Yerel Haberler
Yalova
01 Mart 2026 Pazar - 15:24 Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 12 yıldan 36 yıla kadar hapsi istenmişti. Ailenin avukatları olayı kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğunu ifade etti. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., "silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" suçundan tutuklandı. İddianame jet hızıyla hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, iddianamenin "kasten yaralama" ve "kasten yaralamanın nitelikli hallerinden oluşturulduğuna dikkati çekerek, "İşin aslına baktığımızda kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfı da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade olursa olsun saygıyla yapılan bir eylemdir ve bu da kastan öldürmeye veya kastan öldürmeye teşebbüse vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar kasten yaralamadan bir işlem söz konusuysa da koşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz" dedi. Taylı, olaya karışan diğer şahıslara ilgili de girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Avukat Berika Kurt ise, adli tıptan gelecek raporlar ile öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını beklediklerini dile getirerek şöyle konuşu: "Abilerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Aylardır devam eden bir husumet, baskı, taşınmaya yönelik itme eylemleri de gerçekleştiği için aile iyi değil ama bu yönden de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek aileyi tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak."
Yalova Termal’deki “Çiçek Takvimi” zamana meydan okuyor
13 Eylül 2024 Cuma - 11:24 Yalova Termal’deki “Çiçek Takvimi” zamana meydan okuyor Yalova’nın Termal ilçesinde bulunan “Çiçek Takvimi” zamana meydan okuyor. 70 yılı aşkın süredir her gün tarihi düzenlenen ve bakımı gerçekleştirilen takvimin tam olarak ne zaman yapılmaya başlandığı bilinmese de en az 70 yılı aşkın süredir zamana tanıklık ediyor. Roma, Bizans, Osmanlı ve cumhuriyet dönemlerinin şifa merkezi olarak bilinen Termal Kaplıcaları, asırlar boyunca insanlığın ilgi odağı oldu. Atatürk’ün de şifa bulmak için uzun yıllar kullandığı Termal Kaplıcaları’nda 1929 yılından sonra Dolmabahçe Sarayı bahçıvanı Pandelli Roketas görev yapamaya başladı. Tam ne zaman başladığı bilinmese de Termal Otel karşısındaki alanda Pandelli Reketas döneminde gün, ay ve yıl içerikli tarihi gösteren çiçeklerden oluşmuş bir takvim oluşturuldu. Yalova Termal Kaplıcaları İşletme Müdür Yardımcısı Ümit Öztamur, bu takvim çok eski zamanlardan gelen bir alışkanlık olduğunu belirterek, “Takvimin ayları, günleri değişiyor. Seralarımızda yetiştirilen çiçeklerle, seralarda çalışan görevlilerimiz her sabah geliyor günlük olarak tarihi değiştiriyorlar. Çevresindeki otları temizliyorlar, sulamasını bakımını yapıyorlar. Çiçeklendirmemizi düzenli olarak yeniliyoruz. Çok eski zamandan beri var. Zaman zaman motifler değişmiş. Daha önce bir kartal deseni var. Şuanda mesela Türkiye haritası var. Motifler değişiyor ama takvim standart olarak sürekli aynı. En az 70 yılı aşkın süredir var bu takvim. Biz de o geleneklere devam ediyoruz, sürdürmeye çalışıyoruz” dedi. Bahçıvan Mehmet Ali Doğan 1986 yılında çalışmaya başladığı işletmede kendini bildi bileli takvimi her gün bakımlarını gerçekleştirdiğini söyledi.
