Yerel Haberler
YEREL HABERLER
05 Mayıs 2026 Salı - 20:27 Üniversite öğrencilerine Manisa’nın tarihi mirası anlatıldı Manisa Kent Konseyi öncülüğünde; Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "Adım Adım Manisa" projesi başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde tanıma fırsatı buldu. Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini tanıtmak amacıyla hazırlanan "Adım Adım Manisa" projesi ile kentin tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrenciler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Manisa Müzesi, Yenihan ve Kurşunluhan, Şehzadeler Park ve Dioramik Mesir Müzesi gibi tarihi ve kültürel noktaları gezdi. Gezi boyunca öğrencilere, kentin geçmişi, kültürel dokusu ve tarihi yapıları hakkında bilgiler aktarıldı. Programa; Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Zuhal Güneş, Manisa Kent Konseyi Genel Sekreteri Gökmen Aytaç, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim elemanları Dr. Fatih Çiçek, Araş. Gör. Nail Aslan, Araş. Gör. Baykal Başdemir ve Dr. Şenol Çekmece de katıldı. "Gençler kentin geleceğine sahip çıkacak" Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, projenin Manisa’nın tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "En önemli misyonlarımızdan biri, kurumları bir araya getirerek ortak akıl oluşturmaktır. Birçok öğrencimiz, şehri yeterince tanımadan mezun olabiliyor. Biz bu durumu kendimize dert edindik. Büyükşehir Belediyemizin ve paydaş kurumlarımızın desteğiyle başlattığımız bu projeyle, gençlerimizin Manisa’yı yalnızca eğitim gördükleri bir yer değil; kimliği olan bir değer olarak görmelerini istiyoruz. Şehrini tanıyan genç, ona daha güçlü bir aidiyetle bağlanır. Bu çalışmayı ilerleyen süreçte ilçelerimize de taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek ise Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kentin tanıtımına katkı sunan projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu mirasın genç kuşaklara aktarılması, kentlilik bilincinin güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip. Gençlerimizin tarihimizi yerinde öğrenmesi çok kıymetli. Şehrimizin değerlerini her platformda gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Manisa Laleleri Mayıs karına yakalandı
05 Mayıs 2026 Salı - 09:37 Manisa Laleleri Mayıs karına yakalandı Manisa’da baharın simgesi olan ve yılda sadece birkaç gün açan Manisa laleleri, uzun yıllar sonra yağan mayıs karının altında kaldı. Beyaz örtüyle buluşan kırmızı laleler, doğada nadir görülen bir manzara oluşturdu. Spil Dağı Milli Parkı’nda yetişen ve baharın müjdecisi olarak bilinen Manisa laleleri, bu yıl beklenmedik bir doğa olayıyla karşılaştı. Nisan ayı sonunda çiçek açmaya başlayan ve yılda sadece bir kez, yaklaşık 10 gün canlı kalabilen endemik tür Tulipa Orphanidea, mayıs ayında yağan karın altında kaldı. Manisa’daki 1517 metre rakıma sahip Spil Dağı’nda uzun yıllar sonra görülen mayıs karı, doğayı beyaza bürürken, yeni açan lalelerin büyük bölümü kar örtüsü altında kaldı. Boyu daha uzun olan laleler ise karın üzerinde kırmızı renkleriyle eşsiz görüntüler oluşturdu. Erik, kiraz, lale ve kar aynı karede Spil Dağı’na çıkan yol üzerindeki Turgutalp Mahallesi’nden itibaren etkili olan kar yağışı, baharın tüm renklerini aynı karede buluşturdu. Erik ve kiraz ağaçlarının ardından açan lalelerin karla kaplanması, bölgeye gelen ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen sundu. Hafta sonu boyunca Manisa ve İzmir’den çok sayıda doğasever bölgeye akın etti. "Lalelerin kar altında kalmasına alışkın değiliz" Spil Dağı Milli Parkı Şefi Şeref Aydınyüz, mayıs ayında gerçekleşen kar yağışının nadir görüldüğünü belirterek, "En son bu şekilde bir kar yağışı yaklaşık 16 yıl önce yaşanmıştı. Kardelenlerin karda kalmasına alışkınız ancak Manisa lalelerinin kar altında kalması bizi de şaşırttı" dedi. Aydınyüz, kar örtüsü arasından çıkan lalelerin her zaman görüntülenemeyeceğini vurgulayarak, bu anların fotoğraflandığını ifade etti. Koparmanın cezası 699 bin TL Yetkililer, endemik tür olan Manisa lalelerinin koparılmaması konusunda vatandaşları uyardı. Doğadan koparılan lalelerin biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirten ekipler, 2025 yılında 557 bin 212 TL olan cezanın 2026 yılı itibarıyla 699 bin 245 TL’ye yükseldiğini açıkladı. Baharın simgesi lalelerin karla buluştuğu bu nadir doğa olayı, fotoğraf tutkunlarına unutulmaz kareler sundu.
Tekirdağ merkezli 3 ilde "güzellik merkezi" operasyonu: 14 gözaltı
05 Mayıs 2026 Salı - 09:36 Tekirdağ merkezli 3 ilde "güzellik merkezi" operasyonu: 14 gözaltı Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, güzellik merkezleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 14 şüpheli gözaltına alındı. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren güzellik merkezinin vatandaşları "cazip kampanya" ve "uygun fiyat" vaatleriyle iş yerlerine çektiği, burada mağdurları karmaşık sözleşmelerle bağladığı tespit edildi. Şüphelilerin işlem sırasında mobil bankacılık üzerinden kredi kartı şifrelerini ele geçirerek mağdurların hesaplarından yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği belirlendi. Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucu şebekenin Elazığ, Afyonkarahisar, Çorum, Kırıkkale, İstanbul Silivri ve Niğde’deki şubeleri üzerinden de benzer faaliyetleri organize şekilde yürüttüğü tespit edildi. Soruşturma kapsamında MASAK raporları, HTS kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri incelendi. Şüphelilere yönelik Tekirdağ merkezli İstanbul ve Çorum olmak üzere 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametleri ve iş yerlerinde yapılan aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen 16 cep telefonu, çok sayıda sim kart, 2 bilgisayar ile şirket kuruluş evrakları ve noter belgeleri ele geçirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
"Polenler ve hava kirliliği astımı tetikliyor"
05 Mayıs 2026 Salı - 09:34 "Polenler ve hava kirliliği astımı tetikliyor" Astımın hava yollarında kronik iltihaplanmaya bağlı gelişen ve yaşam kalitesini etkileyen önemli bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı. Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, "Astımın toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 9 civarındadır. Son yıllarda hastalığın görülme oranında artış söz konusudur. Egzoz dumanı, ev tozu akarları, polenler, küf ve kimyasal kokular en önemli tetikleyiciler arasında yer alır. İklim değişikliğiyle birlikte polenler daha uzun süre havada kalır ve bu durumda atak sıklığını artırabilir" dedi. VM Medical Park Florya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Astımın nefes darlığı, hırıltı ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Hastalar çoğu zaman şikâyetleri azaldığında hastalığın geçtiğini düşünerek tedaviyi bırakabiliyor. Oysa astım kronik bir hastalıktır ve belirtiler olmasa da altta yatan süreç devam eder" şeklinde konuştu. "Hava kirliliği ve yaşam tarzı etkili" Astımın artışında hava kirliliği, çarpık kentleşme, sigara kullanımı ve değişen yaşam tarzının etkili olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Egzoz dumanı, ev tozu akarları, polenler, küf ve kimyasal kokular en önemli tetikleyiciler arasında yer alır. İklim değişikliğiyle birlikte polenler daha uzun süre havada kalır ve bu durumda atak sıklığını artırabilir" diye konuştu. "Çocuklarda daha farklı seyredebiliyor" Çocukluk çağında görülen astımın çoğunlukla alerjik kökenli olduğunu ve yaşla birlikte hafifleyebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Usta, yetişkinlerde ise hastalığın daha kalıcı olma eğiliminde olduğunu ifade etti. "Tedaviyle kontrol mümkün" Astımın tamamen ortadan kalkmasa da doğru tedaviyle kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Düzenli ilaç kullanımı ve hekim takibiyle hastalar şikâyetsiz bir yaşam sürdürebilir. En önemli hata ise hastanın kendini iyi hissettiğinde tedaviyi bırakmasıdır" şeklinde konuştu. "Astım krizinde hızlı müdahale önemli" Astım atağı sırasında hastanın sakin kalmasının önemli olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Hızlıca ilaç kullanımı sağlanmalıdır. Konuşmada güçlük, dudaklarda morarma gibi belirtiler acil durum işaretidir. Bu durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. "Günlük yaşamda alınacak önlemler" Astım hastalarının yaşam tarzına dikkat etmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Ev ortamında toz ve alerjenler azaltılmalıdır. Düzenli havalandırma ve sigaradan uzak durmak önemlidir. Ayrıca ağır kokulu temizlik ürünlerinden kaçınılmalı, nevresimlerin sık yıkanması ve sağlıklı kilonun korunması da hastalık kontrolünde etkilidir. Astım kontrol altında olduğu sürece spor yapmak da faydalıdır. Düzenli egzersiz, akciğer kapasitesini artırarak hastalığın yönetimine katkı sağlar" diyerek sözlerini tamamladı.
Uzmanı uyardı: "Erken teşhis edilmeyen şaşılık kalıcı hasarlara yol açabilir"
05 Mayıs 2026 Salı - 09:35 Uzmanı uyardı: "Erken teşhis edilmeyen şaşılık kalıcı hasarlara yol açabilir" Çocuklarda şaşılık teşhisinde geç kalınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, düzenli göz muayenelerinin önemine dikkat çekti. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, çocuklarda şaşılık teşhisinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak aileleri uyardı. Dr. Karaca, "Şaşılık 3 yaşına kadar belirti vermeyebilir. Geç kalınırsa kalıcı göz tembelliği dediğimiz ambliyopi gelişebilir. Özellikle 3-7 yaş arası tedavi için altın çağdır" dedi. "Belirti vermeden gizli ilerleyebilir" Çocuklarda sıkça rastlanan ancak ihmal edilebilen şaşılığın (göz kayması) yalnızca estetik bir sorun olmadığına dikkat çeken Opr. Dr. Candan Karaca, "Tedavi edilmediği takdirde çocuğun görsel, akademik ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık 3 yaşına kadar hiçbir belirti vermeden gizlice ilerleyebilir. Tedavi edilmediğinde gözün odaklanma yeteneği zarar görür, okul çağında başarısızlıklara yol açar ve çocuklarda özgüven kaybı ile psikolojik sorunlara neden olabilir" diye konuştu. Okul başarısızlığı ve psikolojik etkiler Geç kalınan teşhis ve tedavi sürecinin çocuklardaki risklerine değinen Karaca, şunları söyledi: "Uyum kayıpları (akodomasyon): Gözün odaklanma yeteneği bozulur. Akademik başarısızlık: Okuma ve odaklanma güçlüğü nedeniyle derslerde ciddi düşüşler yaşanır. Psikolojik sorunlar: Gözdeki kayma çocuğun özgüvenini zedeleyerek topluma uyumunu zorlaştırır. Rutin taramalar hayati önem taşıyor. Ailelere çocuklarında hiçbir şikayet olmasa dahi rutin göz muayenelerini ihmal etmemelidir. Erken teşhis sayesinde şaşılık ve beraberinde getirdiği göz tembelliği, kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor."