Yerel Haberler
YEREL HABERLER
08 Nisan 2026 Çarşamba - 22:49 Sakarya’da 4 farklı uyuşturucu operasyonunda 3 tutuklama Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde polis ekiplerince düzenlenen 4 farklı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheliden 3’ü tutuklandı. Operasyonlarda uyuşturucu maddelerin yanı sıra hassas terazi ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen nakit para ele geçirildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının engellenmesine yönelik çalışmalar kapsamında Adapazarı ilçesinde belirlenen adreslere 4 ayrı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şahısların ikamet ve üzerlerinde yapılan aramalarda; 14.21 gram metamfetamin, 4.15 gram skunk, 1 adet sentetik ecza, 0.30 gram sentetik cannabinoid, 2 adet hassas terazi ile uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 5 bin 500 TL nakit para ele geçirildi. Yakalanan şahıslardan birinin yapılan GBT sorgulamasında, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçundan 10 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si yürütülen soruşturma kapsamında, kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs ise infaz işlemleri için olmak üzere toplam 3 kişi, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 22:46 Bakan Göktaş: "Romanların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 8 Nisan Romanlar Günü kapsamında gerçekleştirilen "Roman Tarihi ve Kültürü" etkinliğine katıldı. Bakan Göktaş, "Roman vatandaşların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik. Eylem Planı kapsamında ise bin 71 konutu içeren yeni proje planlıyoruz" dedi. Başakşehir’de, 8 Nisan Romanlar Günü kapsamında gerçekleştirilen "Roman Tarihi ve Kültürü" etkinliği yapıldı. Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, AK Parti MKYK Üyesi Cemal Bekle ve çok sayıda davetli vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Müzik dinletisi ve "Roman Tarihi ve Kültürü" paneli ile başladı. Dünya Romanlar Günü programının 25 ilde eş zamanlı olarak yapıldığı belirtildi. Programda konuşan Bakan Göktaş, "Bugün sizlerle aynı çatı altında buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. ‘Roman Tarihi ve Kültürü’ etkinliği kapsamında sizlerle bir araya gelmiş olmak bizim için çok kıymetli. Bu vesileyle sizlere, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve getirdim. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü, Roman kültürünü, birikimini ve bu ülkeye kattığı güzellikleri bir kez daha hatırlamak için önemli bir gündür. Roman kardeşlerimiz, gittikleri her yere kendi güzelliğini taşıyan bir topluluktur. Her daim müzikleriyle, sanatlarıyla ve gönül dünyalarıyla hayatımıza neşe katıyorlar. Bulundukları her yere canlılık, samimiyet ve sıcaklık taşıyorlar. Güçlü dayanışma duygusu, çalışkanlıkları ve hayata sıkı sıkıya bağlı oluşlarıyla hepimize örnek oluyorlar. Anadolu’nun sosyal ve kültürel hayatında Roman kardeşlerimizin izi vardır. Şehirlerimizin ruhunda, mahallelerimizin sıcaklığında, geleneklerimizin, müziğimizin, el sanatlarımızın canlılığında onların emeği ve birikimi vardır. Öyle ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her zaman Roman vatandaşlarımızın ülkemize kattığı zenginliğin kıymetini bilen bir lider oldu. Bu anlayış, zamanla güçlü ve samimi bir gönül bağına dönüştü. 