Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Adıyaman’da ebru sergisi açıldı 08 Mayıs 2026 Cuma - 11:33:48 Adıyaman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Muhammet Çevik tarafından hazırlanan "Onaltı" adını taşıyan ebru, ebrulu tezyin ve ebrulu tasarım sergisi sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Adıyaman Halk Kütüphanesi’nde geleneksel Türk sanatlarının yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenen sergide, ebru sanatının farklı teknikleri ile özgün çalışmalar yer aldı. Uzun yıllardır ebru sanatıyla ilgilendiğini belirten Muhammet Çevik, Adıyaman’da bu sanatın tanıtılması ve yaygınlaşması için çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Hocalarından öğrendiklerini öğrencilerine aktarmaya çalıştığını ifade eden Çevik, sergiyle özellikle gençlerin sanat ve estetik ufuklarını geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. 7-12 Mayıs tarihleri arasında sergilenecek olan eserler ziyaretçileri bekliyor. Sergide ebru merkezli çalışmaların yanı sıra ebrulu tezhip eserleri, ebrulu tasarımlar, hüsnühat yazıları ve kolaj çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Çevik, farklı ebru çeşitlerine ilişkin örneklerin de ziyaretçilere sunulduğunu ifade etti. Renk ve formun bir araya getirildiği özgün çalışmaların da sergide yer aldığını belirten Çevik, klasik ve geleneksel ebru anlayışına alternatif olabilecek denemeler üzerinde durduklarını ifade etti. Muhammet Çevik, tüm Adıyaman halkını sergiyi ziyaret etmeye davet etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:34 Tavşanlı’da mesleki eğitim şöleni Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen Mesleki Eğitim Fuarı, geleceğin teknisyen ve tasarımcılarının gövde gösterisine sahne oldu. Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantlarda, patentli ürünlerden teknolojik tasarımlara kadar pek çok yenilik vatandaşların beğenisine sunuldu. Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve genç nesillere tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Tavşanlı’daki meslek liseleri inovatif projeleriyle dikkat çekti. Üç gün sürecek olan fuarda, öğrencilerin el emeği ve göz nuruyla hazırladığı projeler, hem akademisyenlerden hem de vatandaşlardan tam not aldı. Fuarın en dikkat çeken ürünlerinden biri, Tavşanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarımı bölümü tarafından geliştirilen özel tasarım koltuk oldu. Bölüm Şefi İsmail Bozdemir, koltuğun her oturuş pozisyonunda vücudu rahat ettirdiğini vurgulayarak, "Tasarımımızın en büyük özelliği tamamen demonte olabilmesi; yani dağıtıp bir çanta içerisinde muhafaza edebiliyorsunuz. Ayrıca zemindeki bozukluklardan veya engellerden etkilenmeyen özel bir yapıya sahip," dedi. Öğrencilerin çalışmalarını yerinde inceleyen Tavşanlı Uygulamalı Bilimler Fakültesi akademisyenlerinden Harika Özkan, gördüğü tablodan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özkan, "Öğrencilerimiz sadece fikir oluşturmakla kalmamış, bu fikri teknolojiyle birleştirmişler. Küçük çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden, nesiller arası ve çok boyutlu düşünülmüş projeler görmek beni çok mutlu etti," diyerek emeği geçenleri kutladı. Okul bünyesinde gerçekleştirilen üretim faaliyetleri hakkında bilgi veren yetkililer, teknoloji odaklı üretimin ekonomik katkısına değindi. Tavşanlı Belediyesi için üretilen 200 adet döner sermaye bankının yanı sıra, CNC kesim teknolojisiyle kişiye özel tasarımlar yapıldığı belirtildi. Metal teknolojisi bölümünde ise geleneksel ve maliyetli kaynak işlemleri yerine, son teknolojiye sahip dört çerçeveli cam çıtalı parmaklık üretimine geçildiği ifade edildi. Bu sayede hem öğrencilerin üretim sürecinde kazanç sağladığı hem de okul bütçesine katkıda bulunulduğu vurgulandı. Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, fuarın amacına ulaştığını belirterek şu açıklamada bulundu: "Genç nesillere meslekleri tanıtmak amacıyla okullarımız Cumhuriyet Meydanı’nda stantlarını açtı. Tavşanlı halkımızın ve öğrencilerimizin gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Mesleki eğitimin gücünü burada bir kez daha hep birlikte görüyoruz." Cumhuriyet Meydanı’ndaki teknoloji ve tasarım şöleni, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Zamana direnen gelenek: Bahçesaray’da traktörün giremediği dik yamaçlarda karasaban mesaisi
