Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı 26 Şubat 2026 Perşembe - 18:53:07 Iğdır’da, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. 26 Şubat 1992 gecesi, Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kentinde yaşanan saldırılarda kadın, çocuk ve yaşlılar dahil yüzlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. Resmi kaynaklara göre saldırılarda 613 sivil yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi esir alındı. Katliamda aynı aileden çok sayıda kişi hayatını kaybederken, çocuklar yetim ve öksüz kaldı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü’nde gerçekleştirilen anma program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı, katliamda hayatını kaydendeler dualarla anıldı. Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği başkanı Ziya Zakir Acar yaptığı konuşmada, "Bu yalnızca bir anma programı değil hafızayı diri tutma, adalet talebini yükseltme ve insanlık vicdanına seslenme günüdür. 1992 yılının o dondurucu Şubat gecesinde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, yani silahsız siviller hedef alındı. Uluslararası raporlara da yansıdığı üzere yüzlerce masum insan hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, esir alındı ya da kayboldu. Bu olay yalnızca bir savaş trajedisi değil sivillere yönelmiş sistematik şiddet nedeniyle insanlık hukukunun ve vicdanının ağır bir yarası olarak kayıtlara geçti" dedi. Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Vekili Prof. Dr. Uğur Şimşek ise, "Soykırımın tüm dünya tarafından, özellikle Hocalı Soykırımı’nın bütün dünyaca tanınmasını sağlamalıyız ve bunun için çalışmalıyız. Bu yollardan biri de her yıl bu tür etkinliklerde bir araya gelmektir. Evet, Azerbaycan 1992’deki Azerbaycan değil; ben gittim gördüm. Kafkasların parlayan yıldızı olan bu ülke çok güzel, önü çok açık ve mükemmel bir geleceğe sahip" dedi. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, acıların ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirerek, "Ve inanın bana, bugün bölgemizde süren barış sürecinin temelini, Azerbaycan’ın Karabağ zaferi oluşturuyor. Tüm bu başarılar, şehitlerimiz ve gazilerimizin canı pahasına elde edilmiştir. Bugün biz Azerbaycan ile Türkiye’yi zaten birbirinden ayırmıyoruz. Azerbaycan halkı, Hocalı faciasını asla unutmayacaktır. Hocalı Soykırımı sırasında katledilen soydaşlarımızın kıymetli hatırasını ve yaşanan trajediyi, üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen bir kez daha derin bir hüzünle anıyoruz" diye konuştu. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, İl Jandarma Alay Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Uğur Şimşek ve Prof. Dr. Haktan Sevinç, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, il protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:43 Tour of Antalya, 12 Mart’ta başlayacak Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI 2026 Yol Bisikleti Takvimi’nde UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya, bu yıl tarihinde ilk kez 29 takım ve 174 sporcu ile start alacak. Tour of Antalya 2026, 12-15 Mart tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. 2026 yılında tüm etap startları 4 gün boyunca The Land of Legends’tan verilecek. Tour of Antalya 2026 Rotası: 1. Gün: 12 Mart- The Land of Legends -Erdal İnönü Parkı (145 km) 2. Gün: 13 Mart- The Land of Legends- The Land of Legends (138 km) 3. Gün: 14 Mart- The Land of Legends- Saklıkent Kayak Merkezi (Kraliçe Etap) (87,7 km) 4. Gün: 15 Mart- The Land of Legends- Atatürk Parkı (142,4 km) Kraliçe etap olarak öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki tırmanış, genel klasmanın şekillenmesinde yarışın en kritik bölümlerinden biri olacak. Parkur, zorlu yapısıyla sportif rekabeti üst seviyeye taşırken; Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı Sahili gibi Antalya’nın kültürel ve turistik değerlerini de uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Tour of Antalya 2026, ulusal ve uluslararası yayınlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak. Yarışın 4. etabı TRT Spor’dan canlı yayınlanacak, ayrıca organizasyon için hazırlanan 52 dakikalık özel program Eurosport’ta iki kez ekranlara gelecek. Tüm etapların start ve finiş noktalarındaki heyecan, SportsTV canlı yayınlarıyla izleyicilere aktarılacak. Metin Cengiz: "Tour of Antalya, Antalya ve Türkiye için Büyük Değer Taşıyor" Antalya’nın tarihi miraslarından biri olan Hadrian (Hadrianus) Kapısı’nda düzenlenen Tour of Antalya basın toplantısında konuşan Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Tour of Antalya’nın Antalya ve Türkiye için sportif ve turizm değerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek olan Tour of Antalya, kısa süre içerisinde şehrimizin ve ülkemizin en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır. Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda ’Bir bisiklet yarışının ötesinde’ anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir." Tour of Antalya 2026’da 7 Türk Takımı Uluslararası Arenada UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya 2026’ya 14 farklı ülkeden 29 takım ve 174 sporcu katılım sağlayacak. Rekor katılımın yaşandığı organizasyonda 7 Türk takımı da start alacak. Spor Toto Cycling Team, Konya Büyükşehir Belediye Spor, MBB Continental Cycling Team, İstanbul Team, Konya Gelişim Spor Kulübü, Gebiz Spor Kulübü ve Antalya Spor Kulübü, Tour of Antalya 2026’da Türkiye’yi temsil edecek. Tour of Antalya 2026 takımları şöyle: 1.Almaty Continental Team (Kazakistan) 2. Antalya Spor Kulübü (Türkiye) 3. APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD) 4. ASC Monsters Indonesia (Endonezya) 5. Azerbaijan National Team (Azerbaycan) 6. Bike Aid (Almanya) 7. China Anta - Mentech Cycling Team (Çin) 8. China Chermin Cycling Team (Çin) 9. CLN - Kosovo (Kosova) 10. Gebiz Spor Kulübü (Türkiye) 11. Hucare Factory Team (Almanya) 12. İstanbul Team (Türkiye) 13. Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye) 14. Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye) 15. Les Rouleurs (Kanada) 16. Li Ning Star (Çin) 17. MBB Continental Cycling Team (Türkiye) 18. Mazowsze Serce Polski (Polonya) 19. National Team of Kazakhstan (Kazakistan) 20. Project Echelon Racing (ABD) 21. Rembe | rad-net (Almanya) 22. Shimano Racing Team (Japonya) 23. Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika) 24. Spor Toto Cycling Team (Türkiye) 25. Team Amani (Ruanda) 26. Team Huansheng (Çin) 27. Team Vino (Kazakistan) 28. Uzbekistan National Team (Özbekistan) 29. Wibatech Lubelskie Pera Polski (Polonya)
Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:58 Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı Şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıkların tedavisinde, İzmirli kalp damar cerrahı uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni yöntem, istenmeyen komplikasyonları önemli ölçüden azalttı. Bu başarı, uluslararası tıp camisında büyük ilgi gördü. Halk arasında "şah damarı" olarak bilinen karotis (carotis) arter tıkanıklıkları; felç ve ölüm riski taşıyan, hayati derecede tehlikeli damar hastalıkları arasında yer alıyor. Sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıklar, beyin dolaşımını doğrudan etkilediği için sonuçları kalp krizinden bile ağır olabiliyor. Dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan klasik şah damarı ameliyatlarında belirli bir başarı oranının üzerine çıkılamaması ve komplikasyonların önemli bölümünün iç şah damarına yapılan cerrahi kesiden kaynaklanması, yeni teknik arayışlarını beraberinde getirdi. Bunun sonucunda, yaklaşık 25 yıl önce Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni bir cerrahi teknik geliştirildi. Günümüz teknolojisiyle daha da ileri taşınan bu yöntem, bugüne kadar 3 bin 300’ün üzerinde hastaya uygulanarak dünyada sayılı hastanelerin ulaştığı önemli bir deneyim seviyesine erişti. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Hastanemizde ekip arkadaşlarımızla birlikte yeni meslektaşlarımızı da ekip içinde tutarak, kalp damar cerrahisinde ve hastalıklarında daima ileri teknikler geliştirme içindeyiz. Hastanemizin kuruluşundan bu yana daima "Araştırma Hastanesi" anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Komplikasyon oranlarında düşüş Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Uygulanan yeni teknikle, ameliyat sırasında istenmeyen olayların görülme oranının üç ila dört kat azaldığı gözlemlendi. Ayrıca beyin dolaşımının durdurulma süresinde ciddi oranda kısalma sağlanarak hasta güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Hastanemizde uygulanan yeni teknikler ve çalışmalar yurt içinde birçok ulusal kongrede sunuldu; zamanla uluslararası bilimsel platformlarda da dikkat çekmeye başladı. Şimdi ise uluslararası kongrelere sıkça davetler alıyoruz" şeklinde konuştu. Charing Cross’ta sertifikalandırıldı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yöntem, dünyanın seçkin ve prestijli vasküler cerrahi toplantılarından biri olarak kabul edilen Charing Cross International Symposium tarafından düzenlenen Nisan 2024 tarihindeki toplantıda kabul edilerek sertifikalandırıldı. Charing Cross International Symposium, vasküler alanda alınan kararların referans niteliği taşıdığı, uzun soluklu ve yenilikçi çalışmaların değerlendirildiği en üst düzey damarsal hastalıklar bilimsel toplantıların en önemlisi olarak biliniyor. LINC 2026’da yoğun ilgi Dr. Yakut konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa’nın önemli iki vasküler toplantılarından biri olan Leipzig Interventional Course (LINC) 2026 Ocak ayında Almanya’da düzenlendi. Devam eden çalışma, "Original Research / Innovations" kategorisinde kabul edilerek kongrenin ilk gününde sunuldu ve uluslararası camiada büyük ilgi gördü" dedi. Doç .Dr. Yakut, ayrıca LINC grubu tarafından yayımlanan "LINC Today 2026" gazetesinde çalışmaya tam sayfa yer ayrılmasının, hem hastane hem de ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. "Ülkemizi üst düzeyde temsil ettik" Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, uluslararası vasküler camiada Türkiye’yi üst düzeyde temsil etmeye çalıştıklarını belirterek, hem yurt içinde hem de yurt dışında hastalar için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu başarı, Türk tıbbının uluslararası arenadaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ordu’da, ‘Sanatın Diliyle Değerlerimiz’ sergisi açıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:55 Ordu’da, ‘Sanatın Diliyle Değerlerimiz’ sergisi açıldı Ordu’da, Peygamber Efendimiz’in (Sallallahü aleyhi ve sellem) doğumunun 1500’üncü yılı dolayısıyla ‘Sanatın Diliyle Değerlerimiz’ temalı sergi açıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen serginin açılışı Vali Muammer Erol, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Celal Tezcan, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uçak, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş tarafından gerçekleştirildi. Sergide, Altınordu Halk Eğitimi Merkezi 127 ürün, Ordu Olgunlaşma Enstitüsü 99 parçadan oluşan 1 adet Esmaül Hüsna çalışması, Fatsa Halk Eğitimi Merkezi 6, Ünye Mürüvvet Vidinli Halk Eğitimi ise 35 parçadan oluşan ürünlerle yer aldı. Ordu Valisi Muammer Erol, sergiyi gezerek hat, tezhip, ebru başta olmak üzere yapılan atölye çalışmaları inceledi, detaylı bilgi aldı. Vali Erol, emeği geçen tüm kursiyerlere, usta öğreticilere halk eğitim merkezi yöneticilerine teşekkür etti. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, sergide hat, tezhip ve ebru başta olmak üzere çeşitli el sanatları eserlerinin yer aldığını söyledi. Eserlerin kursiyerlerin emeğini ve kültürel mirasa duyulan saygının örneklerini oluşturduğunu aktaran Vargeloğlu, bu sergiyle hedeflerinin yalnızca eserleri sanatseverlerle buluşturmak olmadığına dikkat çekerek, "Asıl hedefimiz geleneksel el sanatlarımızı yaşatmak, bu sanatlar aracılığıyla değerler eğitimine katkı sağlamak ve toplumsal farkındalık oluşturmaktır. Çünkü inanıyoruz ki değerler ancak yaşatıldığında, aktarıldığında ve günlük hayata dâhil edildiğinde anlam kazanır" dedi. Sergi, 28 Şubat’a kadar gezilebilecek.
Diyarbakır’da gıda denetimi: 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:55 Diyarbakır’da gıda denetimi: 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu Diyarbakır’da denetimlerde halk sağlığını tehdit ettiği belirlenen yaklaşık 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el kondu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Gıda Denetim ekipleri, Ramazan ayı boyunca kent genelinde denetimlerini artırdı. Artan gıda tüketimi ve özellikle süt ile süt ürünlerine yönelik yoğun talep nedeniyle gerçekleştirilen kontrollerde, halk sağlığını riske attığı tespit edilen yaklaşık 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu. El konulan ürünler için imha süreci başlatılırken, ilgili işletme hakkında da cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında üretim, depolama ve satış noktalarında hijyen şartları, ürünlerin son tüketim tarihleri, muhafaza şartları ve etiket bilgileri detaylı şekilde incelendi. Yapılan kontrollerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen, son tüketim tarihi geçmiş, uygun şartlarda saklanmadığı tespit edilen ve taklit-tağşiş şüphesi bulunan ürünler tutanak altına alındı. Söz konusu ürünler için imha süreci başlatıldı. Özellikle Ramazan ayında artan tüketim yoğunluğu göz önünde bulundurularak denetimleri hassasiyetle sürdürecek olan ekipler, halk sağlığını riske atabilecek hiçbir duruma müsamaha göstermeyecek. Ekipler, gıda güvenliğine yönelik denetim ve kontrollerin yıl boyunca aralıksız ve kararlılıkla devam edecek.
