Yerel Haberler
YEREL HABERLER
KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:40:26 Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:50 Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor Kuşadası Belediyesi’nin, hemşehrilerinin çeşitli indirim ve avantajlardan yararlanabilmesi amacıyla yaşama geçirdiği Adalı Kart’ın 2 yılda ulaştığı kişi sayısı 62 bin 300 oldu. Başta Arya Tesisleri ve Halk Ada Market olmak üzere 108 üye iş yerinde indirim sağlayan Adalı Kart, kent sakinleri ve üye işletmelerin ekonomisine önemli bir katkı sundu. Başkan Ömer Günel döneminde, ikameti Kuşadası’nda olan kent sakinlerinin birçok avantajdan yararlanabilmesi için ‘Adalı Kart’ projesi yaşama geçirildi. Yaklaşık 2 yılı geride bırakan uygulamada Kuşadalıların Adalı Kart’a olan ilgisi her geçen gün arttı. Bu kapsamda Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı 62 bin 300’e, üye iş yeri sayısı da 108’e ulaştı. Adalı Kart ayrıca Kuşadası Belediyesi’nin kent yaşamını ve hizmetlerini içeren uygulaması olan Ada Mobil’den de 45 bin 893 kez indirildi. Kuşadası Belediyesi’ne bağlı Arya Tesisleri’nde yüzde 30, Halk Ada Market mağazasında yüzde 20, üye iş yerlerinde de farklı oranlarda indirim sağlayan Adalı Kart, bu yönüyle kent ekonomisine önemli bir katkı sunarken dayanışma kültürünün de simgelerinden biri oldu. Adalı Kart kullanıcı ve üye iş yeri sayısındaki artışın kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Proje Koordinatörü Gizem Tuğba Toros, "Başkan Ömer Günel’in sosyal belediyecilik alanındaki en önemli projelerinden biri olan uygulamamız başarıyla yoluna devam ediyor. Adalı Kart sahipleri Güvercinada Kalesi’nde bulunan Deniz Ticaret Tarihi Sergi Alanı’nı da ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca Kuşadası Tenis Kulübü’nden de yüzde 50 oranında indirimle faydalanabiliyorlar. Tüm hemşehrilerimizi avantajları saymakla bitmeyen Adalı Kart’ı edinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:48 CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti Muğla’nın Datça ilçesinde CHP İlçe Başkanı Sezai Öz, sağlık ve ailevi nedenleri gerekçe göstererek görevinden istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Sezai Öz, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öz, yaptığı yazılı açıklamada istifa kararını sağlık ve ailevi nedenler doğrultusunda aldığını belirtti. Kararın kendisi için kolay olmadığını ifade eden Öz, açıklamasında "Büyük bir onurla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Datça İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi nedenlerim sebebiyle istifa ediyorum. Bu karar benim için kolay alınmış bir karar değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halk iradesine duyduğum inancın baba ocağıdır. Görev sürem boyunca Datça’da eşit hizmet, eşit mesafe ve birleştirici bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç kimseyi ötekileştirmeden, her yurttaşımıza aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşmaya çalıştık. Bu şehirde attığımız her adımın, kurduğumuz her bağın ve verdiğimiz her mücadelenin vicdanımda ayrı bir yeri vardır. Bugün bir görevden ayrılıyorum ancak mücadeleden, sorumluluktan ve partimden ayrılmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu değişim iradesinin, sürecin başında olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğim. Benim için siyaset hiçbir zaman kariyer planı olmadı, siyaset, bu ülkeye, bu kente ve halkımıza karşı duyulan aktif yurttaşlık gereği bir sorumluluktur. Her zaman partimin emrindeyim. Nerede, hangi görevde ihtiyaç duyulursa, bir nefer olarak çalışmaya hazırım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma, örgütümüze ve Datçalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Benden yana helal olsun" ifadelerine yer verdi.
Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:43 Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, soruşturmada ilerleme sağlanamadığını belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, "Kızımın dosyası da aydınlatılsın" dedi. Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan dosyasında aylardır süren belirsizlik, aileyi ve kamuoyunu tedirgin etmeye devam ediyor. Son günlerde Türkiye gündemini yeniden meşgul eden Gülistan Doku olayı kapsamında devletin kararlı duruşuna dikkat çeken anne Muazzez Akbaş, benzer bir hassasiyetin kendi kızının dosyası için de gösterilmesini istedi. Acılı anne Muazzez Akbaş, yaptığı açıklamada, "Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli" dedi. "Soruşturmada kritik eksiklikler var" iddiası Anne Muazzez Akbaş, açıklamasında herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadığını vurgulayarak, "Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde bazı önemli delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürüyor. Bu kapsamda: Olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin detaylı analiz edilip edilmediği, Maktul ve dosya kapsamındaki diğer kişilere ait dijital materyallerin incelenme durumu, Otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, Maktule ait araç üzerinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığı, Olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişiye ilişkin araştırmaların kapsamı gibi başlıkların hâlen netlik kazanmadığı ifade ediliyor. Ayrıca dosyada uygulanan gizlilik kararının, müşteki tarafın sürece etkin katılımını zorlaştırdığı ve taleplerin büyük bölümünün gerekçesiz şekilde reddedildiği de dile getirilen iddialar arasında. Ben kimseyi suçlamıyorum. Ben sadece gerçeği istiyorum. Kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Adalet istiyorum. sadece adalet. Bu dosya, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılsın" diye konuştu.
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:33 Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı Gaziantep’in Araban ilçesinde, Antep fıstığı ağaçlarının uyanmasıyla birlikte üreticiler, verimi düşüren tırtıl ile mücadele çalışması başlattı. Arabanlı üreticiler, özellikle Antep fıstığı ağaçlarının tomurcuklarını ve yeni sürgünlerini yiyen tırtıl zararlısına karşı imha çalışması başlattı. Çiftçi Şıh Müslüm Özkaya, "Antep fıstığı bahçemdeki ağaçların tomurcuk patlama döneminde fıstık ağaçlarını tek tek kontrol ederek gördüğüm bu zararlıyı elle toplayıp imha ediyorum. Ayrıca, karagöz kurdu için kıştan kalan budama artıklarını da bahçemden temizlenerek zararlının yayılmasını engellenmek için çalışılma başlattım. Bahar bakımı, ağaçların gelişimi ve verim için kritik önem taşıyor. Bu dönemdeki yanlış uygulamalar ciddi verim kayıplarına yol açabilir" dedi. Çiftçi Özkaya, "Tırtıllar, özellikle ilkbahar aylarında Antep fıstığı ağaçlarında ciddi verim kayıplarına ve ağacın zayıflamasına neden olan zararlılardır. Nisan ayı ortalarında fıstık ağacı ilk yapraklarını açtığında, tırtıllar bu taze yaprakları ve sürgünleri yiyerek ağacın fotosentez yapmasını engeller. Tırtıllar, yapraklarla birlikte fıstığın çiçeklerini de yedikleri için ağacın o yıl ürün vermemesine veya ürün miktarının çok azalmasına neden olur’’ ifadelerine yer verdi.
Ziraat Odası Başkanı Dimrit: "Hedef zeytin üreticisi değil, sanayi olmalı"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:34 Ziraat Odası Başkanı Dimrit: "Hedef zeytin üreticisi değil, sanayi olmalı" Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu’nun ’1 kilo zeytin için 6 bin 798 litre su harcanıyor’ açıklamasına sert tepki gösterdi. Dimrit, "Her seferinde tarım ve zeytin üreticisi hedef alınıyor. Asıl su tüketen sanayi neden konuşulmuyor" dedi. Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu’nun Bursa Tarım Kongresi’nde yaptığı açıklamalar, zeytin üreticisi ve Orhangazi Ziraat Odasının tepkisine neden oldu. Kuşcu’nun, ’Bir kilogram zeytinin sofraya gelene kadar yaklaşık 6 bin 800 litre su tükettiği’ne dair verileri paylaşması üzerine Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit bir açıklama yaptı. Başkan Dinçer Dimrit, bilimsel verilerin arkasına sığınılarak çiftçinin hedef tahtasına oturtulduğunu belirterek, "Prof. Dr. Kuşcu’nun açıklamalarıyla tarım ve zeytin üreticisi açıkça hedef alınmıştır. İznik Gölü’nün çekildiği, kuraklıkla mücadele ettiğimiz bu hassas dönemde faturanın zeytine kesilmesi kabul edilemez. Kuraklığın tek sorumlusu tarımmış gibi bir algı oluşturuluyor" dedi. "Sanayinin çektiği sular neden gizleniyor" Özellikle İznik Gölü ve çevresindeki sulak alanlara dikkat çeken Dimrit, sanayi kuruluşlarının su tüketiminin göz ardı edilmesini eleştirdi. Bilim insanlarına ve yetkililere seslenen Dimrit, "İznik Gölü çevresindeki dev sanayi tesislerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarından çektiği su miktarı neden açıklanmıyor? Sanayinin doğaya ve su kaynaklarına verdiği zarar neden hiçbir bilimsel çalışmada ön plana çıkarılmıyor? Neden her kuraklık döneminde ilk akla gelen ’tarımsal sulamayı kısıtlamak’ oluyor?" ifadelerini kullandı. "Sulu tarım olmazsa yaşam olmaz" Önümüzdeki sulama sezonu öncesi bu tür açıklamaların "sulama kısıtlamalarına zemin hazırladığını" savunan Dimrit, "Bu açıklamalar, çiftçinin suyunu kesmek isteyenlerin eline koz vermektir. Zeytin, bölge üreticisinin tek geçim kaynağıdır. Zeytin olmazsa Orhangazi olmaz, tarım olmazsa yaşam olmaz. Yetkililere çağrımızdır; çiftçiyle uğraşmayı bırakın, su kaynaklarımızı asıl tüketen ve kirleten sanayi kuruluşlarını denetleyin" dedi.