Yerel Haberler
Yalova
01 Mart 2026 Pazar - 15:24 Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 12 yıldan 36 yıla kadar hapsi istenmişti. Ailenin avukatları olayı kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğunu ifade etti. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., "silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" suçundan tutuklandı. İddianame jet hızıyla hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, iddianamenin "kasten yaralama" ve "kasten yaralamanın nitelikli hallerinden oluşturulduğuna dikkati çekerek, "İşin aslına baktığımızda kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfı da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade olursa olsun saygıyla yapılan bir eylemdir ve bu da kastan öldürmeye veya kastan öldürmeye teşebbüse vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar kasten yaralamadan bir işlem söz konusuysa da koşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz" dedi. Taylı, olaya karışan diğer şahıslara ilgili de girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Avukat Berika Kurt ise, adli tıptan gelecek raporlar ile öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını beklediklerini dile getirerek şöyle konuşu: "Abilerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Aylardır devam eden bir husumet, baskı, taşınmaya yönelik itme eylemleri de gerçekleştiği için aile iyi değil ama bu yönden de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek aileyi tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak."
Yalova’dan 9 ayda 382 milyon 709 bin dolar ihracat
02 Ekim 2024 Çarşamba - 14:10 Yalova’dan 9 ayda 382 milyon 709 bin dolar ihracat Yalova’dan 2024 yılının ilk 9 ayında 382 milyon 709 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Kentte yapılan ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38,7 düştü. Yalova’nın eylül ayı ihracat rakamları açıklandı. Kentten eylül ayında yapılan ihracat 78 milyon 277,82 dolar oldu. Kentteki firmalar bu yılın ocak ayında 81 milyon 342,47 bin dolar, şubatta 36 milyon 369,424 bin dolar, martta 53 milyon 40,46 bin dolar, nisanda 8 milyon 195,74 bin dolar, mayısta 7 milyon 519,11 bin dolar, haziranda 105 milyon 648,05 bin dolar, temmuzda 5 milyon 828,57 bin dolar, ağustosta ise 6 milyon 488,21 bin dolar ihracat rakamlarına ulaştı. Böylelikle 2024 yılının ilk 9 ayında yapılan ihracat 382 milyon 709 bin dolar oldu. Yalova’da 9 aylık dönemde en çok ihracat gemi ve yat hizmetleri sektöründe yapıldı. Tersanelerin geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatı yüzde 41,4 düşerek 327 milyon 88 bin dolar oldu. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü ise 9 ayda 20 milyon 267 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu sektörün 11 milyon 751 dolar ihracatla madencilik sektörü takip etti. Süs bitkileri sektöründe ise 4 milyon 529 bin dolar ihracat yapıldı. Yalova’da 1 milyon doları üzerinde ihracat yapan sektörler ise şöyle oldu: Mobilya, kağıt ve orman ürünleri 3 milyon 816 bin, elektrik ve elektronik 3 milyon 312 bin, demir ve demir dışı madenler 2 milyon 833 bin, makine ve aksamları 2 milyon 817 bin dolar, hazır giyim ve konfeksiyon 1 milyon 615 bin dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri 1 milyon 185 bin dolar.
Vali Kaya, yaşlıları unutmadı
01 Ekim 2024 Salı - 17:20 Vali Kaya, yaşlıları unutmadı Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Yalova’da yaşayan yaşlılarla bir araya geldi. Vali Kaya, etkinlik çerçevesinde hem kahvaltı programına katıldı hem de asırlık çınarların evlerine konuk oldu. 93 yaşındaki Hafize Tetik, 87 yaşındaki İbrahim Yöney, 83 yaşındaki Gülfiye Durmaz, 74 yaşındaki Şerife Şahin ve 65 yaşındaki Zeki Gökçe’yi evinde ziyaret eden Vali Kaya, onların hayır dualarını alarak istek ve taleplerini dinledi. Vali Kaya’ya Vali Yardımcısı İdil Özdemir Doğan, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Laçin ile SYDV Müdür Vekili Gülhanım Süleymanağaoğlu da eşlik etti. 1 Ekim’de düzenlenen kahvaltı programında ise Vali Kaya şehirde yaşayan asırlık çınarlarla kahvaltıda bir araya geldi. Günün anlam ve önemine istinaden konuşan Vali Kaya, “Geleneklerimizi sürdürmek sizlerin duası ile mümkün” dedi. “Sizler bizim en değerli hazinemizsiniz” Vali Kaya, kahvaltı sırasında yaptığı konuşmada, yaşlıların topluma olan katkılarına değinerek, “Geçmişten günümüze deneyimleriniz ve bilgileriniz bizlere ilham oluyor. Sizlerden aldığımız güç ile nesilden nesile geleneklerimizi sürdürüyoruz. Zaman zaman gerek toplantılarda gerekse birebir ziyaretlerimizde bir araya geliyoruz. Sizlerden aldığımız nasihatler bizim geleceği şekillendirmemizde büyük katkı sağlıyor. Buradan her birinizin ellerinden bir kez daha öpüyor hepinize sağlık ve afiyet diliyorum. Gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum” dedi. Vali Kaya, Yalova’nın farklı mahallelerinde yaşayan yaşlıların evlerini ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında yaşlılarla birebir sohbet etme fırsatı bulan Kaya, onların ihtiyaçlarını dinleyerek, taleplerini not aldı. Ziyaret ettiği evlerden birinde 93 yaşındaki Hafize Tetik ile keyifli anlar paylaşan Vali Kaya, “Sizlerin hayat hikayeleri, bizim için çok değerli. Sizi dinlemek, sizlerle zaman geçirmek bize büyük mutluluk veriyor” dedi. Hafize Tetik de Vali Kaya’ya nazik ziyareti için teşekkür etti.
Dr. Ünğan’dan kalp damar hastalıklarına karşı öneri: “Sigara içmeyin, az yiyin, bol yürüyün”
29 Eylül 2024 Pazar - 12:30 Dr. Ünğan’dan kalp damar hastalıklarına karşı öneri: “Sigara içmeyin, az yiyin, bol yürüyün” Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Doktoru İsmail Ünğan, kalp damar hastalıklarına karşı, “Sigara içmeyin, az yiyin, bol yürüyün” önerisinde bulundu. Kardiyoloji Anabilim Dalı. Öğretim Üyesi Dr. Ünğan, 29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Tüm dünyada en yüksek ölüm sebeplerinin başında kalp damar hastalıkları ve inme durumunun geldiğini söyledi. Dr. Ünğan, sanayileşmeyle beraber artan fiziksel aktivite kısıtlılığı, artan yaşam stresi, sağlıksız beslenme, alkol, tütün tüketiminde artış, yaşam süresinin artmasıyla beraber maruz kalınan kronik hastalıklar, şeker, tansiyon ve yüksek kolesterolün sebep olduğu sonuçlar neticesinde kalp damar hastalıkları ve inmeye olaylarının arttığını ifade etti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 300 bin yeni kalp damar hastalığının teşhis edildiğini ve yaklaşık da 125 bin ölümün gerçekleştiğini anlatan Dr. Ünğan, “Kalp damar hastalıkları tüm dünyada tüm ölümlerin yüzde 33-35’ini kapsamaktadır. Kalp damar hastalıkları ve inme konusunda, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol değerlerinin kanda yüksek olması, yetersiz fiziksel aktivite, stresin artması, sigara, alkol tüketiminin olması bunların hepsi risk faktörü olarak anılmaktadır. Beklenen yaşam süresinin artmasıyla beraber özellikle kronik hastalıklara karşı maruz kalınan sürenin artması ve bu olumsuz davranış şekillerinin beraberinde bu hastalıkların gün geçtikçe yıkım oranını artırmakta, hastalar bundan dolayı ciddi sorunlar yaşamaktadır” dedi. Kalp damar hastalıklarından korunma yolları Dünya Kalp Federasyonu, Kardiyoloji Derneği başta olmak üzere bağlı olan üyelerin kalp damar hastalıklarına yakalanmama, yakaladığında tekrar hastalığın olmaması konusunda farkındalık çalışmaları sürdürdüğünü ifade eden Dr. Ünğan, şöyle konuştu: “Biz hekimler sahada vatandaşlarımıza da fırsat bulduğumuz sürece tekrar tekrar hatırlatarak bu hastalıkların olabildiğince yükünü hafifletebilmeye çalışıyoruz. Özellikle tansiyonla mücadelemizde, tansiyon takiplerimizi yaptıralım. Hasta olmasak bile en az yılda bir defa tansiyonumuzu ölçelim. Hastalığımız varsa ilaçlarımızı düzenli kullanalım. Tansiyon konusunda, sigara alkol tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite konusunda dikkat edelim. Tüm dünyada artan dengesiz beslenme, ciddi bir sağlık sorunudur. Bu özellikle şeker hastalığı olmak üzere yüksek kolesterol, tansiyon yüksekliği beraberinde bir sürü komorbid durumu getirir. Bu konuda kişilerin dengeli, yeterli ve sağlıklı beslenmesine özendirmemiz gerekiyor. Akdeniz tarzı diyetle beslenme, sebze, meyve ürünleri, kuruyemişler, balık ürünleriyle beslenmemiz gerekiyor. Onun haricinde işlenmemiş tahıllar, az yağ oranına sahip süt ürünlerini önermemiz gerekiyor. Bunun haricinde doymuş yağlardan oluşan margarin gibi ürünler kullanmamamız, kırmızı et ürünlerini azaltmamız, şekerli meyve suyu içecekleri, endüstride hazırlanmış içecekleri, enerji içeceklerini tüketmememiz gerekiyor. Hastalara mutlaka alkol sigara kullanımını bırakması yönünde cesaretlendirmemiz gerekiyor. Artan yaşam stresiyle beraber, yoğun çalışma temposu sağlıklı yaşam konusunda birazcık kısıtlamaya neden oluyor. Yine de biz fırsat buldukça haftanın 5 günü hafif orta düzeydeki zorlukta bir egzersizle, yani şöyle, orta tempolu bir yürüyüşle, bu mümkünse rampa yukarı olmayacak şekilde, düz zeminde yürüyüş yaparak mutlaka fiziksel aktivitemizi yerine getirmemiz gerekiyor.” Davranış şekillerini değiştirerek hastalıklarda yüzde 80 oranında azalmaya gidebilir Dr. Ünğan, davranış şekillerini değiştirilerek kalp damar hastalıklarına yakalanma oranının düştüğünü belirterek, “Alkol, sigara tüketimi, düzensiz, dengesiz beslenme, fiziksel aktivitenin olmaması, psikososyal stresin altında olma. Bunları eğer yeterli bilgi ve deneyimle azaltırsak ya da olabildiğince yok seviyesine getirirsek biz bu kalp damar hastalıkları ve inme dediğimiz kronik hastalıklarda yaklaşık yüzde 80 oranında bir azalmaya gidebiliriz. Çünkü maalesef artık dünya genelinde, ülkemizde de gittikçe artan sıklıkta bizim metabolik sendrom dediğimiz, kronik hastalıkların birleşimi olan bir durum. Kendini artan kiloyla gösteren bu kompleks bir hastalık tanımı maalesef bizi kalp damar hastalılarıyla beraber birçok hastalığa yatkın hale getiriyor. Hastalarıma şunu söylüyorum, 3 öneriyle, sigara içmeyin, az yiyin, bol yürüyün. Bunu yaptığımız sürece kalp sağlığımız daha iyi olacak” ifadesini kullandı. Dr. Ünğan, Sağlık Bakanlığı’nın bu sene “Önce sen, önce kalbin, kalbinin kahramanı ol, harekete geç” sloganıyla farkındalık oluşturmak istediğini sözlerine ekledi.
