Yerel Haberler
Yalova
Yalova’da komşu kavgasında yaralanan 14 aylık bebeğin babasından iddialara yalanlama 24 Şubat 2026 Salı - 16:48:10 Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Baba, karşı tarafın kızın torpidoya çarparak yaralandığı iddialarını yalanladı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Babada iddialara yanıt Kızı ile saldırıya uğrayan baba Muhammed Baca, çocuğunun arabada torpidoya çarptığı yönündeki iddiaları yalanladı. Olayın manipüle edilmeye çalışıldığını söyleyen Baca, "Video kayıtları var. 18.51’de çocuğu eve bırakıyorum, hanıma teslim ediyorum. Tekrar ikinci arabaya gidiyorum poşetleri almaya. Çocuğumu eve bırakıyorum. Burada görüntülerde de var. Çocuğun elinde yüzünde hiçbir şey yok. Arkadaş böyle işi başka yerlere çeviriyor. İkinci yerde yine tekrar arabama gidiyorum, evime geliyorum. Kaymakama video atıyorum, durumunu bildiriyorum. Jandarmayı arıyorum, kucağımda çocuk yok jandarma geldiğinde. Hatta astsubayla beraber evden çıkıyorum. Tek çıkıyorum, çocuk yine evimde. Çocuğun elinde yüzünde de bir darp izi, arabada hiçbir şey olmadı. Kendilerini kurtarmaya, Türk halkını kandırmaya çalışıyorlar ama adalete de hesap verecekler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, adaletine teslim olacaklar" dedi. İftira atıldığını dile getiren Baca, "İşte kız çocuğunu kullanıyor diyorlar. Manipüle ediyorlar. Yaşayan bilir. Orada ilk önce hanımımı düşürdüler. Koştum gittim, hanımım kucağındaydı kız. Jandarmayla beraber çıktım evimden. Kızım buradaydı, evin içindeydi. Allah’tan kamera kayıtlarımız var. Gerçekten kendilerini kurtarıp, iftira, manipülasyon yapmaya çalışıyorlar. Hesap verecekler, hiç kaçarları yok" diye konuştu. Baca, kamera görüntülerinde torpidoya çarptı gibi bir cümle kurmadığını belirterek şöyle konuştu: "Sokakta karşılaştık diyorum, frene bastım diyorum, çocuk bile korktu diyorum, orada bağırıyor çünkü. Şimdi çocuğun kafasını torpidoya çarpması için çocuğun sağ koltukta oturması lazım. Öyle değil mi? Çocuk benim kucağımda. Şuraya fırına gidip geliyorum. Burası Esenköy. Öyle trafik yok. İstanbul gibi kucağımda yavaş yavaş iftara kadar vakit geçirmek için sürüyorum. Torpidoya çarpmış olsam eve getirdiğimde kamera görüntüleri burada var. Çocuğun elinde, yüzünde bir darp izi yok."
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:31 Yalova’da komşu kavgasında 14 aylık bebeği hastanelik ettiler Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık küçük kızın ise kafatası çatlamıştı. Olayla ilgili komşu Selvet E. suçlamaları reddederek, "Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık" dedi. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışmalar yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Selvet E., Muhammed Baca ile yaşadıkları husumeti anlattı. 7-8 ay önce Muhammed Baca’nın apartmanın alt katına taşındığını söyleyen Selvet E., "Muhammed Baca’yla ilk husumetimiz bir araba park yüzünden çıkmıştır. Muhammed Baca bu olay üzerine bizi takıntılı hale getirmiştir. Muhammed Baca bizi defalarca kolluk kuvvetlerine, jandarmaya, savcılıkta suç duyurusunda bulunmuştur ve hepsi de asılsız çıkmıştır. Bizim adımıza açılan dosyalar hepsi de takipsizlik almıştır" dedi. "Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır" Son yaşanan olayı anlatan Selvet E., "En son bu olayı yaşadığımız an, benim iki tane çocuğum var. Çocuklarım iftara on dakika kala geciktikleri için ben onları aramaya çıktım. Ben aşağı inerken Muhammed Baca denen şahıs arabasıyla karşıdan geliyordu. Ben onu geçtikten sonra bana geçerken camdan parmak sallayarak küfürler etti. Ben durdum ’hayırdır’ diye seslendim. ’Sana hayırdır’ diye bağırıp çağırdı. Ben Muhammed Baca’yı iyi kötü bildiğim için, biraz da takıntılı olduğu için ben bastım gittim. Ben gittikten sonra çocukları buldum. Eve dönerken baktım yine jandarmayı çağırmış. Orada bir şeyler anlatıyor. Yine bağırıyor, çağırıyor. Ben de jandarmaya sordum. Hayırdır? Bir sıkıntı mı var yine? Muhammed Baca onların yanında bana saldırdı ve kolluk kuvvetleri araya girdi. Sonra sesi duyan komşular, insanlar çıktı. Bu arada bayanlar birbirine girmeye başladılar. Birbirlerini itip kaktılar. Jandarma ve biz onları ayırmaya çalışırken Muhammed Baca benim kardeşim Şener E.’ye küfürler ederek saldırmıştır. Saldırırken birbirlerine vurmaya başladılar. Biz araya girdik, jandarmayla ayırdık bunları. Elinde küçük bir çocuk vardı. Çocuk öncesinden annesi B. Baca’nın ifadesi kolluk kuvvetlerinde vardır. Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır. Sonra çocuk B. Baca’nın kollarındayken olay esnasında yere düşmüştür. Yere düşerken Muhammed Baca’nın burnu kanadığı zaman çocuğu kucağına alıp, kanı çocuğun üzerine akıtarak çocuğumu darp ettiler diye bağırmaya başladı. Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık. Benim kardeşim kesinlikle çocuğa herhangi bir darp, bir şey yapmamıştır" diye konuştu. Mermi bırakılma olayıyla da alakaları olmadığını savunan Selvet E., tehdit mesajları aldığını söyleyerek, "Benim dünden beri iki gündür telefonum hiç susmuyor. Beni çocuklarımla, ailemle, kardeşimle tehdit ediyorlar. Ben bu durumu yaşayacak hiçbir şey yapmadım" dedi. Vali’den ziyaret Öte yandan, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, olayda yaralanan baba ve kızını Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti. Konuyla ilgili Vali Usta yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımız müsterih olsun; ülkemiz bir hukuk devleti olup hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmayacaktır. Yalova, memleketi, aidiyeti ve inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın barış ve huzur içinde yaşadığı bir ilimizdir. Bu anlaşmazlığa farklı bir anlam yüklemek Yalova’mıza yapılacak büyük bir haksızlık olur. Toplumsal barışımızı zedelemeye, huzur ve güven ortamını sarsmaya yönelik dezenformatif paylaşımlara itibar edilmemesini önemle rica ederiz" dedi.
Yalova’da termal tesislerde hareketlilik
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:24 Yalova’da termal tesislerde hareketlilik Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesindeki turizm tesislerinde yaz sezonunun bitmesiyle başlayan hareketlilik devam ediyor. Kış sezonuna hazırlanan ilçedeki tesisler, şifalı sularıyla yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin şifa merkezi olan Termal Kaplıcaları’nda kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte hareketli günler yaşanıyor. İlçede faaliyet gösteren Sağlık Bakanlığına ait Yalova Termal Kaplıcaları İşletmesi’ni ziyaret eden turistler, şifalı sulardan yararlanırken Türkiye’nin ilk ağaç müzesi olan Atatürk Arboretumu’nun doğa güzelliğine de hayran kalıyorlar. "Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar" Yalova Termal Kaplıcaları İşletme Müdürü Mehmed Burhan Topsöğüt, Termal Kaplıcaları’nda yaklaşık 4 bin yıldır sıcak suyun aktığını ve bin 700 yıllık bilinen bir tarihe sahip olduğunu ifade etti. Kaplıcaların tarihi hakkında bilgi veren Topsöğüt, "İstanbul başkent ilan edildikten sonra Konstantin daha sonrasında buraya geliyor, Kurşunlu Hamamı’nı yaptırıyor. Vefatından önceki dönemde de yine şifa bulmak amacıyla buraya geliyor. Dolayısıyla burası tarihten gelen bir değerle birlikte sağlık turizminin başkenti diyebiliriz aslında. Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar. Bizans, Osmanlı dönemlerinde burası kullanılıyor. Sultan Abdülmecit annesi Valide Sultan için tedavi amacıyla buraya geliyor. Sultan 2. Abdülhamit, İmparator Konstantin’in yaptırmış olduğu hamamı yine restore ettiriyor 1900 yılında. Daha sonra Atatürk’ün ziyaretiyle aslında buranın tarihi pozitif anlamda değişiyor" dedi. Topsöğüt, Termal’in büyük şehrin ortasında, bir saatlik mesafe içinde olduğunu ve özellikle günübirlik veya kısa süreli tatil imkanından faydalanmak isteyen vatandaşların bölgeyi tercih ettiğini söyledi. Topsöğüt, kış sezonuna hazırlıklarına haftalar öncesinden başladıklarını anlatarak, "Yaz sezonunu yaklaşık yüzde 50-60 doluluk oranıyla geçirdik. Şimdi kış sezonu için doluluk oranlarımızda yüzde 20-30 artış bekliyoruz. Yüzde 70-80 doluluk oranlarını yakalamaya başladık. Bu hafta içi ve hafta sonu arasında değişiklik gösteriyor. Hafta sonları daha çok tercih ediliyoruz. Kasım ayında ara tatil var. Okulların tatil dönemlerinde yoğunluğumuz zaten yüzde 100’ü buluyor" ifadesini kullandı.
Yalova’da kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler ilgi görüyor
31 Ekim 2025 Cuma - 13:07 Yalova’da kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler ilgi görüyor Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesinde kurulan kooperatifin üyesi kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Ortanca Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyeleri başta atık gazetelerden olmak üzere kağıttan geri dönüşüm yaparak sepet üretimi gerçekleştiriyor. Kadınlar hem aile ekonomilerine hem çevre hem de ilçe turizmine katkı sağlıyor. Koperatif Başkanı Banu Günay, turizmin ön plana çıktığı ilçede kurulan kooperatif ile kadınlara destek sağlamak istendiğini söyledi. Kooperatifin üretim sürecinin tamamen el emeğine dayandığını söyleyen Günay, sepet üretimiyle ilgili verdiği bilgide, "Ham kâğıt, önce şeritler hâlinde kesiliyor, ardından ince demir çubuklarla sarılarak pipet formuna getiriliyor. Bu pipetler boyanıp vernikleniyor ve kuruduktan sonra örüme hazır hâle geliyor. Üretim süresi tamamıyla boyutuna bağlı. Küçük bir sepet 15 dakikada çıkarken, büyük olanlar bazen iki gün sürüyor. Her bir ürünümüz farklı bir emek, farklı bir sabır istiyor" dedi. Ürettikleri sepetlerin hem estetik hem de dayanıklı olduğuna vurgu yapan Günay, "Kâğıttan yapılmasına rağmen, bakanlar asla kâğıt olduğunu anlamıyor. Biz söyleyince şaşırıyorlar. Zaten amacımız da bir dönüşümün mümkün olduğunu göstermekti. Atıl bir kâğıdın, işlendikten sonra nasıl değerli bir ürüne dönüşebileceğini kanıtlamak istedik" diye konuştu.
