Yerel Haberler
Yalova
09 Ocak 2026 Cuma - 11:57 "Kamuda şiddetle mücadele tek yasa ile olmalı" Büro Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, kamuda şiddetin önlenmesi için öncelikli yapılması gerekenin bütün kamu görevlilerini kapsayan bir yasanın çıkartılması olduğunu söyledi. Üstün, meslek gruplarına ayrı ayrı yasa çıkartılarak şiddetle mücadele edilemeyeceğini de belirterek, "Bütün memurları kapsayan, caydırıcı tedbir ve cezalar içeren bir yasanın çıkması kaçınılmazdır" dedi. Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görevli Avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine SGK il binası önünde basın açıklaması yaptı. Memur-Sen İl Temsilcisi Halil İbrahim Sözer, Büro Memur-Sen Yalova Şube Başkanı Durmuş Akçal, şube yönetim kurulu üyeler, STK ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan Üstün, menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’a Allah’tan bir kez daha rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diledi. Üstün, daha fazla canımız yanmadan, daha fazla ocaklar sönmeden, evlerin camından anne babasını bekleyen bir çocuğun daha boynu bükülmeden, ailesine kavuşma özlemini taşırken, kimse evi yerine mezara gitmeden, annesine, babasına kimsenin bir daha acı haber gitmeden, kamuda şiddetin; amasız, fakatsız, hemen, şimdi çözülmesi gerektiğini söyledi. Üstün, şiddeti önlemenin, hem insani, hem vicdani bir sorumluluk hem de makamların görevi olduğunu belirtti. Üstün, gencecik hayatların kör kurşunlarla son bulması karşısında içimizin yandığını ifade ederek, neredeyse memurların ölmeyip şiddete maruz kaldıkları için şükreder duruma geldiğini söyledi. Üstün: "Her gün ülkemizin bir köşesinden şiddet haberi alıyor, ya can kaybı yaşıyor ya da şiddete şükreder duruma geliyoruz. Zekeriya Polat kardeşimiz, görevini yerine getirirken, kurumun sınırları içinde, kendisiyle görüşmeye gelen bir şahıs tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Gencecik bir hayat, bugün kör bir kurşunla sona ermiş, geride gözü yaşlı evlat, eş, anne-baba bırakmıştır" dedi. Üstün, ‘bıçak kemiğe dayandı, tahammülümüz kalmadı’ gibisinden açıklamaların çok ötesine geçmiş bulunduğumuzu da belirterek, "Bir gün gümrük personeli, bir gün adliye, bir gün emniyet mensuplarımız, bir gün SGK, bir gün maliye, bir gün icra memurları ve diğer mesleklerden herkes şiddet görmektedir." şeklinde konuştu ve Büro Memur-Sen olarak kamuda şiddetin tamamına karşı olduğumuzu, şiddetle mücadelenin, bazı mesleklere indirgenerek, özel yasalar çıkarılmasına da karşı olduğumuzu aktardı. Genel Başkan YardımcısıCemal Üstün, bazı meslek gruplarına yönelik çıkarılan yasaların, kamu görevlilerinin tamamını koruyamadığını, şiddetle mücadelenin bütüncül bir yasa ve uygulama birliği ile çözülebilecek toplumsal bir sorun olduğunu dile getirdi. Üstün, Sendika olarak baştan beri söylediğimiz çağrımızı tekrarladı: "Bütün kamu görevlilerini şiddetten koruyucu bir yasa hazırlanmalı, kamu görevlilerine karşı işlenen şiddet dahil her suç katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu görevlilerine şiddet uygulayanlar öncelikle tutuklu yargılanmalıdır. Bunun yanında ek müeyyideler hayata geçirilmeli, şiddet uygulanan kamu hizmetlerinin tekrar sunumu-alımında, güvenlik güçleri refakati uygulanmalıdır." Genel Başkan Yardımcısı Üstün, şiddetle mücadele konusunda atılması gereken adımları sıralayarak konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Görevini yaparken bir kamu görevlisinin hayatını kaybetmesi, kabul edilebilir bir olay değildir. Kamuda şiddetin önlenmesini sağlayacak ağırlaştırıcı cezaların hayata geçmesi, caydırıcılık açısından büyük önem taşımaktadır. Kamuda şiddet en kısa sürede sona erdirilmelidir. Gerekli yasal çalışmalara başlanmalıdır. Partiler arası ayrım yapılmadan bir ortak görüş oluşturulmalıdır. Kamu görevlileri, sabah evlerinden çıkarken, akşama evlerine sağ-salim dönüp dönemeyecekleri endişesinden uzak olmalıdır."
08 Ocak 2026 Perşembe - 17:01 SGK İl Müdürlüğü avukatını öldüren zanlı tutuklandı Yalova SGK İl Müdürlüğü binasında kurum avukatını tabancayla vurarak öldüren zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Alınan bilgiye göre, dün Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde bulunan SGK İl Müdürlüğü binasına gelen H.H. (57), emeklilik için mahkemelik olduğu kurumun yargılama giderleri için açılan icra dosyası sebebiyle avukat Zekeriya Polat’la (31) görüşmeye başladı. Çıkan tartışmada H.H. tabancayla ateş ederek kurum avukatını yaraladı. Ağır yaralanan Polat, ambulansla özel hastaneye kaldırıldı. Polat yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bölgeye sevk edilen polis ekiplerine teslim olan şüpheli H.H. ise gözaltına alındı. Yalova Emniyeti’ndeki işlemlerinin ardından zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Öldürülen avukat için adliyede tören Yalova Barosu, SGK binasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat için Yalova Adliyesi’nde anma programı düzenledi. Yalova Baro Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş burada yaptığı konuşmada, "Sözün bittiği, hiçbir kelimenin acımızı, öfkemizi anlatmaya yetmediği bir yerdeyiz. Kıymetli kardeşimiz Avukat Zekeriya Polat görevini ifa ederken sırf avukatlık faaliyeti nedeniyle katledilmiştir. Başta kederli ailesi olmak üzere hepimizin başı sağ olsun. Kardeşimize sıkılan bu kurşun sadece ona değil, hepimize, yargı camiasına, adalete ve hukuk devletine karşı yapılmış alçakça bir saldırıdır" dedi. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ise "Ne yazık ki çok acı bir olay için bir aradayız şu an. Ben çok çok üzgünüm. Bazen kelimelerin bittiği durumlarla karşılaşıyoruz. Ne yazık ki dün sadece ve sadece görevini yapmaya gayret eden bir meslektaşımız, gencecik bir avukatımız bir saldırı sonucu hayata gözlerini yumdu. O sadece görevini yapmaya gayret ediyordu. Kanunlar neyse, ona verilen görev neyse onu icra etmeye çalışıyordu. Hepimiz gibi, sizler gibi, bizler gibi. Ama ne yazık ki kendini bilmez bir saldırgan onu bu dünyadan aldı, ailesinden, bizlerden kopardı. Çok ama çok acı, tarif edilemez bir acı" ifadesini kullandı.
Yalova’da GSB Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları açıldı
27 Haziran 2024 Perşembe - 15:22 Yalova’da GSB Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları açıldı Yalova Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından çocuklar için sporun kapılarını aralayan GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılış programı 90. Yıl Spor Salonu’nda gerçekleştirdi. Burada konuşan Yalova Gençlik ve Spor İl Müdürü Salih Kılıç, “Yıl boyunca devam eden GSB spor okullarımız, yaz döneminde yeni gruplarla başlıyor. Her alanda değerli ve başarılı antrenörlerimizle, çocuk ve gençlerimizi spora yönlendirmek, sporu tabana yaymak, spor kulüplerine sporcu kaynağı sağlamak, toplumda spor kültürünü oluşturmak, kötü ve zararlı alışkanlıklardan korumak, fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi. Yaz spor okulları çerçevesinde 20 farklı branşta ve şu an itibarıyla bin 745 çocuk ve gencin kaydını aldıklarını belirten Kılıç, uzman antrenörler eşliğinde kursların başladığını ifade etti. Tüm Yalovalı aileleri, çocuklarını ücretsiz yaz spor okullarına getirmeye davet eden Kılıç, organizasyonda emeği geçen mesai arkadaşlarına ve destek veren ailelere teşekkür etti. Açılışın ardından Karate, Wushu ve Jimnastik sporcuları gösterilerini sergiledi. Bu yaz döneminde Güreş, Atletizm, Okçuluk, Hokey, Karate, Judo, Badminton, Taekwondo, Boks, Wushu, Tenis, Jimnastik, Futsal, Basketbol, Voleybol, Step Aerobik, Zumba, Plates, Engelli Atletizm, Engelli Dart, Engelli Bocce ve Engelli Jimnastik gibi 20 farklı spor branşında antrenmanlar düzenlenecek. Geleceğin yıldızları, bu antrenmanlardan ücretsiz olarak yararlanabilecek.
Ömer Alp, Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’nda 4. oldu
26 Haziran 2024 Çarşamba - 15:30 Ömer Alp, Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’nda 4. oldu İrlanda’nın Limerick şehrinde düzenlenen Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’nda Türkiye adına mücadele eden genç satranççı Ömer Alp Koyunoğlu, önemli bir başarıya imza attı. 11 yaşındaki sporcu, kategorisinde Avrupa dördüncülüğü elde ederek Yalova’yı ve ülkesini gururlandırdı. 30 Mayıs - 8 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’na 17 ülkeden toplam 191 sporcu katıldı. 7 ila 17 yaş arasındaki Türk sporcular zorlu rakipleri karşısında müthiş performanslarıyla kırılması zor bir rekora imza attı. Ömer Alp Koyunoğlu, zorlu rakipleri karşısında gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti ve 11 Yaş Genel Kategorisinde Avrupa dördüncülüğünü kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Geleceğin yıldız satranççılarının mücadele ettiği Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’nda Türkiye 12 kategoride şampiyonluk yaşamayı başardı. Genç Millilerimiz 12 altın, 8 gümüş, 8 bronz olmak toplam 28 madalyayla Türkiye’ye dönerken bu başarıya dördüncü ve beşinci olan sporcularımızın aldığı madalyalarda eklenince 44 Türk sporcu, turnuvayı 38 kupa ve madalyayla tamamlamış oldu. Yalova Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü de Yalova’ya Avrupa dördüncülüğü kazandıran minik satranççı Ömer Alp Koyunoğlu’nu tebrik etti. Sosyal medya hesabı üzerinden yapılan paylaşımda ise, ‘’İrlanda’da yapılan Avrupa Okullar Arası Satranç Şampiyonasında ilimiz sporcusu Ömer Alp Koyunoğlu Avrupa 4.sü olmuştur. Sporcumuzu tebrik eder başarılarının devamını dileriz” diye konuştu.
Yalovaspor’da Ali Yavru dönemi
26 Haziran 2024 Çarşamba - 15:18 Yalovaspor’da Ali Yavru dönemi 2024-2025 sezonunda Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele verecek Yalovaspor’un başkanlığına Ali Yavru seçildi. Kadıköy Belediye Başkanı Yılmaz Tavşan’ın yanı sıra şehrin Milli takımı sıfatını taşıyan Yeşil Kırmızılı ekipte hem başkanlık hem de yönetim kurullarında görev yapmış birçok isim de kongreye katılım gösterdi. Yalovaspor’a ait sosyal tesislerinde gerçekleşen olağanüstü genel kurul rekor üye katılımıyla organize edildi. 178 üyenin imzası sonrasında gerçekleşen kongrede Ali Yavru başkanlık koltuğuna oturan isim oldu. Yalovaspor Mali ve Seçimli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının divan kurulunu Hakan Suiçmez, Coşkun Eroğlu ve Ömer Faruk Özden oluşturdu. Yönetim kurulu faaliyet raporları, kulüp mali raporları, denetleme kurulunun raporlarının okunmasının ardından 2024-2025 Sezonun tahmini bütçesi kongre üyeleriyle paylaşıldı. Mevcut Yönetim Kurulunun ibra edilmesinin ardından seçime gidildi. Tek listeyle gidilen kongrede Ali Yavru başkanlığa seçildi Başkan Yavru’nun yönetiminde ise Teoman Parıltan, Ruhi Kaya, Dilan Aygün ve Timuçin Doğan yer alırken, yönetim kurulu yedek üyelerde İbrahim Tavşan, Murat Mengüverdi, Ertuğrul Kaya ve Hasan Ocak bulunuyor. Denetleme Kurulunu Yüksel Er, Sinan Çuhadar ve Ramazan Besli oluştururken, yedek üyelerde ise Ali Üstel, Salih Özyanıkoğlu ve Kaan Çetiner yer aldı. “Yalovaspor’umuzu hak ettiği yere getireceğiz” Ali Yavru, yaptığı açıklamada, “Biz bu şerefli bayrağı, Yalovaspor’umuzu hak ettiği yerlere getirebilmek için elimize aldık. Allah’ın izniyle de bunu başaracağız. Birleştirici olacağız. Bütün Yalova’yı Yalovaspor’la alakalı olarak şahlandıracağız. Birçok projemiz var. Bunların hepsini önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. Olması gereken ne ise o olacak. Bizlere her zaman sıkıntılı işler diye söylediler. Bizde Yalovaspor için o şerefli makam için her türlü sıkıntıya da hazırız, keyfe de hazırız. Biz o söylenen sıkıntıyı kalbimizle beynimizle yeneceğiz. Yalovaspor’u Allah nasip ederse, Yalovalıların gerçekten değerini bileceği noktaya getireceğiz” diye konuştu.
Sahilden topladığı odun parçalarını adeta sanat eserine dönüştürüyor
26 Haziran 2024 Çarşamba - 12:42 Sahilden topladığı odun parçalarını adeta sanat eserine dönüştürüyor Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde yaşayan 27 yaşındaki Veli Kurt, sahilden topladığı odun parçalarını adeta sanat eserine dönüştürerek çeşitli ürünler yapıyor. 3 yıldır Esenköy sahillerinde odun parçaları toplayarak onları sanat eseri ürünlere dönüştüren Veli Kurt’un çalışmaları büyük ilgi görüyor. Şamdandan çerçeveye birçok hediyelik eşya üreten Kurt, para ihtiyacından dolayı bir ek iş kurmak istemesiyle bu yola girdiğini söyledi. Askere gitmeden önce hurda toplayıp bunlardan kaynakla robot yaptığını ifade eden Kurt, “Paraya ihtiyacım olduğunda sattığım da oldu. O geldi aklıma. Korona vardı. Hurdanın kendisi de çok pahalıydı o zamanlar. Hurdayı elemek zorunda kaldım. Sonra biraz araştırdıktan sonra instagramda birden karşıma çıktı. Ağaçlarla heykeller, maketler yapanları gördüm. Bayağı bir inceledim hoşuma gitti. Demirle yapıyordum odunla niye yapmayım diye düşündüm. Sonra bir gün sırt çantamı aldım. Topladım bayağı bir odun. Bir deneme yaptım. Yapmadan önce ben yeni bir şey yapıyorum ve o yeni şeyle bu alanda birazcık farklı olmam lazım dedim” ifadesini kullandı. İlk olarak odunları yakmak için kullandığı odada toplamaya başladığını anlatan Kurt, evlendikten sonra evinin bodrum katını tamamen atölyeye çevirdiğini söyledi. Bu süreçte çok zoruna giden bir şeyler yaşadığını ifade eden Kurt, bu nedenle de ilerleyen zamanlarda şaheser bir çalışma yapacağını anlattı. Eşinin çalışmalarında kendisine destek verdiğini anlatan Kurt, “Bu ürünleri toplarken sağ olsun eşim de benimle geliyor. Kendisi de bir şeyler topluyor. Bazen benim kaçırdığım odunları kendisi buluyor. Atölyede çalışırken yorgunluğumu alma amaçlı kahve getiriyor. Sohbet ediyoruz, kendimiz neler yapabiliriz diye konuşuruz. Kendisinin de çok güzel fikirleri var. Onun fikrileriyle yaptığım ürünler var. Bunları gördükçe ve de beğenildikçe de ikimizin de hoşuna gidiyor” dedi. “Odunlar benim için ganimet” Topladığı odunların serüvenini çok iyi bildiğini de ifade eden Kurt, şöyle konuştu: “Bu odunun serüvenini çok iyi bilirim. Ağaçtan fırtınalarla kopar sonra selle denize akar, sonra fırtınalı havalarda dalgalar bu odunları getirir. Bu odunlar denizde tuzlu suyu yiyorlar. Zamanla kabukları soyuluyor, sertleşiyor. Bir nevi doğal olarak korunmuş oluyor bu. Dalgalarla da kıyıya, taşlara çarptıkça da üzeri pürüzsüzleşiyor. Dünya çapında buna driftwood diyorlar. Ben bunlarla yapıyorum. Dediğim gibi Ahmet, Mehmet görse odun der, sobaya atar. Öyle de oluyor. Kışın genellikle odun toplamaya çıktığımda bakıyorum teyzeler ve amcalar da var, onlar da topluyor. Onlar sobaya yakmak için topluyorlar. Biz ise ürün yapmak için topluyoruz. Bunlar benim için birer ganimet. Hatta bazen ’odunları siz bırakın ben size kesilmiş odun getireyim, onları bana verin’ diye teklif ediyorum.”
