Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Vali Varol’a veda programı düzenlendi 05 Mayıs 2026 Salı - 11:01:15 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aydın Valiliği görevine atanan Osman Varol için Adıyaman’da veda yemeği programı düzenlendi. Polis Evinde gerçekleştirilen programa Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mehmet Keleş, vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, İl Emniyet Müdürü Arzum Nazman, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, yargı mensupları, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve iş insanları katıldı. Programda konuşan Vali Varol, "6 Şubat depremleri sonrasında göreve başladığı Adıyaman’da önemli bir süreçten geçildiğini belirterek, yaklaşık üç yıl boyunca gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade etti. Adıyaman’da sadece idari görev yürütmediklerini dile getiren Varol, bu şehirde yalnızca bir görev ifa etmedik, acıyı birlikte yaşadık, sevinci birlikte paylaştık, Birlikte sabrettik, birlikte mücadele ettik. Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkışına tanıklık etmek benim için büyük bir onur oldu. Kentte yürütülen yeniden imar ve ihya çalışmalarına değinen Varol, süreçte destek verenlere teşekkür ederek, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanlara, milletvekillerine, kamu görevlilerine ve Adıyamanlı vatandaşlara şükranlarını sundu. Konuşmasının sonunda helallik isteyen Varol, Adıyaman’da görev yapmaktan onur duyduğunu belirterek yeni görev yerinde de aynı azimle çalışmaya devam edeceğini" diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında gerilim: Duruşma yarına ertelendi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:59 Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında gerilim: Duruşma yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 31. oturumunda, avukatlar ile mahkeme başkanı arasında tartışma yaşandı. Mahkeme başkanının "Talimatla iş yapıyorsunuz diyen avukata söz hakkı vermem" ifadesinin ardından avukatların tepkisi üzerine duruşmaya önce ara verildi. Ekrem İmamoğlu ise duruşma salonundan çıkmayacağını söyledi. Yaşananların ardından mahkeme heyeti duruşmaya bugün devam etmeme kararı aldı. Duruşma sanık savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 31. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada bazı sanık avukatları taleplerinin olduğunu dile getirerek söz hakkı istedi. Söz verilen Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya "Mizansen yapılıyor burada" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine mahkeme başkanı ile avukat Baran Kaya arasında tartışma yaşandı. Başkan, avukat Kaya’nın soru sormadan beyanda bulunduğunu belirterek "Bu şekilde devam ederseniz sizi salondan çıkaracağım" dedi. Mahkeme tarafından avukat Kaya’nın mikrofonu da kapatıldı. Mikrofonun kapatılması üzerine duruşma salonunda bulunan avukatlar tepki gösterdi. Başkan ise "Talimatla iş yapıyorsunuz diyen avukata söz hakkı vermem" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ise, "3 hafta sonrasına bırakmaksızın tahliye talepleriyle ilgili sanıklara ve avukatlarına söz verilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sanık kürsüsüne çağırılan tutuklu sanık Ahmet Güldü ise tartışma esnasında savunma yapamadığı gerekçesiyle tepki göstererek "Arkadaşlar bir bırakın savunmamı yapayım" dedi. Sanık Güldü’nin kimlik tespiti yapıldığı esnada avukat Baran Kaya’nın konuşmaya devam etmesi üzerine mahkeme başkanı tarafından ara verildi. Duruşmaya ara verilmesine tepki gösteren Ekrem İmamoğlu "Ayıp ama böyle olmaz başkanım. İnmiyorum aşağıya" dedi. İmamoğlu, sanıklar duruşma salonundan nezarethaneye indirilirken "Önce beni indirin. Ben buradayım. Yaka paça beni indir. Pinpon topu muyum ben? Burası çocuk oyuncağı değil, herkes insan" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu ardından duruşma salonundan çıkmayacağını söyledi. Jandarma tarafından sanıkların nezarethaneye inmemesi durumunda mahkeme heyetinin duruşmaya devam etmeyebileceği ifade edildi. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu "Etmeyecekse etmesin" yanıtını verdi. Duruşma salonuna mübaşir gelerek duruşmaya bugün devam edilmeyeceğini duyurdu. Duruşma yaşanan gerilim nedeniyle yarına ertelendi.
Yasemin Minguzzi, "Neler Oluyor Hayatta" programına konuk oldu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:00 Yasemin Minguzzi, "Neler Oluyor Hayatta" programına konuk oldu Sunuculuğunu Hakan Ural ve Ferda Yıldırım’ın yaptığı "Neler Oluyor Hayatta" programı Yasemin Minguzzi’yi konuk etti. Acılı annenin söyledikleri, tüm Türkiye’nin vicdanını ilk günkü kadar yaraladı. Mattia Ahmet Minguzzi, sadece Minguzzi ailesinin değil, tüm Türkiye’nin evladı oldu. 24 Mart 2025’te Kadıköy’deki pazarda yaşıtları tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybettiği günden beri, milyonlarca insan onun yasını tutuyor. Kanal D’de yayınlanan ve sunuculuğunu Hakan Ural ve Ferda Yıldırım’ın yaptığı "Neler Oluyor Hayatta" programı, Ahmet Minguzzi’nin "çiçeğim" diyerek seslendiği annesi Yasemin Minguzzi’yi konuk etti. Yasemin Minguzzi, evladını kaybettiği yetmezmiş gibi uzun süre ölüm tehditleri de almıştı. Bugün hâlâ kapısında 7/24 koruma beklediğini söyleyen Minguzzi, bütün yaşadıklarına rağmen emsal karar alabildiklerini söyledi. "Aileler de ceza almalı" Ahmet’in katillerinin ailesiyle herhangi bir iletişime geçmediğini söyleyen Yasemin Minguzzi’nin acısı ve öfkesi ilk günkü kadar tazeydi. Ailelere seslenen Minguzzi, suç işleyen çocukların anne ve babalarının da ceza almaları gerektiğini söyledi. Oğlunun hatırasına yazdığı "Çiçeğim Ahmet Minguzzi" kitabını da ilk kez "Neler Oluyor Hayatta" stüdyosunda tanıtan Yasemin Minguzzi’nin son sözleri milyonları derinden etkiledi: "Bir çocuğumu kaybettim, milyonlarca çocuğum oldu. Korksunlar benden, durmayacağım!"
Doç. Dr. Gökçen Çatlı: "Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir"
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:01 Doç. Dr. Gökçen Çatlı: "Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir" BBP Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Çatlı’ filmi galasına Abdullah Çatlı’nın kızı, Doç. Dr. Gökçen Çatlı da katıldı. Babasının ruhunu taşıyan binlerce gencin bu topraklarda var olduğunu dile getiren Çatlı, "Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir. Kadim Türk tarihi benzer hadiselerle dolu. Bizler de genlerimizde damarlarımızdaki asil kanda geçmiş atalarımızın ruhunu o kadim dik duruşlarını taşıyoruz. O yüzden elbette ki bitmez. Belki aramızda niceleri vardır ama onlar isimsizlerdir ve gölgededirler" dedi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Çatlı’ filmi galası vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 2 ayrı salonda gösterime giren film, öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplayan Abdullah Çatlı’nın kızı Doç. Dr. Gökçen Çatlı, "Türkiye’de hatta yurt dışında da birçok kurum, kuruluş ve kişiler tarafından büyük bir teveccüh gördüğü için teşekkür ederiz. Bizim yaşadığımız o dönemi bu kadar büyük kitlelerce sahipleneceğine inanmazdık tabii ki, ama bir olunca ve inanınca o milli birlik yeniden hasıl oluyor" dedi. Muhabir tarafından sorulan, "Herkes biliyor ki Çatlı, Susurluk’ta vefat etti. Ancak filmin sonunda ise vefat yok gibi" sorusuna Doç. Dr. Çatlı şu şekilde cevap verdi: "Aslında babam malum suikastte o an Hakk’ın rahmetine kavuşmuyor. Kısa bir süre daha hayatta kalıyor. Bir de şöyle bir durum var. Kahramanlar ayakta ölür fakat ruhları ebedidir ve yurda tekrar can vermek için yeniden ruh olarak dirilirler. Hepimizin içinde o şehitlerimizin bir parçası var. Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir. Kadim Türk tarihi benzer hadiselerle dolu. Görüyoruz ki biz 17’nci Türk devletini yaşıyoruz. Allah daim etsin. Bugüne kadar süreklilik dahilinde geldiysek şayet biz o ruha borçluyuz bunu. Kahraman ruhuna borçluyuz. Bizler de genlerimizde damarlarımızdaki asil kanda geçmiş atalarımızın ruhunu o kadim dik duruşlarını taşıyoruz. O yüzden elbette ki bitmez. Belki aramızda niceleri vardır ama onlar isimsizlerdir ve gölgededirler. Hiçbir şeyi vitrin önünde desinler diye yapmazlar. Malum bir suikasta ve karalama kampanyası ile birlikte mecbur oldukları için kitlelerce, teşkilatlarca, ailelerce savunulmaya mecbur kalınır ki devletimiz ve milletimiz zeval görmesin diye." BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı ise yaptığı konuşmada, filmin Anadolu insanının toprağı, bayrağı ve değerleri için neler yapabileceğini anlatan bir film olduğunu söyledi. Alfatlı, "Yitik bir neslin 1980 öncesi vatanı, milleti, bayrağı, devleti için mücadele eden bu neslin evlatlarıydı Abdullah Çatlı. Sonrasında da Ermeni Asala terör örgütünün ve biliyorsunuz özellikle diplomatlarımızı, bürokratlarımızı, insanımızı Avrupa’nın göbeğinde şehit eden, katleden hain kahpe terör örgütüne karşı yapmış olduğu mücadeleyi de anlatan aynı zamanda film Abdullah Çatlı’ya ve onun gibi bu vatan, millet, bayrak uğruna şehit olan hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gerçekten gençlerimizin, Anadolu insanının temiz pak pırıl pırıl Anadolu insanının ve gençlerin vatanı için bayrağı için ülkesi için kutsalları ve değerleri için neleri yaptığını, neleri yapması gerektiğini de belki bir şekliyle sanat yönüyle de belki anlamış olacağız, anlatılmış olacak. Ben bütün gençlerimizi gerçekten vatanını, bayrağını, ülkesini seven bütün gençleri de aynı zamanda bu filme davet ediyorum, izlemelerine davet ediyorum. Tabii ki şehidimiz Muhsin başkanımız, hayatını kaybettiği zaman Abdullah Çatlı’nın, onun cenazesine giden tek siyasi parti genel başkanıydı. Orada da sordukları zaman, ’Mesai arkadaşımızdı. Yiğit bir Anadolu evladıydı. Vatanını, bayrağını, ülkesini, devletini seven ve bu uğurda canını seve seve feda edecek yiğit bir kardeşimizdi’ dedi. Arkasında duran, yanında duran da biliyorsunuz şehidimiz Muhsin başkanımızdı" diye konuştu. Salonu dolduran vatandaşların ve davetlilerin selamlanmasının ardından nefesler kesen film büyük bir beğeniyle izlendi.
Alaplı balıkçı tezgahlarında çeşit bitti mezgit fiyatı 500 liraya çıktı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:01 Alaplı balıkçı tezgahlarında çeşit bitti mezgit fiyatı 500 liraya çıktı Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan’da başlayan av yasağının ardından azalan balık çeşitliliği fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan tarihinde başlayan av yasağı, balıkçı tezgahlarındaki ürün çeşitliliğini doğrudan etkiledi. Önceki senelerde aynı dönemde yaklaşık 10 farklı türün yer aldığı tezgahlarda şu an sadece mezgit yoğunluğu yaşanıyor. Denizden çıkan ürün miktarındaki düşüş sebebiyle tezgahlarda daha çok kültür balıkları yer buluyor. Mezgitin kilogram fiyatı bir ayda 500 liraya çıktı Batı Karadeniz bölgesinde kısıtlı imkanlarla avlanan az sayıdaki tekne, günlük ortalama 10 ile 20 kasa arasında mezgit getirebiliyor. Balıkçı Veysel Yazgan, mevcut av miktarının işletme maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Tezgahlarda bir ay öncesine kadar 300 TL seviyesinde seyreden mezgitin fiyatı 500 TL’ye ulaştı. Diğer ürünlerden hamsi 200 TL, çupra ve levrek ise 600 TL’den alıcı bekliyor. Nadir bulunan kalkan balığı ise az sayıdaki ürün arasında yer alıyor. Süreci değerlendiren Veysel Yazgan, "15 Nisan’da av yasağımız başladı. Küçük kayıklara serbest olduğu için teknelerimiz mezgit dışında balık tutamıyor. Geçmiş yıllarda bu dönemde tezgâhlarda çok daha fazla çeşit olurdu, şimdi ise neredeyse sadece mezgit var" ifadelerini kullandı.
Hollanda Ankara Büyükelçisi Wijnands: "Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum"
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:57 Hollanda Ankara Büyükelçisi Wijnands: "Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Başkan Ahmet Metin Genç ile görüştü. Görüşmede ikili ilişkiler ve yatırım konuları ele alındı. Hollanda Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Başkan Ahmet Metin Genç ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkiler, ticaret hacmi ve yatırım fırsatları ele alındı. Trabzon’un ekonomik potansiyeline dikkat çeken Başkan Genç, şehrin özellikle tarım, su ürünleri ve turizm alanlarında güçlü bir konumda olduğunu vurguladı. Başkan Genç, "Trabzon fındık, çay ve somon üretimiyle sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da önemli bir yere sahip. Bunun yanında turizmde de her geçen yıl daha fazla ilgi görüyoruz. Organize sanayi bölgelerimizi güçlendiriyoruz, yenilerini kuruyoruz. Hollanda’dan yatırımcıları şehrimizde görmekten büyük memnuniyet duyarız" dedi. "Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" Büyükelçi Joep Wijnands ise Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin köklü ve çok boyutlu olduğunu belirterek, Trabzon’un sunduğu fırsatların ilgilerini çektiğini belirtti. Wijnands, "Trabzon’un sahip olduğu doğal kaynaklar, tarımsal üretim gücü ve turizm potansiyeli oldukça etkileyici. Özellikle sürdürülebilir tarım, su ürünleri ve lojistik alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirmek isteriz. Hollandalı yatırımcılar için Trabzon’un önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Görüşmenin sonunda Başkan Genç, Büyükelçi Wijnands’a isminin yazılı olduğu Trabzonspor forması ile telkari fincan takımı hediye etti.
