Yerel Haberler
Yozgat
06 Mart 2026 Cuma - 16:06 Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, İsrail-ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle Türkiye’de gübre satışlarının durduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, iddialara yönelik yaptığı değerlendirmede, "Tarım Kredi, ülkemizin en büyük gübre satıcılarından biridir. Son dönemde özellikle savaştan sonra gübre satışlarının durdurulduğuna yönelik yürütülen algı kampanyası tamamen yalan ve gerçek dışıdır. Tarım Kredi Kooperatifleri ülke genelinde bulunan bin 598 kooperatifinde üreticilerin ihtiyaç duyduğu gübre, yem, tohum ve ilaç gibi tüm tarımsal girdilerin satışının yapıldığı Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesidir. Tarım Kredi’de satılan ürünler, Tarım Kredi Holding çatısı altında bulunan 18 şirketimiz tarafından üretilerek satışa sunulmaktadır. Üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu tüm tarımsal girdileri en uygun zaman ve koşullarda kendi sanayi tesislerimizde üreterek, çiftçilere sunuyoruz. Sonrasında ise üretilen tarımsal ürünleri kendi tesislerimizde işleyerek Koop Marketlerimiz aracılığıyla tüketicilere ulaştırıyoruz" dedi. İlk 500’de 6 şirket ile yer alıyor Darımla, Tarım Kredi olarak ISO 500 sıralamasında 6 şirket ile yer aldıklarını belirterek, "Fortune 500 listesinde de 5 şirketi bulunmaktadır. Şirketlerimizden Gübretaş, ülkemiz gübre sektöründe yaklaşık yüzde 30, TK Yem ise yaklaşık yüzde 15 sektör payına sahiptir" dedi. "Teknolojimizi yeniliyor, kurumsallaşmaya önem veriyoruz" Darımla, teknolojilerini yenileyip kurumsallaşmaya önem verdiklerini ifade ederek, "Tarım Kredi olarak başta kooperatiflerimiz olmak üzere şirketlerimizde de tüm teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor ve iş süreçlerimizi geliştirerek teknolojimizi yeniliyoruz. Bu çalışmalar ile birlikte sistemsel olarak ortak bazında değerlendirme yaparak, ortaklarımızın tarımsal faaliyetlerine göre tarımsal girdi ihtiyaçlarını belirliyoruz. Hem kooperatiflerimiz de hem de şirketlerimizde kurumsallaşmaya önem veriyoruz. TK Holding’i yeniden yapılandırdık. Şirketlerimizin etkin ve verimli yönetilmesi için çalışmalarımız tamamlanmıştır" dedi. "Yatırımlarımız tüm hızıyla devam ediyor" Darımla, yatırımlarının tüm hızıyla devam ettiğine vurgu yaparak, "Tarkim, TK Market, TK Tedarik ve Üretim, Gübretaş ve diğer şirketlerimizin mevcut tesislerinin yenilenmesi kapsamında son 3 yılda yaklaşık 750 milyon dolar tutarında yeni fabrika alımı/yapımı ve yenileme yatırımlarını gerçekleştirdik. Bildiğiniz üzere Denizli’de Aynes Süt Fabrikası’nı, Sivas’ta Süt ve Yem Fabrikası’nı ve son olarak da Afyonkarahisar’da Entegre Yağ Tesisi’ni satın alarak bünyemize kattık. Özellikle yem fabrikamızın bulunmadığı Erzurum’da yeni fabrika yatırımı yapıyoruz. 2026 yılı sonunda faaliyete geçmesini planlıyoruz. Satışlarımızın yüksek olduğu Konya ili civarında da yatırım yapmak istiyoruz. Gübretaş’a ait fabrikalarımızda da yenileme çalışmalarına başladık, tüm hızımızla devam edeceğiz. Tarımsal sanayide büyümeyi çok önemsiyoruz. Almış olduğumuz ürünleri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmek ve marketlerimizde daha çok kendi ürünlerimizi satma gayreti ile yeni yatırımlar yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Koop Market olmazsa olmazımız" Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, Koop Marketlerin olmazsa olmazları arasında olduğunun altını çizerek, "Tarım Kredi olarak faaliyetlerimiz kapsamında nihai satış kanalı olarak Koop Marketler olmazsa olmazımız. Tarımsal girdi satışı ile başlayan, ürünlerin kendi tesislerimizde katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ile devam eden sürecin son halkası ise ürünlerin tüketici ile buluşturulması. Üreticilerimizin tarımsal