Yerel Haberler
Yozgat
09 Mart 2026 Pazartesi - 12:03 Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’ta görüntülendi Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’taki Gelingüllü Barajı’nda görüntülendi. Yüzlerce flamingonun baraj çevresinde oluşturduğu manzara, doğaseverlere ve bölge halkına görsel şölen sundu. Tarımsal sulama amacıyla kullanılan Gelingüllü Barajı, son yıllarda göçmen kuşların önemli duraklarından biri haline geldi. Baraj, özellikle ilkbahar aylarında flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Bu yıl su seviyesinin de oldukça yükseldiği barajda yüzlerce flamingo, özellikle sığ bölgelerde beslenirken görüntülendi. Su yüzeyinde süzülen ve zaman zaman toplu halde havalanan flamingoların kanat çırpışlarıyla ortaya çıkan pembe tonlar ise eşsiz görüntüler oluşturdu. Flamingoların sürü halinde uçuşu gökyüzünü adeta renklendirirken, ortaya çıkan manzaralar fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Göç yolundaki önemli duraklardan biri olan Gelingüllü Barajı’nda flamingolar belirli bir süre konaklayıp besleniyor, ardından göç yolculuklarına devam ediyor. Barajda flamingoların yanı sıra pelikan, yaban kazı, ördek ve turna gibi birçok kuş türü de zaman zaman görülüyor. "Allı turnalar buraya gelince çok mutlu oluruz" Bölgede yaşayan vatandaşlar ise her yıl flamingoların gelişini heyecanla bekliyor. Baraj çevresinde yaşayan Satılmış Şahin, flamingoların bölgeye ayrı bir güzellik kattığını belirterek, "Kodallı köyündeyim. 1951 doğumluyum. Baraj buraya kurulalı 30 sene oldu aşağı yukarı. Bu allı turnalar buraya gelirler. Bunlar geldiği zaman da çok mutlu oluruz. Şöyle bakarız çıkarız bakarız mutlu oluruz" dedi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüzlerce flamingonun oluşturduğu manzara, Yozgat’ta baharın gelişini adeta görsel bir şölenle müjdeliyor.
Yozgat’ta 60 yıl önce Hollanda’ya göç eden Türk kadınlarının fotoğrafları sergilendi
22 Ağustos 2024 Perşembe - 16:48 Yozgat’ta 60 yıl önce Hollanda’ya göç eden Türk kadınlarının fotoğrafları sergilendi Hollanda Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 1964 yılında imzalanan İşgücü Anlaşması’nın 60. yıldönümü dolayısıyla Yozgat’ta "Öncü Türk Kadınları” adlı fotoğraf sergisi açıldı. Serginin açılışına Hollanda Büyükelçi Yardımcısı Nathalie Lintvelt de katıldı. Türkiye’den 1960’lı yıllarda Hollanda’ya çalışmaya giden kadınları anlatan serginin açılışı, Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sergi açılışına Yozgat Vali Vekili Adnan Kayık, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Hollanda Büyükelçi Yardımcısı Nathalie Lintvelt, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, POMEM Müdürü Zafer Kişi ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar, ilk olarak kadın göçünü anlatan fotoğraflar ve kadınların hayat hikayelerinin yer aldığı sergiyi gezdi. Sergi gezisinin ardından kültür merkezinde düzenlenen programda konuşan Yozgat Belediye Başkanı Arslan, Hollanda Büyükelçiliği ile önemli bir etkinliğe imza attıklarını belirterek, “Yozgat’ın dış ülkelerle ilişkileri son derece farklı ve güçlü bir bağ var. Bu noktada yaklaşık 60 yıl önce Yozgat’tan insanlarımız biraz daha hayat gailesi içerisinde Avrupa’ya göç ettiler. Rızıklarını, geçimlerini orada aradılar. Çok büyük bir cesaret örneği gösterdiler. Dilini bilmediği, tamamen yabancı olduğu ülkeye ilk defa evinden çıkmış, köyünden çıkmış insanlar Avrupa’ya gittiler ve orada yaşamaya başladılar. 60’lı yıllarda oralara gitmek büyük bir cesaret işiydi, onlara hayran olmamak mümkün değil. Aynı zamanda oradan kazandıklarıyla sadece maddi değil, aynı zamanda manevi kazanımlarıyla da memleketimize çok büyük katkıları oldu. Onların her birine canı gönülden teşekkür ediyorum” dedi. Hollanda Büyükelçi Yardımcısı Lintvelt ise, Hollanda’da yarım milyona yakın Türk vatandaşının yaşadığına değinerek, “Hollanda hükümeti bu yıl, 60 yıl önce Hollanda’ya gelen Türklerin gelişini kutluyor. 60’lı yıllarda gelenlerle birlikte Hollanda’da yarım milyona yakın Türk kökenli insan yaşıyor. Bu zamanda Yozgat’tan da Hollanda’ya göç eden vatandaşlar oldu. Hollanda Büyükelçiliği’nde de Yozgat kökenli birçok arkadaş çalışıyor. Bu sergimizi Bursa, İstanbul ve Sorgun’un Bahadın beldesinden sonra Yozgat’ta da sergilemekten gurur duyuyoruz. Bu sergi ile öncü Türk kadınlarını ön plana çıkarmak istedik. Bu kadınlarımız yol gösterenler konumuna geldiler, emekleriyle Hollanda’ya çok büyük katkıları oldu” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Yozgat Belediyesi Sürmeli Müzik Topluluğu tarafından konser verildi.
