Yerel Haberler
Yalova
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:16 Yalova’da kardeşini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Yalova merkeze bağlı Esadiye köyünde miras kavgası nedeniyle kardeşini pompalı tüfekle öldüren zanlı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 22 Temmuz 2025 tarihinde Esadiye köyünde sabah erken saatlerde Muhammet Zeytin (49), aralarında miras anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan kardeşi Hızır Zeytin’in (45) evinin önünde bindiği otomobilin içinde pompalı tüfekle 5 el ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerine saçmalar isabet eden Hızır Zeytin, olay yerinde hayatını kaybetti. Cinayet zanlısının Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılanmasında savcı mütalaasını verdi. Kasten öldürme suçlamasını kabul etmedi Mütalaada sanığın aracını kardeşinin aracının önüne park etmesi, dolu tüfekle hazır şekilde beklemesi nedeniyle sanığın kardeşi Hızır Zeytin’i tasarlayarak öldürdüğü iddiasında bulunuldu. Savcı sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Muhammet Zeytin ise olayda kasıt olmadığını, kardeşini 2 defa evden uzaklaştırmaya çalıştığını iddia etti. Sanık, 5 el ateş etmesini ise panik sonucu yaptığını ileri sürerek ’kasten öldürme’ suçlamalarını kabul etmedi. Maktulün eşi Ö.Z. ve oğlu İ.H.Z. sanığa en ağır cezanın verilmesini istedi. Aile avukatı ise cinayetin soğukkanlılıkla gerçekleştirildiğini dile getirerek sanığın ’kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Avukat ayrıca sanığın daha önce kardeşine bıçakla saldırma suçundan da ceza almasını talep etti. Haksız tahrik indirimi istendi Sanık avukatı ise müvekkilinin kardeşini en son arabaya gittiği sırada silahın ağzına mermi verildiği sesini duyduğu için endişelendiğini ileri sürdü. Avukat müvekkilinin kendinden geçtiğini ve kaç el ateş ettiğini fark etmediğini öne sürerek haksız tahrik indirimi talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Muhammet Zeytin’i ’kardeşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:46 Yan parseldeki inşaat nedeniyle evsiz kaldılar Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 78 yaşındaki İrfan Güngör’ün evi, yan parselde yapılan inşaat nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucu yıkıldı. Yaşanan olay sonrası Göngör ve eşi, çocuk ve torunlarının yanında kalmaya başladı. Göngör ailesinin Koru beldesindeki evleri geçtiğimiz 2025 yılı kasım ayında yan persellerine yapılan inşaat nedeniyle zarar gördü. Ailenin evde olmadığı sırada evin yarısı toprakla birlikte kayarak yıkıldı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ayakta kalan evinin, bitişiğinde başlatılan inşaat kazısının ardından zarar görmeye başladığını söyleyen Güngör, "3 metre derinliğinde kazı yaptılar. Kazıdan sonra toprak aşağı kaymaya başladı. Yetkililere söyledik ancak önlem alınmadı" dedi. İstinat duvarının geç yapıldığını belirten Güngör, yaklaşık iki buçuk ay boyunca yağan yağmurun da etkisiyle zeminin iyice kaydığını ve evinin tamamen yıkıldığını ifade etti. Olay sırasında evde olmadıklarını anlatan Güngör, "Misafirlikteydik. Komşular aradı, ‘ev yok oldu’ dediler" diye konuştu. Maddi durumunun kötü olduğunu ve kalacak yer bulmakta zorlandığını belirten Güngör, "Şu an gidecek yerim yok. Çocuklarımın yanında kalamıyorum. Devletin verdiği yaşlılık maaşıyla geçiniyorum" dedi. Okuma yazmasının olmadığını da dile getiren Güngör, inşaat sürecinde kendisine boş bir kağıda imza attırıldığını öne sürdü. Olaya tanıklık eden komşusu Kadir Geçkin ise istinat duvarının en baştan yapılması gerektiğini belirterek, "Toprak çöktükten sonra duvar yaptılar. O saatten sonra zaten iş işten geçti" dedi. Geçkin, sürecin yargıya taşındığını ve davanın devam ettiğini söyledi. Bir diğer mahalle sakini Ayhan Bulduk da daha önce çekilen fotoğraflarla durumu yetkililere bildirdiklerini ancak herhangi bir müdahale yapılmadığını iddia etti.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 16:31 Yalova’da "Emzirme Danışmanlığı ve Ulusal Değerlendirici Sağlık Personeli Eğitimi" Yalova’da Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından "Emzirme Danışmanlığı ve Ulusal Değerlendirici Sağlık Personeli Eğitimi" düzenleniyor. Yalova’nın Termal ilçesindeki Termal Otel’de bir hafta sürecek eğitime 12 ilden 32 sağlık personeli katılıyor. Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanlığı’nda Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı Sorumlusu Hamide Uyar, eğitimle ilgili, "Şu anda ulusal değerlendirici eğitimimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Amacımız bebeklerimizin annesi ile doğar doğmaz buluşmasını sağlamak. 32 katılımımız mevcut Türkiye’nin farklı illerinden. Buraya gelen sağlık personeli, Sağlık Bakanlığı’ndan bu eğitimi aldıktan sonra illerine vardıkları zaman bu 20 saatlik eğitimle kendi bulundukları illerde sağlık personelinin eğitimlerini yapacaklar. Daha sonra da kendi illerinde bulunan bebek dostu hastaneler, aile hekimlikleri, bebek dostu kurum ve kuruluşların değerlendirmelerinde rol oynayacaklar" dedi. Eğitime katılan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Aydın Aksoy, anne sütünün önemine değinerek, "Anne sütü bir bebeğin hayata en güçlü başlangıç şeklidir. Anne sütü sayesinde bebekleri enfeksiyondan koruyoruz, bağışıklıklarını güçlendiriyoruz, büyüme ve gelişmelerini sağlıyoruz. Anne ile bebek arasındaki bağımlı kuvveti bildiriyoruz. O yüzden aslında sadece bir beslenme şekli değil, aslında bir yaşam tarzı anne sütü. Anne sütü canlı yaşayan bir varlık aslında. Çünkü bebeğin ihtiyacına göre şekilleniyor. Erken doğmuş bir bebekten zamanında doğmuş bir bebeğe kadar her bebeğin ihtiyacını karşılayabiliyor. Bebeğin ihtiyaçlarına göre içeriği değişiyor" diye konuştu. Bebek Dostu Otel çalışması çerçevesinde ayrıca otel personeline de eğitim verildi.