Yerel Haberler
Yalova
11 Mart 2026 Çarşamba - 19:49 Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davaya devam edildi Yalova’da 2018 yılında 12 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı tarafından kazayla tüfekle vurularak öldürüldüğü iddiasıyla ilgili davaya devam edildi. Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda Kerem Karakaya (12), sabah saat 08.30’da okul arkadaşı F.B.’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynayan F.B., arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B.’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle annesi S.B., Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanıyordu. Mahkeme, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, S.B. hakkında hazırladığı iddianamede sanığın kasten öldürme suçundan hapsini talep etmişti. Yalova 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Trabzon ilinden SEGBİS ile katılan sanık S.B’nin kardeşi R.B., silah sesiyle uyanarak dışarı çıktığını ve Kerem Karakaya’yı yerde, yanında tüfekle gördüğünü söyledi. R.B, Kerem’in başının altına bez bıraktığını, ardından ambulansı aradığını anlattı. Kerem’in annesi Rahime Karakaya ise olaydan 38 dakika sonra R.B’nin kendisini arayıp, "Kerem, F.B. kavga etti. F.B, Kerem’i vurdu" dediğini söyledi. R.B ise bu iddiayı yalanladı. Ailenin avukatı Şermin Tankut, sanık ve tanık ifadelerin çelişkilerle dolu olduğunu kaydetti. Mahkeme heyeti, sanık S.B.’nin tutuklanma talebinin reddine karar verdi ve duruşmayı 15 Nisan tarihine erteledi. Dava sonrasında avukat Şermin Tankut, yaptığı açıklamada, "Mahkeme heyetine biz tevzi tahkikat taleplerimizi gönderdik. 9-10 noktada büyük çelişkiler, açıklanmayan olaylar mevcut olduğunu bildirdik. Mahkeme bütün taleplerimizi reddetti. Hala tutuklamaya karar vermedi. Yakın tarihe duruşma 15 Nisan’da tekrar duruşma olacak. Mahkeme heyetince bir nolu ve iki nolu ara karar gereği adli tıptan raporlar bekleniyor. Yani büyük umudumuz şu ki, artık bütün dosya içerisinde deliller, çelişkiler, vesaire S.B.’yi göstermektedir. İnşallah 15 Nisan’da biz sanığı tutuklu olarak göreceğiz" dedi. Kerem Karakaya’nın annesi Rahime Karakaya ise, "Ben çocuğuma katilini istiyorum. Yeter artık karşımıza çıkıyorlar, böyle yalan yanlış konuşuyorlar. ‘Bilmiyorum, unutmuşuz.’ diyorlar. 7 senedir biz niye bir şey unutmamışız? İşine gelenleri niye unutmuyorlar? Çocuğumun katilini istiyorum" ifadesini kullandı.
Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davaya devam edildi
11 Mart 2026 Çarşamba - 19:49 Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davaya devam edildi Yalova’da 2018 yılında 12 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı tarafından kazayla tüfekle vurularak öldürüldüğü iddiasıyla ilgili davaya devam edildi. Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda Kerem Karakaya (12), sabah saat 08.30’da okul arkadaşı F.B.’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynayan F.B., arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B.’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle annesi S.B., Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanıyordu. Mahkeme, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, S.B. hakkında hazırladığı iddianamede sanığın kasten öldürme suçundan hapsini talep etmişti. Yalova 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Trabzon ilinden SEGBİS ile katılan sanık S.B’nin kardeşi R.B., silah sesiyle uyanarak dışarı çıktığını ve Kerem Karakaya’yı yerde, yanında tüfekle gördüğünü söyledi. R.B, Kerem’in başının altına bez bıraktığını, ardından ambulansı aradığını anlattı. Kerem’in annesi Rahime Karakaya ise olaydan 38 dakika sonra R.B’nin kendisini arayıp, "Kerem, F.B. kavga etti. F.B, Kerem’i vurdu" dediğini söyledi. R.B ise bu iddiayı yalanladı. Ailenin avukatı Şermin Tankut, sanık ve tanık ifadelerin çelişkilerle dolu olduğunu kaydetti. Mahkeme heyeti, sanık S.B.’nin tutuklanma talebinin reddine karar verdi ve duruşmayı 15 Nisan tarihine erteledi. Dava sonrasında avukat Şermin Tankut, yaptığı açıklamada, "Mahkeme heyetine biz tevzi tahkikat taleplerimizi gönderdik. 9-10 noktada büyük çelişkiler, açıklanmayan olaylar mevcut olduğunu bildirdik. Mahkeme bütün taleplerimizi reddetti. Hala tutuklamaya karar vermedi. Yakın tarihe duruşma 15 Nisan’da tekrar duruşma olacak. Mahkeme heyetince bir nolu ve iki nolu ara karar gereği adli tıptan raporlar bekleniyor. Yani büyük umudumuz şu ki, artık bütün dosya içerisinde deliller, çelişkiler, vesaire S.B.’yi göstermektedir. İnşallah 15 Nisan’da biz sanığı tutuklu olarak göreceğiz" dedi. Kerem Karakaya’nın annesi Rahime Karakaya ise, "Ben çocuğuma katilini istiyorum. Yeter artık karşımıza çıkıyorlar, böyle yalan yanlış konuşuyorlar. ‘Bilmiyorum, unutmuşuz.’ diyorlar. 7 senedir biz niye bir şey unutmamışız? İşine gelenleri niye unutmuyorlar? Çocuğumun katilini istiyorum" ifadesini kullandı.
Çiftlikköy Belediyesi’nin işgaliye bedelini 23 gram altın karşılığı aldığı iddiası
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:21 Çiftlikköy Belediyesi’nin işgaliye bedelini 23 gram altın karşılığı aldığı iddiası Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında 60 bin liralık işgaliye bedelini talep üzerine 23 gram altın karşılığında verdi. 2024 yılına ait gecikme faizleriyle 113 bin 273 TL işgaliye borcu olduğuna yönelik yazı gönderilen ve tahliyesi istenen esnaf şok yaşadı. Balcı, Belediye Başkanı Adil Yele ve 3 belediye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulundu. Sahil Mahallesi Mokamp’ta 2013 yılından bu yana lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında kendisinden 60 bin TL olan işgaliye bedeli yerine 23 gram altın istendiğini fakat bunu vermesine rağmen borç ve tahliye yazısını kendisine ulaştığını söyledi. 113 bin 273 TL işgaliye borcu çıkarılan esnaf 30 gün içinde yeri boşaltılması talep edildi. Balcı, durumu belediyeye bildirse de sonuç alamadı. Başkan doğum ve düğünlerde takı olarak kullanacak denildi Yaşadığı olayı anlatan Balcı, "2024 yılında belediye başkanının yanına yaz sezonu sözleşmesi yapmak adına, fiyat belirlenmesi için gittim. Orada projesinin olduğunu ama daha henüz projenin şekillenmediğini proje oluşturduktan sonra tekrar görüşeceğini söyledi. Ben de kendisine projenin kenarında köşesinde yer almak istediğimi söyledim. Bunu da düşüneceğini söyleyince fiyat belirlemesine geçti. İşte enflasyon oranları şey yapalım derken 60 bin lira karşılığında biz uzlaştık. Birkaç gün sonraydı zabıtadan Haluk Aydın yanıma geldi kendisi işte belediye başkanının doğumlarda, düğünlerde ikram ettiği gram altınlar olduğunu, belediyenin borcundan dolayı bunu cebinden karşıladığını, bu da birazcık külfet geldiğini söyledi. Bu ödemeyi sen bize altın olarak yapabilir misin? Sen bu güzelliği yaparsan başkan da bunun altında kalmaz. Sana da burada küçükte bir alan bırakacağını söyleyince ben de kabul ettim" dedi. 23 gram altını teslim etti Zabıta Müdürlüğü’nde 2024 yılı sözleşmesini imzaladıklarını belirten Balcı, "Haluk Aydın 60 bin lira karşılığında, 23 gram altın olduğunu söyledi. Ben sözleşmeyi aldım, yanından ayrıldım. Daha sonrasında Kurban Bayramından sonraydı. Yalova’da bir kuyumcudan ben bu altınları satın aldım. Haluk Aydın’a bunu teslim edecektim ama Haluk Aydın o gün izne çıkmış, memleketine gidiyormuş. Ben daha sonrasında başkanlık makamındaki görevli personel Barış Sarısoy’a bunu teslim ettim. Ettiğimde de bu benim işgaliye bedelimin olduğunu, bununla ilgili haberinizin olduğunu, zabıtanın da bilgisinin olduğunu falan söyledim. Yanımdan ayrıldım" diye konuştu. Defalarca talep etti, makbuz verilmedi Balcı, 2025 yılı haziran ayı başında belediyeden yazı geldiğini ve 30 gün içinde tahliye istendiğini dile getirdi. İtiraz ettiğini fakat olumsuz yanıt aldığını anlatan Balcı, şöyle konuştu: "Bunlar olurken 2024 senesinde yaz sezonu bittiğinde ben bu Haluk Aydın’a sözlü olarak hani ben bu parayı ödedim ama bana bunun karşılığına makbuz vermediniz diye söyledim. ‘Şu an işte atamalar gerçekleşiyor, işte yer değişiklikleri falan yapılıyor. O yüzden biraz zaman ver, biz sana makbuzu vereceğiz’ dedi, öteledi. 2025 şeyine geldiğimiz zaman yine söyledim. Gelir emlak, gelir şefliğinden alabilirsin dediler. Gelir şefliğine gidiyorum, sözleşmemi gösteriyorum. Bunun sözleşmenin makbuzunu vermediler. Orada bana bu konu zabıta müdürlüğüne ait işgali şeyleri, bu konu bizimle alakalı değil. Siz bunu zabıtadan almanız gerekir diye söylediler. Zabıtaya gidiyorum. Yine cevap yok. Mesela resmi olarak ben dilekçeler yazdım. Makbuzumu istediğime dair. Resmi olarak yazdığım dilekçeler evrak kayıta veriyorum ama bana geri dönüş yapılmıyor. Cevap yazmıyorlar." 113 bin lira borç çıkardılar Daha sonrasında belediyeden arandığını ve 113 bin lira kendisin borç çıkartıldığını ifade den Balcı, "Encümen kararında 113 bin lira gibi bir borç çıkartılmış. 2024 Sözleşmesi diye yazılmış. Dedim ki benim 2024 Sözleşmem zaten 60 bin lira. Bu 113 bin lira bu nerede çıkıyor onu bilemedim dedim. Hatta 2024 senesinde ilgili ben dedim dilekçeler verdim. Makbuz istediğime dair. Benden makbuzlarımın evrak kayıt numaralarını istedi. Kendisine verdim. Evrak kayıttan çıkarttılar. Evet istediğimi beyan etmişim. Bana bu sefer baskı şu şekilde işte kaymakamlık oraya gelecek. Emniyeti oraya taşıyacak. Makinelerin Kaldıracaklar, bak orada malından dolacaksın, bir de orada yapılan hizmetten dolayı sana ayrıyeten de takip kesilecek, çok paran gidecek, sen hiç bu konulara girme, makinelerini bir an önce kaldır diye böyle de bir baskı yaptılar bana" ifadesini kullandı. Geriye dönük işlem yapıldı. Balcı, çıkarılan borç ile ilgili detay bilgi talep ettiğini dile getirerek, "Borç dökümünü çıkarttım zabıtadan. Borç dökümünde tahakkukun 2025 ama son ödeme tarihinin 2024 olduğu yazıyor. Geriye dönük işlem siz nasıl yapabiliyorsunuz. 2024 sözleşmesine 2025’te mi giriyorsunuz? Bunun nasıl olduğunu, usule aykırı olduğunu, bunun bana bir açıklamasının yapılmasını istedim fakat bununla ilgili de bir cevap verilmedi. Ve arkasından da şimdi de tahliye işlemini başlattılar ve benim makinelerimi kaldırdılar. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Valiliğe de idari soruşturulması için de gereken başvuruyu yaptım. Valilik olayın incelenmesi için kaymakamlığa bildirdi. Kaymakamlık beni aradı. Gittim oraya ifademi verdim. Bekliyorum artık ne olacaksa" dedi. Öte yandan, Çiftlikköy Belediyesi’nin de olayla ilgili yasal süreç başlattığı ve suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Yalova’da eşini sokak ortasında öldüren zanlı hakim karşısında
06 Mart 2026 Cuma - 14:30 Yalova’da eşini sokak ortasında öldüren zanlı hakim karşısında Yalova’nın Altınova ilçesinde eşini tabancayla göğsünden ve kafasından vurarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Altınova’da 6 Ekim 2025 tarihinde boşanma aşamasında oldukları ve ayrı yaşadıkları öğrenilen 39 yaşındaki Belgin A. ile eşi Özgür A. (43) arasında sokak ortasında tartışma yaşandı. Özgür A., burada eşini göğsü ve başından tabancayla ateş ederek vurdu. Belgin A., olay yerinde yaşamını yitirdi. Olay sonrasında kaçan cinayet zanlısı koca Çiftlikköy ilçesinde yakalandıktan sonra tutuklanırken öldürülen eşin cenazesi ise Kocaeli ilinde toprağa verilmişti. Eşini öldüren cinayet zanlısı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarılanmasına başlandı. Hakkında "kadına ve eşe, karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve "kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri bulundurma" suçundan da 3 yıla kadar hapis cezası istenen sanık Özgür A. duruşmada hazır bulundu. Özgür A., 2017 yılında tanıştığı eşi Belgin A’nın 2019 yılında cezaevine girdiğini ve 7 yıl boyunca ona baktığını söyledi. Sanık eşinin psikolojisinin bozuk olduğunu ilaç kullandığını belirtti. Özgür A., eşinin cezaevinden çıktıktan sonra Diyarbakır’a gittiklerini sonrasında da Yalova’ya geri döndüklerini ve Çiftlikköy’de ev tuttuklarını anlattı. Sanık Rus olan eski eşi nedeniyle karısıyla tartıştığını anlattı. Olaydan bir gün önce eşinin babasının evine gittiğini, babasının hastaneye götürmesinde eşlik etmek istediği için tartıştıklarını kaydetti. Özgür A., eşiyle çok sık tartışsalar da yine de barıştıklarını belirtti ve eşinin kendisini sevdiğini ifade etti. Cinayette kullanılan tabancanın eşine ait olduğunu belirten Özgür A., "Silah 5-6 senedir bendeydi. Belgin cezaevine girdikten sonra bana verdi. Bende kaldı o silah. ’Belgin bunu ne diye alıyoruz’ dediğimde ’Tedbir amaçlı bulunsun’ dedi. Silah çalışıyor mu, çalışmıyor mu haberim yok. Ben zaten silahla ateş etmesini bilmeyen biriyim" dedi. Cinayet anını anlattı Olay günü sabahında eşinin babasını hastaneye götüreceğini bildiği için evin önüne geldiğini kaydeden Özgür A., şunları kaydetti: "Beni görünce ’ben de geliyorum’ dedim. Orada yine hakaretler, küfürler etmeye başladı. ’Belgin yeter artık. Beni sen çağırdın buraya bir yuva kuralım diye. Niye böyle yapıyorsun?’ deyince bir daha küfür etmeye başladı. O anda dayanamadım zaten. Silahım poşetin içinde değildi, çantanın içindeydi. Çıkardım, ’Belgin ölmemizi mi istiyorsun. Gel beraber ölelim’ dedim. Doğrulttum ona, tetiğe basınca ilk patlamadı. Bir mermi dışarı atmış. Kurdum ateş ettim bende. Ondan sonra Belgin arabalarının yanında duran 2 kişiye doğru koşmaya başlayınca polisi ara dedi. Ben de o anda koşmaya başladım. Değmiş mi değmemiş mi haberim yok. Çünkü koşmaya başladı. Belki o silahın sıcaklığından mı artık bilmiyorum. Belgin o anda yere düşünce gözü açıktı, bana doğru baktı. Ben de yanına gidince bir şeyler fısıldamaya başladı. Gene orada bir hakaret etti, özür dedi. O anda ben de bir el ateş ettim rastgele. Ondan sonra köşeyi döndüm kaçtım gittim." Sanık eşinin önceki evliliğinden olan kızıyla ilgili cinsel taciz olayından takipsizlik verildiğini, müşterek çocukları Y.A’ya ise anne ve babasının baktığını anlattı. Mahkemede dinlenen Belgin A’nın babası A.K, hastaneye kızıyla gideceği için önceden çalıştığı kahvehanede beklediğini belirterek, "Bekledim bekledim gelmedi. Şüphelendim, canım sıkıldı. Telefon açtım geline. ’Baba buraya polisler geldi, bir sıkıntı var. Hemen gel’ dedi. Kızımı vurdular. Onunla hastaneye gidecektik. Benim yanıma geliyordu. Önüne çıktı bu, onu sokakta vurdu. Onunla Gölcük’e gidecektik hastaneye. Sokaktan geçerken sokak ortasında öldürdüler" diye konuştu. Belgin A’nın kardeşi T.K. ise müşterek çocuk Y.A’nın aslında Özgür A.’dan olmadığını ileri sürdü. Sanığın Diyarbakır’daki çocuğu göstermediği için kardeşi ile tartıştığını belirterek, "Ablam Diyarbakır’da bununla beraber kalmak istemedi. Çünkü sürekli ablamı tehdit ediyor. Ablamın bundan boşanmasını istemesinin nedenlerinden bir tanesi de ablamın ilk eşinden olan kızı M.M’dir. Kendisi ablam cezaevindeyken M.M. ile gönül ilişkisi vardı. Ablam bunu öğrenince onunla birlikte olmadı. Hatta cinsel istismarda bulunduğunda M.M. şikayet ediyor. Bunun polis karakolunda kayıtları da mevcut. Ablam bu yüzden ayrılmak istiyor. Kendisi saplantılı biri" dedi. Olayla ilgili görgü tanıklarının da dinlendiği duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı
01 Mart 2026 Pazar - 15:24 Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 12 yıldan 36 yıla kadar hapsi istenmişti. Ailenin avukatları olayı kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğunu ifade etti. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., "silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" suçundan tutuklandı. İddianame jet hızıyla hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, iddianamenin "kasten yaralama" ve "kasten yaralamanın nitelikli hallerinden oluşturulduğuna dikkati çekerek, "İşin aslına baktığımızda kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfı da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade olursa olsun saygıyla yapılan bir eylemdir ve bu da kastan öldürmeye veya kastan öldürmeye teşebbüse vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar kasten yaralamadan bir işlem söz konusuysa da koşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz" dedi. Taylı, olaya karışan diğer şahıslara ilgili de girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Avukat Berika Kurt ise, adli tıptan gelecek raporlar ile öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını beklediklerini dile getirerek şöyle konuşu: "Abilerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Aylardır devam eden bir husumet, baskı, taşınmaya yönelik itme eylemleri de gerçekleştiği için aile iyi değil ama bu yönden de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek aileyi tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak."