Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Kırşehir’de kaçak alkol operasyonu
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:22:03
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan çalışmalarda kaçak 50 litre etil alkol, 1,5 litre alkol aroması ele geçirildi. Kaçak alkol üreten ve satan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; E.D.’nin etil alkol satın aldığı, kaçak alkol üretiminde kullanacağı ve piyasaya süreceği bilgisi üzerine operasyon düzenledi. Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri ile Boztepe İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince 3 farklı adreste arama yapıldı. Yapılan aramalarda; 50 litre kaçak etil alkolden 125 litre kaçak alkol üretilebileceği değerlendirilirken 1,5 litre alkol aroması ele geçirildi. E.D. hakkında adli işlem başlatıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18
Türkeli imam hatip okullarından dereceler
Sinop’un Türkeli ilçesinde Anadolu İmam Hatip Lisesi ile İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, çeşitli yarışmalarda derece elde etti. Lise Kızlar Genç Nida Hafızlık Yarışması’nda Zeynep Ebrar Şentürk il üçüncüsü oldu. Ortaokul Kızlar Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda ise Ayşe Betül Demirci il üçüncülüğü kazandı. "Dilimizin Zenginlikleri Sözlük Tasarımı Yarışması"nda Betül Gün ilçe ikincisi olurken, "Su Verimliliği Kompozisyon Yarışması"nda Kerem Aksoy ilçe birincisi oldu. "Su Verimliliği Şiir Yarışması"nda da Gül Çiçek Aslan ilçe birinciliği elde etti.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘irtikap’ soruşturmasına yönelik basın açıklaması yayımladı
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ve beraberindeki 12 kişinin gözaltına alındığı ‘irtikap’ soruşturmasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Konuya ilişkin Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı bir açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada, soruşturmanın belediye şirketi olan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinden yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "İlimizde ‘irtikap’ suçu işlemekle suçlanan şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar neticesinde şüphelilerce belediye şirketi olan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine gelir sağlamak için il merkezinde faaliyet gösteren marketlerle reklam sözleşmesi yapılmasının istendiği, bu kapsamda market temsilcileri ile yüz yüze ve telefonda görüşülerek ve de belediyenin denetim yetkisi kullanılarak marketlerin reklam sözleşmesi yapmak zorunda bırakıldıkları değerlendirilmektedir." Marketlere bir hafta süre tanındı Başsavcılık açıklamasının devamında, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, zincir marketlere sunduğu reklam teklifinin ardından marketlere bir hafta süre verdiğini belirterek, "Belediye görevlisi olan şüphelilerin irtikap suçunu oluşturduğu iddia olunan eylemleri kapsamında; yüz yüze görüşmede marketlere Bolu Bel Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönetimince hazırlanan reklam teklifinin dağıtıldığı, teklifin market yetkilisi olan ve tanık olarak ifade veren kişilerce yüksek bulunması üzerine tanık olan temsilcilere yönelik şüpheli Belediye Başkanı Tanju Özcan tarafından ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz, ya da ...... vereceksiniz’ ifadesinin kullanıldığı ve marketlere sözleşme teklifini kabul edip sözleşme yapmaları için bir hafta süre tanındığı, verilen bir haftalık süre içerisinde market temsilcilerinden dönüş olmayınca Bolu Belediyesi zabıta ekipleri tarafından Bolu ilinde bulunan marketlere denetimler yapılmaya başlandığı, denetimler kapsamında BİM isimli marketin 32 şubesine 29/05/2024 - 31/05/2024 tarihleri arasında denetimi yapıldığı, Yeni Mağazacılık (A101) isimli marketin 44 şubesine 03/06/2024 - 12/06/2024 tarihleri arasında denetimi yapıldığı, ŞOK isimli marketin 26 şubesine 03/06/2024 - 12/06/2024 tarihleri arasında denetimi yapıldığı, Carrefoursa isimli marketin 5 şubesine 03/06/2024 - 11/06/2024 tarihleri arasında denetim yapıldığı, yapılan denetimlerde özellikle NACE2 kodunun olmaması nedeniyle marketlere tutanaklar tutulup eksikliklerin giderilmesi için süre verildiği, özellikle toplantı yapılmasından sonra başlayan