Yerel Haberler
Yozgat
12 Mart 2026 Perşembe - 11:17 Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı" Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika’nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan’a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya’da Kaddafi’yi, Suriye’de Esad’ı, Venezuela’da Maduro’yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran’da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney’i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika’ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump’ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney’in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney’in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump’ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi. "Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım" Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85’ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi. "Amerika’nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil" Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika’nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika’nın İran Savaşı’nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı’nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur" Hürmüz Boğazı’nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD’nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı’na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı’nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika’da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye’de Avrupa’da Çin’de Hindistan’da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD’de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump’ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.
Lavanta adası kapılarını açtı, bozkır adeta mora boyandı
24 Haziran 2024 Pazartesi - 12:04 Lavanta adası kapılarını açtı, bozkır adeta mora boyandı Yozgat’ın Çekerek ilçesinde yarımada üzerine kurulan lavanta bahçesi, mor renge bürünmesiyle birlikte kapılarını ziyaretçilere açtı, 250 dekar alana kurulan bahçe, dron ile havadan görüntülendi. Çekerek ilçesinde 5 yıl önce Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yerelden kalkınma modeli çerçevesinde, Orman Genel Müdürlüğünce Çekerek Barajındaki yarımadada oluşturulan ve kentin gözde mekanlarından birisi haline gelen lavanta bahçesi, vatandaşların ziyaretine açıldı. Salıncakların, fotoğraf çekim alanlarının bulunduğu Çekerek Lavanta Bahçesi ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor. Baraj manzaralı lavanta bahçesine gelenler hem stres atıyor hem de unutulmaz bir gün yaşıyor. Ziyaretçiler lavanta bahçesinde oluşturulan dekorlar önünde en güzel fotoğraf karesini yakalamaya çalışıyor. Sezon boyunca çok sayıda vatandaş doğal stüdyo olarak kullanılan mor renkli lavanta bahçesinde tabiatla iç içe zaman geçiriyor. Lavanta bahçesi evlilik teklifi yapanlardan, nişan veya düğün fotoğrafı çektirmek isteyen çiftlere, amatör ve profesyonel fotoğraf sanatçılardan her kesimden vatandaşın, yerli-yabancı turistlerin en önemli uğrak noktası oluyor. “Lavanta bahçesi turizme kazandırılmalı” Lavanta bahçesinin muhteşem bir güzelliğe sahip olduğunu belirten Azmi Şahin, “Burası turizme kazandırılması gereken bir yer, gezilip görülmesi ve herkesin görmesi gereken bir yer. Lavanta bahçesi doğa harikası bir yer ve herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Lavanta bahçesinin tanıtılması ve daha iyi yerlere taşınmasını istiyorum” dedi. “Burası tam tatil yeri” Tokat’tan gelen Esma Şafak, lavanta bahçesinin bulunduğu bölgenin tatil yeri olduğunu ifade ederek, “Burayı internetten araştırdım ve çok güzel bir yer olduğunu gördüm ve gelmek istedim. Lavantaların uyku sorunlarına çok iyi geldiğini duydum, buradan alıp götürüp deneyeceğim. Burası çok güzel tam tatil yeri. Ben buraya Tokat’tan geldim, tatilim de çok güzel geçiyor. Herkesin buraya gelmesini tavsiye ederim” şeklinde konuştu. “Herkesin burayı görmesini tavsiye ederim” Herkesin görmesi gereken bir yer olduğunu söyleyen Bekir Şafak ise, “İstanbul’dan Tokat’ın Zile ilçesine geldim. Oradan da Çekerek ilçesinin lavanta bahçesine geldim. Burası çok güzel bir yer, herkesin gelmesini tavsiye ederim. Buranın manzarası çok güzel, bu lavantalardan sabun ve kolonya yapıldığını duydum, çok memnun oldum. Burası gibi bir yerin Tokat’ta da yapılmasını isterim. Burayı duydum ve ailecek geldik, çok beğendik” ifadelerine yer verdi.
Yozgat’ta üç bacaklı kuzu hayrete düşürdü
21 Haziran 2024 Cuma - 12:40 Yozgat’ta üç bacaklı kuzu hayrete düşürdü Yozgat’ta üç bacaklı bir kuzu dünyaya geldi. İlk kez böyle bir olayla karşılaştığını söyleyen besici Muharrem Yalçın, bu durumu Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hayvanlara uygulanan aşılara bağladı. Yozgat’ın Mehmet Efendi Hulusi Mahallesi’nde besicilikle uğraşan 57 yaşındaki Muharrem Yalçın’ın ahırındaki bir koyun, bugün sabah saat 08.00 sularında sol ön bacağı olmayan üç ayaklı bir kuzu dünyaya getirdi. Uzun zamandır hayvan yetiştiriciliği ile uğraştığını belirten Yalçın, ilk defa böyle bir durumla karşılaştıklarını ve son yıllarda gerçekleşen üç ayaklı, sakat ve ölü hayvan doğumlarının kendilerini tedirgin ettiğini söyledi. Kuzunun ayağı dışında gelişiminin normal olduğunu ifade eden Yalçın, bu durumun Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hayvanlara uygulanan aşı politikasından kaynaklandığını iddia etti. 50 yıldır hayvancılıkla uğraştığını ve böyle bir olayın ilk kez başlarına geldiğini söyleyen Yalçın, “Bugün sabah koyunum üç bacaklı kuzuladı. Bu durum bilinmedik aşılardan dolayı oluyor. Aşıları getiriyorlar milletin hayvanına vuruyorlar, sonra da hayvanlar sakat doğuyor. Bizim Yozgat deneme tahtası gibi, bilinmedik aşıları getiriyorlar, vuruyorlar gidiyorlar. Sonra da kiminin buzağısı ölüyor, kiminin de kuzusu böyle sakat oluyor. Çünkü Tarım İl Müdürlüğü de yaptırdığı aşıyı bilmiyor. Bu durum aşıdan kaynaklanıyor. Bu kuzu büyümez, böylece kalır elimizde, telef olur. Ayağa kalkıp süt bile içemiyor hayvan. İleride ölür bu kuzu. Yazık bizlere, mağdur oluyoruz” dedi.
3 bacaklı kuzu dünyaya geldi, besici nedenini aşılara bağladı
21 Haziran 2024 Cuma - 11:35 3 bacaklı kuzu dünyaya geldi, besici nedenini aşılara bağladı Yozgat’ta besicilikle uğraşan Muharrem Yalçın’a ait ahırdaki kuzulardan biri 3 bacaklı doğdu. İlk kez böyle bir olayla karşılaştığını söyleyen Yalçın, bu durumu Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hayvanlara uygulanan yanlış aşı politikasına bağladı. Yozgat’ta Mehmet Efendi Hulusi Mahallesi’nde besicilikle uğraşan 57 yaşındaki Muharrem Yalçın’ın ahırındaki bir koyun, bugün sabah saat 08.00 sularında sol ön bacağı olmayan 3 ayaklı kuzu dünyaya getirdi. Uzun zamandır hayvan yetiştiriciliği ile uğraştığını belirten Yalçın, ilk defa böyle bir durumla karşılaştıklarını ve son yıllarda gerçekleşen üç ayaklı, sakat ve ölü hayvan doğumlarının kendilerini tedirgin ettiğini söyledi. Kuzunun ayağı dışında gelişiminin normal olduğunu ifade eden Yalçın, bu durumu Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hayvanlara uygulanan yanlış aşı politikasından kaynaklandığını iddia etti. 50 yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyleyen Yalçın, böyle bir olayın ilk kez başlarına geldiğini söyleyerek, “Bugün sabah koyunum 3 bacaklı kuzuladı. Bu durum bilinmedik aşılardan dolayı oluyor. Aşıları getiriyorlar milletin hayvanına vuruyorlar, sonra da hayvanlar sakat doğuyor. Bizim Yozgat deneme tahtası gibi, bilinmedik aşıları getiriyorlar, vuruyorlar gidiyorlar. Sonra da kiminin buzağısı ölüyor, kiminin de kuzusu böyle sakat oluyor. Çünkü Tarım İl Müdürlüğü de yaptırdığı aşıyı bilmiyor. Bu durum aşıdan kaynaklanıyor. Bu kuzu büyümez böylece kalır elimizde, telef olur, ayağa kalkıp süt bile içemiyor hayvan, ileride ölür bu kuzu. Yazık bizlere, mağdur oluyoruz.” dedi.
Sıcak hava merada otlayan hayvanları strese sokuyor, süt verimini olumsuz etkiliyor
19 Haziran 2024 Çarşamba - 16:17 Sıcak hava merada otlayan hayvanları strese sokuyor, süt verimini olumsuz etkiliyor Yozgat’ta çobanlık yapan Lokman Atıl, sıcak havalarla birlikte ineklerde süt veriminin düştüğünü söyleyerek inekleri sıcak havanın verdiği stresten korumak için bir takım önlemler aldıklarını ifade etti. Yozgat’ta son günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcakları, insanları etkilediği gibi hayvanları da olumsuz etkiliyor. Çobanlar merada otlayan hayvanların üzerine pet şişelerle su dökerek ya da derelere sokarak serinletiyor. Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı kasabasında uzun yıllar çobanlık yapan Lokman Atıl, yüksek sıcak nedeniyle oluşan bunaltıcı havanın, süt sığırlarını strese soktuğunu hatta bazı sağlık sorunlarına neden olduğunu söyledi. Öğle saatlerinde 30 dereceyi geçen hava sıcaklıkları nedeniyle Atıl, merada otlattığı hayvanlarını farklı yöntemlerle serinletmeye çalışıyor. Atıl, hayvanlarını yanlarına aldıkları pet şişelerle hem de dereye sokarak serinletip stresten uzak tutmaya çalışıyor. Merada hayvanların sıcak hava nedeniyle sıkıntı yaşadığını belirten Atıl, “Araplı kasabasında çobanlık yapıyorum, şu an mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklık seyrediyor. Hayvanlar nefes almakta çok zorluk çekiyor, aşırı sıcak. Sabah saat 08.00 ila 19.00 saatlerinde hayvanlar güneşe maruz kalıyor, bu da hayvanlarda aşırı strese ve süt veriminin düşmesine neden oluyor. Hatta hayvanların gözlerinde akıntılara neden oluyor. Hayvanların strese girmesiyle süt veriminin düşmemesi için de dere yataklarından uzaklaşmıyoruz çıkarsak bile hayvanları pet şişelerle ıslatarak stresten oluşacak durumları azaltmaya çalışıyoruz” dedi.
Milli maçı traktör üzerine kurdukları televizyondan izlediler
19 Haziran 2024 Çarşamba - 13:21 Milli maçı traktör üzerine kurdukları televizyondan izlediler Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Körük köyünde vatandaşlar, dün oynanan Türkiye-Gürcistan karşılaşmasını traktörün üzerine kurdukları televizyondan izleyip milli takıma destek verdiler. Akdağmadeni ilçesine bağlı Körük köyünde her yıl haziran ayında geleneksel olarak düzenlenen şenliklerin bu yıl 5.’si gerçekleştiriliyor. Gurbetten gelen vatandaşlar ile köy halkının birlik ve beraberliğinin sağlanması amacıyla düzenlenen şenlik, çeşitli etkinliklerle şölen havasında geçiyor. Körük Köyü Derneği Başkanı Hakan Görmüş, bu yıl düzenlenen şenliğe ayrı bir hava katmak amacıyla A Milli Takım’ın 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası F Grubu ilk maçını köy halkının birlikte izlemesini istedi. Görmüş, traktör kasası üzerine televizyon kurarak Türkiye’nin Gürcistan’ı 3-1 mağlup ettiği karşılaşmayı meydanda yayınladı. Büyük bir heyecana sahne olan karşılaşmayı izleyen köy halkı mutluluk yaşadı. Ay-yıldızlıların elde ettiği galibiyet sonrası 7’den 70’e herkes büyük bir coşku yaşadı. Şölen havasına dönen şenlik, karşılaşma sonrası da devam etti, köy halkı milli takımın galibiyetini davul ve zurna eşliğinde halay çekerek kutladı. A Milli Takımın 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda final oynamasını istediklerini söyleyen köy halkından Tufan Görmüş, “Bugün traktör üzerine kurduğumuz televizyonla maçı hep birlikte izledik, milli takıma destek olduk” dedi.
Ata tohumu ile ekim yaptı, boyu insan boyunu geçti dekardan bir tonu geçkin verim bekliyor
18 Haziran 2024 Salı - 12:51 Ata tohumu ile ekim yaptı, boyu insan boyunu geçti dekardan bir tonu geçkin verim bekliyor Yozgat’ta çiftçilik yapan Latif Şahin, 15 dekar alana diğer buğday çeşitlerine oranla verimi yüksek olan ata tohumunun ekimini yaptı. Bölgesinde ilki başlatan Şahin, insan boyunu geçen buğday tarlasından hasat zamanı 18 tona yakın verim bekliyor. Yozgat’ın Şefaatli ilçesine bağlı Başköy köyü çiftçilerinden Latif Şahin, geçen yıl Kayseri’den 40 kilogram ata buğdayı tohumu temin etti. Her yıl Pehlivan cinsi buğday eken ancak geçen yıl tarlasına ektiği 40 kilogram ata buğdayından 2 ton ürün alan Şahin, bu yıl ekim alanını genişleterek 15 dekar alana ata tohumunun ekimini gerçekleştirdi. Bu yıl doğal afetlere bağlı olarak hububat veriminde gözle görülür düşüşün yaşanması beklenilen Yozgat’ta ata buğdayı tohumu ektiği tarlasını zamanında sulayan çiftçi Şahin, diğer yıllara oranla bu yıl yüksek verim bekliyor. Filizlenip boylanan buğdayın insan boyuna ulaştığını da belirten Şahin, ata tohumu ile elde edilen buğdayın samanının diğer buğday türlerine göre daha fazla olduğunu söyledi. “Diğer buğdaylara oranla 3 katı verim veriyor” Geçen yıl Kayseri’den temin ettikleri 40 kilogram atalık buğdaydan 2 ton verim aldıklarını ifade eden Şahin, “Bunu 3-5 dekar alana ektik, 2 ton verim aldık. Onu elimizde tuttuk, bir bölümünü isteyenlere verdik. Ancak 15 dekara kadar kendimiz ekebildik. Şimdi ise görüyorsunuz öteki buğdaya göre iki üç katı ürün aldık. Diğer buğday çeşitlerinde dekarda 400-500 kilo veriyorsa, atalık tohumla bin 200 kilo, bin 300 kilo verim veriyor. Diğer buğday türleri masrafımızı kurtarmıyor, ama bu atalık tohumla masraflarımız kurtulacak. Burası 15 dekar buradan hemen hemen 17-18 ton buğday almayı düşünüyorum. Çiftçiler de gelsinler görsünler, ekini görsünler. Bu buğday her yerde yok. Talep de çok şu an da” dedi. “Samanı da daha fazla oluyor” Diğer buğday çeşitlerine oranla ata tohumun gelirinin üç katı olduğunu belirten Şahin, “Yıllarca Pehlivan türü buğday ekiyoruz ama bu atalık tohum elimize geçti, bu bizim için bir fırsat. Bu ikinci yılımız. Geçen sene 5 dekar kadar alana ekebildik, sularsan güzel bakarsan çok güzel buğday verecek. Yedinci ayın 15’inde hasat zamanı olacak. Diğer buğday saplarından 10-20 metreden bir balya oluyorsa bu beş metreden çıkıyor, çok da güzel samanı oluyor” şeklinde konuştu. Öte yandan, yetkililer ise Şefaatli ilçesindeki bu buğdayın makarnalık buğday olduğunu, genel olarak melezlemede kullanılan ve ‘Dallı’ buğday ya da ‘Peygamber’ buğdayı olarak bilindiğini ifade ettiler.