Yerel Haberler
Yozgat
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:24 Yozgatlı keçi yetiştiricisi kireçli yöntemle hayvan kayıplarını önledi Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Kuşkayası Mahallesinde keçi yetiştiriciliği yapan Erkan Taştan, bu yıl ahırlarda uyguladığı kireç yöntemi sayesinde doğum döneminde hayvan ölümlerinin yaşanmadığını söyledi. Yaklaşık 15-20 yıldır damızlık keçi yetiştiriciliği yapan Taştan, ahır hijyenine verdiği önem sayesinde sürüsünde olumlu sonuçlar aldığını belirtti. Keçi yetiştiricisi Erkan Taştan, bu yıl özellikle ahırlara serptiği kirecin hayvan sağlığı açısından faydasını gördüğünü ifade ederek "Yaklaşık 15-20 yıldır damızlık keçi yetiştiriciliği yapıyorum. Dört yüz anaç keçim var. Bu yıl Allah’a şükür doğumlarda hayvan kaybım olmadı. Oğlaklar doğdu ama biraz ufak tefek oldu. Bu sene kirece özellikle önem verdim. Kireç kullandığımız için hayvan ölümleri yaşanmadığını düşünüyorum. Diğer yıllarda kireç kullanmıyorduk ve ölümler daha fazla oluyordu" dedi. "Kireç, mikrobu kırıyor" Kirecin ahır hijyenine katkı sağladığını düşündüğünü belirten Taştan, besicilere de tavsiyede bulundu. Ahırlarda kullanılan kirecin hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu düşündüğünü söyleyen Taştan, "Kirecin mikrobu kırdığına ve hayvanlar için faydalı olduğuna inanıyorum. Abartmadan, hayvanların yattığı ve gezdiği yerlere azar azar serpilmesini tavsiye ederim. Bit ve pire gibi parazitleri azaltıyor, mikrobu kırıyor. İshalin çoğalmasını da engellediğini düşünüyorum. Bu kirecin faydası var" ifadelerini kullandı. "Dişi oğlakları damızlık olarak bırakıyorum" Sürüsünü büyütmek için dişi oğlakları damızlık olarak ayırdığını belirten Taştan, keçi yetiştiriciliğinde planlı çalıştığını dile getirerek, "Dişi oğlakları damızlık olarak kendime bırakıyorum. Yaşlanan ana keçileri ise satıyorum. Erkek oğlakları da imkânım olursa kurban dönemine kadar yetiştiriyorum, olmazsa satıyorum. Oğlaklar temmuz ayının ortasına kadar annelerini emiyor. Oğlakları sattıktan sonra keçilerin memeleri zarar görmesin diye sağım yapıyoruz. Elde ettiğimiz sütü yoğurt, peynir ve süt olarak satıyoruz" şeklinde konuştu. "Sütü yetiştirmekte zorlanıyoruz" İlçeye yakın olmaları nedeniyle süt ürünlerine talebin fazla olduğunu söyleyen Taştan, özellikle yaz aylarında satışların arttığını belirterek, "Akdağmadeni ilçesine yaklaşık 5 kilometre uzaklıktayız. Bu yüzden talep oldukça fazla oluyor. Yaz aylarında gurbetçilerin gelmesiyle sütü yetiştirmekte zorlanıyoruz. Önceden sağımı elle yapıyorduk ve oldukça yorucu oluyordu. Şimdi makineyle sağım yapıyoruz. Makine iki dakika içinde sağımı tamamlıyor" dedi.