denetimler, toplantıda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz, ya da ...... vereceksiniz’ ifadesini kullanması, denetimlerin sıklığı ve mahiyetinin rutin denetimler gibi olmaması nedeniyle BİM, Carrefoursa, Nuhmar / 1N ve Avantaj marketlerinin yapılan denetimler nedeniyle zarar göreceğini, ticari itibarının zedeleneceğini düşünerek Bolu Bel Anonim Şirketi ile reklam sözleşmesi imzalamayı kabul ettikleri, A101 ve ŞOK marketin ise reklam sözleşmesini imzalamayı kabul etmedikleri, Bolu Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından tüm marketlere denetimler yapılıp tutanak tutulmasından sonra eksik hususların giderilip giderilmediğine ilişkin ikinci denetimlere başlanıldığı, ikinci denetimlerin ŞOK market şubelerine 12/07/2024 - 02/08/2024 tarihleri arasında, A101 market şubelerine 29/07/2024 - 12/08/2024 tarihleri arasında olmak üzere sadece reklam sözleşmesi imzalamayan bu iki market şubelerine yapıldığı diğer reklam sözleşmesi teklifini kabul eden diğer market şubelerine yapılmadığı, bu denetimler neticesinde A101 ve ŞOK market isimli iş yerlerine idari para cezası ve denetim yapılan market şubelerinin 5 gün süre ile ticaretten men edilmesine karar verildiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 09/06/2020 tarih ve 31150 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Faaliyetten geçici süreyle men ve idari para cezası’ başlıklı maddesi ve 1608 sayılı Kanun’un 1.maddesinde ise ‘Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32’nci maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir hükümlerine açıkça aykırı olarak hukuka aykırı faaliyetten men kararlarının verildiği, belediye görevlisi olan şüphelilerin asıl amacının esasen denetim yapmak olmayıp marketlerin Bolu Bel Anonim Şirketi ile reklam sözleşmesi imzalamasını sağlamaya yönelik olduğu, eksiklik bulunmasına rağmen ve işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğin faaliyetten geçici süreyle men ve idari para cezası’ başlıklı maddesi gereğince ikinci denetimi yapması zorunlu olmasına rağmen reklam sözleşmesi imzalamayı kabul eden marketlerini ikinci kez denetlememesinden bu durumun anlaşıldığı, ve belediye görevlisi olan şüphelilerin görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle belediye şirketine yarar sağlamak amacıyla market sahiplerini icbar ettikleri iddia edilmektedir. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda telefonlara el konulmuş ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur" ifadelerine yer verdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:20
Trendyol Süper Lig: Kasımpaşa: 0 - Çaykur Rizespor: 1 (İlk yarı)
Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Kasımpaşa, evinde Çaykur Rizespor ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı konuk ekibin 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 14. dakikada Laçi’nin pasında topla buluşan Mihaila’nın ceza sahası içi sol çaprazından uzak direğe vuruşunda meşin yuvarlak az farkla dışarıya çıktı. 25. dakikada Hojer’in uzak mesafeden vuruşunda kaleci Gianniotis topu çeldi. Pozisyonun devamında Halil Dervişoğlu, kale önünde bekletmeden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 Stat: Recep Tayyip Erdoğan Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Mustafa Savranlar, Mert Bulut Kasımpaşa: Gianniotis, Winck, Becao, Arous, Frimpong, Baldursson, İrfan Can Kahveci, Allevinah, Diabate, Benedyczak, Cenk Tosun Yedekler: Ali Yanar, Eyüp Aydın, Burak Gültekin, Yusuf Barası, Ali Yavuz Kol, Kubilay Kanatsızkuş, Opoku, Taylan Utku Aydın, Gueye, Erdem Çetinkaya Teknik Direktör: Emre Belözoğlu Çaykur Rizespor: Fofana, Mithat Pala, Samet Akaydin, Sagnan, Hojer, Taylan Antalyalı, Mebude, Olawoyin, Laçi, Mihaila, Halil Dervişoğlu Yedekler: Erdem Canpolat, Mocsi, Papanikolaou, Sowe, Buljubasic, Pierrot, Taha Şahin, Augusto, Emir Ortakaya, Zeqiri Teknik Direktör: Recep Uçar Gol: Halil Dervişoğlu (dk. 25) (Çaykur Rizespor)
28 Şubat 2026 Cumartesi - 00:32
Karaman’da tarihi eser operasyonu: 6 tutuklama
