Yerel Haberler
YEREL HABERLER
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:23 "Türkiye’de Çimsa’yı All-Star yapacağız" Çimsa olarak Türkiye’ye son 5 yılda 250 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarının altını çizen Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, "Küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Biz Çimsa ile 5 yıl öncesine kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Bunol ve Mannok ile Euroleague’e geçtik. ABD’deki beyaz ve gri çimento yatırımlarımızla birlikte NBA oyuncusu haline geldik" dedi. Son yıllarda stratejik yatırımlarla ihracatçı bir çimento şirketinden küresel bir yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşen Çimsa, kararlı büyümesine devam ediyor. Bugün dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan şirketin büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor. Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye’deki tesislerinden dünyada 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, bir yandan da İspanya, İrlanda ve ABD’deki tesisleriyle dünyanın en rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor. "Ciro 6 yılda dolar bazında 4 katına çıktı" Konuyla ilgili düzenlenen basın buluşmasında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şirketin son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini hatırlatırken, "Bu dönüşümü üç ayak üzerine inşa ettik. ‘Yerelden Küresele’, ‘Griden Yeşile’ ve ‘Çimentodan Malzeme Teknolojilerine’ olarak çerçevelediğimiz bu dönüşüm süreci kapsamında, şirketi bugün küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdik. Türkiye’deki fabrika ağımızda optimizasyona giderken, stratejimizle uyumlu alanlara odaklandık. 2019 yılı sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarımızı 2025 yılı sonunda 1,1 milyar dolara taşıdık. Diğer bir ifadeyle ciromuzu 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardık. Aynı dönemde FAVÖK’ümüz 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükseldi. Tüm bunları yaparken; Türkiye’de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, şirketimizin sağlıklı bilançosunu da iyileştirmeye devam ettik. Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 yılı sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2x ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da şirket hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu" dedi. "Önceliğimiz Türkiye, bu hiçbir zaman değişmeyecek" Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye’nin Sabancı ve şirket için her zaman en büyük öncelik olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, "Bu hiçbir zaman değişmeyecek. Evet, küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Türkiye büyüme yolculuğumuzun merkezinde olmaya devam edecek. Biz Çimsa ile 2021’e kadar kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye’den dünya pazarlarına ihraç ederek değer üretiyorduk. Ardından Euroleague’e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa’da gerçekten çok büyük güç kattı. ABD’deki tesislerimizle birlikte artık NBA oyuncusuyuz. Ülkemizi bu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncuyuz. Ama bunu da yeterli görmüyoruz. Buradaki gücümüzü, etkinliğimizi daha da artırmak istiyoruz. Madem ABD’ye geldik; All-Star olmadan bir anlamı yok. Şimdi hedefimiz bu; All-Star olup, yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak" dedi. "Üçlü büyüme formülünü pusula kabul ediyoruz" Sabancı’nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Zenar, "Sabancı’nın stratejik istikameti ‘sürdürülebilirlik’, ‘dijital’ ve ‘ölçeklenebilir büyüme’ odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani şirketimizin rotasında, bu ‘üçlü formül’ bir pusula görevi görüyor. Bugün ‘griden yeşile’ olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle birlikte, sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle, klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66’ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye’deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa’nın farkını daha iyi görebilirsiniz. Bugün Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanımı hâlâ yüzde 10, alternatif yakıt kullanımı ise yüzde 13 seviyesinde. Bu veriler, şirketimizin sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını; aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi. Diğer yandan, şirketimizin ‘küresel şirket’ konumunu ülkemiz için de çok büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye’nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca, artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz. Özellikle Avrupa ve ABD’de yaptığımız yatırımlarla da ölçeklenebilir büyümenin izindeyiz" şeklinde konuştu. "Mersin’deki 31,8 milyon dolarlık CAC yatırımı ilk yarıda tamamlanacak" Türkiye’de gerçekleştirdikleri yatırımlarda, CAC’ın ayrı bir yeri olduğunu sözlerine ekleyen Zenar, "CAC, dünyada çimentodan yapı malzemelerine geçişte köprü görevi gören çok önemli bir malzeme. Biz bugün CAC’da dünyanın en büyük üçüncü üreticisiyiz. Aynı zamanda Türkiye’de CAC üretme kabiliyetine sahip tek şirketiz. 2024 yılında yaptığımız kapasite artırımıyla, Mersin’deki üretim kapasitemizi yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükseltmiştik. Buradaki kapasitemizi yüzde 50 daha artırarak 200 bin tona yaklaştıracağız. Şu anda Mersin’de devam eden, toplam 31,8 milyon dolarlık ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız" şeklinde konuştu. "Yeni yatırım için odağımız Türkiye, Avrupa ve ABD’de" 2030 yol haritası kapsamında şirketin cirosunun 2,5 milyar dolara ulaştırmak istediklerinin de altını çizen Umut Zenar, büyüme stratejileriyle uyumlu gördükleri satın almalar konusunda ‘iştahlı’ olacaklarını ifade etti. 2024 yılında tamamlanan Mannok alımıyla, Sabancı Topluluğu tarihinin en büyük yurt dışı satın alımını yaptıklarını hatırlatan Zenar, "Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler" dedi. "İspanya’da ‘kontratı bağladık’, şirketler kepenk indirirken rekabet avantajı yakaladık" İran coğrafyasında devam eden savaşın tüm dünyada maliyetleri ciddi şekilde artırdığını ifade eden Zenar, "Bölgede yaşananlar, tedarik zinciri kısmında tabii bütün dengeleri değiştiriyor. Navlun fiyatlarında yıl başından bu yana ciddi artışlar var. Teslim süreleri de önemli ölçüde artıyor. Şirket olarak buradaki en büyük avantajımız, uzun vadeli bağlayıcı kontratlarla çalışmamız. Biz geçen sene tedarik tarafında dünyanın en büyük şirketlerinden biri ile uzun vadeli bir anlaşma yaptık. Yani bizim bu seneki navlun fiyatlarımız geçtiğimiz seneki anlaşmayla aslında belirlendi. Bu bize çok ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor. Bugün çok kamuoyuna yansımasa da yine dünya ölçeğinde elektrik fiyatları da önemli miktarda artabilir. Biz bu alanlarda da bağlayıcı kontratlarla çalışıyoruz. Biz bu kontratların ne kadar önemli olduğunu 2023 yılında İspanya’da gördük. O dönemde biz uzun dönemli bir bağlayıcı kontrat yapmıştık, elektrik alımı için. Sonrasında 2023 yılında İspanya’da elektriğe inanılmaz zamlar geldi. Birçok çimento şirketi İspanya’da kepenk indirirken, biz yolumuza devam ettik. Burada önemli olan öngörü yeteneği. Türk şirketlerinin bu alandaki kasları gerçekten çok kuvvetli. Belirsizliğin bu kadar normalleştiği bir ortamda, bu yetkinliğimiz, adaptasyon yeteneklerimiz bize büyük avantaj sağlıyor" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:23 Hastalık haritası değişti: RSV düşüşte, grip tırmanışta Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son dönemde üst solunum yolu enfeksiyonları ile ilgili bilgi verdi. RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) vakalarında gerileme yaşanırken, nezle ve özellikle grip vakalarında belirgin bir artış gözlemlendiğini belirten Evirgen, mevsim kaymasının hastalıkların seyrini doğrudan etkilediğini vurguladı. Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Kış aylarında sık gördüğümüz RSV enfeksiyonları artık etkisini kaybetmeye başladı. Ancak bu durum, riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, grip ve diğer viral enfeksiyonlar daha baskın hale gelmiş durumda" dedi. Mevsim kayması hastalık dağılımını değiştiriyor İklimsel değişiklikler ve mevsim geçişlerindeki düzensizliklerin enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığını etkilediğini belirten Evirgen, "Mevsimlerin kaymasıyla birlikte virüslerin dolaşım süresi uzuyor ve hangi hastalığın ne zaman görüleceği öngörülemez hale geliyor. Bu da hem tanı hem de tedavi süreçlerini zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. Yanlış tedavi uyarısı Hastaların benzer belirtiler nedeniyle kendi kendine tedaviye yönelmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Evirgen, "Grip, nezle ve RSV enfeksiyonları benzer semptomlarla seyredebilir. Ancak her hastalığın tedavi yaklaşımı farklıdır. Özellikle antibiyotiklerin gereksiz kullanımı hem hastaya fayda sağlamaz hem de antibiyotik direncine yol açar. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" ifadelerine yer verdi. Risk grupları daha dikkatli olmalı Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin enfeksiyonlara karşı daha hassas olduğunu belirten Evirgen, bu grupların kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durması ve hijyen kurallarına özen göstermesi gerektiğini ifade etti. Korunma yöntemleri önemini koruyor Doç. Dr. Ömer Evirgen, mevsimsel hastalıklardaki değişime karşı toplumun bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, erken teşhis ve doğru tedavinin sağlık açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Ellerin sık sık yıkanması. Kapalı ve kalabalık alanların düzenli havalandırılması. Maske kullanımının ihmal edilmemesi. Bağışıklık sistemini güçlendirecek dengeli beslenme ve uyku düzeni" diye konuştu.
Boccia şampiyonlarına kutlama
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:29 Boccia şampiyonlarına kutlama Türkiye Boccia Şampiyonası’nda şampiyon olan Samsun Atakum Belediyespor Boccia Takımı için kutlama programı gerçekleştirildi. Türkiye Boccia Şampiyonası 23-29 Mart 2026 tarihleri arasında Balıkesir’de gerçekleştirildi. Takımların mücadelelerine sahne olan şampiyonada, Atakum Belediyespor Boccia Takımı gösterdiği performansla büyük beğeni topladı. Önce yarı finale ardından finale çıkan takım, Gaziemir Belediyesi Boccia Takımını 7-3 farkla yenerek şampiyon oldu. Şampiyonluk kupası Atakum’da Atakum’a şampiyonluk kupası kazandıran sporcular için Yaşam Park Kültür Sanat ve Eğitim Merkezinde Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, Atakum Belediyespor Kulüp Başkanı Erol Giritli, CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, CHP Atakum Kadın Kolları Başkanı Fatma Dönmez ve çok sayıda vatandaşın katıldığı özel bir kutlama programı gerçekleştirildi. Alkışlarla ve tezahüratlarla karşılaşan takım oyuncuları, programda duygu dolu anlar yaşadı. Sporcuları tebrik eden Başkan Türkel Yaşam Park’ın özel öğrencileri ve aileleriyle bir araya gelerek mutluluklarını paylaştı. "Engelsiz kent Atakum projesini hayata geçireceğiz" Başkan Türkel programda yaptığı konuşmada "Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, çok teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü sporcularımıza gönderiyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz, harikasınız. Çok mutlu olduk. Bu gururu Atakum’a, Samsun’a yaşattınız. Bundan sonra birlikte çok daha güzel şeyler yapacağız. Engelsiz kent Atakum için yeni projeler hayata geçireceğiz" dedi. Şampiyona teşekkür Atakum Belediyesi Yaşam Park Engelliler Koordinatörü Mehmet Yaşar "Yaşam Park ekibi olarak hocalarımız, gönüllülerimiz, sporcularımız hep beraber sabah akşam merkezimizde çalışmalarımızı yaptık. Balıkesir’e de gittik, bazı arkadaşlarımız derecelerle geldiler. Önümüzdeki yıllarda, bu derece çok daha fazla olacaktır. Ekip olarak bunun garantisini veriyoruz. Hepinize çok teşekkür ediyorum" diye konuşurken, Atakum Belediyespor Kulübü Başkanı Erol Giritli de "Verdikleri mücadele ve elde ettikleri başarıyla göğsümüzü kabartan sporcularımızı yürekten kutluyoruz. Yeni başarılarla kentimizi, en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş’ta 10 milyonluk köprü yatırımı
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:29 Kahramanmaraş’ta 10 milyonluk köprü yatırımı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Türkoğlu Şekeroba Mahallesi’nde ulaşımda sorun teşkil eden eski köprü yerine 10 Milyonluk yatırımla 23 metre genişliğinde ve 34 metre uzunluğunda son derece modern ve kullanışlı bir köprü kazandırdı. Yeni köprüyle Şekeroba’nın ulaşım standardı üst seviyeye çıkarıldı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde sürdürdüğü ulaşım yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek Türkoğlu’nun Şekeroba Mahallesi’nde uzun süredir ihtiyaç duyulan köprü projesini tamamladı. Modern mühendislik standartlarına uygun şekilde inşa edilen yeni köprü hem araç hem de yaya trafiğinde güvenliği üst seviyeye taşırken, bölge ulaşımına da önemli bir rahatlama sağladı. Büyükşehir Belediyesinin ulaşım altyapısını güçlendirme vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında, yıllardır mahalle sakinleri için risk oluşturan eski köprü tamamen yenilendi. Dar yapısı ve yol aksına uygun olmaması nedeniyle sık sık kazalara neden olan eski köprünün yerine, daha geniş, daha dayanıklı ve daha güvenli bir yapı inşa edildi. Yaklaşık 10 Milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen yeni köprü; 7 metre yüksekliğinde, 