Yerel Haberler
YEREL HABERLER
25 Nisan 2026 Cumartesi - 02:27 Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Cihad Demirli atandı Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı. Yılmaz’ın yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem Gençoğlu, Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliklerine, Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu ve Hatice Çelik, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne ise Emre Topoğlu atandı. Ayrıca karar ile birlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında Strateji Geliştirme Başkanlığına Enes Bot, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına Ömer Faruk Öztürk ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına İbrahim Oğuzhan Yıldırım atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tarık Tanguroğlu atandı. Ticaret Bakanlığında ise Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Halil Madazlı ve Ahmet Karabay görevden alındı. Karar ile birlikte Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alındı. Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin, Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Ahmet Özkaya, Mustafa Pustu ve Süleyman Önel atandı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Fatih Çakmak ve Mustafa Akkaya getirildi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 01:35 Sarıkamış’a kış geri döndü: Kar kalınlığı 15 santimetreyi aştı Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bahar ortasında etkili olan kar yağışı, bölgeyi yeniden beyaza bürüdü. İlçe merkezinde kar kalınlığı 15 santimetreyi aşarken, nisan ayının sonlarına yaklaşılırken gelen sürpriz yağış vatandaşları hazırlıksız yakaladı. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan kar yağışı, gece saatlerinden itibaren etkisini artırdı. Sarıkamış’ta ağaçlar, araçlar ve çatılar karla kaplanırken, ilçe genelinde kartpostallık görüntüler oluştu. Yoğun kar yağışı nedeniyle ilçe merkezi ve çevre köy yollarında ulaşımda zaman zaman aksamalar yaşandı. Karayolları ve belediye ekipleri, yolların açık tutulması için çalışmalarını aralıksız sürdürürken, sürücülere dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunuldu. "Sarıkamış’a kış geri geldi" Sarıkamışlılar, nisan ayında etkili olan kar yağışının şaşırtıcı olduğunu ancak bölgenin sert iklimi nedeniyle bu tür hava koşullarına alışık olduklarını ifade etti. Vatandaşlar, "Nisan ayının sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. Fakat Sarıkamış’ta kar yağışı devam ediyor. Bugün de yoğun bir kar yağışı var. Yaz geldi derken, kış geri geldi Sarıkamış’a, her yer bembeyaz oldu. Sarıkamış’a tekrardan kış geri geldi" şeklinde konuştu. Öte yandan bölgede etkili olan soğuk hava dalgasının birkaç gün daha sürebileceği, don ve buzlanmaya karşı tedbirli olunması gerektiği bildirildi. Kar yağışı, Sarıkamış’ta bahar koşullarını geciktirirken, önümüzdeki günlerde hava durumunun nasıl seyredeceği merak ediliyor.
Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de yaşatıldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:43 Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de yaşatıldı Büyükçekmece Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, aydınlanmanın ve üretim kültürünün izlerini taşıyan etkinliklerle kutlandı. Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, Büyükçekmece’de aydınlanmanın ve üretim kültürünün izlerini taşıyan etkinliklerle kutlandı. Atatürk Kültür Merkezi’nde emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen’in el emeği eserlerinden oluşan sergi ile Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ve Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu’nun sahne aldığı "Aydınlanma Işıkları" konseri sanatseverlerle buluştu. Aydınlanma Mirası, sergi ve konserle yaşatıldı Köy Enstitüleri’nin aydınlanma meşalesini ve üretim disiplinini meslek hayatı boyunca rehber edinen emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen, yılların birikimini "El Emeği, Göz Nuru: Bir Cumhuriyet Öğretmeninin Sergisi"nde sanatseverlerle paylaştı. Sergide yer alan her bir eser; sabrın, titizliğin ve "üretmeden duramayan" köklü eğitim geleneğinin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Tamamı Süheyla Ercen tarafından hazırlanan ürünler, yalnızca birer el işi değil; aynı zamanda üretme azmini ve öğrenme tutkusunu yansıtan özgün çalışmalar olarak dikkat çekiyor. Serginin ardından gerçekleşen "Aydınlanma Işıkları" konserinde ise Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu sahne aldı. Yılların birikimini ve emeğini sahneye taşıyan koro üyeleri; türküler, ezgiler ve içten performanslarıyla beğeni toplarken, giydikleri özel kostümlerle birlikte sahnede görsel bir şölen sundu. Konser finalinde Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin eşi Nalan Çebi, Büyükçekmece Belediyesi Meclis Üyeleri Nurcan Kalaycı ve Selahattin Öner, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Danışmanı ve Eğitimci Bayram Ali Üner tarafından emeği geçenlere plaket takdim edildi.
Garanti BBVA’ya biyoçeşitlilik tahviliyle iki uluslararası ödül
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:42 Garanti BBVA’ya biyoçeşitlilik tahviliyle iki uluslararası ödül Garanti BBVA, biyoçeşitlilik temalı tahviliyle Environmental Finance tarafından düzenlenen 2026 Sürdürülebilir Borç Ödülleri’nde iki kategoride ödül kazandı. Tahvil, deniz ve su ekosistemlerinin korunmasına yönelik projelere finansman sağlayarak sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir finansman modeli ortaya koyuyor. Sürdürülebilir finansman konusundaki yenilikçi ve öncü uygulamalarıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan Garanti BBVA, Environmental Finance 2026 Sürdürülebilir Borç Ödülleri (Sustainable Debt Awards 2026) kapsamında iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Banka, Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde, "İnovasyon Ödülü - Gelirlerin Kullanımı, Yeşil Tahvil (Award for Innovation - Use of Proceeds, Green Bond)" ve "Yılın Yeşil Tahvili - Finans Kurumu (Green Bond of the Year - Financial Institution)" kategorilerinde ödül kazandı. Yapılan açıklamaya göre, Environmental Finance Sürdürülebilir Borç Ödülleri, yeşil, sosyal, sürdürülebilir ve sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil ve kredi işlemleri alanında piyasanın başarılı ve yenilikçi uygulamalarını ödüllendirmeyi amaçlıyor. Bağımsız yatırımcılardan oluşan jüri tarafından değerlendirilen ödüller; sürdürülebilir finans piyasasının gelişimine katkı sağlayan, yenilikçi yapılar ortaya koyan ve çevresel etki açısından güçlü sonuçlar üreten finansman işlemlerini öne çıkarıyor. Bankanın ödül kazanan tahvil ihracı, Türkiye’de biyoçeşitlilik temalı ilk tahvil olmasıyla sürdürülebilir finans alanında önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Tahvil kapsamında sağlanan kaynakların; özellikle Akdeniz havzasında deniz ve tatlı su ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir turizm uygulamaları, sürdürülebilir balıkçılık faaliyetleri ve su yönetimi projeleri gibi alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor. Sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi model Garanti BBVA’nın ihraç ettiği tahvil, sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir kullanım alanı yaklaşımı sunmasıyla öne çıkıyor. Tahvil çerçevesi; sürdürülebilir turizm, deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve su yönetimi projelerini bir araya getirerek ekosistem temelli bütüncül bir yaklaşım ortaya koyuyor. Toplam 20 milyon 215 bin dolar büyüklüğünde ve üç yıl vadeli olarak gerçekleştirilen tahvil ihracı, uluslararası sürdürülebilir finans standartları doğrultusunda yapılandırıldı. Bu yapı, tahvil gelirlerinin çevresel etki oluşturacak alanlara yönlendirilmesini sağlarken, şeffaf raporlama ve etki ölçümünü de içeren güçlü bir çerçeve sunuyor. "Sürdürülebilir finansın kapsamını, doğa ve biyoçeşitlilik boyutuyla genişletiyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Banka olarak sürdürülebilirliği yalnızca iklim başlığıyla sınırlı görmüyor; su kaynakları, deniz ekosistemleri ve biyoçeşitliliğin korunmasını da finans sektörünün sorumluluk alanının önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Sürdürülebilir finansın kapsamını, doğa ve biyoçeşitlilik boyutuyla genişletiyoruz. Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracıyla sermaye piyasalarını doğa dostu yatırımlar için harekete geçirmeyi hedefleyen öncü bir adım attık. Environmental Finance tarafından verilen bu iki ödül, sürdürülebilir finans alanındaki yaklaşımımızın ve geliştirdiğimiz yenilikçi finansman araçlarının uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de doğa, iklim ve su odaklı yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlayacak finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz." Sürdürülebilir finans stratejisinin bir parçası Açıklamaya göre banka, sürdürülebilir finans alanındaki çalışmalarını uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürüyor. Banka, 2018-2029 dönemini kapsayan 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman hedefi ile Türkiye’nin yeşil ve kapsayıcı dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlıyor. Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı ise bankanın sürdürülebilir finans yaklaşımının iklim odağının ötesine geçerek su, doğal sermaye ve biyoçeşitlilik boyutlarını da kapsayan daha geniş bir çevresel çerçeveye yöneldiğini gösteriyor.
Polikistik over sendromu sadece jinekolojik bir hastalık değil
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:36 Polikistik over sendromu sadece jinekolojik bir hastalık değil Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen polikistik over sendromunun (PCOS) yalnızca "yumurtalıklarda kist oluşumu" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek "Hastalığın temelinde hormonal dengesizlikler yer alır. Yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı değildir, çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder" dedi. "Asıl sorun hormon dengesizliği" Polikistik over sendromunun adında "kist" ifadesi geçse de hastalığın ana probleminin bu olmadığını belirten Dr. Semavi Ulusoy, "Yumurtalıklarda görülen çok sayıda küçük folikül hormonal dengesizliğin bir sonucudur. PCOS’ta en sık karşılaştığımız durum androjen yani erkeklik hormonlarının normalden yüksek olmasıdır. Bu durum adet düzensizliklerine ve yumurtlama problemlerine yol açar" diye konuştu. Adet düzensizliği ve tüylenme en sık belirtiler PCOS’lu kadınların genellikle seyrek adet görme, uzun aralıklarla adet olma veya hiç adet görememe şikayetleriyle başvurduğunu belirten Ulusoy, "Bunların yanı sıra yüz, çene, göğüs ve karın bölgesinde artmış tüylenme, akne ve saç dökülmesi de sık görülür. Bu belirtiler hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hastaları etkiler" dedi. Sadece jinekolojik değil, metabolik bir hastalık Polikistik over sendromunun yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı olmadığını vurgulayan Ulusoy, "Bu durum çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder. İnsülin direnci kilo alımını kolaylaştırır, kilo vermeyi zorlaştırır. Bu da uzun vadede tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Ayrıca uzun dönemde rahim içi kalınlaşma gibi jinekolojik riskleri de artırmaktadır. Tüm bunların yansımaları ruhsal olarak da özgüven kaybı, stres, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur" PCOS tedavisinin kişiye özel planlandığını belirten Ulusoy, "Hastanın yaşı, şikayetleri ve gebelik planına göre tedavi yaklaşımı değişmektedir. Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur. Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve kaliteli uyku, stres yönetimi önemlidir. Gerekli durumlarda hormonal tedaviler ve insülin direncine yönelik ilaçlar da kullanılabilir" dedi. "Erken müdahale sağlık risklerinin önüne geçer" Polikistik over sendromunun tamamen ortadan kaldırılamayan ancak kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Ulusoy, "Doğru takip ve tedavi ile sağlıklı bir yaşam mümkün olur. Özellikle adet düzensizliği, aşırı tüylenme ve kilo kontrolünde zorlanma gibi şikayetleri olan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekir. Erken müdahale hem mevcut belirtilerin yönetimi hem de ileride oluşabilecek sağlık risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır" diye konuştu.
Şehit annesinin "ev mağduriyeti" iddialarına müteahhitten yanıt
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:38 Şehit annesinin "ev mağduriyeti" iddialarına müteahhitten yanıt Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 2006 yılında bölücü terör örgütü PKK ile girilen çatışmada şehit olan Uzman Çavuş İsa Çiçek’in annesi Emine Çiçek’in (66) "ev mağduriyeti" iddialarına, müteahhit Timuçin Cankoy’dan açıklama geldi. Cankoy, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, sürece ilişkin tüm belgelerin savcılığa sunulduğunu ifade etti. Şehit annesi Emine Çiçek, oğlunun şehit olmadan önce kredi çekerek aldığı evin müteahhit tarafından alındığını, kendilerine 2 daire ve 1 iş yeri sözü verildiğini ancak yalnızca bir daire verildiğini, ayrıca 7 aydır apartmanda elektrik olmadığı için evinde oturamadığını iddia etmişti. İddialar üzerine açıklama yapan müteahhit Timuçin Cankoy ise, "Burası 2017 yılında ruhsatı alınmış bir yapıdır. Emine Çiçek, Yılmaz ve Hüseyin isimli 3 kişi arsa sahibidir. Bir müteahhit ile anlaşmışlar ve bu kişi burada 20 bağımsız bölüm çıkarmıştır. Bu 20 bağımsız bölümden Emine hanıma 4 daire 1 dükkan, Yılmaz’a 2 daire 1 dükkan, Hüseyin’e ise 2 daire 1 dükkan verilmek üzere müteahhit bu yerleri kendilerine satmıştır. Ancak müteahhit bu yerleri sattıktan sonra kaçmıştır. 2021 yılında başka bir müteahhit ile anlaşılmış, fakat pandemi dönemine denk geldiği için o da iflas ederek işi bırakmıştır. 2022 yılının sonunda beni buldular. İkinci müteahhit ile anlaştığınız gibi bana daire ve para borçlarını verirseniz, ben kar etmeden bu işi bitireyim dedim. 2023 yılında binayı oturulabilir hale getirdim. ’Müteahhit kandırdı’ iddiası ortaya atıldı ancak bütün belgeler elimdedir ve savcılığa teslim edilmiştir" dedi. Cankoy, şehit annesine 4 daire ve 1 dükkan devredildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bu devredilen yerler Emine Çiçek adına tapuda kayıtlıdır. 3 daire ve 1 dükkan, kendi oğlu tarafından vekaletle satılmıştır. ‘Annemiz evimde oturamıyorum’ diyerek ağlamıştır. Ancak bu dairelerde 2024 itibarıyla yaşam başlamıştır. Ben, şantiye elektriğimi kullanmalarına dahi izin verdim. Oradan beton ya da demir parası talep etmedim. Sadece kendi yaptığım işlerin ücretini talep ettim. Bunları da bir WhatsApp grubu kurarak yaptığım tüm işleri kayıtlı şekilde gösterip ispatladım. Bu binada iskan yoktur ve şu an kaçak yapı durumundadır. Burayı ben şikayet etmedim. Oradaki asansörleri ben halka açmadım, ancak kullanılıyor. Asansör düşer ve biri hayatını kaybederse bunun tek sorumlusu benim. Bu nedenle belediyeye başvuru yaptım. Asansör ve elektrik tesisatlarıyla ilgili henüz denetim ve halka arz yapılmamıştır. Buna rağmen kullanım vardır, yerinde denetlenmesini talep ettik. Diyarbakır’da iskanı alınmış bir bina yandı. Her şey yapılmış olmasına rağmen tesisat kontrolden geçmediği için müteahhitler 8 aydır cezaevindedir. Sarıçam Belediyesi’ne ve orada hak sahibi olanlara defalarca ‘gelin bu işin çözümünü anlatayım, çözüm yolu bulalım’ dedim." Cankoy, "2024-2025 yılları içerisinde aileler oturdu ve benim elektriğimi kullandılar. Bir kısım ödeme yapılmadığı için adıma icra açıldı. Emine Çiçek ‘oturacak yerim yok’ dedi. Ancak 2024-2025 yılında birinci kattaki kendisine ait olan daireyi oğlu kiraya verdi. Oğluna sorsun, neden kiraya verdin de beni burada oturtmadın diye" ifadelerini kullandı. Öte yandan, taraflar arasındaki anlaşmazlığın yargıya taşındığı öğrenildi.
"Tek kadın tek motor 81 il Türkiye" yolculuğu tamamlandı: "Hayalleriniz için o ilk adımı atın"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:36 "Tek kadın tek motor 81 il Türkiye" yolculuğu tamamlandı: "Hayalleriniz için o ilk adımı atın" İstanbul’dan yola çıkan ve 2 buçuk yıl boyunca 40 bin kilometreyi aşan motosiklet yolculuğuyla Türkiye’nin 81 ilini tek başına gezen Saliha Özkan, turunu Caddebostan Sahili’nde noktaladı. Büyük bir coşkuyla karşılanan Özkan, "Türkiye’de bir ilki başarmanın gururunu yaşıyorum. Hayalleriniz neyse çok düşünmeden o ilk adımı atın, gerisi geliyor" dedi. Motosikletiyle "Tek kadın tek motor 81 il Türkiye" sloganıyla yola çıkan Saliha Özkan, 447 gün süren ve 40 bin kilometreyi aşan destansı turunu İstanbul Caddebostan Sahili’nde tamamladı. 2,5 yıllık zorlu yolculuğu boyunca Türkiye’nin dört bir yanını karış karış gezen Özkan, İstanbul’a dönüşünde sevenleri ve ailesi tarafından coşkuyla karşılandı. Hem bir ilki gerçekleştirmenin haklı gururunu hem de yollardan ayrılmanın hüznünü bir arada yaşayan Özkan, yaşadığı tecrübelerin kendisi için bir kişisel gelişim süreci olduğunu da dile getirdi. "Yolculuk insanın kendisini nasıl daha iyi biri haline getirebileceğini öğretiyor" 2,5 yıl süren yolculuğu sırasında zorluklarla başa çıkabilmeyi daha iyi öğrendiğini ifade eden Özkan, şunları aktardı: "Şu an çok fazla şey hissediyorum, çok büyük bir mutluluk. 2,5 yıl sürdü, 447 gün ve 40 bin kilometrenin üzerinde yol yaptım; anlatacak çok fazla hikaye birikti. Duygularım da dolup taşıyor gerçekten, buradaki bütün karşılamaya gelenler da sağ olsunlar daha çok duygulandırdılar. Türkiye’de bir ilki başarabilmiş olmaktan dolayı gerçekten çok mutluyum, bugünleri özleyeceğim tekrar; hem mutluluk hem hüzün ikisi beraber var şu an. Derler ya, ’Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?’ diye; çok gezdiğinizde hem insanları okumuş oluyorsunuz, hem yolu okumuş oluyorsunuz, hem de doğayı, dünyayı ve kültürleri okumuş oluyorsunuz. Dolayısıyla yolculuk aslında insanın kendisini nasıl daha iyi bir insan haline getirebileceğini de öğretmiş oluyor. Başınıza zorluklar geliyor, onlarla başa çıkmayı öğreniyorsunuz. Çok güzel insanlarla karşılaşıyorsunuz, muhteşem manzaralar eşliğinde gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz zaman zaman. Hayatın her yönüne temas ettiğini hissediyorsunuz. Yolculuk çok güzel. "Hayalleriniz neyse çok fazla düşünmeden gerçekleştirmek için o ilk adımı attıktan sonra gerisi illa ki geliyor" Gezgin olma hayali kuranlara tavsiyelerde bulunan Özkan, detaylara takılmadan harekete geçmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Çok fazla düşündüğünüzde daha fazla detay ve fikir gerekiyor. Tabii ki bir plan dahilinde olması gerekir ama hayalleriniz neyse çok fazla düşünmeden o ilk adımı attıktan sonra gerisi illaki geliyor. Benim için de öyleydi. İlk yolculuktan sonra artık hayatımı yollarda geçirmek istediğimi fark ettim. Herkese naçizane bunu tavsiye edebilirim. Elinizdeki imkanlarla ne kadarını yapabiliyorsanız bir yerden başlamanız gerekiyor. Ondan sonra zaten devamı daha güzel bir şekilde geliyor." "Kızım sağ salim bana geri dönebildiyse takipçilerinin duaları sayesinde" Saliha Özkan’ın annesi ise kızının yolculuğu boyunca büyük bir manevi destek hissettiklerini belirterek, "Kızımı tebrik ediyorum ve takipçilerine gerçekten çok teşekkür ediyorum. Eğer kızım sağ salim bana geri dönebildiyse takipçilerinin ettikleri dualar sayesinde geldi. Dualardan bir tanesini okuduğumda çok duygulandım; bir anne-oğul Umre’ye gitmiş ve ’Saliha’cığım senin için orada dua ettik’ demişlerdi. Bu mesajı okuduğumda gerçekten tüylerim diken diken oldu. Buradan bütün dua edenlere ve takipçilerine teker teker teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız" şeklinde konuştu.
ADÜ’lü akademisyen hayatını kaybetti
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:33 ADÜ’lü akademisyen hayatını kaybetti Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Germencik Yamantürk Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Aslı Esenkaya, 6 yıl boyunca mücadele ettiği pankreas kanserine yenik düştü. Hastalığına rağmen akademik çalışmalarını sürdüren Esenkaya’nın vefatı, eğitim camiasında derin üzüntüye neden oldu. ADÜ’de görev yapan Öğretim Görevlisi Aslı Esenkaya’ya yaklaşık 6 yıl önce 4. evre pankreas kanseri teşhisi konuldu. Zorlu tedavi sürecine rağmen hayata tutunma azmini kaybetmeyen Esenkaya, bu süreçte akademik çalışmalarına ara vermedi. Doktora eğitimini tamamlayan, bilimsel makaleler kaleme alan ve çeşitli projelere imza atan Esenkaya, örnek bir mücadele sergiledi. Ancak hastalığın yeniden nüksetmesiyle sağlık durumu ağırlaşan Esenkaya, tedavi gördüğü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Genç yaşta hayatını kaybeden Esenkaya’nın vefatı; ailesi, öğrencileri ve meslektaşları başta olmak üzere akademi dünyasını yasa boğdu. Esenkaya’nın cenazesinin, ikindi namazına müteakip Konya’nın Ahırlı ilçesine bağlı Kayacık Mahallesi’nde kılınacak cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verileceği öğrenildi. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Germencik Yamantürk Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlimiz Aslı Esenkaya’nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhumeye Yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve ADÜ ailemize sabır ve başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verdi.