ürünlerini hasat döneminde Koop Marketlerimiz sayesinde alabiliyoruz. Marketlerimizde en kaliteli ürünleri en uygun fiyatlarla tüketicilerimiz ile buluşturuyoruz. Üreticilerimizin hasat zamanı ürünlerini alabilmek için çok büyük tutarlarda kaynak ayırmak zorundayız. Perakende sektöründeki yoğun rekabet ve finansman maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda halen büyüme aşamasında olan Koop Marketlerimize, Tarım Kredi olarak başta sermayesinin güçlendirilmesi olmak üzere destek veriyoruz. Tarım Kredi Grubu’nun tamamına bakıldığında ise finansal durumumuz özellikle karlılığımız gayet makul seviyelerde ve iyi durumdadır" şeklinde konuştu. "Satışların durduğu iddiaları gerçek dışıdır" Darımla, savaş sonrası satışların durduğu iddialarını yalanlayarak, şunları söyledi: "Tarım Kredi, ülkemizin en büyük gübre satıcılarından biridir. Son dönemde özellikle savaştan sonra gübre satışlarının durdurulduğuna yönelik yürütülen algı kampanyası tamamen yalan ve gerçek dışıdır. Ülke genelindeki bin 598 kooperatifimizin tamamında satışlarımız devam etmekte olup, hiçbir zaman da durdurulmamıştır. Stoklarımızı etkin yönetebilmek ve haksız kazanç elde etmek isteyenlerin önüne geçebilmek adına bazı tedbirler alınmıştır. Üreticilerimiz paniğe kapılmasın, Tarım Kredi tüm planlamalarını ve hazırlıklarını yapmıştır. Satışlarımız rekor düzeyde ve günlük 20 bin ton olacak şekilde devam etmektedir."
Görme engelli memurun azim dolu hikayesi
09 Ocak 2025 Perşembe - 16:11 Görme engelli memurun azim dolu hikayesi Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan görme engelli Tayyar Kabay, azim dolu yaşam öyküsüyle herkese örnek oluyor. 10 yıldır Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapan görme engelli Tayyar Kabay, Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda azim dolu yaşam öyküsüyle herkese örnek oluyor. 13 yılık evli ve 3 çocuk babası olan Kabay, nezaketi ve güler yüzüyle de herkesin takdirini kazanıyor. Bebekliğinde geçirdiği ateşli hastalık sonucu görme duyusunu kaybeden ve ailesinin çabalarına rağmen tedavisi mümkün olmayan Kabay, eğitim hayatının ardından bir süre düğünlerde enstrüman çalıp şarkılar söyleyerek hayatını sürdürdüğünü, daha sonra KPSS’de aldığı 81 puanla memur olarak atandığını belirtti. “5-6 yaşından beri müzikle uğraşıyorum” Çocukluğundan beri müziğe özel bir ilgi duyduğunu belirten Kabay, “5-6 yaşından beri müzikle uğraşırım, hâlâ da devam ederim. Atanmadan önce köylerde, kasabalarda düğünlere giderdim. Bağlamayı çok seviyorum. Zaman zaman bağlama çalıp, aileme şarkılar söylüyorum” dedi. “Herkes benim yaşantımı oldukça kolaylaştırıyor” Günlük hayatında zaman zaman zorluklar yaşadığını ama çevresindeki insanların yaşamını kolaşlaştırdığını anlatan Kabay, “Zaman zaman zorluk yaşadığım oluyor. Ama iş yerindeki arkadaşlarım minibüsten indiğimi görür görmez bana yardımcı oluyor. Tek başıma dışarı çıktığımda da çevredeki insanlar işimi kolaylaştırıyor. Küçüklüğümden beri annem babam beni okutmak için ellerinden geleni yaptı. Daha sonra bayrağı eşim devraldı. Evlenirken eşimin ailesi son derece hoşgörülü yaklaştı. Bugün senin başına gelen yarın bizim de başımıza gelebilir anlayışı ile yaklaştılar. Aileme, eşime ve çocuklarıma bana destek oldukları için teşekkür ediyorum. Benim gibi olan kişiler de hayata umutla baksınlar. Hiçbir zaman karamsar olmasınlar. Her zaman pozitif olsunlar” şeklinde konuştu. Sorgun Milli Eğitim Müdürü Musa Öcal da, “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası dünyaca kutlanmaktadır. Londralı fotoğraf sanatçısının 1921’de geçirdiği trafik kazasının ardından görme duyusunu kaybetmesi ve bastonunu beyaza boyaması sonucu bu hafta simgelendi. Biz de Tayyar’ın nezdinde bütün görme engellilerin ‘Beyaz Baston Haftası’nı kutluyoruz” dedi.
Görme engelli memurun azim dolu hikayesi
09 Ocak 2025 Perşembe - 15:59 Görme engelli memurun azim dolu hikayesi Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan görme engelli Tayyar Kabay, azim dolu yaşam öyküsüyle herkese örnek oluyor. Her yıl 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası olarak kutlanıyor. Londralı bir fotoğraf sanatçısının 1921 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından görme yetisini kaybetmesi ve bastonunu beyaza boyaması sonucu ‘Beyaz Baston Haftası’ simgeleşti. Sorgun’da yaşayan Tayyar Kabay ‘Beyaz Baston Haftası’nda özgün hikayesiyle örnek alınacak türde biri. Tayyar Kabay, bebekliğinde geçirdiği ateşli hastalık sonucu görme duyusunu kaybetmiş. Ailesi tarafından çeşitli doktorlara götürülse de tedavisi mümkün olmamış. Eğitim öğretim hayatının ardından düğünlerde enstrüman çalıp şarkılar söyleyerek hayatını sürdüren Kabay, KPSS sınavına girerek aldığı 81 puanla memur olarak atanmayı başarmış. 17 yıllık evli olan Kabay 3 çocuk babası. 10 yıldır Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapan Kabay, nezaketi ve güler yüzüyle bilinen biri. “5-6 yaşından beri müzikle uğraşıyorum” Çocukluğundan beri müziğe özel bir ilgi duyduğunu belirten Kabay “5-6 yaşından beri müzikle uğraşırım hâlâ da devam ederim. Atanmadan önce köylerde, kasabalarda düğünlere giderdim. Bağlamayı çok seviyorum. Zaman zaman bağlama çalıp aileme şarkılar söylüyorum” dedi. “Herkes benim yaşantımı oldukça kolaylaştırıyor” Günlük hayatında olup bitenleri değerlendiren Kabay, “Zaman zaman zorluk yaşadığım oluyor. Ama iş yerindeki arkadaşlarım minibüsten indiğimi görür görmez bana yardımcı oluyor. Tek başına dışarı çıktığımda da çevredeki insanlar işimi kolaylaştırıyor. Küçüklüğümden beri annem babam beni okutmak için ellerinden geleni yaptı. Daha sonra bayrağı eşim devraldı. Evlenirken eşimin ailesi son derece hoşgörülü yaklaştı. Bugün senin başına gelen yarın bizim de başımıza gelebilir, anlayışı ile yaklaştılar. Aileme, eşime ve çocuklarıma bana destek oldukları için teşekkür ediyorum. Benim gibi olan kişiler de hayata umutla baksınlar. Hiçbir zaman karamsar olmasınlar. Her zaman pozitif olsunlar” şeklinde konuştu. Sorgun Milli Eğitim Müdürü Musa Öcal da “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası dünyaca kutlanmaktadır. Bastonunu beyaza boyayan sanatçı sayesinde bu hafta simgelendi. Biz de Tayyar’ın nezdinde bütün görme engellilerin ‘Beyaz Baston’ haftasını kutluyoruz” dedi.