Yalova’da engellilerin tekerlekli sandalyeyle tehlikeli yolculuğu isyan ettirdi
12 Eylül 2024 Perşembe - 14:46 Yalova’da engellilerin tekerlekli sandalyeyle tehlikeli yolculuğu isyan ettirdi Yalova’da yaşayan engelli Ayşe Altın, Cengiz Koçal Caddesi’nde yaşanan kaldırım rampası sıkıntısını Yalova Belediyesi’ne bildirdiyse de bir çözüm bulamadı. Sıkıntı nedeniyle akülü tekerlekli sandalyesiyle caddede araç trafiğine çıkarak tehlikeli bir yolculuk gerçekleştiren Altın, duruma isyan etti. Yalova Merkez ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde oturan Ayşe Altın, akülü tekerlekli sandalyesiyle kent merkezine ulaşmak için zorlu bir yolculuk gerçekleştiriyor. Altın, Dörtyol mevkisinde Cengiz Koçal Caddesi’nde ilerlerken Liman Başkanlığı’nın bulunduğu alanda kaldırıma rampadan çıkarken sonrasında iniş yapacak rampanın olmaması nedeniyle akan trafiğe çıkmak durumunda kalıyor. Akan trafikte araçların içinden tehlikeli bir yolculuk gerçekleştiren Altın, durumu defalarca Yalova Belediyesi’ne bildirdiyse de bir sonuç alamadı. Altın, İstanbul’dan Yalova’ya taşınalı 4 sene olduğunu fakat kentte yaşadığı sıkıntılar nedeniyle buna bin pişman olduğunu belirterek, “Yalova’daki engelli problemlerinden artık bana gına geldi. Ne rampa olarak ne ulaşım olarak ne de sağlık olarak yeterli gelmiyor. Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde oturuyorum. Oradan gelip karşıya geçerken Liman Başkanlığı var. Onun önünde rampa var. Onu kullanıyorum. Daha sonra Suzan Tuna Okulu’nun oraya geliyorum. Buradan inmem için engelli rampası olması lazım. Bu okul yapılırken önünde 3 metre eninde rampa vardı. Tabii bizim için değildi, kamyonlar girip çıkıyordu oradan. Biz tekerlekli sandalyeli olarak orayı çok rahat kullanıyorduk. Seçimlere yakın bu ortaokul bitti. Bittikten sonra bir gün merkeze indim. Bir baktım buraya geldim, rampa yok, kaldırım olmuş. Ondan sonra bu konuyla ilgili savaş vermeye başladım ama artık yoruldum açıkçası” diye konuştu. “Benim başıma gelirse şikayetçi olacağım” Belediyeye, Fen İşler Müdürlüğü’ne defalarca şikayet etse de bir çözüm bulamadığını ifade eden Altın, kendisine engelli araçlarının geçemeyeceği kadar dar olan bir yerden gitmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu kaydetti. Altın, “Bunu yapmak çok mu zor bir şey? Ben bir de trafikten gidiyorum bir engelli olarak. Burada sarkan da oluyor arabanın içinde, tacize de uğruyoruz. Niye benim yanımdan geçiyorsun diye. Trafiğin içinden gittiğimiz için de adam haklı. Konserden döndüğümüz oluyor gece de geçiyoruz buradan. Benim başıma gelirse tüm kamuoyundan belediye başkanlarından tutun neresi olursa olsun hepsinden şikayetçi olacağım. Çünkü biz burada tehlikedeyiz. Kimse bizim sesimizi duymuyor. Yeter artık” dedi. “Sen rant sağlayacaksın diye asla benim can tehlikem olamaz” Yalova’daki kendisi gibi engelli vatandaşlara seslenen Altın, “Lütfen istediğinizi, eksiğinizi, ihtiyacınızı çıkın ve söyleyin. Çok pasif engelliler görüyorum ben Yalova’da. Sesini duyurmayan. Şuradan 99 kere geçip bunun üstünde durmayan. Lütfen bir olalım. Benim isteğim bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Ben rahat bir yaşam yaşamak istiyorum. Sen rant sağlayacaksın diye, koltukta oturacaksın diye asla benim can tehlikem olamaz” ifadesini kullandı.
Yalova’da 25 kaçak yapı yıkıldı
11 Eylül 2024 Çarşamba - 14:39 Yalova’da 25 kaçak yapı yıkıldı Yalova Valiliği, 2024 yılında İl Özel İdaresi ve muhtarlarla iş birliği içinde 5 kaçak bina, 2 ticarethane, 13 havuz ve 15 bungalovun yıkımını tamamladı. Ayrıca 83 bina için idari işlem uygulanarak mühürlendi. Yalova Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kaçak yapı ile mücadele genelgesi doğrultusunda çalışmalarını yürütüyor. Bu çerçevede 2024 yılında çok sayıda kaçak yapıya yönelik yıkım ve idari işlem gerçekleştirildi. İl Özel İdaresi tarafından yürütülen yıkım çalışmalarında 5 kaçak bina, 2 ticarethane, 13 havuz ve 15 bungalovun yıkımı tamamlandı. Ayrıca 83 adet bina için idari işlem uygulanarak mühürlendi. Bu binaların yıkım süreçlerinin ise titizlikle takip edildiği bildirildi. Vali Dr. Hülya Kaya ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ümit Yılmaz’ın muhtarlarla düzenlediği toplantılarda Yalova’nın doğal güzelliklerinin kaçak yapılaşma tehdidi altında olduğu vurgulandı, tarım arazileri ve ormanların korunmasının hem yasal bir zorunluluk hem de gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğu belirtildi. Konuyla ilgili Yalova Valiliğinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Valilik ve İl Özel İdaresi, kaçak yapılaşmaya karşı köy muhtarları, kolluk kuvvetleri ve ilgili kurumlarla etkin bir koordinasyon içinde çalışmaktadır. Kaçak yapı denetimi için personel sayısı artırılarak süreç daha da güçlendirilmiştir. Kaçak yapıların yıkılması, mevcut sorunun çözülmesinin yanı sıra gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için de önemli bir önlemdir. Özellikle köy muhtarlarıyla yapılan toplantılarda alınan kararlar sayesinde kaçak yapılaşmaya karşı önemli mesafe kat edilmiştir. Yalova’nın her köşesinde kaçak yapılaşmayı durdurmak ve sürdürülebilir bir yapılaşma sağlamak için tüm kurumların desteğiyle çalışmalar devam edecektir. İlimizin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi için kaçak yapılaşmayla mücadele kararlılıkla sürdürülecektir. Özetle, Yalova’da kaçak yapı ile mücadelede önemli başarılar elde edilmiş olup, bu çalışmaların ilimizin doğal ve kültürel değerlerinin korunması açısından büyük önem taşıdığı görülmektedir."
Yalova’da eski Etibank Tesisleri arazisinin mirasçıları ortaya çıktı
11 Eylül 2024 Çarşamba - 12:39 Yalova’da eski Etibank Tesisleri arazisinin mirasçıları ortaya çıktı Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bulunan ve eski Etibank Tesisleri’nin bulunduğu yaklaşık 80 dönümlük arazinin Osmanlı tapularından büyük dedelerine ait olduğunu iddia eden mirasçılar, arazinin kendi üstüne tescili için harekete geçti. Resmi kayıtlara göre, 1911 yılında vefat eden Elmirza Otar, Çiftlikköy köy içi ve Sahil Mahallesi başta olmak üzere 300 dönümün üzerinde şu ana kadar tespit edilen arazisi olduğu ve bu arazilerin tamamının ise mirasçılar üzerine kaydının olmadığı ileri sürüldü. Bunlar içinde de 79 dönüm büyüklüğündeki Yalova’nın en değerli bölgelerinden birisi olan eski Etibank Tesisleri’nin bulunduğu arazinin de yer aldığı iddialar içinde. Deniz kenarında bulunan bir dönem Etibank tarafından turizm tesisi olarak kullanılan bölge sonrasında Hazine’ye geçmişti. Birçok kurum bölgeyi almak için yıllar içinde mücadele etmişti. Son olarak Yalova Üniversitesi ve Çiftlikköy Belediyesi’ne verilen araziyle ilgili Osmanlı döneminden tapuları olduğunu iddia eden varisler harekete geçti. Mirasçılar, Osmanlı tapu arşivlerinden büyük dedelerine ait tüm arazilerin tespiti ve tedbir konulması için hukuki yönde çalışmalarını sürdürüyor. Kız çocukların torunları 13 yıllık dava sonucu mirasçı belgesi aldı 3 erkek, 2 kız çocuğu sahibi olan Elmirza Otar’nın mirası erkek çocuklar üzerine yapılmıştı. 