Fedakar eğitimciler ellerine fırça aldı, okul sıralarını boyadı
21 Ağustos 2024 Çarşamba - 12:16 Fedakar eğitimciler ellerine fırça aldı, okul sıralarını boyadı Yozgat’ın Sorgun ilçesi Nene Hatun Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okul müdürü ve yardımcı hizmet personeli, eskiyen okul sıralarının tamiratını yapıp boyayarak sıraları yeni eğitim ve öğretim dönemine hazırlıyor. Sorgun Nene Hatun Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eskiyen sıralar Okul Müdürü Hakkı Güzey, Müdür Yardımcısı Eyüp Dinçer ve yardımcı hizmet personelinin emekleriyle yenilendi. Okul Müdürü Hakkı Güzey, okuldaki sıraların eskiyip yıpranması nedeniyle yenilenerek boyanması talebini Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne iletti. Okul sıralarının boyanması ile ilgili piyasa araştırması yapan Okul Müdürü Güzey, yüksek maliyetle karşılaştı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle okula İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 40 kilogram yağlı boya gönderildi. Okul Müdürü Hakkı Güzey, Müdür Yardımcısı Eyüp Dinçer ve yardımcı hizmet personeli öğrencilerin daha iyi ortamda eğitim görmeleri için kolları sıvayıp, fırçayı ellerine aldı. İlk olarak sıraların bakım ve tadilatı yapıldı daha sonra ise yaklaşık 205 çift kişilik sıra, büyük bir emek ve gayretle beyaz renge boyanıp yenilenerek yeni eğitim öğretim yılına hazır hale getirildi. “205 sıra boyandı” Öğretmen ve yardımcı hizmet personelinin gösterdiği fedakarlıklar dolayısıyla kendilerine teşekkür eden Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Öcal, “Okul müdürümüz sıraların eskidiği yönündeki talebini bize iletti. Biz de İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzden boya temin ettik. Okul müdürümüz ve çalışanlarımız 205 sıranın tamamının gönüllülük esasına göre boyayarak kullanılabilir hale getirdi. Biz bu işi sadece 40 kilogram boya ile yaptık, piyasadan daha uygun oldu. Sıralarımız yenilendi, 9 Eylül’deki eğitim ve öğretim dönemine de hazır hale geldi. Emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “Sadece 40 kilogram boya maliyetimiz oldu” Okul sıralarının eskiyip yıpranması nedeniyle sıraları tazeleme ihtiyacı duyduklarını belirten Okul Müdürü Hakkı Güzey ise, “205 adet çift kişilik sıramızı okul idare personeli ve yardımcı hizmet personelimizle boyadık. 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı hazırlık çalışmaları çerçevesinde öğrencilerimizin daha iyi ortamda ders görebilmeleri için sıralarımızı boyamayı istedik. Çift kişilik bir sıranın tadilat ve onarımı 2 bin liraya tekabül ediyor, biz 205 sırayı sadece 40 kilogram yağlı boya ile boyayıp, tazeledik. Yağlı boyayı Sorgun ilçe Müdürümüz Musa Öcal’ın destekleriyle Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzden temin ettik, sıralarımızı yenilediğimiz için mutluyuz” şeklinde konuştu. “Öğrenciler için elimizden geleni yaptık” Yardımcı hizmet personelinden Üzeyir Akdemir de, “Okul müdürümüz okul sıralarının boyaması için bizden destek istedi, biz de gönüllü olarak okul sıralarını boyadık. Öğrencilerimizin daha iyi ortamda eğitim görmesi için elimizden geleni yaptık.” ifadelerine yer verdi.