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:25 Zamana direnen gelenek: Bahçesaray’da traktörün giremediği dik yamaçlarda karasaban mesaisi Van’ın Bahçesaray ilçesinde zorlu arazi şartları ve ulaşım sıkıntıları, çiftçileri yeniden geleneksel yöntemlere yöneltti. Modern tarım araçlarının ulaşamadığı yüksek rakımlı ve engebeli arazilerde, yıllardır unutulmaya yüz tutan karasabanlar yeniden gün yüzüne çıktı. Teknolojinin tarımın her alanına girdiği günümüzde, Van’ın Bahçesaray ilçesinde çiftçiler binlerce yıllık bir geleneği yaşatmaya devam ediyor. Sarp dağların arasında kurulu olan ilçede, arazi yapısının engebeli olması ve dik yamaçlar nedeniyle traktörlerin giremediği tarlalar, öküzlerin sürüldüğü karasabanlarla sürülüyor. İlkbaharın gelişiyle birlikte karların eridiği yamaçlarda mesaiye başlayan çiftçiler, sabahın ilk ışıklarıyla tarlalarına iniyor. Öküzlerin gücünden faydalanılan bu zorlu süreçte, toprak büyük bir titizlikle işleniyor. Bölge halkı, geçmişten bugüne aktarılan tarım kültürünü yaşatmanın yanı sıra üretimi sürdürebilmek adına eski yöntemlere sarıldıklarını belirtti. Çiftçiler, "Traktörler burada iş göremiyor. Mecburen dedelerimizin yöntemine dönüyoruz. Zor ama toprağı işlemek zorundayız" diyerek yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Bahçesaray’da yaşanan bu durum, teknolojinin her alana ulaşamadığını bir kez daha gözler önüne sererken, geleneksel üretim yöntemlerinin hâlâ hayati önem taşıdığını ortaya koydu.
Çöp evden kurtarılan Süleyman Amca’nın inanılmaz değişimi kamerada
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:25 Çöp evden kurtarılan Süleyman Amca’nın inanılmaz değişimi kamerada Kocaeli’nin Gebze ilçesinde icra yoluyla kaybettiği dairesinden bir yıl boyunca hiç çıkmayan ve çöp yığınlarının arasında yaşayan 60 yaşındaki Süleyman Kavaklı’nın değişimi izleyenleri duygulandırdı. Bir yıldan sonra kişisel bakımları yapılan yaşlı adamın yeni haline kavuşma süreci anbean videoya kaydedildi. Zor günleri geride bırakan Kavaklı, Büyükşehir ekiplerinin, "Senin yanındayız, bundan sonra bize emanetsin" sözleri üzerine ise gözyaşlarını tutamadı. Alınan bilgiye göre, 6 Mayıs’ta Mustafapaşa Mahallesi’ndeki bir apartmanın sakinleri, ikinci kattaki daireden gelen ağır kokular ve daire sakini Süleyman Kavaklı’dan haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine ve muhtara bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kapıyı açtığında tavanı zorlayan çöp yığınları ve bu yığınların arasında bitkin düşmüş yaşlı adamla karşılaştı. Bir yıldır evden dışarı çıkmamış Eşini 20 yıl önce kaybeden ve iki çocuğu farklı şehirlerde yaşayan Süleyman Kavaklı’nın, yaklaşık bir yıldır evinden dışarı çıkmadığı belirlendi. Sağlık sorunları ve sık sık bayılması nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan yaşlı adamın, bu süreçteki temel ihtiyaçlarının ise kapısına yemek bırakan komşuları ve belediye ekiplerince karşılandığı öğrenildi. Adrese gelen temizlik ekipleri evden kamyon dolusu çöp çıkardı. Kamyona yüklenen çöpler, imha edilmek üzere götürüldü. Tamamen çöplerden arınan ev, ilaçlanarak dezenfekte edildi. Ayrıca Süleyman Kavaklı’nın, hiç dışarı çıkmadığı dairesini 1,5 yıl önce icra yoluyla kaybettiği de öğrenildi. "Bundan sonra bize emanetsin" Fiziksel ve psikolojik olarak zor günler geçiren Süleyman Kavaklı’ya Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri sahip çıktı. Ekipler tarafından evden alınan Kavaklı, İzmit Kuruçeşme Mahallesi’nde bulunan barınma merkezine götürüldü. Burada sıcak bir ortamda karşılanan yaşlı adamın ilk olarak kişisel bakımları yapıldı. Bir yılın ardından ilk kez saç ve sakal tıraşı olan Süleyman Kavaklı’nın fiziksel değişimi dikkat çekti. Adeta gençleşen yaşlı adam, Büyükşehir ekiplerinin kendisine söylediği, "Senin yanındayız, bundan sonra bize emanetsin" sözleri üzerine duygusal anlar yaşayarak gözyaşlarını tutamadı. Sıcak yemeğini yiyen ve tüm ihtiyaçları eksiksiz bir şekilde karşılanan Kavaklı, bir yılı aşkın sürenin ardından ilk kez temiz ve güvenli bir yatakta huzurla uyudu. Ekiplerin yaşlı adamın sağlık durumu ve ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmeye devam edeceği öğrenildi.
’’Tüketim tarihi konusunda doğru bilgi, ekonomik kayıpları önleyecektir’’
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:23 ’’Tüketim tarihi konusunda doğru bilgi, ekonomik kayıpları önleyecektir’’ Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin açıklamada bulundu. Dernek, gıda ürünlerinde yer alan ‘Son Tüketim Tarihi’ (STT) ile ‘Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi’ (TETT) farklı anlamlar taşıdığının altını çizdi. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), tüketim tarihi konusunda doğru bilginin önemine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak, gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin son dönemde gündeme gelen değerlendirmeler kapsamında; gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Gıda ürünlerinde yer alan "Son Tüketim Tarihi" (STT) ile "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" (TETT) farklı anlamlar taşımaktadır. Son Tüketim Tarihi, özellikle hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik kriterini ifade eder. Bu tarihin geçmiş olduğu ürünler tüketilmemeli ve satışa sunulmamalıdır. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise uygun saklama koşullarında ürünün kalite özelliklerinin en iyi şekilde korunduğu süreyi ifade etmektedir. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçen ürünlerin ambalaj bütünlüğünün, tadının, kokusunun ve görünüşünün tüketime uygun bulunması durumunda ürünlerin tüketimi mümkün olabilmektedir. Bu tarih, gıdanın güvenliğine değil, ideal kalite seviyesine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu tarihin geçmesi, her ürün için gıdanın güvensiz ya da bozuk olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak ürünün niteliğine göre saklama koşulları, ambalaj bütünlüğü ve ilgili mevzuat hükümleri her zaman belirleyicidir. Uluslararası düzeyde de Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ancak uygun saklama koşulları korunmuş ve güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin değerlendirilmesi gıda israfını azaltmaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmaktadır Ülkemizde de gıda kaybının azaltılması sürdürülebilirlik açısından önemli bir gündem maddesidir. FAO verilerine göre, Türkiye’de tarladan sofraya gıda kaybı her yıl yaklaşık 20 milyon tona ulaşmaktadır. Bu kayıpların azaltılması; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim, gıda sistemlerinin verimliliği ve gıda fiyatlarında enflasyonla mücadele açısından önem taşımaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla, STT ve TETT arasındaki farkın daha anlaşılır şekilde anlatılmasının hem tüketici farkındalığına hem de gıda israfının azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sektör olarak en temel önceliğimiz tüketici sağlığı ve gıda güvenliğidir. Yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere tam uyum içinde; gıda güvenliği, şeffaflık, tüketici güveni ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.’’
27’si kırmızı bültenle aranan 48 suçlu Türkiye’ye getirildi
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:23 27’si kırmızı bültenle aranan 48 suçlu Türkiye’ye getirildi Kırmızı bültenle aranan 27 ve ulusal seviyede aranan 21 suçlu olmak üzere toplam 48 suçlunun Türkiye’ye iadesi sağlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izi titizlikle sürüldü. Yapılan çalışmalar neticesinde kırmızı bültenle aranan 27 ve ulusal seviyede aranan 21 suçlu Türkiye’ye geri getirildi. Aranan kişilerin 31’i Gürcistan’dan, 7’si Almanya’dan, 2’si Yunanistan’dan iade edilirken, Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün’den de 1’er suçlu iade edildi. Kırmızı bültenle aranan 27 kişinin C.S., R.G., F.Ö., G.Ç., E.D., Y.E.A., U.Y., A.Ç., V.J., M.K., A.S.Ö., A.Ç., C.G., Ö.A., A.E.H., A.A., T.Ş., F.Y., T.G., O.T., İ.T., M.P., M.B.T., M.Ö., G.B.K., A.K. ve K.K., ulusal seviyede aranan 21 şahsın da B.Y., A.Z.Ç., H.Ş., M.E., H.İ.Ç., N.Ç., M.Z., Ö.Ç., M.S., A.D.C., M.Ş., C.Ö., C.B., M.E.İ., B.K., İ.Y., A.Ş., İ.K., Ş.Ö., F.S. ve R.P. isimli şahıslar olduğu bildirildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan paylaşımda, "İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz" denildi.
Zamana direnen gelenek: Bahçesaray’da traktörün giremediği dik yamaçlarda karasaban mesaisi
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:19 Zamana direnen gelenek: Bahçesaray’da traktörün giremediği dik yamaçlarda karasaban mesaisi Van’ın Bahçesaray ilçesinde zorlu arazi şartları ve ulaşım sıkıntıları, çiftçileri yeniden geleneksel yöntemlere yöneltti. Modern tarım araçlarının ulaşamadığı yüksek rakımlı ve engebeli arazilerde, yıllardır unutulmaya yüz tutan karasabanlar yeniden gün yüzüne çıktı. Teknolojinin tarımın her alanına girdiği günümüzde, Van’ın Bahçesaray ilçesinde çiftçiler binlerce yıllık bir geleneği yaşatmaya devam ediyor. Sarp dağların arasında kurulu olan ilçede, arazi yapısının engebeli olması ve dik yamaçlar nedeniyle traktörlerin giremediği tarlalar, öküzlerin sürüldüğü karasabanlarla sürülüyor. İlkbaharın gelişiyle birlikte karların eridiği yamaçlarda mesaiye başlayan çiftçiler, sabahın ilk ışıklarıyla tarlalarına iniyor. Öküzlerin gücünden faydalanılan bu zorlu süreçte, toprak büyük bir titizlikle işleniyor. Bölge halkı, geçmişten bugüne aktarılan tarım kültürünü yaşatmanın yanı sıra üretimi sürdürebilmek adına eski yöntemlere sarıldıklarını belirtti. Çiftçiler, "Traktörler burada iş göremiyor. Mecburen dedelerimizin yöntemine dönüyoruz. Zor ama toprağı işlemek zorundayız" diyerek yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Bahçesaray’da yaşanan bu durum, teknolojinin her alana ulaşamadığını bir kez daha gözler önüne sererken, geleneksel üretim yöntemlerinin hâlâ hayati önem taşıdığını ortaya koydu.
Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:19 Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen dört yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.
Başkan Aydın’dan Saraybosna’da anlamlı temas
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:20 Başkan Aydın’dan Saraybosna’da anlamlı temas Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bosna-Hersek’in tarihi ve kültürel başkenti Saraybosna’da gerçekleştirdiği temaslarda hem duygusal hem de tarihi önemi yüksek programlara katıldı. Programın ilk durağında Başkan Aydın ve beraberindeki heyet, Bosna-Hersek’in bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerin anısına düzenlenen törende yer aldı. Şehitlik anıtına çelenk sunan Aydın, aziz hatıraları saygı, rahmet ve minnetle andı. Törende duygusal anlar yaşanırken, Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki güçlü tarihi bağlar bir kez daha vurgulandı. Ziyaretin ikinci bölümünde ise Stari Grad Onur Günü etkinlikleri kapsamında, kentin simge yapılarından biri olan Beyaz Tabya’nın (Bijela Tabija) açılışı gerçekleştirildi. Yüzyıllara uzanan tarihiyle Saraybosna’nın güçlü simgelerinden biri olan Beyaz Tabya, kapsamlı bir restorasyonun ardından yeniden şehre kazandırıldı. Ziyarette kardeşlik mesajları Açılış töreninde konuşan Başkan Erkan Aydın, tarihi mirasların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ve kültürel yaşama kazandırılmasının örnek bir yaklaşım olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Stari Grad Belediye Başkanı Irfan engi ve Meclis Başkanı Seid kalji’e teşekkür eden Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bu projede emeği geçen herkesi, yaklaşık 16. yüzyıldan kalma 500 yıllık beyaz tabyayı restore ederek yeniden halkın kullanımına açtıkları; festivaller, sergiler, kültür ve sanat etkinlikleriyle yaşatılabilir bir mekana dönüştürdükleri için içtenlikle tebrik ediyor, bu değerli çalışma için teşekkür ediyorum. Yüzyıllar boyunca savaşlarda korunma amacıyla inşa edilmiş ve bu güzel şehrin savunmasında önemli bir yere sahip olan üç tabyadan biri olan Beyaz Tabya’nın, bundan sonra Saraybosna’nın kültür, sanat, müzik, festival ve çeşitli etkinliklerine ev sahipliği yapacağını duymak bizleri de son derece mutlu etti. Tarihi mirasın korunarak yaşayan bir kültür alanına dönüştürülmesi gerçekten çok kıymetli bir adımdır. Herkes adına hayırlı olsun." Saraybosna’da gerçekleşen program kültürel bir yeniden doğuşa sahne olurken, Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki gönül bağının ne kadar güçlü ve kalıcı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
120 bin fide toprakla buluşuyor
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:21 120 bin fide toprakla buluşuyor Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle ‘fide bizden, ürün sizden’ sloganıyla 8 çeşit, 120 bin fide ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle ‘fide bizden ürün sizden’ sloganıyla dağıtılan ücretsiz fideler yoğun ilgi gördü. Binlerce vatandaş fide almak için Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde sabah saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu. Kapya biber, sofralık kırmızı domates, dolmalık biber, çarliston biber, tatlı kıl sivri, salçalık kırmızı domates, çiçek acı biber ve uzun patlıcan olmak üzere 8 farklı çeşit 120 bin fide vatandaşlara dağıtıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Burada 8 farklı çeşitte toplam 120 bin fide dağıtıyoruz. Bizler, sizlerin verdiği parayla fide alıp sizlere dağıtıyoruz. Para sizin, patron sizsiniz. Sizin taleplerinizi karşılarız, parasını siz ödüyorsunuz çünkü. O yüzden daha fazlasına da bakarız bir dahaki dönem daha fazla dağıtırız. Tabi burada dağıttığımız ürünlerin hepsi Nilüfer’in kırsalından üretilmiş, kırsal mahallelerinden gelmiş çiftçimizin ürünleridir. Biz onların el emeğini aldık, şimdi sizin toprak ilginizle birleştiriyoruz. Böylece hem kırsal üreticilerimizi desteklemiş oluyoruz hem de sizleri doğayla buluşturuyoruz. Biber, domates, patlıcan, birçok ürünü burada veriyoruz’’ dedi. 8 çeşit fidenin dağıtıldığını söyleyen Başkan Özdemir, "Çoğumuz şehir merkezinde yaşıyoruz. Ama ‘Benim toprağım yok ki’ demeyin. Çatınızda, terasınızda, balkonunuzdaki saksıda da yetiştirebilirsiniz onları. Size sunduğu bu güzelliği çocuklarınızla birlikte yaşamanızı isteriz. Kendi gıdanızı yetiştirmenin, dalından bir domates koparmanın mutluluğu paha biçilmez bir şeydir. Özellikle çocuklarımızın bu sürece dahil olmasını istiyoruz. Çocuklar toprakla buluşsun, toprakta ürün üretsin, toprağa ellerini sürsün, o fidenin gelişimini izlesin, o fidenin ürünleriyle barışsın, bir arada olsun ve bunun kıymetini erkenden öğrensin" diye konuştu. Konuşmanın ardından Başkan Özdemir’de vatandaşlara fide dağıtımını gerçekleştirdi.