2 kız çocuğun varisleri 13 yıllık hukuk mücadelesinin ardından Elmirza Otar’ın mirasçıları olarak belirlendi. Dava sonucu varis olduğu tescillenen Selma Turakine, ananesinin babası olan Elmirza Otar’ın yerleriyle mirasçı olduklarını ispatladıklarını belirterek, “13 yıl süren bir dava oldu. Sonuca çok az kaldı. Şimdi tespitler ve tedbir davasıyla uğraşıyorum” dedi. Turakine, Elmirza Otar dedelerinin mirası olan araziler ve üzerindeki taşınmazları kullanan akrabalarının olduğunu ve kız çocukların torunları olarak da haklarını aradıklarını belirterek, “Şu anda taşınmazları kullanan akrabalarımızın ortağıyız. Tapumuz şu anda Ankara’da arşive kaldırılmış. Türkçeye çevrilmesi güncellenmesi için bekliyoruz. Yeni çıkacak, şu anda tespit edilemeyen yerlerin de hak sahibiyiz, mirasçılarından birisiyiz. Bildiğimiz şu anda otel (Yalova merkez) olarak kullanılan bir alan var, kesinlik kazanmış durumda. Çünkü akrabalar çalıştırıyor hala. Çiftlikköy içinde, sahilinde olmak üzere ayrı ayrı yerlerde 308 dönüm kadar bir miktar çıktı. Kalanı için de araştırmalar devam ediyor” diye konuştu. Eski Etibank Tesisleri arazisi için tedbir kararı çıkartılacak Mirasçılar olarak Osmanlı tapusunda dedelerine ait olan eski Etibank Tesisleri’nin içinde bulunduğu arazi başta olmak üzere birçok taşınmazın üzerlerine tescili için hukuki yoldan çalışmalarına devam edeceklerini anlatan Turakine, şöyle konuştu: “Etkibank arazisi dedemizin olduğunu bildiğimiz, torunlarından birinin burayı evlendiği sene sonrasında birkaç yıl kullandığını biliyoruz. Kullanan kişi halen hayatta. Bunu bizzat kendi ağızlarından duyduk. 79 dönüm gibi bir arazi. Deprem öncesinde Etibank’ın kamp tesisi olarak kullanıldı. Sonrasında 2000 yılından sonra alan boş. Depremzedeler bir süre misafir edildi. Sonrasında da şu anda virane şeklinde. Biz de davayı açtıktan sonra kendimizi ispat edemediğimiz için herhangi bir tedbirde bulunamamıştık. Şimdi tedbir kararları çıkarılacak. Dedemize ait ne kadar ve nerede taşınmaz varsa hepsini gereken devlet kararıyla tedbir aldıracağız. Şu anda Osmanlı tapusu mevcut dedemizin adına.” Turkaine, bugüne kadar mirasçıların kendilerine ait arazilerle ilgili bazı girişimler yapsa da işin peşine yeterince düşmediğini ifade ederek, “Tabi bu süreçte kadastro geçip üstüne yazdıran bazı akrabalarımız oldu. Bunların hepsi tespit edilmiş durunda. İçlerinde de yaşıyorlar. Sonuca varmaya çok az kaldı. Dedemizin aslında 5 çocuğu vardı ama biri kayıp olarak ilan edildi. 4 çocuktan şu anda 54 mirasçı var. Çocukları zaten yaşamıyor dedemizin. Çocuklarının çocukları, torunları da öldü. Biz torunlarının çocukları olarak mirasçıyız. Dedemizin kızlarının torunlarıyla görüşüyoruz. 2 kızı varmış zaten dedemizin. Biri benim anneannem ve birisi de kız kardeşi. Onların çocuklarıyla görüşüyoruz. Birlik olalım. Çünkü onlar da hak sahibi. Bana ne kadar yardımcı olurlarsa hakkımız olanı alabilirsek onların belki daha da fazla kazançları olacak. Ben birlikte hareket etmekten tarafım” dedi.