23 metre genişliğinde ve 34 metre uzunluğunda projelendirildi. Geniş taşıyıcı sistemi sayesinde farklı tonajdaki araçların güvenli geçişine imkân tanıyan köprü, aynı zamanda yayalar için özel olarak tasarlanan korunaklı geçiş alanlarıyla da dikkat çekiyor. Bu yönüyle proje, sadece araç trafiğini değil, yaya güvenliğini de önceleyen bütüncül bir ulaşım yatırımı olarak öne çıkıyor. Yeni köprüyle birlikte Şekeroba Mahallesi’nde trafik akışı daha düzenli ve akıcı hale gelirken, özellikle karşılıklı araç geçişlerinde yaşanan zorluklar tamamen ortadan kaldırıldı. Önceden iki aracın dahi güçlükle yan yana geçebildiği güzergâh, artık aynı anda çok sayıda aracın güvenli şekilde kullanabildiği modern bir ulaşım hattına dönüştü. Şekeroba Mahalle Muhtarı Nadir Bekereci, eski köprünün ciddi sorunlar barındırdığını belirterek, "Önceki köprümüz yolun aksına tersti ve oldukça dardı. İki araç zor sığıyordu, bu nedenle sık sık kazalar yaşanıyordu. Durumu Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fırat Görgel’e ilettik. Sağ olsun, belediyemiz mahallemize son derece geniş ve kullanışlı bir köprü kazandırdı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinden Mehmet Yıldırım, eski köprünün hem yetersiz hem de tehlikeli olduğunu vurgulayarak, "Daha önceki köprü çok eskiydi ve güvenlik açısından ciddi risk taşıyordu. İki araç yan yana geçemiyordu. Ben de orada kaza yaşadım. Yeni köprüyle birlikte artık çok daha güvenli ve rahat bir ulaşım sağlanıyor" dedi. Bir diğer mahalle sakini Mustafa Apik de yeni köprünün mahalle ulaşımına büyük katkı sağladığını ifade ederek, "Eski köprü çok dardı, araçlar karşılaştığında büyük sıkıntı yaşanıyordu. Şimdi ise aynı anda birden fazla araç rahatlıkla geçebiliyor. Gerçekten çok geniş ve sağlam bir köprü oldu. Mahallemize hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
Malatya’da ’Farklılıklarla Güçleniyoruz’ projesi sona erdi
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:27 Malatya’da ’Farklılıklarla Güçleniyoruz’ projesi sona erdi Malatya Turgut Özal Üniversitesi ev sahipliğinde 1 yıl önce başlatılan ’Farklılıklarla Güçleniyoruz: Otizmli Bireyler ve Ailelerine Yönelik Kapsayıcı Üniversite Projesi’ tamamlandı. Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Battalgazi Belediyesi ana paydaşlığında Malatya Otizm Derneği ile Malatya Otizm Anneleri Derneği iş birliğinde yürütülen ’Farklılıklarla Güçleniyoruz: Otizmli Bireyler ve Ailelerine Yönelik Kapsayıcı Üniversite Projesi’ sona erdi. 2 Nisan Dünya Otizm Günü’nde yapılan programda Üniversitedeki atçılık merkezinde otizmli bireylere verilen eğitimlerin olumlu yönde etki bıraktığı paylaşıldı. Programının açılış konuşmasını yapan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, "Bugünün amacı otizm tanılı bireylerin dünyasına bir pencere açmak, onları anlamak ve en önemlisi farklılığın bir eksiklik değil bir zenginlik olduğunu idrak etmektir. Otizm bir hastalık ya da tedavi edilmesi gereken bir unsur değildir. Otizm, beynin çalışma sistemindeki bir farklılıktır. Artık otizmin ne olduğunu biliyoruz ancak artık farkında olmanın ötesine geçme vakti geldi. Otizmde erken tanı ve sürekli eğitim önemlidir. Burada en büyük alkışı otizmli bireylerin aileleri hak ediyor. Onların sabrı ve sevgisi, mücadelesi bizler için en büyük ilham kaynağıdır" dedi. Prof. Dr. Özkan’ının konuşmasının ardından Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Furkan Arpacı, Doç. Dr. Zeynep Sağır ve Prof. Dr. Abdurrahman Köseman birer sunum yaptı. Sunumların ardından otizmli Yusuf Arda Yalkızman Bayrak temalı şiir okurken MTÜ Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Bölümü Öğrencileri de Türk Halk Müziği konseri verdi. Program teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Minik kalplerden Kütüphaneler Haftası’na örnek proje
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:28 Minik kalplerden Kütüphaneler Haftası’na örnek proje Onikişubat Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine aralıksız devam eden Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören minik öğrenciler, Kütüphaneler Haftası kapsamında hayata geçirdiği Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi ile hayal dünyalarını edebiyatla buluşturan örnek bir çalışmaya imza attı. Hanifi Toptaş başkanlığındaki Onikişubat Belediyesi’nin çocuk odaklı sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yansıması olan Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi, ‘Minik Kalpler Bize Emanet’ anlayışı doğrultusunda çocukların yalnızca kitap okuyan bireyler değil; aynı zamanda düşünen, üreten ve yazan bireyler olarak yetişebileceğini ortaya koymaya devam ediyor. Bakımevi’nde eğitim gören minikler, Kütüphaneler Haftası kapsamında başlattığı Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi’ni, yaklaşık 6 ay süren titiz ve planlı bir sürecin ardından başarıyla tamamlandı. Eğitimde uygulamalı ve katılımcı modeli esas alan proje, erken yaşta yazma becerisinin kazandırılması ve çocukların hayal gücünün desteklenmesi açısından örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında gündüz bakımevinde eğitim gören 10 sınıfın her biri, kendi hikâye kitabını hazırlayarak önemli bir başarıya ulaştı. Kahramanmaraş’ın UNESCO tarafından "Edebiyat Şehri" olarak anılmasından ilham alınarak kurgulanan çalışma neticesinde, minik yazarların kaleminden çıkan toplam 10 özgün eser edebiyat dünyasına kazandırıldı. Her bir eser, çocukların bireysel hayal dünyalarının ve sınıf içi ortak üretim süreçlerinin bir ürünü olarak dikkat çekerken, proje çocukların üretken bireyler olarak gelişimine önemli katkı sağladı. Yaklaşık yarım yıl süren proje boyunca çocuklar; öğretmenlerinin rehberliğinde fikir üretmeden karakter oluşturmaya, olay örgüsü kurmaktan hikâyeleri resimlendirmeye kadar kitap hazırlama sürecinin tüm aşamalarında aktif rol aldı. Bu süreçte çocuklar yalnızca bir hikâye yazmakla kalmadı; aynı zamanda planlama, kurgulama ve anlatım becerilerini geliştirerek çok yönlü bir öğrenme deneyimi yaşadı. Proje sayesinde çocukların dil gelişimi, düzeyi, özgüveni ve kendini ifade etme becerileri gözle görülür şekilde ilerleme kaydetti. Hazırlanan hikâye kitaplarında; sevgi, arkadaşlık, yardımlaşma, doğa sevgisi, merak, keşif, meslekler, yöresel değerler, geri dönüşüm, geleneksel oyunlar ve günlük yaşam becerileri gibi pek çok tema ele alındı. Her sınıf, kendi yaş grubuna ve ilgi alanlarına uygun olarak özgün karakterler oluşturdu ve bu karakterler üzerinden değer temelli anlatılar ortaya koydu. Çocukların gündelik yaşamdan ilham alarak oluşturduğu hikâyeler, hem eğitici hem de duygusal yönü güçlü içerikleriyle öne çıktı. Kütüphaneler Haftası’na özel olarak hazırlanan hikâye kitapları, düzenlenen etkinlikte ailelerin beğenisine sunuldu. Minik yazarların kendi kaleme aldıkları eserleri ellerinde taşıdığı anlar, programın en dikkat çeken ve duygu yüklü anları arasında yer aldı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocukların ortaya koyduğu eserler büyük takdir toplarken, çocukların mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Minik kalplerin büyük hayallerle kaleme aldığı bu eserler; sevgiyle şekillenen, emekle büyüyen ve özgün fikirlerle zenginleşen hikâyelerden oluşuyor. Her satırında çocukların içten dünyasını yansıtan bu kitaplar, onların yazarlık yolculuğunda attıkları ilk adımın en kıymetli hatırası olarak geleceğe ışık tutacak nitelik taşıyor.