Oturduğu yerde aracın altında kalmaktan saniyelerle böyle kurtuldu
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:49 Oturduğu yerde aracın altında kalmaktan saniyelerle böyle kurtuldu Antalya’da görenlerin yüreğini ağza getiren olayda işyerinin önünde bekleyen bir kişi kaza sonrası zincir markete dalan aracın altında kalmaktan saliselerle kurtuldu. Market çalışanının ölümle burun buruna geldiği o anlar işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Önceki gün sabah 08.30 sıralarında Kepez ilçesi Ayanoğlu Mahallesi Tansu Çiller Caddesi üzerinde meydana gelen olayda 07 AC 0490 plakalı hafif ticari araç kontrolsüz kavşakta plakası öğrenilemeyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç savrularak yol kenarında bulunan bir zincir markete daldı. Bu sırada kapının önünde oturmakta olan market çalışanı Abdülsamet Büyükköse büyük bir gürültüyle üzerine doğru kontrolsüz şekilde gelmekte olan aracı fark etti. Aracın altında kalmaktan saniye ile kurtuldu Yolun karşısına geçmekte olan mesai arkadaşının çığlığı ile ani bir refleksle oturduğu yerden kalkarak hamle yapan Büyükköse saliselerle aracın altında kalmaktan son anda kurtuldu. O anlar işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, görüntülerle kaza yapan aracın oturmakta olan market çalışanının üzerine doğru geldiği ve Büyükköse’nin refleksi sayesinde aracın kendisine çarpmaktan kurtulduğu anlar yer aldı. Olayın koşunu kısa sürede üzerinden atan Büyükköse, kaza yapan araçlarda bulunan yaralı sürücülere yardım etti. Ölümle burun buruna geldi Kazayı küçük sıyrıklarla yara almadan atlatan market çalışanı Büyükköse ölümle burun buruna geldiği o anları anlattı. Fren sesi ile aracın üzerine doğru geldiğini fark ettiğini söyleyen Büyükköse, "Sabah saatlerinde burada oturuyordum. Açılış saati için bekliyordum. Bir anda fren seslerini duydum. Fren sesi ile beraber araba üzerime doğru kaymaya başladı. Zaten araç kaydığı anda kendimi buraya attım. Bir saniye farkla çok şükür Allah’a Çok şükür verilmiş sadakam varmış, kendimi kurtardım. Kolumda ve sırtımda tekerin çarpması nedeniyle kısa süreli ağrı oldu. Sonra direksiyondaki yaralıya baktım. Birinin bilinci açıktı ama yüzü kan içerisindeydi. Diğer sürücüyü de hava yastığı kurtardı. Sonrasında ambulans, polis falan geldi" dedi. "Verilmiş sadakam varmış" Güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğinde hayretler içinde kaldığını ve saniye ile kurtulduğunu söyleyen Büyükköse, "Kamera kaydını arkadaşlarla tekrar izlediğimde gerçekten bir saniye farkla kurtarmışım. Telefona biraz daha dalmış olsaydım Allah korusun şu anda bende hastanede olabilirdim. Saniyenin de altında salise farkı ile kaçtım fren sesini duymamla birlikte. Ayağa kaltığımda araba üzerime doğru kayarak geliyordu zaten. Saniye farkı ile çok şükür Allah kurtardı, verilmiş sadakam varmış, Allah beterinden korusun. Yetkililerden buraya önlem alınmasını istiyorum. Burası işlek bir cadde, kontrolsüz bir kavşak. Burada sürekli kazalar oluyor. Az önce yine küçük bir kaza oldu. Burası biraz kör nokta oluyor. Gelen araba hızlı geliyor ve görmüyor. Buraya trafik lambası veya bir kasis yapılması gerekiyor. Can kaybı olmaması için şart, günde en az 3-4 defa kaza oluyor. Motorlar defalarca kaydı burada, bunun için bir önlem alınmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. (RB-
