Yerel Haberler
Yalova
Yalova OSB’de sosyal yaşam alanlarını genişletiyor 27 Şubat 2026 Cuma - 15:16:12 Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, kampüs yaşamını daha konforlu ve sosyal hale getirecek yeni bir proje daha hayata geçiriyor. OSB’de açılacak kafe, restoran ve mini market ile çalışan, öğrenci ve kamu personeli günlük ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilecek. Yaklaşık 500 metrekare kapalı alana sahip olacak bu yeni yaşam alanı, sanayi bölgesinin günlük ihtiyaçlarına cevap verecek mini marketi, yöresel ve dünya lezzetlerini bir araya getiren kahve dükkânını ve pratik bankacılık işlemleri için bölgede en çok kullanılan bankaların ATM noktalarını içerecek şekilde planlandı. Böylece kampüs içerisinde hem ihtiyaçların hızlı bir şekilde karşılanması hem de keyifli vakit geçirilebilecek bir sosyal ortamın oluşturulması hedeflendi. Söz konusu alanın hizmete girmesiyle birlikte, bölgedeki çalışanlar, üniversite öğrencileri ve kamu kampüsünde görev yapan personeller için gün içerisinde vakit geçirilebilecek, buluşma ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeni bir ortak yaşam noktası oluşturulmuş olacak. Proje, mimari tasarımıyla da dikkat çekiyor. Anadolu mimarisi ile modern mimari anlayışın harmanlandığı yapı, hem estetik hem de fonksiyonel bir yaşam alanı sunacak şekilde kurgulandı. Yalova Makine İhtisas OSB, sanayi üretiminin yanında sosyal yaşamı destekleyen projelerle bölgeyi sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda güçlü bir yaşam ve etkileşim alanı haline getirmeye devam ediyor.
27 Şubat 2026 Cuma - 13:14 "Ayetlerle Büyüyen Çocuk" kitabıyla yeni nesilleri ayetlerle tanıştırıyor Cemile Şık’ın kaleme aldığı ve resimlerini çizdiği "Ayetlerle Büyüyen Çocuk" kitabı, Kur’an-ı Kerim’den seçilen 50 ayeti çocukların ilgisini çekecek bir dille okuyucularıyla buluşturdu. Yazar, 13 önce kurduğu hayali bin 68 saatlik resim çizimi çalışmasıyla tamamladı. "Ayetlerle Büyüyen Çocuk" kitabının yazarı ve illüstratörü Cemile Şık, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı çocuklara yönelik ayet anlatım kitabını okuyucularla buluşturdu. Yalova Üniversitesi İslami İlimler mezunu olan ve halen İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam eden Şık, projenin yaklaşık 13 yıl önce ortaya çıktığını söyledi. Şık, kitabın ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı: "Bu kitap fikri yaklaşık 13 yıl kadar önce aklıma gelmişti. O dönem okuduğum bir tefsir kitabından çok etkilenmiştim. Fakat çocuklar için yeterli değildi. Daha iyisini yapabiliriz diye düşünüyordum. Sonrasında bu konuyla ilgili çok araştırma yaptım. Hatta pek çok yayıncıya bunu nasıl yapabiliriz diye tekliflerde bulundum. Fakat yapamadık, bir şekilde olamayacağını söylemişlerdi." Yurt dışı gezisinde gördüğü çocuk kitaplarının projeyi yeniden gündeme getirdiğini ifade eden Şık, Türkiye’ye döndükten sonra yayıncı firma ile iletişime geçtiğini belirtti. Kitap hazırlık sürecinin ilk olarak içerikteki resimlerin tasarlanmasıyla başladığını belirten Şık, daha sonra ise yazıların hazırlandığını kaydetti. Amaç: "Çocukların Allah’ın kelamıyla çocuk diliyle tanışması" Şık, çalışmanın temel amacının çocukların Allah’ın kelamıyla yetişkin dili yerine çocuk diliyle karşılaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayarak "Şu anda var olan tefsirler sadece yetişkinlere yönelik. Hem çok kapsamlı hem de dili çok ağır. Meallerde de anlamlar sıkıştırılmış ve çocukların anlayabileceği şekilde değil. Çocukların Allah’ın kelamını en doğru, en basit, anlamdan sapmadan en sade şekilde anlatmanın yolunu bulmaya çalıştık" ifadelerini kullandı. "Klasik tefsir anlayışından farklı" Kitabın kapsamını belirlerken zorlandıklarını ifade eden Şık, başlangıçta tüm sureleri ele almayı düşündüklerini ancak bunun çocuklar için uygun olmadığını fark ettiklerini kaydetti. Eserin bir hikaye ya da ilmihal olmadığını belirten Şık, "Tefsir kitabı ama klasik bir tefsir kitabı da değil. Kur’an’ın ana mesajı korunuyor fakat çocuğun anlayabileceği şekilde hazırlanmış bir kitap" dedi. Kitabın en zorlayıcı sürecinin resimleme aşaması olduğunu belirten Şık, geleneksel İslam sanatlarını çocuklara ulaştırmayı hedeflediğini kaydederek, "Hat, minyatür, ebru gibi sanatlar çok güzel fakat genelde müzelerde ve camilerde karşımıza çıkıyor. Bu kitapla çocukların anlayabileceği ve sevebileceği bir forma dönüştürmek istedim" dedi. Şık, kitaptaki 50 resmin yer alacağı serginin 12 Mart’ta İstanbul’da Hünkar Kasrı’nda düzenleneceğini söyledi.
’Yalova’nın İzinde’ resim sergisi ilgi görüyor
21 Mayıs 2025 Çarşamba - 16:38 ’Yalova’nın İzinde’ resim sergisi ilgi görüyor Ressam Sevgi Atamış’ın Yalova’nın tarihi mimarisini resmettiği eserlerin yer aldığı "Yalova’nın İzinde" resim sergisi ilgi görüyor. "Yalova’nın İzinde" sergisi Yalova Kent Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. Müze Haftası çerçevesinde açılan sergide Atamış, Yalova’nın tanıtımına katkı sunmak ve kentin kültürel mirasını görünür kılmak amacıyla titizlikle hazırladığı eserlerini sanatseverlerin beğenisine sundu. Sanatçı, Yalova’nın bilinirliğinin az olmasının kendisini böyle bir çalışmaya sevk ettiğini belirtirken serginin kentin tanıtımı için önemli bir adım olduğunu vurguladı. 9 aylık bir süreçte hazırlanan sergide, Yalova’nın köşkleri, camileri, hamamları ve tarihi sokaklarından oluşan 24 farklı mimari yapı kuru boya tekniğiyle resmedildi. Atamış, bu yapıların her birini yerinde inceleyerek birebir gözlemle çalışmalarına aktardığını ifade etti. Daha önce İstanbul’a ithaf ederek "Çeşmelerin İzinde" adlı çalışmasıyla beğeni toplayan sanatçı, 2014 yılından bu yana kişisel sergiler düzenliyor. Atamış, bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin çeşitli illerinde kültürel çalışmalar yapmayı sürdüreceğini söyledi. Sergiyi farklı kılan bir diğer unsur ise kullanılan malzemeler oldu. Sanatçı, workshop alanında, İbrahim Müteferrika Kağıt Müzesi’nde üretilen geri dönüşüm kağıtları üzerine resimler çizerek hem doğaya hem de kentin tarihine olan duyarlılığını ortaya koydu. Sergi, 22 mayısa kadar Yalova Kent Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı
20 Mayıs 2025 Salı - 20:48 Yalova’da 12 yaşındaki Kerem’in ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı Yalova’da 2018 yılında 12 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı F.B. tarafından kaza sonucu vurularak öldürülmesi iddiasıyla açılan davanın 7. yılında ortaya çıkan cinayet şüphesi üzerine, F.B.’nin annesinin "kasten öldürme" suçundan yargılanmasına başlandı. Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda Kerem Karakaya, sabah saat 08.30’da okul arkadaşı F.B.’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynayan F.B., arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B.’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle annesi Serpil B., Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde "taksirle ölüme neden olma" suçundan yargılanıyordu. Mahkeme, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, Serpil B. hakkında hazırladığı iddianamede sanığın kasten öldürme suçundan hapsini talep etti. Yalova 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya SEGBİS ile Trabzon ilinden katılan tutuksuz sanık Serpil B., cinayet iddialarını reddetti. Serpil B., Ramazan ayında yaşanan olay günü oruç tuttuğunu, sabah ezanıyla yattığını anlattı. Evde çocuğunun dışında kardeşinin olduğunu ve silah sesi duyduktan sonra dışarı çıktığını belirterek, "Yalan, öyle bir şey olmaz. Ben de anayım. Keşke benim evladım ölseydi" dedi. Serpil B., ıssız bir bölgede olan evlerinde yaban hayvanlarını korkutmak için olaydan 3-4 gün önce tüfekle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olayda üzerinde çıkan barut izlerinin nasıl olacağı yönündeki soruya ise, "Olay sonrasında kartuşu çekmedim. Hatırlamıyorum tüfeği tutmuş olabilirim. Olay sonrası herkese dokunmuş olabilirim. Suçu kabul etmiyorum" dedi. Serpil B., çocuğun silahı doldurup ateş edemeyeceği yönündeki raporun sorulmasına istinaden tüfeğin hafif olduğunu ifade etti. Kerem’in babası Halil Karakaya ve annesi Rahime Karakaya ise sanığın cezalandırılmasını istedi. "İnfaz edildi" iddiası Kerem’in ailesinin avukatı Şermin Tankut ise olay sonrasında verilen ifadelerdeki çelişkilere dikkati çekerek, "Tüfeğin 2,5 metre yükseklikteki odunlukta değil, çamaşır makinesinin yanında olduğunu düşünüyoruz. Kerem’in balkon kapısından baktıktan sonra bir şey gördü, sonra öldürüldü. Kerem’in elbiselerinde çamur sürüklenme izleri var. Adli Tıp’ta 4 parmak izi var. Biri tutmuş, infaz edilmiş. Uyuşturucu mu bilemiyoruz" dedi. Tankut, sanığın tutuklanmasını talep etti. İddialar üzerine sanık Serpil B., "Asla kabul etmiyorum. İyi senaryo yazdılar. Namusuma laf ettiler" diye konuştu. Tanıkların da dinlendiği davada tutukluluk talebi reddedilirken, adli kontrol kararının uygulanmasına da devam edildi. "Dosyanın sonunda tek tutuklu, tek sanık, tek ceza olmayacak" Dava sonrasında açıklamalarda bulunan aile avukatı Tankut, "Duruşma sonucundan memnun değiliz. Tanıklar sonuna kadar dinlenmedi, gelmeyen tanıklar vardı. Umarız ikinci duruşmada tanıklar dinlenir ve adalet yerini bulur, Serpil B. tutuklanır. Rahmi ve Turan B. adına tekrar bir soruşturma başlatılır. Bununla birlikte hatta farklı kişiler olduğundan şüpheliyiz. Ben inanıyorum ki dosyanın sonunda tek tutuklu, tek sanık, tek ceza olmayacak" dedi. Kerem’in annesi Rahime Karakaya ve babası Halil Karakaya, "Çocuğumun kanı yerde kalmasın, tutuklansınlar. Çocuğumun katili dışarıda gezmesin" dedi.