Yerel Haberler
Yalova
24 Şubat 2026 Salı - 16:48 Yalova’da komşu kavgasında yaralanan 14 aylık bebeğin babasından iddialara yalanlama Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Baba, karşı tarafın kızın torpidoya çarparak yaralandığı iddialarını yalanladı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Babada iddialara yanıt Kızı ile saldırıya uğrayan baba Muhammed Baca, çocuğunun arabada torpidoya çarptığı yönündeki iddiaları yalanladı. Olayın manipüle edilmeye çalışıldığını söyleyen Baca, "Video kayıtları var. 18.51’de çocuğu eve bırakıyorum, hanıma teslim ediyorum. Tekrar ikinci arabaya gidiyorum poşetleri almaya. Çocuğumu eve bırakıyorum. Burada görüntülerde de var. Çocuğun elinde yüzünde hiçbir şey yok. Arkadaş böyle işi başka yerlere çeviriyor. İkinci yerde yine tekrar arabama gidiyorum, evime geliyorum. Kaymakama video atıyorum, durumunu bildiriyorum. Jandarmayı arıyorum, kucağımda çocuk yok jandarma geldiğinde. Hatta astsubayla beraber evden çıkıyorum. Tek çıkıyorum, çocuk yine evimde. Çocuğun elinde yüzünde de bir darp izi, arabada hiçbir şey olmadı. Kendilerini kurtarmaya, Türk halkını kandırmaya çalışıyorlar ama adalete de hesap verecekler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, adaletine teslim olacaklar" dedi. İftira atıldığını dile getiren Baca, "İşte kız çocuğunu kullanıyor diyorlar. Manipüle ediyorlar. Yaşayan bilir. Orada ilk önce hanımımı düşürdüler. Koştum gittim, hanımım kucağındaydı kız. Jandarmayla beraber çıktım evimden. Kızım buradaydı, evin içindeydi. Allah’tan kamera kayıtlarımız var. Gerçekten kendilerini kurtarıp, iftira, manipülasyon yapmaya çalışıyorlar. Hesap verecekler, hiç kaçarları yok" diye konuştu. Baca, kamera görüntülerinde torpidoya çarptı gibi bir cümle kurmadığını belirterek şöyle konuştu: "Sokakta karşılaştık diyorum, frene bastım diyorum, çocuk bile korktu diyorum, orada bağırıyor çünkü. Şimdi çocuğun kafasını torpidoya çarpması için çocuğun sağ koltukta oturması lazım. Öyle değil mi? Çocuk benim kucağımda. Şuraya fırına gidip geliyorum. Burası Esenköy. Öyle trafik yok. İstanbul gibi kucağımda yavaş yavaş iftara kadar vakit geçirmek için sürüyorum. Torpidoya çarpmış olsam eve getirdiğimde kamera görüntüleri burada var. Çocuğun elinde, yüzünde bir darp izi yok."
Şirket gayrimenkullerini sahte belgeyle satan örgüte 3. dalga operasyonu
05 Eylül 2025 Cuma - 19:49 Şirket gayrimenkullerini sahte belgeyle satan örgüte 3. dalga operasyonu Türkiye genelinde sahte belgelerle şirketlere ait gayrimenkulleri ele geçirerek satışını yapan suç örgütüne yönelik 3. dalga operasyonu gerçekleştirildi. 3 şüphelinin daha tutuklandığı operasyon sonucu toplam tutuklu sayısı 20’ye yükseldi. Alınan bilgiye göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve rüşvet" suçlarına ilişkin Türkiye genelinde, şirketleri sahte belgelerle ele geçirerek gayrimenkullerini satan suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi. 50 milyar liralık satış engellendi Yalova Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 7 Kasım 2024 tarihinden itibaren yürütülen çalışmalar neticesinde, Yalova, İstanbul, Ordu, Antalya ve Bursa illerindeki şirketleri hedef alan örgütün satış işlemleri sırasında alınan tedbirler sayesinde 50 milyar lira değerinde 8 şirkete ait gayrimenkulün satışını engellendi. 17 şüpheli tutuklanmıştı Suç örgütünün sahte evrak ürettiği ofisin belirlenmesi sonrasında 17 Aralık 2024 ve 13 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda örgüt lideri dahil 17 şüphelinin tutuklanmıştı. 3 tutuklama daha 2 Eylül 2025 tarihinde Yalova, İstanbul, Kocaeli ve Bitlis illerinde örgüte yönelik 3. operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda A.U., M.K., L.S., C.İ., İ.A. ve H.Ç. gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 20 adet dijital materyal, 4 adet noter evrakı (suçta kullanıldığı değerlendirilen), 10 adet banka/kredi kartı ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden A.U., M.K. ve H.Ç. hakkında adli kontrol tedbir kararı uygulanırken, L.S., C.İ. ve İ.A. ise tutuklandı. Tutuklu sayısı 20’ye çıktı Suç örgütüne yönelik düzenlenen üç operasyonda toplam 34 şüpheli gözaltına alındı, bunlarda 20’si tutuklandı. 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbir kararı verildi.
Şirket gayrimenkullerini sahte belgeyle satan örgüte 3. dalga operasyon
05 Eylül 2025 Cuma - 19:40 Şirket gayrimenkullerini sahte belgeyle satan örgüte 3. dalga operasyon Türkiye genelinde sahte belgelerle şirketlere ait gayrimenkulleri ele geçirerek satışını yapan suç örgütüne yönelik 3. dalga operasyonu gerçekleştirildi. 3 şüphelinin daha tutuklandığı operasyon sonucu toplam tutuklu sayısı 20’ye yükseldi. Alınan bilgiye göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve rüşvet" suçlarına ilişkin Türkiye genelinde, şirketleri sahte belgelerle ele geçirerek gayrimenkullerini satan suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi. 50 milyar liralık satış engellendi Yalova Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 7 Kasım 2024 tarihinden itibaren yürütülen çalışmalar neticesinde Yalova, İstanbul, Ordu, Antalya ve Bursa illerindeki şirketleri hedef alan örgütün satış işlemleri sırasında alınan tedbirler sayesinde 50 milyar lira değerinde 8 şirkete ait gayrimenkulün satışını engellendi. 17 şüpheli tutuklanmıştı Suç örgütünün sahte evrak ürettiği ofisin belirlenmesi sonrasında 17 Aralık 2024 ve 13 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda örgüt lideri dahil 17 şüphelinin tutuklanmıştı. 3 tutuklama daha 2 Eylül 2025 tarihinde Yalova, İstanbul, Kocaeli ve Bitlis illerinde örgüte yönelik 3. operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda A.U, M.K, L.S, C.İ, İ.A. ve H.Ç. gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 20 adet dijital materyal, 4 adet noter evrakı (suçta kullanıldığı değerlendirilen), 10 adet banka/kredi kartı ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden A.U, M.K. ve H.Ç. hakkında adli kontrol tedbir kararı uygulanırken, L.S, C.İ. ve İ.A. ise tutuklandı. Tutuklu sayısı 20’ye çıktı Suç örgütüne yönelik düzenlenen üç operasyonda toplam 34 şüpheli gözaltına alındı, bunlarda 20’si tutuklandı. 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbir kararı verildi. (ERH-
Erbaş, Yalova’da cami açılışına katıldı
05 Eylül 2025 Cuma - 15:48 Erbaş, Yalova’da cami açılışına katıldı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde cami açılışına katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yıkılıp 20 aylık sürede yeniden yapılan Esenköy Merkez Camisi’nde hutbe sonrası cuma namazını kıldırdı. Ardından caminin açılış kurdelesini il protokolüyle kesen Prof. Dr. Erbaş, burada yaptığı konuşmada, "Peygamberimiz ’Dünyada bir caminin, mescidin yapılmasını sağlayan mümine cennette onun karşılığı vardır’ buyurur. Ne güzel bir müjde değil mi? Bizler, faniyiz. Herkes, fanidir. Cenab-ı Hak, böyle buyuruyor. Kulun da unutulmaması için unutulmaz bir eser bırakması gerekiyor. Unutulmamamız, her zaman hatırlanmamız ve ahirette azığımız olması için bu eserler, birer vesiledir. 3 kişinin amel defteri ölse de kapanmayacak. Bunlardan biri, ilminden istifade edilen alimler. Ameliyle, yani her zaman ilmiyle amil olan ve ilminden istifade edilen alimler. İkincisi, hayırlı evlat yetiştiren anne ve babalar. Üçüncüsü de insanlık, millet, milletin menfaati için hayır yapan hayır sahipleri. Sadaka-i cariye diyoruz buna, yani bitmeyen, devam eden sadaka. Camiler, okullar, yollar, köprüler, insanlığa hizmet eden mekanlar, yerler, bu sadakalardandır. Sadaka-ı cariye sahiplerinin amel defterleri, hiç kapanmayacaktır. Efendimizin bir müjdesidir. İnşallah bu cami, nice yıllar içinde bol bol cemaati karşılar. Gençler, yavrularımız, çocuklarımız, camilerimizde temel dini bilgilerini öğrenirler" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Erbaş, yaz Kur’an kurslarında 3 milyon çocuk ve gencin, Allah’ı, Kur’an-ı Kerim’i, abdesti, namazı, iyiliği, saygıyı, sadakati, değerleri öğrendiğini ifade etti. Caminin açılışına Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Esenköy Belediye Başkanı Mehmet Temel de katıldı.
Yalova’dan 8 ayda 372 milyon dolar ihracat
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:14 Yalova’dan 8 ayda 372 milyon dolar ihracat Yalova’da yılın ilk 8 ayında yapılan ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artarak 372 milyon 566 bin dolar oldu. 2024 yılının ilk 8 ayında 304 milyon 594 bin dolar ihracat yapılan kentten bu yılın aynı döneminde ise 372 milyon 566 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Yalova’dan ocak ayında 49 milyon 71 bin, şubatta 71 milyon 997 bin, martta 18 milyon 583 bin, nisanda 50 milyon 694 bin dolar, mayısta 104 milyon 337 bin dolar, haziranda 5 milyon 929 bin dolar, temmuz ayında ise 64 milyon 177 bin dolar ihracat yapıldı. Geçtiğimiz ağustos ayında ise 7 milyon 774 dolar ihracat gerçekleştirildi. Yalova’da en çok ihracat yapılan sektör gemi, yat ve hizmetleri sektörü oldu. Kentteki tersaneler 8 ayda 319 milyon 73 bin dolar ihracat yaptı. Bu sektörü 17 milyon 108 bin dolarlık ihracat ile kimyevi maddeler ve mamulleri ve 9 milyon 519 bin dolarla madencilik ürünleri sektörleri takip etti. Yalova’da süs bitkiler sektörünün ihracatı ise 5 milyon 441 bin dolara oldu. Yalova’dan 1 milyonun üzerinde ihracat yapılan sektörler ise şöyle sıralandı: Mobilya, kağıt ve orman ürünleri 4 milyon 155 bin dolar, makine ve aksamları 3 milyon 221 bin dolar, çelik 3 milyon 40 bin, demir ve demir dışı metaller 2 milyon 921 bin dolar, hazır giyim 2 milyon 12 bin dolar, elektrik ve elektronik 1 milyon 815 bin dolar, iklimlendirme 1 milyon 701 dolar, çimento cam seramik ve toprak ürünleri 1 milyon 101 bin.
Yalova’da içme suyuna kimyasal madde karıştırdığı ileri sürülen sanıklar hakim karşısında
03 Eylül 2025 Çarşamba - 18:44 Yalova’da içme suyuna kimyasal madde karıştırdığı ileri sürülen sanıklar hakim karşısında Yalova’da 29 Ocak 2025 tarihinde içme suyu hattında yaşanan "köpüklenme" nedeniyle yürütülen soruşturma çerçevesinde aralarında eski Kurtköy Muhtarı Y.T.’nin de bulunduğu tutuksuz 3 sanığın yargılanmasına başlandı. 29 Ocak akşam saatlerinde Kadıköy-Kurtköy regülatör havuzunda köpüklenme tespit edilmiş, sonrasında ise kent genelinde tedbir amaçlı yaklaşık 1 gün süresince su kesintisine gidilmişti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde olayla ilgili dönemin Kurtköy Muhtarı Y.T., muhtar azası N.U. ile eski belediye çalışanı ve aynı zamanda muhtar azaları olan S.A., G.K. ve Ö.B. gözaltına alınmıştı. Yalova Adliyesi’ne sevk edilen zanlılardan G.K., Ö.B. ve N.U. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Y.T. ve S.A. ise alınan numunelerin analizi sonucunda insan sağlığına tehlikeli olan maddelerin tespit edilmesi ve mevcut delil durumları nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 185. maddesi uyarınca tutuklama talebiyle Yalova Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Zanlılar suçlamaları reddederken, muhtar Y.T. ile işten çıkarılan eski belediye çalışanı ve aza S.A. mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Daha sonra tutuklanan 2 şüpheli serbest bırakılmıştı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanıklar Y.T., S.A. ve G.K. duruşmada hazır bulundu. "Suya temizlik malzemesi veya zehirli bir madde atmadım" Olay sonrasında köy muhtarlığı görevinden alınan Y.T., köyün temizlik malzemelerinin bittiğini ve bu nedenle de 5 bidon deterjan aldıklarını söyledi. Karşı mahallede su patlağının olduğunu ve o patlağa bakmak için bölgeye gittiğini söyleyen Y.T., "S.A. ile bakmaya gittik. 5 dakika kadar orada kaldık. Kendi aracımla gittik. Arabada deterjan yoktu. G.K. bizimle gelmedi. Söz konusu arıza 1 gün önce meydana gelmişti. 3 arkadaşımız belediye tarafında işten çıkarılmıştı. Ben bu konuyu mevcut belediye başkanıyla görüştüm. Belediye Başkanı Mehmet Gürel’e mesaj attım. İşten çıkarılma sebebini öğrenmek için mesaj gönderdim. Kurtköy’ün temizlik işlerinde kullanılması için temizlik malzemeleri aldık. 5 bidon temizlik malzemesi aldık. Köyün deposu var malzemeleri oraya koyduk. Suya temizlik malzemesi veya zehirli bir madde atmadım. Kimin attığını bilmiyorum. Konuyla bir alakam yoktur. Güvenlik kamerasında gözüken bidon, o gün bütün şirket araçlarına mazot almıştım. Traktöre mazot alamamıştım. 2 bidon mazot bidonuydu. Onun için arabadaydı. O bidonlar da boştu" dedi. Muhtar azası olduğunu ifade eden G.K. ise, Yeşil Körfez Su Birliği’nde 2020 yılında çalışmaya başladığını belirterek, "2024 Aralık ayında işime son verildi. Olay günü olay yerinde değildim. Rahmetli annem son evre kanserdi. Onunla uğraşıyordum. 13 Ocak’ta köydeki çocuklara Y.T.’nin sinema hediyesi vardı. Bana da ’müsaitsen çocukları getir’ dedi. Otobüsü yurttan aldım. Sinemaya getirdim. O sırada S.A.’yı aradım. Merkezdeysen gel işsizlik başvurusu yapalım dedim. O da geldi başvuru yaptık. Arabamız olmayınca köye Y.T. ile çıkalım dedik. Aradık Y.T.’yi çıkartırım dedi. Köyün eksikleri vardı onları da alırız dedi. Köyün eksiklerini almaya gittik. Ben arabada bekledim. Eksik malzemeler alındı. 5 bidon deterjan ve koku malzemeleri aldı. Araca bindik yurda geçtik. Önce orada çay kahve içtik. Sonra malzemeleri depoya bıraktık köyde. Suya kimin madde attığını bilmiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" açıklamasında bulundu. S.A. da olayla ilgisi olmadığını ifade ederek, "Ben suya kimin madde attığını bilmiyorum. Köyün imamı K.Ş.’ye ’hocam işten çıkarıldım, sularını keseceğim’ dedim. O da ’olur mu öyle’ dedi. Benim kastettiğim köyden baraja giden suydu. Konuyla alakam yok. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.
Yalova’da bir kısmı şahsa ait arazide kalan cami için yıkım kararı
03 Eylül 2025 Çarşamba - 17:38 Yalova’da bir kısmı şahsa ait arazide kalan cami için yıkım kararı Yalova’nın Termal ilçesinde imar planlarının değişmesiyle bir şahsa ait arsa içinde bir bölümü kalan Ülküm Camisi hakkında kaçak yapıldığı gerekçesiyle yıkım kararı verildi. Termal Belediyesi, camiyi yaptığını iddia ettiği Ülküm Sitesi’ne ibadethanenin yıkılmasıyla ilgili yazı gönderdi. Duruma tepki gösteren site yöneticileri, 2004 yılında caminin yapıldığı tarihte imar planında bölgenin park alanı olduğunu savundu. Termal ilçesi Akköy köyünde bulunan Ülküm Sitesi’nde ve çevresinde yaşayan vatandaşların yardımıyla sitenin hemen yanında bulunan alanda 2004 yılında cami yapıldı. İbadethaneye de Ülküm Camisi adı verildi. 2005 yılında caminin bir kısmının içinde bulunduğu parseli satın aldığını söyleyen bir vatandaş ise arazisine kaçak cami yapıldığı iddiasıyla konuyla ilgili hukuki süreç başlattı. Belediye de caminin yıkılması için yazı gönderdi Termal Belediyesi de caminin yapımını üstlendiği iddiasıyla Ülküm Sitesi yönetimine caminin yıkılmasıyla ilgili yazı gönderdi. Yazıda, "3013 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü tecavüzlü olan cami binasının hangi izinle yapıldığının araştırılması talep edilmiştir. Belediyemizce konu Termal İlçe Müftülüğü’ne sorulmuş, İlçe Müftülüğü ilgi ibadethane ile ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı sisteminde herhangi bir kayıt bulunmadığını bildirmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde; söz konusu cami binasının site yönetiminiz Belediyemizden herhangi bir izin alınmadan kaçak yapıldığı ve önemli bir bölümünün 30 parsele tecavüzlü olduğu tespit edilmiştir. İzinsiz yapılan cami binasının yıkım işlemlerinin en geç 30 (otuz) gün içerisinde site tarafından yapılması aksi takdirde belediyemizce 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. kapsamında işlem yapılacağı hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim" denildi. "Cami arsası önceden park alanıydı" Site yöneticisi Mehmet Özbey ise söz konusu caminin yapıldığı dönemde imar planlarında park alanı olarak plana işli olduğunu ve bu nedenle de bölge halkının ihtiyacı olan caminin yapıldığını belirterek şöyle konuştu: "Burada cami yapılırken arsa gözükmüyor. Caminin yanında, bulunduğu yerde park alanı olarak gösteriliyor. Burayı alan kişi duyumlarıma göre, 2010’da arsayı almış. 2004’te cami yapılmış, müftülükten izin alınmış. Bu zamana kadar kaç yıl oldu neredeydi? Belediyenin bunda bilgisi var. Resmi olarak elimizde herhangi bir evrak yok. Burada herhangi bir yerde bir çivi çaksan, çalışma yapsan bir saat içinde belediye zabıtaları gelirler." "Vatandaş arsayı aldığında cami üzerinde vardı" Arsayı alan vatandaşın bunu aldığı sırada caminin arsa üzerinde bulunduğunu dile getiren Özbey, "Sen 2010 yılınca bu araziyi alırken bu cami vardı. Bu cami varken, müftülüğün de belediyenin de bilgisi var fakat elimde belediye ile ilgili resmi bir evrak yok" dedi. Caminin yıkılmasını istemediklerini dile getiren Özbey, "Belediye 2 hafta önce Ülküm Sitesi yönetimine bir yazı göndermiş. Bir ay içinde bu camiyi yıkmazsanız size ceza keseceğiz diye" dedi. "Belediye bizi suçluyor, müftülük haberim yok, iznim yok diyor. Cami benim değil" Atanmış imamı olmayan camide merkezi sistemden ezan okuduğunu dile getiren Özbey, şunları kaydetti: "Halka diyorsun ki 1 ay içinde camiyi yıkmazsan size ceza keseceğim. Nasıl olur da halkın yapmış olduğu camiyi Ülküm Sitesi’ni muhatap olarak göstererek ’camiyi yıkın’ diyor. Camiyi halk yapar, yıkamaz. Madem yıkacaksanız buyurun gelin kendiniz yıkın. Benim bunun yıkma gibi bir şansım yok. Belediye bizi suçluyor, müftülük ’haberim yok, iznim yok’ diyor. ’Cami benim değil’. Nasıl oluyor 27-30 senedir, cami yapılırken herkes tarafından bilinen bir şeydi. Halk bakmış ki park alanı olarak gözüküyor, park da kamu alanı orada cami yapmışlar. Müftülüğün bilgisi var. O zaman kim belediye başkanıydı bilmiyorum, gelmiş görmüş, namaz kılmışlar. Müftülükten yazı alınmış."
Yalova’da TCG İçel fırkateyni suya indirildi
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:13 Yalova’da TCG İçel fırkateyni suya indirildi Yalova’da Mavi Vatanda Deniz Kuvvetleri’nin gücüne güç katacak TCG İçel (F-518) isimli istif sınıfı fırkateyn düzenlenen törenle suya indirildi. Altınova ilçesinde bulunan tersanede yapımı tamamlanan TCG İçel isimli fırkateyn törenle suyla buluşturuldu. MİLGEM 6-12’nci İstif Sınıfı Fırkateynlerin Tedariki Projesi çerçevesinde yapılan sekizinci gemi olan TCG İçel, helikopter ve insansız hava araçlarının gece ve gündüz iniş ve kalkışlarına uygun olarak dizayn edildi. TCG İçel, üzerindeki imkan ve kabiliyetlerle keşif, karakol, denizaltı savunma harbi, deniz üstü savunma harbi, hava savunma harbi, deniz hava harekatı, elektronik harp, asimetrik tehditlere karşı ön savunma, arama kurtarma görevleri, kıyı sularında deniz nakliyatını korunması, denizde terörist faaliyetlerin takibi ve önlenmesi, amfibi hareket kapsamında destek görevleri icra edecek. "30’un üzerinde askeri gemi aynı anda inşa ediliyor" Törende konuşma yapan Savunma Sanayii Başkanlığı Sistem ve Platform Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, "Son zamanlarda gördüğümüz bütün savaşlar, çatışmalar hep bizim coğrafyamızda bizim çevremizde oluyor. Dolayısıyla bizlerin de savunma sanayiinde bu zorluklara karşı kendimizi geliştirmemiz, yeni ürünler geliştirmemiz, savunma sanayiini desteklememiz gerekiyor. Biz de Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bu doğrultuda tüm alanlarda olduğu gibi özellikle Mavi Vatan için ihtiyaç duymak Deniz Kuvvetleri’mizin ihtiyaç duyduğu tüm platformlarıda son zamanlarda yoğun bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bunları Deniz Kuvvetleri’mize teslim etmek için gayret sarf ediyoruz. Belkide dünyada sayılı ülkelerin yapabileceği bir şeyi şu anda yapıyoruz. Askeri ya da sivil, tüm tersanelerimizde 30’un üzerinde askeri gemi şu anda aynı anda inşaa ediliyor. Bu büyük bir gurur vesilesi, bunu başarabiliyoruz" diye konuştu. "MİLGEM ile askeri gemi yapmayı öğrendik" MİLGEM Projesi’nin 2004 yılında alınan bir Milli Savunma Sanayii İcra Komitesi kararıyla başladığını kaydeden Şeker, "Hazırlık sürecine gidersek en az 25 yıllık süreçten bahsediyoruz. Denizcilik sektöründeki askeri gemi sanayii ile ilgili aslında en önemli başlangıç noktası orası oldu. MİLGEM bir şekilde bizim lokomotif projemiz diye bakabiliriz. MİLGEM ile beraber aslında hep beraber askeri gemi yapmayı öğrendik. Sadece bir platform inşa etmedik. Bu platformla beraber insan kaynağını da geliştirdik" dedi. "Tüm savaş sistemlerini de milli ve yerli olarak yapabiliyoruz" TCG İçel’in sadece bir platform olmadığını kaydeden Şeker, üzerinde savaş sistemlerinin de olduğunu belirterek, "Bu savaş sistemlerinin tamamını yerli olarak yapabiliyoruz. Bunu başarabilen nadir ülkelerden bir tanesiyiz. Gemimizi yapıyoruz, üzerindeki tüm savaş sistemlerini de milli ve yerli olarak yapabiliyoruz. Bu da bize büyük bir avantaja sağlıyor" ifadesini kullandı. "İHA sektöründe dünyada pazar payının yüzde 65’ini biz sağlıyoruz" Yeni projeleri de hayata geçireceklerini söyleyen Şeker, insansız sistemlerim önemine dikkati çekerek şöyle konuştu: "Türkiye olarak biz insansız hava araçlarında, gerek silahlı, gerek silahsız, çok önemli bir mesafe kat ettik. Bugün İHA sektöründe dünyada pazar payının yüzde 65’ini biz sağlıyoruz. Bu gurur verici bir şey, başarı. Biz bu başarımızı insansız deniz araçlarına, insansız deniz altıya ve aynı zamanda insan kara araçlarına da taşımak istiyoruz. Bu alanda da önemli başarılar elde ettik. 4 tersanemiz birbirleriyle rekabet ederek insansız deniz aracın yapıyorlar." Şeker, insansız kamikaze deniz aracı ve insanız denizaltının yapımı için çalışmalara başladıklarını söyledi. Şeker, TF-2000 Hava Savunma Muhribi Projesinin de sözleşmesinin yakın zamanda imzalanacağını ifade etti. Şeker, dost ve müttefik ülkelere de gemi ihraç ettiklerini, şu anda bu sayının 4 ülke olduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından gemiyi temsili suya indirilmesi gerçekleştirildi. Gemi tamamen suya inmesinin 24 saat süreceği bildirildi. Öte yandan, törene, Vali Hülya Kaya, Savunma Sanayii Başkanlığı İhsan Kaya, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca da katıldı.
Yalova’da 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:33 Yalova’da 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu Yalova’da, 30 Ağustos Zafer Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un 103. yıldönümünde, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlendi. Atatürk heykeline çelenk bırakılmasıyla başlayan törende ardından saygı duruşunda bulunuldu ve akabinde İstiklal Marşı okundu. Program Vali Hülya Kaya, Karamürselbey Eğitim Merkezi ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu ile Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel etkinliğe katılanların bayramlarını kutladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Deniz Binbaşı Hayrullah Atar "Bugün sadece Türk milleti için değil, aynı zamanda bütün dünya için büyük bir öneme sahip tarihi bir olayın 103. yıl dönümünü kutluyoruz. Bugün tarihin hiçbir evresinde hürriyetinden zerre kadar ödün vermemiş büyük Türk milletinin, düşmanlara karşı canını ortaya koyarak verdiği yaşam mücadelesinin amacına ulaştığı çok anlamlı bir gündür. Bugünün değerini anlamak aancak dünü öğrenmek ve hatırlamakla mümkündür" dedi. Etkinlik halk oyunu gösterileriyle devam etti. Tören geçişi ile son bulan program sonrasında valilikte tebrikler kabul edildi. Kutlama programına, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra vatandaşlar katıldı.