Yerel Haberler
Van
Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı 04 Mart 2026 Çarşamba - 15:15:36 VAN (İHA) – Van’daki Gürpınar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan hemodiyaliz ünitesi hasta kabulüne başladı. Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar için hayati önem taşıyan hemodiyaliz tedavisi, genellikle haftada iki ya da üç gün düzenli olarak uygulanıyor. Ulaşım imkânının sınırlı olduğu kırsal ilçelerde ise bu süreç, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklara yol açabiliyor. Özellikle kış aylarında ağırlaşan hava şartları, tedaviye erişimi daha da güçleştiriyor. İlçede uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen hemodiyaliz ünitesinin hizmete alınmasıyla birlikte diyaliz hastaları il merkezine gitmek zorunda kalmadan tedavilerini yaşadıkları ilçede sürdürebilecek. Hastane Başhekimi Dr. İshak Peynirci, daha önce hastane bünyesinde diyaliz ünitesinin bulunmadığı için hastaların il merkezine veya başka ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Bölgemizde kış şartlarının zaman zaman ağır seyretmesi nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyordu. Özellikle yatalak bir hastamız için bu gidiş gelişler daha da zorlayıcı oluyordu. İnşallah ünitenin hizmete açılmasıyla birlikte bu sıkıntıları büyük ölçüde aşacağız. Hastalarımız artık daha rahat bir şekilde gelip, diyalizlerini yaptırarak evlerine dönebilecek. Şu an 5 hastamızı takip ediyoruz. Yaz aylarında hasta sayısının artmasını bekliyoruz. İl dışında ikamet eden bazı hastalarımız kışın farklı illerde kalıp, yazın bölgemize dönüyor. Bu nedenle yaz döneminde hasta sayısının 13-14’e çıkabileceğini öngörüyoruz" dedi. Organ naklinin önemine de dikkat çeken Peynirci, "Organ nakli ise hemodiyalize kıyasla hem hasta konforu hem de maliyet açısından daha avantajlı bir tedavi yöntemi. Ancak ülkemizde organ nakli sayıları istenilen düzeyde değil. Dünya genelinde kadavradan nakil daha yaygınken, ülkemizde canlı vericiden yapılan nakiller kadavradan yapılan nakillerin önünde yer alıyor. Bu durum, toplumda organ bağışı bilincinin yeterince gelişmediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı da organ bağışının artırılması ve vatandaşların bu konuda teşvik edilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor" diye konuştu. "Evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum" 6 yıllık diyaliz hastası Vehbi Güngör (60), daha önce yaşadıkları ulaşım zorluklarına dikkat çekerek, "Gelip giderken elbette zorluk yaşıyorduk. Allah, buranın açılmasına vesile olanlardan binlerce kez razı olsun. Şimdi evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum. Seans bittikten 5 dakika sonra da servisle evime dönüyorum. Artık yorulmuyorum. Daha önce gidiş gelişler bizi çok yıpratıyordu. Sürekli yolu düşünüyorduk, diyalizi değil" diye konuştu. "Kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu" Özellikle kış aylarında ulaşımın kendileri için oldukça zorlayıcı olduğunu dile getiren 2 yıllık diyaliz hastası Adem Koç (35) da, "Daha önce Van merkezine giderken hem yol hem de hava şartları nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu. İlçemize böyle bir hizmetin kazandırılması bizim için iyi oldu. Gerçekten çok güzel bir hizmet. Her hasta aynı imkânlara sahip olamıyor. Yağmur, kar, kış demeden yollara düşüyorduk ve zaman zaman zor durumda kalıyorduk. Hava şartları çoğu zaman elverişli olmuyordu. Elbette kimse diyaliz hastası olmak istemez, ancak bu tedavi bizim için bir zorunluluk. Bu nedenle ünitenin ilçemizde açılması büyük bir ihtiyaçtı. İlçemiz adına çok önemli ve değerli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:01 Çaldıranlı öğrenciler hem eğlendi hem öğrendi Van’ın Çaldıran ilçesinde eğitim gören ortaokul öğrencileri, Ramazan ayının ruhuna uygun hem bedensel hem de zihinsel gelişimi destekleyen anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Altıyol Mahallesi Ortaokulu öğrencileri, "Geleceğe Değer" temalı program kapsamında ilçedeki spor ve kültür merkezlerini keşfettikten sonra manevi bir atmosferde ağırlandı. Manevi Danışman Cumali Erörs’ün eşliğinde düzenlenen programda, öğrencilerin ilk durağı spor tesisleri oldu. Gençlik merkezini, spor salonunu ve yüzme havuzunu ziyaret eden grup, burada çeşitli kültürel ve sportif faaliyetlere katılarak keyifli vakit geçirdi. Fiziksel aktivitenin ardından rotayı Yeni Merkez Camii’ne çeviren öğrenciler, burada ilçe protokolü tarafından sıcak bir ilgiyle karşılandı. Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani ve Din Hizmetleri Uzmanı Nevzat Şahin, öğrencilere caminin bölümlerini tanıtarak Ramazan ayının kardeşlik, paylaşma ve hoşgörü üzerindeki etkilerini anlattı. Ziyaret sırasında öğrencilerle yakından ilgilenen İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, gençlerin hem sosyal hayatta aktif olmalarını hem de manevi değerlerle donanmalarını hedeflediklerini belirterek, "Bugün Altıyol Ortaokulu’ndan gelen evlatlarımızı misafir etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlerimizin sadece akademik başarıyla değil; sporla, sanatla ve en önemlisi bizi biz yapan manevi değerlerimizle büyümesini istiyoruz. Ramazan’ın bu bereketli ikliminde, camimizin huzurunu onlarla paylaştık. Onların gözlerindeki ışık, yarınlarımıza olan güvenimizi artırıyor. Kapılarımız ve gönlümüz gençlerimize her zaman sonuna kadar açık" dedi. Programın sonunda öğrencilere, İlçe Müftülüğü tarafından hazırlanan çeşitli hediyeler takdim edildi. Etkinlik, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
Van’da tüm okullarda eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:13 Van’da tüm okullarda eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi Van’daki tüm okullarda "Afetler ve Dayanıklılık Ayı" çerçevesinde eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi. Millî Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) "Yeşil Vatan- Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri kapsamında, 2025-2026 eğitim öğretim yılı tematik takviminde Ekim ayının "Afetler ve Dayanıklılık Ayı" olarak belirlenmesiyle birlikte, il genelindeki bin 611 okulda eş zamanlı afet ve tahliye tatbikatları gerçekleştirildi. Tatbikatlarda öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde afet anında doğru davranış biçimlerini uygulamalı olarak öğrenirken; okul yöneticileri de acil durum planlarının işleyişini test etme fırsatı buldu. Etkinlikler, öğrencilerin afet bilincini artırmayı ve bu bilinci aile ortamına taşımayı amaçlıyor. İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, yapılan tatbikatların önemine vurgu yaparak, "Afetlere karşı en büyük gücümüz bilgi, hazırlık ve dayanışmadır. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve velilerimizin bu konuda gösterdiği duyarlılık bizleri son derece mutlu ediyor. Afet bilinci küçük yaşta kazanıldığında hem bireysel hem toplumsal dayanıklılığımız güçlenir. Bu kapsamda yapılan her etkinlik, geleceğe daha hazırlıklı bir nesil yetiştirme hedefimize katkı sunmaktadır. Emeği geçen tüm okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Tatbikatların ardından öğrencilere, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajını da içeren "Afet ve Acil Durum Kartı" dağıtıldı. Kartta ailelerin evlerinde afet çantası hazırlamaları, toplanma alanı belirlemeleri ve "tehlike avı" çalışmaları yapmaları teşvik edildi. Ekim ayı boyunca AFAD, Türk Kızılayı ve Tarım ve Orman Bakanlığı gibi paydaş kurumların katkılarıyla, afet bilinci, ilk yardım ve dayanıklılık temalı etkinlikler ilimizdeki tüm okul ortamlarında sürdürülecek.
Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti
12 Ekim 2025 Pazar - 10:22 Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü Havzası’nda yaşayan tüm yaban hayvanlarının adeta yaşam sigortası haline geldiklerini belirterek, bu yılın 9 aylık döneminde 500’e yakın yaban hayvanına müdahale ettiklerini söyledi. Yaban hayatının sessiz kahramanı olarak ekolojik dengenin korunması için mücadele eden Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezin doğadan kopmuş, yaralı veya annesinden ayrılmış hayvanlara yeniden yaşam umudu sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Gölü Havzası, ülkemizin beşte bir sulak alanını barındıran son derece zengin bir bölge. Bu zenginlik bize hem biyoçeşitlilik hem de maalesef hasta ve yaralı yaban hayvanı olarak yansıyor" dedi. "2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı tedavi edildi" YYÜ Yaban Hayvanları Merkezi’ne yılın her döneminde çok sayıda yaban hayvanı getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Lokman Aslan, bahar aylarında genellikle yuvadan düşen, annesinden ayrılan yavruları misafir ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl da yine doğaya tutunamayan tilki, kurt, karga ve şahin yavruları merkezimize ulaştırıldı. Yaklaşık 100 yavruyu rehabilite ettik, bunlardan 60’ını yeniden doğaya kazandırdık. Sadece yavrular değil; trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları veya güçsüz düşme sonucu zarar gören yetişkin hayvanlar da merkezin kapısını çalıyor. 2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı merkezde tedavi edildi" diye konuştu. "Yaralı kartallardan kurtlara her tür için yaşam mücadelesi veriyoruz" Merkeze getirilen hayvanlar arasında kurt, tilki, şahin, kaya kartalı, arı şahini, kerkenes ve doğan gibi yırtıcı türlerin de bulunduğunu dile vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl tedavisi tamamlanan 20 yırtıcı kuşu yeniden özgürlüğüne kavuşturduk. Onların gökyüzüne kanat çırpışını görmek, tüm emeğimizin karşılığıdır. Nesli tehlike altında olan sakallı akbaba ve toy kuşu gibi türler de merkezimizde koruma altına alınarak tedavileri yapıldı" ifadelerini kullandı. "Bilinçlenme artıyor, yaralanmalar azalıyor" Merkez olarak yalnızca tedavi değil, aynı zamanda eğitim ve farkındalık çalışmaları da yürüttüklerini sözlerine ekleyen Aslan, "Haftalık seminerler, öğrenci ziyaretleri ve çevre bilinci etkinlikleriyle özellikle çocukları doğa sevgisiyle büyütmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmaların sonuçlarını da almaya başladık. Ateşli silah yaralanmalarında belirgin azalma görüyoruz. Aynı zamanda Van’ın farklı ilçelerinde yürütülen farkındalık çalışmaları sayesinde, vatandaşların yaralı hayvanları merkeze ulaştırma konusunda çok daha duyarlı hale geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Doğaya dönemeyenler için güvenli bir yuva Merkeze getirilen her hayvanın doğaya dönemediğini de sözlerine ekleyen Aslan, şöyle devam etti: "Bizim birinci amacımız; doğadaki hayvanı tekrar doğasında, kendi yaşam alanında yaşatmak. Yaban hayvanı, insanla temasa geçmemiş canlı demektir. Bu nedenle biz onları tedavi edip güçlendirdikten sonra ait oldukları yere, doğaya geri gönderiyoruz. Bu, hem doğaya hem insanlığa karşı sorumluluğumuzdur. Ancak kanadı kırılmış, kalıcı sakatlığı olan hayvanlar merkezde uzun süreli misafir ediliyor. Bahçemizde hem sulak alan türleri için göletli yaşam alanları hem de karasal türler için özel barınaklar oluşturduk. Sakallı akbabalardan vaşaklara kadar birçok tür burada güvenli şekilde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca merkezimiz, bilimsel araştırmalara da kaynak oluşturuyor. Merkezimiz yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel bilgi üreten bir laboratuvar niteliğindedir."
Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti
12 Ekim 2025 Pazar - 09:59 Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü Havzası’nda yaşayan tüm yaban hayvanlarının adeta yaşam sigortası haline geldiklerini belirterek, bu yılın 9 aylık döneminde 500’e yakın yaban hayvanına müdahale ettiklerini söyledi. Yaban hayatının sessiz kahramanı olarak ekolojik dengenin korunması için mücadele eden Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezin doğadan kopmuş, yaralı veya annesinden ayrılmış hayvanlara yeniden yaşam umudu sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Gölü Havzası, ülkemizin beşte bir sulak alanını barındıran son derece zengin bir bölge. Bu zenginlik bize hem biyoçeşitlilik hem de maalesef hasta ve yaralı yaban hayvanı olarak yansıyor" dedi. "2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı tedavi edildi" YYÜ Yaban Hayvanları Merkezi’ne yılın her döneminde çok sayıda yaban hayvanı getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Lokman Aslan, bahar aylarında genellikle yuvadan düşen, annesinden ayrılan yavruları misafir ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl da yine doğaya tutunamayan tilki, kurt, karga ve şahin yavruları merkezimize ulaştırıldı. Yaklaşık 100 yavruyu rehabilite ettik, bunlardan 60’ını yeniden doğaya kazandırdık. Sadece yavrular değil; trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları veya güçsüz düşme sonucu zarar gören yetişkin hayvanlar da merkezin kapısını çalıyor. 2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı merkezde tedavi edildi" diye konuştu. "Yaralı kartallardan kurtlara her tür için yaşam mücadelesi veriyoruz" Merkeze getirilen hayvanlar arasında kurt, tilki, şahin, kaya kartalı, arı şahini, kerkenes ve doğan gibi yırtıcı türlerin de bulunduğunu dile vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl tedavisi tamamlanan 20 yırtıcı kuşu yeniden özgürlüğüne kavuşturduk. Onların gökyüzüne kanat çırpışını görmek, tüm emeğimizin karşılığıdır. Nesli tehlike altında olan sakallı akbaba ve toy kuşu gibi türler de merkezimizde koruma altına alınarak tedavileri yapıldı" ifadelerini kullandı. "Bilinçlenme artıyor, yaralanmalar azalıyor" Merkez olarak yalnızca tedavi değil, aynı zamanda eğitim ve farkındalık çalışmaları da yürüttüklerini sözlerine ekleyen Aslan, "Haftalık seminerler, öğrenci ziyaretleri ve çevre bilinci etkinlikleriyle özellikle çocukları doğa sevgisiyle büyütmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmaların sonuçlarını da almaya başladık. Ateşli silah yaralanmalarında belirgin azalma görüyoruz. Aynı zamanda Van’ın farklı ilçelerinde yürütülen farkındalık çalışmaları sayesinde, vatandaşların yaralı hayvanları merkeze ulaştırma konusunda çok daha duyarlı hale geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Doğaya dönemeyenler için güvenli bir yuva Merkeze getirilen her hayvanın doğaya dönemediğini de sözlerine ekleyen Aslan, şöyle devam etti: "Bizim birinci amacımız; doğadaki hayvanı tekrar doğasında, kendi yaşam alanında yaşatmak. Yaban hayvanı, insanla temasa geçmemiş canlı demektir. Bu nedenle biz onları tedavi edip güçlendirdikten sonra ait oldukları yere, doğaya geri gönderiyoruz. Bu, hem doğaya hem insanlığa karşı sorumluluğumuzdur. Ancak kanadı kırılmış, kalıcı sakatlığı olan hayvanlar merkezde uzun süreli misafir ediliyor. Bahçemizde hem sulak alan türleri için göletli yaşam alanları hem de karasal türler için özel barınaklar oluşturduk. Sakallı akbabalardan vaşaklara kadar birçok tür burada güvenli şekilde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca merkezimiz, bilimsel araştırmalara da kaynak oluşturuyor. Merkezimiz yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel bilgi üreten bir laboratuvar niteliğindedir."