Yerel Haberler
YEREL HABERLER
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:15 Eğitimi geleceğe taşıyacak girişimciler yola çıktı Milli Eğitim Bakanlığı ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle hayata geçirilen "ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı"nın lansmanı yapıldı. Eğitim teknolojileri alanında desteklenmeye hak kazanan 15 genç girişimci kamuoyuna tanıtıldı. Girişimciler, yapay zeka destekli öğrenme çözümleri, dijital içerik platformları, ölçme-değerlendirme teknolojileri, uzaktan ve hibrit eğitim sistemleri gibi alanlarda hazırladıkları projelerini anlattı. MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) ve Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi (ETKİM) ile Yıldız Teknopark’ın kuluçka merkezi YTU Startup House iş birliğinde hayata geçirilen "ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı" başladı. YTÜ Otağ-ı Hümayun’da gerçekleştirilen lansmana, YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa Canlı, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın yanı sıra sektör temsilcileri ve programa kabul edilen girişimler katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı ile YTÜ Yıldız Teknopark arasında imzalanan iş birliği kapsamında yürütülen programda operasyonel süreçler, eğitim ve mentörlük ile girişimci gelişim süreçleri YTU Startup House tarafından koordine ediliyor. Eğitimde dijital beceriler merkeze yerleşiyor Lansmanda konuşan Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, eğitim teknolojilerinin öğrenme üzerindeki etkisine dair akademik çalışmaların sınırlı olmasının, eğitimin uzun süre daha temkinli ilerlemesine neden olduğunu söyledi. Küresel krizler, dijitalleşme ve değişen ekonomik şartların eğitimi dönüşüme zorladığının altını çizen Mustafa Canlı şöyle konuştu: "Günümüzde diploma tek başına iş garantisi sunmazken, dünya genelinde zorunlu eğitimin süresi ve niteliği yeniden tartışılıyor. Eğitimde odak, bilgi aktarımından çok beceri kazandırmaya kayıyor. Eleştirel düşünme, dijital okuryazarlık ve yaşam boyu öğrenme gibi 21. yüzyıl yetkinlikleri ön plana çıkıyor. Türkiye, FATİH Projesi ile başlayan dijitalleşme sürecinde önemli bir altyapı oluşturdu; bugün okulların tamamına yakını internet erişimine sahip ve yüz binlerce derslikte etkileşimli tahta bulunuyor. Bununla birlikte hedef, yerli eğitim teknolojileri girişimlerini destekleyerek küresel pazarda rekabet edebilecek ürünler geliştirmek." Dünyada eğitimin dönüşüm içinde olduğunu söyleyen Canlı, "Bu eğitim dönüşümünün merkezinde dijital beceriler olacak ve bunu en iyi sunabilen platformlar bundan 10 yıl sonra şu andaki en yaygın bildiğimiz Fintech ve oyun firmalarının yerini alacak. Bizim gönlümüzden geçen, bunların sizlerden çıkması. Buraya gelen, başvurusunu 100’ün üzerindeki firmamıza, şu anda ilk programla birlikte başlayacak 15 girişimci adayımızı şimdiden tebrik ediyorum" dedi. "Teknolojiyi takip eden değil yön veren olmalıyız" YTÜ Rektör Yardımcısı ve YTÜ Yıldız Teknopark Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vatan Karakaya ise fizikselden dijitale ve oradan otonom sistemlere uzanan teknoloji dönüşümüne uyum sağlamanın önemini vurguladı. Karakaya, "Bu hıza ayak uydurmak zorundayız. Ancak bunu yaparken insan kalmayı, eğitimi yalnızca bilgi aktarımı değil aynı zamanda karakter ve irade inşası olarak görmeyi unutmamalıyız. İnovasyon, insan faydası taşıyan fikirdir; girişimcilik ise bu fikrin hayata geçip ticarileşmesidir. Girişimcilik sadece teknoloji üretmek değil, etik değerleri gözeterek insanlığa fayda sağlamaktır. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Teknoparkımız, kamu, akademi ve girişimciliği buluşturan güçlü bir ekosistem oluşturuyor. Gençlerimizin üretim odaklı yaklaşımını destekleyerek, teknolojiyi takip eden değil, ona yön veren bir ülke olmalıyız" dedi. "Hedefimiz, küresel başarı hikayeleri" Yıldız Teknopark’ın bilgiyi ticarete, ürüne ve sosyal faydaya dönüştürmek aynı zamanda küresel başarı hikayelerine yönlendirmek için çalışan çok önemli bir ekosistem olduğunu belirten YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de yönetim biçimlerinde kümelenme stratejisinin öncelik olduğunu vurguladı. Garip, "Yıldız Teknopark’ta bugün 81 aktif eğitim firmamız bulunuyor ve bu alanda toplam 239 proje geliştiriliyor. Bu dikeyde 9 milyar TL yurt içi satış ve yine 6 milyon TL yurt dışı satış hacmimiz bulunuyor. Ülkemiz açısından ekonomik ve ihracat odaklı önemli gelişmelerin eşiğindeyiz. Ancak bizim için asıl değer, geliştirilen teknolojilerin oluşturduğu katma değer ve sosyal etkidir. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Eğitim Yıldızları Hızlandırma Programı ile yalnızca projeleri desteklemeyi değil, bu fikirleri küresel başarı hikayelerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Yıldız Kuluçka ekosistemimiz, mentorluktan yatırım süreçlerine kadar girişimcilerin yanında olacak. 25 milyon dolarlık fonumuz ve uluslararası ağımızla, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir başarılar ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu güçlü iş birliğinin, eğitim ve teknoloji alanında ülkemize önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı hakkında ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı; eğitim teknolojileri alanında yüksek etki potansiyeline sahip, teknoloji hazırlık seviyesi (THS) en az 3 olan girişim fikirlerinin geliştirilmesini ve sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesini amaçlıyor. Program kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda seçilen 15 girişim, kapsamlı bir destek sürecine dahil edilecek. Program çerçevesinde girişimcilere; girişimcilik ve iş geliştirme eğitimleri, alanında uzman montörlerle birebir destek, eğitim teknolojileri ekosistemine erişim, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde pilot uygulama imkanı, ulusal ve uluslararası etkinliklere katılım fırsatı, Demo Day ile yatırımcı ve paydaşlarla buluşma imkanı sunulacak. Yapay zeka destekli öğrenme çözümlerinden, dijital içerik platformlarına, ölçme-değerlendirme teknolojilerinden, uzaktan ve hibrit eğitim sistemlerine kadar girişimciler eğitim çözümleri geliştirecek. 100 saat mentörlük ve Demo Day ile taçlanacak Program süresince seçilen girişimlere toplamda 100 saat mentörlük desteği sağlanacak. Eğitim, sektör buluşmaları ve networking etkinlikleri ile desteklenecek süreç, program sonunda gerçekleştirilecek Demo Day ile tamamlanacak. Bu etkinlikte girişimler projelerini yatırımcılar ve paydaşlara sunma fırsatı elde edecek.
Bir zamanlar her evde bulunan hasır yastıklar zamana yenik düştü
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:45 Bir zamanlar her evde bulunan hasır yastıklar zamana yenik düştü Kamıştan yapılan ve yıllarca evleri süsleyen rengarenk hasır yastıklar zamana yenildi. Yaklaşık 60 yıldır hasır yastık yapan Afyonkarahisarlı Mevlüt Sargın, ürünlere eskisi gibi rağbet olmadığından mesleğin bitme noktasına geldiğini kaydetti. Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan ve bir zamanlar neredeyse her evde bulunan hasır yastıklar aradan geçen yıllarda zamana yenik düşerek yerini sünger, kauçuk ve elyaf yastıklara bıraktı. Şimdilerde sadece bazı kafe ve evlerde ‘şark köşesi’ denilen bölümlerde kullanılan yastıklar rengarenk işlemeleri ile görenleri hayran bırakıyor. Eber Gölü başta olmak üzere Türkiye’nin farklı noktalarından toplanan kamışlar, meslekte yarın asrı aşkındır emek veren Mevlüt Sargın’ın atölyesinde hem el emeğiyle hem makinalarda işlenerek, üstlerine geçirilen kumaşlar ile yastığa dönüşüyor. Sağlık açısından da faydaları olduğu belirtilen yastıklar, ebatlarına ve işlemelerine göre 300 lira ile bin 200 lira arasında satılıyor. "Meslek bitiyor dersek yeri var" Bolvadin ilçesinde 1967’den bu yanan hasır yastık ustalığı yapan ve son yıllarda sadece sipariş üzerine çalışmaya devam eden Mevlüt Sargın, üzülerek mesleğin bitme noktasına geldiğini kaydederek, "1967’den beri bu işi yapıyorum. Çıraklıktan itibaren bu işi yapıyor. Eber Gölünde son yıllarda istediğimiz gibi kamış çıkmıyor. Genelde mallarımızı (kamışları) Çay ilçesindeki Karamık Gölü ve Denizli’nin Çivril ilçesinden alıyoruz. Ardından bunları işlemeye başlıyoruz. Daha sonra preslenerek bu ürünler yani kamışlar yastık yapılıyor. Gerekirse çuvallayıp sonrasında üstlerine kumaşları geçirerek yastık yapıyoruz. Hasır yastıklara ne yazık ki eskisi gibi bir talep yok. Meslekte bitiyor dersek yeri var, biz ayrıca sünger yastıkta yaptığımız için mesleği bu şekilde takviye etmiş oluyoruz" diye konuştu.
’Ormanın Muhafızları’ sanatseverlerle buluştu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:46 ’Ormanın Muhafızları’ sanatseverlerle buluştu Muratpaşa Belediyesi Çocuk ve Gençlik Halk Dansları Topluluğu, "Ormanın Muhafızları" isimli danslı anlatı ile Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. 2021 yılından bu yana "Öz", "Yüz" ve "Turkuaz" projeleriyle dikkat çeken Muratpaşa Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, her yıl farklı bir düzenlemeyle sahneye çıkmaya devam ediyor. Topluluk bu kez ilk danslı anlatı projesi olan "Ormanın Muhafızları" ile izleyicinin karşısına çıktı. Doğayla insan arasındaki ilişkiye odaklanan eser, insanlığın doğayla kurduğu uzun yolculuğu sahneye taşıyor. Doğanın korunmasına dikkat çekti Gösteride, insanın başlangıçta doğayla uyum içinde yaşarken zamanla onu kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmesi ve meydana getirdiği sonuçlar etkileyici bir sahne diliyle anlatıldı. Klasik masal karakterleri olan Kırmızı Başlıklı Kız, Pamuk Prenses ve Alice’in izlerini taşıyan anlatım, doğanın korunması gerektiğine dikkat çekti. "Ülkenizi sevmeniz yeterli" Gösteri, doğaya karşı sorumluluk bilincini vurgulayan "Türkiye’de son 10 yılda yaklaşık 257 bin hektar orman yangınlarda yok oldu. Amaç dışı kullanımlarla birlikte 700 bin hektara kadar alan fiilen orman niteliğini kaybetti. Bu kayıp, yaklaşık 1,4 milyon futbol sahasına denk geliyor. Ormanlarda yaşayan 10 binden fazla canlı türü olumsuz etkilendi. ‘Ormanın Muhafızı’ olmak için bir peri kızı olmanıza gerek yok, ülkenizi sevmeniz yeterli" mesajı ile sona erdi.
Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:46 Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler Elazığ’da etkili olan gök gürültülü sağanak ve dolu yağışının ardından sular altında kalan evlerde temizlik çalışmaları başlarken, ortaya çıkan maddi hasar afetin boyutunu gözler önüne serdi. Elazığ’da dün akşam saatlerinde gök gürültülü sağanak ve dolu yağışı etkili oldu. Yağışın ardından kentin farklı noktalarında ve Akpınar Mahallesi 515. Sokak’ta bulunan 5 katlı bir apartmanın bodrum katında su baskınları meydana geldi. 66 yaşındaki Hatice Demir ve oğlunun ikamet ettiği dairede, baskın sonrası itfaiye ekipleri ve ev sakinleri tarafından su tahliye çalışması yürütüldü. Suyun tahliyesinin ardından evdeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği belirlendi. Evin giriş bölümünde biriken su ve atıklar nedeniyle daireye girişler, kapı önüne yerleştirilen tuğla ve çeşitli eşyalar üzerinden sağlandı. Dairede bulunan eşyaların tamamında maddi hasar oluştuğu gözlenirken Hatice Demir ve oğlu, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için yardım başvurusunda bulundu. Hatice Demir gözyaşları içinde yaşadıkları mağduriyetlerini dile getirdi. Oğlu ile birlikte ilk etapta evlerini basan suyu temizlediklerini ifade eden Demir, "Ondan sonra her yeri su bastı. Hiçbir şeyi kurtaramadık, canımızı zor kurtardık. Beyaz eşyalardan da bir şey kurtaramadık. Yetkililerden yardım istiyorum. Bodrum katında yaşıyoruz ve benim gücüm yok" dedi. Oğlu Faruk Çimen ise, "Dün yağan yağmur ve dolu yağışı ile beraber evlerimizi su bastı. Bu su basma ile beraber evimizi belli bir yere kadar temizledik, eve dolan suyunu boşalttık. Sonrasında dışarıdaki inşaat çalışanları iş makinesi getirip, temel yerinde dolan suyu rögarın girişine vermeleri sonrası evimizin tamamını diz boyunu geçecek şekilde su bastı. Şu anda koltuklarımız, elektronik aletlerimiz hepsi suyun altında kalmış durumda" şeklinde konuştu.
Çekmeköy’de gökyüzü çocukların bayramına sahne oldu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:48 Çekmeköy’de gökyüzü çocukların bayramına sahne oldu Çekmeköy’de 23 Nisan coşkusu uçurtmalarla gökyüzüne taşındı. Dört gün süren etkinliklerde yaklaşık 20 bin çocuk doyasıya eğlenirken "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile yüzlerce çocuk aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte güzel havanın tadını uçurtma uçurarak çıkardı. Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenlikleri, "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile sona erdi. Dört gün boyunca sırasıyla Kent Park, Doğa Park ve Cemal Güngör Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Şenliğin final günü Kent Park’ta yoğun katılımla düzenlenen uçurtma etkinliğinde binlerce uçurtma çocuklara dağıtıldı. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de etkinliğe katılarak çocukların heyecanına ortak oldu. Uçurtma dağıtan ve çocuklarla birlikte uçurtma uçuran Çerkez, alandaki neşeye eşlik etti. Ayrıca çocuklara patlamış mısır ve pamuk şeker ikramında bulunuldu. Etkinlikler boyunca kurulan atölye ve oyun alanlarında çocuklar eğlenceye doydu. Şişme oyun grupları, yüz boyama etkinlikleri, sosis balon atölyesi, animasyon gösterileri ve palyaço performanslarıyla renklenen şenlikte aileler de keyifli vakit geçirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmalarla süsleyen çocuklar, 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşadı. "Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bizlere bakması bizleri mutlu ediyor" Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Çekmeköy’ün her mahallesinden vatandaşların bir araya gelip sosyalleştiği bir etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğu paylaşarak, şu ifadelere yer verdi: "Çekmeköy’ümüzün çeşitli bölgelerinde vatandaşımızın rahat ulaşım sağlayabileceği yerlerde dört gün boyunca festivalimizi gerçekleştirdik. 20 bine yakın çocuğumuzu burada misafir ettik. Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bakması bizleri mutlu ediyor. Belediyenin görevleri yalnızca hizmetlerin devamı değil, bazen bu tür etkinlikler de halkımıza büyük fayda sağlıyor. Bizim için uçurtma şenliği özgürlüğün, mutluluğun bir simgesidir. Ailelerin bir araya gelip sosyalleşmesi, onların yüzünün gülmesi, hayata olumlu bakması bizi çok mutlu ediyor. İnsanlarımız Çekmeköy’ün her mahallesinden bir araya gelip sosyalleşiyorlar, paylaşımda bulunuyorlar, sevgide bulunuyorlar. İnsanların böyle etkinliklerde bir araya gelmesi, gelecek nesiller için de bir şehir kültürü oluşmasına ve komşuluk geleneğinin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Görüyoruz insanlar cıvıl cıvıl, çocuklar cıvıl cıvıl, insanların yüzü gülüyor, hava güzel, insanların morali güzel. Umarım geleceğimiz de güzel olur."
PKU hastalarına düşük proteinli gıda desteği
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:43 PKU hastalarına düşük proteinli gıda desteği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin PKU hastalarına yönelik başlattığı düşük proteinli gıda kolisi desteği, yaşam boyu süren zorlu bir hastalıkla mücadele eden vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırırken, sınırlı ve pahalı ürünlere erişim sorununu azaltarak ailelerin ekonomik yükünü hafifletiyor. Büyükşehir Belediyesinin PKU hastalarına yönelik başlattığı gıda kolisi desteği, yalnızca bir yardım değil, yaşam boyu süren zorlu bir hastalıkla mücadele eden aileler için önemli bir dayanışma örneğini oluşturuyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, düşük proteinli gıdalara erişimde güçlük yaşayan Fenilketonüri (PKU) hastalarına yönelik gıda kolisi desteği sağladı. Bu destekle PKU hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak ve ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek amaçlanıyor. PKU hastalarına ulaşıldı PKU hastalığıyla mücadele eden vatandaşların en büyük sorunlarından biri olan "pahalı ve sınırlı gıdaya erişim" engelini aşmak için Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çalışma başlattı. Bu kapsamda Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü, Diyarbakır’da bir ilki gerçekleştirerek çölyak hastalarının ardından PKU hastalarına da ulaşarak gıda kolisi desteğinde bulunuyor. Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürü Sevda Erdem Ateş, projenin PKU hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini belirterek, özel beslenme gerektiren hastalıklarda vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Daha önce çölyak hastalarına yönelik başarılı bir çalışma yürüttüklerini hatırlatan Ateş, "Bu desteğin ardından şimdi de PKU hastalığıyla mücadele eden vatandaşların yanındayız" dedi. ‘’Sağlık hakkı çerçevesinde desteğimiz sürecek’’ PKU hastalığı hakkında bilgi veren Ateş, hastalığın ömür boyu özel diyet gerektirdiğini hatırlatarak, "Bu çalışmayı ilk olarak geçen yıl aralık ayında başlattık. Şimdi ikinci etapla devam ediyoruz. Silvan, Ergani ve Sur gibi ilçelerde yaşayan hastalarımıza da ulaştık. PKU hastalarıyla birlikte Tirozinemi ve Akçaağaç şurubu gibi hastalıklarla mücadele eden vatandaşlarımıza, özel diyet gerektiren bu kolileri hazırladık. Sağlık hakkı çerçevesinde bu kolileri belirli periyotlarla dağıtmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Destekten faydalanan Merve Akalan, düşük proteinli gıdalara ulaşmanın oldukça zor olduğunu belirterek belediyenin desteğinin kendileri için büyük bir kolaylık sağladığını söyledi. İki çocuğunun PKU hastası olduğunu ifade eden Akalan, "Çocuklarım 10 ve 5 yaşında. Bu ürünleri çoğu zaman bulamıyoruz, bulduğumuzda da çok pahalı oluyor. Bu yüzden zaman zaman aç kaldıkları bile oluyor. Bu desteğin sürmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. İki PKU hastası çocuğun babası Yılmaz İptaş ise yaklaşık 17 yıldır bu hastalıkla mücadele ettiklerini belirtti. Daha önce böyle bir destekten haberdar olmadıklarını dile getiren İptaş, belediye ekiplerinin kendilerine ulaşmasıyla destekten faydalanmaya başladıklarını söyledi. İptaş, "Her iki çocuğum da PKU hastası. Bu hastalığı çocuklarım doğduktan sonra öğrendik. O günden bu yana hem psikolojik hem de ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu tür destekler bizim için çok kıymetli. Özellikle ürünlerin temin edilmesi oldukça zor. Belediyemizin bu desteği hem bizim hem de bizim gibi aileler için gerçekten büyük bir katkı" ifadelerini kullandı. Fenilketonüri (PKU), proteinli gıdalarda bulunan "fenilalanin" adlı amino asidin vücutta yeterince parçalanamaması sonucu ortaya çıkan kalıtsal bir metabolizma hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde veya diyetine dikkat edilmediğinde bu madde kanda birikerek beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir ve kalıcı hasarlara yol açabilir. PKU hastaları için en temel tedavi yöntemi, ömür boyu süren düşük proteinli ve özel içerikli bir diyet uygulamasıdır. Et, süt ürünleri, yumurta ve baklagiller gibi birçok temel gıda tüketilemez ya da çok sınırlı tüketilir. Bu durum hem beslenme düzenini zorlaştırır hem de günlük yaşamı ciddi şekilde etkiler. Hastalığın en büyük zorluklarından biri ise uygun ürünlere erişimin kısıtlı ve maliyetinin yüksek olmasıdır. Düşük proteinli özel ürünler çoğu zaman sınırlı noktalarda bulunur ve aile bütçesine ciddi bir yük getirir. Özellikle çocuk hastalar için bu durum hem fiziksel gelişim hem de sosyal yaşam açısından ek zorluklar doğuruyor.