Eşini uçurumdan iterek öldürdüğü iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı
27 Eylül 2024 Cuma - 16:07 Eşini uçurumdan iterek öldürdüğü iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı Yalova’nın Altınova ilçesinde eşi Semiha Sözer’i uçurumdan iterek öldürdüğü iddia edilen tutuklu sanık Erdal Necip Sözer’in yargılanmasına başlandı. Öte yandan, Semiha Sözer’in ölmeden önce çekildiği fotoğraflar ortaya çıktı. 24 Ocak 2023 tarihinde Altınova ilçesi Soğuksu köyü Ballıkaya mevkiinde, Semiha Sözer (34), yanında eşi Erdal Necip Sözer (41) varken yaklaşık 20 metre yükseklikten düşmesi sonucunda olay yerinde hayatını kaybetmişti. Eşi ifadesinde, fotoğraf çektirmek için kayalıklara çıktıklarını söylemişti. Şüphe üzerine kurulan bilirkişi heyeti olayın intihar ya da kaza sonucu olmadığını, maktulün itilmek suretiyle ölümüne sebebiyet verildiği kanaatine varmış, sonrasında ise sanık olaydan 15 ay sonra tutuklanmıştı. Tutuklu sanığın Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Duruşmada hazır bulunan ve "Eşe Karşı Kasten Öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen sanık Erdal Necip Sözer, eşiyle bir düğünde tanıştıktan sonraki süreçte evlendiklerini söyledi. Evlilik nedeniyle Almanya’dan Türkiye’ye taşındığını kaydeden Sözer, eşinin gelgitler yaşadığını ileri sürerek, "Çabuk sevinir, çabuk sinirlenirdi. Hep pozitif düşünüyordum, iyi olur diyordum. Hemen çocuk yapmamak için ortak karar aldık. Geziyorduk, dolaşıyorduk, doğada, AVM’lerde, morali düzelsin diye. Suç kaydım yok. Kavga bile etmedim. Aldatma yok, kavga yok. Ufak tefek şeyler vardı" dedi. "Ben medeni bir insanım. Avukat tutup boşanabilirdim" Olay gününü anlatan Sözer, eşinin Yalova - Kocaeli sınırları yakınlarında bulunan bir bungalov restoran işletmesine eşi merak ettiği için gittiklerini söyledi. Çay, kahve içtikten sonra da fotoğraf çektirmek için Soğuksu köyü Ballıkaya mevkiindeki kayalıklara geldiklerini ifade eden Sözer, daha önce de kayınbiraderi ile bölgede fotoğraf çekildiğini ve eşinin burayı bu nedenle merak ettiğini ifade etti. Sözer, "Biz de fotoğraf çekilelim dedik. Dönüşte de talihsiz olay oldu. Ben öndeydim arkadan geliyordu. Eşimin sadece düşünü gördüm. Sevdiğim eşimi kaybettim. Çalılar arasında yol buldum eşime ulaştım. O panikle yola çıktım ambulansı aradım. Ben medeni bir insanım. Avukat tutup boşanabilirdim. Aramızda hiçbir şey yoktu" ifadesini kullandı. "Haber tesadüf önüme düşmüştür" Mahkeme heyeti başkanının sorularını yanıtlayan Sözer, aile whatsapp grubuna eşinin telefonunda olaydan hemen önce atılan mesajları kendisinin atıp atmadığına yönelik soruya, "Elleri soğuktan titriyordu. Mesaja o başlamıştı, telefonu bana verdi tamamlamam için. Ne yazdığımı hatırlamıyorum. Sonra da gönderdim. Babacığım, selamlar demiş olabilirim" dedi. Laptopundan çıkan çıplak resimlerle ilgili de konuşan Sözer, "2017-2018 yılında sevgilime gönderdiğim resimler. Eşime tarihlerine bak dedim. Bizden 3-4 yıl evveldi. Konuştum anlattım bir sıkıntı olmadı" diye konuştu. Eşinin uçurumdan düşmesinden bir gün önce yüksekten düşme olayı haberini cep telefonundan okumasıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Sözer, "Kendim haber araştırmadım. Haberler cep telefonuma düşüyor. 