2009 yılında hayata geçirilen Roman Açılımı, bu bağın en gerçek yansımasıdır. Bu adımla, Roman vatandaşlarımıza yönelik çalışmalar, daha etkili hale geldi" diye konuştu. Roman vatandaşlara yönelik çalışmalar üzerine konuşan Bakan Göktaş, "Böylece Roman toplumunun ihtiyaçları ve beklentileri, ilk kez bu kadar güçlü şekilde devletin gündemine girdi. Bu iradenin önemli yansımalarından biri ise hiç şüphesiz, 2016-2021 dönemini kapsayan Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi ve Eylem Planı oldu. Eylem Planıyla, eğitim, istihdam, sağlık, barınma, sosyal hizmetler ve yardımlar gibi alanlarda daha etkili hizmetler sunuldu. Roman vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yakından temas eden ve kurumlar arası iş birliğini güçlendiren adımlar atıldı. Bu dönemde Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla iş birliğinde hayata geçirilen SİROMA Projesi de önemli bir eşik oldu. Bu kapsamda 12 ilde farkındalığı artıran çalışmalar yürütüldü. Eğitime erişimi kolaylaştıran ve sağlık hizmetlerinden yararlanmayı destekleyen uygulamalar devreye alındı. Sosyal güvence kapsamında iş gücüne katılımı artıracak somut adımlar atıldı. Ardından ROMSİD Projesiyle, Roman vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin izleme ve değerlendirme süreci güçlü hale getirildi. 2023-2030 dönemini kapsayan Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi ve Eylem Planımızın ilk aşamasını tamamladık. 2026 yılı Ocak ayında yayımlanan, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle II. Aşama Eylem Planımız da yürürlüğe girdi. Eylem Planımız kapsamında eğitimden sağlığa, istihdamdan barınmaya kadar her alanda Roman vatandaşlarımızın hayatına dokunan çalışmalar yürütüyoruz. Burada özellikle vurgulamak isterim ki, bu yeni dönemin en güçlü yönlerinden biri yerel ihtiyaçlara göre hareket edilmesidir. Çünkü her şehrin ihtiyacı, her mahallenin dinamiği ve her ailenin karşılaştığı mesele aynı değildir. Bu nedenle Roman vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı illerde yerel eylem planları hazırladık" ifadelerini kullandı. Hazırlanan Eylem Planları kapsamındaki faaliyetleri anlatan Bakan Göktaş, "Valiliklerimizin koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, yerelde daha hassas ve etkili çalışma ortamı sağladık. Bu kapsamda, ilk aşamada 25 ilde İl Çalışma Grupları oluşturduk. Hedefimiz, Roman vatandaşlarımızın tüm politika ve hizmet süreçlerine katılımını güçlendirmek ve yerelde ortak aklı büyütmektir. Öte yandan Romanların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik. Eylem Planı kapsamında ise bin 71 konutu içeren yeni proje planlıyoruz. Bu projeyle, Roman vatandaşlarımızın yaşam biçimlerini ve ihtiyaçlarını gözeten bir yerleşim modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın yanı sıra, 89 Sosyal Dayanışma Merkezlerimizde, vatandaşlarımıza sosyal destek, eğitim, meslek ve kişisel gelişim alanlarında hizmetler sunuyoruz. Kadınların üretkenliğini destekleyen, çocukların gelişimine katkı sunan ve aile yapısını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. LOCALROMA Projesi ile yerel yönetimlerin daha kapsayıcı çalışmalar yapmasına destek oluyoruz. 2026’nın ikinci yarısında başlayacak bu projeyle, Roman vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vereceğiz. Bunun yanı sıra, Roman Entegrasyonu Projesi’nin üçüncü aşamasında, Batı Balkan ülkeleriyle birlikte konut, iş, nüfus kaydı, çevre ve dijitalleşme gibi alanlarda yeni çalışmalar yürütüyoruz. Bugün Roman kardeşlerimiz, hayatın içinde her alanda varlık gösteriyor. Özellikle kadınların ve gençlerin güçlenmesi, bizim için ayrı bir önem taşıyor. Roman kadınları, sabrıyla, emeğiyle ve sevgisiyle topluma güç veren insanlardır. Roman gençleri Türkiye’nin yarınında çok önemli roller üstlenecek büyük bir potansiyele sahiptir. Bizim görevimiz, bu potansiyeli gerçek kılmak ve fırsatlara erişimi artırmaktır. Aynı şekilde, Roman tarihini ve kültürünü yeni kuşaklara taşımak, bu zenginliği korumak için çok önemlidir. Türkiye Yüzyılı’nı ise, ancak bu doğrultuda, kültürel zenginliğimizi koruyarak, fırsat eşitliğini artırarak ve birlikte daha güçlü bir gelecek kurarak inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "Roman kardeşlerimizin dezavantajlı durumunun ortadan kalkması için Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, onun liderliğinde, Bakanlarımızın koordinasyonuyla İstanbulumuzda da sizlere hizmet etmeye gayret ediyoruz. Roman kardeşlerimizin anaokuluna gitmesi, kreşlere gitmesi için Bakanlarımızın öncülüğünde İstanbulumuzda her mahallede, özellikle yavrularımızın ücretsiz bir şekilde okula gideceği, anaokuluna gideceği, kreşe gideceği okullar yapıyoruz, yapacağız. İkincisi, Mahalle ölçeğinde, yürüme mesafesinde ’Ödev Evlerimiz’ var. Nedir bu ödev evlerimiz? Çocuk okuldan eve geldi, evde derslerine yardımcı olamıyorsunuz o ya da bu sebepten. Ödevlerini yapabileceği, bizim öğretmenlerimizin rehberlik yapabileceği 253 tane ödev evimiz oluştu. Bunların sayısını ilk etapta 500’e, daha sonra bine çıkartacağız. Üçüncüsü, yine Bakanımızın talimatıyla dezavantajlı çocuklara ’Kantin Kart’ veriyoruz. Okula giden bütün Roman çocuklara vereceğiz. Okula gittiklerinde her ay 2000 tl karta yükleyeceğiz. Kantinde yemek alabilecekler. Sizlerin hiçbir çocuğu "Okula göndereceğim ama beslenme sorunu var. Okula göndereceğim ama harçlık veremedim" diyemeyecek. Hiçbirini ayırmadan bütün Roman çocuklarına bu kartı vermiş olacağız" dedi. Program, Beyoğlu Mustafa Kandıralı Güzel Sanatlar Lisesi Konseri ile devam etti. Bülent Altınbaş tarafından klarnet gösterisi yapılırken protokol konuşmaları sonrası program hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka
05 Nisan 2026 Pazar - 12:55 Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asırdır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:49 Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Özel bireylerimizin farklılıklarının farkındayız. İlkadım’da da bu bilinçle hizmetlerimize ve desteklerimize devam ediyoruz" dedi. Down sendromlu ve otizmli bireyler ve aileleriyle bir araya gelen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, özel günlerinde onların yanlarında olmaya devam ediyor. Down sendromlu ve otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduklarını altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti. İlkadım Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım’da özel bireylerimizi ve ailelerini mutlu edecek bir projeyi hayata geçireceğiz" diye konuştu. Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının özel bireylere yönelik yaptığı çalışmaları takip ettiklerini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Down sendromu, bireylerde fiziksel ve zihinsel gelişim farklılıklarına yol açan genetik bir durumdur. Ancak bu farklılık, bireylerin özel eğitim ve desteklerle topluma önemli katkılar sağlamasına engel değildir. Otizmli bireylerin ise toplumsal yaşama katılımını artıracak çalışmalar yapılmalı, empati ve anlayış yaygınlaştırılmalıdır. Down sendromlu ve otizmli bireylerde erken yaşlarda eğitime başlanması, sosyal desteklerin sağlanması ve kapsayıcı politikaların yürütülmesi, özel bireylerin yaşam kalitesini daha da arttıracaktır. Bu noktada İlkadım Belediyesi olarak bizler de özel bireylerimiz ve ailelerine yönelik destek ve projelerimize devam ediyoruz. Farklılıkların toplum nezdinde kabul görmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla biz de ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özel bireylerimize ve ailelerine önemli katkılar sunacak olan bu merkez; onların sosyal hayatta daha çok yer almalarına imkan sağlayacak. Her fırsatta bir araya geldiğimiz down sendromlu ve otizmli bireylerimizle buluşmaya, onların mutluluklarını paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka
05 Nisan 2026 Pazar - 12:43 Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asra yakındır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
"Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı
05 Nisan 2026 Pazar - 12:46 "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi kadın, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder, "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Önder’in bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder, "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.
SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi
05 Nisan 2026 Pazar - 12:31 SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi. SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir söyleşi ve imza töreni yaptı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca, müzede ilk defa Cumhuriyet kuruluş döneminde İANE adı verilen yardımlarla alınan Türk Tayyare Cemiyeti uçaklarının hikayesi anlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bulunan SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul Hava Müzesi Müdürlüğünde söyleşi ve imza töreni gerçekleştirdi. Aynı zamanda savaş pilotu da olan SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı, ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir ilk olarak vatandaşlarla söyleşi gerçekleştirdi. SOLOTÜRK pilotları söyleşinin ardından vatandaşlarla imza töreninde buluştu. Pilotlardan imza almak için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. SOLOTÜRK ekibine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi ve imza töreni geç saatlere kadar devam etti. Hava kuvvetleri komutanın Cumhuriyetin kuruluş döneminde halkın havacılığa desteğinin ve İANE sandığı ile alınan uçak bilgilerinin askeri müzelerde sergilenmesi talimatıyla hazırlanan "İANE Bir Milletin Kanatlandığı Günler" sergisi ziyaretçilere açıldı. Sergide, iane sandığı ve Türk Tayyare Cemiyetine uçak almak için alınan biletler, bağış makbuzları, yine gelir elde etmek için satılan rozetler anahtarlıklar ve isim verme törenlerine ait resimler sergilendi. "Sergi Türk tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesi" İANE Sergi hakkında bilgi veren sergi Küratörü Fatih Mehmet Bölükler, "Bugün SOLOTÜRK’ün çok güzel bir etkinliğini ziyaret etmek için buradayız. Bununla birlikte ayrı bir gurur verici İANE adlı sergimiz var. Sergi Türk Tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesini anlatmakta. Müze envanterine kayıtlı bir İANE sandığıyla aslında bu sergi fikri ortaya çıktı, Sergi 1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyetinin o günkü kısıtlı imkanlarla halkın yardımına başvurarak, satın aldığı 300’e yakın uçağın hikayesini anlatmakta. O dönem, okullara, kamu kuruluşlarına yerleştirilen yardım sandıklarında toplanan paralarla 300’e yakın uçak satın alınıyor. Uçaklara satın alan kurum, kuruluş veya şehrin adı veriliyor, bu uçaklar halkla buluşturuluyor. Mesela bu sergide gördüğümüz İANE sandığı 1925-1928 yılları arasında yardım toplayan Lapseki şubesine bağlı bir sandık. Uçaklar o dönem halka götürülüyor ve aynı zamanda halkın uçuşu deneyimlemesi de sağlanıyor. Ziyaretçilerimiz bu serginin fotoğraflarında o dönemi görecekler. O dönem halkın uçaklara binmesine müsaade edilerek, uçuş denemesi yapılıyor bu o yılları düşündüğümüzde çok önemli konular. "Bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik" Serginin Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü simgelediğine vurgu yapan Bölükler, "Sergide altı çizilmesi gerekilen konu ise, bir millet isterse neleri başarabilir? İsterse kendi uçak kanatlarını da yapabilir, bu konuya değinmeye özellikle gayret ettik. O dönem satın alınan sadece bir motor veya kanat değil, bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik. En önemlisi Atatürk’ün 1925 yılında ‘İstikbal göklerdedir’ şiarıyla kurduğu Türk tayyare cemiyeti gelişerek, büyüyerek günümüze ne kadar büyük bir kurum olarak geldiğinin hikayesi aslında, milli mücadele yıllarında bu millet çok yorgun düşmüş, ama buna rağmen bu yardımları toplayarak 300’e yakın uçak satın alarak tekrar küllerinden doğmuş ve yer meydanlarında savaşlarda at koşturan Türk milleti, kendine gök meydanlarında bir yer edinebilmek için azami gayret göstermiş ve bunu başarmış. O nedenle 1925 yılı Türkiye genelinde havacılık seferberliğinin başladığı yıl diyebiliriz" dedi. "Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur" SOLOTÜRK’ün ilk kez bir etkinliğine katıldığını ifade eden bir vatandaş, "Burada uçakları gezerken baya heyecanlandım ve gurur duydum. Herkesin böyle bir etkinlikte yer almalarını tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu daha da iyilerini hak ediyoruz. Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur diye düşünüyorum. Bu gurur hepimizin" diye konuştu. İmza için sırada bekleyen Ahmet Mete Eliaçık, "Heyecanla karışık adrenalin dolu çok garip duygular hissediyorum" dedi.
Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:37 Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; insanı merkeze alan ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla ilçeye kazandırılan sosyal yaşam alanlarının şehrin çehresini değiştirmeye devam ettiğini söyledi. Kayseri’nin geleceğine yönelik hayata geçirilen projeler kapsamında ilçenin sosyal tesislerle donatıldığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, bu doğrultuda bugüne kadar toplam 46 modern sosyal tesisin vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Kocasinan’ı her geçen gün daha modern ve konforlu bir ilçe hâline getirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların hayatına renk katmak amacıyla modern sosyal tesisler yaptıklarını vurgulayarak; "Kayserililerimize daha iyi imkânlarda hizmet verebilmek için durmadan çalışıyoruz. Yaptığımız modern sosyal tesisler, mahallelerin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına büyük bir canlılık katıyor. Mahallelerimizi cazibe merkezi hâline getiren tesislerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Vatandaşlarımızın tesislerimize olan yoğun ilgisi ve memnuniyeti, bizi yenilerini kazandırma konusunda teşvik ediyor. Bu çerçevede toplam 46 sosyal tesisi ilçemize kazandırdık. Özellikle iki yıl önce kazandırdığımız Erkilet Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Kocasinan Akademi Sosyal Tesisi, Kayseri’nin en büyük ve her alanda hizmet veren tesisidir. Tesisimizde tam olimpik kadın ve erkek olmak üzere iki yüzme havuzu; fitness, pilates, aerobik gibi sporların yapıldığı bir spor merkezi ve çocuklar ile gençlerin farklı aktiviteler yaptığı alanlar bulunuyor. Ayrıca hizmete sunduğumuz Kuşçu Su Sporları Merkezi ile Kayseri’mizde su sporlarının yapılabildiği, nitelikli ve her türlü donanıma sahip tesisi kazandırdık. Geçen yıl ise Erkilet Hacı Mustafa Tarman Kültür Merkezi ile Uğurevler Aile Sağlığı Merkezi’ni hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "Gençlerimiz bizim göz bebeğimizdir. Gençlerimiz için ne yapsak azdır." diyen Başkan Çolakbayrakdar, ihtiyaç olan bölgelere Sinan Kütüphanesi kazandırdıklarının altını çizerek; "Fevziçakmak Mahallesi’nde açtığımız Sinan Kütüphanesi ile gençlerimizin ders çalışabilecekleri ve verimli vakit geçirebilecekleri bir tesis daha kazandırdık. Osmangazi Mahallemizdeki kültür merkezimiz de kütüphane olarak hizmet vermeye başladı. Ayrıca burada bebek ve çocuk kütüphanesi bölümleri ile farklı bir merkez oldu. Tesisle birlikte bir de Kafe Sinan’ı bölgeye kazandırmış olduk. Yenişehir Kütüphane’mizde ayrı bir bölgeye değer kattı. Yaptığımız hizmetlerle her bir mahallemize renk ve heyecan katıyoruz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimizin mutlu ve huzurlu vakit geçirebilecekleri mekânları inşa etmek ve hayata geçirmektir" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileriye taşımak için yoğun gayret gösterdiklerini vurgulayarak, ’Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıktır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor
05 Nisan 2026 Pazar - 12:31 Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor Kastamonu’da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü sanıldığını ifade etti. Kastamonu’da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanılarak yapıldığını düşündüğünü ifade etti. "Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım" Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, "Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı" dedi. "Benim yaptığım işe de ’yapay zeka’ diyorlar" Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, "Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ’yapay zeka’, ’kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana" diye konuştu. "Bu işin en uzun süren safhası tasarım" Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaahmetoğlu, "Bu teknik, Rönesans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğumuzu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor" şeklinde konuştu. Türkiye’yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmetoğlu, "Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak" ifadelerini kullandı.
"Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25 "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi Songül Önder, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.