MUSKİ, Milas Güneş Mahallesi’nde içme suyu hatlarını yeniliyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:52 MUSKİ, Milas Güneş Mahallesi’nde içme suyu hatlarını yeniliyor Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla genelinde yaşayan vatandaşlara kesintisiz su iletiminin sağlanması için altyapının güçlendirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Milas’ta devam ediyor. Milas ilçesine bağlı Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, ekonomik ömrünü tamamladığı için sık sık arızalara neden olan 1.500 metre uzunluğundaki içme suyu hattının tamamı yenileniyor. Arızaların önüne geçilmesi hedefleniyor Milas ilçesinin Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan 1.500 metrelik içme suyu hattı, artan arıza riskleri ve su kayıplarına neden oluyordu. Bu kapsamda planlı ve koordineli şekilde yürütülen çalışmalarla mevcut hatlar yenileniyor. Yenileme sürecinde kullanım ömrünü dolduran hatlar devre dışı bırakılarak, daha dayanıklı, uzun ömürlü ve modern içme suyu hatları sisteme dahil ediliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte içme suyu iletimi daha verimli, güvenli hale gelecek. Ayrıca bölgede yaşanan kesinti ve arızaların önüne geçilmesi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedefleniyor. Modern altyapı sistemleri sayesinde bakım ve onarım ihtiyacı en aza indirilirken, yürütülen altyapı modernizasyonu çalışmalarıyla su kaynaklarının korunması, kayıpların azaltılması ve suyun gelecek nesillere güvenle aktarılması hedefleniyor. İl genelinde sürdürülen planlı hat yenileme projeleriyle Muğla’nın içme suyu altyapısı her geçen gün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuluyor. Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Biz Taleplerimizi MUSKİ’ye İlettik Hemen Çalışmalara Başladılar." Bölgedeki hattın yenilenmesi için taleplerinin hızlı bir şekilde karşılanmasından duyduğu memnuniyeti belirten Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Ben 1977 yılında Antalya’da doğdum. Üç aylıkken babamı kaybettikten sonra Güneş Mahallesi’ne yerleştik ve yaklaşık 49 yıldır bu mahallede yaşıyorum. Bu mahallenin geçmişini ve bugününü çok iyi bilirim. Son dönem seçimlerinde de mahallemizin muhtarı oldum. Mahallemizde altyapı sorunları yaşanıyordu. Yaklaşık 49 yıllık bir içme suyu hattımız bulunuyor ve zamanla yıprandı. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişi sırasında sık sık patlamalar meydana geliyordu, arızalar ve kesintiler meydana geliyordu. Bu nedenle hattın yenilenmesi artık zorunlu hale gelmişti. Mahalle sakinlerimiz de bu sorunları bizlere iletti ve biz de taleplerimizi MUSKİ’ye ilettik, hemen çalışmalara başladılar, sağ olsunlar. Burada hattın yenilenmesi ve bizim problemlerimizi çözme noktasında bizlere destek veren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun’da örnek proje: "30 gün, 30 cami, 25 peygamber"
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:51 Samsun’da örnek proje: "30 gün, 30 cami, 25 peygamber" Samsun’un Atakum ilçesinde 2’inci kez hayata geçen "30 gün 30 cami 25 peygamber" projesi yoğun katılım alarak Türkiye’ye örnek bir model sunuyor. "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" projesi kapsamında yürütülen çalışma, sadece ilçe sınırlarında kalmayıp çevre merkez ilçelerden de yoğun katılım alarak Türkiye’ye örnek bir model sunuyor. Eğitim ve maneviyat camilerde buluştu Atakum İlçe Müftülüğü koordinesinde düzenlenen program, Taflan Ortaokulu Öğretmeni Merve Yavuz Başar tarafından hazırlandı. Ramazan ayı boyunca her gün farklı bir camide gerçekleştirilen etkinliklerde, ilk, orta ve lise öğrencileri Kur’an-ı Kerim’de adı geçen 25 peygamberin hayatını gönüllü öğretmenlerden dinliyor. Gençlerin sosyal ve ruhsal gelişimlerini destekleyen interaktif metotlarla işlenen dersler, cami atmosferini genç kuşaklar için birer cazibe merkezine dönüştürüyor. Müftü Köksal: "Birlikte çalışma iklimi oluşturduk" Projenin temel amacının çocuklara camiyi sevdirmek ve peygamberlerin hayatındaki erdemleri aşılamak olduğunu vurgulayan Atakum İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, öğretmen ve din görevlisi iş birliğinin altını çizerek, "İkinci yılında çok daha profesyonel bir yapıya kavuşan bu programla, yavrularımıza Ramazan kültürünü ve manevi iklimi yerinde yaşatıyoruz. Onların hayatlarında olumlu davranışları yeşertecek güzellikleri bu ay vesilesiyle kazandırıyoruz. Ayrıca din görevlilerimiz ile öğretmenlerimizin omuz omuza çalışması, kurumlar arası örnek bir çalışma iklimi oluşturmuştur" dedi. "İlçe dışından veliler de takip ediyor" Projenin başından itibaren tüm camilerdeki işleyişi takip eden ve uygulamanın koordinasyonunu yürüten Atakum İlçe Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Fatih Kayış ise çalışmanın ulaştığı noktayı şu sözlerle değerlendirdi: "Süreç boyunca camilerimizdeki her adımı bizzat koordine eden biri olarak gözlemim; programımıza sadece Atakum içerisinden değil, Samsun’un diğer merkez ilçeleri dahil olmak üzere dışarıdan da çok sayıda velimiz çocuklarıyla birlikte iştirak ediyor. Sahadan aldığımız olumlu tepkiler, projenin toplumsal kabulünün ne kadar yüksek olduğunu kanıtlıyor. Bu teveccüh bizleri projenin geleceği adına son derece memnun etmektedir." 30 gün boyunca kesintisiz eğitim Ramazan’ın son gününe kadar devam edecek programda, her gün farklı bir tarihi veya merkezi camide bir peygamberin sabrı, adaleti ve dürüstlüğü çocuklara hikayeleştirilerek anlatılıyor. Katılımcı sayısının geçen yıla oranla ciddi artış gösterdiği belirtilen programın, ilerleyen yıllarda daha geniş kapsamlı bir modele dönüştürülmesi hedefleniyor.
Açığa alınan doktorların hemşirelerinden haber yapan gazeteciye tehdit
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:48 Açığa alınan doktorların hemşirelerinden haber yapan gazeteciye tehdit Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan 26 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde olayların ardı arkası gelmiyor. ASM’de görev yapan 2 hekimin açığa alınmasının ardından olayı haber yapmak için bölgeye giden gazeteci bu defa açığa alınan doktorların hemşirelerinin hışmına uğradı. G.K ve C.Ö. isimli hemşireler, olayı haber yapmak isteyen ve basın kartını ibraz eden gazeteciyi gözaltına aldırmak için 112’ye şüpheli şahıs ihbarı yaptı. Bölgeye gelen polis ekipleri herhangi bir suç unsuru olmayınca normale döndü. Hemşireler gazeteciye daha sonra karşılaşıp hesap sormakla tehdit etti. Aydın Efeler İlçesi Mimarsinan Mahallesi’nde kurulan 26 Nolu ASM’ye kendilerinden sonra atanan kadın doktorun odasının elektriklerini kesip, tuvaletleri ve diğer ortak alanları kullandırmadıkları ve devlet memurunun görevine engel oldukları gerekçesi ile başlatılan soruşturma kapsamında doktorlar Eralp Atay ve Mesut Amanak açığa alındı. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından halkın mağdur olmaması için açığa alınan hekimlerin yerine hekim görevlendirmesi yapıldı. Bu arada açığa alınan hekimler Mesut Amanak ve Eralp Atay, avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamada şu anda ASM binası olarak kullanılan merkezin eski fotoğrafını paylaşıp ASM’nin özel mülk olduğunu ve kendilerinin dizayn ettiğini ileri sürerek yeni bir hekimin burada görev yapmasının kira sözleşmesine aykırı olduğunu iddia ettiler. ASM binasının eski fotoğrafını da paylaşan hekimler, her ne kadar devlet kurumu olsa da buranın özel mülk olduğunu da belirttiler. Eralp Atay ve Mesut Amanak’ın avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamanın ardından 26 Nolu ASM binasının durumunu görüntülemek ve haber çalışması yapmak için bölgeye giden gazeteciyi fotoğraf çekerken gören G.K. ve C.Ö. isimli hemşireler bölgeye polis ekibi çağırıp gazetecinin fotoğraf çekerek suç işlediğini ileri sürüp gözaltına alınmasını istediler. Olay yerine gelen polis ekipleri herhangi bir suç unsuru görmeyince hemşirelere resmi şikayetleri olup olmadığını sordu. Hemşireler resmi şikayetleri olmadığını belirtince polis ekipleri normale döndü. Gazetecinin bölgeden fotoğraf çalışması yapmaya devam etmesi üzerine hemşireler gazeteciyi tehdit etmeyi de ihmal etmedi.