Çanakkale’de demir saplanan çenesi parçalanan öğrencinin davasının 3’üncü duruşması görüldü
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:58 Çanakkale’de demir saplanan çenesi parçalanan öğrencinin davasının 3’üncü duruşması görüldü Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 3’üncü duruşması, Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının çenesinin kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün gerçekleştirilen 3’üncü duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İş yeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Oğlum kaza nedeni ile son derece etkilenmiştir. Oğlumun alt dudağı yoktur. Yüzünde 25-30 santimetre civarında dikiş izi vardır. Bu durum geçmeyecektir. Belki ileride sakal ektirme durumları söz konusu dahi olabilir. Sakal ektirse dahi bir çok sektörde çalışamayacaktır. Oğlumun hayatı son derece etkilenmiştir. Oğlum ile alakalı olarak gerekli kurumlar üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği için benim oğlumun tüm hayatı etkilenmiştir, halen şikayetçiyim. Ben tarafların ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep ediyorum" dedi. Müşteki Avukatı Taylan Tanay, İSG tespit ve öneri defterinde okul çitlerinin yapısı gereği yaralamaya neden olacağı ve düzeltilmesi gerektiğine ilişkin kayıt tutulduğunu fakat bir işlemin gerçekleştirilmediğine dikkat çekerek olayda artık bilinçli taksir bulunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan 01/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda yaralamaya neden olan söz konusu çitler ile alakalı olarak iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından 9.03.2023 ve 16.05.2023 tarihlerinde çitlerin uygunsuz olduğu, yaralamaya neden olabileceği ve de düzeltilmesi gerektiği 2 kez belirtilmesine rağmen okul sorumluları Musa Çetin ve Emine Girgin tarafından gerekli düzeltmeler yapılmamıştır. Sanıklar her ne kadar bu kayıtların resmi deftere sonradan eklendiğini beyan etmiş ise de defterin resmi oluşu, muhafazasının sorumluluğunun kendilerine ait olduğu düşünüldüğünde bu savunmalara itibar edilemez. Çünkü söz konusu defter resmi bir defterdir. Ancak söz konusu defterin sorumluluğu da iş verene aittir. Musa Çetin kaza yaşandıktan sonra söz konusu demirlere şapka takmak sureti ile başka öğrencilere zarar vermemek adına tadilat yaptığını beyan etmiştir. Şayet bu iki kayıt okunmuş olsa idi ve gerekli düzeltmeler zamanında yapılmış olsa idi böyle bir kaza gerçekleşmezdi. Bu nedenle artık basit taksirden değil öngürlebilirlik şartı gerçekleştiğinden muhtemel kast ve bilinçli taksir durumları tartışılmalıdır. Dava taksir suçlamasıyla açıldığından suçun bilinçli taksir altında işlendiği açıktır. Bundan dolayı sanıklar hakkında TCK 22/3 maddesinin uygulanması nedeniyle bu madde kapsamında ek savunmalarının alınması gerekliliği doğmuştur. Bahçeşehir Koleji hakkında da suç duyurusunda bulunulması gerektiğini düşünüyoruz. Zira sanıklar savunmalarında Bahçeşehir tarafından denetlendiklerini ileri sürmüşlerdir. Eğer denetim görevi gereği gibi yerine getirilseydi kaza gerçekleşmeyecekti. Bu nedenle denetim görevini yerine getirmeyen yetkililer bakımından da ayrıca suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Yaşanan kaza sanıkların belirttiği gibi acı bir olaydır ancak aynı zamanda önlenebilir bir kazadır. Görevlerini gereği gibi yerine getirselerdi bu acı olay hiç gerçekleşmezdi. Bu nedenle cezalandırmalarını talep ediyoruz." Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkemece Bahçeşehir Okulları Genel Müdürlüğü hakkında yürütülen soruşturma dosyasının istenilmesi için Biga Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına ve akıbetinin sorulmasına, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 15 Haziran’a ertelenmesine karar verildi.