Yerel Haberler
Yalova
11 Mart 2026 Çarşamba - 19:49 Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davaya devam edildi Yalova’da 2018 yılında 12 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı tarafından kazayla tüfekle vurularak öldürüldüğü iddiasıyla ilgili davaya devam edildi. Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda Kerem Karakaya (12), sabah saat 08.30’da okul arkadaşı F.B.’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynayan F.B., arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B.’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle annesi S.B., Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanıyordu. Mahkeme, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, S.B. hakkında hazırladığı iddianamede sanığın kasten öldürme suçundan hapsini talep etmişti. Yalova 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Trabzon ilinden SEGBİS ile katılan sanık S.B’nin kardeşi R.B., silah sesiyle uyanarak dışarı çıktığını ve Kerem Karakaya’yı yerde, yanında tüfekle gördüğünü söyledi. R.B, Kerem’in başının altına bez bıraktığını, ardından ambulansı aradığını anlattı. Kerem’in annesi Rahime Karakaya ise olaydan 38 dakika sonra R.B’nin kendisini arayıp, "Kerem, F.B. kavga etti. F.B, Kerem’i vurdu" dediğini söyledi. R.B ise bu iddiayı yalanladı. Ailenin avukatı Şermin Tankut, sanık ve tanık ifadelerin çelişkilerle dolu olduğunu kaydetti. Mahkeme heyeti, sanık S.B.’nin tutuklanma talebinin reddine karar verdi ve duruşmayı 15 Nisan tarihine erteledi. Dava sonrasında avukat Şermin Tankut, yaptığı açıklamada, "Mahkeme heyetine biz tevzi tahkikat taleplerimizi gönderdik. 9-10 noktada büyük çelişkiler, açıklanmayan olaylar mevcut olduğunu bildirdik. Mahkeme bütün taleplerimizi reddetti. Hala tutuklamaya karar vermedi. Yakın tarihe duruşma 15 Nisan’da tekrar duruşma olacak. Mahkeme heyetince bir nolu ve iki nolu ara karar gereği adli tıptan raporlar bekleniyor. Yani büyük umudumuz şu ki, artık bütün dosya içerisinde deliller, çelişkiler, vesaire S.B.’yi göstermektedir. İnşallah 15 Nisan’da biz sanığı tutuklu olarak göreceğiz" dedi. Kerem Karakaya’nın annesi Rahime Karakaya ise, "Ben çocuğuma katilini istiyorum. Yeter artık karşımıza çıkıyorlar, böyle yalan yanlış konuşuyorlar. ‘Bilmiyorum, unutmuşuz.’ diyorlar. 7 senedir biz niye bir şey unutmamışız? İşine gelenleri niye unutmuyorlar? Çocuğumun katilini istiyorum" ifadesini kullandı.
Yalova’da çiftçilere 490 bin adet sebze fidesi dağıtıldı
26 Eylül 2023 Salı - 11:42 Yalova’da çiftçilere 490 bin adet sebze fidesi dağıtıldı Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 52 çiftçiye Kışlık Sebze Projesi çerçevesinde 231 bin 600 adet pazı fidesi ile 259 bin adet kıvırcık marul fidesi dağıttı. Kazımiye köy meydanında düzenlene fide dağıtım programına Vali Dr. Hülya Kaya, İl Müdürü Suat Parıldar, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Selahattin Aras, İl Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Murat Koçluk, Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Kulaber, İl Müdür Yardımcıları, Şube Müdürleri, Altınova ve Çiftlikköy İlçe Müdürleri, Teknik personeller ile çiftçiler katıldı. Proje yararlanıcısı kadın çiftçi Necla Memiş’in