Yerel Haberler
Van
24 Nisan 2026 Cuma - 10:23 Van’da açan ters laleler göz kamaştırıyor Van’ın Gevaş ilçesindeki yetişen ve halk arasında "ağlayan gelin" veya "hüzün çiçeği" diye bilinen ters laleler güzellikleriyle doğayı renklendiriyor. Baharın gelişiyle birlikte Gevaş ilçesinde doğanın en nadide güzelliklerinden biri olan ters laleler açmaya başladı. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen ve ömürleri yalnızca yaklaşık 15-20 gün süren bu eşsiz çiçekler, kısa süreli görsel şöleniyle doğaseverleri hayran bırakıyor. Van Gölü’nün güney yamaçlarında, yüksek rakımlı bölgelerde kendiliğinden yetişen ters laleler, kırmızı ve turuncu tonlarıyla bahar manzaralarına adeta renk katıyor. Narin yapıları ve ters duran çiçek formuyla dikkat çeken bu bitkiler, her yıl olduğu gibi bu yıl da fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline geldi. "Kısa ömürlü bir şölen" Endemik bir tür olan ters lalelerin (Fritillaria imperialis) en dikkat çekici özelliği, çiçeklerinin ömrünün yalnızca 15-20 gün olması. Yılda sadece bir kez, o da nisan sonu ile mayıs başı arasındaki kısa sürede yüzünü gösteren bu çiçekler, Gevaş’ın dağ yamaçlarında eşsiz manzaralar oluşturuyor. Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte çiçek açan ters laleleri görmek isteyen vatandaşlar, ilçenin yüksek kesimlerine zorlu ama keyifli bir yolculuk gerçekleştiriyor. Gevaş’ın eşsiz doğası ve masmavi Van Gölü manzarasıyla birleşen ters laleler, özellikle profesyonel fotoğrafçılar için doğal bir plato imkanı sunuyor. Her yıl boy gösteren ve ağlayan gelin olarak adlandırılan eşsiz güzellik sunan ters laleler güzel bir görüntü oluşturuyor. Yılda 15-20 gün açan, nesli tehlike altında olan ters laleler, çiçek açtıkları dönemlerde yöre halkının yanı sıra turistlerden de yoğun ilgi görüyor ve yörenin tanıtımında da önemli yer tutuyor. Gevaş ilçesine bağlı Dilmetaş Mahallesinde ki kabristanda doğal olarak yetişen ters laleler, güzel görüntüler oluşturdu. Dağ, vadiler ve kabristanlarda yetişen ve eşsiz güzelliğiyle büyüleyen ters laleler mest eden görüntüler oluşturuyor. "Ters laleleri görmek için İngiltere’den Van’a geldi" İngiltere’den geldiğini ve ters laleler görmek için Van’a geldiğini İfade eden Uğur Aydın isimli vatandaş, "Van zaten muhteşem güzel bir yer. Ters laleler de harika. Ters laleleri ilk defa görüyorum. 4 ay önce öğrendim varlığını zaten. Muhteşemler ama daha tam olarak açmamışlar. Açılmış hallerini görmek istiyorum. Değişik yerlere de gideceğim. Van’da iki yer de varmış bildiğim kadarıyla. Birazda Akdamar Adası’na gideceğim. Şırnak’a da gideceğim. Yetişirsem eğer Şırnak’taki daha büyük bahçeleri de görmek istiyorum. Muhteşem güzeller, ayrı bir güzellik yani. Muhteşem ötesi bir güzellik" dedi.
Vanlı sporcu Evin Erginoğuz, Türkiye’ye altın madalya getirdi
10 Kasım 2025 Pazartesi - 22:33 Vanlı sporcu Evin Erginoğuz, Türkiye’ye altın madalya getirdi Vanlı milli boksör Evin Erginoğuz, Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde düzenlenen 6. İslami Dayanışma Oyunları’nda altın madalya kazandı. 23 yaşındaki milli sporcu Evin Erginoğuz, 60 kilo kategorisinde rakiplerini mağlup ederek şampiyonluk kürsüsüne çıktı. Yaklaşık 9 yıldır boks yapan ve kariyerinde 5 Türkiye şampiyonluğu bulunan Erginoğuz, elde ettiği bu başarıyla hem Van’a hem de Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı. Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Yalçın Özdemir, antrenörü Ayhan Öz ve Eminpaşa Mahallesi’nde yaşayan Erginoğuz’un ailesi, Evin’in final müsabakasını televizyondan büyük bir heyecanla takip etti. Özdemir: "Böylesine milli sporcuların yetişmesi gerçekten nadir bir durum" İHA muhabirine konuşan Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Yalçın Özdemir, sporcunun çok güzel ve başarılı bir maç çıkardığını ifade ederek, "Karşılaşmayı ailesi ve hocasıyla birlikte izledik, onunla gurur duyuyoruz. Gerçekten çok disiplinli çalışan bir sporcu. Gerek hocalarının gerekse ailesinin verdiği destekle, bu sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte Olimpiyat adayı olarak gördüğümüz Evin, bugün sergilediği performansla bunu fazlasıyla hak etti. Biz kurum olarak, il müdürlüğü ve bakanlık olarak bu tür sporcularımızı destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Ailesine de ayrıca teşekkür ediyorum; çünkü çocuklarını spora yönlendirmeleri ve desteklemeleri bizim için çok büyük bir şans. Böylesine milli sporcuların yetişmesi gerçekten nadir bir durum. Evin de bu nadir örneklerden biri; bizim gözbebeğimiz. Olimpik bir branşta mücadele ediyor ve bundan sonraki süreçte de kendisine başarılar diliyorum" dedi. Öz: "Hepimize büyük bir gurur yaşattı" Antrenörü Ayhan Öz ise milli sporcusu Evin’in İslami Dayanışma Oyunları’nda ülkeyi başarıyla temsil ettiğini dile getirerek, "Onunla gurur duyuyoruz. Evin, yaklaşık 9 yıldır boks sporuyla uğraşan, son derece disiplinli bir sporcumuz. Bugüne kadar 5 kez Türkiye Şampiyonu olan Evin, birçok uluslararası organizasyonda da ülkemizi temsil ederek dünya ve Avrupa şampiyonalarında önemli başarılar elde etti. Bu kez ise final oynayarak hepimize büyük bir gurur yaşattı. Bundan sonraki asıl hedefimiz, 2028 Olimpiyatları’nda Evin’i ringde görüp İstiklal Marşı’mızı dinlemek ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesini sağlamak. Bu süreçte emeği ve desteği bulunan ailesine, antrenörlerine ve İl Müdürümüze yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ruhevza Erginoğuz: "Kızım Evin ile gurur duyuyoruz" Kızının başarısından gurur duyduğunu ifade eden anne Ruhevza Erginoğuz da "Gerçekten anlatamıyorum, kelimeler yetmiyor. Allah Evin’e daha büyük başarılar nasip etsin inşallah. Hepimizin çocuklarına da aynı şekilde nice başarılar diliyorum. Bu süreçte emeği geçen hocamıza da çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çok gururluyuz, çok mutluyuz" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Lokman Aslan: "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 11:30 Prof. Dr. Lokman Aslan: "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’nda yaşanan su çekilmesi, sazlık yangınları ve ekosistem tahribatına dikkat çekerek, sulak alanların yeniden tanımlanması ve yönetim sisteminin günümüz şartlarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Sonbahar dönemiyle birlikte artan sazlık yangınlarına dikkat çeken Prof. Dr. Lokman Aslan, sulak alanların doğanın sürekliliği için taşıdığı önemi anlattı. Aslan, "Sulak alanlar tabiatın rahimleridir. Canlılığı besleyen, ekosisteme denge kazandıran en temel yaşam alanlarıdır. Ancak iklim değişikliği, meteorolojik olaylar ve nüfus baskısı bu alanları her geçen yıl daha fazla tehdit ediyor" dedi. "Su çekilmesi ve yangınlar artıyor" Eskiden hem insan hem hayvan yaşamının merkezinde olan sulak alanların, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanım amacını yitirdiğini dile getiren Aslan, bu değişimin ekolojik dengeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Sonbahar aylarında bile yaz sıcaklarının etkisini sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, Van Gölü Havzası’nda suların ciddi oranda çekildiğine dikkat çekti. Aslan, "Yağış azlığı, sazlık bitkilerin kurumasına neden oldu. Bu durum, en ufak bir kıvılcımla büyük yangınların çıkmasına zemin hazırlıyor" ifadelerini kullandı. "Yönetim anlayışını değiştirmeliyiz" Eskiden hayvanların otladığı, suyla dengede kalan bu alanların artık kurak bir yapıya büründüğünü belirten Aslan, Nehil Sazlığı’nda çıkan yangının da bu ekolojik değişimin sonucu olduğunu ifade etti. Sulak alanların korunması için artık sadece yasaklarla değil, aktif yönetim modelleriyle hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Artık 1960’ların sulak alan yönetimiyle devam edemeyiz. Meteorolojik veriler, yerel şartlar ve bilimsel analizlerle her bölgeye özgü yönetim planları oluşturulmalı. Bu kararlar yerel merciler tarafından alınmalı ve titizlikle uygulanmalıdır" diye konuştu. Son dönemde yaşanan Nehil Sazlığı yangınının, yaban hayatına bahar dönemindeki kadar zarar vermediğini ifade eden Aslan, yine de kaybedilen habitatların gelecekte büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Aslan, "Göçmen kuşlar bu dönemde üreme sürecini tamamlayıp göç etti. Ancak bu alanlar yeniden sazlık hale getirilmezse kalıcı bir habitat kaybı yaşanabilir" dedi. "Doğayı dinlemenin zamanı geldi" Prof. Dr. Lokman Aslan, küresel ısınmanın etkilerinin her geçen yıl arttığını hatırlatarak, şu uyarıda bulundu: "İklimin bu kadar değiştiği bir dönemde, sulak alanlarda daha fazla yangın ve kayıp yaşanabilir. Bu nedenle, sulak alan yönetimi yenilenmeli, doğayı dinleyen bir anlayışla hareket edilmelidir."
Van’ın sonbahar güzelliği: Van Kalesi ve Atatürk Kültür Parkı ziyaretçilerin gözdesi oldu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:51 Van’ın sonbahar güzelliği: Van Kalesi ve Atatürk Kültür Parkı ziyaretçilerin gözdesi oldu Van’da sonbahar mevsimiyle birlikte kent adeta renk cümbüşüne büründü. Şehrin tarihi simgelerinden Van Kalesi ve çevresindeki alanlar, sararan yaprakların oluşturduğu manzaralarla görsel bir şölen sunuyor. Tarihi ve doğal güzellikleriyle Doğu Anadolu’nun incisi olan Van, sonbaharın gelmesiyle birlikte kartpostallık manzaralara sahne oluyor. Şehrin sembollerinden Van Kalesi ve hemen yanı başında bulunan Atatürk Kültür Parkı, sarı, kızıl ve kahverengi tonlarına bürünen ağaçlarıyla ziyaretçilerini etkiliyor. "Tarih ve doğanın eşsiz buluşması" Urartu döneminden kalma binlerce yıllık tarihiyle ayakta duran Van Kalesi, sonbahar renkleriyle daha da görkemli bir hal aldı. Kaleye tırmanan yerli ve yabancı turistler, zirveden hem Van Gölü’nün eşsiz mavisini hem de çevreyi saran sararmış ağaçların oluşturduğu görsel şöleni izleme fırsatı buluyor. Özellikle gün batımı saatlerinde kale ve gölün bütünleşmesi, fotoğraf tutkunları için unutulmaz kareler sunuyor. "Kültür parkı sonbahar renkleriyle canlandı" Van Kalesi’nin eteklerinde uzanan Atatürk Kültür Parkı ise, şehir merkezinin yanı başında bir doğa harikası. Sonbaharın gelişiyle birlikte ağaçların yaprak dökümü, parktaki yürüyüş yollarını rengarenk bir halıya çevirdi. Parkın yenilenen yürüyüş yolları ve düzenlemeleri de ziyaretçilerin keyifli vakit geçirmesine imkan tanıyor.
Vanlı dağcılardan Nemrut Kalderası’nda 12 saatlik zorlu yürüyüş
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:11 Vanlı dağcılardan Nemrut Kalderası’nda 12 saatlik zorlu yürüyüş Van Rota Doğa Sporları Kulübü’ne üye dağcılar, Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut Krater Gölü’nün çanak kısmını 360 derece yürüyerek eşsiz manzarayı her yönüyle izledi. Avrupa Komisyonu’nun Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan ve dünyanın ikinci büyük kalderası olarak bilinen Nemrut Krater Gölü, her mevsim doğaseverlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Her hafta Van’ın farklı bölgelerinde etkinlikler düzenleyerek doğa bilincini artırmayı hedefleyen Rota Doğa Sporları Kulübü, bu hafta 15 kişilik ekibiyle kalderanın çanak kısmında 12 saat süren bir yürüyüş gerçekleştirdi. Van Gölü Havzası’nın tanıtımına katkı sağlamayı amaçlayan kulüp üyeleri, yürüyüş boyunca bölgenin doğal güzelliklerini her yönüyle gözlemleyerek keyifli anlar yaşadı. Konuya ilişkin bilgi veren Rota Doğa Sporları Kulübü yöneticilerinden Sedat Karacan, geçtiğimiz hafta 21 kişilik bir ekiple Süphan Dağı zirvesinde olduklarını hatırlattı. Karacan, "O gün yoğun kış şartları yaşanıyordu. Bugün 15 kişilik ekibimizle Nemrut Kalderası’nın çanak kısmını 360 derece yürüdük. Amacımız çevreyi, özellikle Van Gölü Havzası’nı ve Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut Kalderası’nı tanıtmak," dedi. Ekosistemin korunmasına da dikkat çeken Karacan, "Yürüyüş esnasında ayılarla karşılaştık; bu da bölgedeki zengin yaban hayatının göstergesi. Ne yazık ki aşağıda avcılarla da karşılaştık. Bu duruma mutlaka ‘dur’ denilmeli, gerekli müdahaleler yapılmalı" ifadelerini kullandı. Kış mevsimi boyunca doğa yürüyüşlerinin devam edeceğini belirten Karacan, etkinliğe katılan tüm ekibe teşekkür etti.
Urartu mirasına kültür yolculuğu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 08:38 Urartu mirasına kültür yolculuğu Van Gölü Aktivistleri Derneği tarafından yürütülen "Şehir Okumaları" programı kapsamında Gürpınar ilçesinde yer alan Urartu’dan günümüze kalan tarihi yapılar ziyaret edilerek, bölgenin binlerce yıllık geçmişi incelendi. Program kapsamında şehir okuyucuları, Van’ın tarih boyunca stratejik ve kültürel öneme sahip üç büyük kalesi olan Çavuştepe, Hoşap ve Zernek kalelerini ziyaret etti. Katılımcılar ayrıca, geçmişte Van’ın un üretiminde merkezi konumda olan Kırk Değirmen köyünü gezerek, bölgedeki tarihi değirmenlerin kalıntılarını inceledi. Etkinliğin en dikkat çekici duraklarından biri ise Urartu uygarlığının en büyük mühendislik miraslarından biri olan Şamran Kanalı oldu. Katılımcılar, kanalın başlangıç noktasını keşfederek, antik dönem su yönetimi ve tarımsal sistemler hakkında bilgi aldı. Ziyaretin bilimsel yönüne katkı sağlayan Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, Çavuştepe Kalesi gezisinde gruba eşlik etti. Çavuşoğlu, Urartu’nun kent planlaması, ticaret yolları, tarım ve zanaat faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler vererek, Urartuların Anadolu medeniyetleri içindeki yerini anlattı. Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkanı Dr. Erdoğan Özel, Şehir Okumaları programının amacına değinerek, "Şehir okumalarında bilinçli kent aktivizmi oluştururken, şehre hâkim olmayı ve onu en iyi şekilde tanımayı önemsiyoruz. Çünkü bir şehri korumanın ilk adımı, o şehri anlamaktır" dedi.