Yerel Haberler
Van
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:35 Akdamar Adası’nda 23 Nisan yoğunluğu Van Gölü’nün incisi Akdamar Adası, 23 Nisan’da ziyaretçi akınına uğradı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla tatili fırsat bilen yerli turistler, sabahın erken saatlerinden itibaren adaya geçmek için iskelelerde yoğunluk oluşturdu. Van Gölü’nün incisi Akdamar Adası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşıyor. Resmi tatili fırsat bilen binlerce vatandaş ve turist, pembe ile beyaza bürünen badem ağaçlarının eşsiz manzarası eşliğinde adaya akın etti. "?Doğanın ve tarihin buluşma noktası" ?Baharın gelişiyle birlikte çiçek açan badem ağaçları, tarihi Akdamar Kilisesi’nin taş oymalarıyla birleşerek kartpostallık görüntüler oluşturdu. Van Gölü’nün turkuaz mavisi ve Artos Dağı’nın karlı zirveleriyle birleşen bu görsel şölen, fotoğraf tutkunları için adeta bir doğal stüdyo görevi görüyor. "?Tekne iskelelerinde uzun kuyruklar" ?Sabahın erken saatlerinden itibaren Gevaş ve Akdamar iskelelerine gelen ziyaretçiler, adaya geçmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Tekne kooperatifleri, yoğun talebi karşılamak adına ek seferler düzenlerken, ziyaretçiler 20 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından adaya ulaşıyor. Özellikle Akdamar Kilisesi çevresinde oluşan kalabalık dikkat çekerken, ziyaretçiler hem tarihi yapıyı gezdi hem de Van Gölü’nün eşsiz manzarasının tadını çıkardı. Aileler çocuklarıyla birlikte bayram coşkusunu doğayla iç içe yaşarken, adada renkli görüntüler ortaya çıktı. Tekne seferlerinde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, yetkililer ziyaretçilerin güvenliği için önlemlerini artırdı. Baharın gelişiyle birlikte badem ağaçlarının çiçek açtığı Akdamar Adası, 23 Nisan’da hem doğası hem de tarihiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir gün yaşattı. Rehber Rıdvan Demir, "İstanbul’dan gelen turist kafilesi ile adaya geldik. Badem Çiçeği Festivali vardı. Maalesef geçtiğimiz hafta ilki elim olaylardan dolayı festivalimiz iptal oldu. İptal olmasına rağmen hala da insanlar akın akın buraya gelmekte. Aynı şekilde ben de dün Tatvan’dan bir grup aldım. İstanbul’dan gelen misafirlerimle beraber. Bugün Akdamar Adası’nda işte Kutsal Haç Kilisesini ziyarete geldik. Şu anda da misafirlerimizle birlikte Van Gölü manzarası eşliğinde bir çay kahve molası verdik. Daha sonra da Van’ın güzelliklerini keşfetmeye devam edeceğiz. Misafirlerimiz İstanbul’dan ilk defa geldi. İçinden bir iki tanesi sadece buraları biliyor ama genel itibariyle buraya gelen misafirler zaten ilk defa buraya gelip ilk defa buraları keşfediyorlar. Hatta işte bir Osmanlı paşamızın dediği bir söz işte ’gitmediğin yer senin değildir’. Sloganıyla birlikte biz bugün burayı keşfetmeye, buraya sahiplenmeye geldik. Ülke hepimizin ülkesi doğusuyla batısıyla Edirne’sinden Kars’ına kadar bütün ülke bizim geziyoruz dolaşıyoruz" dedi. Adayı ziyarete gelen Aysel Cenikli, "İstanbul’dan geliyoruz. Van’a ilk defa geliyoruz. Bu zamana kadar gelmediğime çok pişman oldum ve herkesi tavsiye ediyorum. Muhakkak herkesin görmesi gereken çok güzel bir yer. Birçok yeri gezdik. Tatvan’ı ve Erciş’i gezdik. Şimdi de Akdamar Adası’na geldik. Çok güzel. Gerçekten o kadar hoş, o kadar güzel ki doğası. Bir de insanları Çok iyi. Biz de Van’ı gezdik. Van’daki insanlar da çok ilgililerdi. Harika bayıldım. Burayı da çok sevdim. Çiçekleri, kilise çok güzel, çok hoş. Herkese tavsiye ederim. Hayatınızda hiç gitmediğiniz bir yer varsa muhakkak bana gelin. Hiç bir yere gitmeyin ama vallahi gelin. Çok güzel bir yer. Sevgiler sunuyorum" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:16 İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Depremin en karanlık günlerinden doğan ışık: Melike’nin 14 yıllık tedavi yolculuğu
21 Kasım 2025 Cuma - 10:10 Depremin en karanlık günlerinden doğan ışık: Melike’nin 14 yıllık tedavi yolculuğu Van’da 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, gözündeki şaşılık ve kaymadan dolayı 14 yıldır Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin tarafından takibi yapılıyor. 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, yaşamının ilk günlerinden itibaren zorlu bir mücadelenin içine doğdu. Aile depremin izlerini atlatamadan bu kez bir trafik kazasıyla sarsıldı; Gülşen’in babası ağır yaralı kurtulsa da kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Bu süreçte Gülşen’in hayatına umut olan kişi ise onu 14 yıldır ücretsiz takip eden Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin oldu. Depremin en karanlık günlerinde başlayan hikâye 2011’de yaşanan büyük Van depremi, binlerce aile gibi Cesur ailesini de evsiz bıraktı. Melike Gülşen, o günlerde kurulan konteyner kentte dünyaya geldi. Aile hem maddi hem psikolojik açıdan zor bir sürecin içindeyken, Melike Gülşen’in sağlık sorunları da düzenli takip gerektiriyordu. Trafik kazası ailenin yükünü daha da ağırlaştırdı Depremden birkaç yıl sonra meydana gelen trafik kazası, ailenin yükünü dayanılmaz bir noktaya taşıdı. Baba ağır yaralandı ve kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Tam bu zorlu dönemde devreye giren isim, Van’da birçok sosyal soruna dokunan çalışmalarıyla bilinen Gazeteci Deniz Başdinç oldu. Ailenin durumunu öğrendikten sonra Melike Gülşen’i, halk tarafından çok sevilen ve insani yönüyle tanınan Dr. Özgür Bülent Timuçin ile buluşturdu. Bu buluşma, küçük bir kızın geleceğini değiştiren dönüm noktası oldu. Gönüllere taht kuran doktor: Dr. Özgür Bülent Timuçin Dr. Timuçin, Melike Gülşen’i tam 14 yıldır ücretsiz olarak takip ediyor. Yalnızca bir doktor olarak değil, bölge halkının gönlünde yer edinmiş bir insan olarak tanınıyor. Bir dönem özel bir merkezde çalışmasına rağmen hastasının takibini ücretsiz sürdüren Timuçin, hastalarına yaklaşımı, yardımseverliği ve vicdani tutumu nedeniyle Van’da "gönüllere taht kuran doktor" olarak anılıyor. Bugün Melike Gülşen’in kontrolleri Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam ederken, aile her ziyaretinde aynı ilgiyi ve desteği görmeye devam ediyor. "Bu destek olmasaydı ayakta duramazdık" Cesur ailesi, yıllara yayılan bu dayanışmanın kendileri için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade ediyor: "Deprem, yoksulluk, hastalık… Çok şey yaşadık ama Deniz Başdinç’in desteği ve doktorumuzun vicdanı olmasaydı bugünlere gelemezdik. 14 yıldır yanımızdan ayrılmayan bir doktorumuz var, bu bize güç veriyor." Dayanışmanın en güzel örneği Büyüyünce doktor olacağını ve kendisini tedavi eden doktorunu hiç unutmayacağını ifade eden Melike Gülşen Cesur’un hikâyesi, Van’da depremle başlayan acıların, iyilikle ve dayanışmayla nasıl hafifletilebildiğini gösteriyor. Bir gazetecinin duyarlılığı, bir doktorun gönüllülüğü ve bir ailenin umuda tutunma çabası, bir çocuğun hayata daha güçlü tutunmasını sağladı.
Aynı anda iki kalp krizi geçiren hasta zamanında müdahaleyle kurtarıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 10:01 Aynı anda iki kalp krizi geçiren hasta zamanında müdahaleyle kurtarıldı Van’da aynı anda iki damarının tıkanması sonucu kalbi duran 69 yaşındaki Gülmehmet Akdağ, Lokman Hekim Van Hastanesinde yapılan zamanında müdahaleyle hayata döndürüldü. Van’ın Edremit ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası Gülmehmet Akdağ, yaklaşık 10 gün önce hastane yakınlarında arkadaşlarıyla oturduğu sırada fenalaştı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Akdağ, arkadaşları tarafından ambulans beklenmeden hızla Lokman Hekim Van Hastanesi’ne ulaştırıldı. Acil servise kalbi durmuş halde getirilen Akdağ’a burada dakikalarca kalp masajı uygulandı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tuncer ve ekibinin başarılı müdahalesiyle hayata döndürülen Akdağ’ın taburculuk işlemleri için hazırlıklar sürüyor. "İki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü" Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mustafa Tuncer, hastanın yakınları tarafından kalbi durmuş şekilde acile getirildiğini belirtti. Tuncer, "Yapılan EKG’de hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar olmak üzere iki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü. Bu süreçte hastamızın kalbi sürekli duruyordu. Biz de aralıksız olarak kalp masajına ve elektriksel kardiyoversiyon dediğimiz şoklamaya devam ettik. Hastada ciddi bir umut kalmayınca, yakınlarını beklemeden acilen anjiyoya aldık. Yapılan anjiyografide, EKG ile uyumlu olarak hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar, iki ana damar ağızdan tamamen tıkalıydı. Uyguladığımız işlem sonucu her iki damarı açtıktan sonra hastanın ritim bozuklukları ve kalp durması düzeldi" dedi. "Çok nadir karşılaştığımız bir durum" Hastanın tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini dile getiren Tuncer, "Takiplerimizde beyninde herhangi bir hasar olmadığını gördük ve hasta uyandı. Bu sonucun alınmasında kalp masajının başarılı olması ve hastanın zayıf yapılı olması en önemli etkenlerdi. Çok nadir karşılaştığımız bir durum. Daha önce benzer şekilde kurtardığımız hastalar oldu ancak bu hastamızda aynı anda iki damarın tıkalı olması çok nadir görülen ve kurtulma ihtimali çok düşük bir durumdu. Hastamızın vadesi yetmemiş, öyle söyleyelim. Biz de yaşamasına vesile olduk. Şu anda hastamız gayet iyi, gelen gideni tanıyor. Aksilik olmazsa yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Keşke herkes benim gibi şanslı olsa" Başarılı müdahaleyle hayata döndürülen Gülmehmet Akdağ ise yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çarşıda emekli arkadaşlarımla oturup sohbet ediyorduk. Bir anda gözlerim kararmaya başladı. Şu an anlıyorum ki hastaneye çok yakındım. Arkadaşlar ambulans çağırmadan beni apar topar hastaneye yetiştirdiler. Hastaneye ulaştıktan sonra kendimde değilmişim. Kalbim birkaç kez durmuş, tekrar çalıştırmışlar. Direnç gösterdiğim anlarda da müdahaleye devam etmişler. Sağ olsunlar, benim kurtuluşuma vesile olmuşlar. Aynı anda iki kalp krizi geçirmişim; binde bir görülen bir durum. Mustafa Tuncer hocamızın bunu fark ederek her iki damarı da açması büyük bir başarı. Keşke herkes benim gibi şanslı olup böyle kritik bir durumda işini layıkıyla yapan bir doktora denk gelebilse."
Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor
21 Kasım 2025 Cuma - 08:33 Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Van’ın güneş potansiyelini avantaja dönüşmek istediklerini belirterek, "Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu ve sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı" dedi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olarak bilinen Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Başkan Memet Aslan, sanayicinin en büyük yükü olan enerji maliyetlerini azaltmak ve dışa bağımlılığı minimize etmek için yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırdıklarını söyledi. Aslan, özellikle güneş enerji sistemlerinin bölgenin geleceğinde kritik rol oynadığını vurguladı. "Sanayide en büyük girdi maliyeti enerji" Memet Aslan, enerji maliyetlerinin hem işletmelerin rekabet gücünü hem de Türkiye’nin dış ticaret dengesini doğrudan etkilediğini belirtti. Aslan, "Organize sanayi bölgelerinde üretimin en büyük girdisi enerjidir. Hem çalışma kapasitesi hem maliyet açısından en yüksek yükü oluşturuyor. Enerjide ciddi oranda dışa bağımlı olmamız da ülke ekonomisini zorlayan bir unsurdur. Bu nedenle alternatif, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek zorundayız" dedi. Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor Van’ın Türkiye’nin en yüksek güneş ışınım değerlerine sahip illerinden biri olduğunu hatırlatan Aslan, bu doğal avantajın artık sanayiye doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Aslan, "İlimiz güneş alma kalitesi bakımından ülkenin en iyi bölgelerinden biridir. Biz de bu avantajı değerlendirmek için güneş enerji sistemlerine yöneldik. Hem girdi maliyetlerini düşürmek hem çevresel etkileri azaltmak hem de ülkenin dış ticaretine katkı sunmak açısından bu yatırım çok değerli" diye konuştu. "Van OSB’nin yüzde 40’ı artık güneşle üretiyor" Aslan, güneş enerjisi yatırımlarının hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu. Sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı. Böylece hem uygun maliyetli hem de verimli enerji üretim hatlarına dâhil edildi. Yenilenebilir enerjiye yapılan bu yatırım, önümüzdeki yıllarda OSB’nin enerji bağımsızlığını güçlendirecek ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak." "Gelecek stratejisi: Daha çok güneş, daha az maliyet" Van OSB olarak hedeflerini de açıklayan Memet Aslan, "Hedefimiz; güneş enerjisi kullanım oranını daha da artırarak hem çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmek hem de sanayiciyi enerji maliyetleri karşısında korumaktır. Bölgemiz gelecekte yenilenebilir enerji merkezlerinden biri olmaya doğru hızla ilerliyor. Sanayici uygun maliyetli enerji ürettikçe, hem rekabet gücü artıyor hem de ülke ekonomisi kazanıyor" şeklinde konuştu.
Parkinson hastasının üretim mücadelesine kaymakamdan destek
21 Kasım 2025 Cuma - 08:30 Parkinson hastasının üretim mücadelesine kaymakamdan destek Van’ın Özalp ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki İkram Vergili, parkinson hastalığına rağmen gösterdiği azim ve iyilik mücadelesiyle herkese örnek oluyor. Özalp ilçesine bağlı Yukarı Mollahasan Mahallesi’nde ikamet eden Vergili, 6 yıl önce halk arasında "titrek felç" olarak bilinen parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen hayata küsmedi, aksine kendisine yeni bir yol açtı. Doktorların tavsiyesiyle becerilerini geliştirmek amacıyla evinin bir odasını küçük bir atölyeye çeviren İkram Vergili, burada atık malzemelerden ahşap oyma, maket ve oyuncaklar üretmeye başladı. Kısıtlı imkanlarla ortaya çıkardığı bu eserleri sadece bir uğraş olarak görmeyen Vergili, elde edilecek geliri kimsesiz çocuklara bağışlama kararı alarak iyiliğin en sade ve en güçlü örneklerinden birini sergiliyor. Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut, örnek davranışından dolayı İkram Vergili’yi evinde ziyaret ederek desteklerini iletti. Vergili’nin evinin bir odasında oluşturduğu sergiyi gezen Kaymakam Bulut, yapılan eserleri tek tek inceleyerek Vergili’nin mücadelesine büyük bir takdirle yaklaştı. Ziyaret sırasında açıklama yapan Kaymakam Bulut, ilçede ilerleyen günlerde planlanan sergi alanında İkram Vergili için özel bir stant açılacağını belirtti. Bulut, "İkram amcamızın hem hastalığıyla mücadelesi hem de iyilik için üretmesi hepimize ilham veren bir davranıştır. Kaymakamlık olarak her zaman yanında olacağız. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum" dedi.