Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Artvin’de 7 kişinin yaralandığı tünel kazası kamerada
29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:41:45
Artvin-Erzurum karayolunun 7. kilometresindeki tünelde, iki kamyonetin çarpışması sonucu 7 kişinin yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Kaza, 27 Nisan’da Artvin-Erzurum kara yolu üzerindeki 4 kilometrelik tünelde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Yusufeli istikametinden Artvin yönüne seyreden Mehmet Ş. idaresindeki Artvin Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait 08 DE 524 plakalı kamyonet, tünel içinde şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen Ali Fuat Beyaz’ın kullandığı 08 ABB 956 plakalı kamyonetle çarpıştı. Kazada sürücüler Mehmet Ş. ve Ali Fuat Beyaz ile araçlarda bulunan Orhan Bıyıklı, Şenol Aydemir, Murat Özmen, Doğan Ülker ve Seçkin Özay yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralılar ilk müdahalelerinin ardından Artvin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Kazanın tünel içindeki güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde, sürücü karşı şeride geçtiği ve karşı yönden gelen araçla çarpıştığı anlar yer aldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:36
Türkiye’ye örnek olacak proje açılış gün sayıyor
Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 350 milyon liraya inşa edilen ve kendi elektriğini GES ile üretecek olan modern galericiler sitesi açılış için gün sayıyor. Türkiye’nin en modern galericiler sitelerinden birisi olan, 40 modern işyeri ve sosyal tesisleri ile dikkat çeken proje, ilçenin ticari gelişmesine katkı sunacak. Aynı zamanda site içi ve çevresindeki yollar, yeni teknoloji beton olarak tesis ediliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Yenişehir Galericiler Kooperatifi Başkanı Orhan Erol, "Ciddi bir AR-GE çalışması ile kendi enerjisini üreten, bütün incelikleri düşünülmüş modern galericiler sitemizde artık sona gelindi. Yenişehir Galericiler sitesinde Güneş Enerji Santrali (GES) sayesinde kendi elektriğini üretebilecek. Her mağaza kendi aydınlatma enerjisini üreteceği için, yeni nesil galerilerin elektrik faturası, gideri olmayacak. 14 bin 200 metrekare arsa üzerinde 40 mağaza, sosyal tesis ve içerisinde restoran, kafeterya, büfe, çay ocağı ile yönetim ve muhasebe odalarıyla bir de güvenlik bölümü bulunuyor. Bu hafta site içi ve çevresindeki yollar son teknoloji en yüksek kalite beton ile yapılacak. İnşallah bayramdan sonra geniş bir katılımla açılış yaparak, üyelerimize iş yerlerini vermeyi planlıyoruz "dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:33
Munzur Dağları’nda anne ayı ve yavruları kamerada
Erzincan’da Munzur Dağları’nda kış uykusundan uyanan anne ayı ve iki yavrusu, karlı arazide yiyecek ararken görüntülendi. Bölgede yürüyüşe çıkan bir grup vatandaş, doğada anne ayı ve yavrularıyla karşılaştı. Bahar dönemine uyum sağlamaya çalışan ayıların bir süre yiyecek aradığı gözlendi. Vatandaşlar tarafından kamerayla kaydedilen görüntülerde, anne ayı ve yavrularının bir süre bölgede dolaştıktan sonra gözden kaybolduğu görüldü.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:31
Derecik’te üzerine ağaç devrilen ağıldaki 4 keçi telef oldu
Hakkari’nin Derecik ilçesinde sağanak yağış sebebiyle devrilen ağacın altında kalan, ağılın yıkılması sonucu 4 küçükbaş hayvan telef oldu. Alınan bilgilere göre olay, Derecik ilçesine bağlı Gelişen köyü Suçıktı mezrasında meydana geldi. Bölgede etkili olan yoğun yağışlar, zeminin yumuşamasına ve büyük bir ağacın kökünden sökülmesine neden oldu. Yamaçtan kayan ağaç, İzzettin Ekinci’ye ait küçükbaş hayvan ağılının üzerine devrildi. Çökme esnasında ağılda bulunan 7 keçiden 4’ü olay yerinde telef olurken, 3 keçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Gürültüyü duyarak bölgeye giden hayvan sahibi Ekinci, kendi imkanlarıyla yaralı hayvanları enkaz altından çıkardı. Ağılı kullanılamaz hale gelen ve geçim kaynağı olan hayvanlarını kaybeden Ekinci, mağduriyetinin giderilmesi için yetkililerden yardım talebinde bulundu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:22
Çiftçilere zirai alet ve ekipman dağıtıldı
Adıyaman’da, tarımsal üretimi desteklemek ve deprem sonrası üretim şartlarını iyileştirmek amacıyla çiftçilere zirai alet ve ekipman desteğinde bulunuldu. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından finanse edilen "Modern Bağcılığın Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında üreticilere 230 budama makası ile 23 basınçlı sulama sistemi dağıtıldı. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından yüzde 50 hibe desteğiyle yürütülen "Meyve üretim alanlarında mekanizasyon ve sağlıklı üretim şartlarının sağlanması projesi" kapsamında 193 çapa makinesi, 74 zeytin silkeleme makinesi ve 43 dal öğütme makinesi üreticilere verildi. Projeler kapsamında ayrıca 19 bin 305 metrekare dut toplama filesi ile 99 bin metrekare bağ gölgeleme filesi olmak üzere toplam 118 bin 305 metrekare file desteği sağlandı. Üreticilerin her zaman yanında olduklarını belirten Vali Varol, "Depremle birlikte çok büyük acılar yaşadık. Ancak bu toprakları terk etmedik. Çiftçimiz de üretimden vazgeçmedi. Bugün verdiğimiz her destek sadece bir ekipman değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın ve umudu büyütmenin en güçlü göstergesidir. Varol, sağlanan desteklerin Adıyaman’da tarımı daha da güçlendireceğini ifade ederek, "Üreticimizin emeğine güç katacak bu desteklerin tüm çiftçilerimize hayırlı, bereketli ve uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:23
Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Fatsa’daki üretim tesislerinde yaptığı incelemelerde, yürütülen çalışmalarla kentin üretim kapasitesinin arttığını belirterek, "Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ‘kendi kendine yeten Ordu’ için üretimin yoğun bir şekilde devam ettiği Fatsa ilçesindeki damızlık kaz ve bıldırcın tesisi, kuluçkahane, yapımında sona yaklaşılan yumurta üretim tesisi, yarka üretim tesisi ve damızlık düve yetiştirme merkezinde incelemelerde bulundu. AK Parti Ordu İl Başkanı Samet Özdemir’in eşlik ettiği ziyarette Başkan Güler, teknik ekipten çalışmaların son durumuna dair detaylı bilgi aldı. Fatsa’nın tam bir üretim merkezi haline geldiğine dikkat çeken Başkan Güler, "Yapınca oluyor, bizim milletimiz görerek inanır. Halkımız önce seyretti, takip etti. Yaptıklarımızın doğru olduğunu gördüler ve şimdi de benimsiyorlar. Artık göçü tersine çevirecek güzel çalışmalar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz" Damızlık Kaz ve Bıldırcın Tesisi ile kuluçkahanede 2 bin adet bıldırcından 500 bin yumurta elde edildiğini ifade eden Başkan Güler, "Burası gerçekten bir merkez oldu. Şu an burada 2 bin adet anaç bıldırcınımız var. Bunlardan 500 bin yumurta elde ediyoruz. Bu döngü giderek artıyor ve gelir kaynağı haline geliyor. Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz. Bunun peşinden bıldırcını lokantaların menülerine koyarak Ordu’ya bir farklılık getireceğiz. Kaz üretimimizde 7 bin kaza ulaşıyoruz. Burada da yine anaç kazlarımız ve kuluçka makinelerimiz var. Onlarla beraber hem AR-GE yapıyoruz. Aynı zamanda fındığın atıklarını yeme katarak yepyeni bir model geliştiriyoruz. Giderek verimin arttığını da gördük. Fındık bahçelerine kaz yakışıyor. Gelir kaynağı haline gelirken besin değeri de artıyor. Protein kaynağı açısından yeni bir sektör ortaya çıkmış oluyor. Bıldırcın yumurtaları hem astım hastalığına iyi geliyor hem de bir besin kaynağı. Bunun dışında tavuklarımız da var. 45 milyon yumurta üretiyoruz. Aynı zamanda 145 bin yarka projemiz var. Yumurta sektörüne gelişme imkânı veriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Fatsa güzel bir merkez oluyor" Yapılan çalışmalarla Fatsa’nın güzel bir üretim tesisi haline geldiğini belirten Başkan Güler, "Büyükşehir Belediyemizin yem üretim tesisi, soğuk hava deposu ve paketleme tesisimiz var. Öncesinde zarar eden ve kapanma durumuna gelen yumurta sektörü şimdi çok iddialı bir hale geldi. Savaştan sonra muhtemel bir gıda krizine karşı önlemlerimizi alıyoruz. Mesudiye’de hayvan organize bölgesi için altyapı çalışmaları tamamlandı. Yatırım safhasına girildi. Orada 15 bin büyükbaş hayvan olacak. Aybastı’ya süt ve süt ürünleri tesisi oluşturulacak. Bir ay fındık sezonunda kullanılan fındık bahçelerini 11 ay boş kaldığı için 5’li yemle bambaşka bir sektöre sokuyoruz. Yan ürünlerle de üretimi destekliyoruz. Kanatlı kesimhanesinin de bulunduğu Fatsa güzel bir merkez oluyor" şeklinde konuştu. "Göçü tersine çevirecek güzel bir çalışma ortaya çıkıyor" Hayvancılık alanında yapılan çalışmalarla göçü tersine çevirecek adımların atıldığını ifade eden Başkan Güler, halkın yapılan çalışmaları desteklediğini belirtti. Başkan Güler şu ifadelere yer verdi: "Öte yandan manda sektörü için göletler yapıyoruz. 68 tane göletimiz var. Bunları hem su ihtiyacı için hem de özel olarak mandalar için de gölet hazırlıyoruz. Alt yapısıyla üst yapısıyla bilimsel çalışmalarıyla burası üniversite gibi çalışan bir yer haline geldi. Yapınca oluyor, bizim milletimiz görerek inanır. Halkımız önce seyretti, takip etti. Yaptıklarımızın doğru olduğunu gördüler ve şimdi de benimsiyorlar. Artık göçü tersine çevirecek güzel bir çalışma ortaya çıkıyor."
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:24
Kozan’da ıslah edilen mera alanı dualarla açıldı, sürüler alanda otlamaya başladı
Adana’nın Kozan ilçesinde ıslah çalışmaları tamamlanan mera alanı yeniden hayvancılığa kazandırıldı. Kozan ilçesi Hamamköy Kamışoba Mahallesi’nde ıslah edilen mera alanında açılış töreni düzenlendi. Programın açılışında konuşan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Beyazıt, meraların hayvancılık açısından en önemli kaba yem kaynaklarından biri olduğunu belirterek, "İlimiz genelinde yaklaşık 449 bin 500 dekar mera alanı bulunuyor. Bu alanlar il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geliyor. Meralar, hayvancılığın yanı sıra ekolojik sistem açısından da büyük öneme sahiptir" dedi. Meraların zamanla yoğun otlatma, çevresel etkiler ve plansız kullanım nedeniyle verim kaybı yaşayabildiğini ifade eden Beyazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde yürütülen ıslah ve amenajman projeleriyle bu alanların yeniden verimli hale getirildiğini söyledi. Beyazıt, il genelinde bugüne kadar 51 mera ıslah projesi yürüttüklerini belirterek, "Bunların 41’i tamamlandı, 10’unda çalışmalar devam ediyor. Toplam 107 bin dekar alanda ıslah çalışması yapıldı. Bu kapsamda ot verimini artırmak için karışım ekimleri ve gübreleme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca hayvanların su ihtiyacı için sıvatlar yapıyor, gölgelik alanlar oluşturuyoruz" diye konuştu. 70 hayvanı bulunan besici Atilla Konuksever ise yem tasarrufu edeceğini kaydederek meranın kendileri için avantaj olduğunu söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Esen de yem katkısı nedeniyle mera alanının avantajlı olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İlçe Müftüsü Mustafa Kaya tarafından yapılan dua ile mera alanı hizmete açılırken, üreticiler hayvanlarını otlatmaya başladı. Hamam Mahallesi’nde 245 dekar alanda yapılan ıslah çalışmasıyla daha önce verimsiz olan mera alanının yeniden hayvancılığa kazandırıldığı bildirildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:21
Gaziantep Büyükşehir, 4’üncü Otizm Umut Kampına öncülük etti
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi (GBB) öncülüğünde kentte özel ihtiyaçlı bireylere yönelik farkındalık oluşturmak ve sosyal destek sağlamak amacıyla 3 gün boyunca süren yatılı otizm kampının 4’üncüsü düzenlendi. Büyükşehir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen program çerçevesinde "Otizm Umut Kampı" ile çocuklara gelişim alanı sunuldu. Program kapsamında otizmli bireylerin sosyal kültürel ve eğitici etkinliklerle sosyal hayata katılımını artırmak, ailelerin desteklenmesi ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi hedeflendi. Aileler ve çocuklar eğlenceli ve öğretici aktivitilerle keyifli zaman geçirdi Engelsiz Yaşam Merkezi ve Seyr-i Antep Kamp Alanı’nda çocukların ve ailelerinin birlikte keyifli vakit geçirdiği etkinliklerde çocuklar belirlenen günlerde "Anda Kalabilmek (Şimdi ve Burada) Meditasyonu, "Modern Çağ Yorgunluğu: Sosyal Kıyas, Dijital Gürültü ve Biyolojik Dinlenme", "Suyun Üzerinde Yansımalar: Ebru Sanatı ile Dışavurma Atölyesi", "Otizmde Güncel Beslenme Yaklaşımları" gibi eğitimlerin yanı sıra zumba, dansart müzik etkinliği gibi aktivitelerle keyifli vakit geçirdiler. Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yapılan aktivitelerde doğa serbest oyunu, şarkı ritim çalışması, spor etkinlikleri, temel robotik kodlama, görsel sanat atölyesi, sinema etkinliği, mutfakta duyusal keşif atölyesi, çocuk yogası, kuş evi ahşap boyama ile keyifli vakit geçirirken "Güne Merhaba Yogası", "Sabah Rutin Çemberi/Bugün Nasılım?", "Aynı Yolda Birlikte Yürümek: Otizmli Çocuk Ebeveynleri Paylaşım Çemberi" gibi eğitimlerle günü tamamladılar. Kamp alanını ziyaret eden GBB Engelsiz Yaşam Merkezi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Şube Müdürü Yılmaz Kayalı, burada yaptığı konuşmada, erken fark edilen gelişimsel farklılıkların doğru zamanda ve eğitimle desteklenmesinin önemine dikkati çekerek, "Erken tanı sayesinde; iletişim, sosyal uyum, öğrenme ve bağımsız yaşam becerilerinin desteklenmesi ile danışanlarda önemli iyileşmeler gözlemleyebiliyoruz. Erken Tanı ve Erken Müdahale sayesinde tüm öğrencilerimizin iyilik hallerini merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Onların gelişim süreçlerine daha fazla katkı sunmayı ve kendilerine en faydalı desteği sağlamayı hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:21
Yerel Kalkınma Hamlesi ile yatırımcılara 301 Milyon TL’ye kadar destek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında TRB1 Bölgesi’nde yatırımcılara 301 milyon TL’ye kadar destek sağlanacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile Türkiye genelinde bölgesel kalkınmanın hızlandırılması hedefleniyor. Program kapsamında illerin üretim kapasitesinin artırılması, sanayi ve tarım yatırımlarının desteklenmesi, teknoloji ve turizm alanlarında yeni yatırımların teşvik edilmesi amaçlanıyor. Yatırımcılara program kapsamında 301 milyon TL’ye kadar nakdi destek veya faiz ve kar payı desteği sağlanırken, yüzde 50’ye kadar yatırıma katkı oranı ile yüzde 60 vergi indirimi uygulanacak. Ayrıca KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, sigorta primi işveren hissesi desteği ve yatırım yeri tahsisi gibi teşvikler de verilecek. 6’ncı bölge illerinde sigorta primi işçi hissesi desteği 10 yıl süreyle uygulanırken, diğer bölgelerde işveren hissesi desteği 8 yıla kadar devam edecek. TRB1 Bölgesi kapsamında Bingöl’de büyükbaş hayvancılık, arı ürünleri üretimi, su ürünleri ve termal turizm yatırımları; Elazığ’da entegre hayvancılık, Hazar Gölü çevresinde turizm yatırımları ve üzüm bazlı katma değerli üretim; Malatya’da büyük ölçekli hayvancılık yatırımları, ileri teknoloji kablo ve haberleşme sistemleri üretimi, meyve ve sebze bazlı katma değerli gıda üretimi ile tıbbi cihaz üretimi; Tunceli’de ise alternatif turizm yatırımları, küçükbaş hayvancılık, ambalajlı su üretimi ve su ürünleri üretim tesisleri öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, programın bölge için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, "Amaç yalnızca yatırım çekmek değil, aynı zamanda istihdamı artırmak ve katma değerli üretimi güçlendirmektir" dedi. Program kapsamında başvurular 15 Mayıs 2026 tarihine kadar https://yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr/ adresi üzerinden yapılacak. Başvuru yapacak yatırımcıların, sanayi, tarım, turizm, hayvancılık, gıda işleme, enerji ve teknoloji gibi alanlarda il bazında belirlenen yatırım konularına uygun projeler hazırlaması gerekiyor. Başvuruların yatırım büyüklüğü, istihdam kapasitesi, üretim katkısı ve bölgesel kalkınmaya etkisi gibi kriterler üzerinden değerlendirileceği bildirildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:21
NATO Genel Sekreteri Rutte: "Türkiye’nin burada yaptıklarından öğreneceğimiz çok şey var"
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Mark Rutte, "Türkiye’nin burada yaptıklarından öğreneceğimiz çok şey var. Buna ihtiyacımız var, çünkü tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz. Bu da güvenliğimizi korumak için güçlü savunmalara ihtiyaç duyduğumuz anlamına geliyor" dedi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’daki temasları kapsamında ASELSAN’ın Gölbaşı yerleşkesinde bulunan Gölbaşı Teknoloji Üssü Çelik Kubbe Etkinlik Merkezi’nde düzenlenen programa katıldı. Programa Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, yabancı misyon şefleri ve davetliler de iştirak etti. Beraberindeki heyetle yerleşkeyi gezen Rutte, mühendislerle bir araya geldikten sonra açıklamalarda bulundu. Mark Rutte, ziyaretinin temel amacının savunma sanayi üretimini hızlandırmak ve inovasyonu güçlendirmek olduğunu belirterek, Türkiye’deki şirketlerin üretim ile yenilikçiliği bir arada yürütmesinin NATO açısından öncelikli bir konu olduğunu vurguladı. Rutte, bu başlığın temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin de ana gündem maddeleri arasında yer alacağını ifade etti. "Türkiye’nin burada yaptıklarından öğreneceğimiz çok şey var" NATO Genel Sekreteri Rutte, açıklamasında şunları söyledi: "Türkiye’nin burada yaptıklarından öğreneceğimiz çok şey var. Buna ihtiyacımız var, çünkü tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz. Bu da güvenliğimizi korumak için güçlü savunmalara ihtiyaç duyduğumuz anlamına geliyor. En iyi kabiliyetlere sahip olmalıyız. En son teknolojileri kullanmalıyız. Bu nedenle en üretici ve en yenilikçi zihinlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu yüzden burada olmanızdan ve gençler olarak savunma sanayinde çalışmayı seçmiş olmanızdan büyük mutluluk duyuyorum. Burada yaptığınız her şey Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlıyor. Aynı zamanda Türkiye gibi çok değerli bir müttefikle birlikte tüm ittifakın güvenliğine de katkı sunuyor." "Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde adeta bir devrim gerçekleştirdi" Türkiye’nin savunma sanayiinde gerçekleştirdiği çalışmalara değinen Rutte, "Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde adeta bir devrim gerçekleştirdi. ASELSAN bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor. Bu nedenle çalışmalarınıza devam edin, daha fazla ve daha hızlı üretin ve inovasyon yapın. Karşı karşıya olduğumuz tehditler büyük. Kuzey Kutbu’ndan Akdeniz’e, uzaydan deniz altına, füzelerden ve insansız hava araçlarından gelişmiş siber saldırılara kadar geniş bir tehdit yelpazesiyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. "NATO, Türkiye’yi ve tüm müttefikleri savunmak için gerekeni her zaman yapacaktır" Devam etmekte olan savaşlara değinen Rutte, "Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı sürüyor. Çin’in askeri modernizasyonu ve nükleer kapasite artışı devam ediyor. Son haftalarda NATO, İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füzeleri dört ayrı olayda başarıyla engelledi. NATO bu tür tehditlere karşı hazırdır ve Türkiye’yi ve tüm müttefikleri savunmak için gerekeni her zaman yapacaktır. Ancak bunu tek başımıza yapamayız" şeklinde konuştu. "Sizler, gençlerin ortak güvenliğimize nasıl katkı sunduğunun parlak bir örneğisiniz" Alaska’dan Ankara’ya kadar üretmeye, inovasyon yapmaya ve karşılıklı alım yapmaya devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Rutte, "Yakın zamanda ASELSAN’ın Polonya’ya gelişmiş elektronik harp sistemleri sattığını biliyorsunuz. Arnavutluk ve Romanya’da faaliyetlere başladınız. Hırvat Donanması için bir gemiyi donattınız. Bu başarıları mümkün kılan genç mühendislere hitap etmekten memnuniyet duyuyorum. Gerçekten bu şirketin yaş ortalaması çok etkileyici. Açıkçası bu beni biraz yaşlı hissettiriyor. Uzun vadede üretimi artırmak istiyorsak daha fazla gencin savunma sanayiinde kariyer yapmayı seçmesi gerekiyor. Daha fazla şirketin bunu yapması ve gençlerin bu kariyer yolunu seçmesi gerekiyor. Bu nedenle hükümetlerin ve şirketlerin eğitime yatırım yapması şart. Sizler, gençlerin ortak güvenliğimize nasıl katkı sunduğunun parlak bir örneğisiniz" dedi. "Türk gençlerine, Türk mühendislerine verilen önem ve fırsatları yerinde görmüş oldu" Savunma sanayiinde kapasite artışını, çevik yönetim anlayışını ve üretim ile tedarik zincirine yönelik yeni yaklaşımları ASELSAN üzerinden Rutte’ye aktardıklarını belirten Görgün ise, "İki defa kendisiyle uzun uzun Türk savunma sanayiini paylaştığım toplantı olmuştu. Orada çok etkilenmişti. Oradaki verileri halihazırda çok hatırlıyor ve birçok konuşmasında da onları dile getirdi. Türk savunma sanayiinin gelişmişliğini anlattı. Türkiye ile birlikte çalışmanın bütün NATO müttefikleri için önemli olduğunu, NATO’nun faydasına olacağını dile getirdi. Temmuz ayındaki NATO Savunma Sanayi Endüstri Forumu’na ev sahipliği yapacağız. Onunla ilgili bilgilendirmeleri yaptık. Bununla beraber geçtiğimiz yıl NATO’nun farklı birimlerine Türkiye’de ev sahipliği yaptığımız programları ifade ettik. Memnuniyetini, ilgimizi ve Türkiye’nin katkısını önemli bulduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlik, savunma sanayiine verdiği destek, Türk gençlerine, Türk mühendislerine verdiği önem ve fırsatları tekrar yerinde görmüş oldu. İyi bir toplantı oldu diye değerlendiriyorum" dedi. "Önemli olan envanterde tüketilen ekipmanın, mühimmatın yerine konulabilme hızının çevikliği" Görüşmede ASELSAN’ın yatırımlarına değinildiğini ve en son görüşmenin ardından savunma sanayiindeki gelişmelerin aktarıldığını ifade eden Görgün, "Dünya şunun farkında; envanterler çok çabuk tükeniyor sahada. Önemli olan envanterde tüketilen ekipmanın, mühimmatın yerine konulabilme hızının çevikliği ve daha hızlı olması. Bununla ilgili biz farklı sektörlerdeki gelişmeleri ve uygulamaları savunma sanayiine bir taraftan adapte etmeyi, bir taraftan da gelişmişlikleri özel sektörle koordine edilebilecek çalışmaları nasıl yönettiğimizi ifade ettik. Çelik Kubbe unsurlarının teslimi ve yatırımların adının konduğu ziyaretten bahsettik. Çok etkilendi. Özellikle hava savunma ve Çelik Kubbe alt sistemlerinin üretileceği tesislere ve Türkiye’nin bu alanda yaptığı yatırımı, ASELSAN’ın dünyadaki diğer bu anlamda hem yatırım hem de karşılaştırılabilir figürlerle dünyadaki sıralamalardaki yerini ve ilerleyişini ifade etti Ahmet Bey. Yüzde 40’lık büyüme, yatırımlardaki büyüme, bununla beraber teknolojik tercih edilme sebepleri, yapılan yatırımların sadece bir boyutuyla değil, temel ham madde ve onun işleyişinden son ürüne gelen süreçteki planlamayı açıkçası bir miktar bahsetti. Faydalı bir toplantı oldu" diye konuştu. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:22
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "23 Nisan, çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "23 Nisan, çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayasıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında 23 Nisan’ın çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir gelecek inşa ettiğini belirten Geylan, bu bayramın dünyada çocuklara adanmış tek bayram olmasıyla özel bir anlam taşıdığını ifade etti. 23 Nisan’ın Türkiye’nin bağımsızlığı için önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Geylan, "Mondros Mütarekesi ile diz çöktürülmek istenen Türk milleti, tüm imkansızlıklara rağmen umudunu yitirmedi. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a ilk adımını attı. Bu adım, emperyalizme ve tutsaklığa karşı yakılan bağımsızlık meşalesiydi. Bağımsızlığa giden bu zorlu yolda Türk milleti, "hürriyet ve istiklal" ülküsü etrafında tek yürek oldu. Kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla herkes, vatan topraklarını savunmak için seferber oldu. Bu süreçte Havza Genelgesi ile milletin uyanışı başlatıldı; Amasya Genelgesi’nde yer bulan ’Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ sözü, mıh gibi Türk milletinin aklına kazındı. Ardından toplanan Erzurum Kongresi ile manda ve himaye kesin olarak reddedildi ve Temsil Heyeti oluşturularak milli mücadelenin temelleri sağlamlaştırıldı. Sivas Kongresi ile milli irade daha da güçlendi; Temsil Heyeti’nin yetkileri genişletildi. Temsil Heyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılana kadar milli direnişi organize eden, milli mücadeleyi yöneten en yetkili organ olarak görev yaptı ve nihayet Meclisin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi tüm dünyaya ilan edildi. Gazi Meclis, Kurtuluş Savaşı’nın yürütüldüğü bir karargâh olmasının yanı sıra milli iradeyi esas almış, millet egemenliğini her şeyin üstünde tutmuş ve tam bağımsızlığı en yüce ülkü edinmiştir" ifadelerini kullandı. "Büyük Atatürk, çağdaş bir devlet kurma idealini hayata geçirmiştir" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsız Türk Devleti’ni kurmak için birçok mücadele verdiğini ifade eden Geylan, "Büyük Atatürk, Türk yurdunun bağımsızlığını kazanmasının ardından da demokratik ve hukuk ilkelerine dayanan, cumhuriyetle yönetilen çağdaş bir devlet kurma idealini hayata geçirmiştir. Zira Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Temsil Heyeti’ni oluştururken ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarken de amacı yalnızca bağımsızlığı sağlamak değil; aynı zamanda çağdaş, demokratik, güçlü ve müreffeh bir devletin temellerini atmaktı. Bizim için Türkiye Büyük Millet Meclisi; Cumhuriyete uzanan sürecin temel yapı taşıdır. Aziz milletimizin egemenliğinin tecelli ettiği demokratik temsil kurumudur. Ali geleceğimizin güvencesi, bekamızın teminatıdır. Yetkiyi doğrudan milletten alan ve bu yetkiyi yine millet için kullanan yasama organıdır. Toplumdaki farklı fikirlerin temsil edildiği ve sağlıklı bir istişare sürecinin yürütüldüğü bir zemindir. Bu zeminin korunması ve güçlendirilmesi, milli egemenliğin, milli iradenin, demokratik kültürün devamı açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. "23 Nisan, çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür" Çocukların kendilerini güvende hissetmesinin milli bir beka meselesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "23 Nisan, çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür. TBMM’nin açılışı, aynı zamanda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır. Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan, dünyada çocuklara adanmış tek bayram olmasıyla özel bir anlam taşımaktadır. 23 Nisan, çocuklar için aydınlık ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür. Cumhuriyetimizin ilelebet varlığını sürdüreceğine olan inançla ikinci yüzyılını idrak ederken ve 21. yüzyılın Türk asrı olacağını vurgularken, 23 Nisan’ın çocuklarımızın özgürce oyun oynayabildiği, çocukluklarını doyasıya yaşayabildiği ve haklarının güvence altına alındığı bir bayram olması büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmelerinin sağlanması bir beka meselesidir. Bu noktada çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmelerinin sağlanması bir beka meselesidir. Okullarımızda yaşanan son saldırılar, hem öğrencilerimizin hem de öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın can güvenliğinin ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Şiddet sarmalına sürüklenen okullarımız, güvenli alanlar olmaktan çıkarsa, eğitimin temelini oluşturan huzurlu eğitim ortamı telafisi mümkün olmayacak şekilde zarar görecektir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklarımızın yüzlerinin gülmesi gerekirken çocuklarımız bugün korku ve endişe içindedir; arkadaşlarının yasını tutmakta ve travmaların gölgesinde büyümektedirler. Bu tablo, yalnızca bugünü değil, yarınlarımızı da tehdit eden derin bir soruna işaret etmektedir. Şayet geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlıklı, güvenli ve umut dolu bireyler olarak yetişmesini istiyorsak okullarımızda güvenliğin güçlendirilmesi, önleyici tedbirlerin artırılması ve tüm paydaşların kararlılıkla iş birliği içinde hareket etmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Öte yandan 23 Nisan, tüm çocuklarımızın sağlık ve eğitim hizmetlerinden eşit ve adil şekilde yararlanabildiği, her türlü istismardan uzak tutulduğu, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılandığı bir bayram olmalıdır. Her çocuğun güven ve huzur içinde büyümesi, fırsat eşitliğine sahip olması 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın taşıdığı ruha uygun olacaktır. Şehit çocuklarımız da bizlere emanettir. Biz öğretmenler, vatanı için canını feda eden şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyor; 23 Nisan’da hiçbirini unutmuyoruz. Onlar devletimizin ve milletimizin çocuklarıdır. Şehitlerimizin kıymetli çocuklarına sahip çıkmak, bizim en öncelikli sorumluluğumuzdur. İstiklalden istikbale uzanan bu kutlu süreçte; varlığını vatanımızın bağımsızlığına ve Türkiye Cumhuriyeti’nin payidarlığına adamış aziz milletimizin azmi, kararlılığı ve fedakarlığı yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu minvalde, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyor; bu toprakları bizlere vatan yapan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi, Kahramanmaraş’ta yitirdiğimiz körpecik canlarımızı ve şehit öğretmenimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz."
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:22
Baharın ilacı ’zencefil’
Kayseri’de bir aktar, bahar aylarında da zencefil tüketiminin akıntı ve tıkanma sorunlarına iyi geleceğini söyleyerek, "Zencefil hayatımızda sürekli olması gereken bir şey" dedi. Baharın gelmesi ile beraber vatandaşların boğaz yanması, geniz tıkanıklığı gibi şikayetlerinin arttığını söyleyen aktar Muhammed Hanzala Altun, "Bahar aylarının gelmesi ile beraber insanlarda bahar nezleleri, boğazda yanma, geniz tıkanıklıkları, grip tarzı böyle vücut kırgınlıkları oluşuyor. Genelde bize bu şekilde talep oluşturduklarında bizim önerilerimiz de ısırgan otu, papatya çayı, üzerliğin buharını çekme, tuzlu suyla gargara yapma, buruna çekme daha sonra zencefil bal tüketimi, bunun yanında probiyotik olarak yoğurt, turşu tarzı şeyler tavsiye ediyoruz. Fakat dediğimiz gibi çok sıkıntı çekiyorlarsa kesinlikle üzerliğin buharını burunlarına çekip papatya çayı içmeleri, keçiboynuzu özü, keçiboynuzunu kaynatıp tüketmeleri, meyan kökü tüketimi de olur. Bunlar hem vücudun bağışıklığını güçlendirir, hem o vücuttaki semptomları azaltmak için kullanılır. Hiçbir şey bilmiyorsa bile zencefil bal tüketimi, ada çayı bunlar vücut direncini arttırır, bağışıklığı güçlendirir ve alerjik reaksiyonları azaltır" dedi. Altun, zencefilin insanların hayatında sürekli olması gereken bir şey olduğunu söyleyerek, "Zencefil hayatımızda sürekli olması gereken bir şeydir. Kışın vücut ısısını yükseltir, yazın da dediğim şekilde böyle alerjik sıkıntıları gidermede, boğaz kaşıntıları, boğazda yanma, genizde tıkanıklık bunlara iyi gelir. Vatandaşlarımız da rastgele kafalarına göre işte ne bileyim macun hazırlatıp, işte ne bileyim başka türlü karışımları yaptırmamalılar. Ürünlerini güvenip sürekli takip ettikleri, güvenilir aktarlardan almalarını tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:20
Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 125 bin megavatı aştı
Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, mart ayı sonu itibarıyla 125 bin 78 megavata yükseldi. Güneş kurulu gücünün toplam kurulu güç içerisindeki payı, 26 bin 478 megavat ile yüzde 21,2’ye ulaştı. Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Güneş ve rüzgâr yatırımları, büyük bir hızla devam ediyor. Bu yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 2026’nın mart ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, mart ayı sonu itibarıyla 125 bin 78 megavata yükseldi. Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62,4’üne karşılık gelen 78 bin 281 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. Mart ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde 26 bin 478 megavat ile güneşin payı yüzde 21,2’ye ulaştı. 15 bin 39 megavata ulaşan rüzgârın payı da yüzde 12 oldu. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı ise Mart’ta yüzde 33,2’lik pay ile 41 bin 517 megavata yükselmiş oldu. Böylece, toplam kurulu gücün 3’te 1’i rüzgâr ve güneşten oluştu. "Yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrik kurulu gücümüz her geçen gün artmaya devam ederken, yenilenebilir enerjinin kurulu gücümüz içerisindeki payı da yükselişini sürdürüyor. Mart ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücümüzde 26 bin 478 megavat ile güneşin payı yüzde 21,2’ye ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 6 bin megavat güneş, 2 bin megavat rüzgâr kurulu gücünü devreye alarak bu alanda bir rekor kırdık. Güneş ve rüzgâr yatırımları, büyük bir hızla devam ediyor. Bu yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" açıklamasında bulundu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:20
Yılmaz’dan 23 Nisan mesajı
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, milli egemenliğin teminatı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıldönümünü büyük bir gururla kutladıklarını belirterek, bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesinin, geleceğe duyulan güvenin en güçlü göstergesi olduğunu ifade etti. Başkan Yılmaz, mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek dünyada bir ilki gerçekleştirdiğini vurguladı. Çocukların sadece bugünün değil, yarının da mimarları olduğunu dile getiren Yılmaz, onların daha iyi şartlarda, güvenli ve umut dolu bir gelecekte yaşamaları için tüm imkanları seferber ettiklerini kaydetti. Şehitkamil Belediyesi olarak çocukların eğitimine, sosyal gelişimine ve kültürel faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, ilçede hayata geçirilen projelerle çocukların daha donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunduklarını söyledi. Çocuk dostu bir şehir oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Yılmaz, parklar, eğitim merkezleri, spor alanları ve kültürel etkinliklerle çocukların hayatına dokunmaya devam ettiklerini dile getirdi. 23 Nisan’ın aynı zamanda milli iradenin ve bağımsızlığın simgesi olduğuna dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Bizler de bu bilinçle hareket ederek, çocuklarımıza daha güçlü bir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gözlerindeki umutla yarınlarımızı aydınlatan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanları ile Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara düzenlenen saldırıda hayatı kaybeden evlatlarımıza bir kez daha Allah’tan diliyor, rahmet ve minnetle anıyorum. Çocuklarımızın gülüşünün hiç eksik olmadığı, barış ve huzur dolu bir gelecek diliyorum" ifadelerine yer verdi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:20
Yaya geçidinde tırın çarptığı kadın hayatını kaybetti
İzmir’in Selçuk ilçesinde yaya geçidinde tırın çarptığı yaşlı kadın, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza, saat 12.30 sıralarında Atatürk Caddesi üzerindeki İsabey İlkokulu önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan Gülşen Erceylan’a (80), seyir halindeki 35 AUJ 668 plakalı tır çarptı. Çarpmanın etkisiyle tırın tekerinin altında kalan yaşlı kadın, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ekiplerin müdahalesiyle bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaralı kadın, sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Selçuk Devlet Hastanesine kaldırıldı. Vücudunda çok sayıda kırık tespit edilen ve yoğun bakımda tedavi altına alınan Erceylan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Erceylan’ın cansız bedeni morga kaldırıldı. Polis ekipler, tır sürücüsünü gözaltına alırken kazayla ilgili inceleme başlattı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:21
Başkan Yardımcısı Özkahya, "Osmaneli neden üvey evlat muamelesi görüyor"
Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, Bilecik’e yapılan dev spor yatırımlar ile ilgili olarak, "Osmaneli’nin spor yatırımlarında unutulan payı oldu. Neden liste dışı kaldık" diye sordu. AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım ve AK Partili belediye başkanları Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın talimatlarıyla, Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk öncülüğünde spor yatırımları imza törenine katıldılar. Bilecik kent merkezi Söğüt ve Bozüyük’e yarı olimpik yüzme havuzları, İnhisar’a spor salonu Gölpazarı’na fitness salonu, açık voleybol ve basketbol sahaları, Pazaryeri’ne fitness salonu, kadın spor merkezi, açık sahalar, Dodurga’ya mahalle tipi gençlik merkezi ve Gülümbe, Ahmetler ve Küre köylerine halı sahalar yatırımları programa alındı. "Osmaneli 16 bini aşan nüfusuyla, 18 farklı branşta bin 200’ü aşkın lisanslı sporcusuyla, onlarca milli sporcu yetiştirmiş" Yapılan spor yatırımlarında Osmaneli’nin olmamasına tepki gösteren Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, "Sporun birleştirici gücüne, gençlerimizin fiziksel ve zihinsel gelişimine yapılacak her türlü yatırım, geleceğimize yapılmış en büyük yatırımdır. Ancak listenin detaylarına indikçe, Osmaneli halkı olarak içimizi sızlatan bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldık: Listede Osmaneli yok. Peki, nasıl olur da 16 bini aşan nüfusuyla, 18 farklı branşta bin 200’ü aşkın lisanslı sporcusuyla, onlarca milli sporcu yetiştirmiş, Türkiye’nin dört bir yanındaki elit kulüplere oyuncu göndermiş, taekwondo ve karate branşlarında Avrupa şampiyonları yetiştirmiş, ilimizi ve ülkemizi gururlandırmış bir ilçe, bu devasa yatırım pastasından neden koca bir sıfır alır. Osmaneli, sadece kendi yağıyla kavrulan bir ilçe değil; yaptığı tesislerle, ev sahipliği yaptığı altyapı turnuvalarıyla, başarılarıyla ismini duyurmuş bir yerdir. Bugün BAL Ligi finalinde karşı karşıya gelecek iki takımın da Osmaneli’nden çıkması tesadüf değildir. Ancak gelinen noktada, spor salonumuz için yıkım kararı alınmış, ilçe stadyumumuzun tribünü kullanılamaz hale gelmiş, stadyum zemin halısı yetersiz olup acilen değiştirilmesi gerekmektedir, açık yüzme havuzumuz ise il genelinde yenilenmeyen tek havuz olarak kalmıştır. İlimizdeki diğer tüm açık havuzlar yıkılıp yeniden yapılırken, Osmaneli’ndeki havuz halkımız mağdur olmasın diye belediyemizin kendi imkânlarıyla onarılmaya çalışılmıştır. Buna rağmen artık kullanılamaz durumdadır" dedi. "İlçemizin yönetim kademesi her fırsatta gençlerimiz sporla buluşsun diye çaba sarf ediyoruz" Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, açıklamasının devamında, "Osmaneli Belediyesi, geçmişten bugüne kendi bütçesinden, yer temini, tesisleşme ve saha kazandırma konularında attığı adımlar ilçemizdeki lisanslı sporcu sayısının artmasında ve genç yeteneklerin keşfedilmesinde büyük rol oynamış üzerine düşen görevi fazlasıyla yapmıştır. Osmaneli Belediyesi olarak üzerimize düşeni yaptık. Ücretsiz kapalı yüzme havuzu için yer tahsisini gerçekleştirdik. Belediye Başkanımız Sayın Bekir Torun defalarca Ankara’ya giderek ilçemizin ihtiyaçlarını iletti. Ancak tüm bu çabalara rağmen ilçemize tek bir somut yatırım yapılmamıştır. İlçemizin yönetim kademesi her fırsatta gençlerimiz sporla buluşsun diye çaba sarf ederken, bakanlık yatırımlarının planlanması aşamasında Bilecik merkez ve diğer 6 ilçe Listede yer alırken yalnızca Osmaneli İlçesi dikkate alınmadığı büyük bir soru işaretidir. Planlama eksikliği mi, ilçemizin yeni spor tesisi ihtiyacı mı bulunmuyor. İhmal mi, ilgili kurumlar, Osmaneli’nin sportif altyapıya duyduğu ihtiyacı, nüfus yoğunluğunu ve mevcut potansiyelini doğru analiz edemedi mi. Osmaneli’nde zaten yeterince tesis var, yeni yatırıma gerek yok gibi bir düşünce mi hâkim. Eğer öyleyse, mevcut tesislerin bakım ve modernizasyon ihtiyaçları bu listede neden yer almadı. Diğer ilçelere yapılan yatırımlar Osmaneli’ne neden yapılmamaktadır. Görmezden gelinen neden Osmaneli olmuştur. Osmaneli, Bilecik’in bir ilçesi değil midir?. Spor yatırımı, bir lütuf değil, gençlerin en temel hakkıdır. Bir ilçeyi hizmetten mahrum bırakmak, o ilçenin geleceğine vurulan bir darbedir. Osmaneli’nin yerel imkânlarla başardığı bu büyük sportif başarılar, Bakanlık tarafından görmezden gelinemeyecek kadar büyüktür. Osmaneli İlçesi, sporun sadece izleyicisi değil, aktif bir öznesidir. Yetkilileri, bu yanlıştan dönmeye ve ilçemize hak ettiği spor yatırımlarını kazandırmak için acilen yeni bir planlama yapmaya davet ediyoruz. Bizler Osmaneli halkı adına şeffaf, adil ve hakkaniyetli bir yönetim anlayışıyla mücadele etmeye devam edeceğiz. Ancak bu sessizliği kabul etmiyoruz. Osmaneli’nin hakkını istiyoruz. Bu ilçenin gençleri, sporcuları ve geleceği yok sayılacak kadar değersiz değildir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder