Yerel Haberler
YEREL HABERLER
29 Nisan 2026 Çarşamba - 00:47 Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türk Telekom ve İSO’dan sanayinin dijital dönüşümünde 5G’de iş birliği
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:36 Türk Telekom ve İSO’dan sanayinin dijital dönüşümünde 5G’de iş birliği Türk Telekom ile Türkiye sanayisinin çatı kuruluşu İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayinin dijitalleşme sürecine yön verecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla düzenlenen imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği kapsamında; Türk Telekom fiber altyapısı ve 5G vizyonuyla sanayinin dijital dönüşümüne katkı sunarken, İSO ise üyelerinin bu sürece uyum sağlamasına rehberlik edecek. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayide dijital dönüşümü ileri taşıyacak bir iş birliği protokolüne imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla, İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleştirilen törende imzalanan protokol kapsamında; 5G teknolojisinin sanayideki kullanım alanlarının gerçek uygulama senaryoları üzerinden gösterilmesi ve işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. İmza töreninin ardından, Türk Telekom’un güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle desteklenen ve İSO’da kurulan ‘5G Deneyim Alanı’ndaki uygulama örnekleri ziyaret edildi. Bu alanda sanayicilere, yeni nesil teknolojileri doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuldu. Söz konusu iş birliği, İSO ile Türk Telekom’un ortak vizyonu doğrultusunda, sanayide dijital dönüşümün hızlanmasına katkı sağlayacak önemli bir adım olarak konumlanıyor. 5G’nin sanayi için önemine vurgu yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "5G artık lüks bir teknoloji değil, sanayimizin geleceğidir. Tam da bu nedenle, Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası arasında imzaladığımız iş birliği protokolü büyük stratejik önem taşımaktadır. Bu protokol kapsamında Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, yenilikçi dijital çözümleri ve mühendislik birikimiyle İstanbul Sanayi Odası üyelerimizin dijital dönüşümünü hızlandıracak, verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılar sağlayacaktır. Bu iş birliği, Bakanlığımız ile Türk Telekom’un sanayimize sunduğu en somut dijital desteklerden biri olacaktır" dedi. Bakan Uraloğlu, "5G Deneyimleme Merkezi’nde de sanayicilerimiz; forklift simülasyonlarından robotik kol uygulamalarına, görüntü işleme sistemlerinden kestirimci bakım çözümlerine, otonom temizlik robotlarına kadar 5G’nin sanayideki gerçek zamanlı uygulamalarını bizzat deneyimleyebileceklerdir. Demo günleri, eğitimler, pilot projeler ve stratejik yol haritaları ile 5G’yi fabrikalarımızın kalbine yerleştireceğiz. Bu imza, sadece iki kurum arasında atılmış bir imza değil; Türkiye sanayisinin dijital çağdaki büyük sıçramasının, yüksek teknolojili üretimde yeni bir çağın resmen başladığının ilanıdır" dedi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "5G teknolojisiyle sanayide dijital dönüşüm artık bir tercih değil, var olma meselesidir. Bugün Türk Telekom ile imzaladığımız protokol kapsamında duyurulan 5G teknolojisi, bizim için yalnızca bir iletişim hızı anlamına gelmiyor; üretimden lojistiğe, enerjiden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bir ekosistemin anahtarı konumunda. Yüksek kapasitesi ve düşük gecikme hızıyla 5G; akıllı fabrikaların, otonom robotların ve gerçek zamanlı veri analizinin olmazsa olmazı olacaktır. Bu teknolojiyle beraber sanayicilerimiz; üretim hatlarında hatasız otomasyon sağlayacak, maliyetleri düşürerek küresel pazarda rekabet gücünü artıracak, ‘Dijital İkiz’ ve uzaktan bakım gibi yenilikçi çözümlerle zamanın çok ötesine geçecektir. Bugün imzalanan İSO-Türk Telekom iş birliği protokolü, bu vizyonun en somut adımıdır. Türk Telekom’un ‘Herkes için 5G’ mottosuyla geliştirmiş olduğu yerli ve milli teknolojik çözümleri, sanayicilerimizin üretim tecrübesiyle buluşturuyoruz. Bu iş birliğiyle, sanayide her alanda dijital bir sıçrama olmasını hedefliyoruz" dedi. "5G ile sanayimizin dijital dönüşümüne liderlik etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme vizyonumuz doğrultusunda, sanayimizin teknoloji ile güçlenmesini önceliklendiriyoruz. İstanbul Sanayi Odası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarını sanayicilerimizle buluşturuyor, üretimde verimlilik ve rekabetçiliği artıracak çözümleri hayata geçiriyoruz. Bu iş birliğiyle aynı zamanda sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasını, verimlilik ve rekabetçiliklerinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasını hedefliyoruz. İSO’nun sanayi ekosistemindeki güçlü rolü ile Türk Telekom’un ileri teknoloji altyapısı ve mühendislik gücünü bir araya getirerek, Türkiye sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi amaçlıyoruz" dedi. Yeni nesil teknolojiler sanayiyle buluşuyor Yapılan açıklamaya göre, İSO üyelerine özel avantajlı mobil iletişim paketlerini de içeren protokolle, sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasına yönelik analiz ve yönlendirme çalışmaları yürütülmesi, 5G, Endüstri 4.0, yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT), büyük veri, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, pilot uygulamalar, demonstrasyon projeleri ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ile sanayinin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak ortak proje ve platformların geliştirilmesi hedefleniyor. Şirket; haberleşme altyapısı, kurumsal bilişim teknolojileri, bulut hizmetleri, veri merkezi, siber güvenlik ve dijital platform çözümleriyle protokol kapsamındaki çalışmalara katkı sunarken; 5G, Endüstriyel IoT, yapay zekâ, büyük veri ve sektörel dijital çözümler kapsamında sanayi işletmelerine teknik danışmanlık, pilot uygulamalar ve örnek projeler geliştirecek. Ayrıca KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemek amacıyla dijital pazarlama, çevrim içi görünürlük ve teknolojik farkındalık faaliyetleri de yürütülecek. Uygulamalı teknoloji deneyimi sunulacak Açıklamaya göre, gerçekleştirilen imza töreninin ardından Türk Telekom tarafından İSO’da kurulan ve 5G’nin yüksek hız, çoklu cihaz bağlantısı, yüksek veri taşıma kapasitesi, düşük gecikme süresi faydalarının endüstriyel dönüşümdeki rolüne dikkat çeken deneyim alanı ziyaret edildi. Alanda sanayicilerin 5G teknolojisini gerçek uygulama senaryoları üzerinden deneyimlemesi sağlandı. Sergilenen uygulamalarla 5G’nin üretimden operasyonel süreçlere kadar geniş bir yelpazede sağladığı katkılar somut örneklerle aktarılırken; robotik kol çözümü ile nesne tespiti ve otonom toplama, üretimde anomali tespiti sağlayan görüntü işleme sistemleri, motor titreşimlerinden arıza öngörüsü sunan kestirimci bakım çözümleri ve fabrika ortamına uygun otonom temizlik robotları gibi ileri teknoloji kullanım senaryoları gösterildi.
Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaşı: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:36 Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaşı: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" dedi. Hak-İş Konfederasyonu’nca 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programları dolayısıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı açıklamalarda bulundu. Elazığ’ın sanayisiyle üreten, ticaretiyle büyüyen, tarım ve hayvancılığıyla bereketi çoğaltan müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "Eski ismiyle Mamüratül-Aziz yani izzetli, onurlu ve ihya edilmiş bir şehirden bugün tüm Türkiye’ye hep birlikte sesleneceğiz. Malumunuz 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılında iş güvencesiyle alakalı gelmiş olan yeni düzenlemeler ilk defa mevzuatımıza girdiği için çok iddialı görünmüyordu. 2004 yılından bugüne kadar geçmiş olan 22 yıllık dönem içerisinde Türk çalışma hayatı çok ciddi anlamda değişiklikler gösterdi. 4857 kanunu ile getirilmiş olan iş güvencesi yükümleri, maalesef 30’dan fazla çalışmış olan iş yerlerinde 6 aydan fazla çalışmış kıdemi olan işçi kardeşlerimizi sadece kendi kapsamına alıyor. Bu kapsamda bulunan iş yerleri yüzde 10 bile değil diyebiliriz. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların 3 tane temel vazifesi var. Birincisi, işçinin iş güvencesini sağlamak. İkincisi işçinin ücret güvencesini sağlamak. Üçüncüsü ise işçinin iş yerinde uygulayacağı işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldırarak iş sağlığıyla ilgili tedbirler almaktır" diye konuştu. Kayabaşı, "İş güvencesinden kastımız, iş yerinde haklı ve haksız geçerli bir neden olmadan feshedilen işçi arkadaşlarımızın geri işine kavuşması için sendikalarımızın temel vazifelerinin bu olduğunu ifade ediyoruz. Bunun yanında ücretle alakalı ülkede gerçekleşmiş olan enflasyona karşı, işçinin ücrete bağlı mali ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmasını kapsıyor. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının arttırılmasını talep ediyoruz. Bunun yanında, bizim usulü bir önerimiz var. Maalesef parlamentoda kanun koyucu bir mevzuat değişikliğine gittiğinde henüz Resmi Gazete de yayınlanırken çıkmış olan bir düzenleme bir değişikliğe muhtaç bir şekilde çıkıyor. Çünkü teorik ile pratik arasında uyumu sağlayacak bir düzen söz konusu değil. İşçi kesimini ilgilendirmiş olan mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak bizler, yaşadığımız sorunları dile getirelim. İşverenler de gelsin, bu konuda yaşayacakları sorunları dile getirsinler. Ancak çıkmış olan teorik mevzuatın pratikte arkadaşların yaşadığı sorunlara ilaç olması lazım. Dolayısıyla bizim şu an çıkmış işçilerle ilgili yasaların tamamı plan ve bütçe komisyonundan çıkıyor. Dolayısıyla bu anlamda uzmanlık gerektiren işlerle alakalı bizim talebimiz, çalışma ve aile komisyonu tarafından mevzuat değişikliklerinin yapılması yönündedir" cümlelerini kullandı. Sendika olarak bütün mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının olduğunu da aktaran Kayabaşı, "Filistin halkının yanında durmaya ve insani yardım faaliyetlerimizi de kesintisiz şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın sabrı ismi şerifine hepimiz şahit olduk. Bundan sonra niyazımız o dur ki, Kahhar, Cebbar ve Müntekim ismi şeriflerinin hürmetine katil İsrail devletini helak etsin inşallah. Malumunuz yanı başımızda, Bir Ukrayna-Rusya, güney bölgemizde ise Amerika-İsrail ve İran arasında devam eden bir savaş var. Maalesef devam eden savaşın olumsuz etkilerinin tamamının orta göbeğindeyiz. Şükürler olsun ki cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlik ile alakalı tedbirlerin devletimiz tarafından alınmış olduğunu görmekte bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu savaşın da bir an önce, sabit ücretliler olarak savaştan en çok olumsuz etkilenecek olan kesimi bizleriz. Savaşın da bir an önce son bulmasını diliyoruz. İsrail ve Amerika tarafından yapılmış olan saldırıları ve soykırımları en sert biçimle kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu coğrafyanın tekrar bir barış, huzur ve istikrar adası olması için Türkiye yüzyılının inşacıları olarak emek ve alın terimizi daha çok dökmeye hazır olduğumuzu da belirtiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kadroları alınan itfaiyecilerden Ankara Büyükşehir Belediyesine tepki
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:33 Kadroları alınan itfaiyecilerden Ankara Büyükşehir Belediyesine tepki Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) İtfaiye Daire Başkanlığı önünde toplanan itfaiyeciler, usulsüz sağlık muayeneleri nedeniyle kadrolarının alındığını iddia ederek ABB’ye tepki gösterdi. Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı İtfaiye Daire Başkanlığının önünde bir araya gelen itfaiyeciler, usulsüz sağlık muayeneleri nedeniyle kadrolarının alındığını iddia etti. Belediyeye bağlı diğer birimlerde görevlendirildiklerini belirten işçiler, haksız yere mesleklerinden alıkonulduklarını ve ücretlerinde düşüş yaşandığını ileri sürerek ABB’ye tepki gösterdi. Grup adına açıklama yapan Ahmet Ragıp Hızal, "Bugün burada bu sorunları kendisine anlatmak ve sıkıntıları kendisiyle istişare etmek için üç defa randevu talep etmemize rağmen İtfaiye Dairesi Başkanı’nın bizlere randevu vermemesi nedeniyle toplandık. Birçok sendika ile görüşen İtfaiye Dairesi Başkanı bütün ısrarlarımıza rağmen bizlerle görüşmeyi kabul etmemiştir. Hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çalışanları sendikal tercihlerinde özgür bırakması ve sendikalara eşit davranılması ile ilgili genelgesine rağmen İtfaiye Daire Başkanı sendika üyelerimize yapacağımız ziyaretlerimize engel olmak istemiş, Hürriyetçi Yerel-Sen Genel Sekreteri olarak şahsımın Merkez İstasyona girişini yasaklamaya kalkmıştır. Yapılanlara karşı bizler bugüne kadar sağduyulu davranmaya çalıştık. Sesimizi duyurmak için işte bugün de buradayız, meydandayız" dedi. "Birçok usulsüzlük ve hata yapılmaktadır" Sağlık taramalarında usulsüzlük yapıldığını ileri süren Hızal, "İtfaiye çalışanları yıllık olarak sağlık muayenesinden geçmektedir. Son yıllarda yapılan bu sağlık muayenelerinde çeşitli hastalıkları ve rahatsızlıkları ortaya çıkan itfaiye personeli önce 08.00-17.00 gündüz görevlisi olarak görevlendirilmekte, daha sonra itfaiye kadroları elinden alınmakta ve çoğu personel görev yaptığı İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan hizmetine gerek kalmadığı gibi sebeplerle belediye içerisinde farklı daire başkanlıklarına gönderilmektedir. Öncelikle 3. dereceye kadar ilerleyebilen itfaiye eri kadrosundan en fazla 5. dereceye kadar ilerleyebilen bir alt kadro olan düz memur kadrosuna yapılan görevlendirmeler sonucu bu durumda olan çalışanlarımızın maaşları 10 bin liraya yakın düşmekte, bunun yanında emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarında da ciddi hak kayıpları olmaktadır. Bununla birlikte yapılan sağlık taramaları ve muayeneler sonucu kişinin sağlık raporunun değerlendirilmesi, sağlık sebepleri ile İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan gönderilecek personelin belirlenmesi aşamasında birçok usulsüzlük ve hata yapılmaktadır" diye konuştu. "Sağlık sebepleri bahane edilerek itfaiyecinin kadrosunu elinden almak sadece Ankara İtfaiyesi’nde" Yapılan uygulamanın haksızlık olduğunu savunan Hızal, "Daha birkaç gün önce Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrika yangınını başarıyla söndüren itfaiye çalışanlarımız için Belediye Başkanımız ’Kahraman itfaiyecilerimiz yangını başarıyla söndürdü’ derken, bugün İtfaiye Daire Başkanı bu kahraman itfaiyecilerin kadrolarını elinden almaya uğraşıyor. Böyle bir uygulama Türkiye’nin hangi ilinde, hangi itfaiyesinde var. Ben size söyleyeyim, sadece Ankara’da. Sağlık sebepleri bahane edilerek itfaiyecinin kadrosunu elinden almak sadece Ankara İtfaiyesi’nde var. Buradan İtfaiye Dairesi Başkanı’na, İSG Müdürü’ne ve iş yeri hekimlerine sesleniyorum. İtfaiye teşkilatı içerisinde yana döne çürük aramayı bırakın. İlla ki çürük arayacaksanız sizlere domates getirdik, alın bu çeri domateslerin içerisindeki çürükleri arayın ve ayırın" dedi. "Sağlık sorunları nedeniyle kadrosu elinden alınan itfaiye çalışanlarımızın kadroları iade edilsin" Taleplerini de dile getiren Hızal, "Sağlık sorunları nedeniyle kadrosu elinden alınan itfaiye çalışanlarımızın kadroları iade edilsin. Yine sağlık sorunları nedeniyle kadrosu değiştirilerek İtfaiye Dairesi Başkanlığı’ndan başka daire başkanlıklarına gönderilen personelden talep edenler tekrar İtfaiye Daire Başkanlığı’nda destek personeli veya geri hizmette görevlendirilsin. Sağlık taramalarında hiçbir personel için ayrım yapılmasın, adalet sağlansın" dedi. Hızal, açıklamasının ardından İtfaiye Daire Başkanlığı’nın önüne domates bıraktı.
Tekirdağ sarıya büründü: Kanola tarlaları kartpostallık manzaralar oluşturdu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:33 Tekirdağ sarıya büründü: Kanola tarlaları kartpostallık manzaralar oluşturdu Baharın gelişiyle birlikte Tekirdağ genelinde açan kanola çiçekleri tarlaları sarıya boyadı. Kentin farklı noktalarında geniş alanlara yayılan kanola tarlaları, oluşturduğu eşsiz manzaralarla görenleri kendine hayran bırakıyor. Özellikle Tekirdağ başta olmak üzere kentin kırsal mahalleleri ve ilçelerinde kilometrelerce uzanan kanola tarlaları bahar aylarında sarı renge bürünerek adeta görsel şölen sunuyor. Doğa tutkunları ve fotoğraf meraklıları ise bu eşsiz manzarayı görüntülemek için kanola tarlalarının bulunduğu bölgelere akın ediyor. Gün doğumu ve gün batımı saatlerinde güneş ışınlarının sarı çiçeklerle kaplı tarlalara yansımasıyla ortaya çıkan manzara kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Özellikle dron ile yapılan çekimlerde sarı renkle kaplanan geniş araziler adeta "sarı denizi" andırıyor. Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Tekirdağ’da çiftçiler tarafından yoğun olarak ekilen kanola bitkisi, hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahip. Kanola bitkisinden elde edilen yağın gıda sektöründe ve biyodizel üretiminde kullanılması, ürünü çiftçiler için değerli hale getiriyor. Bahar aylarında çiçek açan kanola tarlaları sadece tarımsal üretim açısından değil, oluşturduğu doğal manzaralarla da dikkat çekiyor. Kent genelinde baharın habercisi olarak görülen kanola tarlalarının önümüzdeki günlerde daha da yoğun şekilde çiçek açması beklenirken, ortaya çıkan manzaralar doğanın sunduğu en güzel görüntüler arasında yer alıyor. Tekirdağ’ın geniş tarım arazilerinde uzanan kanola tarlaları, bahar aylarında kente ayrı bir renk ve canlılık katmaya devam ediyor.
Sinop’ta üniversite öğrencilerinden "hamsi köftesi" yarışması
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:34 Sinop’ta üniversite öğrencilerinden "hamsi köftesi" yarışması Sinop’ta Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında, gastronomi ve mutfak sanatları bölümü öğrencileri arasında yöresel lezzetleri ön plana çıkarmak amacıyla "hamsi köftesi" yarışması yapıldı. Yarışmada öğrenciler, Sinop mutfağının önemli lezzetlerinden biri olan hamsi köftesini en iyi şekilde hazırlamak için kıyasıya mücadele etti. Jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmelerde sunum, görünüş, lezzet ve aroma, Sinop mutfağına uygunluk, malzeme kullanımı ve hazırlama zahmeti kriterleri dikkate alındı. Değerlendirmeler sonucunda Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 2. sınıf öğrencisi Emine Ağır birinciliği elde etti. Dereceye giren öğrencilere para ödülü verildi. Yarışma öncesi Sinop Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Aysun Gargacı Kınay, "Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında gastronomi mutfağımızda öğrencilerimizle beraber hamsi köfte yapıyoruz. Karadeniz Çevre Araştırmaları Derneği ve Sinop Kastamonu Su Ürünleri Birliği bize 50 kilogramın üzerinde hamsi sağladılar ve öğrencilerimizle beraber bunları işlemeye başladık. Standart köfte tarifi üzerinden gittik. Bunun yanında beş farklı öğrencimiz yarışma için kendi tariflerini oluşturdular. Birazdan da jüri üye bunlara ikram edecekler" ifadelerine yer verdi. Turizm fakültesi Gastronomi Kulüp Başkanı Melike Kılıç, "Hamsi köfteyi seçmemizin nedeni Karadeniz için önemli bir yiyecek. Gerçekten yarışmacılarımızın da kendini göstereceği bir ürün olduğunu düşünüyorum. Yapımı gayet kolay, lezzeti de bir o kadar güzel. Umarım jürilerimiz de beğenir" dedi. Yarışmayı 1’nci olarak bitiren Emine Ağır ise "Karadeniz’in zengin kültürel mirasını bugün mutfağımızda deneyimledik. İlk defa deneyimliyorum ve gerçekten çok farklı hissettim. Çok güzel bir duyguymuş. Hocalarıma çok teşekkür ederim. Hepsinin eline, emeğine sağlık. Ben ileride dil eğitimi alıp gemide şef olarak çalışmak istiyorum" şeklinde konuştu.
Kars’ta 23 Nisan coşkusu: İlkokul öğrencisi emniyet müdürü koltuğuna oturdu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:30 Kars’ta 23 Nisan coşkusu: İlkokul öğrencisi emniyet müdürü koltuğuna oturdu Kars’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen anlamlı ziyarette, İl Emniyet Müdürü Murat Abdullah Tombul, makamında ağırladığı ilkokul öğrencisi Kardelen Turp’un bayram sevincine ortak oldu. Temsili olarak makam koltuğunu devralan minik Kardelen’in telsiz anonsu ise renkli görüntülere sahne oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Milli Eğitim Şube Müdürü Serkan Demir, Kars İlkokulu Müdürü Koray Senger, Sınıf Öğretmeni Gamze Kemerci ve Kars İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Kardelen Turp, İl Emniyet Müdürü Murat Abdullah Tombul’u makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Emniyet Müdürü Tombul, Kardelen Turp’un şahsında tüm çocukların bayramını kutladı. Çocukların ülkenin yarınları olduğunu vurgulayan Tombul, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın iyi şartlarda yetişmesi, huzur ve güven ortamında büyümesi en büyük temennimizdir" dedi. Tombul, ziyaretin anısına Kardelen Turp’a çeşitli hediyeler takdim etti. Ziyaret kapsamında temsili olarak Emniyet Müdürü koltuğuna oturan Kardelen Turp ise kısa süreliğine görevi devraldı. Emniyet telsizinden anons yapan minik Kardelen, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Bu anlar, protokol üyeleri ve emniyet personeli tarafından ilgiyle takip edildi. Gerçekleştirilen ziyaretin, çocukların bayram coşkusunu artırmasının yanı sıra kamu kurumlarıyla öğrenciler arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağladığı belirtildi. 23 Nisan’ın anlam ve önemine uygun şekilde gerçekleştirilen etkinlik, çocuklara verilen değeri bir kez daha gözler önüne serdi.