10 tane haber okudum. Haber tesadüf önüme düşmüştür" dedi. Olay yerinde 1 saat 42 dakika kalmalarının nedeni sorulan Sözer, "Gün batımını bekledik. Su vardı, bisküvi vardı. Zaman nasıl geçti anlamadım. Resim çekme, gün batımını izlemekti amacımız" diye konuştu. "Bir kere hata yanlış olmuş, böyle eğilimlerim yok" Eşcinsellik iddiaları ve trans bireyle görüşmesine yönelik soruyu da yanıtlayan Sözer, böyle bir şey olsa saklamayacağını belirterek, "Avrupa’da büyümüş insanım. Eşimin vefatından 10 ay sonraki bir iddia. Bir hata yaptım. Görüştüğüm kişi kendisini farklı bir şekilde tanıttı" dedi. Trans bireye, "Güzelim ben Erol Almanya’dan, sana gelmiştim eskiden bayağı oldu, gelmek istiyorum İzmit’teyim, özledim seni" mesajı hatırlatılan Sözer, "3-4 yıl önce gittim. Bir kere hata yanlış olmuş. Böyle eğilimlerim yok" dedi. Semiha Sözer’in annesi Selma Dursun ise kızı ile damadı arasında yaşanan problemleri anlattı. Baba Sabri Dursun, damadının uzaktan akraba olduklarını söylese de teyzesinin oğlu olduğunu kaydetti. Duruşmada daha sonra olay yerine ilk gelen kişiler ve çiftin yakınları tanık olarak dinlendi. Ardından mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına ve yer tespiti yapılmasına karar verdi. Davaya Semiha Sözer’in anne ve babasının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın katılması da kabul edildi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi. "Doğru bir tane olur" Dava sonrası Semiha Sözer’in annesi Selma Dursun, mahkemeden adalet talep ettiğini belirterek, "Bu kişi 3-4 kez farklı ifadeler veriyor. Kışın ortasında o kadar soğuk bir havada başı dönüyor, yükseklik korkusu vardı, kalp hastasıydı bunların hepsinin yalan olduğu çıktı bütün raporlarla beraber. Bunları söylediği halde o kadar soğuk bir havada benim kızımı almış geçirmiş kayanın başına 1 saat 40 dakika tutuyormuş kızımı orada. Parmaklarımız uyuştu diyor. Ondan sonra yok kertenkele gördü, yılan gördü düştü diyor. Fotoğraf çekilirken düştü diyor. Benim arkamdaydı, ben onu düşerken elim değdi ama tutamadı diyor. En son yapılan keşifte de ben onu hiç görmedim. Sadece sesini duydum diyor. Doğru bir tane olur. Bir insanın yanında eşi olabilir, çocuğu olabilir, arkadaşı olabilir. Eğer değer veriyorsanız bir insana zaten öyle bir yere götürmeniz mümkün değil. Ben onların evine gittim görüşmeye. Evlilikle 3-5 ayda boşanılıyor ya. Biz hiç öyle olsun istemedik. Ben kızımı çok konuşturmadım yani. Vicdan azabı çekiyorum. Kızım vefat edeli 613 gün oldu. Biz bunlarla bir de akrabayız. Bir kere bile insan aranmaz mı? Madem suçlu değilsiniz" dedi. "Farklı cinsel eğilimleri olduğu ortaya çıkıyor" Avukat Eyyüp Kaplan ise olayın bir kaza değil cinayet olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Şüphelinin ilk günden bugüne birden fazla ifadesi var. Hepsi de çelişkili. Söyledikleri doğruyu yansıtmamakta. Çok mutlu bir evliliği olduğunu göstermeye çalışmış. Ancak tanık anlatımları maktulün mesaj kayıtları arkadaşlarına anlattıkları ailenin anlattıkları bu durumu yalanladı. Şüpheli sonradan teknik takibe alınıyor. Farklı cinsel eğilimleri olduğu ortaya çıkıyor. Muhtemelen bunu ya rahmetli öğrendi ya da öğrenme riski vardı ya da bu ilişkileri rahat yaşayamıyordu. Tam olarak bilmiyoruz. Böyle bir şeyi planlayıp cinayeti işledi. Olayın yaşandığı günün bir gün öncesinde bir haber okunuyor. Siirt’te kayalıklardan düşme olayı haberini okuyor. Hemen sonrasında bu olay gerçekleşiyor. Bu da hayatın olağan akışına uygun değildir. Hadi planlamadın bir şey yapmadın. Bir gün öncesinde uçurumdan düşer bir haber görüyorsun. Hemen sonraki gün gidiyorsun. Ocak ayında, kış mevsiminde hava şartları uygun değil. Manzarası aynı olmasına rağmen, fotoğraf çekilebileceğin yer olmasına rağmen, uçurumun kenarına gidilip tehlike altına atılmış. İtilmiş yani bu çok bariz belli. Bilirkişi raporu var dosyada. Fizik uzmanı raporu hazırlamış. Adli tıp ve olay yeri inceleme uzmanı rapor hazırlamış. Bunun kaza ya da intihar olmadığını açıklamış. Sebepleriyle beraber. Dışarıdan bir itme, bir kuvvet olmadığı müddetçe, düştüğünü beyan ettiği yer ki birden fazla yer göstermiştir. Soruşturma aşamasında her defasında farklı bir yer göstermiş. En son göstermiş olduğu kesin burası dediği yer, bilirkişi rapor hazırlıyor. Düşmesi gereken yere düşmüyor. 13 metre mesafe var düşmesi gereken yerle. Dışarıdan bir etkiyle oraya düştüğünü açıklamış. Sonuç olarak tutuklandı. Yargılaması devam ediyor. Mahkeme de tutuklu olarak yargılanmasına karar verdi. Eşcinsel ilişki yaşadığı erkeklerle olanları kabul etmiyor ama tape kayıtları dosyada mevcut. Konuşmaları, mesaj kayıtları. İlişki yaşadığı vatandaşın ifadesi alınmış. ’Evet geldi, biz ilişkiye girdik.’ Hem aktif hem pasif olduğunu beyan ediyor. Bütün bunlara rağmen kabul etmiyor. Biz adaletin tecelli edeceğini düşünüyoruz. Bu olayın takipçisi olacağız, son güne kadar da peşinde olacağız. İnşallah olayın gerçekliği ortaya çıkacaktır." Ailenin diğer avukatı Muhammed Şamil Koçoğlu ise, "Sürekli aralarında bir tartışma olmuş ancak aile üyeleri sürekli ’çiftlere sabredin, bu iş devam etsin’ vesaire diye telkinlerde bulunmuş. Hatta sanığın annesi ’eğer boşarsan benimle artık bir bağın kalmaz. Seni evlatlıktan reddederim’ tarzında konuşma olmuş. Bu sebepten hiç boşanmayı düşünmemişler. Sanık maktule çeşitli davranışlarda bulunmuş. Kendini uzak tutmuş, sürekli kendisinden ayrılmasını talep etmiş. Ancak maktul de ailesinin telkinleriyle evliliği sürdürme kararı almış. Sanık boşanmayacağını anladıktan sonra çeşitli haber arayışlarına girmiş. Ardından bu şekilde olay gerçekleşmiş. Bu şüpheli bir durum" dedi.