açılış konuşmasının ardından Kazımiye Köyü Muhtarı Sezgin Memiş de bu tür destekler sayesinde üretmeye devam ettiklerini belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar da yaptığı konuşmada, “2023 yılı sonbahar döneminde % 60 Bakanlığımız yüzde 40 Çiftçi Katkısı olmak üzere 1 milyon 845 bin 876 TL bütçe ile uyguladığımız Kışlık sebze projesi çerçevesinde, toplamda 275 da alanda uygulanmak üzere 2.425.000 adet Marul (Kıvırcık), Pazı ve Kara Lahana Fidelerini çiftçilerimize dağıtıyoruz. Projelerimizi planlarken uygulamada daha komplike olmasına rağmen çiftçilerimizin üretim dönemlerini ve pazara arz sürekliliğini sağlamak üzere periyodik ürettirip periyodik olarak dağıtımını sağlıyoruz. Kışlık sebze projemizin ilk etabı için 32 çiftçimize 40 da alanda uygulanmak üzere 477 bin adet kara lahana fidesini 15 Eylül tarihinde dağıttık. Bugün burada 52 çiftçimize 55 da alanda uygulanmak üzere 231 bin 600 adet pazı fidesi ile 259 bin adet kıvırcık fidesinin dağıtımını gerçekleştireceğiz” dedi. Vali Dr. Hülya Kaya yaptığı konuşmada, kendisinin de bir köylü çocuğu olduğunu, bu üretim sürecinin en başından itibaren ne kadar meşakkatli olduğunu bildiğini, Valilik olarak yaptıkları işin karşılığını alabilmeleri için gerekli adımları atacaklarını söyledi. Vali Kaya İl Müdürü Suat Parıldar ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Selahattin Aras daha sonra İyi Tarım Uygulamaları yapan çiftçilere sertifikalarını takdim ettiler. Ardından da proje çerçevesinde çiftçilere fidelerinin dağıtımı yapıldı. Programda İl Müdürü su verimliği ve su tasarrufu ile ilgili kurduğu çadırda Kazımiyelilere su tasarrufu ile ilgili bilgiler verdi ve musluklarda su tasarrufu sağlayan perlatör cihazından dağıttı.
Prof. Dr. Arıca, Çin tuzunun sağlığa zararlarını anlattı
25 Eylül 2023 Pazartesi - 17:26 Prof. Dr. Arıca, Çin tuzunun sağlığa zararlarını anlattı Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vefik Arıca, Çin tuzu olarak bilinen, özellikle sosislerde bulunan monosodyum glutamatın sağlığa zararlı olduğunu ve tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vefik Arıca, Çin tuzunun dünyada yaygın olarak kullanılan bir madde olduğunu ifade etti. Türkiye’de de Çin tuzunun yaygınlaştığını anlatan Prof. Dr. Arıca, "Çin tuzu, diğer adı monosodyum glutamat. Aslında bu herkesin bildiği ürünlerde yazan ürün. Bir şekilde özellikle hazır sosislerde, salamlarda, krakerlerde, hazır soslarda hazır çorbalarda, bulyonlarda, soslu kuruyemişlerde sıklıkla bulunmakta. Biz monosodyum glutamatı ürünün etiketinde bulamıyor isek E621 kodunu aramalıyız. Eğer o E621 kodu var ise o ürün etiketinde, bunda Çin tuzu vardır. Bunu dikkatle tüketmeliyiz, hatta hiç tüketmemeliyiz" dedi. Çin tuzunun insan sağlığı açısında zararlarına da değinen Arıca, şöyle konuştu: "Özellikle karaciğeri yorabilir, karaciğer yetmezliklerine, hatta ilerleten dönemlerde hafıza kayıplarına, özellikle hücresel yıkımlara, böbrek hasarlarına, organ yetmezliklerine yol açabilir. Poşetli ürünlerin, hazır gıdaların büyük bir kısmında var. Yedikçe yediren, bir yediğimizde ikinciyi yediren hazır gıdaların büyük bir kısmında bulunan E621 kodlu Çin tuzu ya da monosodyum glutamata dikkat etmeliyiz."