Karaman’da jandarma ekiplerince gerçekleştirilen uygulamalarda uyuşturucu maddeler ve tarihi eserler ele geçirilirken, aranan 47 kişiden 6’sı tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Karaman İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 20-27 Şubat tarihleri arasında sorumluluk bölgelerinde geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. JASAT başta olmak üzere asayiş ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda 15 bin 275 kişi ve 7 bin 30 araç sorgulandı. Yapılan kontrollerde çeşitli suçlardan aranan 47 kişi yakalanırken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Denetimlerde ayrıca 793 adet sentetik ecza hap, 32 kök skunk bitkisi, 47 gram skunk maddesi, kenevir tohumu, 2 adet esrar öğütme aparatı, 2 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 2 adet tarihi eser niteliğinde tüfek, 162 adet bandrolsüz sigara, 2 adet tarihi eser niteliğinde hançer, 3 adet fosil, 1 adet dedektör ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi. Jandarma, il genelinde huzur ve güvenliğin sağlanmasına yönelik uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 00:34
Tokat’ta kar yağışı ulaşımı aksattı
Tokat’ta kar nedeniyle Tokat-Sivas Karayolu Çamlıbel’de mahsur kalan sürücülerin yardımına Türk Kızılay’ı ve AFAD ekipleri koştu. Tokat’ta etkili olan yoğun kar yağışı, ulaşımda aksamalara neden oldu. Tokat-Sivas Karayolu Çamlıbel mevkiinde çok sayıda ağır tonajlı araç yoğun kar ve buzlanma nedeniyle yolda kaldı. Kar kalınlığının artmasıyla birlikte özellikle rampalı kesimlerde ilerlemekte güçlük çeken tırlar uzun araç kuyrukları oluşturdu. Bölgeye sevk edilen karayolları ekipleri, yolu ulaşıma açık tutmak için tuzlama ve kar küreme çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Destek ekipleri seferber oldu Olumsuz hava şartları nedeniyle yolda mahsur kalan sürücüler için Türk Kızılay ve AFAD ekipleri bölgede çalışma başlattı. Gece boyunca süren destek faaliyetlerinde sürücülere sıcak çorba, kavurma ekmek ve su dağıtımı yapıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 00:20
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dünyanın 16. büyük ekonomisi olduk"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz. 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi olduk" dedi. Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz, 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Elazığ’a geldi. İlk olarak Elazığ Valiliği’ni ziyaret eden Yılmaz, Vali Numan Hatipoğlu ve ilgili kurum amirleri tarafından karşılandı. Valilik makamında gerçekleştirilen görüşmede, kentte devam eden kamu yatırımları, ekonomik gelişmeler ve sosyal projeler ele alındı. Ayrıca, toplantıda Yılmaz, bölgedeki inşaat ve altyapı çalışmalarının detaylarını paylaşarak, sosyal konut projeleri ve enerji yatırımlarına vurgu yaptı. Katılımcılara, bölgedeki ekonomik destek ve yatırımlar hakkında da bilgi verildi. Elazığ’daki buluşmada sanayi, enerji, lojistik ve insan kaynakları alanındaki öncelikleri anlatan Yılmaz, "Bugün Malatya’daydım, Malatya malum çok büyük bir yıkım yaşamıştı. Gerçekten kısa bir sürede muazzam bir inşaat çalışması yapılmış, bir kez daha görmüş oldum yerinde. Daha önce Hatay’a gitmiştim, Osmaniye’ye, değişik illere gittiğimizde de bunu görüyoruz. Tarihimizin en büyük afetini yaşadık, asrın afeti diyoruz ve bunu da tarihimizin en büyük dayanışmalarından biriyle aşıyoruz. Yerelde valilerimiz, belediye başkanları, yerel yöneticiler, meslek kuruluşları, sivil toplum, merkezi idare olarak da bizler bu ağır yükün altından kalkıyoruz. 455 bin hak sahibine anahtarları teslim edildi, bu kolay bir iş değil, 3 yıllık bir süreçte. Dünyada bunu yapan başka bir ülke var mı ben bilmiyorum doğrusu. Dünyada afetler sonrası bu kadar geniş bir alanda, bu kadar büyük bir inşaat çalışması yapıp, vatandaşa da çok düşük bir bedelle bunu sağlayan başka bir devlet yok. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle gurur duyuyoruz. Bu müşrik anlayış, vatandaştan yana, vatandaşı şefkatle kucaklayan anlayışa liderlik yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza iradesiyle, liderliğiyle bütün bunlara öncülük yapan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz, aynı şekilde bakanlarımıza, özellikle Çevre Şehircilik Bakanlığımız başta olmak üzere çok çok teşekkür ediyoruz. Kolay değil bu işler, iş yapan bilir, laf eden değil de iş yapan bilir. En küçük bir yer yapayım deseniz ne kadar vakit alır, sıkıntı doğurur. Koca bir bölge yeniden inşa edilir. 