Ramazan’da mideyi yormadan hem ruhsal hem fiziksel dinlenme mümkün
27 Şubat 2026 Cuma - 09:26 Ramazan’da mideyi yormadan hem ruhsal hem fiziksel dinlenme mümkün İslam dünyası için manevi bir arınma mevsimi olan Ramazan ayı, dini bir vecibe olmanın ötesinde, vücudun hem fiziksel hem de manen dinlenmesi açısından çok yönlü faydaları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, gün boyu süren açlık süresinin dengeli beslenme halinde vücutta yenilenmeyi sağladığını belirtiyor. Yozgat Şehir Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Ayşe Sağdıç, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin önemine değindi. 12-13 saat süren açlık ve susuzlukla geçen oruç süresi boyunca enerji dengesinin korunması, kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilmesi, uyku performansının dengede tutulması ve mide yükünün arttırılmaması gibi hususlarda ipuçları verdi. "Sahur öğününü atlamamak gerekir" Sağdıç, "Önemli olan ara öğün sayısını arttırarak mideye fazla yük bindirmeden bu süreci geçirmek. En sık yapılan hatalardan birisi sahur öğününün atlanması. Sahurun atlanmasıyla birlikte orucun içinde yaşanacak halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısını tetikleyebileceği ve kan şekerinde ani değişimlerin olabileceği gözlemleniyor. Sahurda yapılacak hafif bir kahvaltı kan şekeri dalgalanmasının önüne geçebilir. Yine hafif bir çorba, zeytinyağlı bir salata, baharatsız bir sebze yemeği de yenilebilir. Uyanmakta zorlanan bireyler bir tabak hazırlayıp içine yoğurt ya da süt yanına bir meyve ekleyerek fındık, ceviz, badem ekleyebilir. Bu da uyanma süresini kısaltabilir. Sahurda susuzluk hissiyatını en aza indirecek besinler tüketilmeli. Peynir veya zeytinin tuzsuz olanı tercih edilmeli. Kızartma, salamura, işlenmiş besinler tüketilmesinin önüne geçilmeli" dedi. "İftar 2 öğün şeklinde planlanabilir" İftarda önemli olanın mideye gastrik yük bindirmemek olduğunu söyleyen Sağdıç, daha hafif yemekleri tercih etmek gerektiğini belirtti. Sağdıç, "Bireylere mideyi yormamak adına iftarı 2 öğün şeklinde planlamalarını tavsiye ediyoruz. İlk olarak suyla oruç açıldıktan sonra hurma ve 1-2 tane zeytin yenilebilir. Ardından çorba faslına geçilebilir. Bunun ardından 10-15 dakika dinlenilebilir. Bunun nedeni beynin tokluk merkezine iletilen süreye yardımcı olabilmek. Ana yemekte haşlanmış bir kırmızı et, haşlanmış beyaz et, fırınlanmış balık veya kırmızı et tüketilebilir. Baklagil veya zeytinyağlı sebze yemeği tüketilebilir. Yeşil yapraklı salata tüketimi olmalı. Sıvı ihtiyacını karşılayacak cacık ve ayran da olmalı" cümlelerini kullandı. Kronik hastalığı ve uzun süreli ilaç kullanımı olan bireylerin özellikle diyabet hastalarının kan şekerinde dalgalanmaları sıklıkla yaşadığını ifade eden Sağdıç, "Doktor kontrolünde bir hekime danışarak diyetisyen kontrolünde ilerlenmesini söylüyoruz" dedi. Ramazan ayının iç organlarımızı ve ruhumuzu dinlendirmek açısından önemli olduğunu belirten Sağdıç, "Ramazan ayı sürecini ruhu dinlendirmek kadar iç organlarımızı da dinlendirme olarak görebilir insanlar. Bizim için bir avantaj haline çevirebilmeliyiz. Karaciğerlerimiz dinleniyor. Midemiz dinlenebilir. Kan şekeri dengelenmesi de sağlanarak vücudu bir forma sokmak da bize Ramazan ayının önemini gösteriyor" şeklinde konuştu.
Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranı arttı
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:38 Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranı arttı Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde kuraklık ve su sıkıntısı yaşanan ildeki barajlarda su seviyelerinde önemli artış olduğunu söyledi. Yozgat’ta son 1,5-2 ay içerisinde ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalındığını hatırlatan Başkan Arslan, sorunun temelinde geçtiğimiz yıl ve önceki yıllarda yaşanan yetersiz yağışların bulunduğunu ifade etti. Özellikle geçen yıl kente yeterli yağış düşmediğini belirten Arslan, "Baraja neredeyse hiç yeni su girişi olmadı. Bu nedenle ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık" dedi. "Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda seviye yüzde 15’e çıktı" Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda su seviyesinin kısa sürede yükseldiğini aktaran Başkan Arslan, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Baraj bölgesinde yeni kanallar açtık, baraja gelen dereleri ıslah ettik. Baraj havzasında yeni su kuyuları açarak, suyu doğrudan baraja ulaştırdık. Daha önce kuraklık nedeniyle akmayan ancak son yağışlarla yeniden akmaya başlayan dereleri de baraj havzasına yönlendirdik. Ayrıca ciddi manada yağış aldık. Bu çalışmaların ve yağışların neticesinde 1,5 ay önce yüzde sıfır olan su seviyesi bugün yüzde 15’e kadar çıktı." "Kirazlı Göleti’nde doluluk yüzde 90’a ulaştı" Şehir merkezindeki Kirazlı Göleti’nde ise su seviyesinin yüzde 90’a ulaştığını belirten Arslan, Arapseyfi bölgesinde su temin edilen kuyulardaki yeraltı su seviyelerinde de artış yaşandığını söyledi. Mevcut durumda kentte su sıkıntısının hissedilmediğini vurgulayan Arslan, buna rağmen tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Başkan Arslan, "Bugün itibarıyla su sıkıntısını hissetmiyoruz. Ancak bu durum bizi gevşetmemeli. Hemşehrilerimizin suyu tasarruflu kullanma noktasında hassas olmaları gerekiyor. Biz de yağışlar arttı diye çalışmalarımızı aksatmayacağız. Yeni su kaynakları oluşturma noktasında, bir daha bu sıkıntıları yaşamamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranları arttı
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:28 Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranları arttı Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde yaşanan kuraklık ve su sıkıntısına ilişkin açıklamalarda bulunarak, su seviyelerinde önemli artış olduğunu söyledi. Yozgat’ta son 1,5-2 ay içerisinde ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalındığını hatırlatan Başkan Arslan, sorunun temelinde geçtiğimiz yıl ve önceki yıllarda yaşanan yetersiz yağışların bulunduğunu ifade etti. Özellikle geçen yıl kente yeterli yağış düşmediğini belirten Arslan, "Baraja neredeyse hiç yeni su girişi olmadı. Bu nedenle ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık" dedi. "Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda seviye yüzde 15’e çıktı" Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda su seviyesinin kısa sürede yükseldiğini aktaran Başkan Arslan, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Baraj bölgesinde yeni kanallar açtık, baraja gelen dereleri ıslah ettik. Baraj havzasında yeni su kuyuları açarak suyu doğrudan baraja ulaştırdık. Daha önce kuraklık nedeniyle akmayan ancak son yağışlarla yeniden akmaya başlayan dereleri de baraj havzasına yönlendirdik. Ayrıca ciddi manada yağış aldık. Bu çalışmaların ve yağışların neticesinde 1,5 ay önce yüzde 0 olan su seviyesi bugün yüzde 15’e kadar çıktı." "Kirazlı Göleti’nde doluluk yüzde 90’a ulaştı" Şehir merkezindeki Kirazlı Göleti’nde ise su seviyesinin yüzde 90’a ulaştığını belirten Arslan, Arapseyfi bölgesinde su temin edilen kuyulardaki yeraltı su seviyelerinde de artış yaşandığını söyledi. Mevcut durumda kentte su sıkıntısının hissedilmediğini vurgulayan Arslan, buna rağmen tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Başkan Arslan, "Bugün itibariyle su sıkıntısını hissetmiyoruz. Ancak bu durum bizi gevşetmemeli. Hemşehrilerimizin suyu tasarruflu kullanma noktasında hassas olmaları gerekiyor. Biz de yağışlar arttı diye çalışmalarımızı aksatmayacağız. Yeni su kaynakları oluşturma noktasında, bir daha bu sıkıntıları yaşamamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Akdağmadeni’nde gönülleri birleştiren proje: Hatim kumbarası
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:54 Akdağmadeni’nde gönülleri birleştiren proje: Hatim kumbarası Akdağmadeni İlçe Müftülüğü, Merkez Haseki Camii’nde hayata geçirdiği örnek projeyle Kur’an-ı Kerim sevgisini 7’den 70’e tüm ilçe halkıyla buluşturuyor. Akdağmadeni ilçesinde manevi iklimi güçlendirecek, cami cemaati arasındaki dayanışmayı artıracak anlamlı bir adım atıldı. Akdağmadeni İlçe Müftülüğü tarafından başlatılan ‘Hatim Kumbarası’ projesiyle, Merkez Haseki Camii artık sadece bir ibadet alanı değil, ortak bir dua halkasının merkezi haline geldi. Projenin işleyişi ise hem pratik hem de oldukça ilgi çekici. Cami içerisine yerleştirilen özel tasarımlı kumbarada, Kur’an-ı Kerim sayfaları ‘okunmuş’ ve ‘okunmamış’ şeklinde iki ayrı bölmede sunuluyor. Camiye gelen vatandaşlar, diledikleri sayfayı alıp okuduktan sonra diğer bölmeye bırakarak devam eden büyük hatme katkıda bulunuyor. Özellikle çocukların ve gençlerin projeye gösterdiği yoğun ilgi, cami koridorlarında güzel görüntüler oluşturuyor. Akdağmadeni İlçe Müftüsü Abdullah Çolak, projenin amacının Kur’an okuma alışkanlığını teşvik etmek ve cami merkezli bir birliktelik kurmak olduğunu belirtti. Müftü Çolak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hedefimiz; camilerimizi sadece ibadet mekânı değil, aynı zamanda Kur’an’la dirilen, bilinçlenen ve kaynaşan birer ilim ve irfan yuvası haline getirmektir. Bu projeyle cemaatimiz ortak bir hatim halkasında buluşarak eşsiz bir manevi dayanışma sergiliyor." Projenin hayata geçmesinde emeği olan din görevlilerine ve projeye sahip çıkan cami cemaatine teşekkür eden Çolak, bu güzel çalışmanın hayırlara vesile olmasını dileyerek tüm ilçe halkını bu manevi sofraya davet etti.