Yalova Belediyesi’nin eski başkanları Salman ve Koçal’ın 31 yıl 6 aya kadar hapsi istendi
25 Eylül 2023 Pazartesi - 17:01 Yalova Belediyesi’nin eski başkanları Salman ve Koçal’ın 31 yıl 6 aya kadar hapsi istendi Yalova Belediyesi’ndeki yolsuzluk davasındaki savcı, mütalaasında eski belediye başkanları sanıklar Vefa Salman ve Yakup Koçal hakkında "nitelikli zimmet" suçlamasıyla 10 yıldan 31 yıl 6 aya kadar hapsi talep etti. Yalova Belediyesindeki 23 milyon 372 bin 802 liranın üzerinde paranın zimmete geçirilmesiyle ilgili açılan ve aralarında eski belediye başkanları Vefa Salman ve Yakup Koçal’ın da bulunduğu 37 sanıklı davada savcı mütalaasını tamamladı. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın savcısı mütalaasında Vefa Salman’la ilgili belediyenin kaynaklarını etkili, ekonomik ve verimli şekilde kullanımını sağlamaktan ve gözetiminden sorumlu olduğu hatırlatıldı. Savcı, muhasebe görevlisi Reşat E.’nin beyanına göre usulsüz olarak ödenen paraların dönemin belediye başkanı Halit Güleç’e götürdüğünde paraların bir kısmının da belediye başkanı özel kalemi çalışanına verip gönderdiği şeklindeki beyanı hatırlatıldı. Sanıklarda E.A., Halit Güleç ve sekreteri B.T. arasında yapılan WhatsApp görüşmeleri de dikkate alındığında Vefa Salman’ın yapılan usulsüz ödeme işlemlerinden haberi olduğunun anlaşıldığı bildirildi. Mütalaada ayrıca ödeme yapılacak şahısların ödemeleri belediye veznelerine yapmaları, belediye tarafından üçüncü şahıslara yapılacak ödemelerin ilgili şahısların banka hesaplarına aktarılması gerekirken "WhatsApp" görüşmeleri ve ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere Halit Güleç’te toplanan bir paranın olduğu, bu paradan bazı basın yayın kuruluşları ve üçüncü kişilere ödeme yapıldığı ifade edildi. Mütalaada belediye başkanının bu ödemelerden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü de belirtildi. Vefa Salman hakkında 2014-2020 yılları arasında Yalova Belediyesi hesaplarından 555 işlemde toplam 20 milyon 739 bin lira usulsüz ödemelerle ilgili "nitelikli zimmet" suçlaması yapıldı. Salman’ın 10 yıldan 31 yıl 6 aya kadar hapsi istendi. Yeni sanıklarından eski belediye başkanı Yakup Bilgin Koçal’ın görevde olduğu dönemde 2 milyon 633 bin lira usulsüz ödemelerle ilgili olarak "nitelikli zimmet" suçlamasında bulunuldu. O dönem belediye başkanı olan Yakup Koçal’ın bu ödeme işlemlerinden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilen mütalaada eski başkan için de 10 yıldan 31 yıl 6 aya kadar hapis talep edildi. Eski başkan yardımcısının 58 yıla kadar hapsi istendi Savcı mütalaasında ayrıca, 2014-2020 yılları arasında tanzim edilen 555 adet sahte muhasebe fişi ve gönderme emrinin Halit Güleç’in talimatı üzerine Reşat E. tarafından hazırlandığı, hazırlanan sahte belgelerin mali hizmetler müdürü ve vekilleri tarafından imzalandığı, dolayısıyla söz konusu belgelerin Halit Güleç’in talimatı ve azmettirmesi sonucu Reşat E. tarafından hazırlandığı ifade edildi. Savcı Halit Güleç ile ilgili zincirleme nitelikli zimmet, zincirleme resmi belgede sahtecilik ve irtikap suçlamalarından 20 yıldan 58 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Yolsuzluk paralarıyla bahis oynadığı iddiası Muhasebe çalışanı Reşat E. hakkında ise mütalaada, "zincirleme resmi belgede sahtecilik", "zincirleme nitelikli zimmet" ve "irtikap" suçlamalarından 20 yıldan 58 yıla kadar hapsi istendi. Mütalaada, Reşat E’nin Aralık 2019 ve Şubat 2020 tarihleri arasında ATM’lerden toplam 1 milyon 51 bin 950 lirayı farklı şahıslara gönderdiği tespit edildiği hatırlatıldı. Yapılan araştırmada gönderilen paraların bahis sitesi olabileceği ve bunun da WhatsApp görüşmelerinden anlaşıldığı bildirildi. Reşat E.’nin usulsüz ödemelerin yapıldığı günlerde bahis sitlerine para aktarmış olabileceği aktarıldı. Savcı mütalaasında dönemin muhasebe müdürü Ş.R.K. ve diğer belediye çalışanları S.Ö., C.H., E.D. hakkında da 16 yıldan 38 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Halit Güleç sekreteri B.T. hakkında ise 15 yıldan 28 yıla, şoförleri A.Ş.I., F.V., Ö.G., V.E. ve E.A hakkında da 10 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunuldu. Davada yargılanan müteahhit Bekir B.’nin 16 yıldan 38 yıla kadar hapsi istendi. Bekir B.’nin ödemeleri çıkartılmasında kullandığı iddia edilen H.Ç., T.T., E.G., E.Ö., B.B., S.D., T.D., C.Ö., T.T., T.K., O.S., Ö.A., S.T., T.Ç., G.K., Ö.Y., A.G., C.D., K.Ö.B., A.R.A., A.A., A.B., S.A., B.A., A.D.K. hakkında da 16 ile 38 yıl arasında ceza talebinde bulunuldu. Savcının mütalaasını teslim ettiği dava 13 Ekim 2023 tarihinde 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
MHP Yalova’da İhsan Güldoğan ile Güven Tazeledi
24 Eylül 2023 Pazar - 21:06 MHP Yalova’da İhsan Güldoğan ile Güven Tazeledi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yalova İl Başkanlığı’nın 10. Olağan Kongresi’nde, mevcut başkan Ahmet İhsan Güldoğan güven tazeledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program divan kurulunun belirlenmesi, faaliyet raporu ve mali raporun okunmasıyla devam etti. Tek liste aday ile gidilen kongrede mevcut başkan Ahmet İhsan Güldoğan, yeniden başkan olarak seçildi.Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrede Adana Milletvekili Muharrem Varlı, konuşma yaptı. MHP’li belediyelerin yapmış olduğu çalışmalara da değinerek, “CHP zihniyetinden bu ülkeyi kurtaracağız” diyen Varlı, konuşmasında şunları dile getirdi: “Hizmetin hiç olmadığı, tamamen kendilerine hizmet eden, kendilerinden olmayanların iş akdini fesheden, insanları sokağa dökenlerden bunun hesabını soracağız. Yerel seçimler çok önemli. Geneldeki iktidarla, yereldeki iktidarı buluşturmak lazım. Bunun yolu da Cumhur İttifakı’ndan geçiyor. CHP Atatürk’ün kurduğu CHP değil, CHP şu anda ne yazık ki içerisine HDP kaçmış bir siyasi parti. Onun için bu zihniyete dur dememiz lazım. Yerelde hizmet, yerelde yapılacak her türlü güzellik hem ülkemize hem de yaşadığımız yere yansıyacak. Bugün, Esenköy Belediyemizi ziyaret ettik. Kendi imkanlarıyla belediye binasını yapmış. Yine güzel projeleri var; gençlik merkezi, halı sahalar. Teşvikiye ve Armutlu belediye başkanlarımız, onlar da çok güzel hizmetler ortaya koymuşlar. Yerelde, Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarını destekleyerek, daha çok hizmet götürülmesi sağlamamız lazım” dedi. ‘Vatan sevgisi hizmetin en büyük gücüdür’ MHP İl Başkanlığı görevine seçilen Ahmet İhsan Güldoğan, yerel seçimlerin öneminden bahsederek, partililere şöyle seslendi: “14- 28 Mayıs seçimlerinde, Türkiye’de ve Yalova’da elde ettiğimiz demokrasi zaferinde, Türk milliyetçiliği kendini Türk seçmenine kabul ettirmiştir. Galip olan Türk milliyetçiliği olmuştur. Milletimiz, Sayın Erdoğan’ı seçerek, Türk ülküsünü desteklemiş oldu. Bizler de Yalova’da gönül kazanarak kapı kapı dolaşarak sıkmadığımız el, gitmediğimiz köy bırakmadık. Milletvekili adaylarımızla, teşkilatlarımızla, belediyelerimizle, Milliyetçi-Ülkücü kadrolarımızla, bizlere gönül vermiş bütün hemşerilerimizle hep sahada olduk. Şimdi sıra Yalova’da yakaladığımız bu başarıyı taçlandırmaya geldi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidar olması elbette ki yerel seçimlerden geçer. Çünkü vatan sevgisi hizmetin en büyük gücüdür. Bu sevginin en iyi gösterileceği zeminlerden birisi de hiç şüphesiz yerel yönetimlerdir.” Kongreye Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Esenköy Belediye Başkanı Mehmet Temel, Teşvikiye Belediye Başkanı Mustafa Nurten, Armutlu Belediye Başkanı Mustafa Tokat, Türk Hukuk Enstitüsü Denetleme Kurulu Üyesi Hasan Serhat Yiğit ve partililer katıldı. Yeni yönetim belli oldu Kongre sonucu Ahmet İhsan Güldoğan başkanlığındaki il yönetim kurulu listesinde şu isimler yer aldı: Asil üyeler: İsmail Çeşni, Tamer Topçu, Recep Aydın, Mutlu Oruçlu, Ercan Tosun, Beşir Savuk, Kadir Yunus Mergen, Şakir Yazıcı, Ali Cesur, Şaban Önder Dönmez, Fahrettin Aydın, Koray Can Köse, Metin Soysal, Mete Örnek, Haşim İnatlı, Bedirhan Kurtoğlu, İbrahim Araz, Ali Hakan Uzel, Murathan Coşkun, Naim Koç. Yedek üyeler: Erkan Akçal, Müslüm Kaya, Selçuk Sümmani Kırdan, Hüseyin Örkmez, Asaf Örs, Ekrem Şirin, Burak Karabulut, Haydar Gözüm, Nejla Tanış, Cemil Tanrıkulu, Rıza Canaras, Emine Koç, Yetkin Durak, Gülşen Top, Şahin Morgül, Bülent Güler, Yılmaz Honaz, Ahmet Bozoğlu, İlhan Kalyoncu, Selami Yılmazer.
11 yaşındaki Kerem’in ölümünde cinayet şüphesi
23 Eylül 2023 Cumartesi - 13:13 11 yaşındaki Kerem’in ölümünde cinayet şüphesi Yalova’da, 2018 yılında 11 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı F.B (11) tarafından kaza sonucu vurulmasıyla ilgili süren davada acılı aile ve avukatlarının ortaya koyduğu iddialar üzerine mahkeme Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Kerem’in ölümünün üzerinde geçen 5 yıl sonra savcılık kasten öldürme suçlamasıyla F.B’nin annesi Serpil B. ve dayısı Rahmi B. hakkında soruşturma başlattı. Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda okul arkadaşı Kerem Karakaya, sabah saat 8.30 saatlerinde arkadaşı F.B’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre oyun oynadıkları sırada evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynarken F.B arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan sanık Serpil B.’nin yargılanmasına başlanmıştı. Davadaki cinayet şüphesi yeni soruşturmayı başlattı Davadaki aile ve avukatları ve tanık beyanları üzerine 5. Asliye Ceza Mahkemesi, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Savcılık olay günü evde bulunan F.B’nin annesi Serpil B. ve dayısı Rahmi B. ile ilgili kasten öldürme suçundan soruşturma başlattı. Acılı baba olay gününü anlattı Olay günü olayın yaşandığı eve yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bulunan otelde çalışan Halil Karakaya, oğlunun ölümüyle sonuçlanan olayın olduğu yerde yaşananları uzaktan çocuğunun olduğundan habersiz bir şekilde izliyordu. Baba Karakaya, “Otelden ben saat 08.42’de aşağıya doğru dönüp baktığımda burada bir olay olduğunu hissettim. Burada bir hareketlilik vardı. Burada insanlar vardı. Olaydan 3-5 dakika önce de ben 2 el silah sesi duydum. Biz neyin ne olduğunu bilemedik. Sonrasında buraya ambulans geldi, 2 araç geldi. Saat 9.00 civarıydı, belki de 9.00’u aşmıştı ambulans geldi. Ambulans geldiğinde çocuğu yanına geldi çocuğu almadı. Ondan sonra şoför arabaya bindi. Ambulansı çalıştırdı. Çıkacağı zaman yanına bir tane bayan geldi. Ambulanstan tekrar indiğinde çocuğun yanına geldi, yine almadı. Çünkü ölmüştü. Tekrar ambulansa bindi. Ambulans tam hareket halindeyken jandarma geldi. Jandarma geldikten sonra ambulans çıkış yapamadı, durdular. Sonra burada baya bir beklediler. Bekledikten sonra ben otelde odaya girdim, çıktım çocuğu buradan almışlardı. Ambulans, ekipler herkes burada bekliyordu.” Saat 9.18’de eşinin kendisini arayarak Kerem’in vurulduğunu söylediğini ifade eden Karakaya, “Ben de orada cinayet var diyerekten gittim oraya. Daha sonra F.B’nin annesini gördüm, karnından vuruldu dedi. Çocuğu gördüm silahı arkasından dayadım dedi. Ambulanscıya sordum ‘ne bekliyorsun’ diye. Sen kimsin dedi. ‘Çocuğun babasıyım’ dedim. Sonra ambulans yavaş yavaş yürüdü ama bir yaralı götürür durumda değildi. Ambulans ne siren çalıyordu, ne de hızlı gidiyordu. Yavaş, yavaş, tıngır mıngır gidiyordu. Ana yola çıktıktan sonra eşim ambulansı görüyor. O zaman da ambulans bekliyor. Neden bekliyor saat dolduruyor. Burada olayın aslı nedir, savcının buraya gelmemesi, çocuğu buradan yaralı olarak diyerekten hastaneye alıp gitmek için. Çocuk silahı arkasından dayadım dedi ama başının ön tarafından vurulmuş. Daha sonra fotoğrafları da incelediğimizde çocuğun arkadan vurma şansı da yoktur. Bizim şüphelendiğimiz kişiler çocuğun üzerine attılar ceza almasın diye. Biz bundan şüpheleniyoruz. Olay olalı tam 5,5 yıl oldu. Ben adalet istiyorum varsa.” “Silah balistiğe gitti, geldi parmak izi yok” Olay yerine savcıyı getirtilmediğini ifade eden Karakaya, “Çocuğum aynı gün ya da bir önceki gün görmemesi gereken bir şey görmüş. Yoksa bir insan bir çocuğu öldürmez, mümkün değil. Çocuğun yalnızca bir elinde barut izi çıkıyor. Onu da bir eliyle tutturarak sıktırdılar. Çocuğun ne bir doktor muayenesi var, ne bilmem neyi var. Çocuğun onun içinden boş kovanı çıkarması mümkün değil. 12 yaşındaki çocuğun o silahı kullanma şansı sıfır. Bu mümkün değil. Artı silahı kıracak boş kovanı da içinden çıkaracak, bu mümkün değil. Bunu birileri yaptı. Artı silahta parmak izi de yok. Silah balistiğe gitti, geldi parmak izi yok. Bütün bu cinayet olayı, bütün düzmece. Biz burada anne, dayı ya da burada birileri vardı. Çocuk buraya geldiğinde vuruldu. Gelir gelmez evin önüne. Sanki çocuğu bekliyorlardı burada” diye konuştu. Karakaya yapılan incelemelerde annenin iki elinde de barut izine rastlandığını da ifade etti. “2 el silah sesi duydum” Kerem’in annesi Rahime Karakaya da olayın yakınında yaşanan otelde çalıştığını söyledi. Yanında arkadaşlarının olduğunu ve 2 el silah sesi duyduğunu ifade eden Karakaya, “Benim yanımdaki arkadaşlar da hepsi duydu. Toparlandık ofise geldim telefonum çaldı. Açtım, çocuğun dayısıymış. ‘Sen Kerem’in annesi misin?’ dedi. ‘Evet, sen kimsin’ dedim. ‘Ben F.B’nin dayısıyım. F.B Kerem’i vurdu’ dedi. Böyle dalga geçerekti ses tonu. Eşimi aradım Kerem’le F.B kavga etmiş orada görünüyorsa bir bak dedim. Burada cinayet var dedi. Öyle dediği zaman ben, elimdekini, ayağımdakini fırlattım gittim. Baktım ambulans yol ağzında bekliyor, gitmiyor. Yolunu kestim, ‘beni alın’ dedim. Benim oğlum vardı. ‘Hayır seni alamayız’ dediler” dedi. “Çoğumun katilini istiyorum. Ben 6 senedir, ne yerde, ne gökteyim” F.B ile Kerem’ın yakın arkadaş olduğunu anlatan Rahime Karakaya, “F.B silah kaldırıp kullanacak bir çocuk değildi. Çocuk hem korkaktı hem de güçsüzdü hem de boyu rahmetli Kerem’den kısaydı. F.B silahı kullanamaz, kesinlikle. Çocuğumun yaşama hakkını elinden aldılar. Adalet istiyorum. Çocuğumun kanı yerde kalmasın, çoğumun katilini istiyorum. Ben 6 senedir, ne yerde, ne gökteyim. Öbür çocuklarımı da ihmal ettim. Ben adalet istiyorum. Çocuğumun katilini istiyorum. Ben başka bir şey istemiyorum” dedi. “2,5 metre yüksekliğinde istiflenmiş odunlar. Çocuğun oraya kadar erişmesi mümkün değil” Ailenin avukatlarından Şermin Tankut ise dosyaya yeni intikal ettiklerini söyledi. Kasten öldürmeden. Soruşturmanın devam ettiğini anlatan Tankut, davadaki çelişkilere değinerek şöyle konuştu: “Silahla ilgili şöyle bir şey var, silah kırma, kartuşu kendi atmamaktadır. Kartuşu birisinin çıkarması gerekiyor. Karşı taraf, sanıklar diyorlar ki, otomatik atıyor vesaire. Yani yalan söylüyorlar. Hukuka aykırı beyanlarda bulunuyorlar. Çocuk 11 yaşında 30 kilo civarı. Silahın bulunduğu yer, tespit edilmedi henüz. Çünkü her bir ifadesinde farklı bir yer söylüyorlar. O zaman 2,5 metre yüksekliğinde istiflenmiş odunlar. Çocuğun oraya kadar erişmesi mümkün değil. Bu şekilde bir sürü çelişki var.” Savcı olay yerine çağrılmadı Ailenin diğer avukatı Ekin Elçin Kılıç, ise olay soruşturmasıyla ilgili çok sayıda ihmalin olduğunu dile getirdi. Tatbikat raporu, parmak incelemesi gibi birçok konudan ihmallerin olduğunu ifade eden Kılıç, şunlar kaydetti: “Bu ihmallerden kaynaklı olarak da dosyanın seyri değişmişti. Biz bütün çelişkileriyle ortaya bir şey koyduk. Sağ olsun sayın savcımız da bizi dikkate aldı. Şuanda soruşturmamız devam ediyor. Kasten öldürmeden kaynaklı. Dosya içeriğiyle alakalı ne yazık ki bilgi veremeyiz. Ailenin leyhi yönünde ilerleyen bir süreç var. En büyük çelişki silahın içinde kartuşun olmaması. Bir çocuğun yaptığını düşünmediğim bir şey. Ağır bir silahtan bahsediyoruz. Çok profesyonel, daha önce hayatında silah kullanmış kişilerin yapabileceği bir işlem bu. O yaşta bir çocuğun yapabileceği bir şey değil bu kartuşun çıkarılması olayı. Onun haricinde buna benzer şekilde ihmal edilen birkaç husus var. Bence en büyük ihmal bir tatbikat raporu, yani olay esnasında arayıp savcının çağrılması gerekiyordu. Tabi ki savcılarımızla çok daha iyi bir soruşturma yürüyor. Olması gereken her şey olması gerektiği gibi yapıldığı zaman soruşturmanın seyri orada kendisini gösteriyor bunu. Bizim burada en büyük sıkıntımız da bu oldu. Bir tatbikat raporunun olmaması, bizim sürekli bir şeyleri mantık yürüterek yapmaya çalışmamız, keza ailenin de öyle yıllarca oradaki çelişkileri bulup çıkarması.”