Bozkırın kirazının meyvesinden, çekirdeğinden ve sapından Japonlar yararlanıyor
20 Ağustos 2024 Salı - 10:50 Bozkırın kirazının meyvesinden, çekirdeğinden ve sapından Japonlar yararlanıyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın beldesinde 164 dönüm alan üzerine kurulan kiraz bahçesinde üretilen kirazlar, yaş ve kurutulmuş bir şekilde Japonya’ya ihraç ediliyor. Japonlar kirazın meyvesini likör, sapını zayıflama çayı, çekirdeğini ise yatak ve yastık yapımında kullanıyor. Sorgun ilçesine bağlı Bahadın Beldesinin Gümüşkavak Mahallesi’nde 4 yıl önce kurulan kiraz bahçesi, ilk ürünlerini vermeye başladı. Beldede 164 dönüm arazi üzerine bir şirket aracılığı ile kurulan ve 4 ayrı cins kiraz üretilen bahçe, yöre halkının da geçim kaynağı oldu. 14 tonun üzerinde kiraz hasadının yapıldığı bahçede özellikle kadınlar ve üniversite öğrencileri olmak üzere 35-40 kişiye istihdam sağlandı. Çalışanlar kirazın hasadından ayıklanıp kurutulmasına, temizliğinden paketlenmesine kadar birçok aşamada çalışarak aile ekonomilerine katkı sağlamaya başladı. Beldede kurulan kiraz bahçesinde üretilen ve hasadı yapılan 14 tonun üzerindeki kiraz, bir şirket aracılığıyla Japonya’ya ihraç edildi. Kirazların bir kısmı ise gelen talep üzerine kurutulduktan sonra meyvesi, çekirdeği ve sap kısmı Japonya’ya gönderildi. Japonya’ya 4.5 milyon lira üzerinde bir satışın yapıldığı kiraz bahçesi ülke ekonomisine de katkı sağladı. “Bahçemiz 8 bin 832 kiraz fidanından oluşuyor” Bahadın beldesinde 4 yıl önce kurulan kiraz bahçesinden ilk ürünleri bu yıl almaya başladıklarını söyleyen firma sorumlusu Arslan Özcan, “Bahadın beldesi Gümüşkavak Mahallesi’nde 164 dönüm arazinin içerisinde 8 bin 832 fidandan oluşan kiraz bahçemiz var. İlk meyve senemiz bu seneydi. 4 yaşında meyveyi almaya başladık. Yaklaşık 14 tonun üzerinde meyve aldık. 4 ayrı cinste çalışıyoruz. Ağaçların büyümesinde, gelişmesinde ve meyve vermesinde hiçbir sorun yaşamadık. Bu bölgede kiraz olabildiğini gördük. Biz kendi ürettiğimiz kirazları yurtdışına Japonya’ya gönderiyoruz, Antalya’da Korkuteli ilçesindeki bahçemizle birlikte ortaklaşa çalışıyoruz, 3 bin 800 dönümde orada bir bahçemiz var. Yozgat’taki ARGE çalışmamızın sonucuna ulaştık ve bunun için de çok mutluyum. Bu sene 14 tona yakın kiraz aldık, yaş kirazlarımızı yurt içi ve yurt dışı pazarına gönderdik. Elimizde kalan en son kirazları da kalibresi küçük olduğu için kurutma yöntemini denedik. Şirketimiz Japonlarla iletişime geçti, bunun kurusunu istiyorlar. Biz de buradaki kadınlarımızla kurutma işlemlerini yaptık. Vakum poşetlerle birlikte hijyenik bir şekilde temizliğini yaparak Japonya’ya biz bunun ihracatını yaptık” dedi. “Kirazları Japonya’ya gönderiyoruz” Kirazın meyvesinden çekirdeğine ve sapına kadar Japonların değerlendirdiğini de belirten Özcan, “Japonya’da kirazın sapını çay olarak çekirdeğinden yastık ve yatak yapıyorlarmış. Dış meyvesini de likör olarak kullanıyorlar ve aynı zamanda kuruyemiş olarakta tüketiyorlar. Burada bahçede sabit çalışan 12 elemanımız var, biz 6 aydır kiraz hasadı yaptık. Bu süre içerisinde 35-40 çalışana tekabül etti. Özellikle bayan ve üniversite öğrencilerini seçiyoruz, onlar da kendi ekonomilerini düzeltsinler diye, bu yıl 4.5 milyon lira üzerinde bir satış yaptık. Kirazın kilosunu burada 70 liradan verdik, Antalya’da üretilen kirazları ise 8 avrodan Japonya’ya veriyoruz” şeklinde konuştu. “Ev ekonomimize katkı sağlıyoruz” Kiraz bahçesinde yıl boyunca çalışan belde halkından Alev Ünal ise, “Bahar ayından beri ben kirazlıkta çalışıyorum. Çapasından, otundan aklınıza gelebilecek her işlemi yaptık. Kirazlarımızı topladık en az 40 kişi burada çalıştık. Sapından, çiğidinden ve meyvesinden her bir şeyinden yararlandık. Evimize ekmek götürdük. Bunları Japonya’ya gönderiyoruz” ifadelerine yer verdi. “Kiraz bahçesi bizim için büyük bir nimet oldu” Çalışanlardan Selma Erdoğan da, “Buradan 40 aile ekmek yiyor, bu süre zarfında o kadar çok yorulduk ki ama buna değdi. Bu kirazları çok temiz kurutuyoruz, çekirdeklerini güzel yıkadık. Saplarını ayrı kuruttuk, kirazın sirkesini yaptık. Buradan çok memnunuz, kasabamız küçük iş imkanı çok az, onun için bu kiraz bahçesi bizim için çok büyük bir nimet oldu” diye konuştu.
Antika meraklısı gurbetçi ailenin evi müzeyi andırıyor
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 11:16 Antika meraklısı gurbetçi ailenin evi müzeyi andırıyor Almanya’da 45 yıl kaldıktan sonra yılın belli zamanlarını geçirmek için memleketi Yozgat’ın Şefaatli ilçesine bağlı Cankılı köyündeki baba ocağına gelen Ünal ailesi, evlerini antika eşyalar ile donattı. Günün stresini atmak ve rahatlamak isteyen aile, vakitlerinin büyük bir bölümünü tarihi eşyalarla dolu evlerinde geçiriyor. İlkokul eğitimini Yozgat’ta orta ve lise eğitimini ise Kırıkkale’de tamamladıktan sonra lise eğitimi almak için gittiği Almanya’da, koruma ve güvenlik şirketi kuran Hayri Ünal, yaklaşık 40 yıldır üst düzey kişi ve firmaların koruma ve güvenlik işiyle uğraşıyor. Hem yaz tatillerini geçirmek hem de memleketlerine olan özlemi gidermek için Şefaatli ilçesinin Cankılı köyündeki baba ocağını tüttüren Ünal ailesi, evlerini 100’ü geçkin antika eşya ile donattı. Eşi Zahide Ünal ile eskiye duydukları özlem sebebiyle 5 yıl önce başlayan antika eşya biriktirme merakları sayesinde topladıkları eşyalarla evlerini donatan Hayri Ünal, eşyalarına gözleri gibi bakıyor. Zaman zaman iş nedeniyle yurt dışına çıkan Hayri ve Zahide Ünal, işin verdiği stresten uzaklaşmak ve rahatlamak için de zamanlarının büyük bir kısmını antika eşyalarla donattıkları evlerinde geçiriyorlar. Ünal ailesinin adeta müze haline dönüştürdükleri evlerinde, antika paralar, eski resimler, televizyon ve radyolar, bakır yemek takımları ve süs eşyaları, el örgüleri, fincan ve yemek takımları ile köy hayatında günlük hayatta kullanılan birçok eşya bulunuyor. “Eski eşyalar bana geçmişimi hatırlatıyor” Almanya’da 45 yıldır koruma ve güvenlik işi ile uğraştığını söyleyen Hayri Ünal, yılın belli dönemlerinde Türkiye’ye baba ocağına gelerek zaman geçirdiklerini söyledi. Eşi ile antikaya eşyalara meraklarının olduğunu da belirten Ünal, “İlkokulu köyüm Cankılı’da okuduktan sonra ortaokul ve lise eğitimimi Kırıkkale’de tamamladım. Üniversite eğitimi için yurtdışına gittim, orada kendi işimizi kurduk. Yurt dışında ticaretimizi yapıyoruz, kendi şirketimiz var. Son 5 yıldır da köyüme hasret duydum, baba ocağına gelip bir şeyler yapmak istedim. Şu anda da köyde yaşıyoruz, yurtdışına gidip geliyoruz. Yurtdışındaki insanlarımızı köylerine gelmeleri için teşvik ediyoruz. Antikaya, eski eşyaya çok merakım vardı, eskiyi çok seviyorum. Eski eşyalar bana geçmişimi hatırlatıyor. Onun için de imkanlarımız dahilinde ne kadar antika, eski eşya bulursak alıyoruz. 5 yıldır antika eşya biriktiriyorum evimde, bize huzur veriyor, burada zaman geçiriyoruz. Köyde antika işlerle uğraşmak bizi mutlu ediyor.” dedi. “Halen çeyizimdeki bakır kapları kullanıyorum” 1980 yılına dair çeyizinden kalma bakırlara gözü gibi bakan ve hala o kaplarda yemek pişirdiğini söyleyen Zahide Ünal ise, “Evlendikten sonra eşimle Almanya’ya gittik, 45 yıldır oradayız. Son 5-6 senedir de belli aralıklarla Türkiye’ye gelip gidiyoruz. Uzun yıllar antika merakımız vardı eşimle hatta 1980’li yıllarda evlendiğimdeki bakır kaplarım hala duruyor. Onları yemek yaparken kullanıyorum. Herkes nasıl sakladığımı merak ediyor, bakır kapları ve antika eşyaları çok seviyorum onlara özenle bakıyorum. Köyümüze gelen misafirlerimize bakır kapta yemek pişiriyorum. Yurt içinde yurt dışında çok memleket, ülke gördük ama Yozgat gibisi, ülkemiz gibisi yok. Ülkemizi çok seviyoruz.” şeklinde konuştu.
Yozgat’ta İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı açıldı
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 15:27 Yozgat’ta İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı açıldı Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları, Tutukevleri İşyurtları Kurumunca Yozgat’ta hükümlü ve tutukluların ürettiği ürünlerin satışı ile pazarlamasının yapıldığı İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı açıldı. Türkiye’nin 30 farklı ilinden 52 ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen gıdadan tekstile, mobilyadan hediyelik eşyaya kadar yüzlerce çeşit ürünün sergilenip satışa sunulduğu fuarın açılışı saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasıyla gerçekleştirildi. İşyurdu atölye ve tesislerinde hükümlü ile tutuklulara yönelik gerçekleştirilen işbaşı mesleki eğitimler sonucunda üretilen ürünlerin satışının ve pazarlamasının yapıldığı İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı, Cumhuriyet Meydanı’nda 21 Ağustos Çarşamba gününe kadar devam edecek. “Yeniden suça bulaşmamalarına yönelik misyon üstleniyor” Fuarın açılış konuşmasına yapan Cumhuriyet Başsavcısı Recep Sevgili, fuara ev sahipliği yapmanın kendilerine verdiği mutluluğu ifade ederek, “Hükümlü ve tutuklulara yönelik eğitim ve iyileştirme faaliyetleri çerçevesinde iş yurtlarında üretilen ürünlerin satış ve pazarlamasının yapılacağı bu güzide fuara ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün burada sergilenen her ürün bir mahkumun emeğini, azmini ve dönüşümünü temsil etmektedir. İş yurtları mahkumlarımızın meslek edinmesine, üretken bireyler olarak topluma yeniden kazandırılmasına en önemlisi de yeniden suça bulaşmamalarına yönelik büyük bir misyon üstlenmektedir.” dedi. “Amacımız hükümlü ve tutukluları yeniden topluma kazandırmak” İşyurtları Daire Başkanı Hüsnü Gezginci ise işyurtlarının amacının hükümlü ve tutukluları infaz sonrası topluma yeniden kazandırmak olduğunu söyleyerek, “İşyurtları kurumu hükümlü ve tutukluların cezalarının infazı sırasında işbaşı mesleki eğitimler verilmek suretiyle meslek edinmelerini sağlamak ya da var olan mesleklerini devam ettirmek amacıyla kurulmuş bir kamu kurumudur. Temel amacı cezaları infaz olan hükümlü ve tutukluları iş başı meslek ve sanat öğretimi suretiyle tahliye sonrasına yaşamlarını hazırlamak ve onları yeniden topluma kazandırmaktır. İşyurtları kurumu 1930’lu yıllardan itibaren ceza infaz sistemimizde yer almaktadır. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle birlikte işyurtları kurumumuz doğrudan Adalet Bakanlığımıza bağlı özel bütçeli kurum olarak yeniden yapılandırılmıştır” şeklinde konuştu. “60 bin hükümlü ve tutuklu işbaşı eğitimi alıyor” İşyurtları kurumunda 200 farklı iş kolunun bulunduğunu da aktaran Gezginci, “Kurumumuzda 368 iş yurdu müdürlüğümüz aracılığıyla yaklaşık 200 farklı iş kolunda bin 700’den fazla atölyede ve tesiste işbaşı mesleki eğitim faaliyetleri verilmek suretiyle yüzlerce çeşit ürün üretilmektedir. Ülke genelinde 82 satış mağazası, ceza infaz kurumlarında yer alan ve diğer kamu kurumlarının talep ve ihtiyaçları doğrultusunda ürünler üretilmektedir. Yılda ortalama 60 bin hükümlü ve tutuklunun işbaşı mesleki eğitime katılımları sağlanmaktadır.” ifadelerine yer verdi. Fuar açılışına Yozgat Vali Vekili Adnan Kayık, AK Parti Yozgat Milletvekili Süleyman Şahan, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, sivil toplum kuruluş üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Sorgun Belediyesi sağlığı geliştiren belediye unvanı aldı
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:19 Sorgun Belediyesi sağlığı geliştiren belediye unvanı aldı Sorgun Belediyesi, Sağlık Bakanlığı’nın SAGEP Projesi kapsamında ’Sağlığı Geliştiren Belediye’ unvanına layık görüldü. İç Anadolu Bölgesi’nde bu sertifikayı alan ilk belediye, Türkiye genelinde ise 11. belediye oldu. Sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve yaygınlaştırmak amacıyla başlatılan SAGEP Projesi kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren Sorgun Belediyesi, altyapı ve halk sağlığına yönelik projeleri, park ve yeşil alanları, spor tesisleri, sosyal hizmet merkezleri ve sağlıklı yaşam projeleri ile uzmanlardan takdir aldı. Sağlığı Geliştiren Belediye Uygulama Rehberi doğrultusunda İl Sağlık Müdürlüğü değerlendirme ekiplerince yapılan değerlendirme sonucu sağlıklı yaşam ve çevre şartlarına uygun bulunmasından dolayı Sorgun Belediyesi, İç Anadolu’nun “Sağlığı Geliştiren Belediye” unvanına sahip tek kurumu oldu. "Tüm canlılar için erişilebilir ve yaşanabilir bir kent vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Tüm canlılar için erişilebilir ve yaşanabilir bir kent vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, ‘’Sağlık, toplumumuzun en temel ihtiyacıdır ve belediye olarak vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Tüm canlılar için erişilebilir ve yaşanabilir bir kent vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Araç kullanımının azaltılması, yürüyüş ve bisiklet parkurlarının geliştirilmesi, sosyal, sportif ve yeşil alan kapasitesinin artırılması, sağlıklı beslenme, dezavantajlı grupların sosyalleşmesi ve hayvan haklarının korunması gibi uluslararası mecrada kentlerin gelişmişlik kriterleri arasında yer alan konularla ilgili önemli adımlar attık. İl Sağlık Müdürlüğü’nün incelemeleri neticesinde Sağlık Bakanlığı tarafından verilen Sağlığı Geliştiren Belediye unvanını elde ettik. Bu unvan, bizim için büyük bir onur ve aynı zamanda sorumluluk. Sağlık hizmetlerimizi daha da geliştirerek, vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşamalarını sağlamaya devam edeceğiz” dedi.