Yalova’nın yeni tırmanış noktası unutulmaz bir deneyim sunuyor
27 Ekim 2025 Pazartesi - 13:17 Yalova’nın yeni tırmanış noktası unutulmaz bir deneyim sunuyor Yalova’nın yeni tırmanış noktası olan Safran Tırmanış Bahçesi doğa ve tırmanış sporlarına yeni bir soluk getiriyor. Bölgede açılan rotalar dağcılık sporcularına unutamayacakları bir deneyim sunuyor. Yalova merkez ilçeye bağlı Safran köyünde bulunan tırmanış noktası eşsiz doğası, zorlu ve kolay tırmanış rota tercihleriyle dağcılık tutkunlarının ilgisini çekiyor. Safran Tırmanış Bahçesi, 26 rotası ve eğitim olanaklarıyla hem yerli hem yabancı tırmanışçıları bölgeye çekiyor. Yalova Dağcılık Spor Kulübü Başkanı ve spor tırmanış antrenörü Yusuf İşsever, Safran Tırmanış Bahçesi’nin potansiyelini uzun yıllardır gözlemlediğini belirterek "Yaklaşık 15 yıl önce, bu bölgede doğa yürüyüşü yaparken bu kayalıkları hep görüyordum ve buranın tırmanış bahçesi olma potansiyelini aklımda tutuyordum. Ancak bu sporu bilenler iyi bilir buranın çok fazla işçiliği olduğu için uzun süre erteledik. Ta ki 2019 yılına kadar. 2019 yılında Yalova’daki tırmanış severlerin artmasıyla birlikte burada ilk rotaları açmaya başladık ve buranın gelişmesi için çalışmalar yürüttük" dedi. Bölgede hem yeni başlayanlar hem de ileri seviye sporcular için rotalar bulunduğunu ifade eden İşsever, bölgenin çevre iller dağcılık sporcuları tarafından henüz fazla bilinmediğini, ancak tanıtım arttıkça ziyaretçi sayısının hızla artacağını ifade ederek "Safran Tırmanış Bahçesi, daha çok tırmanışa odaklı bir alan olmakla birlikte yakın bölgede kamp alanları ve doğa yürüyüş rotaları da mevcuttur. Bölgeyi bilen kişiler burada doğa yürüyüşü yapıyor veya kamp kuruyor. Henüz çevre illerden pek bilinmese de buranın tanıtımı arttıkça ziyaretçi sayısının artacağını düşünüyoruz" dedi. "Yalova’nın doğası, doğa sporları için oldukça uygundur" Yalova’nın kanyonları, yaylaları, şelaleleri ve kayalık alanlarının doğa sporları için elverişli olduğunu aktaran İşsever, şöyle konuştu: "Biz, Yalova Dağcılık Spor Kulübü olarak bölgede sıkça doğa yürüyüşü, kamp, eğitimler ve kaya tırmanışı faaliyetleri düzenliyoruz. Yalova’nın doğası, doğa sporları için çok çok uygundur. Ulaşılabilirliği ve orman yapısı bu sporları yapmak için inanılmaz etkili. Özellikle Yalova bölgesindeki kanyonlar, yaylalar, şelaleler ve kayalık alanlar tırmanış için ideal alanlar oluşturabilir ve tescillenebilir. Böylece çevre illerden sporcular sıkça burayı ziyaret edebilir. Böyle bir potansiyelin değerlendirilmesi için profesyonel çalışmaların yapılması gerekiyor. Özellikle Amerika ve Avrupa örneklerinde olduğu gibi doğa yürüyüş rotalarının tescillenmesi, işaretlenmesi ve GPS koordinatlarının çıkarılması önemlidir. Türkiye’de Likya Yolu ve Efeler Yolu gibi işaretli parkurlar bu konuda örnek teşkil edebilir. Yalova’da da benzer şekilde, tarihi zenginlikler göz önünde bulundurularak doğa yürüyüş rotaları oluşturulabilir. Çünkü tarihine baktığımız zaman Bafeus Savaşı gibi Osmanlı’nın Selçuklu devletinin Bizans’la buralarda çok savaşlar verdiği görülmüş. Buralar hep İpek Yolu diye de geçiyor. Çobankale gibi kalıntılar ilgi çekebilir."