Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Mardin’de şampiyonluk gecesinin adresi Mardian Mall oldu 10 Mayıs 2026 Pazar - 02:35:20 Mardin’de futbol heyecanı ve şampiyonluk coşkusu, Mardian Mall önünde düzenlenen büyük kutlamayla taçlandı. Mardin 1969 Spor’un elde ettiği tarihi başarı sonrası binlerce taraftar AVM önünde bir araya gelerek unutulmaz bir gece yaşadı. Ellerinde bayraklar ve meşalelerle alanı dolduran taraftarlar, marşlar ve tezahüratlar eşliğinde şampiyonluğu kutladı. Şehir genelinde oluşan araç konvoyları ve yoğun katılım, Mardin halkının takımına duyduğu bağlılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Gece boyunca devam eden kutlamalarda vatandaşlar bol bol hatıra fotoğrafı çekerek tarihi anları ölümsüzleştirdi. Kurulduğu günden bu yana Mardin’in sosyal, kültürel ve sportif değerlerine destek veren Mardian Mall, şampiyonluk sürecinde de takımını hiçbir zaman yalnız bırakmadı. AVM yönetimi, bugün oynanan kritik mücadelede taraftar standında aktif şekilde yer alırken; mağazacıları, personelleri ve yöneticileriyle birlikte yaklaşık 100 kişilik bir ekiple tribündeki yerini aldı. Ayrıca taraftar desteğini büyütmek amacıyla yaklaşık 500 adet maç bileti dağıtılarak yüzlerce futbolseverin takımlarına destek vermesi sağlandı. Mardian Mall tarafından hazırlanan kutlama alanı ailelerin, gençlerin ve taraftar gruplarının yoğun ilgisiyle dolup taşarken, gece boyunca birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Şampiyonluk sevincinin tüm kente yayıldığı gecede Mardin adeta tek yürek oldu. Mahmut Yıldızhan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Şehrimizin gururu olan Mardin 1969 Spor’un elde ettiği bu büyük başarı hepimizi son derece mutlu etti. Mardin halkının bu coşkuyu bir arada yaşaması bizler için çok kıymetli. Mardian Mall olarak şehrimizin sosyal ve kültürel değerlerine destek vermeye devam edeceğiz. Dün olduğu gibi bugün de takımımızın yanındayız. Çünkü biz inanıyoruz ki; ‘Şehrin Alışveriş Merkezi, Şehrin Takımının Yanında.’ Bu tarihi başarıda emeği geçen tüm futbolcularımızı, teknik ekibi, yönetimi ve büyük taraftarımızı gönülden kutluyoruz." Gece geç saatlere kadar süren kutlamalar, Mardin 1969 Spor şampiyonluğunun şehirde büyük bir gurur ve birlik atmosferi oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 02:34 İstanbul’da 3 ilçede yollar kapanacak İstanbul’da 10 Mayıs tarihinde düzenlenecek 2 farklı etkinlik için 3 ilçede yollar kapanacak. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar için açıklama yayınladı. İstanbul’da 10 Mayıs sabahı düzenlenecek 2 farklı etkinlik için 3 ilçede bazı yollar trafiğe kapanacak. Saat 09.00’da başlayacak etkinlik için kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı. Kapanacak yollar: Galata Köprüsü Beyoğlu istikameti, Atatürk Köprüsü Fatih istikameti, Sahil Kenndey Caddesi (Çatladıkapı-Sirkeci ışıklar arası),Reşadiye Caddesi,Ragıp Gümüşpala Caddesi,Abdülezel Paşa Caddesi,Ayvansaray Caddesi,Kadir Has Caddesi,Meclisi Mebusan Caddesi,Kemeraltı Caddesi,Dolmabahçe Caddesi,Beşiktaş Caddesi,Eski Yıldız Caddesi,Barbaros Bulvarı Merkez Komutanlığı ışıklar arası,Çırağan Caddesi,Tershane Caddesi,Refik Saydam Caddesinden Unkapanı istikameti,İnönü Caddesi ile Şehitler Tepesi arası Alternatif Yollar: Vatan Caddesi,Millet Caddesi,Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi,Palanga Caddesi,Asariye Caddesi,Tarlabaşı Bulvarı,Portokal Yokuşu Caddesi,Dereboyu Caddesi,Asker Ocağı Caddesi,İnönü Caddesi,Evliya Çelebi Caddesi Saat 12.00’da başlayacak ikinci etkinlik için ise sadece Beşiktaş ilçesinde kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar da açıklandı. Kapanacak Yollar: Muallim Naci Caddesi Ahmet Taner Kışlalı Caddesi kesişiminden itibaren Bebek istikametine çift yönlü,Kuruçeşme Caddesi çift yönlü,Bebek Arnavutköy Caddesi Arnavutköy ışıklara kadar,Cevdetpaşa Caddesi İnşirah Cadde kesişiminden Arnavutköy istikameti Alternatif Yollar: Dereboyu Caddesi ,Portakal Yokuşu,Ahmet Taner Kışlalı Caddesi,Ahmet Adnan Saygun Caddesi,Kuruçeşme Çağrı Sokak,Yeşilpınar Sokak,Arnavutköy Dere Sokak,Bebek Hamam Sokak
Talasemiyle yaşamak zor, önlemek mümkün
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:20 Talasemiyle yaşamak zor, önlemek mümkün Halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi, bebeklik döneminden itibaren kansızlık, solukluk ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren zorlu bir sağlık sorunu. Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Didem Atay, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü nedeniyle yaptığı açıklamada hastalığın seyri ve korunma yöntemleri hakkında hayati bilgiler paylaştı. Genetik geçişli ve yaşam boyu tedavi gerektiren ciddi bir kan hastalığı olan talasemi (Akdeniz anemisi), erken çocukluk döneminde ortaya çıkarak aileleri uzun soluklu bir mücadeleye sürüklüyor. 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında önemli uyarılarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Didem Atay, bu zorlu hastalıkta en etkili yaklaşımın tedavi etmekten ziyade genetik taramalarla hastalığı baştan önlemek olduğunu vurguladı. Talasemi erken dönemde belirti verebiliyor Talaseminin süt çocukluğu döneminden itibaren belirti verebildiğini belirten Prof. Dr. Atay, "Bu hastalık kansızlık, solukluk ve halsizlik gibi bulgularla ortaya çıkabilir. Bazı hastalar henüz 6 aylıkken düzenli kan nakli almak zorunda kalabiliyor. Bu durum hem çocuk hem de aile için uzun ve zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Talasemi yaşam boyu takip gerektirirken, multidisipliner yaklaşım oldukça önemli" dedi. Düzenli tedavi ve takip şart Talasemi tedavisinde düzenli kan transfüzyonlarının ve demir şelasyon tedavisinin temel olduğunu belirten Prof. Atay, "Bunun yanında hastaların büyüme ve gelişimleri, hormon düzeyleri ve kalp sağlığı düzenli olarak takip edilmelidir. Demir birikiminin organlara zarar verip vermediği yakından izlenmelidir. Günümüzde uygun hastalarda kök hücre nakli ile kalıcı tedavi sağlanabiliyor. Bu süreç deneyimli ekipler tarafından yürütülmesi tedavi için oldukça önemli" ifadelerini kullandı. En etkili yöntem hastalığı önlemek Talasemide en önemli adımın hastalığı önlemek olduğunu belirten Prof. Dr. Atay, "Talasemi tarama programlarıyla taşıyıcı bireylerin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Taşıyıcı çiftlerin genetik danışmanlık alarak sağlıklı çocuk sahibi olması mümkün. Bu nedenle korunma en etkili yöntemdir" dedi. Prof. Dr. Atay, hastalık gelişmesi durumunda ise doğru tedavi ve güçlü bir ekip çalışmasıyla başarılı sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Yalova’da sektör temsilcileriyle buluştu: "Tarımsal kayıplar geri alınacak"
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:21 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Yalova’da sektör temsilcileriyle buluştu: "Tarımsal kayıplar geri alınacak" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2025 yılının hem kurallık hem zirai don açısından bütün kategorilerde, bütün başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği bir gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda arz güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, ilk olarak Yalova Valiliği’ni ziyaret etti. Burada Vali Ahmet Hamdi Usta ve il protokolü tarafından karşılanan Yumaklı, ardından anı defterini imzaladı. Bakan Yumaklı, ardından Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen sektör buluşmasına katıldı. Burada konuşan Yumaklı, sektör temsilcilerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını iletti. Sektörü tüm yönleriyle değerlendirmeye büyük önem verdiklerini belirten Yumaklı, "Tarım ve orman sektörüyle alakalı buna bir de elbette suyu ayrıca ilave etmemiz gerekir. Bütün dünyada stratejik önem kavramının ifade edildiği bir değerler bütünü olduğunu ifade etmek istiyoruz. Artık gıda arz güvenliği, su, yeşil vatan, bunlar bir ülkenin stratejik önceliklerin arasına diğer önemli hususlarla birlikte girmiş durumda. Dolayısıyla hem iklim krizi hem de küresel konjonktür sektörümüzü bu anlamda etkileyen kritik riskler arasına girmiş durumda" diye konuştu. "Aynı ciddiyette aynı kararlılıkla devam edeceğiz" Yumaklı, Türkiye’de, gıda arz güvenliğini sağlamaları gereken 86 milyon vatandaşın bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: "Gıda arz güvenliği derken neyi diyoruz? Basitçe, ihtiyacımız olan gıdamızı, soframıza gelecek olan ürününü elde etmekle alakalı hiçbir sorunun yaşanmaması. Temel olarak bu. Sadece bizim kendi vatandaşlarımızın değil, aynı zamanda ülkemize gelen, başta turistler olmak üzere transit olanlar da dahil, kimler varsa ülkemizde konaklayanların da ihtiyacını karşılamak bu manada önemli. Dolayısıyla bunları her geçen gün, biraz önce söylemiş olduğum iklim değişikliği başta olmak üzere tüm konjonktürel etkiler ve kritik risklerle beraber yönetmek durumundayız. Biz bu manada suyu merkeze alan tarımsal üretim planlamasını hayata geçirdik, 2024 yılının son çeyreğinde. Hamdolsun hem üreticilerimizin bunu çok ciddi bir şekilde sahiplenmesi hem de bizim metodolojilerimizin bu manada uygulamış olduğumuz programın çalışıyor olması, yönlendirici etkilerini görmemiz, birinci senenin sonunda bizlere büyük ümit vermiş durumda. Aynı ciddiyette aynı kararlılıkla devam edeceğiz inşallah. Yeni destekleme modelimiz uygulanan tarımsal krediler, uluslararası fonlar bunların hepsinin tamamını tarımsal üretim planlamasıyla entegre etmiş vaziyetteyiz. Üretim sezonu başında açıklanan ve 3 yıllığına açıklanan destek modeli de bu manada öngörü açısından çiftçilerimize, üreticilerimize bir avantaj sağlamış durumda." "Tarımsal kayıplar geri alınacak" Hayvansal üretimle alakalı 2024 yılının başında bir yol haritası açıkladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, "Bu yol haritasını herhangi bir şekilde bir ara ermeden ya da esnemeden aynı şekilde devam ediyoruz. Bunun da pozitif etkilerini görmüş durumdayız. İnşallah hem hayvansal üretimle ilgili üretim planlamasını, hem de bitkisel üretimle ilgili, su ürünleriyle ilgili üretim planlamasını kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. 2025 yılının hem kurallık açısından hem zirai don açısından bütün kategorilerde, bütün başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği bir gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda arz güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir. Bunun da buradan müjdesini öğrenmiş olalım" diye konuştu. Yumaklı, bakanlık olarak Yalova’nın tarım, orman ve su potansiyeli bildiklerini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu şirin, sıcak ve samimi il, hem hakikaten merkezi bir noktada olması, Türkiye’nin en çok tarımsal üretimi tüketen, yaklaşık yüzde 25 civarında üretilen bütün tarımsal ürünlerin tüketildiği İstanbul’a yakın olması, diğer geçiş noktalarında bir bağlantı noktası olmasına sebebiyle son derece önemli. Dolayısıyla bizim her başlıkta desteklerimiz bu ilimize devam edecek. Aronya, kestane balı, kivi, süs bitkileri. Süs bitkilerini bütün Türkiye’ye öğreten Yalova var. Dolayısıyla bu konularda da ve daha potansiyel olan diğer konularda da Kırsal Kalkınma Destekleri başta olmak üzere bu ürünlerin modern şartlarda üretilmesi, pazarlanması ve marka haline gelmesi için yine çalışmaya hep birlikte sektörümüzle devam edeceğiz. Bu desteklerin tamamı, bahsetmiş olduğum programların tamamı, Yalova’daki tarımsal üretimi güçlendirme, tarımsal sanayiye çok hızlı bir şekilde geçişin sağlanmasını elde etmek amacını taşıyor, bunu ifade etmek istiyorum. Tabii bu işin bir de istihdam yönü var. Hakikaten dediğim gibi son dönemde, özellikle tarımsal istihdamla ilgili bütün ülkelerin endişe duyduğu, çözümler geliştirmeye çalıştığı bir dönemde hem üretici gelirlerinin belli bir seviyenin üzerinde olması, hem üretimin garanti edilmesi, kaliteli ve verimli bir üretimin yapılması bu manada önemli. TKDK İPAK destekleri var. Biliyorsunuz Avrupa Birliği ile ortaklaşa takip ettiğimiz bir program. Mart ayında kamuoyuyla 2026 yılı takvimini paylaşmıştık. Geçen ay da Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’nın proje başvuru sürecini başlattık. Biraz önce söylemiş olduğum şeylerin tamamını hayata geçirmek adına bakanlığımız belli takvimde, belli programları yayınlıyor. Dolayısıyla bu desteklerin de, hibe destekleri başta olmak üzere Yalova’nın üretimine çok önemli katkıda bulunacağını ifade etmek istiyorum." Bakan Yumaklı, genç ve kadın gelişimcilere pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceklerini 2026’daki Kırsal Kalkınma Desteklerinin minimum yüzde 20’sini kadın ve genç girişimcilere ayırdıklarını söyledi. Yumaklı, Yalova’nın konumunun Yalova’ya pazar anlamında da büyük bir kolaylık sağladığını anlattı. Armutlu Kaledere Göleti çalışmalarının devam ettiğini, Armutlu Yumurdere ve Çınarcık Ortaburun sulaması ikmal işinin de tamamlandığını söyledi. Programları AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da takip etti.
16 yaşındaki Hiranur’un öldürülmesi davasında sanığa müebbet
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:18 16 yaşındaki Hiranur’un öldürülmesi davasında sanığa müebbet Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Şark’ı ‘çocuğu olası kastla öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da 2 yıl hapis cezası verdi. Diğer sanıklar Nazmi Ç. ile Mustafa Z. ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından 4 ay hapis cezası alarak tahliye edildi. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Şark (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur’un annesi Gülten Tan ile babası Murat Aygar, aile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan baba Murat Aygar, "Sanıkların kasten çocuğa karşı işlenen cinayet olarak değerlendirilip ceza almasını istiyorum" dedi. Anne Gülten Tan ise "Çocuğum uyuşturucu çetesine düştü ve kasten katlettiler" ifadelerini kullandı. Taraf avukatlarının beyanlarının ardından savunma yapan sanık Hüseyin Arda Şark, "Hiranur ile aramızda tartışma olmadı, benim elim tetikte değildi. Ben ateş etmedim, ateş edecek bir sebebim yoktu" diye konuştu. Diğer sanıklar Nazmi Ç. ve Mustafa Z. ise tahliyelerini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Şark’ı ‘çocuğu olası kastla öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da 2 yıl hapis cezası verdi. Sanıklar Nazmi Ç. ile Mustafa Z. ise suç delillerini gizleme suçundan 4 ay hapis cezası aldı. Mahkeme, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tahliyelerine karar verdi. Duruşmanın ardından Aygar’ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya katılan Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, Mersin Barosu, Çocuk Hakları Merkezi ve Kadın Hakları Merkezi ile birlikte dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Maalesef bugün verilen karar bizleri tatmin etmedi. Yine aynı zamanda vicdanları da rahatlatmadı. Biz çocukların ölmemesi için, kadına yönelik şiddetin azaltılması ve mümkünse son bulması için hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi. "Bu karara itiraz edeceğiz" Müşteki avukatlarından Derya Demir ise "8 aylık bir mücadelenin son günü, ama aslında başka bir mücadelenin başlangıcı. Sanık Hüseyin, olası kasttan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Diğer iki sanık da suç delillerini gizlemekten dolayı sadece 4 aylık bir ceza aldı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla bugün tahliye edilecekler. Biz elbette bu karara itiraz edeceğiz, bu kararı kabul etmeyeceğiz ve çocukların korunması için, çocukların ölmemesi için de mücadele etmeye devam edeceğiz. Canımız sıkkın, ancak pes etmeyeceğiz elbette" diye konuştu.