Şehir Hastanesi’nde jakuzide doğum dönemi
09 Ocak 2025 Perşembe - 14:28 Şehir Hastanesi’nde jakuzide doğum dönemi Sağlık Bakanlığı’nın normal doğumu teşvik çalışmaları kapsamında, Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi olan Yozgat Şehir Hastanesi’nde jakuzili suda doğum ünitesi hizmete girdi. Anne adayları bu uygulamadan ücretsiz olarak faydalanabilecek. Sağlık Bakanlığı’nın normal doğum oranını artırmaya yönelik farkındalık çalışmaları kapsamında Yozgat Şehir Hastanesi’nde suda doğum ünitesi açıldı. Anne adayları, bu ünite sayesinde jakuzide doğum yaparak doğum sancılarını hafifletme ve daha rahat bir doğum süreci geçirme imkânına kavuştu. Kadın Doğum Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Ferhan Sadef, yeni hizmete başlayan ünitenin, normal doğumun teşvik edilmesinde önemli bir rol oynayacağını belirtti. 2018 yılında 9 ilde başlayan ‘Suda Doğum’ uygulaması, Yozgat Şehir Hastanesi’nde de hayata geçirildi. Kadın Doğum Servisi’nde oluşturulan ve hasta kabulüne başlanan suda doğum ünitesinde, anne adayları ücretsiz olarak bu hizmetten faydalanabilecek. Yozgat Şehir Hastanesi’ndeki suda doğum ünitesi, iki oda ve bir banyodan oluşuyor. İlk odada jakuzili doğum ünitesi, refakatçi alanı, doğum egzersizi için plates topu ve matlar yer alırken, ikinci odada doğum sonrası bakım ve destek için gerekli tüm ekipman bulunuyor. Bu ekipmanlar arasında fototerapi cihazı, radyan ısıtıcı, NST cihazı, doğum masası, SDL yatağı, emzirme koltuğu ve bebek beşiği de yer alıyor. Yozgat’ta ilk defa uygulanacak olan suda doğum ünitesini gezen Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, “Nüfusumuzun yaşlanmasına dair giden, doğru giden bir süreç içerisindeyiz. Bu vesileyle sağlıklı anne, sağlıklı bebek süreci bizler için son derece önemli. Burada şehir hastanemizde de annelerin doğumlarını kolaylaştırmak üzere yeni bir ünitenin açılışını, hizmete alınmasını gerçekleştirdiler. Gerçekten önemli bir konu, burada genel itibariyle tercih edilen ama hepimizin vurguladığı sezaryenle doğumu sağlıklı bir süreç olmadığının vurguladığı şu günlerde, kolay doğum şuna da olmuş kavramını, sürecini Yozgat şehir hastanemizde hayata geçirmiş oldular” dedi. Yozgat Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Ferhan Sadef ise Yozgat’ta sezaryen ile doğum oranının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu vurguladı. Sadef şöyle konuştu; “Bugün doğal olan normal doğum projesi kapsamında hastanemizin etkinliklerinden, projelerinden biri olan, suya doğum ünitesinin açılışını gerçekleştirdik. Suya doğum özellikle hem annelerin ağrılarını hem endişelerini gidermesi açısından biz çok faydalı ve normal doğum teşvik edici olacağını düşünüyoruz. Ülkemizdeki sezaryen oranları yüzde 50’nin üzerinde ve bunlarda da en büyük etkenlerden biri de anne endişesi, annenin normal doğma karşı olan bilgisizliği ve acemiliği diyebiliriz. Biz hem bu aşağıda açacağımız ebe polikliniği hem de suya doğum ünitesi sayesinde bu sezaryen oranını düşüreceğiz, hem de annelerimizin korkularını, endişelerini azaltacağız. İhtiyaç dahilinde biz sezaryen ile yapıyoruz. Normal doğumdaki toparlanma süreci, bebeğe katkısı daha fazla olmasına rağmen sezaryen da annenin ya da bebeğin sıkıntılı durumunda onu en yakın, en kolay, en sağlıklı şekilde doğumu sonuçlandırmayı sağlıyor. Ama tabii ki normal doğum hem anne hem bebek için en iyi olanı” dedi.
