Yerel Haberler
YEREL HABERLER
14 Mayıs 2026 Perşembe - 00:55 Yaşlı adamı tarlada bıçaklayarak öldüren şüpheli yakalandı Uşak’ta tarım arazisinde ölü bulunan 63 yaşındaki Gürsel Arı’nın cinayet şüphelisi, Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen titiz çalışma sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Olay, 11 Mayıs’ta Uşak merkeze bağlı Kemalöz Mahallesi yakınlarında bulunan bir tarım arazisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede hareketsiz halde yatan bir şahsı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, boğazında bıçak kesiği bulunan şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan kimlik tespitinde hayatını kaybeden kişinin Gürsel Arı (63) olduğu öğrenildi. Arı’nın cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü Gürsel Arı ile birlikte bölgede bulunan kişinin N.K. (42) isimli kadın olduğu tespit edildi. N.K.’nin olayın ardından şehir merkezinde bir özel hastaneye başvurduğu ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan N.K., Gürsel Arı ile arkadaş olduklarını ve olay günü birlikte tarım arazisine gittiklerini belirtti. N.K., burada bir süre sonra tanımadıkları bir şahsın yanlarına geldiğini, bu kişinin Gürsel Arı’yı bıçakladığını, ardından kendisini ağaçlık alana götürerek bıçakladığını ve daha sonra da kaçtığını iddia etti. N.K., olayın ardından otobüsle şehir merkezine gittiğini, burada vatandaşların ve şoförün durumundan şüphelenerek kendisine yardım etmek istediğini ancak yardım teklifini kabul etmediğini, daha sonra bir arkadaşına durumu anlattığını ve birlikte hastaneye başvurduklarını ifade etti. 300 saatlik kamera incelemesiyle şüpheli tespit edildi Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalarda, çevrede bulunan yaklaşık 60 güvenlik kamerasına ait 300 saatlik görüntüler titizlikle incelendi. Yapılan incelemelerde olay yerinin yakınlarında şüpheli tavırlar sergileyen ve ormanlık alandan koşarak uzaklaştığı değerlendirilen bir şahıs tespit edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin R.K. (20) olduğu belirlendi. Şüpheli, ekiplerce Aybey Mahallesi’ndeki adresine düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
Miliç sahili yaza hazırlanıyor
05 Mayıs 2026 Salı - 16:04 Miliç sahili yaza hazırlanıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi Terme’de Kadınlar Plajı, Terme Evi ve Düğün Salonu olmak üzere üç önemli çalışmayı tamamlayarak Miliç Sahili’ni şehrin en gözde sosyal destinasyonlarından birine dönüştürüyor. Çalışmalarda sona gelindiğini müjdeleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "17 ilçemizin tamamında ihtiyaçlara göre şekillenen projeler üretmeye devam ediyoruz. Terme’nin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak adına da yatırımlarımızı sürdürüyoruz" dedi. Samsun’da sosyal, kültürel ve turizm odaklı yatırımlarına devam eden Samsun Büyükşehir Belediyesi, Terme’de önemli çalışmalara imza atıyor. Terme’nin en güzel noktalarından biri olan Miliç Sahili, Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri ile daha güçlü bir yaşam alanına dönüşüyor. Sahilin güzelliğini taçlandıracak Kadınlar Plajı Projesi, Terme Evi ve Düğün Salonu restorasyonunda ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Kadınlar plajı ve havuzu Büyükşehir Belediyesi eşsiz doğal güzelliğiyle ünlü Miliç Sahili’ne kadınlar plajı kazandırıyor. Modern altyapısı, yeşil alanları ve sosyal donatılarıyla sahile yeni bir değer katacak plaj kadınların huzurla ve keyifle vakit geçirebileceği özel bir yaşam alanı olacak. 30 bin metrekarelik geniş bir alan üzerinde yükselen projede fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90 seviyesine ulaştı. Projede plaj, soyunma kabinleri, duş alanları, dinlenme alanları, kafe, spor alanları ve oyun parkı yer alıyor. Plajın sezona kadar tamamlanması planlanırken proje kapsamında bir de kadınlar havuzu ve çocuk havuzu inşa ediliyor. Terme Evi Uzun sahil şeridi, temiz denizi ile turizmin en güzel lokasyonlarından biri olan Miliç’te bulunan Terme Evi de Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor. Tarihi kimliği korunarak modern ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden tasarlanan Terme Evi de yeni haliyle göz kamaştıracak. Yüzde 95’i tamamlanan restorasyon sürecinin ardından Terme Evi yeşille mavinin atmosferinde pidesi, tiridi ve diğer tüm lezzetleriyle misafirlerini ağırlayacak. Düğün salonu Miliç Sahili’nde yer alan mevcut düğün salonu da Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenerek daha modern, daha konforlu ve vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek bir yapıya kavuşturuluyor. Yüze 70’i tamamlanan yenileme çalışmalarının ardından Miliç Düğün Salonu, en güzel anların daha nezih bir ortamda yaşatılacağı bir mekan olarak hizmet verecek. "Terme’nin potansiyelini daha ileri taşıyacağız" Çalışmalarda sona gelindiğini müjdeleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "17 ilçemizin tamamında ihtiyaçlara göre şekillenen projeler üretmeye devam ediyoruz. Terme’nin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak adına da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda Terme’de üç önemli çalışmayı eş zamanlı yürütüyoruz. Kadınlar Plajı, Terme Evi ve Düğün Salonu ile hem Miliç’in cazibesini artırmak hem de Termeli hemşehrilerimize güzel bir sosyal alan sunmak istedik. Miliç, Karadeniz’in doğasıyla iç içe, sakin bir atmosfer. Biz de Miliç Sahili’nin doğal güzelliğini projelerle buluşturuyor, bölgeyi hem estetik hem de sosyal açıdan zenginleştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu yatırımların ilçemize ve Termeli hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Karamustafa: "KAYÜ, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır"
05 Mayıs 2026 Salı - 16:05 Karamustafa: "KAYÜ, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır" Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, 8. kuruluş yıldönümü kutlayan KAYÜ’nün hikayesinin güçlü bir temele dayandığını söyleyerek, "Kayseri Üniversitesi, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır" dedi. Kayseri’nin asırlardır "Makarr-ı Ulemâ" ünvanıyla anıldığını kaydeden KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KAYÜ’nün bu sağlam temeller üzerine kurulduğunu dile getirerek, "Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan bu köklü mirasın üzerine, tam sekiz yıl önce, 18 Mayıs 2018’de yepyeni bir vizyon doğdu Kayseri Üniversitesi. Bugün Erciyes Dağı’nın eteklerinde yükselen bu genç kurum, Türk yükseköğretiminde "uygulamalı eğitim" denince öne çıkan ilk adreslerden biri hâline geldi. Teorik bilgi ile sanayi pratiğinin aynı masada buluştuğu, öğrencilerin kampüs sınırları içerisinde değil, üretim hatlarının yanı başında yetiştiği bir model inşa edildi. Ahilik kültürü ile bezenen bu model, tam sekiz yıldır "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna hem Kayseri özelinde hem de ulusal ölçekte somut ve güçlü katkılar sunmaktadır. Kayseri Üniversitesi’nin hikâyesi, güçlü bir temele dayanmaktadır. Kuruluşunda Erciyes Üniversitesi’nin deneyimli akademik birimlerini stratejik ortak olarak devralan KAYÜ, bu birikimi kendi özgün vizyonuyla harmanladı. 2018’de 4 fakülte ve 11 meslek yüksekokuluyla eğitime başlayan üniversite, bugün 6 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 12 uygulama ve araştırma merkezi ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’ne sahip daha güçlü bir kurum hâline geldi. Yaklaşık 14 bin öğrenciye ev sahipliği yapan kurum, dünyanın dört bir yanından gelen 300’ü aşkın uluslararası öğrenciyle küresel bir hüviyete sahip olabilme potansiyeli de taşımaktadır. Mühendislikten gastronomiye, tarımsal ve hayvansal üretimden yapay zekâya uzanan geniş bir yelpazede, reel sektörün ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmış programlarda, bilgi ve becerilerle donatılmış mezunlar vermekte olan Kayseri Üniversitesi’nde amacımız, öğrencilerimize yenilikçilik odaklı eğitim sunarak onları istihdam edilebilirliği yüksek bir şekilde hayata hazırlamak. Bu dinamik yapının kalbinde "Öğrenci Merkezli Üniversite" anlayışı yer almaktadır. Akademik gelişimin yanı sıra öğrencilerimizin sosyal ve kültürel gelişimini de önceleyen üniversitemiz, bünyesindeki 64 aktif öğrenci kulübü aracılığıyla öğrencilerimize kendilerini ifade etme, liderlik vasıflarını geliştirme ve hobilerini profesyonel bir disipline dönüştürme imkânı da sunulmaktadır" ifadelerini kullandı. KAYÜ’ye ’5 yıllık tam kurumsal akreditasyon’ statüsünün verildiğini hatırlatan Rektör Karamustafa, "KAYÜ ailesi, sekiz yıllık emeğinin en özel karşılığını, Mart 2026’da aldı. Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından Üniversitemize "Beş Yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon" statüsü verildi. Bu karar, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve yönetim süreçlerimizin ulusal standartların en üst seviyesinde gerçekleştiğinin resmi tescili oldu. Artık Kayseri Üniversitesi, yalnızca bölgesel bir değer değil; kalitesi tescillenmiş, ulusal çapta referans gösterilen bir kurum olarak değerlendirilmektedir. Bu başarının arkasında yatan temel güçlerden biri de "sektörel çeviklik" kabiliyetimizdir. Değişen pazar ihtiyaçlarını ve teknolojik dönüşümleri yakından takip ederek müfredatımızı sürekli güncelliyor, sektörün güncel beklentilerine anında cevap verebilen esnek bir eğitim yapısı sunabiliyoruz. Programlarımızın yaklaşık yüzde 40’ının akredite olması, bu kalite ve adaptasyon yeteneğimizin önemli bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Üniversitemizin en ayırt edici özelliği, sloganımızda gizli: "Kampüste Değil, Sahada Eğitim." Bu felsefeyi yalnızca bir söylem değil, işleyişin ana ekseni kılan Üniversitemize özgü geliştirilen ve tüm kurumu kapsayan işyerinde mesleki eğitim [İME] [3+1 meslek yüksekokullarında] ve [7+1 fakültelerde] uygulamalarımızdır. İş yerinde mesleki eğitimi tercihe bağlı kılan bu sistemle öğrencilerimiz, eğitim sürelerinin tam bir dönemini doğrudan sektörde, sahanın içerisinde geçirebilmektedirler. Bu felsefenin en somut yansıması ve zirve noktası ise Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde [OSB] planlanan Teknik Kampüs’tür. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’ni sanayinin kalbine taşıyan bu proje, Türkiye’de üniversite-sanayi iş birliğinin en ileri örneklerinden biri olmaya aday. OSB Meslek Yüksekokulumuz ise istihdam garantili programlarıyla mezuniyet sonrası geçiş için bir köprü vazifesi görmektedir. Öğrencilerimiz, teoriyi gerçek üretim süreçlerinde test edebilmekte, mezun olduklarında ise iş dünyasının ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerle mücehhez olarak iş hayatına başlayabilmektedirler" diye konuştu. Dijital gelecek ve yeşil dönüşümün öncüsü Karamustafa, "KAYÜ, yalnızca uygulamalı eğitim modeli odaklı olmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin teknolojilerine de öncülük ediyor. Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile Bilişim Meslek Yüksekokulu bünyesinde yürütülen yapay zekâ ve büyük veri çalışmaları, üniversitemizi dijital dönüşümün öncülerinden biri hâline getiriyor. Öte yandan "Sürdürülebilir Kampüs" vizyonu kapsamında yürütülen sıfır atık ve yeşil dönüşüm projeleriyle gençlerimiz, teknolojiyi doğayla uyumlu kullanma bilinciyle yetişiyor. Kayseri Üniversitesi eğitimi hiçbir zaman mekânla sınırlandırmadı; şehirden ve reel sektörden kopuk programlar tasarlamadı. Aksine, yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve şehir dinamikleriyle kurulan organik bağlar, üniversitemizi şehrin kalkınma lokomotifi hâline getirdi. Yerel mutfağın dünyaya tanıtıldığı gastronomi projelerinden sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar her alanda Kayseri Üniversitesi, kampüs sınırlarının ötesine uzanarak ve tüm paydaşlarla bütünleşerek toplumsal fayda üretmektedir" şeklinde konuştu. 8 yılın ardından daha büyük hedeflere doğru KAYÜ’nün başarılı bir model haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Karamustafa, "8 yıl, bir üniversite için kısa bir süre olsa da, KAYÜ bu zaman diliminde "yeni kurulmuş" sıfatını aşarak "başarılı bir model" hâline geldi. "İyiye, daha iyiye; geçmişten ve bugünden öğrenerek, geleceği planlayarak" ilkesiyle hareket eden üniversitemiz, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır. Bu başarı hikâyesinin mimarları olan akademik ve idari personelimize, heyecanlarıyla bizlere güç veren öğrencilerimize ve desteklerini esirgemeyen hayırseverlerimize ve paydaşlarımıza en içten şükranlarımı sunuyorum. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; YÖK Başkanımıza, Bakanlarımıza, Valimize, Milletvekillerimize, başta Büyükşehir olmak üzere tüm Belediye Başkanlarımıza ve tüm Kayserili hemşehrilerimize verdikleri destekler için teşekkür ediyoruz. Kayseri Üniversitesi’nin sekizinci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Daha büyük hedeflere, daha güçlü yarınlara. Hep birlikte.
Erzurum’da ‘Zirvede kadın var’ programı düzenlendi
05 Mayıs 2026 Salı - 16:01 Erzurum’da ‘Zirvede kadın var’ programı düzenlendi Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde çalışmalarını sürdüren TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu ev sahipliğinde, "Zirvede kadın var-Erzurum’da buluşuyoruz" başlığıyla ETSO Meclis Salonu’nda gerçekleşti. "Üreten kadın, güçlü gelecek demektir" Programda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Kübra Alioğulları, Erzurum’un sert ikliminde yetişen kadınların gerçekten mert olduğunu ifade ederek, "Sadece kırsalda değil; şehirde, bürokraside, girişimcilikte, akademide ve siyasette kadınlarımız her alanda var ve farkını ortaya koyuyor. Tarihten bugüne başarıya ortak olmuş, bugün de üretmeye devam eden çok güçlü bir kadın potansiyeline sahibiz. Yaklaşık 2.5 yıldır Kadın Girişimciler Kurulu’nda aktif olarak çalışıyorum. Bu süreçte en büyük motivasyonum, bu güçlü kadınların hikâyelerine dokunabilmek ve onların yolculuğuna küçük de olsa katkı sağlayabilmek oldu. Çünkü biz şuna inanıyoruz: Üreten kadın, güçlü gelecek demektir. Üreten bir kadın sadece kendi hayatını değil; bir aileyi, bir toplumu ve hatta bir ülkenin geleceğini değiştirebilir. Kadın istihdamı arttıkça refahın artacağını, kadın girişimciliği güçlendikçe yarının daha sağlam kurulacağını çok iyi biliyoruz" dedi. "Kadınların güçlü öyküleri var" Zirvede Kadın Platformu Kurucusu ve Proje Lideri Seyhan Koçak ise yaptığı konuşmada, "İyi ki birlikteyiz, iyi ki ben de bugün buraya gelebildim ve sizlerle birlikte olabildim. Birbirimize dokunduğumuz ve dayanışma içerisinde yol alabildiğimiz sürece kadının emeğini, gücünü ve görünürlüğünü daha ileriye taşıyabiliriz. Yereldeki kadının mücadele hikâyesinin çok daha anlamlı olduğunu düşünerek bu platformu kurmak istedim. Çünkü bambaşka hikâyeler, bambaşka hayatlar var. Farklı coğrafyalarda farklı kadınların güçlü öyküleri var. Bugün bu hikâyelere kulak kabartacağım" diye konuştu. "Birbirimize vizyon katacak programlarda bir araya gelmek çok kıymetli" Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay da konuşmasında, "Birbirimize vizyon katacak programlarda bir araya gelmek çok kıymetli. Bu ortamlarda samimi olabilmek, dertleşebilmek, birbirimize artımızla eksimizle, mutluluklarımızla ve zorluklarımızla yaklaşabilmek çok önemli. Çünkü bugün ‘kadın’ her yerde konuşulan bir kavram haline geldi. İş hayatında, ev hayatında İnternette aradığınızda binlerce makale bulabilirsiniz. Ama belki de atladığımız bir nokta var: Bizler kadın kadına, kadınlığı konuşmayı unutuyoruz" ifadelerini kullandı. Program, katılımcıların başarı hikâyelerini anlatmasıyla sona erdi.
Erzurum’daki tarih konak sahaf oldu
05 Mayıs 2026 Salı - 16:01 Erzurum’daki tarih konak sahaf oldu Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin kültürel yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği sahafın açılışı törenle yapıldı. Erzurum Kalesi’nin alt kısmında bulunan sahafın açılışı için bir program yapıldı. Yoğun katılımlı gerçekleşen açılış töreninde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, sıradan bir açılışın ötesinde, bir dirilişin, bir hatırlayışın, bir yeniden inşa edişin şahidi olmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, "Bu kapının eşiğinde dururken şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki; bizler yalnızca bir konağın kapısını aralamıyoruz. Bizler, zamanın tozlu raflarında bekleyen hatıraları gün yüzüne çıkarıyor, kelamın kıymetini yeniden hatırlatıyor, medeniyetimizin sessiz ama vakur yürüyüşüne bir adım daha ekliyoruz. Mazimizi inkâr etmeden, onu yük olarak görmeden, aksine bir hazine olarak kabul ederek geleceğe yürüyoruz" dedi. "Yalnızca kitaplar yok, bir neslin hatıraları var" Başkan Sekmen, açılışı yapılan sahafın bu yürüyüşün en anlamlı adımlarından birisi olduğunu anlatarak, " Burada yalnızca eski kitaplar sergilenmeyecek; burada geçmişin birikimi, geleceğin inşasına katkı sunacak. Bu mekânda dolaşan bir genç kardeşimiz, belki de yıllar önce yazılmış bir eserin satırlarında kendi yolunu bulacak. Belki bir çocuk, eline aldığı bir kitapla hayal kurmayı öğrenecek. Belki bir araştırmacı, burada bulduğu bir belgeyle yeni bir çalışmaya imza atacak. İşte bizim bütün gayemiz budur: dokunmak, iz bırakmak, yön vermek. Bu sahafın bir başka yönü daha var ki, o da gönlümüzde ayrı bir yer tutuyor. Burada yalnızca kitaplar yok; burada bir neslin hatıraları var. Eski ders kitapları, defterler, belgeler. Bir zamanlar sınıflarda okunan, sıralarda paylaşılan, öğretmenlerin emek verdiği o kıymetli materyaller. Bunlar sadece birer eşya değil; bunlar bir milletin eğitim serüveninin sessiz tanıklarıdır" diye konuştu. "Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bir mekan" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Kalesi’nin surlarının hemen dibinde, taşların tarihe şahitlik ettiği bu köklü mekânda; geçmişle geleceği birbirine bağlayan bir köprünün, kadim medeniyetin izlerini yaşatacak bir hafıza merkezinin açılışını yaptıklarını vurgulayarak, "Sahaflar; kitabın ikinci hayatının başladığı, bir okuyucunun bıraktığı izi bir başkasının yeniden keşfettiği; tarihin, edebiyatın ve irfanın sessiz bekçisi olan nadir mekânlardır. Bir rafta sizi bekleyen kitap, belki onlarca yıl önce başka bir elin titizliğiyle okunmuştur. Belki üzerine not düşülmüş, belki bir sayfası özenle katlanmış, belki içine kurumuş bir çiçek bırakılmıştır. Bir kitabın sayfaları arasında unutulmuş bir mektup, kenarına düşülmüş bir not ya da asırlar öncesinden bugüne ulaşmış bir cilt; bizlere kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatır. Kitaplar istikbale gönderilen mektuplardır; sahaflar ise bu mektupların emin emanetçileridir. Erzurum bu anlamda böyle bir mekana fazlasıyla layık bir şehirdir. Medresesiyle, tekke ve zaviyeleriyle, yetiştirdiği âlim ve şairlerle asırlar boyunca Anadolu’nun entelektüel hafızasına derin katkılar sunmuş bu kadim şehir, tarihin her döneminde bir kültür merkezi olmuştur. Bugün bu sahaf, o köklü ilim geleneğinin mütevazı fakat onurlu bir halkası olarak Erzurum Kalesi’nin hemen gölgesinde, şehrimizin belleğini en yoğun taşıyan noktalardan birinde kuruluyor. Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bu mekân, daha ilk günden itibaren anlamlı bir buluşma noktası olacaktır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar hep birlikte açılış kurdelesini kesti ve tarih konaktaki sahafı gezdi.
Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü kutlandı
05 Mayıs 2026 Salı - 16:02 Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü kutlandı Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü etkinlikleri kapsamında bin 500 öğrencinin katılımıyla spor etkinliği düzenledi. Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde Yunus Emre Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, 7-12 yaş grubundaki çocuklar için özel parkurlar hazırlandı. Etkinlik hakkında bilgi veren Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Atletizm Antrenörü Melihşah Katman, Dünya Atletizm Birliği tarafından ilan edilen bu özel günde amaçlarının çocukları hareketli bir yaşama teşvik etmek olduğunu belirtti. Katman, "Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde ilimizde yaklaşık bin 500 öğrencimizi eğlenceli çocuk atletizm oyunlarıyla tanışmış bulunmaktadırlar. Etkinliğimiz çocuklarımıza hareketli bir yaşamı tanıtabilme, ekran ve madde bağımlılığından uzak tutabilme açısından çok önemli bir organizasyon" dedi. Öğrenciler için 5 farklı oyun hazırladıklarını söyleyen Katman, "Süper çocuklarımız için Sprint Engel Sürat Yarışı, Kedi Merdiveni Yarışması, Hedefe Roket Atma, Çapraz Sıçrama ve Seksek Sıçrama ile Hedefi Vurma oyunları hazırladık. Bu oyunlar atletizm sporunun atma, atlama ve koşu branşlarının eğitsel oyun formatında, bu çocukların yaş grubuna uygun halleridir. Herkesin çocuğu kendisi için, bütün çocuklar ülkemiz için önemlidir diyerek bugün bu parkurlarda ter döken, mücadele eden, eğlenen süper çocuklarımızı kutluyoruz" diye konuştu. Program, çocukların hazırlanan parkurlarda eğitmenler eşliğinde yaptığı çeşitli spor aktiviteleri ile devam etti.
Vodafone Business ve Karaca’dan iş birliği
05 Mayıs 2026 Salı - 15:55 Vodafone Business ve Karaca’dan iş birliği Bulut bilişim sağlayıcısı Vodafone Business, Karaca Züccaciye’nin dijital dönüşümüne öncülük etti. Karaca Züccaciye’nin kendi lokasyonundaki bilişim sistemlerini bulut mimarisine taşıyan Vodafone Business, bu dönüşümle iş ortağına ölçeklenebilir, kesintisiz ve hızlı bir erişim kazandırarak müşteri memnuniyetini yukarı taşırken, sağlamış olduğu siber güvenlik çözümleriyle de iş ortağına özel bir güvenlik altyapısı sundu. Vodafone Business, Türkiye’nin global perakende markalarından Karaca’nın teknoloji çözüm ortağı oldu. İş birliği kapsamında iş ortağının kendi lokasyonunda bulunan bilişim sistemlerini, Vodafone Business Genel Bulut (Public Cloud) çözümü sayesinde bulut mimarisine dönüştüren Vodafone Business, Karaca’nın erişiminin hızlandırılmasıyla müşteri deneyiminin iyileştirilmesini ve oluşturulan güvenli yapı ile sistemin kesintisiz çalıştırılmasını sağladı. 600’e yakın mağazası ve 48 ülkedeki varlığıyla Türkiye’nin önemli markalarından olan Karaca Züccaciye, bu sayede operasyonel verimliliğini de artırmış oldu. "Tüm altyapı daha esnek, ölçeklenebilir ve merkezi bir haline getirildi" Vodafone Business olarak ana odak noktalarının müşterilerine en iyi deneyimi sunmak ve işletmelerin dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak olduğuna dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Karaca gibi vizyoner bir markanın dijital dönüşüm yolculuğuna eşlik etmek bizim için gurur verici. Vodafone Business olarak sunduğumuz ve yönettiğimiz Vodafone Business Genel Bulut (Public Cloud) çözümümüzle Karaca’nın hem yönetim kademesinin beklediği ’stratejik hızı’ hem de teknoloji yönetiminin ihtiyaç duyduğu ’operasyonel konforu’, esnek şekilde ölçeklenebilir bulut altyapımız ile sağladık. Veri merkezi operasyonlarının yönetimini 7/24 sistemi ile çalışan Vodafone Business uzmanlarına devreden Karaca Bilgi Teknolojileri ekiplerinin, bugün perakende sektörüne yön verecek inovatif projeler üretiyor olması, bizim için bu projenin asıl başarı göstergesidir. İş ortaklarımızın sadece altyapısını değil, gelecek vizyonlarını da desteklemeye devam edeceğiz." "Teknoloji büyüme yolculuğumuzda dönüştürücü bir rol üstleniyor" Karaca Yönetim Kurulu Üyesi Emre Karaca ise iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şu mesajları verdi: "Karaca olarak bugün 48 ülkede, 600’e yakın mağazamızla dev bir ekosistemi yönetiyoruz. Bizim için teknoloji, yalnızca bir destek birimi değil; küresel büyüme stratejimizin en önemli itici gücüdür. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz bu bulut dönüşümü, yönetim kurulumuzun ‘stratejik çeviklik‘ vizyonunun somut bir yansımasıdır. Geçmişte teknoloji altyapısı, büyüme hızımıza uyum sağlamakta zorlanan; maliyet ve ölçekleme problemleri nedeniyle kısıtlayıcı bir unsur olarak görülürken, bugün bizi ileriye taşıyan esnek ve ölçeklenebilir bir iş ortağına dönüşmüş durumda. Fiziksel donanım yatırımlarının beraberinde getirdiği bu sorunlar yerine, ihtiyaç anında hızla ölçeklenebilen bir yapıya geçmek; bize hem yurt içi hem yurt dışı pazarlardaki fırsatları anında değerlendirme kabiliyeti kazandırdı. Bu dönüşüm sayesinde hem operasyonel risklerimizi minimize ettik hem de Karaca markasının dijital dünyadaki güvenilirliğini ve kesintisizliğini daha da güçlendirdik. Artık teknolojik kısıtları değil, markamız için nasıl daha fazla katma değer üretebileceğimizi konuşuyoruz." Güvenlik seviyesinde yeni bir boyuta geçildi Vodafone Bulut hizmetinin yanında kurulan yeni altyapı mimarisiyle Karaca Züccaciye, yedeklilik yapısına geçişle birlikte afet anlarında sistemlerinin kesintisiz olarak ikinci bir site üzerinden çalışmaya devam ederken, eklenen güvenlik servisleri ile de kurulan sanal güvenlik duvarları sayesinde özel bir güvenlik yapısına kavuştu. Ayrıca DDoS (Servis dışı bırakma saldırısı) servisler ile erişim hizmetlerinin kesintisiz hale gelmesi sağlandı.
Eskişehir’de kamu kaynaklarıyla yapılan Nene Hatun Anaokulu açıldı
05 Mayıs 2026 Salı - 15:52 Eskişehir’de kamu kaynaklarıyla yapılan Nene Hatun Anaokulu açıldı Eskişehir Valiliği himayelerinde kamu kaynaklarıyla yapımı tamamlanan Nene Hatun Anaokulu’nun açılış programı gerçekleştirildi. Öğrenciler tarafından hazırlanan müzikli ve gösteri etkinliklerin ilgiyle izlendiği programda konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, eğitimin bir milletin geleceğini inşa eden en güçlü temel olduğunu belirterek, çocukların çağın gereklerine uygun, nitelikli eğitim ortamlarında yetişmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Eskişehir’e modern ve donanımlı bir anaokulu kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Vali Yılmaz, okulun yapım sürecine katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve emeği geçen herkese teşekkür etti. "Öğretmenlerin sorumluluğu önemli" Çocukların en iyi şekilde yetişmesinin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Vali Yılmaz, bir milletin güçlü, müreffeh, mutlu ve başarılı olmasının eğitim kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Geleceğe yön verecek nesillerin millî ve manevi değerlerine bağlı, donanımlı bireyler olarak yetişmesinde öğretmenlerin çok önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Vali Yılmaz, özellikle okul öncesi eğitimin çocukların öğrenmeye, öğretmenlerine ve okullarına sevgiyle bağlanmaları açısından büyük bir fırsat sunduğunu söyledi. Öğretmenlere de seslenen Vali Yılmaz, çocuklara öncelikle okulu ve öğretmenlerini sevdirebilmenin eğitim hayatındaki başarının en önemli anahtarlarından biri olduğunu ifade ederek, sevgiyle başlayan eğitim yolculuğunun çocukların gelecekteki başarılarına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. "Çocuklar güvenli, sağlıklı ve modern bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanıyor" 2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla hizmet vermeye başlayan Nene Hatun Anaokulu’nun 8 dersliği, konferans salonu ve modern yemekhanesiyle öğrencilerin her türlü ihtiyacına cevap verecek donanıma sahip olduğunu belirten Vali Yılmaz, okulda 3, 4 ve 5 yaş gruplarında toplam 132 öğrencinin eğitim gördüğünü kaydetti. Ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda planlanan eğitim modeli kapsamında 6 şubede yarım gün, 2 şubede ise kulüp faaliyetleriyle desteklenen tam gün eğitim verildiğini belirten Vali Yılmaz, çocukların güvenli, sağlıklı ve modern bir eğitim ortamında geleceğe hazırlandığını söyledi. Eğitim kurumlarının en büyük gücünün nitelikli insan kaynağı olduğuna dikkat çeken Vali Yılmaz, okulda görev yapan idareci ve öğretmenlerin bilgi, birikim ve özverileriyle çocukların geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için gayret gösterdiğini ifade etti. Vali Yılmaz, Nene Hatun Anaokulu’nun Odunpazarı’na, Eskişehir’e ve Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Programın sonunda Nene Hatun Anaokulu binasının açılışını gerçekleştiren Vali Yılmaz, Eskişehir Milletvekili, Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ve diğer protokol üyeleri ile birlikte okulda incelemelerde bulundu.