönemler de oldu; oldukça meşakkatli bir süreçti. Ama o 30 yılın nasıl geçtiğini anlamadım. Çünkü kedilerle ilgilenip onları sevdiğimde hem stresimi hem yorgunluğumu atıyorum. Bu işi severek yaptığım için benim için hem güzel bir meslek hem de dolu dolu geçen bir 30 yıl oldu. İlk yıllarda ciddi sıkıntılar yaşıyorduk. Kedileri yemek artıklarıyla besliyorduk, bazen dışarıdan balık alıp getiriyorduk. Ama o zorlu günler geride kaldı. Şimdi çok daha iyi imkânlara sahibiz ve geleceğe daha umutla bakıyoruz. İnsan hayvanları sevdikçe, özellikle de kedilere gönül verdikçe, yaptığı işi daha çok seviyor ve o iş kolaylaşıyor. Benim de ömrüm yettikçe Van kedilerine bakmaya, onlarla ilgilenmeye devam edeceğim" diye konuştu. (YLM-MSA-Y)
Van YYÜ’lü öğrencinin "Hevraz" filmi finale kaldı
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:03 Van YYÜ’lü öğrencinin "Hevraz" filmi finale kaldı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) mezunu ve aynı zamanda yüksek lisans öğrencisi Cemal İşnas, yönettiği "Hevraz" isimli kısa filmiyle Türkiye’nin en prestijli sinema etkinliklerinden biri olan 36. Ankara Film Festivalinde finale kalma başarısı gösterdi. 13-21 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin Ulusal Kısa Film Yarışması seçkisi açıklandı. Gazeteci-yazar Defne Akman, oyuncu ve yapımcı Manolya Maya ile oyuncu Name Önal’dan oluşan seçici kurul, 226 kısa film arasından yalnızca 13 filmi finale taşıdı. Bu seçkide Van YYÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu genç yönetmen Cemal İşnas’ın filmi "Hevraz" da yer aldı. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu Cemal İşnas’ın yönetmenliğini yaptığı ve yine bölüm mezunu Mikail Haskanlı’nın oynadığı film, genç sinemacıların üretim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Film, festivalin kısa film kategorisinde Türkiye’nin dört bir yanından seçilen 12 yapımla birlikte yarışacak. Yarışmanın kazananları, 21 Kasım 2025 tarihinde düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Birgül Alıcı, anlam derinliği ve görsel diliyle dikkat çeken "Hevraz" filminin özgün bir yapım olarak öne çıktığını söyledi. Öğrencileri Cemal İşnas’ı başarısından dolayı tebrik eden Birgül Alıcı, "Van YYÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü hocaları olarak öğrencilerimizin emeklerinin bu şekilde karşılık bulması bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. Başarısından dolayı Cemal İşnas ve Mikail Haskanlı öğrencilerimizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz" dedi.
Van-Güney Kore ticaret kapısı aralanıyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:51 Van-Güney Kore ticaret kapısı aralanıyor Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu, Güney Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Yeondoo Jeong’u ağırladı. Van ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin artırılması, Van’ın jeopolitik konumu, yatırım alanları ve fırsatlarının istişare edildiği görüşmede, yapılacak işbirliği konuları da masaya yatırıldı. Van’ın sosyo-ekonomik durumunun da aktarıldığı toplantıya; Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Yönetim Kurulu Üyeleri Fahri Borak ve Mahmur Köroğlu, Genel Sekreter Cengiz Aras, Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Başkanvekili Yaşar Şen ve Elite Word Otel Van Müdürü Oktay Aksoy katıldı. Başkan Takva Van’ı anlattı Van’ın Türkiye ekonomisindeki konumuna ve stratejik önemine dikkat çeken Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, şehir ekonomisinin büyük ölçüde hizmet sektörüne dayandığını belirtti. Takva; "Van şehri, 21 bin kilometrekare ile Türkiye’nin en büyük 5 ilinden biri. 1 milyon 118 bin nüfusumuzla da ülkenin 19. büyük iliyiz. Ekonomimizin yüzde 62’sini hizmet sektörü