40 yıldır biriktirdiği eşyaları müzeye dönüştürdüğü evinde sergiliyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 11:01 40 yıldır biriktirdiği eşyaları müzeye dönüştürdüğü evinde sergiliyor Yozgat’ta yaşayan 85 yaşındaki Ali Yılmaz, 40 yılı aşkın süredir biriktirdiği eşyaları evinde sergiliyor. Çekerek ilçesindeki evinde eski eşyaları biriktiren Ali Yılmaz, duyduğu hayranlıktan dolayı Osmanlı dönemini evinde yaşatıyor. Kendi evindeki eşyaları bir araya getirerek müzeciliğe başlayan Yılmaz’a zamanla Türkiye’nin dört bir yanından eşya bağışında bulunanlar da olmuş. Kağnı, tüfek, kama, kılıç, bakraç, ibrik, yayık, testi, beşik gibi pek çok eseri biriktiren Yılmaz’ın evi ziyaretçilerle dolup taşıyor. Müze eve gelen gençler eski zamanlarda kullanılan eşyalar hakkında bilgi sahibi oluyor. “Evimde 2 bin parça eşya var” Evindeki eşyaların parayla bile bulunamayacak kıymette olduğunu söyleyen Yılmaz, “Tüfek, kağnı, bakır kaplar ne ararsan hepsi var. Sivas’tan, çevre köylerden, Ağrı’dan, Kars’tan eşya bağışlayanlar oldu. Şimdi 2 bin parça olduğunu tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı. “Valimizi ve Kaymakamımızı müzemize bekliyorum” Müze evinde devlet büyüklerini görmek istediğini söyleyen Yılmaz, “Yozgat Valimizi ve Çekerek Kaymakamımızı müzemize davet ediyorum. Biriktirdiğim 2 bine yakın eşyayı görmelerini istiyorum” dedi. Ali Yılmaz’ın damadı Mehmet Yonar, kayınpederi ve kayınvalidesine eşiyle birlikte yardımcı olduğunu söyleyerek, “Evinin eksiklerini ve işlerini yapmak için geliyoruz. Bu evde kayınpederimin tarihi eserleri var. Yetişen gençlerimiz de burayı ziyaret ediyor. Mersin, Adana, Gaziantep gibi şehirlerden Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçiler geliyor. Yetişkin ziyaretçiler eskileri hatırlıyor. Gençler ise geçmişe bakıp örnek alıyorlar. Yeni valimizin ve kaymakamımızın ziyaret etmesini istiyoruz. Bazen ilgilenmekte zorlanıyoruz. Onlardan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
40 yıldır biriktirdiği eşyaları müzeye dönüştürdüğü evinde sergiliyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 10:51 40 yıldır biriktirdiği eşyaları müzeye dönüştürdüğü evinde sergiliyor Yozgat’ın Çekerek ilçesinde yaşayan Ali Yılmaz, 40 yılı aşkın süredir biriktirdiği eşyaları evinde sergiliyor. Çekerek ilçesindeki evinde yıllardır antika sayılabilecek eşyaları biriktiren 85 yaşındaki Ali Yılmaz, Osmanlı Devleti’ne duyduğu hayranlıktan dolayı Osmanlı dönemini evinde yaşatıyor. Kendi evindeki eşyaları bir araya getirerek müzeciliğe başlayan Yılmaz’a zamanla Türkiye’nin dört bir yanından eşya bağışında bulunanlar da olmuş. Kağnı, tüfek, kama, kılıç, bakraç, ibrik, yayık, testi, beşik gibi pek çok eseri biriktiren Yılmaz’ın evi ziyaretçilerle dolup taşıyor. Gerek lise gerekse üniversite öğrencilerinin geçmişe tanıklık ettikleri bu ev sayesinde eski zamanlarda kullanılan eşyalar hakkında gençler bilgi sahibi oluyor. “Evimde 2 bin parça eşya var” Evindeki eşyaların parayla bile bulunamayacak kıymette olduğunu söyleyen Yılmaz, “Tüfek, kağnı, bakır kaplar ne ararsan hepsi var. Sivas’tan, çevre köylerden, Ağrı’dan, Kars’tan eşya bağışlayanlar oldu. Şimdi 2 bin parça olduğunu tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı. “Yozgat Valimizi ve Çekerek Kaymakamımızı müzemize bekliyorum” Müze evinde devlet büyüklerini görmek istediğini söyleyen Yılmaz “Yozgat Valimizi ve Çekerek Kaymakamımızı müzemize davet ediyorum. Biriktirdiğim 2 bine yakın eşyayı görmelerini istiyorum” dedi. Ali Yılmaz’ın damadı olan Mehmet Yonar, kayınpederi ve kayınvalidesine eşiyle birlikte yardımcı olduğunu söyledi. “Evinin eksiklerini ve işlerini yapmak için geliyoruz. Bu evde kayınpederimin tarihi eserleri var. Yetişen gençlerimiz de burayı ziyaret ediyor. Mersin, Adana, Gaziantep gibi şehirlerden Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçiler geliyor. Yetişkin ziyaretçiler eskileri hatırlıyor. Gençler ise geçmişe bakıp örnek alıyorlar. Yeni valimizin ve kaymakamımızın ziyaret etmesini istiyoruz. Bazen ilgilenmekte zorlanıyoruz. Onlardan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Sorgun Belediyesi, gassallar için toplu taşımayı ücretsiz yaptı
06 Ocak 2025 Pazartesi - 17:45 Sorgun Belediyesi, gassallar için toplu taşımayı ücretsiz yaptı Sorgun Belediyesi, ‘Gassal’ dizisinin gündeme gelmesinin ardından, gassallara özel kampanya başlattı. Belediye, cenaze hizmetlerinde görev alan tüm gassallara, 2 gün boyunca toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat hakkı tanıyacağını duyurdu. Sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımla kampanyanın duyurusu yapıldı. Paylaşımda, "Gassal dizisinin fenomen haline gelmesiyle birlikte, biz de gassal olan vatandaşlarımıza özel bir jest yapmak istedik. 2 gün süreyle toplu taşıma araçlarımızda ücretsiz seyahat hakkı sadece ‘Gassal’ olan vatandaşlarımıza özel" ifadeleri yer aldı. Kampanya, yalnızca cenaze hizmetlerinde görev alan gassallara değil, Sorgun’daki tüm gassallara yönelik olarak uygulamaya kondu. Belediye, bu uygulama ile gassalların günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı ve onların bu önemli toplum hizmetindeki emeklerine teşekkür etmeyi amaçlıyor. Sorgun Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, başlatılan kampanya ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, gassalların toplumdaki değerli yerini vurguladı. Ekinci, "Gassallarımız, toplumumuzun önemli bir parçasıdır ve gösterdikleri özverili çalışmalarla takdiri hak ediyorlar. Onların zorlu işlerini daha kolay hale getirmek ve günlük yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları biraz olsun hafifletmek amacıyla, bu jesti gerçekleştirdik. Belediye olarak, gassallarımıza verdiğimiz desteği, toplumumuzda dayanışmayı artırmak adına önemli bir adım olarak görüyoruz. 2 gün boyunca toplu taşıma araçlarımızda ücretsiz seyahat imkânı sunarak, onların hayatlarını bir nebze olsun kolaylaştırmak istiyoruz" dedi. Bu kampanya, Sorgun’da yaşayan gassallar tarafından ilgiyle karşılanırken, vatandaşlar da belediyenin gösterdiği bu duyarlı yaklaşımı takdirle karşıladı. Belediye, gassalların toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabileceği bu özel uygulamanın, sosyal dayanışmayı güçlendireceğine inanıyor.
Yozgat’ta kitaplarla ‘Nefes’ oluyorlar
04 Ocak 2025 Cumartesi - 10:33 Yozgat’ta kitaplarla ‘Nefes’ oluyorlar Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün öncülüğünde başlatılan ‘Nefes’ projesiyle öğretmenler okuma saatinde bir araya geldi. 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak’ın öncülüğünde başlatılan ‘Nefes (Türkiye Yüzyılında Yozgat İçin Yeni Bir Nefes) Projesi’ ile düzenlenen okuma etkinliğinde öğretmenler, eserler hakkında fikir alışverişinde bulundu. Seçilen eserler Sezai Karakoç’un ‘Düşünceler-Kavramlar 1’ ve ‘Düşünceler Kurumlar 2’ eserleriydi. Kitabı okuduktan sonra belirlenen gün ve saatte toplanan öğretmenler, eserlerden yola çıkarak günümüzün sorunlarını ve çözümlerini ele alan yorumlar yaptı. Proje Koordinatörü Mustafa Yeşiloğlu gönüllü öğretmenlerin katılımıyla meydana gelen topluluktan söz etti. “Bugün dördüncü oturumumuzu gerçekleştirdik. İki haftada bir bir araya gelerek öğretmenlerle okuduğumuz kitaplar üzerine düşüncelerimizi paylaşıyoruz. İl müdürümüz başkanlığında sohbet ortamında bu toplantılarımızı düzenliyoruz. Öğretmen arkadaşlarımız bu topluluktan çok memnun. İlçelerden de katılmak isteyenler oluyor. Etkinliğin ilçelerde de yapılması planlanıyor. Bizlere bu imkanı verdiği için Müdürümüz İsmail Altınkaynak’a teşekkür ediyorum” dedi. Okuma saatine katılan Fen Bilimleri Öğretmeni Yasin Temoçin okuma saatinde farklı pencerelerden yorumları dinlemenin kendisini mutlu ettiğini ifade etti. “Ben fen bilimleri öğretmeniyim. Sayısalcı bir yanım var. Ama edebiyatla ilgilenen arkadaşlarla yazarlarla bir araya gelmek hoşuma gidiyor. Beni geliştiriyor, kendimi daha iyi hissediyorum. Yazarların da okuma saatimize katıldığı oluyor. Yazarı kitabıyla beraber değerlendirip bakış açısı geliştirmek bize çok şey katıyor” cümlelerini kullandı. ‘Nefes’ projesi kapsamında dergi, e-dergi, kitaplar, e-kitaplar, söyleşi, imza günleri, öğrenci yazar buluşmaları, şiir dinletileri, resim sergileri, konferanslar ve paneller yapılması planlanıyor.