Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Körfez turizminde dev atak 12 Mayıs 2026 Salı - 16:21:49 Almanya’dan Koca Seyit Havalimanı’na uçuşların artmasıyla birlikte, bölge turizmini canlandırmak için dev bir operasyon başlatıldı. Alman ve Rus acente temsilcilerini Edremit Körfezi’nde ağırlayan Edremit Ticaret Odası ve TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Temsilciliği, bölgeyi Antalya ve Alanya’ya alternatif "yeni destinasyon" olarak dünyaya tanıtmayı hedefliyor. Balıkesir’in Edremit Körfezi, Avrupa pazarında hak ettiği payı almak için kapılarını yabancı seyahat acentelerine açtı. TURSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanlığı, Edremit Ticaret Odası ve COOP TRR (Turizm Acenteleri Birliği) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon kapsamında; Almanya, Rusya ve Avrupa’nın çeşitli noktalarından gelen acente temsilcileri bölgenin tarihi, doğası ve tesislerini incelemek üzere 1 haftalık tura başladı. "Uçuşlar sadece yolcu değil, turist taşımalı" TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Başkanı ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ergün, Almanya uçuşlarındaki artışın turizm hareketliliğine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, "Acentelerimizi 1 hafta boyunca bölgemizde ağırlayacağız. Tesislerimizi, tarihimizi ve kültürümüzü yerinde göstereceğiz. İlerleyen aşamada kendilerine hazır tur paketleri sunacağız. Amacımız, bu uçuşların sadece bir ulaşım aracı olarak kalmaması, bölgedeki turist sayısını ve beklentisini artırmaktır" dedi. "Edremit kabuğundan çıkıyor" COOP TRR Genel Başkan Yardımcısı Halil Yalçın ise Edremit Körfezi’nin Türkiye’nin ilk destinasyon alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, "Maalesef yıllar içinde bölge kabuğuna çekilmiş ve dışarıyla teması kesmiş. Biz Türkiye’nin ilk turizm alanı olan bu körfezi yeniden canlandırmak istiyoruz. Alman, Rus ve Türk acentelerle birlikte buradayız. Tanıtım için taşın altına elini koyan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu güzellikleri yeniden dünyaya tanıtacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret değil" COOP TRR Almanya Müdürü Tatjana Kabadayı, özellikle Almanca ve Rusça konuşan acenteleri bölgeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kabadayı, "Türkiye’nin farklı bir yüzünü; termal otellerini, Kaz Dağları’nı ve denizini göstermek istiyoruz. Sağlık turizmi ve kültür turları için buradayız. Avrupalı turiste Türkiye’nin sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret olmadığını, buraların zengin kültürünü kanıtlamak amacındayız" diye konuştu. Heyet, 1 hafta sürecek program kapsamında Kaz Dağları’ndan termal tesislere, antik kentlerden kıyı bölgelerine kadar geniş bir rotada incelemelerde bulunacak.
Ritmin gücü engelleri aştı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:33 Ritmin gücü engelleri aştı Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Meslek Yüksekokulu öğrencileri, engelli bireylerle müzik atölyesinde bir araya gelerek ritmin birleştirici gücünde buluştu. Birlikte müzik üreten gençler ve özel bireylerin yakaladığı uyum, sosyal farkındalık adına örnek bir tablo oluşturdu. Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Burhaniye Meslek Yüksekokulu, toplumda engelli bireylere yönelik farkındalığı artırmak amacıyla anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. GSB Burhaniye Gençlik Merkezi’nde düzenlenen müzik ve ritim atölyesinde, üniversite öğrencileri ile özel bireyler bir araya geldi. Eğitmen eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar; ritim çubukları, vurmalı enstrümanlar ve alkışlarla tempo tutarak ortak bir müzikal dil oluşturdu. Grup halinde gerçekleştirilen atölye çalışmasında, öğrenciler ile özel bireyler arasında kurulan samimi diyaloglar ve ortaya çıkan pozitif enerji dikkat çekti. Müziğin iyileştirici ve birleştirici gücünün ön plana çıktığı etkinlikte, katılımcılar birlikte hareket etmenin ve üretim yapmanın heyecanını yaşadı. Etkinliğe katılan ve projeyi değerlendiren Burhaniye MYO Müdürü Prof. Dr. Muammer Bezirgan, öğrencilerin toplumsal konulardaki hassasiyetinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bezirgan, "Katılımcıların birlikte hareket ettiği, birlikte ürettiği ve birlikte eğlendiği bu çalışma; engelli bireylerin sosyal hayata katılımını destekleyen önemli bir farkındalık etkinliği olarak başarıyla gerçekleştirilmiştir. Yüksekokul öğrencilerimizi toplumsal destek konularındaki duyarlılıklarının devamı için her zaman motive etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Burhaniye Gençlik Merkezi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona ererken, bu tür projelerin ilçede sosyal uyumu güçlendirmeye devam edeceği vurgulandı.
Ayvalık Gastrofest ikinci kez kapılarını açıyor
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:34 Ayvalık Gastrofest ikinci kez kapılarını açıyor Ege mutfağının zenginliği, yerel üreticilerin emeği ve bölgeye özgü lezzetler, Balıkesir’in Ayvalık ilçeside ikinci kez düzenlenecek GastroFest’te buluşuyor. Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Ayvalık GastroFest, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. İlk yılında gördüğü yoğun ilgiyle dikkat çeken festival, bu yıl daha kapsamlı bir içerikle gastronomi dünyasının önde gelen temsilcilerini, şefleri, üreticileri ve lezzet tutkunlarını bir araya getirecek. Etkinlik, Ayvalık’ın gastronomik değerlerini daha geniş kitlelere tanıtmayı ve yerel üreticileri desteklemeyi hedefliyor. Bu yıl "Mezenin Kalbi Ayvalık" temasıyla düzenlenecek festivalde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden meze kültürü temsilcileri bir araya gelirken, Ayvalık zeytinyağıyla hazırlanan özgün lezzetler ön plana çıkacak. Üç gün sürecek etkinlik boyunca zeytin ve zeytinyağı, deniz ürünleri ve Ege’nin zengin ot kültürü çeşitli etkinliklerle ziyaretçilere sunulacak. Geçtiğimiz yıl Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde ilk kez düzenlenen ve panellerden workshoplara, söyleşilerden film gösterimlerine kadar geniş bir yelpazede etkinliklere ev sahipliği yapan festival, büyük ilgi görmüştü. Sözen Group’un içerik organizasyonunu üstlendiği etkinlik, Ayvalık’ın gastronomik mirasını çok yönlü bir programla tanıtarak önemli bir başarı yakalamıştı. Bu yıl da üretici stantları, coğrafi işaretli ürün sunumları, şef workshop’ları, slow food deneyimleri ve sektörel panellerle zengin bir program katılımcıları bekliyor. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin kentin gastronomi kimliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Ayvalık; zengin mutfak kültürü, yerel ürünleri ve özgün lezzetleriyle Türkiye’nin öne çıkan gastronomi destinasyonlarından biri. Zeytinimiz, zeytinyağımız, deniz ürünlerimiz ve ot kültürümüz bu toprakların en değerli mirasları arasında yer alıyor. Ayvalık GastroFest ile bu değerleri daha geniş kitlelere tanıtmayı, üreticilerimizi desteklemeyi ve kentimizin marka değerini artırmayı amaçlıyoruz. İlk yıl elde ettiğimiz başarıyı bu yıl daha da ileri taşıyarak Ayvalık’ın gastronomi turizmindeki yerini güçlendireceğiz" dedi. Gastronomiyle kalkınan kent Ayvalık’ın köklü zeytinyağı üretimi, deniz ürünlerindeki çeşitliliği ve güçlü ot kültürü, GastroFest’i yalnızca bir gastronomi etkinliği olmanın ötesine taşıyor. Festival, kentin kültürel ve turistik değerlerini ön plana çıkarırken, yerel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Yerel üreticilerden ulusal markalara, şeflerden gastronomi tutkunlarına kadar geniş bir katılımcı kitlesini ağırlayacak Ayvalık GastroFest, kentin lezzet odaklı turizm hikayesini ikinci yılında daha da ileri taşımayı hedefliyor.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:30 İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi Eskişehir’e gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Komisyonu heyeti, Ceza İnfaz Kurumlarında fiziki şartlar gibi çeşitli konularla ilgili incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un eşliğinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açıklama yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Milletvekili Alkayış, "Değerli milletvekillerimizle beraber bugün Eskişehir Ceza İnfaz Kurumlarını incelemek üzere buradayız. Komisyonumuz, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun alt komisyonudur. Tabii İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuz, her yasama döneminde olduğu gibi bir gelenek olarak hükümlü ve tutuklu haklarını koruma amacıyla kurulmuştur. Komisyonumuz özellikle insan hakları boyutuyla hükümlü ve tutukluların; eğer hükümlüyse cezalarının insan onuruna yakışır şekilde infaz edilmesi, infazdan sonra topluma kazandırılması, cezaevine girdiği zaman eğer bir işi varsa bu işini kaybetmemesi, herhangi bir işi yoksa da mümkünse bir iş sahibi olması için gerekli ıslah tedbirlerinin alınması, eğer tutukluysa da yargılama süresince insan haklarına uygun bir şekilde bir muameleye tabi tutulmasını amaç ediniyor" dedi. "İncelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" Hükümlü ve tutuklular açısından bazen çok ufak görünen hakların tam yerinde ve zamanında yerine getirilmesinin İnsan Hakları Komisyonu açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Alkayış, "İnsan hakları konusu her gün kendini yenileyen, her gün değişen, dinamik bir alan olduğu için konuşulan başlıklar da çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Türkiye, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu kurarak insan hakları yönüyle anayasamız ile uluslararası anlaşmaların uyumunu sağlama, yine içeride de iyi uygulamalarla eş güdümü sağlama, insan hakları yönüyle şikâyetler varsa bu tarafları dinleme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu anlamda incelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" diye konuştu. "Çalışmalarımızın insan haklarının daha ileriye gitmesine katkı sunmasını temenni ediyorum" Alkayış, sözlerini şöyle sürdürdü: "28. Dönem’de bu 12’nci inceleme olduğunu İncelemelerimizden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüzü davet ederek bulgularımızı kendileriyle müzakere ediyoruz. Sonra bunları raporlaştırıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve kamuoyuna açıklıyoruz. İncelediğimiz konular; hükümlü ve tutukluların sağlığa erişim hakları, beslenme şartları, fiziki şartlar, kalabalık, nakiller, görüşmelerin tam ve istenilen düzeyde yapılması gibi konularda incelemelerimizi yapıyoruz. Eskişehir cezaevimizde bugün iki tane incelememiz olacak. Komisyonumuza 206 tane başvuru var; biz de bu başvuruların içeriğini milletvekili arkadaşlarımızla beraber daha sonra rapora dönüştüreceğiz. Yaptığımız çalışmaların ülkemizdeki insan haklarının daha ileriye gitmesine ve standardın yükselmesine katkı sunmasını temenni ediyorum."
Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:27 Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı Cilt kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, erken fark edilen cilt lezyonlarının büyük oranda tedavi edilebildiğini belirterek özellikle benlerdeki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Mayıs ayı, ‘Cilt Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında güneşin zararlı etkilerine dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde çeşitli bilgilendirme çalışmalarıyla öne çıkıyor. Cilt kanserinin çoğu zaman yeni oluşan lekeler, büyüyen ya da kanayan benler ve iyileşmeyen yaralarla kendini gösterebildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, asimetrik görünüm, düzensiz sınırlar ve renk değişimlerinin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade etti. Bu tür değişikliklerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Güneşten korunmak en etkili yöntem Cilt kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. En az SPF 30 içeren güneş kremlerinin düzenli olarak uygulanması gerekiyor, özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" dedi. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerin de ek koruma sağladığını belirten Metcalfe, solaryum gibi yapay UV kaynaklarından uzak durulmasının da riskin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Çocukluk dönemi yanıkları riski artırıyor Çocukluk ve gençlik döneminde geçirilen şiddetli güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceğini belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "UV ışınları bulutlu havalarda da etkisini sürdürüyor ve bu nedenle kapalı havalarda dahi güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Kişilerin ayda bir kez kendi ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri erken tanı açısından büyük önem taşıyor. Saç dipleri, ayak tabanları ve tırnak yatakları gibi zor görülen bölgeler de mutlaka incelenmelidir" şeklinde konuştu. "ABCDE kuralı" erken tanıda yol gösteriyor Ciltteki benlerin değerlendirilmesinde "ABCDE kuralı"nın önemli bir rehber olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, benin asimetrik olması (A), sınırlarının düzensiz olması (B), birden fazla renk içermesi (C), çapının 6 mm’den büyük olması (D) ve zamanla değişim göstermesi (E) durumlarında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Bu kriterlerin erken dönemde riskli lezyonların fark edilmesini kolaylaştırdığını söyledi. Tedavi planı hastaya özel belirleniyor Cilt kanserinin tedavisinin tümörün türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedaviler günümüzde etkin şekilde kullanılıyor. Özellikle erken evrede yakalanan cilt kanserlerinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Radyoterapi bazı hastalar için önemli bir tedavi seçeneğidir. Özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda veya yüz, burun ucu, kulak ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde alternatif bir yöntem olarak tercih ediliyor. Ayrıca ameliyat sonrası mikroskobik hastalık kalma riskinin bulunduğu durumlarda ve lenf bezlerine yayılım söz konusu olduğunda radyoterapinin nüks riskini azaltmada önemli rol oynuyor" dedi. Malign melanom en tehlikeli türlerden biri Cilt kanserleri arasında daha nadir görülmesine rağmen en agresif türlerden biri olan malign melanom hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Bu hastalık hızlı yayılma eğilimi nedeniyle cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünden sorumludur. Genellikle sırt, bacak, kol ve yüz gibi güneşe maruz kalan bölgelerde koyu renkli leke şeklinde ortaya çıkan bu türün erken fark edilmesi hayati önem taşıyor. Cilt kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Düzenli cilt kontrolleri ve güneşten korunma alışkanlıklarının bu süreçte en güçlü koruyucu adımlar" şeklinde konuştu.
Kütahya’nın yüksek kesimlerinde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:24 Kütahya’nın yüksek kesimlerinde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı dağlık alandaki Safa köyünde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Mayıs ayında etkili olan yoğun kar yağışıyla adeta kış mevsimini yeniden yaşanırken, köy sakinleri, bölgede ilk kez bu kadar yoğun bir mayıs karıyla karşılaştıklarını ifade etti. Gece saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden kar yağışı kısa sürede etkisini artırırken, köyde kar kalınlığı yer yer 60 santimetreye ulaştı. Yoğun yağış nedeniyle köy yolları ulaşıma kapanırken, özellikle yüksek kesimlerde ulaşım tamamen durma noktasına geldi. Karın ağırlığına dayanamayan çok sayıda ağaç devrilirken, bazı tarım alanları ve yeni filizlenen ürünler kar altında kaldı. Bahar döneminde çiçek açan meyve ağaçlarının zarar görmesinden endişe ediliyor. Köy Muhtarı Ahmet Yavuz, yaşanan durumun hem ulaşımı hem de günlük hayatı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, "Köyümüzde ilk kez mayıs ayında bu kadar yoğun kar yağışı görüyoruz. Kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı. Yollarımız kapandı, bazı ağaçlar devrildi. Hayvanlarımız ahırlarda mahsur kaldı" dedi. Kar yağışı nedeniyle köyde park halindeki araçlar da kar altında kaldı. Vatandaşlar, traktör yardımıyla araçlarını bulundukları yerden çıkarmaya çalışırken, bazı bölgelerde iş makinelerine ihtiyaç duyulduğu öğrenildi.