oluşturuyor. Bunun içinde turizm, eğitim ve sağlık gibi alanlar var. Üreten KOBİ’lerin payı yüzde 16, hayvancılığın payı ise yüzde 22’dir. Küçükbaş hayvan varlığında Türkiye birincisiyiz; 3,5 milyon koyun ve 160 bin büyükbaş hayvanımız var. Bununla birlikte bizim öncelikle turizm faaliyetlerimizi ön plana çıkarmamız lazım" dedi. "Kalkınma Yolu Projesi yeni fırsatlar oluşturacak" "Güney Kore’nin dikkatini çekebileceğimiz bir gelişme var" diyen Takva; "Özellikle ortak koridor dediğimiz Çin’den Avrupa’ya kadar kara, demir yolu hatlarıyla bir ticaret koridoru münazara ediliyor. Ticaret koridoru tamda bizim şehrimizden geçiyor. Bizde demir yolu Van Gölü’nün üzerinde kesintiye uğruyor. Şu anda bunu kesintisiz yapmak için çok uğraşıyoruz. Pekin’den Manchester’a kadar kesintisiz bir hattan bahsediyoruz. Özellikle uzak doğunun pazar arayışını planlarken Van şehri Türkiye’nin giriş kentidir. Dolayısıyla bu yatırım potansiyeli bakımından önemli fırsatlar oluşturuyor. İkinci fırsat ise Basra Körfezi’nden yine devam edip gelen ülkemizden Avrupa’ya doğru bir karayolu projesi var. Ona da kalkınma yolu diyoruz. Van’ı da içine alan Karadeniz’den oraya karayolu çalışması var. Karayoluyla entegre olan bir merkezdeyiz" şeklinde konuştu. "Başkentlere İstanbul’dan daha yakınız" Van’ın 5 ülkeye yaklaşık 2 saatlik mesafesi olduğunu belirten Başkan Takva, şunları söyledi: "Van, İran’a yalnızca 80 kilometre mesafede ve toplamda 300 kilometrelik bir sınır hattına sahip. İran’ın üretim altyapısı bizden 50 yıl geride. Bu nedenle Van, Türkiye’nin doğusundaki en rekabetçi şehirlerden biridir. Van, Türkiye’nin en doğusunda olması sebebiyle Türkiye’nin rekabetçi olduğu coğrafyaların en yakınındadır. Bizim 5 ülkeye yaklaşık 2 saatlik mesafemiz var. Bu ülkelerin başkentlerine İstanbul’dan daha yakınız. Bizim şehrimizin böyle bir jeopolitik bir konumu var." "Ticaret potansiyeli büyük" Görüşmede konuşan Güney Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Yeondoo Jeong, mevcut ekonomik tabloya dair tespitlerde bulundu. Türkiye ile Güney Kora arasındaki yıllık ticaret hacminin 10 milyar doların üzerinde olmasına rağmen, Van ile Kore arasında herhangi bir ticari ilişki kurulmadığına dikkat çekti. Türkiye’deki birçok şehir ile Güney Kore arasında işbirliklerinin olduğuna işaret eden Büyükelçi, Van içinde benzer çalışmaların yapılabileceğini ve bu anlamda Van’daki ticaret potansiyelinin büyük olduğunu ifade etti. "Van, stratejik bir nokta olabilir" Van’ın coğrafi konumu ve projeleri hakkında olumlu değerlendirmelerde bulunan Büyükelçi Yeondoo Jeong; "Koreliler açısından Van denince akla Van Gölü geliyor. Şehrin birçok ülkeye yakın olduğunu biliyoruz. Eğer Pekin’den Manchester’a uzanan Ortak Koridor hayata geçerse, bu müthiş bir fırsat olur. Deniz yolu bazen öngörülemez olabiliyor, bu nedenle kara ve demiryolu alternatifleri çok değerli" dedi. Büyükelçi, Türkiye’de faaliyet gösteren Koreli şirketlerle Van hakkında bilgi paylaşacağını da belirterek şöyle konuştu: "Türkiye’de yaklaşık 200 Güney Kore firması faaliyet gösteriyor. Onlarla sık sık görüşüyorum. Van hakkında edindiğim bilgileri bir rapor halinde Güney Kore’deki ilgili kurumlara sunacağım. Ortak Koridor ve Kalkınma Yolu tamamlandığında Van lojistik açıdan çok önemli bir merkez haline gelecektir. Organize Sanayi Bölgesi de bu süreçte daha da büyüyecek. Koreli firmalar özellikle Orta Asya, Çin ve Rusya’da yoğun üretim yapıyor; Van bu zincirin batı ayağı olabilir" ifadelerini kullandı. Van TSO Başkanı Necdet Takva ve Yönetim Kurulu Üyeleri 2026 yılında yapılması planlanan Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’na, Güney Kore’yi konuk ülke olarak davet etti. Toplantı; Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan’ın sunumu ile son buldu.
Van YYÜ’den ‘Rojin Kabaiş’ açıklaması
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:10 Van YYÜ’den ‘Rojin Kabaiş’ açıklaması Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü, Rojin Kabaiş’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, "Üniversitemiz, hukuki süreç kapsamında yetkili mercilerin talep ettiği bilgi ve belgeleri eksiksiz biçimde paylaşmış, sürecin adil ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için devletimizin ilgili kurumlarıyla irtibat ve koordinasyon halindedir" denildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğünden yapılan açıklamada, "Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi olarak öğrencimiz Rojin Kabaiş’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşamaktayız. Bu elim olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve adaletin sağlanması için yetkili merciler tarafından yürütülen yasal süreci üniversitemiz yakından ve titizlikle takip etmektedir. Son günlerde bazı basın yayın organları ve çoğunluğu sahte sosyal medya hesaplarında, öğrencimiz Rojin Kabaiş’in vefatı üzerinden üniversitemizi ve yöneticilerimizi hedef alan asılsız iddialar nedeniyle bu açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur. Öğrencimiz Rojin Kabaiş’in vefatına ilişkin soruşturma, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olup, süreçle ilgili bilgi paylaşımı, yalnızca yargı mercilerinin takdirindedir. Üniversitemiz, hukuki süreç kapsamında yetkili mercilerin talep ettiği bilgi ve belgeleri eksiksiz biçimde paylaşmış, sürecin adil ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için devletimizin ilgili kurumlarıyla irtibat ve koordinasyon halindedir. Üniversitemiz yöneticileri, olayın ilk gününden itibaren gelişmeleri yakından izlemiş; öğrencimizin ailesiyle irtibat hâlinde olmuş, ailenin acısını derinden paylaşmıştır. Üniversitemiz yöneticileri, merhume öğrencimizin ailesine Diyarbakır’da taziye ziyaretinde bulunmuş, ayrıca Rojin evladımızın kabrini ziyaret ederek dua etmişlerdir. Geçtiğimiz Ramazan ayında ise öğrencilerimizin katılımıyla anma programı düzenlenmiştir. Merhume öğrencimiz Rojin Kabaiş için adaletin tecelli etmesini samimiyetle talep eden, süreci hukuk ve saygı çerçevesinde takip eden tüm kişi ve toplulukların çabalarını değerli ve anlamlı bulduğumuzu ve desteklediğimizi özellikle belirtmek isteriz. Ancak son dönemde çoğunluğu sahte sosyal medya hesapları aracılığıyla yapılan yalan, iftira, hakaret, tehdit ve hedef gösterici nitelikteki paylaşımlar ile kamuoyunun yanlış yönlendirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Yeni akademik yılın başladığı bu dönemde, bu tür içeriklerin yeniden dolaşıma sokulması kasıtlı ve organize bir girişim olarak değerlendirilmektedir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, tüm faaliyetlerini yasal mevzuat, etik ilkeler ve yükseköğretim düzenlemeleri çerçevesinde; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yürütmektedir. Üniversitemiz hakkında çoğunluğu sahte hesaplar üzerinden yürütülen asılsız iddialarda bulunan şahıslar ile bu hesapları yönlendiren veya kullanan kişiler hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca, kendi kişisel hırs ve menfaatleri için bu acı olayı kullanarak asılsız iddialarda bulunanlar, yayanlar hakkında yeni suç duyuruları ve gerekli yasal işlemler ivedilikle başlatılacaktır. Kamuoyunun, maksatlı biçimde üretilen asılsız haber ve paylaşımlara itibar etmemesi büyük önem taşımaktadır. Üniversitemiz, öğrencilerimizin güvenliği, huzuru ve refahı için tüm imkânlarını seferber etmeye devam edecek; her bir öğrencimizi kendi evladımız gibi görme sorumluluğuyla hareket etmeyi sürdürecektir. Merhume öğrencimiz Rojin Kabaiş’i rahmetle anıyor; ailesine, yakınlarına ve tüm üniversite camiamıza bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve adaletin bir an önce tecelli etmesi yönünde devletimizin kurumlarıyla irtibat ve koordinasyon halinde olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz" denildi.
Van’da  "Ekranı Kapat, Aileni Fark Et!" etkinliği
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:54 Van’da "Ekranı Kapat, Aileni Fark Et!" etkinliği Van İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan "Ekranı Kapat, Aileni Fark Et!" kampanyası kapsamında, dün akşam saat 20.00’de kent genelinde aileler ekranlarını kapatarak sevdikleriyle vakit geçirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi kapsamında hayata geçirilen kampanya, dijital çağın getirdiği yoğun ekran kullanımına dikkat çekmeyi ve aile içi iletişimi güçlendirmeyi amaçlıyor. Van genelindeki tüm okullarda ve evlerde aynı anda başlayan etkinlik, yüzlerce ailenin katılımıyla farkındalık buluşmasına dönüştü. Aileler, televizyon, telefon ve tablet gibi dijital cihazlarını kapatarak birlikte oyunlar oynadı, kitap okudu, sohbet etti ve geçmişin sıcak aile ortamlarını yeniden yaşadı. Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan Van İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, ailelerin gösterdiği yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Teknoloji elbette hayatımızın bir parçası, ancak aileyle geçirilen kaliteli zamanın yerini hiçbir şey tutamaz. Dün akşam Van’ın dört bir yanında ailelerimizin bir araya gelmesi, bu kampanyanın ne kadar anlamlı olduğunu ortaya koydu. ‘Ekranı Kapat, Aileni Fark Et!’ çağrımızla amacımız yalnızca ekran süresini azaltmak değil; aynı zamanda aile içi iletişimi, sevgi bağlarını ve birlikte vakit geçirmenin değerini yeniden hatırlatmaktır. Her çarşamba akşamı aynı saatte ekranları kapatarak bu farkındalık hareketini birlikte büyüteceğiz" dedi. Van İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen kampanya, rehberlik servisleri, okul aile birlikleri ve öğretmenlerin desteğiyle önümüzdeki haftalarda da devam edecek. Her hafta çarşamba günü saat 20.00’de düzenlenecek "Ekransız Aile Zamanı" etkinlikleriyle aile bireylerinin birlikte nitelikli zaman geçirmeleri teşvik edilecek.