90 milyar doların üzerinde şu bugüne kadar bir maliyeti ödemiş durumdayız, finans maliyetini de saymıyorum, yani bu ekstra bir maliyet. Bunu yapabilmek için hazinemiz ister istemez borçlandı, daha fazla kaynak kullanmak durumunda kaldı, bunun bir de finans maliyeti var, onu da saymıyoruz, 90 milyar doların üzerinde bir kaynak harcandı, sadece konutlar inşa edilmedi, yollar yapıldı, tüneller, köprüler inşa edildi, şehirlerin altyapıları, arıtma tesisleri yapıldı, hastaneler, okullar, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri inşa edildi, alt yapısıyla üst yapısıyla komple bir bölge ayağa kaldırılmış oldu. Ve bu sene Allah’ın izniyle bu çalışmalar tamamlanmış olacak, bu sene yine bütçemizde beklediğimiz ödeneğimiz var, ondan sonrası biraz daha ufak tefek eksiklerin tamamlanması şeklinde gidecek, çok şükür bugünleri gördük gerçekten, tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Elazığ’ın kalkınma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, "Elazığ’ımız da bu depremde yıkım yaşayan illerimizden biri oldu. Bu vesileyle tüm vefat edenlerimizi de Allah’tan rahmet diliyoruz. Her zaman altını çiziyoruz, deprem öncesi yapılan bir birimlik harcama, deprem sonrası yedi birimlik bir maliyete denk geliyor, yani bu afeti yaşamadan riskleri ortadan kaldırıcı tedbirler aldığınızda çok daha düşük maliyetlerle bu süreçleri yönetiyorsunuz. Bu çerçevede de kentsel dönüşümün Türkiye’de bir güç değil, bir zorunluluk olduğunu, hayatın tabiatının bir zorunluluğu olduğunu buradan vurgulamak istiyorum. Bununla ilgili geçmiş dönemde yeni yasal düzenleme de yaptık, kolaylaştırıcı bir düzenleme, kentsel dönüşüm başkanlığı kurduk, içinde üç tane genel müdürlük olan büyük bir başkanlık şeklinde bakanlığın içinden çıkarıp ayrı bir kurum haline getirdik ve kurallarını da değiştirdik, mali kaynaklarını çeşitlendirdik. İnşallah önümüzdeki süreçlerde kalan kısımları yatırımlarla ve bu kentsel dönüşümlerin yapılmasıyla risklerini en aza düşürdüğümüz bir şekilde yola devam ederiz. Şehirlerimizin yapması gereken bu, yerel yönetimlerimizin de tabii bunda öncü bir rol olduğunu ifade etmek istiyorum, bir taraftan da ekonomiyle ilgili bir program uyguluyoruz, onu da şöyle özetleyeyim. 2020-2024 dönemi tüm dünya için farklı bir dönem oldu. Pandemiyi yaşadığımız ve pandemi sonrasında etkileri yaşadığımız bir dönem oldu, bütün dünyada ekonomik faaliyet yavaşladı, bütün dünyada devletler daha borçlu hale geldiler, çünkü bir taraftan ekonomi büyüme olmadığı için gelirleri azaldı. Diğer taraftan sosyal harcamaları arttığı için giderleri arttı. Dolayısıyla devletlerin borçlandığı bir dönem yaşandı dünyada, büyüme oranı 2020-2024 döneminde yüzde 2,5 yıllık ortalama dünya büyümesi, ondan önce yüzde 3,5-4 seviyesindeyken son bu beş yılda ortalama yüzde 2,5 büyümüştü dünya. Aynı dönemde biz yüzde 5 büyümüştük, iki katı aşan bir oranda dünya büyümesini, çünkü biz pandemiyi iyi yöneten ülkelerden biri olduk. Kim ne derse desin, herkes daha ekonomik etkilendi. Özellikle tarımda ve sanayide olabildiğince üretimi devam ettiren bir anlayış içinde hareket ettik. Bazı ülkeler, Avrupa özellikle hala bir ekonomik canlılık yakalayabilmiş değil. Bazı ülkeler işte bazı lojistik problemler oluşturuyorlar, belki bir iki ay olumsuz etkileniyor ama yılı kurtarıyoruz. Yılın genelinde bu sene tarım sektöründe çok daha olumlu bir yıl bekliyoruz, geçen yıl maalesef tarım sektörü üç küçüldü. Hem kuraklık yaşadık hem don yaşadık, ikisini aynı sene yaşadık geçen sene. Bunu Elazığ’da her bölgemizde hissettik, hükümet olarak da bazı desteklerle çiftçilerimizin yanında olduk" şeklinde konuştu. Hayata geçirilen ve geçirilmesi planlanan projelerde öncelikli olanlara değinen Yılmaz, "Yine sosyal konut yapmayı destekliyoruz. Van’da da Ankara’da güzel uygulamalar yapılıyor. Bence bu düşünülmesinde fayda var. Trafiği de azaltmış oluyoruz. Vakit kaybı da olmuyor. İşçi çalışan yorulmadan işine ulaşıyor. Üretim alanıyla yaşam alanını olabildiğince yaklaştırmakta fayda var. Üçüncü önceliğimiz enerji. Enerjide yenilenebilir enerji, güneş, rüzgar başta olmak üzere milli, yerli üretimi artırmak istiyoruz. Böylece dışa bağımlılığımızı azaltmak, cari açığımızı düşürdüğümüz gibi içeride enerjiyi sanayide rekabet oluşturucu bir unsur olarak daha fazla değerlendirmeye imkanımız olacak. Sanayicilerimizin özellikle enerjiyle ilgili taleplerini öncelikli değerlendirme konusunda bir politikamız var. Enerji Bakanlığımızla birlikte özellikle öz tüketim dediğimiz kendi ihtiyacı için enerji üreten sanayilere daha fazla destek olmak istiyoruz. Bir diğer politikamız lojistik. Lojistik de çok önemli. Burada da demir yollarımızı genişletmiş durumdayız. Bir taraftan da elektrifikasyon, sinyalizasyon projeleri yürütüyoruz. Fakat bu sene 1 milyar TL kadar daha buraya para harcıyoruz. Burada da temel yaklaşımımız üretim sahalarını limanlara demir yoluyla bağlamak. Böylece lojistik maliyetlerini düşürmek, özel sektörün rekabet gücünü artırmak. Bir diğer öncelikli alanımız insan kaynakları. Orada da her şeyin başı insan diyoruz. Mesleki eğitimle yeni iş modelleri geliştirerek, yeni teknolojilerin gerektirdiği, kadınların, gençlerin daha fazla iş gücüne katılım sağlayacağı modeller geliştirerek iş gücü piyasalarımızı geliştirmek, insan kaynağımızı daha büyük bir şekilde değerlendirmek istiyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin geçtiğimiz sene milli gelirinin 1.6 trilyon dolara yakın seviyeye çıktığını belirten Yılmaz, "Geçtiğimiz sene yağışın az olması gıda üretimini olumsuz etkiledi, hidroelektrik üretimini olumsuz etkiledi ama sonuçta bu sene olağanüstü demiyorum. Normal bir tarım yılı yaşarsak bu büyümemize olumlu etki edecek, gıda fiyatlarını olumlu etki edecek ve diğer sektörlerimizi de olumlu etkileyecek. Dolayısıyla bu sene tarımda böyle bir tablo var. Hizmet sektörlerine gelecek olursak, hizmetlerde Türkiye gayet iyi gidiyor. Turizm sektörümüz geçen sene 65 milyar doları aştı. Diğer hizmet ihracatlarıyla birlikte geçen yıl hizmet ihracatımız 122-123 milyar dolarlara kadar yükseldi. Bir taraftan da mal ihracatımız var, o da 373 milyar doları aştı. İkisini topladığınız zaman yani mal ve hizmet ihracatı olarak 396 milyar dolar mal ve hizmet ihraç etmeyi başardık. Dünyadaki talebin kısıtlı olduğu, şartların olumsuz olduğu, bölgemizde birçok savaşın, gerilimin devam ettiği bir ortamda Türkiye bunu başardı. İnşallah bu sene yani 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatı hedefliyoruz. Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz. 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi oldu. Türkiye geçen yıl, satın alma gücü paritesiyle de 11. büyük ekonomi oldu. Sanayimize baktığınızda genel tablo sanayide fena değil, güzel, büyümemiz devam ediyor. İhracatımız devam ediyor ama alt sektörlerine baktığımızda bazı sektörlerde sorun görüyoruz. Teknolojisi daha yoğun, savunma sanayindeki sektörlerimiz çok iyi gidiyor. Savunma ihracatımız 10 milyar doları aştı. Orta teknoloji, yüksek teknolojili sektörler iyi gidiyor, büyümesi, ihracatı ama teknoloji düzeyi daha düşük, emek yoğun sektörlerimiz bazı sıkıntılar yaşıyor, onu da görüyoruz, onun da farkındayız ve ona dönük olarak da tedbirler geliştiriyoruz. Genel politikamızı şöyle özetleyebilirim, makro olarak finansal istikrarımızı güçlendirip faizlerin ve enflasyonun aşağıya indiği bir ortamda kalıcı bir şekilde genel finansal koşulları iyileştiriyoruz, bu genel politikamız"ifadelerini kullandı. Finansal yaklaşımlar geliştirdiklerini ve bunun da olumlu etkilerini gördüklerini dile getiren Yılmaz, "Bunun içinde de daha özel alanlara spesifik dediğimiz, seçici dediğimiz finansal yaklaşımlar geliştiriyoruz, mesela esnafımıza yüzde 7 faizli bir finansman sağlıyoruz. Çiftçimizin faizinin yüzde 70’ini hazine ödüyor. İhracatçımız genel faizlerle borçlanmıyor, biz 23-24ler civarında şu an izlediğimiz kredilerle borçlanıyor. Yüksek teknoloji yatırımı yaptığımızda belli bir ölçekte, YTAK dediğimiz bir program var. 10 yıl vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, düşük bir faizle destek oluyoruz. Buna benzer bu genel iyileşmeyi beklemeden özel alanlarda da adımlar atıyoruz. Bu çerçevede emek yoğun sektörlerle ilgili son dönemde 3 tane önemli adım attık, birincisi geçen yıl emek yoğun KOBİ sektör diyelim, tekstil, konfeksiyon, mobilya, deri gibi sektörler, buralarda geçen yıl istihdamını koruyan KOBİ’lere 2 bin 500 lira destek vermiştik. Şimdi bu sene bu desteği 3 bin 500’e çıkardık ve konfeksiyon, mobilya dışında olanları da dahil ettik. Tekstil, konfeksiyon ölçeğinde olursa olsun büyük küçük bütün şirketlere istihdamlarını korumaları şartıyla kişi başı 3 bin 500 lira destek veriyoruz. Bu birinci tedbirimiz. İkincisi son dönemlerde Çalışma Bakanlığımızla Sanayi Bakanlığımız güzel bir program geliştirdi. 100 milyar liralık bir paket oluşturdular, yine istihdamını koruyan KOBİ’lere, hassas sektörlere, işletmelere düşük faizli ve kredi garanti fonuyla desteklenmiş bir kredi paketini hayata geçiriyoruz, finansal erişimini bu sektörlerin güçlendirici bir politika izliyoruz. Bir diğer önemli inisiyatifimiz ise İŞKUR tarafından ortaya konan, Sayın Cumhurbaşkanımızın da geçtiğimiz günlerde ilan ettiği GÜÇ dediğimiz program, gençlerin üretime katılım çağrısı. Bu GÜÇ programında birçok başlık var ama en önemli başlığı söyleyeceğim sadece, bu imalat sanayini çok ilgilendiren bir başlık, şimdi gençlerimiz iş arıyorlar, doğal olarak işletmeler de diyor ki tecrübem var diyor, tecrübem yok diyorsa şansını kaybedebiliyor, biz de gençlerin iş gücü piyasasına tecrübeli girişini desteklemek amacıyla yeni bir program geliştirdik. 18-25 yaş arasındaki genç bir işletme tarafından istihdam edilirse 6 ay boyunca asgari ücret düzeyinde maaşını ödeyeceğiz, işçi primini, işveren primini biz ödeyeceğiz, yani işletmeye bir maliyet gelmeyecek. Gencimiz de bir tecrübe edinme imkanı bulmuş olacak, böyle bir programla da emek yoğun özellikle imalat sanayinin güçleneceğine inanıyoruz" diye kaydetti. Merkez bankasının rezervlerinin 200 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, "Başka tedbirlerimizle buna devam ediyoruz, finansal tarafta da çok şükür Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar doları aşmış durumda. CDS dediğimiz ülke risk primi 200’lere yakın seviyelerde düşmüş vaziyette. Cari açığımız yüzde 1,6. dünyada borçluluk yükselirken depreme rağmen, birçok harcamaya rağmen Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25’lerde oldukça düşük. Avrupa’da yüzde 80’in üzerinde, dünyada büyük bir borçluluk var, biz çok şükür borçlu bir ülke değiliz, halkımız da çok borçlu değil, şirketlerimiz de değil. Geçici nakit problemleri yaşanabiliyor bu ayrı bir mesele ama stok olarak baktığımızda böyle yüksek borçlu bir ülke değiliz. Bu da önümüzdeki dönem en şanslı olduğumuz noktalardan bir tanesi. Önümüzdeki dönem inşallah para ve maliye politikalarımızı kararlılıkla uygulayıp bunları arz yönlü politikalarla da birleştirerek yolumuza devam edeceğiz. Arz yönlü politikalar derken de 5 alan bizim için önceliklidir. Birincisi gıda, gıda üretimini artırmak istiyoruz. Sulamaları bu çerçevede önceliklendirmiş durumdayız. Özellikle de tarla içi sulamaları, hayvancılıkta, gıdada üretimi artırmak istiyoruz. İkincisi konut, sosyal konut, sosyal konut için yeni bir kampanya başlattık. Hem konut fiyatları düşsün hem kiralar düşsün diye yapıyoruz bunu, iki artı bir, üç oda bir salon bu sefer, tasarruf ekonomisiyle hareket ediyoruz, israf ekonomisiyle bakmıyoruz. Maalesef aile yapılarına baktığımızda çocuk sayıları da düştü. Türkiye’de ortalama 3’e indi hane büyüklüğü, dolayısıyla üç artı bir son derece iyi planlanmış sosyal konutlarla, enerjisini iyi kullanan, depreme dayanıklı, işçiliği iyi yapılmış konutlarla bir sosyal konut seferberliği yapıyoruz. Yani bir taraftan disiplinli para ve maliye politikaları uygulamaları, bir taraftan da altyapıyı geliştireceğimiz bu politikalarla çok daha güçlü hale geleceğiz. 2026 daha iyi bir yıl olacak" diye konuştu. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 00:09
Karaman’da uyuşturucu operasyonu: 5 tutuklama
Karaman’da polisin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında operasyon düzenlendi. Bu kapsamda, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Karaman-Mersin kara yolu üzerinde iki aracı durdurmak istedi. Polisin "dur" ihtarına uymayan araçlardan biri, şehir merkezinde kırmızı ışıktan geçerek başka bir otomobile çarptı. Kazada otomobildeki 3 kişi yaralanırken, kaçan araçtaki 2 kişi kıskıvrak yakalandı. Ekipler, kaçan araçta yaptığı aramalarda stepnesine gizlenmiş 3 bin 619 adet sentetik hap ele geçirdi. Gözaltına alınan 5 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emniyetten yapılan açıklamada, "Zehir tacirleriyle ve milletimizin huzuruna göz diken suçlarla mücadelemiz taviz vermeden ve asla yorulmadan devam edecektir" denildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:54
TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi.Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu.Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu.Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir.Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi.Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi.Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır.Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar"İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:56
Eskişehir-Sarıcakaya yolunda otomobil takla attı: 5 yaralı
Eskişehir’de kontrolden çıkan otomobilin refüje çarparak takla attığı kazada 5 kişi yaralandı. Eskişehir-Sarıcakaya karayolunda, Eskişehir istikametine seyir halinde olan İ.D. (65) idaresindeki 26 EC 969 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjdeki taşlara çarparak takla attı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü İ.D. ile araçta yolcu olarak bulunan M.D. (57), B.D. (17), T.K. (17) ve M.N.B. (17), olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı. 5 yaralının sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:53
Altyapı çalışması sonrası apartmanı su bastı
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde altyapı çalışmasının ardından apartmanın birinci katını su bastı. Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı İmar Sinan Mahallesi’nde altyapı çalışmaları sonrası Manolya Sokak’ta bulunan Başaran Apartmanı’nın birinci katındaki daireleri su bastı. Meydana gelen su baskınında evlerin parkeleri yerinden söküldü, duvarlar su çekti, birçok eşya kullanılamaz hale geldi. Bina yöneticisi Orhan Erbaş, "Alt katlarımız tamamen su altında kaldı. Binanın duvarları su çekti, döşemeler dökülmeye başladıAilelerimiz perişan durumda" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:55
Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde düzenlenen ’Çınarlarımızla Vefa İftarı’ programına katıldı. İstanbul Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde "Çınarlarımızla Vefa İftarı" programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Darülaceze sakinleri katıldı. Bakanlar, buradaki vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Darülaceze’yi kurarak geçmişten bugüne kimsesizleri yuvaya kavuşturan 2. Abdülhamid Han’ı yad eden Bakan Işıkhan, "SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize daha iyi imkanlar sunabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız. Sosyal güvenlik gelirlerinin giderleri karşılama oranı yüzde 100,64’e, prim gelirlerinin giderlerini karşılama oranımız ise yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselmiş durumdadır. SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize yakın zaman içinde daha iyi imkanlar sunabilmenin, onların refah seviyesini kısa zamanda daha yukarıya taşıyabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. İşte bu güçlü zemin sayesinde, önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız" diye konuştu. Vatandaşların refahını artırmak için birçok adım attıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk kez kanser ilaçlarını geri ödeme kapsamına aldık. Yurt dışından ilaç teminine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. İlaç rapor sürelerini uzattık, aile hekimlerimizin yazabileceği ilaç sayısını artırdık. Her bir düzenlememizin merkezine insanı koyarak, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyerek 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın güvencesi ve sığınağı olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Darülaceze’nin devletin güvenli bir limanı olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu mübarek günlerin milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizi şefkatiyle saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin ellerinden öpüyorum. Devletimizin kimseyi yalnız bırakmadığının en kıymetli göstergesi olan Darülaceze, ihtiyaç sahibine önce ’hoş geldin’ diyen koşulsuz bir şefkat kapısıdır. Darülaceze hiçbir ayrım gözetmeden herkese aile sıcaklığını sunan güvenli bir limandır. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal desteğe kadar geniş bir hizmet ağı bulunuyor. Dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu hayır kurumunu modern imkanlarla güçlendirerek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugün Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri; geniş yaşam alanları, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle örnek bir yaşam modeli sunuyor. Avrupa’nın en büyüğü ve ödüllü bu kurumumuzla 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi’nde özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl ilk öğrencilerini kabul eden Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile yaşlı ve engelli bakımı alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlıyoruz. Düzenlememiz yürürlüğe girdiğinde, Darülaceze’nin bakım tecrübesini İstanbul’dan bütün Türkiye’ye, ardından inşallah dünyaya yaygınlaştıracağız. Darülaceze, sosyal devlet vizyonumuzun en seçkin örneklerinden biri olarak güven ve huzur veren bir yuva olmaya devam edecek" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:55
Kocaeli merkezli 235 milyon TL’lik dolandırıcılık operasyonu: 12 tutuklama
Kocaeli merkezli mali suç operasyonunda, iki firmanın 235 milyon TL zarara uğratıldığı iddiasıyla 5 ilde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda 12 şüpheli tutuklandı. Kocaeli’de, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından mali suçlara yönelik çalışma gerçekleştirildi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerde, il genelinde faaliyet gösteren iki firmanın toplam 235 milyon TL zarara uğratıldığı belirlendi. Araştırmaların ardından şüpheli şahıslar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçlarından soruşturma başlatıldı. Kocaeli, İstanbul, İzmir, Bartın ve Çanakkale illerinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda şüpheliler gözaltına alındı. Her iki olay kapsamında toplam 12 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:49
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek, barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filizi Köşk’te sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Olağanüstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. "Bu raporun gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular. Ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkanlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. "Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir" İmralı’dan örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki gelişmelere değinen Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar." "Bugün 27 Şubat’ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum" diyen Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:49
Ardahan’da hafta sonu eğitimlerine kar engeli
Ardahan’da etkili olan yoğun kar nedeniyle 28 Şubat Cumartesi günü yapılacak eğitim faaliyetlerine ara verildi. Ardahan Valiliğinden yapılan açıklamada, "İlimizde etkili olan yoğun kar yağışı sebebiyle; 28 Şubat 2026 Cumartesi günü yaygın eğitim kursları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, destekleme ve yetiştirme kursları, bilim sanat merkezleri, özel öğretim kurumlarında verilen eğitimler ve sınavlar ile mesleki açık öğretim lisesi yüz yüze eğitimlerine 1 gün süreyle ara verilmiştir’’ denildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:51
Çanakkale’de iş yerine silahlı saldırı: 1 yaralı
Çanakkale’de iddiaya göre alacak verecek meselesi yüzünden bir iş yerine düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi yaralanırken, bir araç ise zarar gördü. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı. Olay, saat 22.30 sıralarında İsmetpaşa Mahallesi Demircioğlu Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, alacak verecek meselesi yüzünden Demircioğlu Caddesi üzerindeki iş yeri kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından kurşunlandı. Olayla bağlantısı bulunduğu ileri sürülen bir araçta kurşunlandıktan sonra şüpheliler motosiklet ile olay yerinden kaçtı. Kurşunlama olayı sırasında 1 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölge polis ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla ÇOMÜ hastanesine kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Kurşunlama olayını gerçekleştiren şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için polis çalışma başlattı. Olayı gerçekleştiren 2 şüpheli Esenler Mahallesi’nde polisler tarafından bir araç içinde yakalandı. Şüpheliler ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder