Yerel Haberler
Yozgat
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:34 Saldırıya uğrayan okul müdürüne destek verdiler Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrenci yakını tarafından darp edilen Okul Müdürü Fatih Bilir için sendika temsilcileri destek açıklamasında bulundu. Cumhuriyet Ortaokulu önünde toplanan sendika temsilcileri ve üyeleri adına Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz’ın sözcülük yaptığı basın açıklamasında öğretmenlerin can güvenliğinin tehlike altında olduğu ifade edildi. Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: "Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır. Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır. Eğitimcilerin itibarını zedeleyen, asılsız ve somut gerekçelere dayanmayan şikâyet hatları birer saatli bomba niteliği taşımaktadır. Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir. Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yeterince güçlü değildir. Okullarımız, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve saygı ortamı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür. Birçok okulda güvenlik görevlisi bulunmamakta, öğrenciler okullara kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmektedir. Bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskıcı tutumları ise öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar hâline gelmiştir." Okullardaki güvenlik tedbirlerinin yetersiz olduğu belirtilirken okullara yeterli bütçe ayrılması, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmesi ve kamera sistemi kurulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Yılmaz, "Bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı ve ağırlaştırılmış bir suç tipi olarak düzenlenmesi öncelikli taleplerimiz arasındadır. Eğitim çalışanlarına yönelik suçlarda cezasızlık algısının ortadan kaldırılması ve güçlü bir caydırıcılık sağlanması artık bir zorunluluktur. Okul Müdürümüz Fatih Bilir’e bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; kendisinin her zaman yanında olduğumuzu özellikle ifade ediyoruz. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz" ifadelerini kullandı.
YOBİS tekrardan vatandaşın hizmetine sunuldu
18 Temmuz 2024 Perşembe - 15:42 YOBİS tekrardan vatandaşın hizmetine sunuldu Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan’ın önceki dönem hayata geçirdiği Yozgat Akıllı Bisiklet Paylaşım Sistemi (YOBİS), 5 yıl aranın ardından tekrardan faaliyete geçirilerek vatandaşın hizmetine sunuldu. Yozgat Belediyesi tarafından insanları bisiklet kullanımına teşvik etmek ve şehir içi trafiğini rahatlatmak amacıyla oluşturulan YOBİS, vatandaşın istifadesine tekrardan sunuldu. Vatandaşlar şehrin 4 ayrı noktasına kurulan istasyonlar aracılığıyla bisikletleri gün boyu kullanabilecekler. İlk bir saati 10 lira olarak belirlenen kullanım ücreti her saat başı değişecek, bir gün boyunca bisikletleri kullanmak isteyen vatandaşlar ise 75 lira ödeme yapacak. Vatandaşlar bisikletlerden “kentkart” kullanılmak suretiyle istifade edebilecek. “Büyük fedakarlıklarla kurulmuştu” Göreve geldikleri 4 ay gibi bir süre zarfından belediyenin mali ve idari yapısını düzeltmeye yönelik birtakım tedbirler alarak çalışmalara başladıklarını söyleyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Bir taraftan birtakım yeni projelerin startını verdik, bir taraftan da geçmişten de yaptığımız ama atıl durumda kalan bazı işlerimizi, bazı projelerimizi yeniden işler hale getirmek için bir gayret içerisine girdik. Geçmiş dönemde yaptığımız ve Yozgatlı hemşerilerimizin büyük beğenisini kazanmış olan ve Yozgat’ın sosyal hayatına bir güzellik, hoşluk katan projelerimizden birisi de YOBİS oldu. Bu proje o dönemde çok büyük fedakarlıklarla kurulmuş olan Yozgatlı hemşerilerimizin hizmetine sunulmuş olan bir projeydi ama maalesef bizden sonra bu projeye sahip çıkılmadı ve kurmuş olduğumuz sistem büyük ölçüde elden çıktı. Geldiğimiz günden beri de bu projeyi hayata geçirmek için bir gayret içerisinde olduk.” dedi. “Şu an 3 bölgede YOBİS kullanıma geçti” Bugün itibari ile de üç istasyonda YOBİS’i tekrar faaliyete geçirdiklerini belirten Başkan Arslan, “Yazılımla ilgili bir sorun vardı. Bisikletlerin bakımı, onarımı ile ilgili sorun vardı. Onları giderdik ve bugün itibari ile Yozgatlı hemşerilerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz ve misafirlerimiz YOBİS’ten kentkart kullanmak suretiyle istifade edebilecekler. Yozgat’ta hemşerilerimiz de, inşallah çocuklarımız, gençlerimiz YOBİS’i güzel güzel kullansınlar. Kullanırken de bizi güzel hatırlasınlar. Şu an da YOBİS üç istasyonda faaliyet veriyor. Birisi Cumhuriyet Meydanı, birisi terminal bölgesi birisi de kent park bölgesi. İnşallah önümüzdeki bir hafta içerisinde yazılımla ilgili daha doğrusu parça ile ilgili ilgili ufak bir problem var. Yozgat Park’taki istasyonumuzda işlenmiş olacak ve bu şekilde dört tane istasyonda bisiklet sistemimiz çalışmış olacak. Biz Yozgat’a hizmet gayesiyle geldik. Yozgat bizim sevdamız ve ne kadar zorluklar olursa olsun ne kadar engeller olursa olsun biz Yozgat’a hizmete devam edeceğiz. Bir taraftan yeni projelerimizi yaparken bir taraftan da böyle kıyıda köşede kalmış, unutulmuş atıl bırakılmış projeleri tekrar toplum hayatına kazandıracağız.” şeklinde konuştu.
Yozgat’ta hububata alternatif olarak ekilen lavanta üreticinin gözdesi oldu
18 Temmuz 2024 Perşembe - 14:14 Yozgat’ta hububata alternatif olarak ekilen lavanta üreticinin gözdesi oldu Yozgat’ta arpa, buğday, nohut ve yeşil mercimeğe alternatif olarak 2021 yılında yurt dışından getirdiği 15 bin lavanta fidesini 8 dönüm alanda toprakla buluşturan Harun Haliloğlu, lavanta hasadına başladı. Yozgat’ta dershanede uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra tarım faaliyetlerine başlayan Harun Haliloğlu, 3 yıl önce alternatif ürünlere yöneldi. Daha önce hububat ekimi yapan Haliloğlu, yaptığı araştırmalar sonucu Yozgat ikliminde yetişebilen ve katma değeri yüksek olan alternatif ürün lavantaya yöneldi. Lavanta yetiştiriciliği konusunda bilgi edinen Haliloğlu, yurtdışından getirttiği 15 bin lavanta fidesini 8 dönüm alanda toprakla buluşturdu. 2 yılın ardından diktiği lavantalardan verim elde etmeye başlayan Haliloğlu, şimdi 3. hasadını yaparak elde ettiği lavantalardan yağ elde ediyor. Memleketinde üretimini yaptığı lavantayı ihraç edemeyen Haliloğlu, lavantanın sıkımını yaptırıp yağ olarak iç piyasaya sunuyor. Sağlıktan sanayiye, kozmetikten sağlığa kadar birçok alanda lavantanın katma değerinin yüksek olduğunu belirten Haliloğlu, dış pazarın açılıp ürünlerin ihraç edilmesini istedi. “2 bin kilogram ürün elde edeceğim” Bu yıl yağışların az olması nedeniyle lavanta üretiminde yüzde 40 civarında bir kaybın olduğunu aktaran Haliloğlu, 8 dönüm alandan 2 bin kilogram verim elde edeceklerini söyledi. Haliloğlu, “2021 yılı baharında lavantaları fideledik. İlk fidelerimizi yurt dışından getirmiştik, şimdilerde Türkiye’de yaygınlaştı. Bu sene dördüncü yıl ve üçüncü hasat. Bu seneki hasadımızda önceki yıllara nazaran yüzde 40’a yakın fire var. Kış yağışları, özellikle kar yağışı görmediğimizden dolayı şu anda lavanta ürünümüzde bir kayıp söz konusu. Ama yine de katma değerli ürün üretilmesi açısından Yozgat için tavsiye edebileceğim bir ürün. Şu anda 8 bin metrekarelik bir alan içerisinde yaklaşık 15 bin fideyle tarım yapmaya çalışıyoruz. En büyük sorunumuz çıkardığımız yağların pazar bulamaması, pazar bulamadığımız için de iç piyasada şu anda değerlendirmeye çalışıyoruz. Yurt dışı kanallarımızın gerek devlet, gerek hükümet yetkililerince ivedi bir şekilde acil bir şekilde açılmasını talep ediyoruz” dedi. “Lavanta, hububattan daha avantalı” Hububata oranla lavantanın yüzde 50 daha karlı bir ürün olduğunu belirten Haliloğlu, “Bizim bölgemizde tarlalar genellikle nadasla kullanılır. Bir yıl ekilir, bir yıl bekler. Ben bu aşamada küçük bir hesap yaptığımda buraya buğday, arpa cinsinden bir şey ekmiş olsaydım yıllık bana getirisi ortalama bin lira civarı olacaktı. Ama ben şimdi burada yağı çıkarttığımda eğer yağları gerçek fiyatıyla satabilirsem yaklaşık 70-80 bin lira gibi bir rakama ulaşabilirim. Bu masrafları düştüğümüzde de nereden baksanız yüzde 50 masrafa gitmiş olsa bile yıllık 40-50 bin lira bir getirisi olabilir. Bir de her yıl bu durum. Buğdayın yaklaşık 50 katına ulaşabilme ihtimalimiz var. Fakat en büyük sıkıntımız az önce söylediğimiz gibi yurt dışı kanallarının açılması, yani uluslararası bir ürün haline gelmesi. Çünkü biz burada turistik bir amaç peşinde değiliz, tamamıyla tıbbi lavanta üretiyoruz” şeklinde konuştu. “Emek gerektiren bir ürün” Lavanta üretiminin emek gerektirdiğini ve çalışacak herkese bu işi önerebileceğini söyleyen Haliloğlu, “Normal şartlarda böyle bir tarladan ürün dönüşü 3 yıldan sonra alınır. Ama biz ikinci yılımızda hasada başladık, oldukça memnunuz ama emek istiyor. Yani çalışmayı göze alabilecek herkesin yapabileceği bir ürün. Sulama imkanımız olmadığı için biz yılda bir defa ürün alıyoruz ama sulamanın olduğu yerlerde iki kez de ürün alınabiliyor” ifadelerine yer verdi.
Yozgat’ta hububata alternatif olarak ekilen lavanta üreticinin gözdesi oldu
18 Temmuz 2024 Perşembe - 14:07 Yozgat’ta hububata alternatif olarak ekilen lavanta üreticinin gözdesi oldu Yozgat’ta arpa, buğday, nohut ve yeşil mercimeğe alternatif olarak 2021 yılında yurt dışından getirdiği 15 bin lavanta fidesini 8 dönüm alanda toprakla buluşturan Harun Haliloğlu, lavanta hasadına başladı. Yozgat’ta dershanede uzun yıllar öğretmenlik yapan Harun Haliloğlu, ekonomik gelir sağlaması için yöneldiği tarımda 3 yıl önce alternatif ürünlere yöneldi. Daha önce hububat ekimi yapan Haliloğlu yaptığı araştırmalar sonucu Yozgat ikliminde yetişebilen ve katma değeri yüksek olan alternatif ürün lavantaya yöneldi. Edindiği bilgiler dahilinde kendisini lavanta yetiştiriciliği konusunda eğiten Haliloğlu, yurtdışından getirttiği 15 bin lavanta fidesini 8 dönüm alanda toprakla buluşturdu. 2 yılın ardından diktiği lavantalardan verim elde etmeye başlayan Haliloğlu, şimdi 3. hasadını yaparak elde ettiği lavantalardan yağ elde ediyor. Memleketinde üretimini yaptığı lavantayı ihraç edemeyen Haliloğlu, lavantanın sıkımını yaptırıp yağ olarak iç piyasaya sunuyor. Sağlıktan sanayiye, kozmetikten sağlığa kadar birçok alanda lavantanın katma değerinin yüksek olduğunu belirten Haliloğlu, dış pazarın açılıp ürünlerin ihraç edilmesini istedi. “2 bin kilogram ürün elde edeceğim” Bu yıl yağışların az olması nedeniyle lavanta üretiminde yüzde 40 civarında bir kaybın olduğunu aktaran Haliloğlu, 8 dönüm alandan 2 bin kilogram verim elde edeceklerini söyledi. Haliloğlu, “2021 yılı baharında lavantaları fideledik. İlk fidelerimizi yurt dışından getirmiştik, şimdilerde Türkiye’de yaygınlaştı. Bu sene dördüncü yıl ve üçüncü hasat. Bu seneki hasadımızda önceki yıllara nazaran yüzde 40’a yakın fire var. Kış yağışları özellikle kar yağışı görmediğimizden dolayı şu an da lavanta ürünümüzde bir kayıp söz konusu. Ama yine de katma değerli ürün üretilmesi açısından Yozgat için tavsiye edebileceğim bir ürün. Şu an da 8 bin metrekarelik bir alan içerisinde yaklaşık 15 bin fideyle tarım yapmaya çalışıyoruz. En büyük sorunumuz çıkardığımız yağların pazar bulamaması, pazar bulamadığımız için de iç piyasada şu anda değerlendirmeye çalışıyoruz. Yurt dışı kanallarımızın gerek devlet, gerek hükümet yetkililerince ivedi bir şekilde, acil bir şekilde açılmasını talep ediyoruz.” dedi. “Lavanta, hububattan daha avantalı” Hububata oranla lavantanın yüzde 50 daha karlı bir ürün olduğunu da belirten Haliloğlu, “Bizim bölgemizde tarlalar genellikle nadasla kullanılır. Bir yıl ekilir, bir yıl bekler. Ben bu aşamada küçük bir hesap yaptığımda; buraya buğday arpa cinsinden bir şey ekmiş olsaydım yıllık bana getirisi ortalama bin lira civarı olacak idi. Ama ben şimdi burada yağı çıkarttığımda eğer yağları gerçek fiyatıyla satabilirsem yaklaşık 70- 80 bin lira gibi bir rakama ulaşabilirim. Bu masrafları düştüğümüzde de nereden baksanız yüzde 50 masrafa gitmiş olsa bile yıllık 40- 50 bin lira bir getirisi olabilir, bir de her yıl bu durum. Buğdayın yaklaşık 50 katına ulaşabilme ihtimalimiz var. Fakat en büyük sıkıntımız az önce söylediğimiz gibi yurt dışı kanallarının açılması, yani uluslararası bir ürün haline gelmesi. Çünkü biz burada turistik bir amaç peşinde değiliz, tamamıyla tıbbi lavanta üretiyoruz.” şeklinde konuştu. “Emek gerektiren bir ürün” Lavanta üretiminin emek gerektirdiğini ve çalışacak herkese bu işi önerebileceğini söyleyen Haliloğlu, “Normal şartlarda böyle bir tarladan ürün dönüşü 3 yıldan sonra alınır. Ama biz ikinci yılımızda hasada başladık, oldukça memnunuz ama emek istiyor. Yani çalışmayı göze alabilecek herkesin yapabileceği bir ürün. Sulama imkanımız olmadığı için biz yılda bir defa ürün alıyoruz ama sulamanın olduğu yerlerde iki kez de ürün alınabiliyor.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aslan: "15 Temmuz tiyatro değildir, bunu Z kuşağına iyi anlatmak gerekir"
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 21:31 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aslan: "15 Temmuz tiyatro değildir, bunu Z kuşağına iyi anlatmak gerekir" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan, 15 Temmuz darbe girişiminin Z kuşağına iyi anlatılması gerektiğini belirterek, "Onlara bunu iyi anlatmak lazım yoksa tiyatro gibi gelebilir. 15 Temmuz’da, 253 şehidimiz, 3 bine yakın gazimiz var. Onların yüzü suyu hürmetine biz bu vatanda duruyoruz. Bunları herkesin bilmesi lazım" dedi. Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında "15 Temmuz İşgal Girişimi" konulu konferans düzenlendi. Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Mumyakmaz’ın moderatörlüğünde düzenlenen konferansa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan’ın konuk konuşmacı olarak katıldı. 15 Temmuz gazisi Aslan, konferansta 15 Temmuz işgal girişimi gecesinde yaşanılanları anlattı. 15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşen 253 vatandaşı, rahmet ve minnetle anarak konuşmasına başlayan Aslan, darbe gecesinde hain terör örgütü tarafından 3 bin kişiye yakın vatandaşın da gazi olduğunu söyledi. 15 Temmuz’un Z kuşağına iyi anlatılması gerektiğini belirten Aslan, "Onlar da 15 Temmuz’un ne olduğunu iyi bilmeli. Onlara iyi anlatmak lazım yoksa tiyatro gibi gelebilir. Tiyatro değildir 15 Temmuz, 253 şehidimiz, 3 bine yakın gazimiz var. Onların yüzü suyu hürmetine biz bu vatanda duruyoruz. Bunları herkesin bilmesi lazım. Birilerinin dediği gibi tiyatro falan değildir gerçek bir kalkışmadır. Başka gidecek vatanımız yok bizim. Türkiye Cumhuriyeti vatanımız olmuştur. Vatanımız uçuruma düşmek üzereyken Sayın Cumhurbaşkanı ve milletimiz bize güvendi. Vatanımıza asla kimseye vermeyiz" dedi. Terörle Mücadele Daire Başkanı olarak FETÖ’nün ana hedeflerinden biri olduğunu belirten Aslan, FETÖ’nün adli yönden bir terör örgütü olduğuna dair düzenlediği rapordan dolayı hedef gösterildiğine vurgu yaptı. Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Mumyakmaz ise 15 Temmuz darbe girişiminin hem 1960 ve 1980 darbeleri ile olan sosyo-politik bağlantısı hem de bu darbelerden ayrılan yönleri üzerinde durdu. Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Recep Sevgili, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, daire müdürleri sivil toplum ve siyasi parti temsilcileri, POMEM öğrencileri ve çok sayıda öğretim elemanı katıldı. Konferansın sonunda Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gazi Turgut Aslan’a ve Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Mumyakmaz’a günün anısına plaket takdim etti.