Cangir’den pilot il olma çağrısı
25 Haziran 2024 Salı - 15:38 Cangir’den pilot il olma çağrısı Yalova Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Burak Cangir, Yalova halkını deprem önlemlerinde öncü olmaya ve farkındalık oluşturmaya çağırdı ve oda olarak her zaman desteğe hazır olduklarını söyledi. Cangir, Yalova halkına yönelik önemli bir uyarıda bulundu. Cangir, Yalova’nın Kuzey Anadolu Fay Zonu’nda yer aldığını ve bölgenin Türkiye’nin en aktif deprem kuşaklarından biri olduğunu belirterek deprem riskine karşı önlemlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Ülke genelinde yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarmamız gerektiğini dile getiren Cangir, “Her şeye hakimiz peki sorun nerede? Ülkece çok acı tecrübelerle sayısız depremler gördük. Canımız yandı, öldük, yaralandık, travmalarımızı yıllarca atamadık üstümüzden, en az etkilenenimizin yüreği yandı, gözyaşlarını tutamadı. Deprem söz konusu olunca ilgili, ilgisiz herkesin fikrinin olduğu ülkemizde halkımızın birçoğu aslında deprem hafızası olan bir topluluğun içerisinde yaşıyor. Depremin yaşatabileceği olumsuzluklarında herkes çok farkında, ancak bizler bunca şeye hâkim olmamıza rağmen neden bir adım atmıyoruz? Depremler olduktan sonra hep birlikte üzülüyor aşırı tepki gösteriyor fazlaca duyarlı davranıyoruz ancak bu 2-3 ayı geçmiyor maalesef. Suçu hep doğa da buluyoruz. Halbuki doğa 4,5 milyar yıldır gayet doğal olan sürecini yaşamaya devam ediyor. Unutmayalım ki suçlu depremler değil tedbirsiz ve bilinçsiz olmaktan hiç bıkmayan bizleriz aslında” dedi. “Biz halk olarak ne kadar istedik?” Yalova halkının bireysel olarak da önlem alması gerektiğini söyleyen Cangir, “Çuvaldızdan önce iğneyi konuşalım mı? Hani meşhur bir atasözümüz vardır. Çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendine batırmak diye. Hep yönetimlerin ilgisizliğinden dem vurduk, hep suçladık ancak biz halk olarak ne kadar istedik? Siyasilere bu konuda ne kadar baskı kurduk? Biz ne kadar istedik ki yapılmasını umduk. Şimdi tam zamanı, yarın değil sonra değil hemen şimdi en doğru zaman. Felaketi, gayet normal bir doğa olayı olarak adlandırmak bizim elimizde. Gelin farkındalık meşalesini buradan yakmaya başlayalım hep birlikte. Yalova halkı olarak gönüllü pilot il olmaya ne dersiniz?” diye konuştu. ‘Desteğe hazırız’ Cangir, Yalova halkını deprem önlemlerinde öncü olmaya ve farkındalık oluşturmaya çağırarak, Jeoloji Mühendisleri Odası olarak her zaman desteğe hazır olduklarını da belirtti. Cangir, “Biz Jeoloji Mühendisleri Odası olarak hep ama hep yanınızda olacağımızdan hiç şüpheniz olmasın. Acıları, felaketleri değil, olağan doğa olaylarını konuşalım. İncinmeden, üzülmeden ama hesap sorarak, bilinçlenerek ve bizi yönetmeye talip olan herkesten gelecekte olabilecek depremlere karşı alınan, alınabilecek önlemleri hep canlı tutarak ve sürekli sorarak. Acıların olmadığı, geleceğe daha güvenle baktığımız, tek derdimizin ilimizin bir türlü anlam veremediğimiz; Yalova’nın sloganının sürekli değişmesi olması dileği ile. Sevgidir Yalova” ifadelerini kullandı.
Yalovalı kuraşçılar Avrupa Şampiyonası’na damga vurdu
24 Haziran 2024 Pazartesi - 14:47 Yalovalı kuraşçılar Avrupa Şampiyonası’na damga vurdu Edirne’nin ev sahipliğini yaptığı ilk kez düzenlenen Avrupa Kuraş Şampiyonası’nda Yalovalı sporcular büyük başarı elde etti. Edirne Gençlik Merkezi Spor Salonu’ndaki organizasyonda 221 sporcu, ümitler, gençler ve büyükler kategorilerinde mücadele etti. Türkiye’nin yanı sıra Fransa, Moldova, Ukrayna, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Belçika, İngiltere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Ermenistan’dan sporcu ve antrenörlerin katıldığı dev organizasyon iki gün sürdü. Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye toplamda 35 madalya kazanırken, Yalovalı sporculardan Ali Osman Aydemir Ümitler 90 kiloda ve Mert Çiçek gençler 81 kiloda Avrupa şampiyonu oldu. Aynı kategoride mücadele eden Muhammed Fırat Mutanoğlu ise ikinciliği kazandı. Halil İbrahim Kaymaz ise gençler 73 kiloda Avrupa beşinciliğini elde etti. Milli takımda görev yapan Yalovalı antrenör Abdurrahim Kaymaz, “Ülkemizi ve ilimizi şampiyonada en iyi şekilde temsil ettik. 2 Avrupa Şampiyonluğu, 1 Avrupa ikinciliği ve 1 Avrupa beşinciliği kazandık. Mutluyuz ve gururluyuz. Bize destek olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. Dereceye giren sporculara madalyalarını takdim eden Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Kuraş Asbaşkanı Muammer Maden yaptığı açıklamada, şampiyonanın rekor sporcu sayısıyla gerçekleştiğini belirtirken, şampiyonaya katılan sporculara ve kendilerine destek veren herkese teşekkür etti.
Zehirli trakonya balığı amatör balıkçıyı hastanelik etti
24 Haziran 2024 Pazartesi - 11:47 Zehirli trakonya balığı amatör balıkçıyı hastanelik etti Yalova’da tekneyle denize açılarak arkadaşlarıyla balık tutan 31 yaşındaki Burak Ulusoy, oltasına takılan zehirli trakonya balığına temas etmesiyle hastanelik oldu. Alınan bilgiye göre, geçtiğimiz hafta Merkez ilçe Dereağzı’ndan tekneyle arkadaşlarıyla balık tutmak için Marmara Denizi’ne açılan Burak Ulusoy, TİGEM ve üniversite arası açıklarında oltasını denize attı. Ulusoy, burada oltasına takılan zehirli trakonya balığının dikeninin parmağına batmasıyla büyük bir acı yaşadı. Önce parmağı sonra vücudunu sol tarafı uyuşan Ulusoy’u arkadaşları Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada yapılan iğne ve verilen serumlarla kendine anca gelebilen Ulusoy, yaşadığı olayı anlattı. “Müthiş bir acı, onu nasıl tarif ederim kelime bulamıyorum” Ulusoy, Yalova’da doğdum büyüdüğünü ve yıllardır denize girip balık tuttuğunu fakat ilk kez böyle olay yaşadığını söyledi. Daha önce görmediğim ve bilmediğim bir balık türü tarafından zehirlendiğini dile getiren Ulusoy, şöyle konuştu: “Aslında şüphelendim zehirli olmasından ama arkadaşlarım yok canım ne zehirlisi, ‘denizden babam çıksa yenir’ diye bir tabir vardır bizde ama bu sefer böyle olmadı. Balığa temas etmedim aslında, balık teknenin içine düştü. Ben onu almak için eğildiğim sırada zehirli iğnesini parmağıma soktu. Müthiş bir acı. Onu nasıl tarif derim kelime bulamıyorum. Önce parmağım, sonra elim derken omzuma kadar sol tarafım komple uyuşmaya başladı. Sonra hemen arkadaşımı aradım. Arkadaşım uluslararası kaptandı. İlk söylediği şey, ‘Sen bunu nasıl bilmezsin. Bu kadar balık tutuyorsun, denize giriyorsun’ vesaire ama bilmiyorum yoldan birini de çevirsek tahminen o balığı bilmiyor. Denizlerle çevrili üç yanımız ama bizde de biraz bilgi eksikliği var toplum olarak. Arkadaşlarıma dedim beni hastaneye götürür müsün? Giderken daha da kötüleşmeye başladım. Mide bulantısı filan oldu. İnternetten de bakıyorum bu nasıl bir şeydir, özellikleri nedir, daha önce neler yaşanmış haberlere bakıyordum. Hastaneye gittik serum bağladılar, alerjik iğne yaptılar. 1,5 saat sonra kendime geldiğimi söyleyebilirim.” “Sakat bırakabilir, hatta öldürebilir” Ulusoy, balığın çaparinin en alt kısmında geldiğini ve ilk olarak mezgit sandığını belirterek, “Ama mezgit balığında biraz farklıydı. Kafasının üstünde bir iğnesi var. Yanlarında da iğnesi var gözükmeyen. Ben bunu almayım dedim elime. Bizim arkadaşlar yok canım öyle bir şey dedi. Onların da bilgisi yoktu açıkçası. Sonuçta temas ettim balığa. Çırpındığı esnada beni soktu maalesef parmağımdan. Sol tarafım uyuştu. Soluğu hastanede aldım. Hemen hastaneye gidilmesi gerekiyor. Kendi çabalarımızla değil de tıbbi destek almamız gerekiyor. Çünkü yaşlı olabilir, çocuk olabilir, kronik hastalığı olanlar olabilir. Bunlara denk gelmesi halinde gerçekten direkt sinirlere etki ettiği için sakat bırakabilir, hatta öldürebilir. Böyle bir balıkmış. Trakonya ismi, ben de bu şekilde öğrenmiş oldum” dedi. Yaşadığı olayın kendisi için büyük bir tecrübe olduğuna vurgu yapan Ulusoy, “Denizde balığın genelde kumun altında olduğunu biliyorum. Daha sonra benden daha yaşlı balıkçı ağabeylerimle sohbetim esnasında öğrendim. Genelde bu balık ağa gelir ve kumluk kısımlarda olur. İnsanlar buna kumda yürürken, denize gireme esnasında ayaklarına veya vücuduna batma, onların sokması şeklinde bu olay oluyor veya bizim gibi amatör balıkçılar balığı bilmeyerek ona temas etmeleri halinde bu durumu yaşatıyor. Tekne sahiplerinin kesinlikle amonyak bulundurması gerekiyor. Çünkü denizden çıkmanızın belirli bir süresi var. Acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor. Denizden gelene kadar en azından amonyakla müdahale edilmesi gerekiyor. Bunları öğrendim. Başıma böyle bir olay geldi. Tecrübe edindik, öğrenmiş olduk” ifadesini kullandı. Yalova’da bu durumun sık yaşanmadığına da sözlerine ekleyen Ulusoy, “Hastane gittiğimde acilde açıkçası çalışanlar şaşırdı. Onlar da çok sık yaşamıyorlarmış bu durumu. Yaşça büyük bir acil doktorumuz direkt trakonya mı dedi. Evet dedim. İçim rahatladı orada. Sakin ol dedi. Sanırım bir alerji iğnesi yaptı. Sonra 2 serum yedim. 1,5 saat içinde kendime geldiğimi hatırlıyorum” açıklamasında bulundu.